11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
Emniyet kemeritakmakSağlıkkontrolünegitmekYangın alarmıkurmak

Kartlarda alınan önlemler verilmiştir. Bu önlemlerin dinî literatürdeki karşılığı hangisidir?

  1. A Kaderi değiştirme çabası
  2. B Tedbir alma sorumluluğu
  3. C Tevekkülden vazgeçme
  4. D Sorumluluğun kalkması
  5. E İradenin reddi
2
Akıl sağlığıSeçim yapabilmeBilgi sahibiolma

Kartlarda sorumluluğun şartları verilmiştir. Bu şartların birlikte aranmasının gerekçesi hangisidir?

  1. A Bilginin önemsizliği
  2. B Şartların gereksizliği
  3. C Sorumluluğun kalkması
  4. D Bunlardan biri eksikse kişinin özgür tercihinden söz edilememesi
  5. E Seçimin imkânsızlığı
3
TutumDeğerlendirme
Tedbir alıp sonucu teslim etmekTevekkül
Tedbir almadan beklemek?

Tabloda tutumlar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bilgi hangi seçenektedir?

  1. A Doğru bir tutum
  2. B Tevekkülün ileri biçimi
  3. C Tevekkül değil; sorumluluğu terk etme
  4. D Tedbirin gereksizliği
  5. E Teslimiyetin ölçüsü
4

Bir soru üzerine

Bir kişi, "İnsanın hiçbir seçimi yoksa yaptıklarından niçin hesap versin?" diye sormuştur.

Yukarıdaki soru hangi ilkeye dayanmaktadır?

  1. A Sorunun anlamsızlığına
  2. B Hesabın gereksizliğine
  3. C Seçimin imkânsızlığına
  4. D Sorumluluğun, özgür seçim bulunmadan doğmayacağı ilkesine
  5. E İnsanın değersizliğine
5
UygulamaTrafik kazalarında ölüm oranı
Emniyet kemeri takılan araçlarBelirgin biçimde düşük
Takılmayan araçlarBelirgin biçimde yüksek

Tabloda bir karşılaştırma verilmiştir. Bu tabloya göre tedbir almanın anlamı hangisidir?

  1. A Tercihin bulunmaması
  2. B Sonuçla ilgisiz olması
  3. C Sonucu etkileyen bir tercih olması
  4. D Verinin ölçülemezliği
  5. E Uygulamanın etkisizliği
6
KavramAnlamı
İlimGerçeğe uygun, temellendirilmiş bilgi
Âlim?

Tabloda kavramlar tanımlanmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?

  1. A Bir alanda derin bilgi sahibi olan kişi
  2. B Bilgi türü
  3. C Bir kurum
  4. D Bir yöntem
  5. E Bir kaynak
7
Yapı öğesiİşlevi
KubbeGeniş alanı desteksiz örtmek
Şadırvan?

Tabloda mimari öğeler ve işlevleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğa hangi ifade gelmelidir?

  1. A Ses yalıtımı sağlamak
  2. B Alanı örtmek
  3. C Abdest alma ihtiyacını karşılamak
  4. D Isı üretmek
  5. E Işık geçirmek
8

Bir eser üzerine

Bir sanatçı, eserinde gösterişten kaçınıp ölçü ve dengeyi öne çıkarmıştır.

Yukarıdaki yaklaşımın dayandığı estetik ilke hangisidir?

  1. A Aşırılık
  2. B Ölçü ve denge
  3. C Gösteriş
  4. D Belirsizlik
  5. E Rastlantı
9
AlanlarınsorularıfarklıdırKurumlarbilgiyi üretirSanat bir dilkurar

Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Din, bilim, felsefe ve sanat; farklı sorular sorarak insanın anlama çabasını birlikte besler.
  2. B Alanların soruları aynıdır.
  3. C Kurumlar bilgi üretmez.
  4. D Sanatın dili yoktur.
  5. E Anlama çabası gereksizdir.
10
Gözlem yapmakÖlçmekSonucubaşkalarınındenetimineaçmak

Kartlarda bilimsel çalışmanın basamakları verilmiştir. Bu basamakların ortak amacı hangisidir?

