11. Sınıf Felsefe 2. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Kartlarda saçma karşısındaki üç tutum numaralandırılmıştır. Bu tutumlardan hangisi, gerilimi ortadan kaldırmadan yaşamayı seçen tutumdur?
- A III
- B I
- C II
- D I ve II
- E Hiçbiri
Şemada hukukun değişimi verilmiştir. Şemaya göre hukuk için en uygun ifade hangisidir?
- A Toplumdan bağımsızdır.
- B Hiç değişmeyen bir yapıdır.
- C Toplumsal değişimle etkileşim içinde gelişen bir yapıdır.
- D Yalnızca geçmişe bakar.
- E İhtiyaçlarla ilgisizdir.
Bir durum
Bir kişi mesleğini, arkadaş çevresini ve yaşam biçimini yalnızca başkaları öyle beklediği için sürdürdüğünü fark eder.
Yukarıdaki fark ediş, varoluşçu düşüncede hangi kavramla ilişkilidir?
- A Tümevarım
- B Nedensellik
- C Kendi olma (otantiklik) sorunu
- D Estetik yargı
- E Doğrulama
| Anlayış | Mutluluğu neye bağlar? |
|---|---|
| Birinci | Haz ve acıdan uzaklık |
| İkinci | Erdemli bir yaşam ve kendini gerçekleştirme |
Tabloda iki mutluluk anlayışı karşılaştırılmıştır. Birinci anlayışa yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?
- A Mutluluğun imkânsızlığı
- B Hazzın hiç yaşanmaması
- C Erdemin ölçülememesi
- D İkisinin aynı olması
- E Anlık hazların uzun vadeli tatmini her zaman sağlamaması
Yargı bağımsızlığının hukuk devleti için vazgeçilmez sayılmasının gerekçesi hangisidir?
- A Dava sayısının azalması
- B Yargılamanın hızlanması
- C Maliyetin düşmesi
- D Kararların dış etkiden bağımsız olarak yalnızca hukuka göre verilebilmesi
- E Cezaların artması
| Anlayış | Cezanın amacı |
|---|---|
| Karşılık | İşlenen fiilin karşılığını vermek |
| Caydırma | Yeni suçları önlemek |
| Islah | ? |
Tabloda ceza anlayışları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A Kanıtın çoğaltılması
- B Cezanın ağırlaştırılması
- C Yargının hızlandırılması
- D Kuralın kaldırılması
- E Kişinin topluma yeniden kazandırılması
Yukarıdaki akıl yürütmede yapılan hata hangisidir?
- A Terimlerin çokluğu
- B Öncülün yanlış olması
- C Sonucun kısalığı
- D Öncül sayısının azlığı
- E Hukuka uygunluktan ahlaki doğruluk sonucu çıkarmak
Pozitif hukuk yaklaşımının, hukukun yalnızca konulmuş kurallarla tanımlanmasını savunmasının gerekçesi hangisidir?
- A Yargıyı kaldırması
- B Adaleti reddetmesi
- C Kuralları gizlemesi
- D Belirlilik ve öngörülebilirlik sağlaması
- E Cezayı artırması
Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Anlam; kişinin seçimleri ve kurduğu bağlar aracılığıyla oluşturulan bir sorumluluk alanıdır.
- B Anlam tamamen dışarıdan verilir.
- C Seçimin sorumlulukla ilgisi yoktur.
- D Bağların anlamla ilgisi yoktur.
- E Anlam sorusu gereksizdir.
Yukarıdaki akıl yürütmenin dayandığı hukuk ilkesi hangisidir?
- A Kuvvetler ayrılığı
- B Hakkaniyet ilkesi
- C Suçta ve cezada kanunilik ilkesi
- D Çoğunluk ilkesi
- E Kamu yararı ilkesi
| Kişi | Yaşadığı |
|---|---|
| Birinci | Yarınki sınavdan çekiniyor |
| İkinci | Hayatının nereye gittiğini bilememekten tedirgin |
Tabloda iki kişinin durumu verilmiştir. Kavramsal ayrım bakımından yapılabilecek en uygun değerlendirme hangisidir?
