11. Sınıf Fizik 2. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Bir büyüteçle küçük yazıları okurken mercek yazıya yakın tutulmaktadır. Bu kullanımda cismin konumu ve görüntünün türü nasıldır?
- A Cisim odak içinde, görüntü düz, büyük ve sanal
- B Cisim odak dışında, görüntü ters ve gerçek
- C Cisim odakta, görüntü merkezde
- D Cisim merkezde, görüntü eşit boyda
- E Cisim çok uzakta, görüntü küçük
İnce kenarlı merceğin tam odak noktasına bir cisim yerleştirilmektedir. Bu durumda görüntü için ne söylenir?
- A Merkezde oluşur.
- B Odakta oluşur.
- C Merceğin üzerinde oluşur.
- D Çıkan ışınlar paralel olduğu için görüntü oluşmaz.
- E Görüntü çok küçük olur.
| Mercek | Yüzey eğriliği | Odak uzaklığı |
|---|---|---|
| K | Az bükümlü | Büyük |
| L | Çok bükümlü | ? |
Tabloda aynı camdan yapılmış iki mercek karşılaştırılmıştır. Tabloda eksik kalan odak uzaklığı nasıl olmalıdır?
- A Yine büyük
- B Küçük
- C Sonsuz
- D Sıfır
- E Değişmez
Bir öğrenci mercekte görüntünün cismin konumuna göre nasıl değiştiğini deneyle göstermek istemektedir. Bu deneyde perdenin işlevi nedir?
- A Işığı engellemek
- B Merceği korumak
- C Cismi aydınlatmak
- D Gerçek görüntünün üzerine düştüğü yüzeyi sağlamak
- E Odak uzaklığını değiştirmek
Grafikte bir mercekte büyütmenin cisim uzaklığıyla değişimi verilmiştir. Grafiğe göre cisim mercekten uzaklaştıkça görüntü nasıl değişir?
- A Sürekli büyür.
- B Kaybolur.
- C Değişmez.
- D Önce küçülür sonra büyür.
- E Küçülür.
Kırıcılık indisi no olan bir ortamda bulunan ince kenarlı bir merceğe, asal eksene paralel olarak kırmızı renkli tek renkli bir I ışık ışını gönderiliyor ve ışın mercekten kırıldıktan sonra asal eksen üzerindeki F noktasından geçiyor. Merceğin yapıldığı maddenin kırıcılık indisi nm olduğuna göre, F noktasının merceğe olan uzaklığını (odak uzaklığını) azaltmak için işlemlerinden hangileri tek başına yapılmalıdır?
I. Merceğin yapıldığı maddenin kırıcılık indeksini (nm) artırmak
II. Ortamın kırıcılık indeksini (no) artırmak
III. Kırmızı ışık yerine mor renkli ışık kullanmak
- A Yalnız I
- B I ve III
- C II ve III
- D I, II ve III
Hipermetrop gözde görüntü ağtabakanın arkasında oluşmakta ve yakın net görülememektedir. Bu kusur hangi mercekle düzeltilir?
- A Kalın kenarlı mercek
- B Prizma
- C İnce kenarlı mercek
- D Tümsek ayna
- E Düzlem ayna
Bir mercekte cisim 15 cm, görüntü ise 45 cm uzaklıkta oluşmaktadır. Buna göre görüntünün boyu cismin boyunun kaç katıdır?
- A 1/3
- B 1
- C 2
- D 3
- E 5
Odak uzaklığı 12 cm olan ince kenarlı merceğin önüne 20 cm uzaklığa bir cisim konulmaktadır. Buna göre görüntü mercekten kaç cm uzakta oluşur?
- A 15
- B 20
- C 25
- D 30
- E 32
İnce kenarlı bir merceğe asal eksene paralel gelen ışın izlenmektedir. Bu ışın mercekten geçtikten sonra nereden geçer?
