11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre bireysel iyiliğin toplumsal değeri hangisidir?
- A Bireyle sınırlı kalması
- B Örnek oluşturarak davranışın yaygınlaşmasını sağlaması
- C Örnek olmaması
- D Yaygınlaşmayı engellemesi
- E Etkisiz olması
| Kavram | Anlamı |
|---|---|
| Ritüel | Belirli bir düzenle tekrarlanan dinî uygulama |
| Sakrament | ? |
Tabloda kavramlar karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl doldurulmalıdır?
- A Hristiyanlıkta kutsal sayılan belirli törenlerin genel adı
- B Tekrarlanan uygulama
- C Kutsal metin
- D İbadet mekânı
- E Din adamı
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre ön yargıyı azaltmanın en etkili yolu hangisidir?
- A Genellemeyi sürdürmek
- B Uzak durmak
- C Doğrudan tanışma ve iletişim kurmak
- D İletişimi kesmek
- E Bilgiden kaçınmak
Kartlarda üç dinde de bulunan öğeler verilmiştir. Bu öğelerin gösterdiği hangisidir?
- A Kitap kabulünün olmadığı
- B Üç dinin hiçbir ortak yanı olmadığı
- C Üç dinin aynı olduğu
- D Peygamber anlayışının bulunmadığı
- E Üç dinin ortak bir geleneğe dayandığı
Dinî duyarlılık İslam sanatını tasvirden uzaklaştırıp yazı, geometri ve bitkisel motiflere yöneltmiş; hat, tezhip, ebru, çini ve mimari bu zeminde gelişmiştir. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A Hat, mushaf yazımı ve levhalarda kullanılır.
- B Geometrik desenler sonsuzluk düşüncesini çağrıştırır.
- C Cami mimarisi cemaatin saflarını gözetir.
- D Ezan makamla okunarak estetik boyut kazanır.
- E Dinî duyarlılık sanatın gelişmesini engellemiştir.
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre vakıf kurumunun ilim hayatındaki rolü hangisidir?
- A Öğrenciyi uzaklaştırması
- B Çalışmayı engellemesi
- C Gideri artırması
- D İlmî çalışmaya sürekli ve bağımsız bir kaynak sağlaması
- E Kütüphaneyi kapatması
| Kurum | Odaklandığı alan |
|---|---|
| Darülhadis | Hadis öğretimi |
| Darülkurra | ? |
Tabloda kurumlar ve alanları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan yere hangi ifade yazılmalıdır?
- A Matematik öğretimi
- B Hadis öğretimi
- C Astronomi gözlemi
- D Tıp eğitimi
- E Kur'an okuma ve kıraat öğretimi
| Kavram | Ait olduğu din |
|---|---|
| Sinagog, Tanah, haham | Yahudilik |
| Kilise, İncil, vaftiz | ? |
Tabloda kavram grupları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bilgi hangi seçenektedir?
- A Budizm
- B Yahudilik
- C İslam
- D Hristiyanlık
- E Hinduizm
Tarih boyunca dinî inançların sanatı beslediği görülmektedir. Bu ilişkinin temel nedeni nedir?
- A Sanatçıların dindar olması
- B İnancın anlatılmak istenen derin duyguları taşıyacak bir ifade biçimi araması; sanatın bu ifadeye imkân vermesi
- C Sanatın ucuz olması
- D Dinin sanatı zorunlu kılması
- E Sanatın başka konu bulamaması
Mimar Sinan’ın eserlerinde taşıyıcı sistemin dışarıdan da okunabildiği ve süslemenin yapıyı gizlemediği görülmektedir. Bu tercihin anlamı nedir?
- A Süslemenin pahalı olması
- B Ustaların yetersizliği
- C Malzemenin kıtlığı
- D Güzelliğin süslemeden önce oran, denge ve yapının kendi mantığında aranması
- E Zamanın az olması
| Yasa türü | Örnek |
|---|---|
| Fiziksel yasalar | Suyun 100 °C'de kaynaması |
| Biyolojik yasalar | Canlıların büyüyüp yaşlanması |
| Toplumsal yasalar | ? |
Tabloda evrendeki yasalar örneklendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?