- A İkisi de kaygı yaşamaktadır.
- B Birinci kaygı, ikinci korku yaşamaktadır.
- C İkisi de korku yaşamaktadır.
- D Birinci korku, ikinci kaygı yaşamaktadır.
- E İkisi arasında fark yoktur.
| Görüş | Anlamın kurulduğu yer |
|---|---|
| Bireyci | Kişinin kendi seçimlerinde |
| Toplumsal | Ortak değer ve bağlarda |
Tabloda iki yaklaşım karşılaştırılmıştır. Bu iki yaklaşımın birlikte değerlendirilmesinin sağladığı katkı hangisidir?
- A Seçimi kaldırmak
- B Birini seçip ötekini reddetmek
- C Anlamı ölçmek
- D Tartışmayı bitirmek
- E Anlamın hem kişisel seçimle hem toplumsal bağlarla kurulduğunu görebilmek
| Görüş | Anlamın kaynağı |
|---|---|
| Birinci | Anlam insana dışarıdan verilmiştir |
| İkinci | ? |
Tabloda iki görüş karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?
- A Anlamı kişinin kendisi kurar
- B Anlam yoktur
- C Anlam ölçülebilir
- D Anlam rastlantısaldır
- E Anlam değişmez
"Hayatın anlamı herkes için aynıdır." biçimindeki bir savunmaya yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?
- A Tartışmanın imkânsızlığı
- B Anlamın var olmaması
- C Soruların gereksizliği
- D Değerlerin ölçülememesi
- E Kişilerin farklı bağ, değer ve koşullara sahip olmasının göz ardı edilmesi
Kartlarda kişilerin hayatlarında anlam bulduklarını söyledikleri alanlar verilmiştir. Bu kartların ortak yönü hangisidir?
- A Anlamın yalnızca hazza bağlı olması
- B Anlamın kendi dışına yönelen bir etkinlikle bağlantılı görülmesi
- C Anlamın ölçülebilmesi
- D Anlamın verilmiş olması
- E Anlamın gereksizliği
Yukarıdaki akıl yürütmeye yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?
- A Hazır bir amacın bulunmaması, değerin kurulamayacağı anlamına gelmez.
- B Öncülün yanlış olması
- C Sonucun kısalığı
- D Öncül sayısının azlığı
- E Terimlerin çokluğu
| Kavram | Karşılığı |
|---|---|
| Yasa | Yetkili organca konulan yazılı kural |
| Hukuk | ? |
Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?
- A Kuralların yanı sıra ilkeler ve uygulamayı da kapsayan bütün
- B Yalnızca bir yasa maddesi
- C Yalnızca mahkeme binası
- D Yalnızca ceza
- E Yalnızca gelenek
| Kavram | İşlevi |
|---|---|
| Adalet | Genel kuralın herkese eşit uygulanması |
| Hakkaniyet | ? |
Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Buna göre boş bölüme ne gelmelidir?
- A Kuralın gizlenmesi
- B Kuralın kaldırılması
- C Cezanın artırılması
- D Yargının kapatılması
- E Genel kuralın somut durumun özelliklerine göre yumuşatılması
Suçluluğu kesinleşene kadar kişinin suçsuz sayılması ilkesinin temel gerekçesi hangisidir?
- A Kanıt aramamak
- B Yargılamayı hızlandırmak
- C Cezayı ağırlaştırmak
- D Haksız yere cezalandırma riskini en aza indirmek
- E Davayı kapatmak
Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Hukuk; konulmuş kuralları adalet ölçütleriyle sınayan ve güvencelerle denetleyen bir düzendir.
- B Hukuk yalnızca yazılı kurallardan ibarettir.
- C Hakkaniyet gereksizdir.
- D Güvencelerin işlevi yoktur.
- E Geçerlilik haklılığı gösterir.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Üçüncü tutum gerilimi ne inkâr eder ne de ondan kaçar; onu kabul ederek yaşamayı sürdürür.