- A Odaktan
- B Merkezden
- C Asal eksene paralel devam eder
- D Merceğin kenarından
- E Hiçbir özel noktadan geçmez
Fotoğraf makinesinde uzaktaki bir manzaranın görüntüsü algılayıcı üzerine düşürülmektedir. Bu görüntünün özellikleri nasıldır?
- A Ters, küçük ve gerçek
- B Düz, büyük ve sanal
- C Düz, küçük ve gerçek
- D Ters, büyük ve sanal
- E Görüntü oluşmaz
Bileşik mikroskopta iki ince kenarlı mercek arka arkaya kullanılmaktadır. İki mercek kullanmanın sağladığı üstünlük nedir?
- A İlk merceğin oluşturduğu görüntünün ikinciyle yeniden büyütülmesi
- B Görüntünün düz olması
- C Işığın azalması
- D Görüntünün küçülmesi
- E Renklerin ayrışması
Kalın kenarlı bir merceğin önündeki cismin görüntüsü inceleniyor. Cismin konumu ne olursa olsun görüntü için ne söylenir?
- A Her zaman ters ve gerçektir.
- B Her zaman düz, küçük ve sanaldır.
- C Cisim uzaktayken gerçek olur.
- D Yalnız odakta oluşur.
- E Cisimle her zaman aynı boydadır.
İnce kenarlı mercek toplayıcı, kalın kenarlı mercek dağıtıcıdır; kalın kenarlı mercekte görüntü daima düz, küçük ve sanaldır. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A İnce kenarlı mercekle gerçek görüntü elde edilebilir.
- B Kalın kenarlı merceğin görüntüsü perdeye düşürülemez.
- C İnce kenarlı mercek büyüteç olarak kullanılabilir.
- D Kalın kenarlı mercek ışınları dağıtır.
- E Kalın kenarlı mercekte cisim odak dışındayken görüntü ters olur.
İnsan gözünde göz merceği kaslar yardımıyla incelip kalınlaşabilmektedir. Bu değişimin sağladığı işlev nedir?
- A Işığın rengini değiştirmek
- B Göze giren ışık miktarını ayarlamak
- C Odak uzaklığını değiştirerek farklı uzaklıkları net görmek
- D Görüntüyü düz hâle getirmek
- E Gözü korumak
Hava ortamında bulunan camdan yapılmış bir ince kenarlı (yakınsak) merceğe, asal eksenine paralel olarak gelen tek renkli bir ışık ışını mercekten kırıldıktan sonra asal eksen üzerindeki bir noktadan geçmektedir. Bu noktanın merceğe olan uzaklığı merceğin hangi özelliğini belirtir?
- A Tepe noktasını
- B Eğrilik yarıçapını
- C Mercek merkezini
- D Odak uzaklığını
| Ölçüt | Ayna | Mercek |
|---|---|---|
| Görüntüyü oluşturan olay | Yansıma | ? |
| Işığın izlediği yol | Geri döner | İçinden geçer |
Tabloda ayna ile mercek karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan olay hangisidir?
- A Yine yansıma
- B Kırılma
- C Soğurulma
- D Girişim
- E Kutuplanma
Projeksiyon cihazları görüntüyü perdeye büyük ve ters olarak düşürmektedir. Bu cihazda cismin mercek karşısındaki konumu nasıldır?
- A Odak içinde
- B Tam odakta
- C Odak ile merkez arasında
- D Çok uzakta
- E Merceğe değecek kadar yakın
| Mercek türü | Işınlara etkisi |
|---|---|
| İnce kenarlı mercek | Paralel ışınları odakta toplar |
| Kalın kenarlı mercek | ? |
Tabloda iki mercek türünün ışınlara etkisi karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan etki hangisidir?
- A Işınları yine toplar
- B Işınları dağıtır
- C Işınları soğurur
- D Işınları geri yansıtır
- E Işınları hiç etkilemez
Miyop gözde görüntü ağtabakanın önünde oluştuğu için uzak net görülmemektedir. Bu kusurun düzeltilmesinde kullanılan mercek türü hangisidir?
