11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
| Ölçüt | Kâğıt mektup | E-posta |
|---|---|---|
| Ulaşma süresi | Günler | Saniyeler |
| Ek gönderme | Sınırlı | Dosya eklenebilir |
Tabloda iki iletişim aracı karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre e-postanın resmî yazışmalarda yaygınlaşmasının temel nedeni hangisidir?
- A Daha pahalı olması
- B Daha uzun yazılabilmesi
- C Daha resmî görünmesi
- D İmza gerektirmemesi
- E Hız ve dosya eklenebilmesi gibi pratik üstünlükler taşıması
Yukarıdaki diyalogda güldürü öncelikle hangi yolla sağlanmıştır?
- A Belgesel anlatım
- B Uzun betimlemeler
- C Ölçü ve kafiye
- D Yanlış anlamaya dayalı söz oyunu
- E Sessizlik
Kartlarda günümüzde yaygın olan bazı elektronik içerik biçimleri verilmiştir. Bu içeriklerin geleneksel yazılı türlerden ayrılan en belirgin yönü hangisidir?
- A Hiç metin içermemeleri
- B Ses, görüntü ve metni bir arada kullanabilmeleri
- C Yalnızca resmî olmaları
- D Hiç okur bulamamaları
- E Yalnızca basılı olmaları
Bir yazarın olayları yaşandıkları sırayla değil, karışık bir düzenle anlatmayı seçmesi öncelikle neyi amaçlar?
- A Anlatının kısalmasını
- B Okurun parçaları birleştirerek anlatıya etkin biçimde katılmasını
- C Kişilerin azalmasını
- D Mekânın belirsizleşmesini
- E Anlatıcının kaldırılmasını
Kartlarda dilekçenin bölümleri numaralandırılmıştır. Dilekçenin hangi makama sunulduğunu belirten bölüm kaç numaralıdır?
- A I
- B II
- C III
- D IV
- E II ve III
| Yöntem | Örnek |
|---|---|
| Doğrudan tanıtma | Anlatıcı kişinin özelliklerini sayar |
| Dolaylı tanıtma | ? |
Tabloda kişi tanıtma yöntemleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A Kişi, davranış ve konuşmalarıyla okura tanıtılır
- B Kişi hiç tanıtılmaz
- C Kişinin adı verilmez
- D Kişi yalnızca ölçüyle anlatılır
- E Kişi anlatıcı olur
| Ölçüt | Edebî metin | Öğretici metin |
|---|---|---|
| Amaç | Estetik yaşantı sunmak | Bilgi vermek |
| Dil | Yan anlam ağırlıklı | Temel anlam ağırlıklı |
Tabloda iki metin türü karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre bir metnin edebî sayılmasında belirleyici olan hangisidir?
- A Metnin uzun olması
- B Amacının estetik yaşantı sunması ve dilin yan anlamla kullanılması
- C Metnin yeni yazılmış olması
- D Metnin kısa olması
- E Metnin ölçülü olması
| Anlatıcı | Bilgisi |
|---|---|
| Kahraman anlatıcı | Yalnızca kendi bildiği kadar |
| İlahi anlatıcı | Her şeyi bilir, iç dünyayı da görür |
| Gözlemci anlatıcı | ? |
Tabloda anlatıcı türleri bilgi düzeyine göre sıralanmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?
- A Yalnızca dışarıdan görülebileni aktarır
- B Kişilerin düşüncelerini bilir
- C Olaya katılır
- D Geleceği bilir
- E Hiçbir şey aktarmaz
Bir dilekçe üzerine
Bir öğrenci dilekçesinde isteğini yazmış; ancak tarih, imza ve iletişim bilgilerini eklememiştir.
Yukarıda anlatılan eksikliklerin dilekçenin işlem görmesi bakımından doğuracağı sonuç hangisidir?
