11. Sınıf Felsefe 1. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Yukarıdaki akıl yürütmenin hoşgörüye getirdiği temellendirme hangisidir?
- A Farklılığın yokluğu
- B Bütün görüşlerin doğru olması
- C Tartışmanın gereksizliği
- D Görüşlerin ölçülemezliği
- E Bilgideki sınırlılığın karşılıklı saygıyı gerektirmesi
Kartlarda edebiyatın felsefeye katkıları verilmiştir. Bu kartların ortak yönü hangisidir?
- A Gerekçeyi kaldırmaları
- B Argümanın yerine geçmeleri
- C Kavramları gereksiz kılmaları
- D Tartışmayı bitirmeleri
- E Soyut düşünmeyi yaşantı düzeyinde destekleyip zenginleştirmeleri
Yukarıdaki akıl yürütmeye yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?
- A Terimlerin çokluğu
- B Öncülün yanlış olması
- C Sonucun uzunluğu
- D Öncül sayısının azlığı
- E Sınırlı olmak ile güvenilmez olmanın aynı şey sayılamayacağı
Bir edebî metnin, felsefi bir savın doğruluğunu kanıtlamak için yeterli sayılamamasının nedeni hangisidir?
- A Metnin uzun olması
- B Kurgusal bir örneğin savı göstermesi ama gerekçelendirmemesi
- C Metnin okunmaması
- D Yazarın bilinmemesi
- E Metnin eski olması
Bir oyun üzerine
Bir oyunda kahraman, hangi seçeneği seçerse seçsin bir değeri çiğnemek zorunda kalmaktadır.
Yukarıdaki kurgunun ahlak felsefesi açısından gösterdiği durum hangisidir?
- A Ahlaki ikilemlerin her zaman kayıpsız çözülemeyebileceği
- B Ahlaki ilkelerin bulunmadığı
- C Seçimin kolay olduğu
- D Değerlerin çatışmadığı
- E Sorumluluğun olmadığı
Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Akıl ve inanç; ölçütleri farklı olsa da birbirini dışlamadan ele alınabilecek iki alandır.
- B Akıl ve inanç aynıdır.
- C Biri ötekini geçersiz kılar.
- D İnanma yalnızca dinî alandadır.
- E Hoşgörü gerekçesizdir.
| Model | Bilim-din ilişkisi |
|---|---|
| Çatışma | Biri ötekini geçersiz kılar |
| Bağımsızlık | Farklı soruları yanıtlar |
| Diyalog | ? |
Tabloda ilişki modelleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?
- A Biri ötekini yasaklar
- B İkisi de gereksizdir
- C İkisi aynıdır
- D Ortak konularda karşılıklı olarak birbirinden yararlanabilir
- E İkisi de ölçülemez
Şemada birlikte yaşamanın basamakları verilmiştir. Şemaya göre ortak kuralın işlevi hangisidir?
- A Farklılıkları yok etmek
- B Farklılıkları ortadan kaldırmadan bir arada yaşamayı mümkün kılmak
- C Kuralları kaldırmak
- D Tartışmayı yasaklamak
- E Görüşleri birleştirmek
Kartlarda hem felsefenin hem edebiyatın ele aldığı konular verilmiştir. Bu ortaklığın gösterdiği temel gerçek hangisidir?
- A İki alanın aynı olduğu
- B İki alanın aynı temel sorunlara farklı yollardan yöneldiği
- C Edebiyatın felsefeyi kopyaladığı
- D Felsefenin edebiyattan doğduğu
- E Konuların ilgisiz olduğu
| Sunum | Örnek |
|---|---|
| Felsefi metin | "Yabancılaşma, kişinin kendi emeğine uzaklaşmasıdır." |
| Roman | Kahramanın işine yabancılaşmasının bir gün üzerinden anlatılması |
Tabloda aynı kavramın iki sunumu verilmiştir. Romanın sağladığı temel katkı hangisidir?
- A Soyut kavramı yaşanmış bir durum içinde görünür kılması
- B Kavramı tanımlaması
- C Kavramı ölçmesi
- D Kavramı yasaklaması
- E Kavramı sayısallaştırması
Bir roman üzerine
Bir romanda kahraman, doğru bildiği şeyi söylediğinde sevdiklerinin zarar göreceğini bilmektedir.