  1. A Bilginin denetlenebilir ve doğrulanabilir olmasını sağlamak
  2. B Bilgiyi gizlemek
  3. C Ölçümü engellemek
  4. D Gözlemi yasaklamak
  5. E Sonucu saklamak
11

Bir görüş üzerine

Bir öğrenci, "Bilim ile din birbirinin alternatifidir; biri doğruysa öteki yanlıştır." demiştir.

Yukarıdaki görüşe yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?

  1. A Dinin gereksizliği
  2. B Bilimin gereksizliği
  3. C İkisinin farklı soruları ele aldığını göz ardı etmesi
  4. D Sorunun anlaşılmazlığı
  5. E Öğrencinin bilgisizliği
12
Namaz vakti ve kıblebelirlenmelidirAstronomi ve matematikgelişirSonuçyeni gözlemaraçlarıüretilir

Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre dinî ihtiyaçların bilim tarihindeki rolü hangisidir?

  1. A Bilimi engellemesi
  2. B Belirli bilim alanlarının gelişmesini teşvik etmesi
  3. C Gözlemi yasaklaması
  4. D Matematiği gereksizleştirmesi
  5. E Araç üretimini durdurması
13
Eski eserlerçevrilirÜzerineeleştiri veekleme yapılırSonuçyeni bilgiüretilir

Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre çeviri çalışmalarının bilim tarihindeki değeri hangisidir?

  1. A Birikimi yok etmesi
  2. B Yalnızca kopyalama olması
  3. C Yeni bilgiyi engellemesi
  4. D Eleştiriyi yasaklaması
  5. E Birikimi aktarıp yeni üretim için zemin hazırlaması
14
GökcisimleriningözlenmesiTakvimhesaplamalarıNamazvakitlerininbelirlenmesi

Kartlarda bir kurumun çalışma alanları verilmiştir. Bu kurum hangisidir?

  1. A Rasathane
  2. B Darülhadis
  3. C Darülkurra
  4. D Medrese
  5. E Darüşşifa
15
AlanSorduğu soru
BilimNasıl gerçekleşiyor?
FelsefeNeden ve hangi gerekçeyle?
Din?

Tabloda alanların soruları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

  1. A Nasıl gerçekleşiyor?
  2. B Anlamı ve nihai amacı nedir?
  3. C Kaç kez oluyor?
  4. D Nerede oluyor?
  5. E Ne zaman oluyor?
16
AlanÖrnek
Dinî musikiEzan, ilahi, kaside
Musikinin tıptaki kullanımı?

Tabloda musikinin kullanım alanları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl doldurulmalıdır?

  1. A Darüşşifalarda tedaviye destek olarak kullanılması
  2. B İbadette okunması
  3. C Yalnızca eğlence olması
  4. D Hiç kullanılmaması
  5. E Yasak sayılması
17
HatTezhipEbruÇini

Kartlarda İslam sanatının dalları verilmiştir. Bu dalların ortak özelliği hangisidir?

  1. A Yalnızca yazıyla ilgilenmeleri
  2. B Yazı, desen ve renk üzerinden bir estetik dil kurmaları
  3. C Yalnızca renkle ilgilenmeleri
  4. D Estetik kaygı taşımamaları
  5. E Aynı teknikle yapılmaları
18

Bir çıkarım üzerine

Bir kişi, bir dönemde çok sayıda eser yazıldığını görüp "Öyleyse o dönemde her eser bilimsel bakımdan sağlamdı." demiştir.

Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?

  1. A Metni okumamak
  2. B Eserleri sayamamak
  3. C Dönemi bulamamak
  4. D Yazarı tanımamak
  5. E Eser sayısını, eserlerin niteliğiyle karıştırmak
19

Bir görüş üzerine

Bir kişi, "Nasıl olsa eceli gelen ölür." diyerek trafik kurallarına uymamaktadır.