- A Dilekçenin daha hızlı işleme alınması
- B Başvurunun sahibine ulaşılamaması ve işlemin yürütülememesi
- C İsteğin kendiliğinden kabul edilmesi
- D Dilekçenin daha resmî sayılması
- E Hiçbir sorun doğmaması
| Amaç | Uygun tür |
|---|---|
| Bir kurumdan izin istemek | Dilekçe |
| Bir aksaklığı güldürerek eleştirmek | ? |
Tabloda amaca göre tür seçimi verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A Tutanak
- B Resmî yazı
- C Mizahi oyun ya da skeç
- D Rapor
- E Genelge
Bir yazarın romanında kahraman anlatıcıyı tercih etmesinin okuma süreci açısından doğurduğu temel sonuç hangisidir?
- A Okurun her şeyi bilmesi
- B Okurun olayları tek bir kişinin sınırlı bakışından öğrenmesi
- C Anlatıcının yok olması
- D Olay örgüsünün ortadan kalkması
- E Mekânın verilmemesi
Bir romandan bölüm
Aradan üç yıl geçti. Okulunu bitirdi, kısa süre çalıştı, sonra memlekete döndü.
Yukarıdaki parçada uzun bir zaman diliminin birkaç cümlede aktarılması hangi anlatım tekniğine örnektir?
- A Diyalog
- B Geriye dönüş
- C Özetleme
- D İç monolog
- E Betimleme
Şemada bir romanın zaman kurgusu verilmiştir. Bu kurgunun okur üzerindeki temel etkisi hangisidir?
- A Okurun olayı hiç anlamaması
- B Okurun şimdiki durumu geçmişin ışığında yeniden değerlendirmesi
- C Anlatının kısalması
- D Kişilerin silinmesi
- E Mekânın kaybolması
| Mektup türü | Muhatabı ve amacı |
|---|---|
| Özel mektup | Yakın çevreye, kişisel |
| Resmî mektup | Kurumlara, iş amaçlı |
| Edebî mektup | ? |
Tabloda mektup türleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?
- A Ticari sipariş bildiren
- B Yalnızca resmî kurumlara yazılan
- C Yalnızca aile içinde yazılan
- D Sanatçılar arasında, edebî konuların tartışıldığı
- E Askerî emir ileten
Bir oyun üzerine
Oyunda mahalleye yeni gelen görevlinin işleri sürekli ertelemesi, komşuların birbirine sitem etmesiyle gülünç bir biçimde ele alınmıştır.
Yukarıda anlatılan durumda mizahın üstlendiği işlev hangisidir?
- A Kişileri tanıtmak
- B Bilgi vermek
- C Belge sunmak
- D Ölçü öğretmek
- E Toplumsal bir aksaklığı güldürerek eleştirmek
Bir öğrencinin okul yönetimine yazdığı e-postada kısaltmalar ve emojiler kullanması neden uygun değildir?
- A İletişim ortamı değişse de resmî yazışmanın üslup kuralları değişmez.
- B E-posta hiçbir zaman resmî olamaz.
- C Emojiler hiçbir metinde kullanılmaz.
- D Kısaltmalar dilbilgisine aykırıdır.
- E E-postada yalnızca şiir yazılır.
Yukarıdaki diyaloga göre kişilerle ilgili yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A İki kişi de aynı tutumdadır.
- B Kişilerin hiçbir özelliği verilmemiştir.
- C Kişiler, sözleri aracılığıyla farklı tutumlarıyla tanıtılmıştır.
- D Diyalogda mekân belirtilmiştir.
- E Kişiler anlatıcı tarafından doğrudan tanıtılmıştır.
İnternette karşılaşılan bir bilgiyi paylaşmadan önce kaynağını denetlemenin en önemli gerekçesi hangisidir?
- A İnternetin yavaş olması
- B Paylaşımın uzun sürmesi
- C Doğrulanmamış bilginin hızla yayılarak yanlış kanı oluşturabilmesi
- D Kaynakların hiç bulunamaması
- E Bilginin gereksiz olması
| Cümle | Uygunluk |
|---|---|
| "Gereğini arz ederim." | Uygun |
| "Bir an önce halledin artık." | ? |
Tabloda dilekçede kullanılan iki ifade değerlendirilmiştir. İkinci ifadenin uygunluğu ve gerekçesi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A Uygun; dilekçede duygular belirtilir.
- B Uygun; dilekçede günlük dil kullanılır.
- C Uygun değil; dilekçede saygılı ve resmî bir dil kullanılır.