- A İnce kenarlı (toplayıcı) mercek
- B Prizma
- C Düzlem ayna
- D Çukur ayna
- E Kalın kenarlı (dağıtıcı) mercek
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Büyüteçte cisim odak içindedir; ince kenarlı mercek bu konumda düz, büyük ve sanal görüntü verir.
- İstenen görüntüyü tanımlayalım: yazı hem büyük hem düz görünüyor. Ters bir görüntü okumaya yaramazdı.
- İnce kenarlı mercekte cisim odak dışındayken görüntü ters ve gerçektir; bu, projeksiyonun durumudur. Öyleyse büyüteçte cisim odak dışında olamaz.
- Cisim odak ile mercek arasına konduğunda kırılan ışınlar öte yanda kesişmez; geriye uzatıldıklarında cismin bulunduğu tarafta buluşur. Görüntü sanal, düz ve büyüktür. Büyüteç mercek yazıya yakın tutularak bu koşul sağlanır.
- Denetleyelim: büyüteci yazıdan çok uzaklaştırınca görüntü ters dönüyor ✓ — odak sınırı aşıldığı için.
Sık yapılan hata: "Cisim odak dışında, görüntü ters ve gerçek" demek. Ters görüntüyle yazı OKUNAMAZ; büyüteç tam da odak içindeki cismin düz ve büyük görüntüsünden yararlanır.
2. sorunun çözümü
a = f konduğunda 1/b sıfır çıkar; çıkan ışınlar paralel olduğu için görüntü oluşmaz.
- Bağıntıyı yazalım: 1/f = 1/a + 1/b. Cisim tam odakta olduğuna göre a = f.
- Yerleştirelim: 1/f = 1/f + 1/b. İki taraftan 1/f çıkarıldığında 1/b = 0 kalır.
- Tersi sıfır olan bir sayı yoktur; b sınırsız büyür. Bunun fiziksel karşılığı şudur: mercekten çıkan ışınlar paraleldir ve paralel doğrular hiçbir yerde kesişmez. Ne gerçek ne sanal görüntü oluşur; görüntünün sonsuzda olduğu söylenir.
- Denetleyelim: cisim odaktan azıcık uzaklaşsa çok uzakta dev bir görüntü oluşurdu ✓ — odak, görüntünün kaçtığı sınır konum.
Sık yapılan hata: "Odakta oluşur" demek. Cismin odakta olması görüntünün de orada oluşacağı anlamına GELMEZ; bağıntı bu konumda 1/b = 0 verir, yani görüntü hiçbir sonlu uzaklıkta değildir.
3. sorunun çözümü
Bükümlü yüzey ışığı daha çok kırar; ışınlar daha yakında toplandığı için odak uzaklığı küçülür.
- Tablonun kurgusu şu: solda merceğin yüzey eğriliği, sağda odak uzaklığı. İki mercek de aynı camdan, öyleyse tek fark yüzeyin bükümlülüğü.
- Dolu satır: az bükümlü mercek → büyük odak uzaklığı. Nedeni şu: yüzey düzleme yaklaştıkça ışının geliş açısı küçülür ve daha az kırılır; az sapan ışınlar ancak uzakta buluşur.
- Çok bükümlü yüzeyde ise ışın yüzeye daha eğik çarpar ve daha çok kırılır. Fazla sapan ışınlar daha yakında kesişir; öyleyse odak uzaklığı küçülür.
- Denetleyelim: göz merceği kalınlaşınca odak kısalıyor ✓ — yakın cisimleri net görmenin yolu tam olarak bu.
Sık yapılan hata: "Yine büyük" demek. Büyük odak uzaklığı, ÜST SATIRDA az bükümlü mercek için zaten yazılmış; bükümlülük arttıkça ışık daha çok kırılır ve odak yakınlaşır.
4. sorunun çözümü
Perde, gerçek görüntünün üzerine düştüğü yüzeyi sağlar; sanal görüntü perdeye düşmez.