- A Suyun donması
- B Adaletin gözetilmediği toplumlarda güvenin azalması
- C Bitkilerin büyümesi
- D Metallerin genleşmesi
- E Hücrelerin bölünmesi
Bir yapı topluluğu
Bir külliyede cami, medrese, aşevi (imaret), hamam, şifahane ve kütüphane aynı avlu çevresinde yer alır.
Büyük külliyelerin cami, medrese, aşevi, hamam ve şifahaneyi bir arada barındırmasının anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A Yapıların ucuzlaması
- B Alanın küçük olması
- C Dinî hayatın eğitim, sağlık ve sosyal yardımla iç içe düşünülmesi
- D Ustaların aynı olması
- E Malzemenin ortak olması
| Şehir | Kütüphane sayısı | Yetişen âlim sayısı |
|---|---|---|
| A | Çok | Çok |
| B | Az | Az |
Tabloda iki şehir karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A İki şehrin aynı olduğu
- B Kütüphanenin etkisiz olduğu
- C Âlim sayısının rastgele olduğu
- D Kurumsal imkânların ilmî üretimi desteklediği
- E İmkânın önemsiz olduğu
Bir gözlem
Bir külliyede ibadet, eğitim, sağlık ve yemek hizmetleri aynı avlu çevresinde toplanmıştır.
Yukarıdaki düzenlemenin yansıttığı anlayış hangisidir?
- A Avlunun gereksizliği
- B Hizmetlerin ayrılması
- C Eğitimin dışlanması
- D Sağlığın önemsizliği
- E Dinî hayatın toplumsal hizmetlerle birlikte düşünülmesi
| Din | Tanrı anlayışını ifade eden kavram |
|---|---|
| İslam | Tevhit |
| Hristiyanlık | ? |
Tabloda kavramlar eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bilgi hangi seçenektedir?
- A Sakrament
- B Tevhit
- C Vaftiz
- D Teslis
- E Ritüel
İslam sanatında sonsuza uzanır izlenimi veren geometrik desenlerin yaygın kullanılmasının anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A Desenlerin kolay çizilmesi
- B Boşluk doldurma isteği
- C Tekrarın ve sınırsızlığın, sonsuzluk düşüncesini soyut biçimde çağrıştırması
- D Renklerin sınırlı olması
- E Ustaların zaman kazanması
Kartlarda din istismarından korunmaya yönelik yollar verilmiştir. Bu yolların ortak dayanağı hangisidir?
- A Bilgiyi önemsememek
- B Doğru bilgiye ulaşmayı esas almak
- C Kaynağı gizlemek
- D Danışmayı bırakmak
- E Aklı devre dışı bırakmak
| Alan | Dinî hayattaki karşılığı |
|---|---|
| Mimari | Cami, medrese, külliye |
| Musiki | Ezan, ilahi, mevlit |
| Hat | ? |
Tabloda sanat alanları ile dinî hayattaki karşılıkları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan karşılık hangisidir?
- A Halı desenleri
- B Ahşap oyma
- C Mushaf yazımı, cami levhaları, hilye
- D Bahçe düzeni
- E Cam işçiliği
| Din | Kutsal metin adı |
|---|---|
| Yahudilik | Tanah |
| Hristiyanlık | ? |
Tabloda dinlerin kutsal metinleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan yere ne gelmelidir?
- A Kitab-ı Mukaddes
- B Tanah
- C Tevrat
- D Zebur
- E Mushaf
Kartlarda bir olumsuzluk karşısında yapılabilecekler verilmiştir. Bu davranışların ortak yönü hangisidir?
- A Sorumluluktan kaçınmak
- B Olumsuzluğu görmezden gelmek
- C Sorumluluğu üstlenerek somut adım atmak
- D Mağduru suçlamak
- E Önlemi ertelemek
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Görünür hâle gelen bir davranış örnek alınarak yaygınlaşabilir; böylece bireysel iyilik toplumsal etki üretir.
- Şemadaki üç basamağı izleyelim: bir iyilik yapılır → görenler örnek alır → davranış yaygınlaşır.
- Birinci basamak bireysel bir eylemdir ve tek başına sınırlı bir etki taşır.