Yukarıdaki yaklaşımın sakıncası hangisidir?

  1. A Trafiğin bulunmaması
  2. B Tedbir alma sorumluluğunu ortadan kaldırması
  3. C Kuralın anlaşılmazlığı
  4. D Kişinin bilinmemesi
  5. E Ölümün ölçülemezliği
20
Yaklaşımİnsanın konumu
İnsanın hiçbir seçimi olmadığını savunan yaklaşımSorumluluk taşımaz
İnsanın seçim yapabildiğini kabul eden yaklaşım?

Tabloda yaklaşımlar karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğa hangi ifade gelmelidir?

  1. A Cezalandırılamaz
  2. B Sorumluluk taşımaz
  3. C Tercihlerinin sonucundan sorumlu tutulur
  4. D Değerlendirilemez
  5. E Seçim yapamaz
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. B 2. D 3. C 4. D 5. C 6. A 7. C 8. B 9. A 10. A 11. C 12. B 13. E 14. A 15. B 16. A 17. B 18. E 19. B 20. C
1. sorunun çözümü

Önlem almak, verilen akıl ve imkânı kullanarak sorumluluğu yerine getirmektir.

  1. Kartlardaki üç önlemi okuyalım: emniyet kemeri takmak, sağlık kontrolüne gitmek, yangın alarmı kurmak.
  2. Üçü de olası bir zararı önlemeye ya da azaltmaya dönük ve üçü de kişinin elindeki imkânla yapılabilecek işler.
  3. Kişi aklını ve imkânını kullanarak zararı azaltıyor. Bunun dinî literatürdeki karşılığı tedbir alma sorumluluğudur.
  4. Denetleyelim: tedbir tevekkülün karşıtı değil, ön koşulu ✓ — önce tedbir alınır, sonra sonuç teslim edilir.

Sık yapılan hata: "Kaderi değiştirme çabası" demek. Tedbir almak kadere karşı bir hamle değil; verilen akıl ve imkânı kullanmak, yani sorumluluğu yerine getirmektir.

2. sorunun çözümü

Sorumluluk özgür bir tercihe dayanır; akıl, seçim imkânı ya da bilgi eksikse tercih özgür sayılmaz.

  1. Kartlardaki üç şartı okuyalım: akıl sağlığı, seçim yapabilme, bilgi sahibi olma.
  2. Üçü de aynı şeyin koşulu: ÖZGÜR TERCİH. Akıl sağlığı olmayan sonucu değerlendiremez, seçenek yoksa tercih edilemez, bilgi yoksa ne seçildiği bilinemez.
  3. Sorumluluk özgür tercihe dayandığına göre, bu şartlardan biri eksikse sorumluluk da doğmaz.
  4. Denetleyelim: hukukta da benzer ölçütler aranır ✓ — bu, ortak bir adalet ilkesi.

Sık yapılan hata: "Şartların gereksizliği" demek. Kartlar bu şartların NİÇİN arandığını gösteriyor; biri eksik olduğunda özgür tercihten söz edilemez, sorumluluk da doğmaz.

3. sorunun çözümü

Tevekkül gerekli tedbiri aldıktan sonraki teslimiyettir; tedbirsiz bekleme sorumluluğu terk etmektir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda tutum, sağda değerlendirmesi.
  2. Dolu satır: tedbir alıp sonucu teslim etmek → tevekkül. Tanımda İKİ öge var: önce tedbir, sonra teslimiyet.
  3. İkinci tutumda birinci öge eksik: tedbir alınmadan bekleniyor. Tanımın yarısı yerine gelmediği için bu tutum tevekkül sayılmaz; sorumluluğu terk etmedir.
  4. Denetleyelim: ayrım tedbirin varlığında ✓ — teslimiyet ikisinde de var, fark ondan önce ne yapıldığında.

Sık yapılan hata: "Tevekkülün ileri biçimi" demek. Tedbirsiz bekleme tevekkülün ileri biçimi değil, EKSİK biçimidir; tevekkülün ilk şartı olan tedbir hiç yerine gelmemiş.