- Gerçek görüntünün ne olduğunu hatırlayalım: mercekten çıkan ışınların gerçekten kesiştiği yerde oluşur. O noktada gerçek ışık vardır.
- Oraya bir yüzey konursa ışık üzerine düşer ve görüntü görünür hâle gelir. Deneyde perdenin işlevi budur; öğrenci perdeyi ileri geri kaydırarak görüntünün nerede oluştuğunu bulur.
- Sanal görüntüde ise yalnız ışınların uzantıları kesişir; o noktada gerçek ışık bulunmadığı için perdeye hiçbir şey düşmez. Öyleyse perde aynı zamanda görüntünün gerçek mi sanal mı olduğunu ayırt eden araçtır.
- Denetleyelim: cisim odak içine alındığında perdede görüntü kayboluyor ✓ — görüntü sanala döndüğü için.
Sık yapılan hata: "Işığı engellemek" demek. Perdenin işi ışığı KESMEK değil, gerçek görüntünün düşeceği yüzeyi sağlamak ve görüntünün yerini görünür kılmaktır.
5. sorunun çözümü
Grafikte cisim uzaklığı arttıkça büyütme azalıyor; öyleyse görüntü küçülür.
- Eksenleri okuyalım: yatay eksende cismin mercekten uzaklığı, dikey eksende büyütme var.
- Eğrinin gidişine bakalım: uzaklık büyüdükçe büyütme değeri düşüyor. İki büyüklük ters yönde değişiyor.
- Büyütme, görüntünün cisme göre kaç kat olduğunu verir. Değerin düşmesi görüntünün küçülmesi demektir. Öyleyse cisim uzaklaştıkça görüntü küçülür.
- Denetleyelim: bağıntıdan da aynı sonuç ✓ — a büyüdükçe b küçülüyor, b/a oranı bu yüzden hızla düşüyor.
Sık yapılan hata: "Sürekli büyür" demek. Büyümesi için grafikteki eğrinin YÜKSELMESİ gerekirdi; oysa uzaklık arttıkça büyütme değeri düşüyor.
6. sorunun çözümü
- İnce kenarlı bir merceğin odak uzaklığı; merceğin yapıldığı maddenin kırıcılık indeksine, bulunduğu ortamın kırıcılık indeksine ve kullanılan ışığın rengine (dalga boyuna) bağlıdır. Odak uzaklığının azalması, merceğin kırıcılığının (yakınsama gücünün) artması anlamına gelir.
- I. Öncül için: Merceğin yapıldığı maddenin kırıcılık indisi ($n_m$) artırılırsa, mercek ile ortam arasındaki kırıcılık indisi farkı büyüyeceğinden ışık daha kuvvetli kırılır. Bu durum odak uzaklığını azaltır; dolayısıyla bu işlem tek başına yapılmalıdır.
- II. Öncül için: Ortamın kırıcılık indisi ($n_o$) artırılırsa mercek ile ortam arasındaki kırıcılık farkı azalır, bu da ışığın daha az kırılmasına ve odak uzaklığının artmasına neden olur. Bu işlem odak uzaklığını azaltmaz.
- III. Öncül için: Kırmızı ışık yerine mor renkli ışık kullanılırsa, mor ışığın dalga boyu daha kısa olduğu için mercek tarafından daha çok kırılır (kırıcılık indisi artar). Bu da odak uzaklığını azaltır; dolayısıyla bu işlem tek başına yapılmalıdır.
- Sonuç olarak, odak uzaklığını azaltan işlemler I ve III te Verilenlerdir ve doğru şık B seçeneğidir.
7. sorunun çözümü
Hipermetropta görüntü ağtabakanın arkasında oluşur; onu öne çekmek için toplayıcı, yani ince kenarlı mercek gerekir.
- Kusuru miyopun tersi olarak okuyalım: bu kez göz ışınları YETERİNCE toplayamıyor, bu yüzden görüntü ağtabakayı geçip arkasında oluşuyor.