- Kartlardaki üç tutumu gerilim karşısındaki konumlarına göre ayıralım.
- I. vazgeçmek: gerilim ortadan kalkar ama yaşam da sürdürülmez. II. hazır bir yanıta sığınmak: gerilim örtülür, yüzleşilmez.
- III. gerilimi kabullenip yaşamayı sürdürmek: gerilim duruyor ama kişi ondan kaçmadan yaşamaya devam ediyor. Aranan tutum bu.
- Denetleyelim: soru gerilimi ORTADAN KALDIRMADAN yaşamayı seçen tutumu istiyor ✓ — ilk iki tutum gerilimi bir biçimde ortadan kaldırıyor.
Sık yapılan hata: II demek. Hazır bir yanıta sığınmak gerilimi ÖRTER, yani ortadan kaldırmaya çalışır; soru ise gerilimi kaldırmadan yaşamayı sürdüren tutumu istiyor.
2. sorunun çözümü
Şema toplumsal değişimin yeni ihtiyaçlar doğurduğunu ve yasaların bu ihtiyaçlara göre güncellendiğini gösteriyor.
- Şemadaki üç basamağı izleyelim: toplumsal değişim yaşanır → yeni ihtiyaç doğar → yasa değiştirilir.
- Zincirin yönü toplumdan hukuka doğru. Yani hukuk toplumu izliyor ve ona göre güncelleniyor.
- Öyleyse hukuk ne toplumdan bağımsızdır ne de değişmez bir yapıdır; toplumsal değişimle etkileşim içinde gelişir.
- Denetleyelim: yeni teknolojilerle ilgili yasaların sonradan çıkması bunun örneği ✓ — ihtiyaç doğduğu için kural geliyor.
Sık yapılan hata: "Hiç değişmeyen bir yapıdır" demek. Şemanın son basamağı doğrudan "yasa DEĞİŞTİRİLİR" diyor; değişmezlik iddiası şemayla çelişiyor.
3. sorunun çözümü
Yaşamını başkalarının beklentisine göre kuran kişinin kendi olmaktan uzaklaşması, otantiklik sorunudur.
- Durumda kişinin fark ettiği şeye bakalım: mesleğini, çevresini ve yaşam biçimini yalnızca başkaları öyle beklediği için sürdürüyor.
- Yani tercihler kişinin kendisine ait değil; belirleyen şey dışarıdan gelen beklenti.
- Varoluşçu düşüncede kişinin kendi seçimleriyle var olması esastır. Bu bağın kopması kendi olma (otantiklik) sorunudur.
- Denetleyelim: kişi fark ediyor ✓ — otantiklik sorunu tam da bu fark edişle gündeme geliyor.
Sık yapılan hata: Nedensellik demek. Nedensellik olaylar arasındaki neden-sonuç bağıdır ve bir bilgi sorunudur; burada ise kişinin kendi seçimleriyle kurduğu ilişki tartışılıyor.
4. sorunun çözümü
Mutluluk yalnızca hazza bağlandığında, anlık doyumların ardından gelen boşluk ve uzun vadeli tatminsizlik açıklanamaz.
- Tablodaki iki anlayışı karşılaştıralım. Birinci mutluluğu haz ve acıdan uzaklığa, ikincisi erdemli yaşam ve kendini gerçekleştirmeye bağlıyor.
- Eleştiri birinciye yöneltilecek; öyleyse hazzı ölçüt almanın zayıf yanını göstermeliyiz.
- Hazlar doğaları gereği anlıktır ve doyurulduklarında biterler. Bu yüzden haz ölçütü, anlık doyumların ardından gelen boşluğu ve uzun vadeli tatmini açıklamakta zorlanır.
- Denetleyelim: eleştiri hazzı reddetmiyor ✓ — söylediği şey hazzın TEK ölçüt olarak yetersiz kaldığı.
Sık yapılan hata: "Hazzın hiç yaşanmaması" demek. Eleştiri hazzın yaşanmadığını iddia etmiyor; söylediği şey anlık hazların uzun vadeli tatmini her zaman SAĞLAYAMAMASI.