4. sorunun çözümü

Soru, hesap sorulabilmesi için özgür seçimin bulunması gerektiği ilkesine dayanır.

  1. Soruyu ayıralım: "İnsanın hiçbir seçimi yoksa yaptıklarından niçin hesap versin?"
  2. Soruyu soran kişi bir varsayımda bulunuyor (seçim yok) ve bundan bir sonuç bekliyor (hesap da olmamalı).
  3. Bu bekleyiş bir ilkeye dayanıyor: sorumluluk özgür seçim olmadan doğmaz. Soru bu ilkeyi ima ediyor.
  4. Denetleyelim: ilke kabul edilmeseydi soru anlamını yitirirdi ✓ — seçimle sorumluluk arasında bağ yoksa böyle bir itiraz kurulamazdı.

Sık yapılan hata: "Hesabın gereksizliğine" demek. Soru hesabı gereksiz saymıyor; hesabın hangi KOŞULDA anlamlı olduğunu tartışıyor — koşul da özgür seçimin bulunması.

5. sorunun çözümü

Aynı olay karşısında farklı sonuçlar doğması, tedbirin sonucu etkilediğini gösterir.

  1. Tablodaki iki satırı karşılaştıralım: emniyet kemeri takılan araçlarda ölüm oranı belirgin biçimde düşük, takılmayanlarda yüksek.
  2. İki grupta da KAZA gerçekleşmiş; yani olayın kendisi ikisinde de var.
  3. Değişen tek şey alınan tedbir ve sonuçlar belirgin biçimde farklı. Öyleyse tedbir, sonucu etkileyen bir tercihtir.
  4. Denetleyelim: tedbir kazayı önlemiyor ✓ — ama sonucunu değiştiriyor; sorumluluk da tam burada işliyor.

Sık yapılan hata: "Sonuçla ilgisiz olması" demek. Tablo tam tersini gösteriyor: aynı olay karşısında sonuçlar BELİRGİN biçimde farklı ve farkı yaratan tek etken alınan tedbir.

6. sorunun çözümü

Boşluğa "Bir alanda derin bilgi sahibi olan kişi" gelir; ilim temellendirilmiş bilginin kendisi, âlim ise bu bilgiye derinlemesine sahip olan kişidir.

  1. Tablonun dolu satırı: ilim → "gerçeğe uygun, temellendirilmiş bilgi". Bu, bir bilgi türünün tanımıdır.
  2. "Âlim" kelimesi ilim ile aynı kökten (a-l-m) gelir ve "işi yapan kişi"yi anlatan kalıptadır. İlim bilgi ise âlim, o bilgiye sahip olan kişidir.
  3. Kur’an’da "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" buyrularak bilgi sahibi olmanın değeri vurgulanır (Zümer suresi, 39/9).
  4. Denetleyelim: tablo "kavram – onun sahibi" ilişkisini kuruyor; ilim ↔ âlim eşleşmesi tutarlı ✓.

Sık yapılan hata: "Bilgi türü" seçmek. Bu tanım ilim kavramına aittir ve tabloda zaten verilmiştir. Âlim bir bilgi türü değil, o bilgiyi taşıyan kişidir; kavram ile kavramın sahibi karıştırılmamalı.

7. sorunun çözümü

Boşluğa "Abdest alma ihtiyacını karşılamak" gelir; şadırvan, cami avlusunda cemaatin abdest alması için yapılan musluklu su yapısıdır.

  1. Tablonun dolu satırı: kubbe → geniş alanı desteksiz örtmek. Tablo mimari öğeleri işlevleriyle eşleştiriyor.
  2. Şadırvan genellikle cami avlusunda bulunan, çevresinde musluklar olan, üstü çoğu zaman bir sayvanla örtülü su yapısıdır.
  3. Namazdan önce abdest alınması gerekir (Mâide suresi, 5/6). Şadırvan, camiye gelen kalabalık cemaatin aynı anda abdest alabilmesi için yapılmıştır.
  4. Denetleyelim: şadırvan su yapısıdır ve camiyle birlikte düşünülür ✓; işlevi ibadete hazırlık olan abdesti karşılamaktır.