- İkinci basamakta davranış görünür oluyor ve başkaları onu örnek alıyor. Üçüncü basamakta ise davranış toplumda yayılıyor. Bireysel iyiliğin toplumsal değeri bu yayılmadadır.
- Denetleyelim: zincir örnek alınmayla ilerliyor ✓ — davranış görülmeseydi yaygınlaşamazdı.
Sık yapılan hata: "Bireyle sınırlı kalması" demek. Şema tam tersini gösteriyor: davranış örnek alınarak YAYGINLAŞIYOR; bireyle sınırlı kalsaydı üçüncü basamak hiç oluşmazdı.
2. sorunun çözümü
Sakrament, Hristiyanlıkta kutsal sayılan belirli törenlerin genel adıdır.
- Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda anlamı.
- Dolu satır: ritüel → belirli bir düzenle tekrarlanan dinî uygulama. Ritüel GENEL bir kavramdır; her dinde bulunabilir.
- Sakrament ise Hristiyanlığa özgüdür: kutsal sayılan belirli törenlerin genel adıdır. Vaftiz bunlardan biridir.
- Denetleyelim: her sakrament bir ritüeldir ama her ritüel sakrament değildir ✓ — kapsam farkı bu.
Sık yapılan hata: "Tekrarlanan uygulama" demek. Bu, ÜST SATIRDA ritüel için zaten yazılmış; sakramenti ondan ayıran şey Hristiyanlığa özgü ve kutsal sayılan törenler olmasıdır.
3. sorunun çözümü
Doğrudan tanışma, genellemenin gerçekle sınanmasını sağladığı için ön yargıyı zayıflatır.
- Şemadaki üç basamağı izleyelim: doğrudan tanışma gerçekleşir → genellemeler gerçekle karşılaşır → ön yargı zayıflar.
- Ön yargı bilgi eksikliğinden ve doğrulanmamış genellemelerden beslenir.
- Doğrudan tanışma bu genellemeleri gerçek insanlarla karşılaştırır. Genelleme gerçeğe uymadığında kendiliğinden zayıflar.
- Denetleyelim: uzak durmak tam tersini yapar ✓ — bilgi gelmediği için genelleme sınanmadan kalır ve güçlenir.
Sık yapılan hata: "Uzak durmak" demek. Uzak durmak genellemenin sınanmasını ENGELLER; şema tam tersini söylüyor, ön yargıyı zayıflatan şey temas kurmaktır.
4. sorunun çözümü
Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam; tek Tanrı, peygamberlik ve kutsal kitap gibi öğeleri paylaşan bir gelenek içinde ele alınır.
- Kartlardaki üç ögeyi okuyalım: tek Tanrı inancı, peygamber anlayışı, kutsal kitap kabulü.
- Üçü de temel inanç yapısına ait; ayrıntı değil, çerçeve kuran ögeler.
- Üç dinde de bulunmaları, bu dinlerin ortak bir geleneğe dayandığını gösterir.
- Denetleyelim: ortak öge bulunması dinlerin AYNI olduğu anlamına gelmez ✓ — aynı ögeler farklı kavramlarla ifade ediliyor.
Sık yapılan hata: "Üç dinin aynı olduğu" demek. Ortak öge bulunmak aynı olmak değildir; aynı ögeler her dinde farklı kavramlar ve uygulamalarla ifade edilir.
5. sorunun çözümü
Verilen bilgiye göre "Dinî duyarlılık sanatın gelişmesini engellemiştir." yargısı söylenemez; bilgi, duyarlılığın sanatı engellemediğini, yönlendirdiğini gösterir.
- Soru kalıbı "söylenemez": metinden çıkarılamayan ya da metinle çelişen yargıyı arıyoruz.
- Metin, duyarlılığın sanatı yazı, geometri ve bitkisel motife yönelttiğini ve hat, tezhip, ebru, çini ve mimarinin "bu zeminde geliştiğini" söylüyor.
- Hat–mushaf, geometri–sonsuzluk, cami–saf ve ezan–makam yargıları bu gelişmenin örnekleridir; hepsi metinle uyumludur.
- Denetleyelim: metinde "gelişmiştir" deniyor, yargıda "engellemiştir" deniyor ✓ — ikisi birbirinin tersi olduğu için bu yargı söylenemez.