- Düzeltme için görüntünün öne, ağtabakaya çekilmesi gerekir. Bunun yolu, ışınların göze girmeden önce bir miktar yakınsatılmasıdır.
- Işınları yakınsatan mercek toplayıcıdır ve toplayıcı mercek ince kenarlıdır. Böylece gözün eksik kalan toplama gücü tamamlanır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki tümsek ve düzlem ayna ✓ — gözlük camı ayna değil mercektir, ışığı yansıtmaz kırar.
Sık yapılan hata: "Kalın kenarlı mercek" demek. Kalın kenarlı mercek ışınları DAĞITIR ve görüntüyü daha da geriye iter; hipermetropta ise görüntüyü öne çekmek gerekir.
8. sorunun çözümü
Büyütme, görüntü uzaklığının cisim uzaklığına oranıdır; 45 / 15 = 3.
- Verilenleri yazalım: a = 15 cm, b = 45 cm, istenen büyütme. Bağıntı büyütme = b / a.
- Değerleri yerleştirelim: büyütme = 45 / 15.
- İşlemi yapalım: büyütme = 3. Görüntünün boyu cismin boyunun üç katıdır.
- Denetleyelim: b > a olduğuna göre cisim f ile 2f arasında olmalı ✓ — o aralıkta görüntünün büyük çıkması bekleniyordu, sonuç bu beklentiyle uyumlu.
Sık yapılan hata: 1/3 demek. 1/3, bölmenin TERS yapılmasından çıkar (15 / 45); büyütme ise görüntü uzaklığının cisim uzaklığına bölümüdür.
9. sorunun çözümü
1/12 = 1/20 + 1/b bağıntısından 1/b = 2/60 ve b = 30 cm.
- Verilenleri yazalım: f = 12 cm, a = 20 cm, istenen görüntü uzaklığı b. Bağıntı 1/f = 1/a + 1/b.
- Bilinmeyeni yalnız bırakalım: 1/b = 1/12 − 1/20. Paydaları eşitleyelim; 12 ile 20’nin ortak katı 60’tır: 5/60 − 3/60 = 2/60.
- Sadeleştirelim: 2/60 = 1/30, öyleyse b = 30 cm. Görüntü mercekten 30 cm uzakta, cismin öte yanında oluşur.
- Denetleyelim: cisim f ile 2f arasında (12 < 20 < 24) ✓ — bu konumda görüntünün 2f’den, yani 24 cm’den uzakta ve büyük olması bekleniyordu; 30 > 24, sonuç tutarlı.
Sık yapılan hata: 32 demek. 32, verilen iki sayının TOPLANMASINDAN çıkar (12 + 20); bağıntı ise uzaklıkların kendilerini değil terslerini toplar.
10. sorunun çözümü
İnce kenarlı mercek toplayıcıdır; asal eksene paralel gelen ışınlar kırıldıktan sonra odakta buluşur.
- Merceğin farklı bölgelerine bakalım. Eksene yakın bölgede yüzeyler neredeyse paralel olduğu için ışın az sapar; kenara doğru gidildikçe yüzeyler açılır ve sapma büyür.
- Bu artış rastgele değildir; mercek, her ışının tam olarak eksen üzerindeki aynı noktaya varacağı biçimde biçimlendirilmiştir. Uzaktan gelen ışın kenardan geçiyorsa çok, ortadan geçiyorsa az saptırılır.
- Böylece asal eksene paralel gelen bütün ışınlar tek bir noktada buluşur. Bu noktaya odak denir ve merceğin toplayıcı olması bu demektir.
- Denetleyelim: eksenin tam üstünden geçen ışın hiç sapmıyor ✓ — orada yüzeyler paralel olduğu için sapmaya gerek de yok.
Sık yapılan hata: Merkezden demek. Mercekte özel bir "merkez" noktasından geçme kuralı YOKTUR; asal eksene paralel gelen ışın, merceğin toplandığı nokta olan odaktan geçer.