Yukarıdaki kurgunun etik tartışmalara katkısı hangisidir?
- A Ölçüt koyması
- B Doğru cevabı vermesi
- C Kuralı belirlemesi
- D Tartışmayı bitirmesi
- E İlkeler çatıştığında kararın ne kadar güç olduğunu somut olarak göstermesi
| Araç | Gücü | Sınırı |
|---|---|---|
| Kavram | Açık ve tartışılabilir | Yaşantıyı aktarmakta yetersiz |
| İmge | Yaşantıyı duyurur | ? |
Tabloda iki anlatım aracı karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?
- A Hiçbir sınırı yoktur
- B Anlamı çok yönlü olduğu için tartışmayı güçleştirebilir
- C Ölçülebilir olması
- D Kısa olması
- E Kesin olması
Bir roman üzerine
Bir romanda kahraman, hayatının anlamını sorgulamakta; olay örgüsü bu sorgulamanın farklı yanıtlarını denemek üzere kurulmaktadır.
Yukarıda anlatılan roman türü hangisidir?
- A Tarihî roman
- B Polisiye roman
- C Felsefi roman
- D Macera romanı
- E Bilim kurgu
| Metin | Okurdan beklenen |
|---|---|
| Felsefi metin | Argümanı izlemek ve sınamak |
| Edebî metin | ? |
Tabloda iki metin türünün okurdan beklentisi karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Buna göre boş bölüme ne gelmelidir?
- A Durumu canlandırıp anlamı kendi kurmak
- B Ölçüm yapmak
- C Formül uygulamak
- D Veri toplamak
- E Kural ezberlemek
| Alan | Anlatım aracı |
|---|---|
| Felsefe | Kavram ve argüman |
| Edebiyat | ? |
Tabloda iki alanın anlatım aracı karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?
- A İmge, kurgu ve anlatı
- B Ölçüm ve tartım
- C İstatistik
- D Deney düzeneği
- E Formül
| Kişi | İnancını edinme biçimi |
|---|---|
| Birinci | Çevresinden devraldı, sorgulamadı |
| İkinci | Kaynakları inceleyip benimsedi |
Tabloda iki kişinin inancını edinme biçimi karşılaştırılmıştır. İkinci kişinin konumunun üstünlüğü hangisidir?
- A Daha az okuması
- B Daha hızlı karar vermesi
- C Konumunun gerekçelerini bilmesi ve itiraz karşısında dayanak gösterebilmesi
- D Tartışmadan kaçınması
- E Çevresine uyması
Bir tutum
Bir öğrenci inancıyla ilgili bir soruyla karşılaşmış; sorudan kaçmak yerine kaynak okuyup farklı görüşleri karşılaştırmıştır.
Yukarıdaki tutumun felsefi açıdan değeri hangisidir?
- A Karşılaştırmayı engellemesi
- B İnancı ortadan kaldırması
- C Soruyu geçersiz kılması
- D Kaynakları gereksiz kılması
- E İnancı gerekçeleriyle tanıyıp temellendirme imkânı vermesi
Kartlarda farklı inanma biçimleri verilmiştir. Bu kartların gösterdiği temel gerçek hangisidir?
- A İnancın gereksizliği
- B İnanmanın yalnızca dinî alana özgü olmadığı
- C Güvenin ölçülebilirliği
- D Bilginin yokluğu
- E Kartların ilgisizliği
Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Edebiyat ve felsefe; aynı sorulara farklı yollardan yönelen ve birbirini besleyen iki alandır.
- B İki alan aynıdır.
- C İki alanın ilgisi yoktur.
- D Edebiyat felsefenin yerini alır.
- E Felsefe edebiyatı gereksiz kılar.
Hoşgörünün "bütün görüşler eşit derecede doğrudur" biçiminde anlaşılmasının sorunu hangisidir?
