11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2. Dönem 2. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1

Bir öğrenci farklı kitaplardan beş cümle derlemiştir. Bu cümlelerden hangisi bir otobiyografiden alınmış olabilir?

  1. A Şair, 1920 yılında Bursa'da dünyaya geldi.
  2. B Yazarın eserleri pek çok dile çevrilmiştir.
  3. C Üniversite sınavını kazandığımı öğrendiğim gün, babamın gözlerindeki ışığı hiç unutmadım.
  4. D Ressamın son sergisi 1985'te açıldı.
  5. E Bilim insanı, çalışmalarını ömrünün sonuna kadar sürdürdü.
2

Mizahın eleştiri aracı olarak kullanılırken kişileri küçük düşürmemeye özen gösterilmesi gerektiği söylenir. Bu ölçünün gerekçesi hangisidir?

  1. A Eleştirinin davranışa yönelmesi, kişiyi hedef almaya dönüşmemesi gerektiği
  2. B Mizahın hiç kullanılmaması gerektiği
  3. C Eleştirinin gereksizliği
  4. D Güldürünün yasak olması
  5. E Kişilerin hiç anılmaması gerektiği
3
Muhatap üslububelirlerAraç değişir,kural kalırMizah eleştiritaşır

Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Elektronik iletişimde kural aranmaz.
  2. B Üslup hiçbir zaman değişmez.
  3. C Mizah eleştiri taşıyamaz.
  4. D İletişimde tür ve araç değişse de amaç, muhatap ve üslup uyumu belirleyici kalır.
  5. E Muhatabın üslupla ilgisi yoktur.
4

Bir küçürek hikâye

Telefonu kapattı. Otuz yıllık arkadaşıydı. "Yarın görüşürüz." demişti. Yarın hiç gelmedi.

Yukarıdaki metinde etkinin sağlanmasında en belirleyici olan hangisidir?

  1. A Ayrıntılı kişi tanıtımı
  2. B Uzun betimlemeler
  3. C Söylenmeyeni okura bırakan yoğun ve eksiltili anlatım
  4. D Geniş mekân anlatımı
  5. E Bol diyalog
5

Bir öğrencinin kitap tanıtımından

Yazar, otobiyografisinde dedesinin çocukluğunu ve gençlik yıllarını ayrıntılarıyla anlatmıştır; kendi yaşamından ise hiç söz etmemiştir.

Kutudaki cümle bir öğrencinin kitap tanıtımından alınmıştır. Bu cümlede tür bakımından nasıl bir yanlışlık vardır?

  1. A Anlatılan başkasının yaşamı olduğu için eser otobiyografi değil, biyografi niteliğindedir.
  2. B Otobiyografide çocukluk yılları anlatılmaz.
  3. C Otobiyografi yalnız şiirle yazılır.
  4. D Yanlışlık yoktur; otobiyografi aile büyüklerinin hayatını anlatır.
  5. E Otobiyografide ayrıntıya yer verilmez.
6
Masa vesandalyelerDuvar panosuPenceregörüntüsü

Kartlarda sahnede kullanılan bazı ögeler verilmiştir. Olayın geçtiği yeri seyirciye gösteren bu ögelerin bütününe ne ad verilir?

  1. A Replik
  2. B Kostüm
  3. C Monolog
  4. D Perde
  5. E Dekor
7

Bir romandan bölüm

Kapıyı çalarken elleri titriyordu. Yirmi yıl önce, aynı kapının önünde sırılsıklam beklediği o akşamı hatırladı.

Yukarıdaki parçada anlatının akışının geçmişe dönmesi hangi teknikle sağlanmıştır?

  1. A Diyalog
  2. B İç monolog
  3. C Özetleme
  4. D Geriye dönüş
  5. E Betimleme
8
ÖlçütRomanTiyatro
İç dünyaAnlatıcı doğrudan aktarırMonolog ve davranışla sezdirilir
MekânSınırsız betimlenebilirSahneyle sınırlıdır

Tabloda iki tür karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmaya göre tiyatro yazarının karşılaştığı temel güçlük hangisidir?