Sık yapılan hata: "Alanı örtmek" seçmek. Bazı şadırvanların üstünde bir sayvan (küçük çatı) bulunduğu için bu işlev akla gelebilir; ama örtme, tablodaki kubbenin işlevidir. Şadırvanın asıl işlevi suyla, yani abdestle ilgilidir.

8. sorunun çözümü

Sanatçının yaklaşımı ölçü ve denge ilkesine dayanır; İslam sanat geleneğinde gösterişten kaçınmak ve oranlara uymak temel estetik ilkelerdendir.

  1. Metindeki iki ipucu: sanatçı gösterişten kaçınıyor ve ölçü ile dengeyi öne çıkarıyor.
  2. Ölçü, parçalar arasındaki oranların yerli yerinde olmasıdır; denge, hiçbir ögenin ötekini bastırmamasıdır. Hat sanatındaki harf ölçüleri ya da bir caminin kubbe ve yarım kubbe düzeni buna örnektir.
  3. Gösterişten kaçınma da ölçüyle bağlantılıdır: aşırı süsleme dengeyi bozar. Kur’an’da da her şeyin bir ölçüye göre yaratıldığı bildirilir (Kamer suresi, 54/49).
  4. Denetleyelim: metinde açıkça "ölçü ve denge" öne çıkarılıyor ✓; aşırılık, gösteriş ve rastlantı sanatçının kaçındığı şeyler.

Sık yapılan hata: "Gösteriş" seçmek. Metinde "gösteriş" sözcüğü geçtiği için göz ona takılır; ama sanatçı gösterişi öne çıkarmıyor, ondan kaçınıyor. Bir kavramın metinde geçmesi onun cevap olduğunu göstermez.

9. sorunun çözümü

En kapsayıcı sonuç, din, bilim, felsefe ve sanatın farklı sorular sorarak insanın anlama çabasını birlikte beslediğidir.

  1. Birinci kart alanların sorularının farklı olduğunu söylüyor: bilim işleyişi, felsefe gerekçeyi, din anlamı sorar.
  2. İkinci kart kurumların bilgiyi ürettiğini ekliyor: Beytülhikme, medrese, rasathane, darüşşifa gibi.
  3. Üçüncü kart sanatın bir dil kurduğunu söylüyor: hat, tezhip, mimari gibi dallar anlamı estetik yoldan ifade eder. Üç düşünce birleşince, farklı alanların insanın anlama çabasına ayrı yollardan katkı yaptığı sonucu çıkar.
  4. Denetleyelim: doğru şık "farklı sorular" (1. kart ✓) ve "birlikte besler" (kurumlar ve sanat, 2. ve 3. kart ✓) ögelerini taşıyor; öteki şıklar kartlardan birini doğrudan yalanlıyor.

Sık yapılan hata: "Alanların soruları aynıdır." seçmek. Bu seçenek birinci kartla doğrudan çelişir. Alanlar aynı soruyu sorsaydı biri ötekinin yerini tutardı; oysa birbirini tamamlamalarının sebebi farklı sorular sormalarıdır.

10. sorunun çözümü

Basamakların ortak amacı bilginin denetlenebilir ve doğrulanabilir olmasını sağlamaktır; gözlem ve ölçüm veriyi somutlaştırır, denetime açmak ise sınanmasını sağlar.

  1. Kartlardaki basamaklar: gözlem yapmak, ölçmek, sonucu başkalarının denetimine açmak.
  2. Gözlem ve ölçüm, bilgiyi kişisel izlenimden çıkarıp sayılara, somut verilere dönüştürür. Başkası aynı ölçümü yaparak aynı sonucu bulabilir.
  3. Sonucu başkalarının denetimine açmak, bilginin sınanmasını sağlar: yanlışsa başkaları bulur, doğruysa doğrulanır.
  4. Denetleyelim: üç basamak da "başkasının kontrol edebileceği bilgi" hedefinde birleşiyor ✓; doğrulanabilirlik bilimsel bilgiyi kişisel kanaatten ayırır.