- A Yanlış olduğu gösterilebilen görüşleri de doğru saymayı gerektirmesi
- B Saygıyı engellemesi
- C Tartışmayı başlatması
- D Farklılığı azaltması
- E Bilgiyi artırması
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Argüman, hoşgörüyü "her görüş doğrudur" savına değil; kimsenin mutlak bilgiye sahip olduğunu kanıtlayamamasına dayandırır.
- Öncüller bilgideki sınırlılığa işaret ediyor.
- Bu sınırlılık herkes için geçerli.
- Bu yüzden karşılıklı saygı gerekir.
2. sorunun çözümü
Üç katkı da argümanın yerini almaz; soyut düşünmeyi yaşantı düzeyinde besleyerek zenginleştirir.
- Kartlardaki üç katkıyı okuyalım: kavramı somutlaştırır, düşünce deneyi kurar, empati imkânı verir.
- Üçü de soyut olanı yaşantı düzeyine indiriyor: tanım bir duruma, varsayım bir kurguya, başkasının hâli bir deneyime dönüşüyor.
- Ama hiçbiri gerekçelendirme yapmıyor. Öyleyse ortak yön, argümanın yerini almak değil, soyut düşünmeyi destekleyip zenginleştirmek.
- Denetleyelim: ünitenin sınır dersi burada da geçerli ✓ — edebiyat gösterir, gerekçelendirmez.
Sık yapılan hata: "Argümanın yerine geçmeleri" demek. Üç katkının hiçbiri gerekçelendirme yapmıyor; edebiyat argümanın yerini almaz, soyut düşünmeyi besler.
3. sorunun çözümü
Aklın her soruyu yanıtlayamaması onu sınırlı kılar ama güvenilmez kılmaz; sınırlılık ile güvenilmezlik aynı şey değildir.
- Öncül: "Akıl her soruyu yanıtlayamaz." Bu, aklın sınırlı olduğunu söylüyor.
- Sonuç: "Akıl güvenilmez bir yetidir." Bu ise aklın kendi alanında da yanıltıcı olduğunu iddia ediyor.
- Sınırlı olmak ile güvenilmez olmak farklıdır: bir termometre ağırlık ölçemez ama sıcaklığı güvenilir biçimde ölçer. Öncülden sonuca geçiş bu farkı atlıyor.
- Denetleyelim: öncül doğru kabul edilse bile sonuç zorunlu olarak çıkmıyor ✓; hata öncülde değil, yapılan geçiştedir.
Sık yapılan hata: "Öncülün yanlış olması" demek. Aklın her soruyu yanıtlayamadığı felsefede geniş ölçüde kabul edilen bir yargıdır; akıl yürütmenin sorunu öncülde değil, sınırlılıktan güvenilmezliğe yapılan geçiştedir.
4. sorunun çözümü
Kurgusal örnek savı somutlaştırır ve akla yatkın kılar; ancak gerekçelendirme argüman gerektirdiği için tek başına kanıt sayılmaz.
- Edebî metnin yaptığı şeyi belirleyelim: bir durumu GÖSTERİYOR. Okur savın nasıl bir hayatta karşılık bulduğunu görüyor.
- Ama göstermek, savın NEDEN doğru olduğunu söylemez. Kurgu yazarın kurduğu bir örnektir; başka türlü de kurgulanabilirdi.
- Bir savın kanıtlanması gerekçe ister: öncüller, çıkarım, itirazlara yanıt. Bunlar argümanın işidir.
- Denetleyelim: bu bir eksiklik değil, iş bölümü ✓ — edebiyat gösterir, felsefe gerekçelendirir.
Sık yapılan hata: "Metnin uzun olması" demek. Uzunluk kanıt gücüyle ilgili değil; sorun metnin bir durumu GÖSTERMESİ ama gerekçelendirmemesidir.
5. sorunun çözümü
Trajik kurgu, bazı durumlarda her seçeneğin bir bedel taşıdığını; ikilemlerin kayıpsız çözülemeyebileceğini gösterir.
- Kurgudaki durumu tanımlayalım: kahramanın önünde birden çok seçenek var ama hangisini seçerse seçsin bir değeri çiğnemek zorunda.
- Yani sorun seçeneksizlik değil; her seçeneğin bir bedeli olması.