5. sorunun çözümü
Yargı bağımsız değilse kararlar hukuka değil, etki eden güce göre şekillenir.
- Yargının işi kararları hukuka göre vermektir. Peki bağımsız olmasaydı ne olurdu?
- Bu durumda karar veren merci dışarıdan gelen isteklere açık olurdu; sonuç hukuka değil, en çok etki edenin isteğine göre çıkardı.
- Böyle bir düzende yasa metinleri yerinde dursa bile uygulaması güce bağlanır. Hukuk devleti fiilen ortadan kalkar.
- Denetleyelim: bu yüzden bağımsızlık bir ayrıcalık değil, kararların hukuka dayanmasının koşulu ✓.
Sık yapılan hata: "Yargılamanın hızlanması" demek. Bağımsızlık hız sağlamaz; sağladığı şey kararların dış etkiden korunarak yalnız hukuka göre verilebilmesidir.
6. sorunun çözümü
Islah anlayışı cezayı, kişinin davranışını değiştirip topluma yeniden kazandırma aracı olarak görür.
- Tablonun kurgusu şu: solda ceza anlayışı, sağda o anlayışa göre cezanın amacı.
- Karşılık anlayışı GEÇMİŞE bakar: işlenen fiilin karşılığını vermek. Caydırma GELECEĞE ve BAŞKALARINA bakar: yeni suçları önlemek.
- Islah ise kişinin KENDİSİNE ve geleceğine bakar. Amaç davranışı değiştirmek ve kişiyi topluma yeniden kazandırmaktır.
- Denetleyelim: üç anlayış aynı cezayı farklı gerekçelerle savunabilir ✓ — ayrım cezanın miktarında değil, amacındadır.
Sık yapılan hata: "Cezanın ağırlaştırılması" demek. Ağırlaştırma bir amaç değil bir araçtır ve daha çok caydırma anlayışıyla ilişkilidir; ıslahın amacı kişiyi topluma kazandırmaktır.
7. sorunun çözümü
Hukuk ile ahlakın ölçütleri farklıdır; yasaya aykırı olmamak ahlaki doğruluğu göstermez.
- Akıl yürütmeyi ayıralım. Öncül hukuki bir bilgi veriyor: davranış yasaya aykırı değil.
- Sonuç ise ahlaki bir yargı içeriyor: davranış ahlaken doğrudur.
- İki alanın ölçütleri farklıdır. Hukuk dış davranışı, ahlak niyeti de değerlendirir. Bir alanın ölçütünden ötekinin sonucuna geçilemez.
- Denetleyelim: tersi de geçersiz olurdu ✓ — "ahlaken doğru, öyleyse yasaldır" çıkarımı da aynı hatayı taşır.
Sık yapılan hata: "Öncülün yanlış olması" demek. Öncül doğru olabilir; hata öncülün doğruluğunda değil, hukuki bir öncülden AHLAKİ bir sonuç çıkarılmasında.
8. sorunun çözümü
Konulmuş ve yazılı kurallar herkesin önceden bilebileceği bir çerçeve sunar; bu belirlilik keyfîliği azaltır.
- Pozitif hukuk hukuku yalnız konulmuş kurallarla tanımlar. Bunun bir bedeli var ama bir de kazancı.
- Kazanç şu: kurallar yazılıdır ve önceden bilinebilir. Herkes hangi davranışın hangi sonucu doğuracağını baştan görebilir.
- Bu belirlilik ve öngörülebilirlik, yargılamanın kişiye ya da ana göre değişmesini önler; keyfîliği azaltır.
- Denetleyelim: kural yazılı olmasaydı ne yapılacağı hâkimin kişisel yorumuna kalırdı ✓ — pozitif hukukun kaygısı bu.
Sık yapılan hata: "Adaleti reddetmesi" demek. Pozitif hukuk adaleti reddetmez; adaletin en güvenilir biçimde yazılı ve önceden bilinen kurallarla sağlanacağını savunur.