  1. A Diyalog yazamamak
  2. B Kişi bulamamak
  3. C Olay kuramamak
  4. D İç dünyayı ve geniş mekânı sahnenin sınırları içinde aktarabilmek
  5. E Perde açamamak
9
TürÖznelliğin yeri
Yaşam öyküsüEn aza indirilir
DenemeYazarın kendi görüşü esastır

Tabloda iki türde öznelliğin yeri karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın gösterdiği temel gerçek hangisidir?

  1. A Denemede nesnellik arandığı
  2. B Öznelliğin her metinde yasak olduğu
  3. C Nesnelliğin gereksiz olduğu
  4. D İki türün aynı olduğu
  5. E Öznelliğin her türde aynı ölçüde kusur sayılmadığı, türün amacına göre değiştiği
10
ToplumSöz varlığında zengin alan
Denizci toplumDeniz ve gemiyle ilgili sözcükler
Tarım toplumuToprak ve ürünle ilgili sözcükler

Tabloda toplumların söz varlığı karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın gösterdiği temel gerçek hangisidir?

  1. A Sözcüklerin anlamsız olması
  2. B Söz varlığının hiç değişmemesi
  3. C Dillerin birbirinden bağımsız olması
  4. D Söz varlığının toplumun yaşam biçimini yansıtması
  5. E Söz varlığının yalnızca yazıyla oluşması
11

Bir metinden bölüm

1910’da bir kasabada doğdu. Öğretmen okulunu bitirdi. Otuz yıl köy okullarında çalıştı; öğrencileri onu sabrıyla hatırlar.

Yukarıdaki parçayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yapılamaz?

  1. A Nesnel bilgiler verilmiştir.
  2. B Kişinin mesleği belirtilmiştir.
  3. C Metinde bir değerlendirme cümlesi de vardır.
  4. D Üçüncü kişi ağzından anlatılmıştır.
  5. E Kişinin kendi kaleminden yazılmıştır.
12

Eski bir eserden (sadeleştirilmiş, kurgusal örnek)

Bu şair Bursa'da doğmuş, medresede okumuş, bir süre kadılık etmiştir. Şiirleri akıcı, söyleyişi temizdir; gazellerinde ince bir hüzün sezilir. Aşağıdaki beyitler onundur.

Kutudaki metin bir şairi hayatı, sanatı ve şiirlerinden örneklerle tanıtmaktadır. Bu metin hangi eser türünün özelliklerini yansıtmaktadır?

  1. A Şuara tezkiresi
  2. B Günlük
  3. C Otobiyografi
  4. D Sefaretname
  5. E Masal
13

Bir otobiyografiden

O yaz, hayatımın en uzun yazıydı. Annemin hastanede geçirdiği her gün, içimde bir şeylerin sessizce eksildiğini hissediyordum.

Kutudaki parça bir otobiyografiden alınmıştır. Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. A Üçüncü kişi ağzından yazılmıştır.
  2. B Bilimsel bir bilgi aktarılmaktadır.
  3. C Kurmaca bir masal anlatılmaktadır.
  4. D Nesnel bir dil kullanılmış, duygulara yer verilmemiştir.
  5. E Yazar kendi yaşantısını öznel duygularıyla aktarmaktadır.
14
Anne:Bu akşam da mı geç kalacaksın?Oğul:Sınav var anne, kütüphanede kalacağım.

Yukarıdaki konuşmanın anlatıya kattığı temel değer hangisidir?

  1. A Kişileri kendi sözleriyle tanıtıp anlatıyı canlandırması
  2. B Zamanı belirsizleştirmesi
  3. C Mekânı ortadan kaldırması
  4. D Anlatıcıyı gereksiz kılması
  5. E Olay örgüsünü bozması
15

Bir romandan bölüm

Dar, penceresiz bir odada oturuyordu; duvarlar her gün biraz daha yaklaşıyormuş gibi geliyordu ona.

