11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
ÖlçütKâğıt mektupE-posta
Ulaşma süresiGünlerSaniyeler
Ek göndermeSınırlıDosya eklenebilir

Tabloda iki iletişim aracı karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre e-postanın resmî yazışmalarda yaygınlaşmasının temel nedeni hangisidir?

  1. A Daha pahalı olması
  2. B Daha uzun yazılabilmesi
  3. C Daha resmî görünmesi
  4. D İmza gerektirmemesi
  5. E Hız ve dosya eklenebilmesi gibi pratik üstünlükler taşıması
2
Hacivat:Efendim, meselenin aslı şudur ki...Karagöz:Ne diyorsun sen, çorba mı ısmarladın?

Yukarıdaki diyalogda güldürü öncelikle hangi yolla sağlanmıştır?

  1. A Belgesel anlatım
  2. B Uzun betimlemeler
  3. C Ölçü ve kafiye
  4. D Yanlış anlamaya dayalı söz oyunu
  5. E Sessizlik
3
Blog yazısıPodcastVideo içerik

Kartlarda günümüzde yaygın olan bazı elektronik içerik biçimleri verilmiştir. Bu içeriklerin geleneksel yazılı türlerden ayrılan en belirgin yönü hangisidir?

  1. A Hiç metin içermemeleri
  2. B Ses, görüntü ve metni bir arada kullanabilmeleri
  3. C Yalnızca resmî olmaları
  4. D Hiç okur bulamamaları
  5. E Yalnızca basılı olmaları
4

Bir yazarın olayları yaşandıkları sırayla değil, karışık bir düzenle anlatmayı seçmesi öncelikle neyi amaçlar?

  1. A Anlatının kısalmasını
  2. B Okurun parçaları birleştirerek anlatıya etkin biçimde katılmasını
  3. C Kişilerin azalmasını
  4. D Mekânın belirsizleşmesini
  5. E Anlatıcının kaldırılmasını
5
IHitap (makamadı)IIMetin (istek)IIITarih ve imzaIVAd, soyad,adres

Kartlarda dilekçenin bölümleri numaralandırılmıştır. Dilekçenin hangi makama sunulduğunu belirten bölüm kaç numaralıdır?

  1. A I
  2. B II
  3. C III
  4. D IV
  5. E II ve III
6
YöntemÖrnek
Doğrudan tanıtmaAnlatıcı kişinin özelliklerini sayar
Dolaylı tanıtma?

Tabloda kişi tanıtma yöntemleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

  1. A Kişi, davranış ve konuşmalarıyla okura tanıtılır
  2. B Kişi hiç tanıtılmaz
  3. C Kişinin adı verilmez
  4. D Kişi yalnızca ölçüyle anlatılır
  5. E Kişi anlatıcı olur
7
ÖlçütEdebî metinÖğretici metin
AmaçEstetik yaşantı sunmakBilgi vermek
DilYan anlam ağırlıklıTemel anlam ağırlıklı

Tabloda iki metin türü karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre bir metnin edebî sayılmasında belirleyici olan hangisidir?

  1. A Metnin uzun olması
  2. B Amacının estetik yaşantı sunması ve dilin yan anlamla kullanılması
  3. C Metnin yeni yazılmış olması
  4. D Metnin kısa olması
  5. E Metnin ölçülü olması
8
AnlatıcıBilgisi
Kahraman anlatıcıYalnızca kendi bildiği kadar
İlahi anlatıcıHer şeyi bilir, iç dünyayı da görür
Gözlemci anlatıcı?

Tabloda anlatıcı türleri bilgi düzeyine göre sıralanmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?

  1. A Yalnızca dışarıdan görülebileni aktarır
  2. B Kişilerin düşüncelerini bilir
  3. C Olaya katılır
  4. D Geleceği bilir
  5. E Hiçbir şey aktarmaz
9

Bir dilekçe üzerine

Bir öğrenci dilekçesinde isteğini yazmış; ancak tarih, imza ve iletişim bilgilerini eklememiştir.

Yukarıda anlatılan eksikliklerin dilekçenin işlem görmesi bakımından doğuracağı sonuç hangisidir?

  1. A Dilekçenin daha hızlı işleme alınması
  2. B Başvurunun sahibine ulaşılamaması ve işlemin yürütülememesi
  3. C İsteğin kendiliğinden kabul edilmesi
  4. D Dilekçenin daha resmî sayılması
  5. E Hiçbir sorun doğmaması
10
AmaçUygun tür
Bir kurumdan izin istemekDilekçe
Bir aksaklığı güldürerek eleştirmek?