Sık yapılan hata: "Ezan makamla okunarak estetik boyut kazanır." yargısını metinde ezan açıkça geçmediği için söylenemez sanmak. Metin musikiyi tek tek saymasa da dinî duyarlılığın sanatları beslediğini anlatıyor ve bu yargı onunla uyumlu; asıl metinle çelişen yargı "engellemiştir" olanıdır.
6. sorunun çözümü
Vakıf, ilmî çalışmaya sürekli ve bağımsız bir kaynak sağlamıştır; öğrenci ve âlim geçim kaygısı taşımadan çalışabilmiştir.
- Şemanın basamakları: vakıf gelir üretir → medrese ve kütüphane giderleri karşılanır → öğrenci ve âlim geçim kaygısı olmadan çalışır.
- Vakıf, bir kişinin malını (dükkân, arazi, han gibi) hayır amacıyla kalıcı olarak ayırmasıdır. Bu mallardan elde edilen kira ve gelir, belirlenen kurumlara harcanır.
- Gelir mala bağlı olduğu için kesilmez; bir kişinin keyfine ya da tek seferlik bağışa dayanmaz. Bu, kurumlara hem süreklilik hem bağımsızlık kazandırır.
- Denetleyelim: şemanın son basamağındaki "geçim kaygısı olmadan çalışmak", sürekli ve güvenli bir kaynağın sonucudur ✓.
Sık yapılan hata: "Gideri artırması" seçmek. Vakıf yeni kurumlar açtırdığı için gider artışı gibi düşünülebilir; ama şemada vakfın işlevi giderleri "karşılamak"tır. Vakıf yükü artıran değil, taşıyan kurumdur.
7. sorunun çözümü
Boş yere "Kur’an okuma ve kıraat öğretimi" yazılmalıdır; Darülkurra, Kur’an’ın doğru okunması ve kıraat ilminin öğretildiği kurumdur.
- Kurum adlarını parçalayalım: "dâr" ev, yer demektir. Darülhadis "hadis evi", yani hadis öğretilen yerdir; tabloda da böyle verilmiş.
- "Kurrâ", "kârî" kelimesinin çoğuludur ve Kur’an’ı kurallarına göre okuyan kişileri anlatır. Darülkurra "Kur’an okuyucularının evi" demektir.
- Bu kurumlarda Kur’an’ın tecvid kurallarına uygun okunması ve farklı okuma biçimlerini inceleyen kıraat ilmi öğretilirdi.
- Denetleyelim: tablo "kurum – adındaki alan" eşleşmesiyle kurulmuş; hadis ↔ Darülhadis, kurrâ ↔ Darülkurra ✓.
Sık yapılan hata: "Hadis öğretimi" seçmek. İki kurumun adı benzer yapıda olduğu için karışır; ama hadis öğretimi tabloda zaten Darülhadis’e verilmiştir. Darülkurra’nın alanı Kur’an okuma ve kıraattir.
8. sorunun çözümü
Kilise, İncil ve vaftiz kavramları Hristiyanlığa aittir.
- Tablonun kurgusu şu: solda bir kavram grubu, sağda ait olduğu din.
- Dolu satır: sinagog, Tanah, haham → Yahudilik. Grup üç alanı kapsıyor: ibadet mekânı, kutsal metin, dinî görevli.
- İkinci gruba aynı ölçütlerle bakalım: kilise ibadet mekânı, İncil kutsal metin, vaftiz ise bir uygulama. Üçü de Hristiyanlığa aittir.
- Denetleyelim: iki grup aynı türden ögeleri karşılaştırıyor ✓ — yalnız din değişiyor.
Sık yapılan hata: Yahudilik demek. Yahudilik, tablonun ÜST SATIRINDA zaten yazılmış ve oradaki kavramlar (sinagog, Tanah, haham) ona ait; ikinci gruptakiler Hristiyanlığa aittir.
9. sorunun çözümü
Din ile sanatın buluşmasının temel nedeni, inancın uyandırdığı derin duyguların sözün ötesinde bir ifade biçimi araması ve sanatın bu imkânı sunmasıdır.