Yukarıdaki parçada mekânın bu biçimde betimlenmesinin anlatıdaki işlevi hangisidir?

  1. A Metni öğretici kılması
  2. B Zamanı belirtmesi
  3. C Olay örgüsünü çözmesi
  4. D Anlatıcıyı değiştirmesi
  5. E Kişinin ruh durumunu yansıtması
16

Anı ve otobiyografi, ikisi de yazarın yaşadıklarını anlatan türlerdir. Otobiyografiyi anıdan ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Birinci kişi ağzından yazılması
  2. B Yaşanmış olaylara dayanması
  3. C Yazarın yaşamını bütünlüklü olarak, doğumundan yazıldığı zamana kadar ele alması
  4. D Geçmiş zaman kipinin kullanılması
  5. E Yazarın duygularına yer vermesi
17

Bir oyunda kişiler arasında hiçbir görüş ayrılığı ya da engel bulunmaması durumunda oyunun yapısında ortaya çıkacak temel sorun hangisidir?

  1. A Kostümün seçilememesi
  2. B Dekorun eksik kalması
  3. C Çatışma olmadığı için dramatik örgünün kurulamaması
  4. D Perdenin açılamaması
  5. E Diyalogların uzaması
18
CümleUygunluk
"Gereğini arz ederim."Uygun
"Bir an önce halledin artık."?

Tabloda dilekçede kullanılan iki ifade değerlendirilmiştir. İkinci ifadenin uygunluğu ve gerekçesi hangi seçenekte doğru verilmiştir?

  1. A Uygun; dilekçede duygular belirtilir.
  2. B Uygun; dilekçede günlük dil kullanılır.
  3. C Uygun değil; dilekçede saygılı ve resmî bir dil kullanılır.
  4. D Uygun değil; dilekçe çok kısa olmalıdır.
  5. E Uygun; dilekçede emir cümlesi tercih edilir.
19

Aynı oyun metninin iki farklı yönetmen tarafından sahnelendiğinde farklı etkiler bırakmasının nedeni hangisidir?

  1. A Perdenin kaldırılması
  2. B Metnin değişmesi
  3. C Kişilerin çıkarılması
  4. D Diyalogların silinmesi
  5. E Dekor, ışık, oyunculuk ve yorum tercihlerinin farklı olması
20
Kadın:Bu evde otuz yıl geçti, bir tek kapı değişmedi.Adam:(Pencereye bakar.) Değişen biz olduk.

Yukarıdaki bölümle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yapılamaz?

  1. A Diyalog kullanılmıştır.
  2. B Sahne yönergesi bulunmaktadır.
  3. C Zamanın geçişine gönderme vardır.
  4. D Kişilerin durumuna dair örtük bir ileti vardır.
  5. E Oyunun perde sayısı belirtilmiştir.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. C 2. A 3. D 4. C 5. A 6. E 7. D 8. D 9. E 10. D 11. E 12. A 13. E 14. A 15. E 16. C 17. C 18. C 19. E 20. E
1. sorunun çözümü

Otobiyografide kişi kendi yaşamını anlatır; birinci kişi ağzından yazılmış tek cümle üniversite sınavını anlatan cümledir.

  1. Ne soruluyor: otobiyografiye uyan cümle.
  2. Otobiyografinin anlatıcısı birinci kişidir: "kazandığımı", "unutmadım".
  3. Öteki cümleler üçüncü kişi ağzından (şair, yazar, ressam, bilim insanı) yazılmıştır; biyografiye uyar.
  4. Denetleme: "Bilim insanı … ömrünün sonuna kadar" cümlesini kişinin kendisi yazamaz; ölümünden sonra başkası yazmıştır ✓.
  5. Sık yapılan hata: "Şair, 1920 yılında Bursa'da dünyaya geldi." demek. Doğum bilgisi otobiyografide de bulunur ama "dünyaya geldim" diye birinci kişiyle yazılır.
2. sorunun çözümü

Mizahın hedefi düzeltilmesi istenen davranıştır; kişiyi küçük düşürürse eleştiri niteliğini yitirir.