Tabloda amaca göre tür seçimi verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

  1. A Tutanak
  2. B Resmî yazı
  3. C Mizahi oyun ya da skeç
  4. D Rapor
  5. E Genelge
11

Bir yazarın romanında kahraman anlatıcıyı tercih etmesinin okuma süreci açısından doğurduğu temel sonuç hangisidir?

  1. A Okurun her şeyi bilmesi
  2. B Okurun olayları tek bir kişinin sınırlı bakışından öğrenmesi
  3. C Anlatıcının yok olması
  4. D Olay örgüsünün ortadan kalkması
  5. E Mekânın verilmemesi
12

Bir romandan bölüm

Aradan üç yıl geçti. Okulunu bitirdi, kısa süre çalıştı, sonra memlekete döndü.

Yukarıdaki parçada uzun bir zaman diliminin birkaç cümlede aktarılması hangi anlatım tekniğine örnektir?

  1. A Diyalog
  2. B Geriye dönüş
  3. C Özetleme
  4. D İç monolog
  5. E Betimleme
13
Bugünanlatı başlarGeçmişgeriye dönülürBugünanlatıyadönülür

Şemada bir romanın zaman kurgusu verilmiştir. Bu kurgunun okur üzerindeki temel etkisi hangisidir?

  1. A Okurun olayı hiç anlamaması
  2. B Okurun şimdiki durumu geçmişin ışığında yeniden değerlendirmesi
  3. C Anlatının kısalması
  4. D Kişilerin silinmesi
  5. E Mekânın kaybolması
14
Mektup türüMuhatabı ve amacı
Özel mektupYakın çevreye, kişisel
Resmî mektupKurumlara, iş amaçlı
Edebî mektup?

Tabloda mektup türleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?

  1. A Ticari sipariş bildiren
  2. B Yalnızca resmî kurumlara yazılan
  3. C Yalnızca aile içinde yazılan
  4. D Sanatçılar arasında, edebî konuların tartışıldığı
  5. E Askerî emir ileten
15

Bir oyun üzerine

Oyunda mahalleye yeni gelen görevlinin işleri sürekli ertelemesi, komşuların birbirine sitem etmesiyle gülünç bir biçimde ele alınmıştır.

Yukarıda anlatılan durumda mizahın üstlendiği işlev hangisidir?

  1. A Kişileri tanıtmak
  2. B Bilgi vermek
  3. C Belge sunmak
  4. D Ölçü öğretmek
  5. E Toplumsal bir aksaklığı güldürerek eleştirmek
16

Bir öğrencinin okul yönetimine yazdığı e-postada kısaltmalar ve emojiler kullanması neden uygun değildir?

  1. A İletişim ortamı değişse de resmî yazışmanın üslup kuralları değişmez.
  2. B E-posta hiçbir zaman resmî olamaz.
  3. C Emojiler hiçbir metinde kullanılmaz.
  4. D Kısaltmalar dilbilgisine aykırıdır.
  5. E E-postada yalnızca şiir yazılır.
17
Birinci:Yine mi geç kaldın? Saatine bakmayı öğren artık.İkinci:Kusura bakma, yolda bir yaşlıya yardım ettim.

Yukarıdaki diyaloga göre kişilerle ilgili yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?

  1. A İki kişi de aynı tutumdadır.
  2. B Kişilerin hiçbir özelliği verilmemiştir.
  3. C Kişiler, sözleri aracılığıyla farklı tutumlarıyla tanıtılmıştır.
  4. D Diyalogda mekân belirtilmiştir.
  5. E Kişiler anlatıcı tarafından doğrudan tanıtılmıştır.
18

İnternette karşılaşılan bir bilgiyi paylaşmadan önce kaynağını denetlemenin en önemli gerekçesi hangisidir?

  1. A İnternetin yavaş olması
  2. B Paylaşımın uzun sürmesi
  3. C Doğrulanmamış bilginin hızla yayılarak yanlış kanı oluşturabilmesi
  4. D Kaynakların hiç bulunamaması
  5. E Bilginin gereksiz olması
19
CümleUygunluk
"Gereğini arz ederim."Uygun
"Bir an önce halledin artık."?