- D Uygun değil; dilekçe çok kısa olmalıdır.
- E Uygun; dilekçede emir cümlesi tercih edilir.
Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Anlatı yalnızca olaydan ibarettir.
- B Anlatıda anlatıcının önemi yoktur.
- C Zaman kurgusu okuru etkilemez.
- D Dil ile kültürün ilgisi yoktur.
- E Anlatı; anlatıcı seçimi, zaman kurgusu ve dil aracılığıyla hem hikâyeyi hem kültürü aktaran bir yapıdır.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Anında ulaşması ve belge eklenebilmesi, e-postayı resmî yazışmada pratik kılmıştır.
- Tablodaki iki ölçütü okuyalım: ulaşma süresi ve ek gönderme.
- Birinci ölçütte fark büyük: kâğıt mektup günlerle, e-posta saniyelerle ölçülüyor. Resmî işlerde süre çoğu kez belirleyicidir.
- İkinci ölçütte de e-posta üstün: dosya eklenebiliyor, yani belgeler yazının kendisiyle birlikte gidiyor. Yaygınlaşmayı açıklayan şey bu iki pratik üstünlüktür.
- Denetleyelim: tabloda maliyet ya da resmîlik ölçütü yok ✓ — karşılaştırma yalnız bu iki başlıkta.
Sık yapılan hata: "Daha resmî görünmesi" demek. Tabloda resmîlikle ilgili bir ölçüt YOK; karşılaştırma ulaşma süresi ve ek gönderme üzerinden yapılıyor.
2. sorunun çözümü
Güldürü, sözcüklerin yanlış anlaşılmasına dayalı söz oyunuyla kurulmuştur.
- Diyalogdaki iki konuşmayı karşılaştıralım. Hacivat ağdalı bir dille konuşuyor: "meselenin aslı şudur ki…"
- Karagöz bu sözü duyduğu gibi, bambaşka bir anlamda alıyor ve çorba ısmarlanıp ısmarlanmadığını soruyor.
- Gülünç olan şey olayın kendisi değil, aynı sözün iki kişide iki ayrı anlama gelmesi. Güldürü, yanlış anlamaya dayalı söz oyunuyla kuruluyor.
- Denetleyelim: diyalogda ölçü, kafiye ya da betimleme yok ✓ — güldürüyü kuran tek şey sözün kendisi.
Sık yapılan hata: "Uzun betimlemeler" demek. Diyalogda betimleme YOK; güldürüyü kuran şey, Hacivat’ın sözünün Karagöz tarafından başka anlamda anlaşılmasıdır.
3. sorunun çözümü
Elektronik içerikler ses, görüntü ve metni bir arada kullanabildiği için çok ortamlı anlatım sunar.
- Üç kartı okuyalım: blog yazısı, podcast, video içerik. Her biri farklı bir kanal kullanıyor — sırasıyla metin, ses ve görüntü.
- Geleneksel yazılı türlerde anlatım tek kanala, yazıya bağlıdır; okur sesi duymaz, görüntüyü izlemez.
- Elektronik ortamda bu kanallar aynı içerikte birleşebilir: bir yazıya ses kaydı ve video eklenebilir. En belirgin ayrım budur.
- Denetleyelim: elektronik içerikler metni dışlamıyor ✓ — metnin üstüne başka kanallar ekliyor.
Sık yapılan hata: "Hiç metin içermemeleri" demek. Kartlardaki blog yazısı doğrudan METİNDİR; ayırt edici yön metnin yokluğu değil, yanına ses ve görüntünün eklenebilmesidir.
4. sorunun çözümü
Kırık zaman düzeni okuru parçaları birleştirmeye yönelterek anlatıya etkin biçimde katar.
- Yazarın ne yaptığını belirleyelim: olayları yaşandıkları sırayla değil, karışık bir düzenle anlatıyor.
- Bu tercih okurun işini değiştiriyor. Olaylar sırayla verilseydi okur akışı hazır bulurdu; karışık düzende ise hangi olayın hangisinden önce geldiğini kendisi kurmak zorunda.
- Amaçlanan da budur: okurun parçaları birleştirerek anlatıya etkin biçimde katılması.