  1. Mizahın eleştiri aracı olarak ne yaptığını belirleyelim: bir aksaklığı görünür kılar ve düzeltilmesini ister.
  2. Düzeltilebilecek şey davranıştır. Kişinin kendisi hedef alındığında ortada düzeltilecek bir davranış kalmaz; yalnızca aşağılanmış bir kişi kalır.
  3. Bu durumda mizah eleştiri olmaktan çıkar. Ölçünün gerekçesi, eleştirinin davranışa yönelmesi ve kişiyi hedef almaya dönüşmemesi gerektiğidir.
  4. Denetleyelim: aynı ölçüt oyundaki örnekte de geçerliydi ✓ — orada eleştirilen şey erteleme davranışıydı.

Sık yapılan hata: "Mizahın hiç kullanılmaması gerektiği" demek. Ölçü mizahı YASAKLAMIYOR, sınırını çiziyor: hedef davranış olmalı, kişiyi küçük düşürmeye dönüşmemeli.

3. sorunun çözümü

Kartlar muhatap-üslup ilişkisini, aracın kuralı kaldırmadığını ve mizahın eleştirel işlevini birleştirir.

  1. Üç kartı okuyalım: muhatap üslubu belirler, araç değişir kural kalır, mizah eleştiri taşır.
  2. Birinci kart ölçütü koyuyor: üslubu belirleyen şey kime yazıldığıdır. İkinci kart bu ölçütün yeni araçlarda da geçerli olduğunu söylüyor.
  3. Üçüncü kart ise türlerin taşıyabileceği işlevi ekliyor. En kapsayıcı sonuç, tür ve araç değişse de amaç, muhatap ve üslup uyumunun belirleyici kalmasıdır.
  4. Denetleyelim: ünitedeki sorular bu üçünü örnekliyordu ✓ — dilekçe, e-posta ve mizahi oyun.

Sık yapılan hata: "Elektronik iletişimde kural aranmaz." demek. İkinci kart tam TERSİNİ söylüyor: araç değişir ama kural kalır; e-postada da resmî yazışma kuralları geçerlidir.

4. sorunun çözümü

Küçürek hikâyede etki, anlatılmayanın okur tarafından tamamlanmasıyla doğar.

  1. Metinde ne olduğuna değil, ne olmadığına bakalım: kişi tanıtımı yok, betimleme yok, olayın nasıl geliştiği anlatılmıyor.
  2. Söylenmeyen şey asıl olay: "yarın hiç gelmedi" cümlesi ölümü doğrudan söylemiyor, ima ediyor.
  3. Okur bu boşluğu kendi dolduruyor ve etki tam o anda doğuyor. Yoğun ve eksiltili anlatım, türün etkisini kuran şeydir.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki ayrıntılı tanıtım, uzun betimleme ve bol diyalog ✓ — üçü de metinde yok, üstelik boşluğu ortadan kaldırırdı.

Sık yapılan hata: "Uzun betimlemeler" demek. Metinde hiç betimleme YOK; etkiyi yaratan şey de zaten anlatılmayanın okura bırakılmasıdır.

5. sorunun çözümü

Otobiyografi yazarın KENDİ yaşamını anlatır; dedenin yaşamını anlatan eser biyografi niteliğindedir.

