12. Sınıf Biyoloji 2. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
Kökün görevi

Bitkinin toprak altındaki organı kök olarak adlandırılmaktadır. Kökün başlıca görevi sorulmaktadır. Buna göre kök ne yapar?

  1. A Topraktan su ve mineral emer, bitkiyi tutturur
  2. B Fotosentez yapar
  3. C Polen üretir
  4. D Tohumu korur
  5. E Terlemeyi tümüyle engeller
2

Büyüme hormonunun biyoteknolojik yöntemle üretilmesinden önce yaşanan güçlük sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Hormonun bilinmemesi
  2. B Hormonun gereksiz olması
  3. C Hormonun yalnız insan kaynaklı olarak ve çok sınırlı miktarda elde edilebilmesi
  4. D Hormonun ucuz olması
  5. E Hormonun etkisiz olması
3

Protein sentezi DNA’dan RNA’ya, oradan proteine doğru ilerler; genetik şifre evrenseldir ve genetik mühendisliği gen aktarımını olanaklı kılar. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A Ribozom mRNA’yı üçlüler hâlinde okur.
  2. B Her hücre taşıdığı bütün genleri aynı anda okur.
  3. C Plazmitler taşıyıcı olarak kullanılır.
  4. D Nükleotit eklenmesi okuma çerçevesini kaydırır.
  5. E Bir amino asit birden çok üçlü ile kodlanabilir.
4
Terleme-kohezyon kuramı

Suyun uzun ağaçlarda tepeye kadar çıkması açıklanmaktadır. Bu yükselmeyi sağlayan başlıca güç sorulmaktadır. Buna göre ana etken hangisidir?

  1. A Kök basıncı tek başına
  2. B Yerçekimi
  3. C Rüzgâr basıncı
  4. D Toprak sıcaklığı
  5. E Yapraklardan terleme ile oluşan çekim kuvveti
5
Endemik tür

Yalnız belirli bir bölgede doğal olarak yetişen türler bulunmaktadır. Bu türlere verilen ad aranmaktadır. Buna göre kavram nedir?

  1. A İstilacı tür
  2. B Endemik tür
  3. C Göçmen tür
  4. D Evcil tür
  5. E Kozmopolit tür
6
İki türün de yarar gördüğü ilişki

İki farklı tür bir arada yaşamakta ve ikisi de bu ortaklıktan yarar sağlamaktadır. İlişkinin adı sorulmaktadır. Buna göre bu ilişki nedir?

  1. A Parazitlik
  2. B Avcılık
  3. C Mutualizm
  4. D Rekabet
  5. E Kommensalizm
7
Bitkide üreme organı

Kapalı tohumlu bitkilerde eşeyli üremeyi sağlayan yapı bulunmaktadır. Bu yapının adı sorulmaktadır. Buna göre üreme organı hangisidir?

  1. A Kök
  2. B Gövde
  3. C Yaprak
  4. D Kütikula
  5. E Çiçek
8
Biyoçeşitlilik kaybı

Dünya genelinde tür sayısı hızla azalmaktadır. Bu azalmanın başlıca nedeni sorulmaktadır. Buna göre en önemli neden hangisidir?

  1. A Güneş ışınlarının azalması
  2. B Yaşam alanlarının yok edilmesi
  3. C Yer çekiminin değişmesi
  4. D Gece uzunluğunun artması
  5. E Denizlerin tuzsuzlaşması
9
Karbon döngüsü

Karbon atmosfer ile canlılar arasında sürekli yer değiştirmektedir. Karbonu atmosferden alan süreç aranmaktadır. Buna göre bu süreç hangisidir?

  1. A Solunum
  2. B Yanma
  3. C Fotosentez
  4. D Ayrışma
  5. E Buharlaşma
10

Bir deney düzeneği

Çimlenmekte olan tohumlar kapalı bir kaba konuyor. Kaptan çıkan gaz kireç suyundan geçiriliyor ve kireç suyunun bulandığı gözleniyor.

Yukarıda anlatılan deneyin gösterdiği sonuç sorulmaktadır. Doğru sonuç hangisidir?