Tabloda dilekçede kullanılan iki ifade değerlendirilmiştir. İkinci ifadenin uygunluğu ve gerekçesi hangi seçenekte doğru verilmiştir?

  1. A Uygun; dilekçede duygular belirtilir.
  2. B Uygun; dilekçede günlük dil kullanılır.
  3. C Uygun değil; dilekçede saygılı ve resmî bir dil kullanılır.
  4. D Uygun değil; dilekçe çok kısa olmalıdır.
  5. E Uygun; dilekçede emir cümlesi tercih edilir.
20
Anlatıcı bakışıbelirlerKurgu zamanıdüzenlerDil kültürütaşır

Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Anlatı yalnızca olaydan ibarettir.
  2. B Anlatıda anlatıcının önemi yoktur.
  3. C Zaman kurgusu okuru etkilemez.
  4. D Dil ile kültürün ilgisi yoktur.
  5. E Anlatı; anlatıcı seçimi, zaman kurgusu ve dil aracılığıyla hem hikâyeyi hem kültürü aktaran bir yapıdır.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. E 2. D 3. B 4. B 5. A 6. A 7. B 8. A 9. B 10. C 11. B 12. C 13. B 14. D 15. E 16. A 17. C 18. C 19. C 20. E
1. sorunun çözümü

Anında ulaşması ve belge eklenebilmesi, e-postayı resmî yazışmada pratik kılmıştır.

  1. Tablodaki iki ölçütü okuyalım: ulaşma süresi ve ek gönderme.
  2. Birinci ölçütte fark büyük: kâğıt mektup günlerle, e-posta saniyelerle ölçülüyor. Resmî işlerde süre çoğu kez belirleyicidir.
  3. İkinci ölçütte de e-posta üstün: dosya eklenebiliyor, yani belgeler yazının kendisiyle birlikte gidiyor. Yaygınlaşmayı açıklayan şey bu iki pratik üstünlüktür.
  4. Denetleyelim: tabloda maliyet ya da resmîlik ölçütü yok ✓ — karşılaştırma yalnız bu iki başlıkta.

Sık yapılan hata: "Daha resmî görünmesi" demek. Tabloda resmîlikle ilgili bir ölçüt YOK; karşılaştırma ulaşma süresi ve ek gönderme üzerinden yapılıyor.

2. sorunun çözümü

Güldürü, sözcüklerin yanlış anlaşılmasına dayalı söz oyunuyla kurulmuştur.

  1. Diyalogdaki iki konuşmayı karşılaştıralım. Hacivat ağdalı bir dille konuşuyor: "meselenin aslı şudur ki…"
  2. Karagöz bu sözü duyduğu gibi, bambaşka bir anlamda alıyor ve çorba ısmarlanıp ısmarlanmadığını soruyor.
  3. Gülünç olan şey olayın kendisi değil, aynı sözün iki kişide iki ayrı anlama gelmesi. Güldürü, yanlış anlamaya dayalı söz oyunuyla kuruluyor.
  4. Denetleyelim: diyalogda ölçü, kafiye ya da betimleme yok ✓ — güldürüyü kuran tek şey sözün kendisi.

Sık yapılan hata: "Uzun betimlemeler" demek. Diyalogda betimleme YOK; güldürüyü kuran şey, Hacivat’ın sözünün Karagöz tarafından başka anlamda anlaşılmasıdır.

3. sorunun çözümü

Elektronik içerikler ses, görüntü ve metni bir arada kullanabildiği için çok ortamlı anlatım sunar.

  1. Üç kartı okuyalım: blog yazısı, podcast, video içerik. Her biri farklı bir kanal kullanıyor — sırasıyla metin, ses ve görüntü.
  2. Geleneksel yazılı türlerde anlatım tek kanala, yazıya bağlıdır; okur sesi duymaz, görüntüyü izlemez.
  3. Elektronik ortamda bu kanallar aynı içerikte birleşebilir: bir yazıya ses kaydı ve video eklenebilir. En belirgin ayrım budur.
  4. Denetleyelim: elektronik içerikler metni dışlamıyor ✓ — metnin üstüne başka kanallar ekliyor.

Sık yapılan hata: "Hiç metin içermemeleri" demek. Kartlardaki blog yazısı doğrudan METİNDİR; ayırt edici yön metnin yokluğu değil, yanına ses ve görüntünün eklenebilmesidir.