9. sorunun çözümü
Kartlar anlamın verilmemişliğini, seçimin sorumluluk doğurmasını ve bağların katkısını birlikte gösteriyor.
- Üç kartı okuyalım: anlam hazır verilmez, seçim sorumluluk doğurur, bağlar anlamı besler.
- Birinci kart anlamın nereden GELMEDİĞİNİ, ikincisi kurulma sürecinin bedelini, üçüncüsü ise kaynağını söylüyor.
- Üçü birlikte şunu veriyor: anlam kişinin seçimleri ve kurduğu bağlar aracılığıyla oluşturulan bir sorumluluk alanıdır.
- Denetleyelim: soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor ✓ — seçim, bağ ve sorumluluğu birlikte anan seçenek üç kartı da içine alıyor.
Sık yapılan hata: "Anlam tamamen dışarıdan verilir" demek. Birinci kart tam tersini söylüyor: anlam HAZIR VERİLMEZ; ünitenin kurucu fikri de budur.
10. sorunun çözümü
Bir davranışın suç sayılabilmesi için önceden yasada tanımlanmış olması gerekir; bu, suçta ve cezada kanunilik ilkesidir.
- Akıl yürütmenin öncüllerini okuyalım. Birinci öncül: kişi ancak önceden yasada tanımlanmış bir davranıştan sorumlu tutulabilir.
- İkinci öncül: bu davranış işlendiği tarihte yasada tanımlanmamıştı.
- Sonuç: kişi cezalandırılamaz. Birinci öncülün ifade ettiği kural, suçta ve cezada kanunilik ilkesidir.
- Denetleyelim: bu ilke sonradan çıkarılan yasanın geriye yürütülmesini de engeller ✓ — kişinin öngöremeyeceği bir kuraldan sorumlu tutulması önlenir.
Sık yapılan hata: "Hakkaniyet ilkesi" demek. Hakkaniyet, VAR OLAN bir kuralın somut olayda yumuşatılmasıdır; burada ise ortada henüz bir kural bile yok.
11. sorunun çözümü
Birinci kişinin tedirginliğinin belirli bir nesnesi var (sınav): korku. İkincisinde belirli bir nesne yok: kaygı.
- Ayırt edici ölçütü hatırlayalım: duygunun belirli bir nesnesi var mı?
- Birinci kişi yarınki sınavdan çekiniyor. Nesne belirli: sınav. Sınav geçtiğinde tedirginlik de biter. Bu korkudur.
- İkinci kişi hayatının nereye gittiğini bilememekten tedirgin. Burada gösterilebilecek tek bir nesne yok; kaynak varoluşun kendisi. Bu kaygıdır.
- Denetleyelim: birinci tedirginlik bir tarihte sona erer, ikincisi için böyle bir tarih yok ✓.
Sık yapılan hata: "İkisi de kaygı yaşamaktadır" demek. Birinci kişinin tedirginliğinin nesnesi BELLİ (yarınki sınav); nesnesi belirli olan duygu korkudur, kaygı değil.
12. sorunun çözümü
İki yaklaşım birbirini dışlamaz; anlam hem kişisel tercihlerle hem içinde bulunulan bağlarla kurulur.
- Tablodaki iki yaklaşımı okuyalım: bireyci anlamı kişinin kendi seçimlerinde, toplumsal ise ortak değer ve bağlarda arıyor.
- İkisi ilk bakışta karşıt görünüyor ama aslında farklı yönlere bakıyorlar: biri kişinin içine, öteki çevresine.
- Bir kişinin seçimleri de içinde bulunduğu bağlardan beslenir; bağlar da kişinin seçimleriyle sürdürülür. Birlikte değerlendirildiğinde daha bütünlüklü bir tablo çıkar.
- Denetleyelim: soru birini seçmeyi değil, birlikte değerlendirmenin KATKISINI soruyor ✓.
Sık yapılan hata: "Birini seçip ötekini reddetmek" demek. Soru iki yaklaşımın BİRLİKTE değerlendirilmesinin katkısını istiyor; birini reddetmek bu katkıyı ortadan kaldırırdı.