- Denetleyelim: "anlatının kısalmasını" seçeneği ✓ — sıranın değişmesi metnin uzunluğunu değiştirmiyor.
Sık yapılan hata: "Anlatıcının kaldırılmasını" demek. Zaman düzeninin değişmesi anlatıcıyı ORTADAN kaldırmaz; değişen şey olayların hangi sırayla sunulduğudur.
5. sorunun çözümü
Dilekçenin en üstündeki hitap bölümü, yazının hangi makama sunulduğunu belirtir.
- Kartlardaki bölümleri sırayla okuyalım: hitap, metin, tarih ve imza, ad-soyad ve adres.
- Sorunun istediği bölüm muhatabı gösteren bölüm. Metin isteği, tarih ve imza sorumluluğu, ad-soyad ve adres ise başvuranı tanıtıyor.
- Geriye hitap kalıyor: dilekçenin en üstünde muhatap makamın adı yazılır. Aranan bölüm I numaralıdır.
- Denetleyelim: hitap olmadan dilekçenin kime yazıldığı belirsiz kalırdı ✓ — bu yüzden en başta yer alıyor.
Sık yapılan hata: IV demek. Ad, soyad ve adres bölümü BAŞVURANI tanıtır; muhatap makamı belirten bölüm en üstteki hitaptır.
6. sorunun çözümü
Dolaylı tanıtmada okur kişiyi davranış, konuşma ve tepkilerinden tanır.
- Tablonun kurgusu şu: solda tanıtma yöntemi, sağda örneği. İki yöntem aynı işi iki ayrı yoldan yapıyor.
- Dolu satır: doğrudan tanıtma → anlatıcı kişinin özelliklerini sayar. Burada bilgi hazır verilir; okur "cömert biriydi" cümlesini okur.
- Dolaylı tanıtmada ise anlatıcı böyle bir cümle kurmaz. Kişi davranışlarıyla, konuşmalarıyla ve tepkileriyle gösterilir; nitelemeyi okur kendi yapar.
- Denetleyelim: "kişi hiç tanıtılmaz" seçeneği ✓ — dolaylı tanıtmada da kişi tanıtılıyor, yalnız yolu farklı.
Sık yapılan hata: "Kişi hiç tanıtılmaz" demek. Dolaylı tanıtma bir tanıtma YÖNTEMİDİR; kişi yine tanıtılır, ama özellikleri sayılarak değil gösterilerek.
7. sorunun çözümü
Edebî metni belirleyen, estetik yaşantı sunması ve dili yan anlam değeriyle kullanmasıdır.
- Tablonun kurgusu şu: üstte ölçüt, yanda edebî ve öğretici metnin karşılığı. İki ölçüt veriliyor: amaç ve dil.
- Amaç satırı: edebî metin estetik yaşantı sunuyor, öğretici metin bilgi veriyor. Dil satırı: biri yan anlam, öteki temel anlam ağırlıklı.
- Belirleyici olan bu iki ölçüttür. Bir metni edebî yapan şey uzunluğu ya da yazıldığı tarih değil, amacı ve dili kullanma biçimidir.
- Denetleyelim: "metnin ölçülü olması" seçeneği ✓ — ölçü yalnız şiirde bulunur, oysa roman ve hikâye de edebî metindir.
Sık yapılan hata: "Metnin uzun olması" demek. Uzunluk tabloda bir ÖLÇÜT olarak yer almıyor; belirleyici olan amacın ve dil kullanımının niteliğidir.
8. sorunun çözümü
Gözlemci anlatıcı yalnızca dışarıdan gözlenebilen davranış ve konuşmaları aktarır.
- Tablonun ölçütü anlatıcının bilgi düzeyi. Üç anlatıcı bu ölçüte göre sıralanıyor.
- Dolu satırlar iki ucu veriyor: kahraman anlatıcı yalnızca kendi bildiği kadarını aktarıyor; ilahi anlatıcı her şeyi biliyor, kişilerin iç dünyasını da görüyor.
- Gözlemci anlatıcı bu ikisinin arasında değil, başka bir konumdadır: bir kamera gibi davranır ve yalnızca dışarıdan görülebileni aktarır. İç dünyaya giremez.