4. sorunun çözümü

Kırık zaman düzeni okuru parçaları birleştirmeye yönelterek anlatıya etkin biçimde katar.

  1. Yazarın ne yaptığını belirleyelim: olayları yaşandıkları sırayla değil, karışık bir düzenle anlatıyor.
  2. Bu tercih okurun işini değiştiriyor. Olaylar sırayla verilseydi okur akışı hazır bulurdu; karışık düzende ise hangi olayın hangisinden önce geldiğini kendisi kurmak zorunda.
  3. Amaçlanan da budur: okurun parçaları birleştirerek anlatıya etkin biçimde katılması.
  4. Denetleyelim: "anlatının kısalmasını" seçeneği ✓ — sıranın değişmesi metnin uzunluğunu değiştirmiyor.

Sık yapılan hata: "Anlatıcının kaldırılmasını" demek. Zaman düzeninin değişmesi anlatıcıyı ORTADAN kaldırmaz; değişen şey olayların hangi sırayla sunulduğudur.

5. sorunun çözümü

Dilekçenin en üstündeki hitap bölümü, yazının hangi makama sunulduğunu belirtir.

  1. Kartlardaki bölümleri sırayla okuyalım: hitap, metin, tarih ve imza, ad-soyad ve adres.
  2. Sorunun istediği bölüm muhatabı gösteren bölüm. Metin isteği, tarih ve imza sorumluluğu, ad-soyad ve adres ise başvuranı tanıtıyor.
  3. Geriye hitap kalıyor: dilekçenin en üstünde muhatap makamın adı yazılır. Aranan bölüm I numaralıdır.
  4. Denetleyelim: hitap olmadan dilekçenin kime yazıldığı belirsiz kalırdı ✓ — bu yüzden en başta yer alıyor.

Sık yapılan hata: IV demek. Ad, soyad ve adres bölümü BAŞVURANI tanıtır; muhatap makamı belirten bölüm en üstteki hitaptır.

6. sorunun çözümü

Dolaylı tanıtmada okur kişiyi davranış, konuşma ve tepkilerinden tanır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda tanıtma yöntemi, sağda örneği. İki yöntem aynı işi iki ayrı yoldan yapıyor.
  2. Dolu satır: doğrudan tanıtma → anlatıcı kişinin özelliklerini sayar. Burada bilgi hazır verilir; okur "cömert biriydi" cümlesini okur.
  3. Dolaylı tanıtmada ise anlatıcı böyle bir cümle kurmaz. Kişi davranışlarıyla, konuşmalarıyla ve tepkileriyle gösterilir; nitelemeyi okur kendi yapar.
  4. Denetleyelim: "kişi hiç tanıtılmaz" seçeneği ✓ — dolaylı tanıtmada da kişi tanıtılıyor, yalnız yolu farklı.

Sık yapılan hata: "Kişi hiç tanıtılmaz" demek. Dolaylı tanıtma bir tanıtma YÖNTEMİDİR; kişi yine tanıtılır, ama özellikleri sayılarak değil gösterilerek.

7. sorunun çözümü

Edebî metni belirleyen, estetik yaşantı sunması ve dili yan anlam değeriyle kullanmasıdır.

  1. Tablonun kurgusu şu: üstte ölçüt, yanda edebî ve öğretici metnin karşılığı. İki ölçüt veriliyor: amaç ve dil.
  2. Amaç satırı: edebî metin estetik yaşantı sunuyor, öğretici metin bilgi veriyor. Dil satırı: biri yan anlam, öteki temel anlam ağırlıklı.
  3. Belirleyici olan bu iki ölçüttür. Bir metni edebî yapan şey uzunluğu ya da yazıldığı tarih değil, amacı ve dili kullanma biçimidir.
  4. Denetleyelim: "metnin ölçülü olması" seçeneği ✓ — ölçü yalnız şiirde bulunur, oysa roman ve hikâye de edebî metindir.

Sık yapılan hata: "Metnin uzun olması" demek. Uzunluk tabloda bir ÖLÇÜT olarak yer almıyor; belirleyici olan amacın ve dil kullanımının niteliğidir.

8. sorunun çözümü

Gözlemci anlatıcı yalnızca dışarıdan gözlenebilen davranış ve konuşmaları aktarır.