  1. Ne soruluyor: tür adlandırmasındaki hata.
  2. Otobiyografinin tanımı: kişinin kendi yaşamını kendisinin yazması.
  3. Eserde anlatılan kişi dededir, yazarın kendi yaşamı hiç yok; bu, başkasının yaşamını anlatmaktır.
  4. Denetleme: yazar dedesini anlatırken üçüncü kişi ağzını kullanır; bu da biyografinin anlatıcısıdır ✓.
  5. Sık yapılan hata: "Yanlışlık yoktur" demek. Yazarın ailesinden birini anlatması eseri otobiyografi yapmaz.
6. sorunun çözümü

Sahnede olayın geçtiği yeri canlandıran eşya ve düzenlemelerin bütününe dekor denir.

  1. Kartlardaki ögeleri okuyalım: masa ve sandalyeler, duvar panosu, pencere görüntüsü.
  2. Üçü de sahnede fiziksel olarak bulunan şeyler ve üçü de aynı işi yapıyor: seyirciye olayın nerede geçtiğini gösteriyor. Bu ögelerle sahne bir odaya dönüşüyor.
  3. Yeri canlandıran bu eşya ve düzenlemelerin bütününe dekor denir.
  4. Denetleyelim: replik ve monolog konuşmayla, kostüm giysiyle, perde ise bölümlemeyle ilgili ✓ — hiçbiri mekânı kurmuyor.

Sık yapılan hata: Kostüm demek. Kostüm oyuncuların GİYSİSİDİR ve kişiyi tanıtır; sahnedeki eşya ve düzenlemelerin bütünü ise dekordur.

7. sorunun çözümü

Anlatının akışı kesilerek geçmişteki bir olaya dönülmesine geriye dönüş denir.

  1. Parçadaki zaman akışını izleyelim: önce şimdiki an var — kapıyı çalarken elleri titriyor.
  2. Ardından anlatı yirmi yıl öncesine gidiyor. Yani ileri doğru akan zaman kesiliyor ve geçmişteki bir ana atlanıyor.
  3. Bu zaman atlamasının adı geriye dönüştür.
  4. Denetleyelim: özetleme seçeneği ✓ — özetlemede zaman ileri doğru akar, yalnız hızlanır; burada ise yön değişiyor.

Sık yapılan hata: Özetleme demek. Özetlemede zaman İLERİ doğru akar ve kısaltılır; burada ise anlatı geçmişteki bir ana dönüyor.

8. sorunun çözümü

Tiyatro yazarı, iç dünyayı ve geniş mekânı sahnenin sınırları içinde aktarmak zorundadır.

  1. Tablonun kurgusu şu: üstte ölçüt, yanda roman ile tiyatronun karşılığı. İki ölçüt veriliyor: iç dünya ve mekân.
  2. İç dünya satırı: romanda anlatıcı doğrudan aktarıyor; tiyatroda ise monolog ve davranışla sezdiriliyor. Yani tiyatroda hazır bir aktarıcı yok.
  3. Mekân satırı: romanda betimleme sınırsız, tiyatroda sahneyle sınırlı. İki satır birlikte yazarın güçlüğünü veriyor — romanda anlatıcının doğrudan yaptığı işleri sahnede dolaylı yollarla yapmak gerekiyor.
  4. Denetleyelim: "diyalog yazamamak" seçeneği ✓ — diyalog tiyatronun güçlüğü değil, temel aracı.

Sık yapılan hata: "Olay kuramamak" demek. Tiyatro da roman gibi bir OLAY örgüsü kurar; güçlük olayı kurmakta değil, iç dünyayı ve mekânı sahnenin sınırlarında aktarmakta.

9. sorunun çözümü

Karşılaştırma, öznelliğin her türde aynı ölçüde kusur sayılmadığını, türün amacına göre değiştiğini gösterir.