- Soru, ilişkinin kaynağını soruyor: dışarıdan bir zorunluluk mu, yoksa inancın kendi doğasından gelen bir ihtiyaç mı?
- İnanç insanda hayranlık, huşu, şükran ve sevgi gibi yoğun duygular uyandırır; bu duygular gündelik sözle tam anlatılamaz.
- Sanat; biçim, renk, ses ve ritimle bu duyguları görünür ve duyulur kılar. Cami mimarisi, hat, ilahi ve mevlit bu buluşmanın ürünleridir.
- Denetleyelim: ilişki inancın içinden doğan bir anlatım ihtiyacına dayandığı için farklı çağlarda ve farklı dinlerde tekrar tekrar görülür ✓ — geçici ya da dışsal bir neden bu sürekliliği açıklayamazdı.
Sık yapılan hata: "Dinin sanatı zorunlu kılması" cevabını seçmek. Hiçbir dinî hüküm herkese sanat üretmeyi emretmez; sanat eserleri bir buyruğun değil, inancın uyandırdığı duyguyu ifade etme isteğinin ürünüdür.
10. sorunun çözümü
Mimar Sinan’ın taşıyıcı sistemi göstermesi ve süslemeyle gizlememesi, güzelliğin süslemeden önce oran, denge ve yapının kendi mantığında arandığını gösterir.
- Sinan’ın yapılarında kubbe, yarım kubbeler, kemerler ve payandalar dışarıdan kademe kademe okunur; yapının nasıl ayakta durduğu görünür.
- Süsleme bu sistemi örtmek için değil tamamlamak için kullanılır; çini ve kalem işi yapının çizgilerini bozmaz.
- Böylece estetik, dışarıdan eklenen bir kaplamadan değil, parçaların birbirine oranından ve dengesinden doğar; Süleymaniye ve Selimiye bu anlayışın örnekleridir.
- Denetleyelim: soru bir "tercihin anlamını" soruyor ✓ — cevap da bilinçli bir estetik anlayışı ortaya koyuyor; kıtlık ya da zaman darlığı bir tercih değil zorunluluk olurdu.
Sık yapılan hata: "Ustaların yetersizliği" cevabı. Sinan döneminde çini ve kalem işi ustalığı en parlak devrindeydi; süslemenin yapıyı gizlememesi ustaların eksikliğinden değil, güzelliği oran ve dengede arayan bilinçli bir tercihten kaynaklanır.
11. sorunun çözümü
Toplumsal yasalar, insan topluluklarının davranışları ile sonuçları arasındaki düzenli ilişkileri ifade eder.
- Tablonun kurgusu şu: solda yasa türü, sağda o türe uygun örnek.
- Dolu satırlar: fiziksel yasa → suyun kaynaması (madde), biyolojik yasa → canlıların yaşlanması (canlı).
- Toplumsal yasalar ise insan TOPLULUKLARININ davranışıyla ilgilidir. Adaletin gözetilmediği toplumlarda güvenin azalması böyle düzenli bir ilişkidir.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki donma, genleşme fiziksel; büyüme ve hücre bölünmesi biyolojik ✓ — hiçbiri toplumsal değil.
Sık yapılan hata: "Metallerin genleşmesi" demek. Bu bir FİZİKSEL yasadır ve tablonun ilk satırına girer; toplumsal yasa insan topluluklarının davranışıyla ilgilidir.
12. sorunun çözümü
Külliyede cami, medrese, imaret, hamam ve şifahanenin bir arada olması, dinî hayatın eğitim, sağlık ve sosyal yardımla iç içe düşünüldüğünü gösterir.
- Bir külliyedeki yapıların işlevlerini ayıralım: cami ibadet, medrese eğitim, imaret yemek dağıtımı, şifahane tedavi, hamam temizlik, kütüphane bilgi.
- Bu farklı işlevler aynı avlu çevresinde toplanmıştır; yani ibadet, insanın öğrenme, beslenme ve iyileşme ihtiyaçlarından ayrı tutulmamıştır.
- Süleymaniye Külliyesi bu anlayışın bilinen örneğidir: ibadet eden kişi aynı yerde ilim, şifa ve yardım da bulur.