Sık yapılan hata: "Sonucu saklamak" seçmek. Bu seçenek üçüncü karttaki "sonucu başkalarının denetimine açmak" basamağının tam tersidir. Saklanan bir sonuç sınanamaz, dolayısıyla bilimsel bilgi niteliği kazanamaz.

11. sorunun çözümü

Bilim "nasıl", din ise "niçin ve ne anlama geliyor" sorusuna yönelir; ikisi aynı soruya rakip cevaplar vermez.

  1. Görüş ikisini aynı soruya cevap sayıyor.
  2. Oysa soruları farklıdır.
  3. Bu yüzden alternatif olarak konumlandırılamazlar.
12. sorunun çözümü

Şemaya göre dinî ihtiyaçlar, belirli bilim alanlarının gelişmesini teşvik etmiştir; vakit ve kıble belirleme ihtiyacı astronomi ve matematiği ilerletmiştir.

  1. Şemanın basamakları: namaz vakti ve kıble belirlenmelidir → astronomi ve matematik gelişir → yeni gözlem araçları üretilir.
  2. Namaz vakitleri Güneş’in konumuna, kıble yönü ise Dünya üzerindeki konum hesabına bağlıdır. Kur’an’da namazda yüzün Mescid-i Haram’a çevrilmesi emredilir (Bakara suresi, 2/144); uzak şehirlerde bu yönü bulmak küresel trigonometri gerektirir.
  3. Bu hesaplar yapılırken astronomi ve matematik ilerlemiş; usturlap gibi gözlem araçları geliştirilmiştir.
  4. Denetleyelim: şemadaki oklar hep ileri doğru, ihtiyaçtan gelişmeye gidiyor ✓; bu, dinî ihtiyacın bilimi teşvik ettiğini gösterir.

Sık yapılan hata: "Gözlemi yasaklaması" seçmek. Şemada gözlem yasaklanmıyor, tersine son basamakta "yeni gözlem araçları üretilir" deniyor. Bu seçenek şemanın söylediğinin tam tersidir.

13. sorunun çözümü

Çeviri çalışmalarının değeri, birikimi aktarıp yeni üretim için zemin hazırlamasıdır; çevrilen eserler eleştirilip geliştirilerek yeni bilgiye dönüşmüştür.

  1. Şemanın basamakları: eski eserler çevrilir → üzerine eleştiri ve ekleme yapılır → yeni bilgi üretilir.
  2. İlk basamak birikimin aktarılmasıdır: başka dillerdeki bilgi, Arapça bilen bilginlerin erişimine açılır.
  3. İkinci basamak çevirinin kopyalamada kalmadığını gösterir: bilginler eserleri eleştirmiş, yanlışları düzeltmiş, eksikleri tamamlamıştır. Üçüncü basamakta bu çaba yeni bilgiye dönüşür.
  4. Denetleyelim: doğru şıktaki "aktarma" ilk basamağı, "yeni üretim için zemin" son iki basamağı karşılıyor ✓.

Sık yapılan hata: "Yalnızca kopyalama olması" seçmek. Çevirinin kendisi bir aktarım olduğu için bu şık akla yakın gelir; ama şemanın ikinci basamağı eleştiri ve eklemeden söz ediyor. "Yalnızca" sözcüğü bu yaratıcı katkıyı yok sayıyor.

14. sorunun çözümü

Kurum rasathanedir; gök cisimlerini gözleyen, takvim hesaplayan ve namaz vakitlerini belirleyen bilim kurumudur.