- Bu, ahlaki ikilemlerin her zaman kayıpsız çözülemeyebileceğini gösterir. Doğru seçim yapmak bile bir kaybı önlemeyebilir.
- Denetleyelim: kurgu ahlaki ilkelerin yokluğunu değil, ÇATIŞMASINI gösteriyor ✓ — ilkeler var ve tam da bu yüzden ikilem doğuyor.
Sık yapılan hata: "Ahlaki ilkelerin bulunmadığı" demek. Kurguda ilkeler VAR ve güçlüdür; ikilem tam da bu ilkelerin çatışmasından doğuyor, yokluğundan değil.
6. sorunun çözümü
Kartlar birlikte, akıl ve inancın ölçütleri farklı olsa da birbirini dışlamadan ele alınabilecek iki alan olduğunu gösterir.
- Kartlar ünitenin üç düşüncesini veriyor: akıl ve inanç farklı ölçütlere dayanır; inanma dinî alana özgü değildir; hoşgörü, insan bilgisinin sınırlılığından doğar.
- En kapsayıcı sonuç üç kartı birlikte içermeli ve hiçbiriyle çelişmemelidir; özellikle ölçüt farkını kabul edip iki alanı birbirine düşman saymamalıdır.
- "Akıl ve inanç; ölçütleri farklı olsa da birbirini dışlamadan ele alınabilecek iki alandır." yargısı ölçüt farkını koruyor; inanmanın gündelik hayattaki yerini ve hoşgörünün gerekçesini de bu bir aradalığa bağlıyor.
- Denetleyelim: ölçüt farkı ✓, birbirini dışlamama ✓; öteki seçenekler kartlardan en az biriyle çelişiyor.
Sık yapılan hata: "Biri ötekini geçersiz kılar." demek. İlk kart iki alanın farklı ölçütlere dayandığını söylüyor; farklı ölçütlerle işleyen alanlardan biri ötekini geçersiz kılamaz, bu seçenek karta ters düşer.
7. sorunun çözümü
Diyalog modeline göre bilim ve din ortak konularda karşılıklı olarak birbirinden yararlanabilir.
- Tablo bilim-din ilişkisi modellerini veriyor: çatışma modelinde biri ötekini geçersiz kılar.
- Bağımsızlık modelinde iki alan farklı sorulara yanıt verir ve birbirine karışmaz.
- Diyalog modeli bu iki ucun arasında yer alır: alanlar ayrı kalsa da evrenin kökeni, insanın doğası ya da etik gibi ortak ilgi konularında birbirinden yararlanabilir. Boşluğa bu gelir.
- Denetleyelim: çatışma → dışlama, bağımsızlık → ayrılık, diyalog → karşılıklı katkı ✓; üç model üç ayrı ilişki biçimi.
Sık yapılan hata: "İkisi aynıdır" seçmek. Diyalog, iki alanın aynı olduğunu değil, farklı kalarak birbirine katkı sağlayabileceğini söyler; aynı olsalardı aralarında diyaloğa gerek kalmazdı.
8. sorunun çözümü
Ortak kural, farklılıkları ortadan kaldırmadan bir arada yaşamayı mümkün kılar.
- Şemanın basamakları: farklılık kabul edilir → ortak kural benimsenir → birlikte yaşama sürdürülür.
- Ortak kural farklılığın kabulünden SONRA geliyor; yani farklılıkları kaldırmak için değil, onlar var olmaya devam ederken konuluyor.
- Kuralın işlevi, farklı görüş ve inançtaki insanların aynı çerçeve içinde barış içinde yaşamasını sağlamaktır: farklılıkları ortadan kaldırmadan bir arada yaşamayı mümkün kılmak.
- Denetleyelim: şemanın ilk basamağı (farklılığın kabulü) korunuyor, son basamağa (birlikte yaşama) ulaşılıyor ✓.
Sık yapılan hata: "Görüşleri birleştirmek" seçmek. Şemanın ilk basamağı farklılığı kabul etmektir; ortak kural görüşleri tek bir görüşte birleştirmez, farklı görüşlerin yan yana var olabileceği bir çerçeve kurar.