  1. Tablodaki iki türü okuyalım: yaşam öyküsünde öznellik en aza indirilir; denemede yazarın kendi görüşü esastır.
  2. Neden farklı? Yaşam öyküsünün amacı bir kişi hakkında doğru bilgi vermektir; yazarın kişisel yorumu bu amacı zedeler.
  3. Denemenin amacı ise yazarın bir konudaki kişisel düşüncesini paylaşmaktır; öznellik bu türün kusuru değil, özüdür.
  4. Denetleyelim: öznelliğin yeri iki türde farklı ve fark türlerin amacından doğuyor ✓

Sık yapılan hata: "Öznelliğin her metinde yasak olduğu" demek. Tablo denemede yazarın kendi görüşünün esas olduğunu söylüyor; öznellik her yerde yasak olsaydı deneme türü var olamazdı.

10. sorunun çözümü

Toplum hangi alanla yoğun ilgiliyse o alanda ayrıntılı sözcükler geliştirir; söz varlığı yaşam biçimini yansıtır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda toplum, sağda söz varlığında zengin olan alan.
  2. İki satırı yan yana koyalım: denizci toplumda deniz ve gemiyle ilgili sözcükler, tarım toplumunda toprak ve ürünle ilgili sözcükler zengin.
  3. Her toplumun zengin olduğu alan, günlük hayatını geçirdiği alanla aynı. İnsanlar sık karşılaştıkları şeyleri ayırt etmek için daha çok sözcüğe ihtiyaç duyar. Karşılaştırmanın gösterdiği gerçek budur.
  4. Denetleyelim: "söz varlığının hiç değişmemesi" seçeneği ✓ — yaşam biçimi değiştiğinde söz varlığı da değişir.

Sık yapılan hata: "Dillerin birbirinden bağımsız olması" demek. Tabloda diller değil TOPLUMLARIN yaşam biçimleri karşılaştırılıyor; gösterilen şey söz varlığı ile yaşam arasındaki bağdır.

11. sorunun çözümü

Parça üçüncü kişi ağzından yazılmıştır; "Kişinin kendi kaleminden yazılmıştır." değerlendirmesi yapılamaz.

  1. Soru olumsuz: yapılamayacak değerlendirmeyi arıyoruz. Şıkları parçayla tek tek karşılaştıralım.
  2. Nesnel bilgi var mı? Evet: 1910’da doğdu, öğretmen okulunu bitirdi. Meslek belirtilmiş mi? Evet: öğretmen, otuz yıl köy okullarında çalıştı. Değerlendirme cümlesi var mı? Evet: "öğrencileri onu sabrıyla hatırlar."
  3. Fiillere bakalım: "doğdu", "bitirdi", "çalıştı" üçüncü tekil kişi ekleriyle çekimlenmiş. Kişi kendini yazsaydı "doğdum", "bitirdim" derdi; demek ki metni bir başkası yazmıştır.
  4. Denetleyelim: dört değerlendirme parçayla uyuşuyor, yalnız "kendi kaleminden" ifadesi fiil çekimleriyle çelişiyor ✓

Sık yapılan hata: "Metinde bir değerlendirme cümlesi de vardır." seçeneğini yapılamaz sanmak. Parçanın büyük bölümü nesnel bilgi olduğu için gözden kaçar; ama "öğrencileri onu sabrıyla hatırlar" cümlesi kişinin sabırlı olduğunu söyleyen bir değerlendirmedir.

12. sorunun çözümü

Şairin hayatını, sanatına dair değerlendirmeyi ve şiir örneğini bir arada veren metin şuara tezkiresine özgüdür.

  1. Ne soruluyor: metnin ait olduğu eser türü.
  2. Metinde üç parça var: hayat (doğum yeri, eğitim, meslek), sanat (akıcı şiir, hüzünlü gazel), örnek (beyitler).
  3. Bu üçlü yapı şuara tezkiresi maddelerinin kalıbıdır.
  4. Denetleme: anlatıcı şairin kendisi değil ("bu şair … doğmuş"); otobiyografi ve günlük elenir ✓.
  5. Sık yapılan hata: Otobiyografi demek. Metin şairi dışarıdan ve üçüncü kişi ağzından tanıtıyor.
13. sorunun çözümü

Yazar kendi yaşadığı bir dönemi birinci kişi ağzından ve duygularını belirterek ("içimde bir şeylerin eksildiğini hissediyordum") anlatıyor.