  1. Kartlardaki üç çalışma alanı: gök cisimlerinin gözlenmesi, takvim hesapları, namaz vakitlerinin belirlenmesi. Üçünün ortak noktası gökyüzüdür.
  2. Takvim Ay’ın ve Güneş’in hareketlerine, namaz vakitleri Güneş’in gökteki konumuna göre hesaplanır; bu hesaplar doğru gözlem ister.
  3. İslam dünyasında bu işler rasathanelerde yapıldı: Nasîrüddîn Tûsî’nin Merâga Rasathanesi, Uluğ Bey’in Semerkant Rasathanesi ve Takiyüddin’in İstanbul Rasathanesi bunlardandır.
  4. Denetleyelim: gözlem ✓, hesap ✓, vakit belirleme ✓ — üç kartın hepsi rasathanenin görev alanında.

Sık yapılan hata: "Medrese" seçmek. Medreselerde astronomi (heyet) dersleri de okutulurdu; ama medrese genel bir öğretim kurumudur. Gözlem yapılan, araçlarla ölçüm alınan özel kurum rasathanedir.

15. sorunun çözümü

Boşluğa "Anlamı ve nihai amacı nedir?" gelir; din, varlığın ve olayların anlamı ile insan hayatının son amacı üzerine cevap sunar.

  1. Tablodaki alanları sorularıyla okuyalım: bilim "Nasıl gerçekleşiyor?" diye sorar, yani olayların işleyişini araştırır.
  2. Felsefe "Neden ve hangi gerekçeyle?" diye sorar; akıl yoluyla temellendirme ve sorgulama yapar.
  3. Din ise varlığın anlamı, insanın nereden gelip nereye gittiği ve hayatın amacı gibi sorulara cevap verir. Kur’an’da insanın boş yere yaratılmadığı vurgulanır (Mü’minûn suresi, 23/115).
  4. Denetleyelim: üç alan üç farklı soru soruyor ✓ — işleyiş, gerekçe, anlam; alanlar birbirinin yerini tutmuyor, birbirini tamamlıyor.

Sık yapılan hata: "Nasıl gerçekleşiyor?" seçmek. Bu soru bilime aittir ve tabloda zaten bilimin karşısında yazılıdır. Din de evrendeki olaylarla ilgilenir; ama asıl sorusu işleyiş değil, anlam ve amaçtır.

16. sorunun çözümü

Boş bölüme "Darüşşifalarda tedaviye destek olarak kullanılması" yazılmalıdır; musiki, bazı darüşşifalarda hastaların tedavisine destek amacıyla kullanılmıştır.

  1. Tablonun ilk satırı musikinin dinî alandaki kullanımını veriyor: ezan, ilahi, kaside. İkinci satır musikinin tıptaki kullanımını soruyor.
  2. Tıp alanında hastaların tedavi edildiği kurum darüşşifadır. Öyleyse musikinin tıpta kullanıldığı yer de darüşşifa olmalıdır.
  3. Tarihî kaynaklar, Edirne’deki II. Bayezid Darüşşifası gibi kurumlarda musikinin su sesiyle birlikte hastaları rahatlatmak için kullanıldığını aktarır.
  4. Denetleyelim: "tıp" başlığı ile "darüşşifa" ve "tedavi" ifadeleri aynı alana ait ✓; öteki şıklar ya tıpla ilgili değil ya da ilk satırı tekrar ediyor.

Sık yapılan hata: "İbadette okunması" seçmek. Bu kullanım musikinin dinî alandaki işlevidir ve tabloda zaten ilk satırda ezan, ilahi, kaside örnekleriyle verilmiştir. İkinci satırın başlığı tıptaki kullanımı istiyor.

17. sorunun çözümü

Hat, tezhip, ebru ve çininin ortak özelliği; yazı, desen ve renk üzerinden bir estetik dil kurmalarıdır.

  1. Dalları tanıyalım: hat güzel yazı sanatıdır; tezhip altın ve boyayla kitap sayfalarını süsleme; ebru su üzerine serpilen boyalarla desen oluşturma; çini ise desenli, sırlı seramik süslemedir.
  2. Her dalın tekniği ve malzemesi farklı: kalem ve mürekkep, altın varak, kitreli su ve boya, kil ve sır.
  3. Farklı tekniklere rağmen hepsi yazı, desen ve rengi kullanarak kendine özgü bir güzellik anlayışı ortaya koyar. Bu ortak anlayış bir estetik dildir.
  4. Denetleyelim: hat yazıyla, tezhip ve çini desen ve renkle, ebru renk ve desenle çalışıyor ✓ — dört dal da doğru şıktaki ögeleri kullanıyor.