  1. Tablonun ölçütü anlatıcının bilgi düzeyi. Üç anlatıcı bu ölçüte göre sıralanıyor.
  2. Dolu satırlar iki ucu veriyor: kahraman anlatıcı yalnızca kendi bildiği kadarını aktarıyor; ilahi anlatıcı her şeyi biliyor, kişilerin iç dünyasını da görüyor.
  3. Gözlemci anlatıcı bu ikisinin arasında değil, başka bir konumdadır: bir kamera gibi davranır ve yalnızca dışarıdan görülebileni aktarır. İç dünyaya giremez.
  4. Denetleyelim: "kişilerin düşüncelerini bilir" seçeneği ✓ — bu, ÜST SATIRDA ilahi anlatıcı için zaten yazılmış.

Sık yapılan hata: "Kişilerin düşüncelerini bilir" demek. Bu, ÜST SATIRDA ilahi anlatıcı için zaten yazılmış; gözlemci anlatıcı iç dünyaya giremez.

9. sorunun çözümü

İmza sorumluluğu, iletişim bilgisi ise geri dönüşü sağlar; ikisi de yoksa işlem yürütülemez.

  1. Eksik bırakılan bilgilerin her birinin ne işe yaradığını soralım.
  2. İmza, başvurunun gerçekten o kişiye ait olduğunu ve sorumluluğun üstlenildiğini gösterir; imzasız bir kâğıt kimin adına işlem yapılacağını belirsiz bırakır.
  3. İletişim bilgisi sonucun bildirilmesini, tarih ise başvurunun ne zaman yapıldığını belgeler. Bunlar olmadan başvuru sahibine ulaşılamaz ve işlem yürütülemez.
  4. Denetleyelim: isteğin yazılmış olması tek başına yetmiyor ✓ — dilekçenin biçim koşulları da işlevsel.

Sık yapılan hata: "İsteğin kendiliğinden kabul edilmesi" demek. Eksik bilgi başvuruyu kolaylaştırmaz; tersine sahibine ulaşılamadığı için işlem YÜRÜTÜLEMEZ.

10. sorunun çözümü

Güldürerek eleştiri, mizahi oyun ya da skeç gibi türlerle yapılır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda amaç, sağda o amaca uygun tür. Türü belirleyen şey amaç.
  2. Dolu satır: bir kurumdan izin istemek → dilekçe. Amaç resmî bir işlem olduğu için tür de resmî bir yazı.
  3. İkinci amaç ise bir aksaklığı güldürerek eleştirmek; bu, resmî bir yazıyla yapılamaz. Mizahi oyun ya da skeç bu amaca uygundur.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki tutanak, rapor ve genelge resmî türler ✓ — hiçbiri güldürü barındırmaz.

Sık yapılan hata: "Resmî yazı" demek. Resmî yazı türleri bilgi vermek ve işlem yürütmek içindir; güldürerek eleştirmek mizahi oyun ya da skeçle yapılır.

11. sorunun çözümü

Kahraman anlatıcı yalnızca kendi bildiğini aktarabildiği için okurun bilgisi de bu bakışla sınırlanır.

  1. Kahraman anlatıcının konumunu hatırlayalım: olayın içinde bir kişidir ve yalnızca kendi gördüğünü, duyduğunu, düşündüğünü bilir.
  2. Okurun elindeki tek kaynak da bu anlatıcıdır. Anlatıcının bilmediği bir şey metne girmez; başka bir odada olan biten okura ulaşmaz.
  3. Bu yüzden tercihin okuma sürecindeki temel sonucu şudur: okur olayları tek bir kişinin sınırlı bakışından öğrenir.
  4. Denetleyelim: "okurun her şeyi bilmesi" seçeneği ✓ — bu ancak ilahi anlatıcıda mümkün olurdu.

Sık yapılan hata: "Okurun her şeyi bilmesi" demek. Her şeyi bilme İLAHİ anlatıcının özelliğidir; kahraman anlatıcı okura yalnız kendi bildiğini verebilir.

12. sorunun çözümü

Uzun bir zaman diliminin kısaltılarak aktarılmasına özetleme denir.

  1. Parçada ne kadarlık bir süre anlatıldığına bakalım: üç yıl. Bu süre içinde okul bitiyor, bir iş dönemi geçiyor ve memlekete dönülüyor.
  2. Şimdi bu sürenin kapladığı yere bakalım: yalnızca iki cümle. Yani zaman metinde çok küçük bir alana sıkıştırılmış.
  3. Anlatı zamanının bu biçimde kısaltılmasına özetleme denir.
  4. Denetleyelim: geriye dönüş seçeneği ✓ — orada zamanın yönü değişir, burada ise yönü aynı, yalnız hızı artıyor.