  1. Ne soruluyor: parçanın anlatım özelliği.
  2. Anlatım birinci kişi: "hayatımın", "annemin", "hissediyordum".
  3. "En uzun yaz", "içimde bir şeylerin eksilmesi" gibi ifadeler kişisel duyguları yansıtır; anlatım özneldir.
  4. Denetleme: parçada doğrulanabilir bilimsel bilgi ya da hayal ürünü olay yok ✓.
  5. Sık yapılan hata: "Nesnel bir dil kullanılmış" demek. Otobiyografi gerçeğe dayanır ama yazar kendi duygularını anlattığı için anlatım çoğu kez özneldir.
14. sorunun çözümü

Diyalog, kişileri kendi sözleriyle tanıtır ve anlatıya hareket katar.

  1. Konuşmada anlatıcının ne yaptığına bakalım: hiçbir şey. Kişiler doğrudan konuşuyor, aralarına bir açıklama girmiyor.
  2. Yine de okur bilgi ediniyor. Annenin sorusundaki kaygı, oğlunun yanıtındaki gerekçe; ikisi de kişilerin durumunu ve tavrını gösteriyor.
  3. İkinci katkı canlılıkta: aktarılan bir konuşma yerine konuşmanın kendisi verildiği için sahne okurun önünde geçiyor.
  4. Denetleyelim: "anlatıcıyı gereksiz kılması" seçeneği ✓ — diyalog anlatıcıyı ortadan kaldırmaz, bir bölüm için susturur.

Sık yapılan hata: "Olay örgüsünü bozması" demek. Diyalog olay örgüsünü BOZMAZ, onu bir sahne olarak ilerletir; kattığı şey tanıtım ve canlılıktır.

15. sorunun çözümü

Mekân betimlemesi burada yeri tanıtmakla kalmaz, kişinin ruh durumunu yansıtır.

  1. Betimlemedeki iki ögeyi ayıralım. Birincisi nesnel: oda dar ve penceresiz.
  2. İkincisi ise nesnel değil: duvarların her gün biraz daha yaklaşması. Duvarlar gerçekte yaklaşmıyor; bu, kişinin algısı olarak veriliyor — "geliyordu ona".
  3. Algı kişinin iç durumundan geliyor. Öyleyse mekân burada bir sıkışmışlık duygusunu yansıtan araç olarak kullanılıyor.
  4. Denetleyelim: "zamanı belirtmesi" seçeneği ✓ — betimlemede zamanla ilgili bir bilgi yok.

Sık yapılan hata: "Metni öğretici kılması" demek. Öğretici metin BİLGİ verir; burada ise oda üzerinden bir ruh durumu aktarılıyor.

16. sorunun çözümü

Anı yazarın tanık olduğu belli olayları ve dönemi anlatır; otobiyografi ise yazarın yaşamını bir bütün olarak ele alır.

  1. Ne soruluyor: iki türü ayıran özellik; ortak özellikler ayırt edici olamaz.
  2. Birinci kişi anlatım, gerçek olaylar, geçmiş zaman ve duygular iki türde de bulunur.
  3. Fark kapsamdadır: anı belli bir olayı ya da dönemi, otobiyografi yaşamın bütününü anlatır.
  4. Denetleme: bir kişinin yalnız askerlik yıllarını anlatan kitap anıdır, doğumundan bugüne yaşamını anlatan kitap otobiyografidir ✓.
  5. Sık yapılan hata: "Birinci kişi ağzından yazılması" demek. Anı da birinci kişi ağzından yazılır; ayırt edici değildir.
17. sorunun çözümü

Çatışma bulunmadığında gerilim ve ilerleme doğmaz; bu yüzden dramatik örgü kurulamaz.