9. sorunun çözümü
Konular ortak olsa da yöntemler farklıdır; edebiyat somut bir durumda gösterir, felsefe kavramla çözümler.
- Kartlardaki dört konuyu okuyalım: ölüm, özgürlük, adalet, anlam.
- Dördü de hem felsefi metinlerde hem romanlarda, şiirlerde işlenir. Yani konu ortak.
- Ama ele alış farklı: felsefe "özgürlük nedir?" diye sorup tanımlar ve tartışır; edebiyat özgürlüğün bedelini yaşayan bir kahraman gösterir.
- Denetleyelim: ortak konu iki alanı aynı yapmıyor ✓ — ayrım konuda değil yöntemde.
Sık yapılan hata: "İki alanın aynı olduğu" demek. Aynı konuyu ele almak aynı olmak değildir; felsefe kavramla çözümler, edebiyat somut bir durumda gösterir — yöntemleri farklıdır.
10. sorunun çözümü
Roman kavramı tanımlamaz; onu bir yaşantı içinde göstererek okurun sezgisel olarak kavramasını sağlar.
- Tablodaki iki sunumu karşılaştıralım. Felsefi metin kavramı tanımlıyor: "yabancılaşma, kişinin kendi emeğine uzaklaşmasıdır."
- Tanım açık ve tartışılabilir ama soyuttur; okur kavramı bilir, hissetmez.
- Roman ise kahramanın bir gününü anlatıyor. Okur yabancılaşmayı tanım olarak değil, yaşanmış bir durum olarak görüyor. Romanın katkısı bu.
- Denetleyelim: roman kavramın yerini almıyor ✓ — tanımı tamamlıyor, onu görünür kılıyor.
Sık yapılan hata: "Kavramı tanımlaması" demek. Tanımlama FELSEFİ METNİN işidir ve tabloda zaten yazılı; romanın katkısı tanımlamak değil, kavramı bir yaşantı içinde göstermektir.
11. sorunun çözümü
Roman bir çözüm dayatmaz; ilkeler çatıştığında kararın ağırlığını okura yaşatarak etik tartışmayı derinleştirir.
- Kurgudaki çatışmayı adlandıralım: bir yanda doğruyu söyleme ilkesi, öte yanda sevdiklerini koruma ilkesi.
- İki ilke de kendi başına savunulabilir; sorun ikisinin aynı anda yerine getirilememesi.
- Roman bu durumda hangi ilkenin doğru olduğunu söylemiyor. Yaptığı şey kararın ağırlığını okura duyurmak; etik tartışmaya katkısı bu.
- Denetleyelim: felsefe ölçüt arar, edebiyat durumu yaşatır ✓ — ikisi birbirini tamamlıyor.
Sık yapılan hata: "Doğru cevabı vermesi" demek. Roman bir çözüm DAYATMIYOR; katkısı yanıt vermek değil, kararın ne kadar güç olduğunu somut olarak göstermek.
12. sorunun çözümü
İmge birden çok okumaya açıktır; bu güç, aynı zamanda ortak bir tartışma zemini kurmayı güçleştirir.
- Tablonun kurgusu şu: her aracın hem GÜCÜ hem SINIRI veriliyor.
- Kavram: gücü açık ve tartışılabilir olması, sınırı yaşantıyı aktaramaması.
- İmge: gücü yaşantıyı duyurması. Sınırı ise bu gücün öteki yüzü — imge birden çok anlama açıktır, bu yüzden herkesin aynı şeyi anladığı bir tartışma zemini kurmak güçleşir.
- Denetleyelim: her aracın sınırı gücünden doğuyor ✓ — kavram açık olduğu için yaşantıyı kaçırıyor, imge zengin olduğu için kesinliği kaçırıyor.
Sık yapılan hata: "Hiçbir sınırı yoktur" demek. Tablonun kurgusu her araca bir sınır yüklüyor; imgenin gücü olan çok anlamlılık aynı zamanda onun sınırıdır.
13. sorunun çözümü
Olay örgüsü felsefi bir sorunun tartışılması üzerine kurulan romanlara felsefi roman denir.