- Denetleyelim: "kişilerin düşüncelerini bilir" seçeneği ✓ — bu, ÜST SATIRDA ilahi anlatıcı için zaten yazılmış.
Sık yapılan hata: "Kişilerin düşüncelerini bilir" demek. Bu, ÜST SATIRDA ilahi anlatıcı için zaten yazılmış; gözlemci anlatıcı iç dünyaya giremez.
9. sorunun çözümü
İmza sorumluluğu, iletişim bilgisi ise geri dönüşü sağlar; ikisi de yoksa işlem yürütülemez.
- Eksik bırakılan bilgilerin her birinin ne işe yaradığını soralım.
- İmza, başvurunun gerçekten o kişiye ait olduğunu ve sorumluluğun üstlenildiğini gösterir; imzasız bir kâğıt kimin adına işlem yapılacağını belirsiz bırakır.
- İletişim bilgisi sonucun bildirilmesini, tarih ise başvurunun ne zaman yapıldığını belgeler. Bunlar olmadan başvuru sahibine ulaşılamaz ve işlem yürütülemez.
- Denetleyelim: isteğin yazılmış olması tek başına yetmiyor ✓ — dilekçenin biçim koşulları da işlevsel.
Sık yapılan hata: "İsteğin kendiliğinden kabul edilmesi" demek. Eksik bilgi başvuruyu kolaylaştırmaz; tersine sahibine ulaşılamadığı için işlem YÜRÜTÜLEMEZ.
10. sorunun çözümü
Güldürerek eleştiri, mizahi oyun ya da skeç gibi türlerle yapılır.
- Tablonun kurgusu şu: solda amaç, sağda o amaca uygun tür. Türü belirleyen şey amaç.
- Dolu satır: bir kurumdan izin istemek → dilekçe. Amaç resmî bir işlem olduğu için tür de resmî bir yazı.
- İkinci amaç ise bir aksaklığı güldürerek eleştirmek; bu, resmî bir yazıyla yapılamaz. Mizahi oyun ya da skeç bu amaca uygundur.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki tutanak, rapor ve genelge resmî türler ✓ — hiçbiri güldürü barındırmaz.
Sık yapılan hata: "Resmî yazı" demek. Resmî yazı türleri bilgi vermek ve işlem yürütmek içindir; güldürerek eleştirmek mizahi oyun ya da skeçle yapılır.
11. sorunun çözümü
Kahraman anlatıcı yalnızca kendi bildiğini aktarabildiği için okurun bilgisi de bu bakışla sınırlanır.
- Kahraman anlatıcının konumunu hatırlayalım: olayın içinde bir kişidir ve yalnızca kendi gördüğünü, duyduğunu, düşündüğünü bilir.
- Okurun elindeki tek kaynak da bu anlatıcıdır. Anlatıcının bilmediği bir şey metne girmez; başka bir odada olan biten okura ulaşmaz.
- Bu yüzden tercihin okuma sürecindeki temel sonucu şudur: okur olayları tek bir kişinin sınırlı bakışından öğrenir.
- Denetleyelim: "okurun her şeyi bilmesi" seçeneği ✓ — bu ancak ilahi anlatıcıda mümkün olurdu.
Sık yapılan hata: "Okurun her şeyi bilmesi" demek. Her şeyi bilme İLAHİ anlatıcının özelliğidir; kahraman anlatıcı okura yalnız kendi bildiğini verebilir.
12. sorunun çözümü
Uzun bir zaman diliminin kısaltılarak aktarılmasına özetleme denir.
- Parçada ne kadarlık bir süre anlatıldığına bakalım: üç yıl. Bu süre içinde okul bitiyor, bir iş dönemi geçiyor ve memlekete dönülüyor.
- Şimdi bu sürenin kapladığı yere bakalım: yalnızca iki cümle. Yani zaman metinde çok küçük bir alana sıkıştırılmış.
- Anlatı zamanının bu biçimde kısaltılmasına özetleme denir.
- Denetleyelim: geriye dönüş seçeneği ✓ — orada zamanın yönü değişir, burada ise yönü aynı, yalnız hızı artıyor.
Sık yapılan hata: Betimleme demek. Betimleme bir varlığı ya da yeri AYRINTILANDIRARAK anlatır, yani metinde yer açar; burada ise üç yıl iki cümleye sıkıştırılıyor.