  1. A Tohumlar solunum yaparak karbondioksit üretmektedir
  2. B Tohumlar oksijen üretmektedir
  3. C Tohumlar fotosentez yapmaktadır
  4. D Tohumlar ölmüştür
  5. E Gaz azottur
11
SüreçKullanılanÜretilen
FotosentezCO₂ ve H₂OGlikoz ve O₂
SolunumGlikoz ve O₂?

Tabloda iki süreç karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan ifade hangisidir?

  1. A Glikoz ve O₂
  2. B Yalnız oksijen
  3. C Yalnız ATP
  4. D Yalnız su
  5. E CO₂ ve H₂O
12

Genetik bilginin akış yönü

DNA → RNA → Protein

Yukarıda verilen akışta ilk basamağın adı sorulmaktadır. DNA’daki bilginin RNA’ya aktarılmasına ne ad verilir?

  1. A Replikasyon
  2. B Mutasyon
  3. C Translasyon
  4. D Transkripsiyon (yazılma)
  5. E Mitoz
13
Oksin hormonu

Bitkilerde büyümeyi düzenleyen hormonlardan biri oksindir. Oksinin gövdedeki etkisi aranmaktadır. Buna göre oksin ne yapar?

  1. A Hücre bölünmesini tümüyle durdurur
  2. B Gövde hücrelerinin uzamasını sağlar
  3. C Yaprakları yeşillendirir
  4. D Kökü kısaltır
  5. E Tohumu çürütür
14

Fotosentez ürünlerinin taşınmasında "kaynak" ve "havuz" bölgelerinin anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A İkisi de üretim yeridir
  2. B İkisi de tüketim yeridir
  3. C Kaynak üretim ya da depo bölgesi, havuz ise tüketim ya da depolama bölgesidir; taşıma kaynaktan havuza doğrudur
  4. D Aralarında fark yoktur
  5. E Taşıma her zaman yukarı doğrudur
15
TepecikBoyuncukYumurtalık

Şekilde çiçeğin öbür organının bölümleri sıralanmıştır. Bu organın adı sorulmaktadır. Buna göre organ hangisidir?

  1. A Erkek organ
  2. B Taç yaprak
  3. C Dişi organ
  4. D Çanak yaprak
  5. E Bal özü bezi
16
Meyvenin kaynağı

Döllenmeden sonra çiçeğin bir bölümü gelişerek meyveye dönüşmektedir. Bu bölüm sorulmaktadır. Buna göre meyve neyden oluşur?

  1. A Tepecikten
  2. B Yumurtalıktan
  3. C Taç yapraktan
  4. D Sapçıktan
  5. E Kökten
17
12351015200sıcaklık ve rüzgârterleme hızı

Grafikte sıcaklık ve rüzgâr arttıkça terleme hızının değişimi verilmiştir. Bu ilişkinin bitki açısından sonucu nedir?

  1. A Su gereksiniminin azalması
  2. B Su gereksiniminin artması; bu koşullarda bitkinin su kaybını sınırlamak için stomalarını kapatabilmesi
  3. C Fotosentezin hızlanması
  4. D Kökün küçülmesi
  5. E Hiçbir sonucu olmaması
18
Emici tüyler

Kök yüzeyinde çok sayıda ince uzantı bulunmaktadır. Bu uzantıların sağladığı yarar aranmaktadır. Buna göre emici tüyler ne sağlar?

  1. A Bitkinin daha çok ışık almasını
  2. B Gövdenin sertleşmesini
  3. C Emilim yüzeyinin büyümesini
  4. D Meyvenin tatlanmasını
  5. E Polen üretimini
19

Yaprakları koparılmış bir dalın boyalı suda renklenmesinin çok yavaşlaması hangi sonucu gösterir?

  1. A Suyun taşınmadığını
  2. B Dalın öldüğünü
  3. C Boyanın etkisiz olduğunu
  4. D Su taşınmasını sürükleyen başlıca gücün yapraklardaki terleme olduğunu
  5. E Kökün gerekli olduğunu
20

Ekmek hamurunun kabarması ile yoğurdun kabarmaması arasındaki farkın nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Hamurun ısınması
  2. B Mayanın olmaması
  3. C Sütün farklı olması
  4. D Etil alkol fermantasyonunda karbondioksit gazı açığa çıkması, laktik asit fermantasyonunda ise gaz oluşmaması
  5. E Yoğurdun soğuk olması
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. A 2. C 3. B 4. E 5. B 6. C 7. E 8. B 9. C 10. A 11. E 12. D 13. B 14. C 15. C 16. B 17. B 18. C 19. D 20. D
1. sorunun çözümü

Kök hem su ve mineral emilimini hem de bitkinin toprağa tutunmasını sağlar.