  1. Dramatik örgünün merkezinde neyin bulunduğunu hatırlayalım: çatışma.
  2. Çatışmanın işlevini soralım. Kişiler arasında bir görüş ayrılığı ya da engel varsa, seyirci sonucun ne olacağını merak eder ve olay bu merak üzerinden ilerler.
  3. Böyle bir ayrılık yoksa ilerletecek bir güç de kalmaz; serimden sonra düğüm ve doruk oluşmaz. Ortaya çıkan temel sorun, dramatik örgünün kurulamamasıdır.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki kostüm, dekor ve perde ✓ — üçü de sahneleme ögesi, oyunun yapısıyla ilgili değil.

Sık yapılan hata: "Diyalogların uzaması" demek. Sorun konuşmaların UZUNLUĞUNDA değil; çatışma olmadığında oyunu ilerletecek gerilim hiç doğmuyor.

18. sorunun çözümü

Dilekçe resmî bir yazışmadır; ifadeler saygılı, ölçülü ve nesnel olmalıdır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda cümle, sağda uygunluk değerlendirmesi.
  2. Dolu satır: "Gereğini arz ederim." → uygun. Bu ifade isteği bildiriyor ama emir vermiyor; karar makama bırakılıyor.
  3. İkinci ifade emir kipiyle kurulmuş ve sabırsız bir ton taşıyor. Muhatap resmî bir makam olduğu için bu ton uygun değildir.
  4. Denetleyelim: iki cümle de aynı isteği taşıyabilir ✓ — ayrım içerikte değil, üslupta.

Sık yapılan hata: "Uygun; dilekçede günlük dil kullanılır." demek. Dilekçe resmî bir yazışmadır ve GÜNLÜK dil değil, saygılı ve ölçülü bir dil gerektirir.

19. sorunun çözümü

Metin aynı kalsa da dekor, ışık, oyunculuk ve yorum tercihleri farklı etkiler doğurur.

  1. Sorudaki sabit ile değişkeni ayıralım: oyun metni her iki sahnelemede de aynı. Değişen tek şey sahneye koyanlar.
  2. Öyleyse fark metinden gelemez; sahneleme tercihlerinden gelmelidir. Dekor mekânı ve duyguyu, ışık vurguyu, oyunculuk kişinin tonunu belirler.
  3. Yönetmenin yorumu bu tercihleri birleştirir. Aynı metin, bu tercihlerle her seferinde yeniden okunur ve farklı etki bırakır.
  4. Denetleyelim: "metnin değişmesi" seçeneği ✓ — soru metnin aynı olduğunu söylüyor.

Sık yapılan hata: "Kişilerin çıkarılması" demek. Aynı metin sahnelendiğine göre KİŞİLER de aynıdır; değişen şey sahneleme tercihleridir.

20. sorunun çözümü

Bölümde perde sayısına ilişkin hiçbir bilgi bulunmadığı için bu değerlendirme yapılamaz.

  1. Soru "yapılamaz" diyor; öyleyse dört değerlendirme metinden çıkarılabilmeli, biri çıkarılamamalı.
  2. Metinde karşılıklı konuşma var, yani diyalog kullanılmış. Parantez içindeki "pencereye bakar" ifadesi bir sahne yönergesi. "Otuz yıl geçti" zamanın geçişine gönderme yapıyor.
  3. Dördüncüsü de çıkarılabiliyor: "değişen biz olduk" sözü kişilerin durumuna dair örtük bir ileti taşıyor. Geriye kalan yargı ise perde sayısından söz ediyor; metinde böyle bir bilgi yok.
  4. Denetleyelim: çıkarılamayan yargı tek ✓ — öteki dördü doğrudan metinden okunuyor.

Sık yapılan hata: "Sahne yönergesi bulunmaktadır." demek. Bu değerlendirme metinden ÇIKARILABİLİR; parantez içindeki "pencereye bakar" ifadesi tam da bir sahne yönergesidir.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı diğer yazılılar

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.