- Romanın iki özelliğini ayıralım: merkezinde bir sorgulama var (hayatın anlamı) ve OLAY ÖRGÜSÜ bu sorgulamaya göre kurulmuş.
- İkinci özellik belirleyici. Bir romanda felsefi bir konu geçebilir; ama burada olaylar o sorunun farklı yanıtlarını denemek için diziliyor.
- Yapısı felsefi bir soruya göre kurulmuş romanlara felsefi roman denir.
- Denetleyelim: polisiye ve macera romanında olay örgüsü merak ve gerilim üzerine kurulur ✓ — buradaki kuruluş ilkesi farklı.
Sık yapılan hata: Tarihî roman demek. Tarihî romanın olay örgüsü belirli bir DÖNEM üzerine kurulur; burada ise olaylar felsefi bir sorunun yanıtlarını denemek için diziliyor.
14. sorunun çözümü
Edebî metin okurdan durumu zihninde canlandırmasını ve anlamı kendi kurmasını bekler.
- Tablonun kurgusu şu: solda metin türü, sağda okurdan beklenen.
- Dolu satır: felsefi metin → argümanı izlemek ve sınamak. Okur öncüllerin sonucu gerçekten verip vermediğini denetler.
- Edebî metin argüman sunmaz. Bir durum kurar ve okurdan onu zihninde canlandırmasını, anlamı kendisinin kurmasını bekler.
- Denetleyelim: aynı romandan iki okur farklı anlamlar çıkarabiliyor ✓ — anlamın okur tarafından kurulmasının sonucu bu.
Sık yapılan hata: "Kural ezberlemek" demek. Ne felsefi ne edebî metin ezber bekler; edebî metnin beklediği şey durumu canlandırıp anlamı kendi kurmaktır.
15. sorunun çözümü
Felsefe kavram ve argümanla; edebiyat ise imge, kurgu ve anlatı yoluyla ilerler.
- Tablonun kurgusu şu: solda alan, sağda o alanın anlatım aracı.
- Dolu satır: felsefe → kavram ve argüman. Felsefe bir düşünceyi tanımlayarak ve gerekçelendirerek ilerler.
- Edebiyat ise tanımlamaz, gösterir. Aracı imgedir, kurgudur, anlatıdır; okur anlamı bu araçlar üzerinden kurar.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki ölçüm, istatistik, deney ve formül bilimin araçları ✓ — edebiyatın da felsefenin de aracı değil.
Sık yapılan hata: "Deney düzeneği" demek. Deney düzeneği DOĞA BİLİMLERİNİN aracıdır; edebiyat gözlem ya da ölçümle değil, imge ve kurguyla çalışır.
16. sorunun çözümü
İnancını kaynakları inceleyerek edinen kişi, konumunun gerekçelerini bilir ve itiraz karşısında dayanak gösterebilir.
- Tablodaki birinci kişi inancını çevresinden devralmış ve sorgulamamış; ikinci kişi kaynakları inceleyerek benimsemiş.
- İki kişi aynı inancı taşıyor olabilir; aralarındaki fark inancın içeriğinde değil, edinme biçimindedir.
- Kaynakları inceleyen kişi konumunun gerekçelerini bilir ve bir itirazla karşılaştığında dayanak gösterebilir; devralınmış konum bu imkândan yoksundur. Üstünlük budur.
- Denetleyelim: fark "neye" inanıldığında değil, "neden" inanıldığının bilinmesinde ✓.
Sık yapılan hata: "Çevresine uyması" seçmek. Çevreye uymak birinci kişinin edinme biçimidir; ikinci kişiyi öne çıkaran şey çevreye uyması değil, kaynakları kendisi inceleyip gerekçelerini bilmesidir.
17. sorunun çözümü
Soruya kaynak okuyarak ve görüşleri karşılaştırarak yaklaşmak, kişiye inancını gerekçeleriyle tanıma ve temellendirme imkânı verir.
- Öğrencinin tutumu: inancıyla ilgili bir soruyla karşılaşınca kaçmıyor; kaynak okuyor ve farklı görüşleri karşılaştırıyor.