  1. Kökün konumundan başlayalım: toprağın içindedir ve toprakla doğrudan temas hâlindedir.
  2. Bu temas iki işi mümkün kılar. Birincisi emilim: emici tüyler toprak suyunu ve içindeki mineralleri alır.
  3. İkincisi tutunma: kök toprağa yayılarak bitkiyi sabitler, rüzgâr ve akıntıya karşı ayakta tutar.
  4. Denetleyelim: fotosentez klorofil gerektirir ve YAPRAKTA olur ✓ — kök toprak altında olduğu için ışık alamaz.

Sık yapılan hata: "Fotosentez yapar" demek. Fotosentez ışık ve klorofil gerektirir; kök toprağın altındadır ve ışık almaz, bu iş yapraklarda yapılır.

2. sorunun çözümü

Büyüme hormonu yalnız insan kaynaklı olarak ve çok sınırlı miktarda elde edilebiliyordu.

  1. Soruyu kaynak üzerinden kuralım: biyoteknolojik üretimden önce hormon nereden sağlanıyordu? İnsan dokusundan.
  2. Bunun getirdiği sınırı yazalım: hem kaynak sayısı hem de her kaynaktan elde edilen miktar çok azdı; tek bir hastanın tedavisi için çok sayıda kaynak gerekiyordu.
  3. Öyleyse yaşanan güçlük, hormonun yalnız insan kaynaklı ve çok sınırlı miktarda elde edilebilmesiydi. Gen aktarımıyla üretim bu sınırı ortadan kaldırdı.
  4. Denetleyelim: sınırlı kaynak iki sorun birden doğuruyordu ✓ — hem tedaviye erişim kısıtlıydı hem de insan dokusundan elde etme güvenlik sorunları taşıyordu; yeni yöntem ikisini birden çözdü.

Sık yapılan hata: "Hormonun bilinmemesi" demek. Hormon da etkisi de biliniyordu; sorun bilgide değil, elde edilebilen miktardaydı.

3. sorunun çözümü

Her hücrenin bütün genlerini aynı anda okuduğu yargısı, gen anlatımının düzenlenmesiyle çelişir.

  1. Soru "söylenemez" diyor; öyleyse seçenekleri metne ve konu bilgisine vurup ÇELİŞENİ arayacağız.
  2. Uyuşanları ayıralım: ribozomun üçlüler hâlinde okuması, plazmitlerin taşıyıcı olarak kullanılması, nükleotit eklenmesinin okuma çerçevesini kaydırması ve bir amino asidin birden çok üçlüyle kodlanabilmesi; dördü de konunun kurduğu düzenle örtüşüyor.
  3. Geriye her hücrenin bütün genlerini aynı anda okuduğu yargısı kalıyor. Oysa hücreler gen anlatımını düzenler: her hücre türünde yalnız gerekli genler okunur, ötekiler susturulur. Söylenemeyecek yargı budur.
  4. Denetleyelim: bütün genlerin okunması hem gereksiz hem de olanaksız ✓ — hücre gereksinmediği proteinler için enerji harcamaz, üstelik böyle olsaydı farklılaşma da ortadan kalkardı.

Sık yapılan hata: "Bir amino asit birden çok üçlü ile kodlanabilir" demek. Bu yargı 64 üçlüye karşılık 20 amino asit bulunmasının doğrudan sonucudur; metinle çelişmediği için aranan seçenek o değildir.

4. sorunun çözümü

Yapraklardan su buharlaştıkça oluşan emme kuvveti su sütununu yukarı çeker.

  1. Sorunu netleştirelim: onlarca metre boyundaki bir ağaçta su tepeye kadar nasıl çıkıyor?
  2. Yapraklardan su buharlaşınca (terleme) orada bir emme etkisi doğar; su molekülleri birbirine tutunduğu (kohezyon) için sütun kopmadan yukarı çekilir.
  3. Yani suyu yukarı iten bir pompa yok; onu YUKARIDAN ÇEKEN bir kuvvet var. Ana etken yapraklardan terleme ile oluşan çekim kuvvetidir.
  4. Denetleyelim: kök basıncı yalnız kısa mesafelerde etkili ✓ — tek başına uzun ağaçların tepesini açıklayamıyor.