13. sorunun çözümü
Karşıt görüşe göre hazır bir anlam bulunmaz; kişi anlamı kendi eylem ve bağlarıyla kurar.
- Tablonun kurgusu şu: solda görüş, sağda o görüşe göre anlamın kaynağı.
- Dolu satır: birinci görüş → anlam insana DIŞARIDAN verilmiştir. Kişiye düşen onu bulmak ve ona uymaktır.
- İkinci görüş bunun karşıtı olmalı: hazır bir anlam yoktur, kişi anlamı kendisi kurar — seçimleriyle, eylemleriyle ve kurduğu bağlarla.
- Denetleyelim: bu, ünitenin kurucu ayrımı ✓ — anlam verilmiş midir yoksa kurulur mu?
Sık yapılan hata: "Anlam yoktur" demek. Karşıt görüş anlamın yokluğunu değil, HAZIR verilmediğini söyler; anlam vardır ama kişi tarafından kurulur.
14. sorunun çözümü
Anlam kişinin bağları, değerleri ve koşullarıyla kurulduğundan, herkes için tek ve aynı bir anlam savı bu farklılıkları göz ardı eder.
- Savı okuyalım: "Hayatın anlamı herkes için aynıdır." Bu, tek bir anlam öne sürüyor.
- Oysa kişilerin kurdukları bağlar, benimsedikleri değerler ve içinde bulundukları koşullar birbirinden farklı.
- Anlam bu ögelerle kurulduğuna göre, herkes için aynı olduğunu söylemek bu farklılıkları yok saymak olur. Eleştiri buraya yönelmeli.
- Denetleyelim: eleştiri anlamın varlığını reddetmiyor ✓ — reddettiği şey anlamın TEK ve herkes için aynı olduğu iddiası.
Sık yapılan hata: "Anlamın var olmaması" demek. Eleştiri anlamı reddetmiyor; söylediği şey anlamın kişiden kişiye DEĞİŞEBİLECEĞİ, tek bir kalıba sığmayacağıdır.
15. sorunun çözümü
Bağ kurmak, üretmek ve sorumluluk üstlenmek; üçü de kişiyi kendi dışına yönelten etkinliklerdir.
- Kartlardaki üç alanı okuyalım: bağ kurmak, üretmek, sorumluluk üstlenmek.
- Bağ kurmak bir başkasını gerektirir. Üretmek ortaya kişinin dışında duran bir şey çıkarır.
- Sorumluluk üstlenmek de kendinden başkasını gözetmektir. Üçünün ortak yönü, anlamın kendi dışına yönelen bir etkinlikle bağlantılı görülmesidir.
- Denetleyelim: hiçbiri yalnız kendine dönük bir haz değil ✓ — üçü de dışarıya doğru bir hareket.
Sık yapılan hata: "Anlamın yalnızca hazza bağlı olması" demek. Kartlardaki üç etkinlik haz da verebilir ama ortak yönleri haz değil; üçü de kişiyi KENDİ DIŞINA yöneltiyor.
16. sorunun çözümü
Öncül yalnızca dışarıdan verilmiş bir amacın bulunmadığını söyler; değerin kurulabileceği olasılığını dışlamaz.
- Akıl yürütmeyi ayıralım. Öncül: evren insana hazır bir amaç sunmaz. Sonuç: hiçbir şeyin değeri yoktur.
- Öncül yalnız bir kaynağı reddediyor: dışarıdan verilmiş amaç. Değerin başka bir yoldan doğup doğamayacağı konusunda hiçbir şey söylemiyor.
- Oysa sonuç bütün değerleri birden reddediyor. Bu, öncülün söylediğinden fazlasını iddia etmektir; değer kişi ve toplulukça kurulabilir.
- Denetleyelim: ünitenin kurucu ayrımı da bu ✓ — anlam verilmemiş olabilir ama kurulabilir.
Sık yapılan hata: "Öncülün yanlış olması" demek. Öncül doğru olabilir; hata öncülde değil, ondan çıkarılan SONUCUN öncülün söylediğini aşmasında.