11. sorunun çözümü
Cisim çok uzakta olduğu için görüntü odak düzlemine yakın oluşur; ters, küçük ve gerçektir.
- Cismin konumunu belirleyelim: manzara mercek odak uzaklığının binlerce katı uzakta. Yani a değeri f’ye göre çok büyük.
- 1/f = 1/a + 1/b bağıntısında a çok büyükse 1/a neredeyse sıfırdır. Öyleyse 1/b ≈ 1/f, yani b ≈ f; görüntü odak düzleminin hemen üzerinde oluşur.
- Büyütme b / a oranıdır ve b çok küçük, a çok büyük olduğu için bu oran 1’den çok küçüktür: görüntü küçüktür. Işınların kendisi kesiştiği için gerçek, bu yüzden de terstir ve algılayıcıya düşürülebilir.
- Denetleyelim: makine yakın cisme odaklanırken mercek öne çıkıyor ✓ — a küçüldükçe b büyüdüğü için.
Sık yapılan hata: "Düz, büyük ve sanal" demek. Sanal görüntü ALGILAYICIYA DÜŞMEZ; makinenin görüntüyü kaydedebilmesi, görüntünün gerçek olmasını gerektirir.
12. sorunun çözümü
Birinci mercek gerçek bir ara görüntü oluşturur, ikincisi onu yeniden büyütür; büyütmeler çarpım hâlinde birikir.
- Tek bir mercekle ne kadar büyütülebileceğini düşünelim: büyütmeyi artırmak için odak uzaklığını çok küçültmek gerekir, bu da merceği kullanılamayacak kadar küçük ve bükümlü yapar.
- Mikroskopta iş bölünür. Cisme yakın olan birinci mercek (objektif) cismi odak dışında tuttuğu için gerçek, ters ve büyük bir ara görüntü oluşturur.
- İkinci mercek (oküler) bu ara görüntüyü kendi odağının içinde görür ve tıpkı bir büyüteç gibi yeniden büyütür. Toplam büyütme iki büyütmenin ÇARPIMIDIR; bu yüzden yüzlerce kat büyütme elde edilebilir.
- Denetleyelim: mikroskopta görüntü ters görünür ✓ — birinci merceğin oluşturduğu ara görüntü ters olduğu için.
Sık yapılan hata: "Görüntünün düz olması" demek. Bileşik mikroskopta görüntü TERSTİR; iki mercek kullanmanın kazancı büyütmenin çarpılmasıdır.
13. sorunun çözümü
Kalın kenarlı mercek ışınları dağıttığı için ışınlar hiçbir yerde kesişmez; görüntü daima düz, küçük ve sanaldır.
- Kalın kenarlı mercekten çıkan ışınların ne yaptığını belirleyelim: iki yüzeyde de kenara doğru kırıldıkları için ıraksarlar, yani birbirinden uzaklaşırlar.
- Bu davranış cismin konumuna bağlı değildir; ışın nereden gelirse gelsin mercek onu eksenden uzağa saptırır.
- Iraksayan ışınlar merceğin öte yanında hiç kesişmez, öyleyse gerçek görüntü hiçbir konumda oluşmaz. Uzantıları her zaman cismin bulunduğu tarafta, odak ile mercek arasında kesişir; görüntü daima sanal, düz ve cisimden küçüktür.
- Denetleyelim: ince kenarlı mercekte görüntü konuma göre değişiyordu ✓ — orada ışınlar toplandığı için hem gerçek hem sanal görüntü mümkün.
Sık yapılan hata: "Cisim uzaktayken gerçek olur" demek. Kalın kenarlı mercek ışınları HER konumda dağıtır; kesişme olmadığı için hiçbir uzaklıkta gerçek görüntü oluşmaz.
14. sorunun çözümü
Bilgi kalın kenarlı mercekte görüntünün daima düz olduğunu söyler; ters görüntü yargısı bununla çelişir.