Sık yapılan hata: "Kök basıncı tek başına" demek. Kök basıncı kısa mesafelerde etkilidir ve uzun ağaçlarda tepeye kadar suyu çıkaramaz; ana etken terleme ile oluşan çekim kuvvetidir.

5. sorunun çözümü

Yalnız belirli bir coğrafyada doğal yayılış gösteren türlere endemik denir.

  1. Sorudaki ölçütü okuyalım: tür YALNIZCA belirli bir bölgede ve DOĞAL olarak yetişiyor.
  2. İki sözcük de önemli. "Yalnızca" dar bir yayılışı, "doğal olarak" ise insan eliyle taşınmadığını gösteriyor.
  3. Bu iki koşulu birlikte taşıyan türlere endemik tür denir.
  4. Denetleyelim: endemik türler dar alana bağlı oldukları için habitat kaybına en açık gruptur ✓ — koruma çalışmalarında öncelikli olmalarının nedeni bu.

Sık yapılan hata: "İstilacı tür" demek. İstilacı tür, doğal olarak BULUNMADIĞI bir bölgeye taşınıp orada yayılan türdür; endemik tür ise kendi dar doğal alanının dışına çıkmaz.

6. sorunun çözümü

Her iki tarafın da yarar gördüğü ortak yaşama mutualizm denir.

  1. Sorudaki ölçütü okuyalım: iki farklı tür bir arada yaşıyor ve İKİSİ DE yarar sağlıyor.
  2. İlişkileri kim yarar görüyor, kim zarar görüyor sorusuna göre ayıralım. Parazitlik ve avcılıkta bir taraf zarar görür; rekabette iki taraf da olumsuz etkilenir.
  3. Kommensalizmde ise bir taraf yarar görür, öteki etkilenmez. İki tarafın da yarar gördüğü ilişki mutualizmdir.
  4. Denetleyelim: baklagil–azot bakterisi ilişkisi de mutualist ✓ — bitki azot, bakteri besin kazanıyor.

Sık yapılan hata: Kommensalizm demek. Kommensalizmde yalnız BİR taraf yarar görür, öteki ne yarar ne zarar görür; soruda ise iki tarafın da yarar sağladığı söyleniyor.

7. sorunun çözümü

Çiçek, erkek ve dişi organları taşıyan eşeyli üreme yapısıdır.

  1. Bitkinin organlarını görevlerine göre ayıralım.
  2. Kök, gövde ve yaprak vejetatif organlardır: beslenme, taşıma ve destek işlerini görürler.
  3. Eşeyli üreme için üreme hücrelerinin üretileceği ve döllenmenin gerçekleşeceği ayrı bir yapı gerekir. Kapalı tohumlularda bu yapı çiçektir.
  4. Denetleyelim: çiçek hem erkek hem dişi organı taşıyabiliyor ✓ — üremenin bütün aşamaları orada tamamlanıyor.

Sık yapılan hata: Yaprak demek. Yaprak FOTOSENTEZ organıdır ve besin üretir; üreme hücreleri ile döllenme çiçekte gerçekleşir.

8. sorunun çözümü

Habitat kaybı, biyoçeşitlilik azalmasının başlıca nedenidir.

  1. Bir türün varlığını neyin sürdürdüğünü düşünelim: beslendiği, barındığı ve ürediği yaşam alanı.
  2. Bu alan tarım, yerleşim, maden ya da yol için ortadan kaldırıldığında tür barınacak yer bulamaz; sayısı düşer ve yerel olarak yok olur.
  3. Dünya genelindeki tür kaybının en büyük nedeni bu yaşam alanı yıkımıdır.
  4. Denetleyelim: öteki seçeneklerde sayılan olaylar (yer çekiminin değişmesi, denizlerin tuzsuzlaşması) gerçekleşmiyor ✓ — habitat kaybı ise her gün sürüyor.

Sık yapılan hata: "Güneş ışınlarının azalması" demek. Böyle bir azalma yaşanmıyor; tür kaybının ölçülen başlıca nedeni yaşam alanlarının YOK EDİLMESİDİR.