17. sorunun çözümü
Yasa tek tek konulan kuralları; hukuk ise kuralların yanında ilkeleri, yorumu ve uygulamayı da kapsayan bütünü ifade eder.
- Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda karşılığı.
- Dolu satır: yasa → yetkili organca konulan yazılı kural. Yani yasa somut ve tekil bir metindir.
- Hukuk ise daha geniştir. Yalnız yazılı kuralları değil, o kuralların dayandığı ilkeleri, mahkemelerin yorumunu ve günlük uygulamayı da içine alır.
- Denetleyelim: bir yasa değişebilir ama hukuk düzeni sürer ✓ — bu, hukukun yasadan geniş olduğunu gösteriyor.
Sık yapılan hata: "Yalnızca bir yasa maddesi" demek. Bu, tablonun ÜST SATIRINDA yasa için zaten yazılmış; hukuku yasadan ayıran şey tam olarak kapsamının daha geniş olmasıdır.
18. sorunun çözümü
Hakkaniyet, genel kuralın somut olayda haksız sonuç doğurduğu durumlarda düzeltici bir işlev görür.
- Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda işlevi.
- Dolu satır: adalet → genel kuralın herkese eşit uygulanması. Bu eşitlik hukukun temelidir.
- Ama genel kural her somut duruma tam oturmaz; bazen eşit uygulama haksız bir sonuç doğurur. Hakkaniyet tam burada devreye girer ve kuralı somut durumun özelliklerine göre yumuşatır.
- Denetleyelim: hakkaniyet kuralı KALDIRMAZ, uygulanma biçimini düzeltir ✓ — ikisi karşıt değil, tamamlayıcıdır.
Sık yapılan hata: "Kuralın kaldırılması" demek. Hakkaniyet kuralı ortadan kaldırmaz; onu somut olayın koşullarına göre yumuşatır — kural yürürlükte kalmayı sürdürür.
19. sorunun çözümü
İspat yükünü iddia edene bırakan masumiyet karinesi, kanıtlanmamış bir isnatla cezalandırmayı önler.
- İlkeyi tersinden düşünelim: kişi suçlu sayılarak başlansaydı, suçsuzluğunu kendisi kanıtlamak zorunda kalırdı.
- Bir şeyin yapılmadığını kanıtlamak çoğu zaman olanaksızdır. Bu durumda kanıtı olmayan her isnat cezaya dönüşebilirdi.
- İlke bu yüzden ispat yükünü iddia edene bırakır. Suçluluk kesinleşene kadar kişi suçsuz sayılır; böylece haksız cezalandırma riski en aza iner.
- Denetleyelim: ilke suçluların cezasız kalmasını istemez ✓ — istediği tek şey cezanın KANITA dayanmasıdır.
Sık yapılan hata: "Yargılamayı hızlandırmak" demek. Masumiyet karinesi yargılamayı hızlandırmaz, hatta kanıt aranmasını gerektirdiği için uzatabilir; amacı hız değil, haksız cezalandırmayı önlemektir.
20. sorunun çözümü
Kartlar geçerlilik-haklılık ayrımını, hakkaniyetin düzeltici işlevini ve güvencelerin denetim rolünü birlikte gösteriyor.
- Üç kartı okuyalım: geçerlilik ile haklılık ayrıdır, hakkaniyet düzeltir, güvenceler denetim sağlar.
- Birinci kart hukukun SINANABİLİR olduğunu söylüyor; kural yürürlükte diye haklı sayılmaz.
- İkinci kart bu sınamanın somut olayda nasıl işlediğini, üçüncüsü ise sürecin nasıl denetlendiğini ekliyor.
- Denetleyelim: soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor ✓ — kuralları adalet ölçütleriyle sınayan ve güvencelerle denetleyen bir düzen tanımı üç kartı da içine alıyor.
Sık yapılan hata: "Geçerlilik haklılığı gösterir" demek. Birinci kart tam tersini söylüyor: geçerlilik ile haklılık AYRIDIR; bu ayrım ünitenin kurucu fikridir.