- Verilen bilgiyi iki yargıya ayıralım: ince kenarlı mercek toplayıcı, kalın kenarlı dağıtıcıdır; kalın kenarlı mercekte görüntü DAİMA düz, küçük ve sanaldır.
- Seçenekleri bu ikisiyle karşılaştıralım. İnce kenarlı mercekle gerçek görüntü elde edilmesi ve büyüteç olarak kullanılması toplayıcılıktan, kalın kenarlının ışınları dağıtması ve görüntüsünün perdeye düşürülememesi ikinci yargıdan çıkıyor.
- Geriye kalan yargı, kalın kenarlı mercekte cisim "odak dışındayken" görüntünün ters olacağını söylüyor. Oysa odak içi–dışı ayrımı yalnız İNCE kenarlı mercekte bir fark yaratır; kalın kenarlıda görüntü her konumda düzdür. Bu yargı söylenemez.
- Denetleyelim: bilgide "daima" sözcüğü var ✓ — daima demek, konumun hiç rol oynamadığı anlamına geliyor.
Sık yapılan hata: "İnce kenarlı mercek büyüteç olarak kullanılabilir" demek. Bu yargı bilgideki TOPLAYICILIKTAN çıkar ve doğrudur; bilgiyle çelişen, kalın kenarlı mercekte ters görüntüden söz eden yargıdır.
15. sorunun çözümü
Merceğin bükümlülüğü değişince odak uzaklığı değişir; böylece farklı uzaklıktaki cisimlerin görüntüsü hep ağtabakaya düşer.
- Gözün çözmesi gereken sorunu koyalım: ağtabakanın mercekten uzaklığı sabittir, yani görüntü uzaklığı b değiştirilemez. Oysa bakılan cismin uzaklığı a sürekli değişir.
- 1/f = 1/a + 1/b bağıntısında b sabitken a değişiyorsa, eşitliğin korunması için f’nin değişmesi gerekir. Yani gözün odak uzaklığını ayarlayabilmesi zorunludur.
- Kaslar merceği kalınlaştırdığında bükümlülük artar, odak uzaklığı kısalır ve yakın cisimler net görülür; mercek inceldiğinde odak uzar ve uzak cisimler netleşir. Bu ayarlama olayına uyum denir.
- Denetleyelim: yaşla birlikte mercek sertleşince yakın görme bozuluyor ✓ — ayar aralığı daraldığı için.
Sık yapılan hata: "Göze giren ışık miktarını ayarlamak" demek. Işık miktarını GÖZBEBEĞİ ayarlar; merceğin incelip kalınlaşması odak uzaklığını, yani netliği değiştirir.
16. sorunun çözümü
- İnce kenarlı (yakınsak) mercekler, üzerlerine düşen ışığı kırma özelliğine sahip optik aletlerdir.
- Asal eksene paralel olarak gelen ışınlar, merceğin cam yüzeylerinde iki kez kırılmaya uğrayarak bir noktada toplanır.
- Işınların toplandığı bu özel noktaya merceğin odak noktası denir.
- Odak noktasının merceğin optik merkezine (tepe noktasına) olan dik uzaklığı ise merceğin 'odak uzaklığı' olarak tanımlanır ve 'f' harfi ile gösterilir. Bu doğrultuda doğru cevap D seçeneğidir.
17. sorunun çözümü
Aynada görüntüyü yansıma, mercekte ise ışığın saydam ortamda kırılması oluşturur.
- Tablonun kurgusu şu: solda ölçüt, sağda ayna ile mercek. Alt satır zaten dolu: aynada ışık geri döner, mercekte içinden geçer.
- Alt satırdaki bu bilgi üst satırı belirliyor. Işığın geri dönmesine yansıma denir ve ayna sütununda bu yazılı.
- Mercekte ise ışık geri dönmüyor, içinden geçiyor ve geçerken doğrultu değiştiriyor. Saydam bir ortama girip çıkarken doğrultu değiştirme olayının adı kırılmadır.