9. sorunun çözümü

Fotosentez karbon dioksiti atmosferden alarak organik bileşiklere bağlar.

  1. Seçenekleri karbonun hangi yöne gittiğine göre ayıralım.
  2. Solunum, yanma ve ayrışma organik maddedeki karbonu karbon dioksit olarak HAVAYA verir. Üçü de aynı yönde çalışıyor.
  3. Havadan karbon ALAN tek süreç fotosentezdir: karbon dioksit alınır ve organik bileşiklere bağlanır.
  4. Denetleyelim: iki yön birbirini dengeliyor ✓ — karbon döngüsünün sürmesi bu dengeye bağlı.

Sık yapılan hata: Solunum demek. Solunum karbonu havaya VEREN süreçtir; atmosferden karbon alan süreç fotosentezdir, yani ikisi ters yönde çalışır.

10. sorunun çözümü

Kireç suyunun bulanması CO₂ çıktığını gösterir; çimlenen tohumlar solunum yaparak CO₂ üretmektedir.

  1. Kireç suyu (Ca(OH)₂ çözeltisi) CO₂ ile tepkimeye girip suda çözünmeyen kalsiyum karbonat oluşturur; bulanıklık bundan gelir.
  2. Öyleyse kaptan çıkan gazda CO₂ vardır. Kapta ışığı kullanacak yeşil yaprak henüz yoktur; çimlenen tohum fotosentez yapamaz.
  3. Çimlenme hızlı büyüme demektir ve bol ATP ister; tohum depo besinini solunumla yıkar, CO₂ açığa çıkarır.
  4. Denetleyelim: fotosentez yapılsaydı CO₂ tüketilir, kireç suyu bulanmazdı; bulanma solunumla uyuşur ✓.

Sık yapılan hata: "Tohumlar oksijen üretmektedir" demek. Oksijen kireç suyunu bulandırmaz ve oksijen üretimi fotosentezin işidir; yapraksız, çimlenmekte olan tohum oksijen harcar.

11. sorunun çözümü

Solunumda glikoz ve oksijen harcanır, ürün olarak CO₂ ve H₂O açığa çıkar.

  1. Solunumun özet denklemini yazalım: $C_6H_{12}O_6 + 6O_2 \rightarrow 6CO_2 + 6H_2O + \text{enerji}$.
  2. Sol taraf kullanılan maddeler (glikoz ve O₂), sağ taraf ürünlerdir (CO₂, H₂O ve ATP’ye aktarılan enerji).
  3. Fotosentez satırıyla karşılaştıralım: fotosentezin ham maddesi olan CO₂ ve H₂O, solunumun ürünüdür; biri ötekinin girdisini üretir.
  4. Denetleyelim: boşluğa CO₂ ve H₂O yazıldığında karbon ve oksijen iki süreç arasında döngü kurar ✓.

Sık yapılan hata: "Glikoz ve O₂" demek. Bunlar solunumun ürünü değil kullandığı maddelerdir ve tabloda zaten "kullanılan" sütununda yazılıdır; ürün aynı madde olamaz.

12. sorunun çözümü

DNA üzerindeki bilginin RNA molekülüne yazılmasına transkripsiyon denir.

  1. Akış şemasındaki iki oku ayrı ayrı adlandıralım: birinci ok DNA molekülünden RNA molekülüne, ikinci ok RNA molekülünden proteine gidiyor. Soru birinci okun adını istiyor.
  2. İkinci okun adını önce yazalım: RNA dilinden protein diline geçiş bir çeviridir, adı translasyondur. Şemada yer almayan replikasyon ise DNA molekülünün kendini eşlemesidir; ürünü RNA değil DNA olduğu için birinci ok olamaz.
  3. Birinci okta bilgi aynı alfabeyle, yani nükleotit dilinde yeniden yazılıyor. Bu yazma işleminin adı transkripsiyondur. Mutasyon bir dizi değişimi, mitoz ise bir bölünme biçimi olduğundan akışta yerleri yoktur.
  4. Denetleyelim: üç kavram birbirinden ürünüyle ayrılıyor ✓ — replikasyonun ürünü DNA, transkripsiyonun ürünü RNA, translasyonun ürünü proteindir.