- Denetleyelim: soru yapıların bir arada olmasının "anlamını" soruyor ✓ — cevap teknik bir ortaklık değil, hayatı bütün olarak gören bir anlayış ortaya koyuyor.
Sık yapılan hata: "Ustaların aynı olması" ya da "malzemenin ortak olması" cevabı. Bunlar inşaatla ilgili ayrıntılardır; farklı ustalar farklı yerlerde de çalışabilirdi. Yapıları aynı avluda toplayan şey, ibadeti hayatın diğer alanlarıyla birleştiren düşüncedir.
13. sorunun çözümü
En uygun çıkarım, kurumsal imkânların ilmî üretimi desteklediğidir; kütüphanesi çok olan şehirde yetişen âlim de çok, az olan şehirde ikisi de azdır.
- Tabloyu okuyalım: A şehrinde kütüphane sayısı çok, yetişen âlim sayısı çok; B şehrinde ikisi de az.
- İki değer birlikte artıp birlikte azalıyor. Kütüphane kaynağa erişim demektir; kaynağa erişen kişinin ilim öğrenme imkânı artar.
- Bu nedenle kütüphane gibi kurumsal imkânların âlim yetişmesini desteklediği söylenebilir. "Destekler" demek temkinli bir çıkarımdır; tek sebep olduğu iddia edilmez.
- Denetleyelim: çıkarım iki şehrin verisiyle de uyuşuyor ✓ — A’da imkân ve üretim yüksek, B’de ikisi de düşük.
Sık yapılan hata: "Âlim sayısının rastgele olduğu" seçmek. Tabloda iki değer aynı yönde değişiyor: kütüphane çokken âlim çok, azken az. Böyle düzenli bir ilişki rastgelelikle açıklanamaz.
14. sorunun çözümü
Farklı hizmetlerin bir arada planlanması, dinî hayatın toplumsal hizmetlerle bütün olarak düşünüldüğünü gösterir.
- Yapılar farklı ihtiyaçlara karşılık veriyor.
- Hepsi aynı avlu çevresinde toplanmış.
- Bu, bütünlüklü bir anlayışı yansıtır.
15. sorunun çözümü
İslam’da tevhit, Hristiyanlıkta ise teslis kavramı Tanrı anlayışını ifade etmek için kullanılır.
- Tablonun ölçütü şu: her dinin Tanrı anlayışını ifade ettiği kavram.
- Dolu satır: İslam → tevhit. Bu kavram İslam’ın Tanrı anlayışını dile getirir.
- Hristiyanlıkta aynı işlevi gören kavram teslistir; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh anlayışını ifade eder.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki vaftiz, sakrament ve ritüel UYGULAMA kavramları ✓ — tablo ise Tanrı anlayışını soruyor.
Sık yapılan hata: Sakrament demek. Sakrament, Hristiyanlıkta kutsal sayılan TÖRENLERİN genel adıdır; tabloda istenen ise Tanrı anlayışını ifade eden kavram.
16. sorunun çözümü
Sonsuza uzanır izlenimi veren geometrik desenler, tekrar ve sınırsızlık yoluyla sonsuzluk düşüncesini tasvire başvurmadan soyut biçimde çağrıştırır.
- Bu desenler belirli bir birimin kurallı biçimde tekrar etmesiyle oluşur; çerçevenin kenarında kesilir ama örüntü bakanın zihninde devam eder.
- İslam düşüncesinde sonsuzluk Allah’ın sıfatlarıyla ilişkilidir ve tasvir edilemez; sanatçı bu fikri bir figürle değil biçimin kendisiyle anlatır.
- Böylece desen yalnız süs olmaktan çıkar, bakana bir anlam taşıyan soyut bir dil hâline gelir.
- Denetleyelim: soru desenin "anlamını" soruyor ✓ — cevap da desenin neyi çağrıştırdığını söylüyor; kolaylık ya da zaman kazancı bir anlam değil, bir gerekçe olurdu.
Sık yapılan hata: "Boşluk doldurma isteği" cevabı. Desenler yüzeyi doldurur ama bu yalnız dış görünüştür; kurallı tekrar ve sınırsız devam hissi bilinçli olarak sonsuzluk fikrini çağrıştırmak için kullanılmıştır.