- Denetleyelim: iki olay da görüntü oluşturabiliyor ✓ — ayrım görüntünün varlığında değil, ışığın izlediği yolda.
Sık yapılan hata: "Yine yansıma" demek. Yansıma, ALT SATIRIN da söylediği gibi ışığın geri döndüğü aynaya aittir; mercekte ışık içinden geçtiği için olay kırılmadır.
18. sorunun çözümü
Perdeye düşen görüntü gerçektir ve büyük olması için cisim odak ile merkez arasında bulunmalıdır.
- İki koşulu ayrı ayrı okuyalım: görüntü perdeye düşüyor ve büyük. Perdeye düşmesi, ışınların gerçekten kesiştiği anlamına gelir; yani görüntü gerçektir.
- Gerçek görüntü için cisim odak DIŞINDA olmalıdır; odak içinde görüntü sanal olur ve perdeye düşmez.
- Şimdi büyüklüğe bakalım. Cisim 2f’den uzaktayken görüntü küçük, tam 2f’de eşit boyda, 2f ile f arasındayken büyük çıkar. Öyleyse cisim odak ile merkez arasında, yani f < a < 2f aralığında olmalıdır.
- Denetleyelim: projeksiyonda görüntü ters ✓ — gerçek görüntülerin hepsi ters olduğu için cihaz slaytı ters yerleştirir.
Sık yapılan hata: "Odak içinde" demek. Odak içindeki cismin görüntüsü SANALDIR ve perdeye düşürülemez; projeksiyonun perdeye düşen büyük görüntüsü için cisim odak dışında olmalıdır.
19. sorunun çözümü
Kalın kenarlı mercek ışınları kenara doğru saptırır; ışınlar toplanmaz, dağılır.
- Tablonun kurgusu şu: solda mercek türü, sağda paralel ışınlara etkisi. Dolu satır: ince kenarlı mercek → ışınları odakta toplar.
- Merceği üst üste dizilmiş prizmalar gibi düşünelim. Bir prizmadan geçen ışık her zaman kalın tarafa doğru sapar; bu, kırılmanın değişmez sonucudur.
- İnce kenarlı mercekte kalın taraf ortadadır, bu yüzden ışınlar eksene doğru sapar ve odakta buluşur. Kalın kenarlı mercekte ise kalın taraf kenarlardadır; ışınlar eksenden UZAĞA saptırılır ve dağılır. Uzantıları merceğin önündeki odakta kesişir.
- Denetleyelim: aynalarda da aynı ikilik var ✓ — çukur toplar, tümsek dağıtır.
Sık yapılan hata: "Işınları yine toplar" demek. Toplama, ÜST SATIRDA ince kenarlı mercek için zaten yazılmış; kalın kenarlıda kalın taraf kenarlarda olduğu için ışınlar dağılır.
20. sorunun çözümü
Miyopta görüntü ağtabakanın önünde oluşur; onu geriye taşımak için dağıtıcı, yani kalın kenarlı mercek gerekir.
- Kusuru yerinden tanımlayalım: göz ışınları olması gerekenden FAZLA topluyor, bu yüzden görüntü ağtabakaya varmadan, önünde oluşuyor.
- Düzeltme için görüntünün biraz geriye, ağtabakaya taşınması gerekir. Bunun yolu, ışınların göze girmeden önce bir miktar açılmasıdır.
- Işınları açan, yani ıraksatan mercek dağıtıcıdır ve dağıtıcı mercek kalın kenarlıdır. Gözlük camı ışınları önceden açar, göz onları toplar ve görüntü tam ağtabakada oluşur.
- Denetleyelim: soruda f < 0 yazıyor ✓ — negatif odak uzaklığı dağıtıcı merceğin işareti.
Sık yapılan hata: "İnce kenarlı (toplayıcı) mercek" demek. Toplayıcı mercek görüntüyü daha da ÖNE çeker ve kusuru artırır; miyopta görüntüyü geriye taşımak gerekir.