Sık yapılan hata: Replikasyon demek. Replikasyonda da DNA kalıp alınır ama ürün yine DNA olur; şemadaki birinci okun ucunda ise RNA yazılı.

13. sorunun çözümü

Oksin gövdede hücre uzamasını hızlandırır; ışığın az geldiği yüzde birikerek bitkinin ışığa yönelmesini sağlar.

  1. Oksinin gövdedeki temel etkisi hücrelerin boyca uzamasını artırmaktır.
  2. Işık bu hormonun dağılımını değiştirir: oksin ışık alan taraftan gölge tarafa kayar ve orada birikir.
  3. Oksin daha çok olan gölge taraf daha fazla uzar. İki yan farklı hızda uzayınca gövde ışığa doğru eğilir.
  4. Denetleyelim: bu, saksı bitkisinin pencereye yönelmesinin açıklaması ✓ — bitki ışığa "gitmiyor", bir yanı daha çok uzuyor.

Sık yapılan hata: "Hücre bölünmesini tümüyle durdurur" demek. Oksin büyümeyi durdurmaz, tam tersine hücrelerin UZAMASINI hızlandırır; ışığa yönelme de bu etkiden doğar.

14. sorunun çözümü

Kaynak besini üreten ya da depodan veren bölge, havuz ise besini kullanan ya da depolayan bölgedir; taşıma kaynaktan havuza doğrudur.

  1. Kaynak, gereksiniminden fazla besin sağlayan organdır: fotosentez yapan olgun yaprak ya da ilkbaharda depoladığı nişastayı çözen kök.
  2. Havuz, besini tüketen ya da depolayan organdır: büyüyen meyve, gelişen tomurcuk, genç yaprak, yazın depo yapan kök ya da yumru.
  3. Soymuk borusunda akış her zaman kaynaktan havuza olur; bir organ mevsime göre rol değiştirebildiği için yön de değişebilir.
  4. Denetleyelim: patates yumrusu yazın havuzdur (nişasta biriktirir), ekildiğinde ise filizleri besleyen kaynağa dönüşür ✓ — tanım her iki durumu da açıklıyor.

Sık yapılan hata: "Taşıma her zaman yukarı doğrudur" şıkkı, suyun odun borusundaki tek yönlü akışıyla karıştırılıyor. Soymuk borusunda yön havuzun nerede olduğuna bağlıdır; havuz kök ise taşıma aşağı doğru olur.

15. sorunun çözümü

Tepecik, boyuncuk ve yumurtalıktan oluşan yapı dişi organdır.

  1. Şekildeki üç bölümü işlevleriyle okuyalım.
  2. Tepecik polenin konduğu yüzeydir; yapışkan yapısı poleni tutar. Boyuncuk polen tüpünün aşağı inerken izlediği yoldur.
  3. Yumurtalık ise en altta bulunur ve döllenme orada gerçekleşir. Üçü birlikte dişi organı oluşturur.
  4. Denetleyelim: yol yukarıdan aşağı ✓ — polen tepeciğe konuyor, tüp boyuncuktan iniyor, döllenme yumurtalıkta oluyor.

Sık yapılan hata: "Erkek organ" demek. Erkek organın bölümleri başçık ve sapçıktır; tepecik, boyuncuk ve yumurtalık DİŞİ organa aittir.

16. sorunun çözümü

Döllenmeden sonra yumurtalık gelişerek meyveyi oluşturur.

  1. Döllenme yumurtalık içinde gerçekleşiyor ve tohum orada gelişiyor.
  2. Bu sırada yumurtalığın duvarı da büyür, kalınlaşır ve çoğu bitkide etlenir.
  3. Gelişen bu yapı meyvedir. Yani meyve, tohumu saran ve koruyan yumurtalıktan oluşur.
  4. Denetleyelim: meyvenin içinde tohum bulunur ✓ — bu, ikisinin aynı yapıdan geliştiğini gösteriyor.

Sık yapılan hata: Tepecikten demek. Tepecik polenin KONDUĞU yüzeydir ve döllenmeden sonra görevi biter; meyve yumurtalıktan gelişir.

17. sorunun çözümü

Sıcaklık ve rüzgâr arttıkça terleme hızlanır; bitkinin su gereksinimi artar ve kaybı sınırlamak için stomalarını kapatabilir.