17. sorunun çözümü
Kaynak sorgulamak, ehline danışmak ve akıl yürütmek; doğru bilgiye ulaşmanın yollarıdır.
- Kartlardaki üç yolu okuyalım: kaynağı sormak, ehline danışmak, aklı kullanmak.
- Birincisi bilginin nereden geldiğini, ikincisi kimin söylediğinin yetkinliğini, üçüncüsü ise içeriğin tutarlılığını sınıyor.
- Üçü de aynı amaca hizmet ediyor: elimizdeki bilginin doğru olup olmadığını ölçmek. Ortak dayanak doğru bilgiye ulaşmayı esas almaktır.
- Denetleyelim: istismarın göstergeleri tam olarak bu üçünü engelliyordu ✓ — korunma yolu da bu yüzden onların tersi.
Sık yapılan hata: "Aklı devre dışı bırakmak" demek. Kartlardan biri doğrudan "aklı kullanmak" diyor; üç yol da aklı devreye sokmayı, dışlamayı değil.
18. sorunun çözümü
Hat sanatının dinî hayattaki karşılığı mushaf yazımı, cami levhaları ve hilyedir.
- Tablo her sanat alanını dinî hayatta görüldüğü yerle eşleştiriyor: mimari → cami, medrese, külliye; musiki → ezan, ilahi, mevlit.
- Hat güzel yazı sanatıdır; en önemli ürünü Kur’an-ı Kerim’in el yazması nüshaları, yani mushaflardır.
- Camilerin duvarlarındaki ve kubbelerindeki büyük yazılı levhalar ile Hz. Muhammed’in dış görünüşünü ve ahlakını anlatan hilyeler de hattatların eseridir.
- Denetleyelim: üç karşılığın ortak noktası yazıdır ✓ — hat bir yazı sanatı olduğuna göre boşluğa yazıyla ilgili karşılık gelmelidir.
Sık yapılan hata: "Halı desenleri" cevabı. Halı da geleneksel sanatlarımızdandır ve camilerde bulunur; ancak dokuma bir sanat olduğu için hattın değil halıcılığın alanına girer. Hat yazıyla yapılır; karşılığı mushaf, levha ve hilyedir.
19. sorunun çözümü
Hristiyanlıkta kutsal metin, Ahd-i Atik ve Ahd-i Cedit bölümlerinden oluşan Kitab-ı Mukaddes olarak adlandırılır.
- Tablonun ölçütü şu: her dinin kutsal metnine verdiği ad.
- Dolu satır: Yahudilik → Tanah. Bu, Yahudi kutsal metinlerinin bütününün adıdır.
- Hristiyanlıkta ise kutsal metin Kitab-ı Mukaddes adını taşır ve iki bölümden oluşur: Ahd-i Atik ve Ahd-i Cedit.
- Denetleyelim: Tanah zaten üst satırda ✓ — boş hücreye Hristiyanlığın kendi adlandırması gelmeli.
Sık yapılan hata: Tanah demek. Tanah, tablonun ÜST SATIRINDA Yahudilik için zaten yazılmış; her satıra o dinin kendi adlandırması gelmeli.
20. sorunun çözümü
Üç davranış da olumsuzluk karşısında pasif kalmak yerine sorumluluk alarak müdahale etmeyi ifade eder.
- Kartlardaki üç davranışı okuyalım: zararı azaltmaya çalışmak, mağdura destek olmak, tekrarını önleyecek önlem almak.
- Üçü de bir EYLEM bildiriyor; hiçbiri seyirci kalmayı ya da beklemeyi anlatmıyor.
- Zaman bakımından da birbirini tamamlıyorlar: biri şimdiki zarara, biri mağdura, biri geleceğe dönük. Ortak yön sorumluluğu üstlenip somut adım atmaktır.
- Denetleyelim: üçü de kişiye bir yük getiriyor ✓ — sorumluluk almanın tanımı zaten bu.
Sık yapılan hata: "Olumsuzluğu görmezden gelmek" demek. Üç kart da doğrudan bir MÜDAHALE anlatıyor; görmezden gelmek bunların tam tersi bir tutumdur.