13. sorunun çözümü
Bugünden geçmişe dönüp yeniden bugüne gelinmesi, okurun aynı durumu geçmişin ışığında yeniden değerlendirmesini sağlar.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: anlatı bugünden başlar → geçmişe dönülür → yeniden bugüne dönülür.
- Son basamağa dikkat edelim. Okur aynı ana geri dönüyor, ama artık elinde geçmişten öğrendiği bilgi var.
- Bu yüzden ikinci karşılaşma birincisi gibi olmuyor: aynı durum, öğrenilenlerin ışığında yeniden değerlendiriliyor. Kurgunun temel etkisi budur.
- Denetleyelim: "anlatının kısalması" seçeneği ✓ — geçmiş bölümü eklendiği için anlatı kısalmıyor, uzuyor.
Sık yapılan hata: "Okurun olayı hiç anlamaması" demek. Kurgu anlamayı GÜÇLEŞTİRMİYOR; geçmişten verilen bilgi bugünkü durumu daha anlaşılır kılıyor.
14. sorunun çözümü
Edebî mektup, çoğunlukla sanatçılar arasında yazılan ve edebî konuların tartışıldığı türdür.
- Tablonun kurgusu şu: solda mektup türü, sağda muhatabı ve amacı.
- Dolu satırlar: özel mektup yakın çevreye ve kişisel amaçla, resmî mektup kurumlara ve iş amacıyla yazılıyor. İkisi muhatap ve amaç bakımından ayrılıyor.
- Edebî mektup üçüncü bir alan açar: muhatap çoğunlukla bir başka sanatçıdır ve konu edebiyatın kendisidir.
- Denetleyelim: "yalnızca resmî kurumlara" karşılığı üst satırla çakışırdı ✓ — her satır ayrı bir alanı anlatmalı.
Sık yapılan hata: "Yalnızca aile içinde yazılan" demek. Bu, ÜST SATIRDAKİ özel mektubun alanına girer; edebî mektup sanatçılar arasında edebî konuların tartışıldığı türdür.
15. sorunun çözümü
Mizah, toplumsal bir aksaklığı güldürerek eleştirme işlevi üstlenir.
- Anlatılan durumu ayıralım: bir görevli işleri sürekli erteliyor, komşular birbirine sitem ediyor ve bunlar gülünç bir biçimde sunuluyor.
- Ortada bir aksaklık var ve oyun bunu gizlemiyor; ama doğrudan suçlayan bir dille de anlatmıyor.
- Güldürü, izleyicinin aksaklığı fark etmesini sağlarken savunmaya geçmesini önler. Mizahın burada üstlendiği işlev, toplumsal bir aksaklığı güldürerek eleştirmektir.
- Denetleyelim: oyunda bir bilgi ya da belge sunulmuyor ✓ — anlatılan şey bir aksaklık ve ona verilen tepki.
Sık yapılan hata: "Bilgi vermek" demek. Oyunda bir bilgi aktarımı YOK; anlatılan aksaklık gülünç bir biçimde sunularak eleştiriliyor.
16. sorunun çözümü
İletişim ortamı değişse de resmî yazışmanın üslup kuralları değişmez.
- Durumu belirleyelim: öğrenci okul yönetimine yazıyor, yani muhatap resmî bir makam.
- Üslubu belirleyen şey aracın kendisi değil, muhataptır. Aynı öğrenci arkadaşına kısaltma ve emojiyle yazabilirdi; orada değişen muhatap olurdu.
- Muhatap resmî olduğu için resmî yazışma kuralları geçerlidir; kısaltma ve emoji bu kurallara uymaz.
- Denetleyelim: e-posta resmî yazışmalarda zaten kullanılıyor ✓ — sorun aracın kendisinde değil.
Sık yapılan hata: "E-posta hiçbir zaman resmî olamaz." demek. Resmî kurumlar e-postayı YAYGIN olarak kullanır; sorun aracın kendisi değil, resmî bir muhataba uygun olmayan üsluptur.
17. sorunun çözümü
Anlatıcı özellik saymaz; kişiler kendi sözleriyle, yani dolaylı biçimde tanıtılır.