Sık yapılan hata: "Yalnızca yazıyla ilgilenmeleri" seçmek. Hat yazı sanatı olduğu için bu şık cazip gelir; ama ebru ve çinide yazı şart değildir, desen ve renk öne çıkar. "Yalnızca" sözcüğü dört dalı tek dala indiriyor.

18. sorunun çözümü

Çıkarımdaki hata, eser sayısını eserlerin niteliğiyle karıştırmaktır; çok eser yazılması, her birinin bilimsel bakımdan sağlam olduğunu göstermez.

  1. Çıkarımın öncülü: o dönemde çok sayıda eser yazılmış. Bu bir nicelik (sayı) bilgisidir.
  2. Çıkarımın sonucu: o dönemde her eser bilimsel bakımdan sağlammış. Bu bir nitelik (kalite) yargısıdır.
  3. Sayıdan kaliteye geçiş kendiliğinden yapılamaz; her eserin yöntemi ve kaynakları ayrı ayrı incelenerek değerlendirilmelidir. Ayrıca "her eser" gibi istisnasız bir genelleme, tek bir zayıf eserle çürür.
  4. Denetleyelim: öncül nicelik, sonuç nitelik ✓; ikisi arasındaki köprü eksik olduğu için çıkarım geçersizdir.

Sık yapılan hata: "Eserleri sayamamak" seçmek. Kişi eserleri doğru saymış olabilir; sorun sayımda değil, sayıdan yanlış bir sonuç çıkarmakta. Hata akıl yürütmededir: nicelikten nitelik yargısına atlamak.

19. sorunun çözümü

Bu yaklaşım, kişinin elindeki imkânla zararı azaltma sorumluluğunu devre dışı bırakır.

  1. Kişinin akıl yürütmesini ayıralım: bir inanç ifadesinden ("eceli gelen ölür") bir davranış sonucu çıkarıyor (kurallara uymayayım).
  2. Sorun bu geçişte. İnanç ifadesi, elindeki imkânı kullanmama gerekçesi olarak kullanılıyor.
  3. Oysa kişi kurallara uyarak kaza riskini ve olası zararı azaltabilir. Yaklaşımın sakıncası bu tedbir sorumluluğunu ortadan kaldırmasıdır.
  4. Denetleyelim: aynı mantıkla hiçbir önlem alınmazdı ✓ — sağlık kontrolü, yangın alarmı, hepsi gereksiz sayılırdı.

Sık yapılan hata: "Kuralın anlaşılmazlığı" demek. Trafik kuralları açık ve kişi onları biliyor; sakınca kuralın anlaşılmasında değil, tedbir sorumluluğunun terk edilmesinde.

20. sorunun çözümü

Seçim yapabilen varlık, seçiminin sonucundan sorumlu tutulur.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda yaklaşım, sağda o yaklaşıma göre insanın konumu.
  2. Dolu satır: insanın hiçbir seçimi olmadığını savunan yaklaşım → sorumluluk taşımaz. Mantık açık: seçim yoksa sorumluluk da yoktur.
  3. İkinci yaklaşım seçimi kabul ediyor. Aynı mantığı ters yönde uygularsak: seçim varsa sorumluluk da vardır. Kişi tercihlerinin sonucundan sorumlu tutulur.
  4. Denetleyelim: iki satır aynı ilkenin iki yüzü ✓ — sorumluluk seçimin bulunup bulunmamasına bağlı.

Sık yapılan hata: "Sorumluluk taşımaz" demek. Bu, ÜST SATIRDA seçimi olmayan yaklaşım için zaten yazılmış; seçim kabul edildiğinde sonuç tam tersi olmalı.

11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi diğer yazılılar

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.