  1. Grafikte eğri sağa doğru yükseliyor: sıcaklık ve rüzgâr arttıkça terleme hızı da artıyor.
  2. Sıcaklık suyun buharlaşmasını hızlandırır, rüzgâr ise yaprağın çevresindeki nemli havayı uzaklaştırır; ikisi de yapraktan çıkan su miktarını yükseltir.
  3. Kaybedilen su kökten karşılanmak zorunda olduğu için bitkinin su gereksinimi artar. Kök bu açığı kapatamazsa bitki solmamak için stomalarını kapatır.
  4. Denetleyelim: sıcak ve rüzgârlı bir öğleden sonra sulanmayan bitkilerin solması ya da yapraklarını büzmesi bu sonuçla uyumludur ✓.

Sık yapılan hata: "Fotosentezin hızlanması" şıkkı sıcaklığın enzimleri hızlandırdığı bilgisinden seçiliyor. Ama bu koşullarda bitki su kaybını sınırlamak için stomalarını kapatır; karbondioksit girişi azalınca fotosentez hızlanmaz, yavaşlar.

18. sorunun çözümü

Emici tüyler kökün toprakla temas ettiği yüzeyi büyütür; su ve mineral alımı artar.

  1. Emilimin neye bağlı olduğunu düşünelim: su ve mineral, kökün toprakla temas ettiği YÜZEYDEN alınır.
  2. Öyleyse temas yüzeyi ne kadar genişse emilim de o kadar çok olur.
  3. Emici tüyler kökün yüzeyinden çıkan çok sayıda ince uzantıdır. Aynı kök hacminde yüzey alanını kat kat büyütürler.
  4. Denetleyelim: aynı ilke katalizde ve akciğerlerde de geçerli ✓ — yüzeyde gerçekleşen her işlem yüzey alanı büyüdükçe artar.

Sık yapılan hata: "Bitkinin daha çok ışık almasını" demek. Emici tüyler TOPRAK ALTINDADIR ve ışıkla ilgileri yoktur; sağladıkları şey emilim yüzeyinin büyümesidir.

19. sorunun çözümü

Yaprakları koparılan dalda renklenmenin çok yavaşlaması, su taşınmasını sürükleyen başlıca gücün yapraklardaki terleme olduğunu gösterir.

  1. İki dal karşılaştırıldığında aradaki tek fark yaprakların varlığıdır; yaprak ise terlemenin yapıldığı organdır.
  2. Yapraklar koparılınca terleme büyük ölçüde durur ve suyu yukarı çeken kuvvet ortadan kalkar.
  3. Renklenme durmuyor ama çok yavaşlıyor; demek ki taşımayı sürükleyen asıl güç terlemedir, geri kalan az miktardaki yükselme başka etkilerle olur.
  4. Denetleyelim: yapraklı dal hızlı, yapraksız dal yavaş renklenir ✓ — hız farkı tam da terlemenin olup olmamasına denk düşüyor.

Sık yapılan hata: "Kökün gerekli olduğunu" şıkkı dikkatsiz okumayla seçiliyor. Deneydeki iki dalda da kök yoktur; kesik dal kökü olmadan su çekebildiğine göre hız farkını açıklayan kök değil yapraklar, yani terlemedir.

20. sorunun çözümü

Hamur kabarır çünkü mayanın etil alkol fermantasyonunda CO₂ gazı çıkar; laktik asit fermantasyonunda gaz oluşmaz.

  1. Ekmek hamurunda maya etil alkol fermantasyonu yapar: glikoz → etil alkol + CO₂.
  2. Hamurda sıkışan CO₂ kabarcıkları hamuru şişirir; alkol ise pişirme sırasında uçar.
  3. Yoğurtta bakteriler laktik asit fermantasyonu yapar: glikoz → laktik asit. Bu yolda gaz açığa çıkmaz; asit sütü pıhtılaştırıp ekşi tat verir.
  4. Denetleyelim: kabarma gazla olur ve gaz yalnız etil alkol fermantasyonunda çıkar ✓.

Sık yapılan hata: "Hamurun ısınması" demek. Isı fermantasyonu hızlandırabilir ama kabarmayı yapan şey sıcaklık değil, mayanın ürettiği CO₂ gazıdır; gaz çıkmayan yoğurt ısıtılsa da kabarmaz.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.