Sık yapılan hata: Betimleme demek. Betimleme bir varlığı ya da yeri AYRINTILANDIRARAK anlatır, yani metinde yer açar; burada ise üç yıl iki cümleye sıkıştırılıyor.

13. sorunun çözümü

Bugünden geçmişe dönüp yeniden bugüne gelinmesi, okurun aynı durumu geçmişin ışığında yeniden değerlendirmesini sağlar.

  1. Şemadaki üç basamağı okuyalım: anlatı bugünden başlar → geçmişe dönülür → yeniden bugüne dönülür.
  2. Son basamağa dikkat edelim. Okur aynı ana geri dönüyor, ama artık elinde geçmişten öğrendiği bilgi var.
  3. Bu yüzden ikinci karşılaşma birincisi gibi olmuyor: aynı durum, öğrenilenlerin ışığında yeniden değerlendiriliyor. Kurgunun temel etkisi budur.
  4. Denetleyelim: "anlatının kısalması" seçeneği ✓ — geçmiş bölümü eklendiği için anlatı kısalmıyor, uzuyor.

Sık yapılan hata: "Okurun olayı hiç anlamaması" demek. Kurgu anlamayı GÜÇLEŞTİRMİYOR; geçmişten verilen bilgi bugünkü durumu daha anlaşılır kılıyor.

14. sorunun çözümü

Edebî mektup, çoğunlukla sanatçılar arasında yazılan ve edebî konuların tartışıldığı türdür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda mektup türü, sağda muhatabı ve amacı.
  2. Dolu satırlar: özel mektup yakın çevreye ve kişisel amaçla, resmî mektup kurumlara ve iş amacıyla yazılıyor. İkisi muhatap ve amaç bakımından ayrılıyor.
  3. Edebî mektup üçüncü bir alan açar: muhatap çoğunlukla bir başka sanatçıdır ve konu edebiyatın kendisidir.
  4. Denetleyelim: "yalnızca resmî kurumlara" karşılığı üst satırla çakışırdı ✓ — her satır ayrı bir alanı anlatmalı.

Sık yapılan hata: "Yalnızca aile içinde yazılan" demek. Bu, ÜST SATIRDAKİ özel mektubun alanına girer; edebî mektup sanatçılar arasında edebî konuların tartışıldığı türdür.

15. sorunun çözümü

Mizah, toplumsal bir aksaklığı güldürerek eleştirme işlevi üstlenir.

  1. Anlatılan durumu ayıralım: bir görevli işleri sürekli erteliyor, komşular birbirine sitem ediyor ve bunlar gülünç bir biçimde sunuluyor.
  2. Ortada bir aksaklık var ve oyun bunu gizlemiyor; ama doğrudan suçlayan bir dille de anlatmıyor.
  3. Güldürü, izleyicinin aksaklığı fark etmesini sağlarken savunmaya geçmesini önler. Mizahın burada üstlendiği işlev, toplumsal bir aksaklığı güldürerek eleştirmektir.
  4. Denetleyelim: oyunda bir bilgi ya da belge sunulmuyor ✓ — anlatılan şey bir aksaklık ve ona verilen tepki.

Sık yapılan hata: "Bilgi vermek" demek. Oyunda bir bilgi aktarımı YOK; anlatılan aksaklık gülünç bir biçimde sunularak eleştiriliyor.

16. sorunun çözümü

İletişim ortamı değişse de resmî yazışmanın üslup kuralları değişmez.

  1. Durumu belirleyelim: öğrenci okul yönetimine yazıyor, yani muhatap resmî bir makam.
  2. Üslubu belirleyen şey aracın kendisi değil, muhataptır. Aynı öğrenci arkadaşına kısaltma ve emojiyle yazabilirdi; orada değişen muhatap olurdu.
  3. Muhatap resmî olduğu için resmî yazışma kuralları geçerlidir; kısaltma ve emoji bu kurallara uymaz.
  4. Denetleyelim: e-posta resmî yazışmalarda zaten kullanılıyor ✓ — sorun aracın kendisinde değil.

Sık yapılan hata: "E-posta hiçbir zaman resmî olamaz." demek. Resmî kurumlar e-postayı YAYGIN olarak kullanır; sorun aracın kendisi değil, resmî bir muhataba uygun olmayan üsluptur.