- Bu tutum inancı ortadan kaldırmayı değil anlamayı hedefliyor; öğrenci neye neden inandığını gerekçeleriyle görmeye başlıyor.
- Felsefi değeri, inancı gerekçeleriyle tanıma ve temellendirme imkânı vermesidir; sorgulanmadan devralınmış bir kabul, gerekçeleri bilinen bir konuma dönüşür.
- Denetleyelim: tutum inancı ne yok ediyor ne dokunulmaz sayıyor; onu düşünme alanına taşıyor ✓.
Sık yapılan hata: "İnancı ortadan kaldırması" seçmek. Öğrenci farklı görüşleri karşılaştırıyor ama metinde inancını bıraktığına dair bir bilgi yok; sorgulamanın amacı inancı yok etmek değil, gerekçelerini tanımaktır.
18. sorunun çözümü
Doğaya, kişilere ve dine ilişkin kabuller birlikte, inanmanın yalnızca dinî alana özgü olmadığını gösterir.
- Kartlarda üç inanma biçimi var: yarın güneşin doğacağına inanmak, bir arkadaşa güvenmek, dinî bir kabulü benimsemek.
- Birincisi doğa olaylarına ilişkin bir beklenti, ikincisi kişiler arası güven, üçüncüsü dinî bir kabuldür; yalnızca biri dinî alana aittir.
- İlk ikisi de kanıtla tam olarak temellendirilmeden benimsenen kabullerdir; öyleyse inanma yalnızca dinî alana özgü değildir, gündelik hayatın da parçasıdır.
- Denetleyelim: üç kartın ortak paydası "inanmak", alanları ise farklı ✓.
Sık yapılan hata: "Bilginin yokluğu" seçmek. Kartlar bilginin olmadığını göstermez; güneşin doğacağı beklentisi gibi kabuller güçlü bir deneyime dayanır. Kartların gösterdiği, inanmanın farklı alanlara yayılmasıdır.
19. sorunun çözümü
Kartlar konu ortaklığını, yöntem farkını ve karşılıklı katkıyı birlikte gösteriyor.
- Üç kartı okuyalım: konular ortaktır, yöntemler farklıdır, katkı karşılıklıdır.
- İlk iki kart ünitenin kurucu ayrımını veriyor: aynı sorulara farklı yollardan yöneliyorlar.
- Üçüncü kart ise ilişkinin yönünü söylüyor: katkı tek taraflı değil. Edebiyat kavramı somutlaştırıyor, felsefe de edebî biçimlerden yararlanıyor.
- Denetleyelim: soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor ✓ — aynı sorulara farklı yollardan yönelen ve birbirini besleyen iki alan tanımı üç kartı da içine alıyor.
Sık yapılan hata: "Edebiyat felsefenin yerini alır" demek. Üçüncü kart KARŞILIKLI katkıdan söz ediyor; yerini almak değil, birbirini beslemek. Yöntemleri de farklı olduğu için biri ötekinin yerine geçemez.
20. sorunun çözümü
Hoşgörüyü "bütün görüşler eşit derecede doğrudur" diye anlamak, yanlış olduğu gösterilebilen görüşleri de doğru saymayı gerektirir.
- Hoşgörü, kişinin görüşünü dile getirme hakkına ve görüş sahibinin kendisine saygıyı gerektirir.
- Bir görüşün doğru olup olmadığı ise ayrı bir sorudur; gerekçe ve kanıtla değerlendirilir.
- Hoşgörü "bütün görüşler eşit derecede doğrudur" diye anlaşılırsa yanlışlığı gösterilmiş savları da doğru saymak gerekir; örneğin Dünya’nın düz olduğu savı da doğru kabul edilirdi. Sorun budur.
- Denetleyelim: saygı kişiye ✓, doğruluk değerlendirmesi sava ✓; iki şey ayrı tutulunca hem hoşgörü hem doğruluk arayışı korunuyor.
Sık yapılan hata: "Saygıyı engellemesi" seçmek. Bu yorum saygıyı engellemez, tersine her görüşe doğruluk tanıyarak saygıyı aşırıya götürür; asıl sorun, doğru ile yanlış arasındaki ayrımı ortadan kaldırmasıdır.