- Diyalogda anlatıcının katkısını arayalım: hiçbir niteleme cümlesi yok. "Sabırsızdı" ya da "yardımseverdi" gibi bir açıklama verilmemiş.
- Buna karşın okur iki kişi hakkında bilgi ediniyor. Birincisinin sözünde bir sitem ve düzen beklentisi var; ikincisinin yanıtında ise gecikmenin nedeni olarak bir yardım anlatılıyor.
- Yani kişiler kendi sözleri aracılığıyla ve farklı tutumlarıyla tanıtılıyor. Bu, dolaylı tanıtmanın uygulanmış hâlidir.
- Denetleyelim: "kişiler anlatıcı tarafından doğrudan tanıtılmıştır" seçeneği ✓ — anlatıcı hiçbir özellik saymıyor.
Sık yapılan hata: "Kişilerin hiçbir özelliği verilmemiştir" demek. Özellikler SAYILMIYOR ama gösteriliyor; sözlerdeki tutum farkı iki kişiyi birbirinden ayırıyor.
18. sorunun çözümü
Elektronik ortamda yayılma hızlı olduğu için doğrulanmamış bilgi kısa sürede yanlış kanı oluşturabilir.
- Elektronik ortamın özelliğinden başlayalım: bir paylaşım anında çok sayıda kişiye ulaşır ve her paylaşan onu yeniden çoğaltır.
- Bu hız, doğru bilgi için olduğu kadar yanlış bilgi için de geçerlidir. Üstelik yanlış bilgi yayıldıktan sonra düzeltme aynı yaygınlığa ulaşmaz.
- Bu yüzden paylaşmadan önce kaynağı denetlemek gerekir; gerekçe, doğrulanmamış bilginin hızla yayılarak yanlış kanı oluşturabilmesidir.
- Denetleyelim: denetim paylaşımdan ÖNCE anlamlı ✓ — sonrasında zarar zaten doğmuş oluyor.
Sık yapılan hata: "Bilginin gereksiz olması" demek. Sorun bilginin gerekli olup olmaması DEĞİL; doğrulanmamış olması ve hızla yayılarak yanlış kanı oluşturabilmesidir.
19. sorunun çözümü
Dilekçe resmî bir yazışmadır; ifadeler saygılı, ölçülü ve nesnel olmalıdır.
- Tablonun kurgusu şu: solda cümle, sağda uygunluk değerlendirmesi.
- Dolu satır: "Gereğini arz ederim." → uygun. Bu ifade isteği bildiriyor ama emir vermiyor; karar makama bırakılıyor.
- İkinci ifade emir kipiyle kurulmuş ve sabırsız bir ton taşıyor. Muhatap resmî bir makam olduğu için bu ton uygun değildir.
- Denetleyelim: iki cümle de aynı isteği taşıyabilir ✓ — ayrım içerikte değil, üslupta.
Sık yapılan hata: "Uygun; dilekçede günlük dil kullanılır." demek. Dilekçe resmî bir yazışmadır ve GÜNLÜK dil değil, saygılı ve ölçülü bir dil gerektirir.
20. sorunun çözümü
Anlatı; anlatıcı seçimi, zaman kurgusu ve dil aracılığıyla hem hikâyeyi hem kültürü aktaran bir yapıdır.
- Üç kartı okuyalım: anlatıcı bakışı belirler, kurgu zamanı düzenler, dil kültürü taşır.
- Kartlar anlatının üç ayrı boyutunu veriyor. Birincisi okurun neyi göreceğini, ikincisi hangi sırayla göreceğini belirliyor.
- Üçüncüsü ise anlatının hikâyeden fazlasını taşıdığını söylüyor: dilin içinde bir dönemin kültürü de geliyor. En kapsayıcı sonuç üçünü birlikte anmalıdır.
- Denetleyelim: "anlatı yalnızca olaydan ibarettir" seçeneği ✓ — kartların hiçbiri olayı tek başına anmıyor.
Sık yapılan hata: "Anlatıda anlatıcının önemi yoktur." demek. Birinci kart tam TERSİNİ söylüyor: bakışı belirleyen şey anlatıcı seçimidir.