17. sorunun çözümü

Anlatıcı özellik saymaz; kişiler kendi sözleriyle, yani dolaylı biçimde tanıtılır.

  1. Diyalogda anlatıcının katkısını arayalım: hiçbir niteleme cümlesi yok. "Sabırsızdı" ya da "yardımseverdi" gibi bir açıklama verilmemiş.
  2. Buna karşın okur iki kişi hakkında bilgi ediniyor. Birincisinin sözünde bir sitem ve düzen beklentisi var; ikincisinin yanıtında ise gecikmenin nedeni olarak bir yardım anlatılıyor.
  3. Yani kişiler kendi sözleri aracılığıyla ve farklı tutumlarıyla tanıtılıyor. Bu, dolaylı tanıtmanın uygulanmış hâlidir.
  4. Denetleyelim: "kişiler anlatıcı tarafından doğrudan tanıtılmıştır" seçeneği ✓ — anlatıcı hiçbir özellik saymıyor.

Sık yapılan hata: "Kişilerin hiçbir özelliği verilmemiştir" demek. Özellikler SAYILMIYOR ama gösteriliyor; sözlerdeki tutum farkı iki kişiyi birbirinden ayırıyor.

18. sorunun çözümü

Elektronik ortamda yayılma hızlı olduğu için doğrulanmamış bilgi kısa sürede yanlış kanı oluşturabilir.

  1. Elektronik ortamın özelliğinden başlayalım: bir paylaşım anında çok sayıda kişiye ulaşır ve her paylaşan onu yeniden çoğaltır.
  2. Bu hız, doğru bilgi için olduğu kadar yanlış bilgi için de geçerlidir. Üstelik yanlış bilgi yayıldıktan sonra düzeltme aynı yaygınlığa ulaşmaz.
  3. Bu yüzden paylaşmadan önce kaynağı denetlemek gerekir; gerekçe, doğrulanmamış bilginin hızla yayılarak yanlış kanı oluşturabilmesidir.
  4. Denetleyelim: denetim paylaşımdan ÖNCE anlamlı ✓ — sonrasında zarar zaten doğmuş oluyor.

Sık yapılan hata: "Bilginin gereksiz olması" demek. Sorun bilginin gerekli olup olmaması DEĞİL; doğrulanmamış olması ve hızla yayılarak yanlış kanı oluşturabilmesidir.

19. sorunun çözümü

Dilekçe resmî bir yazışmadır; ifadeler saygılı, ölçülü ve nesnel olmalıdır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda cümle, sağda uygunluk değerlendirmesi.
  2. Dolu satır: "Gereğini arz ederim." → uygun. Bu ifade isteği bildiriyor ama emir vermiyor; karar makama bırakılıyor.
  3. İkinci ifade emir kipiyle kurulmuş ve sabırsız bir ton taşıyor. Muhatap resmî bir makam olduğu için bu ton uygun değildir.
  4. Denetleyelim: iki cümle de aynı isteği taşıyabilir ✓ — ayrım içerikte değil, üslupta.

Sık yapılan hata: "Uygun; dilekçede günlük dil kullanılır." demek. Dilekçe resmî bir yazışmadır ve GÜNLÜK dil değil, saygılı ve ölçülü bir dil gerektirir.

20. sorunun çözümü

Anlatı; anlatıcı seçimi, zaman kurgusu ve dil aracılığıyla hem hikâyeyi hem kültürü aktaran bir yapıdır.

  1. Üç kartı okuyalım: anlatıcı bakışı belirler, kurgu zamanı düzenler, dil kültürü taşır.
  2. Kartlar anlatının üç ayrı boyutunu veriyor. Birincisi okurun neyi göreceğini, ikincisi hangi sırayla göreceğini belirliyor.
  3. Üçüncüsü ise anlatının hikâyeden fazlasını taşıdığını söylüyor: dilin içinde bir dönemin kültürü de geliyor. En kapsayıcı sonuç üçünü birlikte anmalıdır.
  4. Denetleyelim: "anlatı yalnızca olaydan ibarettir" seçeneği ✓ — kartların hiçbiri olayı tek başına anmıyor.

Sık yapılan hata: "Anlatıda anlatıcının önemi yoktur." demek. Birinci kart tam TERSİNİ söylüyor: bakışı belirleyen şey anlatıcı seçimidir.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı diğer yazılılar

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.