12. Sınıf İngilizce 1. Dönem 2. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
The deposit will be returnedwithin two weeks.Landlord...Tenant

Diyalogda ev sahibinin sözü verilmiştir. Kiracı bu sözü ev arkadaşına aktaracaktır. Konuşmanın eksik bölümü hangi seçenektedir?

  1. A The landlord says that the deposit would be returned within two weeks.
  2. B The landlord said that the deposit will be returned within two weeks ago.
  3. C The landlord told that the deposit would be returned within two weeks.
  4. D The landlord said the deposit would returned within two weeks.
  5. E The landlord said that the deposit would be returned within two weeks.
2

Read the text

Since her grandmother moved in, Zehra has been getting up earlier to help before school. Her teachers say she looks tired but her marks have not fallen.

Metinde bir öğrencinin durumu anlatılmaktadır. Metne göre yapılabilecek en dikkatli çıkarım hangisidir?

  1. A Her grandmother moved out again.
  2. B Her marks have dropped sharply.
  3. C She has stopped helping at home.
  4. D She is managing academically so far, but the extra load is visible.
  5. E She never feels tired.
3

Read the text

A city introduced participatory budgeting: residents vote on how a small part of the budget is spent. Turnout was highest in districts where meetings were held in the evening.

Metinde bir katılım uygulaması anlatılmaktadır. Metne göre katılımı artıran etken hangisidir?

  1. A Removing the vote completely.
  2. B Increasing the size of the budget.
  3. C Reducing the number of districts.
  4. D Holding meetings at times when more people are free.
  5. E Holding meetings only in the morning.
4
Recruitment practiceEffect on fairness
names removed from applicationsreduces bias linked to identity
hiring only through personal contacts?

Tabloda işe alım uygulamaları ve adalet üzerindeki etkileri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm nasıl yazılmalıdır?

  1. A guarantees the best candidate
  2. B reduces bias linked to identity
  3. C narrows the pool and can exclude capable candidates
  4. D makes the process faster and fairer
  5. E has no effect on fairness
5

Complete the sentence

... we had agreed on a cleaning rota, the kitchen was often left untidy.

Metinde beklenene karşıt bir sonuç anlatılmakta ve bir yer boş bırakılmıştır. Boşluktan sonra özneli bir cümle geldiği düşünüldüğünde boşluğu hangi seçenek tamamlar?

  1. A Because of
  2. B Despite
  3. C In spite of
  4. D Even though
  5. E Owing to
6
Support directionExample
from parents to childrenhelp with tuition costs
from children to parents?

Tabloda kuşaklar arası destek yönleri örneklendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulur?

  1. A paying the rent for children
  2. B help with tuition costs
  3. C help with digital tasks and appointments
  4. D buying school books
  5. E choosing a university
7
Comment in a public discussionQuality
"Anyone who thinks that is ignorant."attacks the person
"That claim needs evidence; the report says the opposite."?

Tabloda kamusal tartışmadaki yorumlar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Bu bölüme hangi ifade uygundur?

  1. A ends the discussion
  2. B attacks the person as well
  3. C avoids the topic completely
  4. D addresses the argument rather than the person
  5. E repeats the first comment
8
internshipreferenceportfolionetworking

Kartlarda iş hayatına giriş süreciyle ilgili dört terim verilmiştir. Adayın çalışmalarını bir arada gösteren dosya anlatılmak istenmektedir. Kartlardaki uygun ifade hangisidir?

  1. A reference
  2. B internship
  3. C portfolio
  4. D networking
  5. E contract
9
Applicant groupInterview rate
CV tailored to the job advert%34
same CV sent to all adverts%11

Tabloda iki başvuru biçiminin sonucu verilmiştir. Bir öğrenci bu farkı yorumlayacaktır. Tabloyu doğru anlatan cümle hangisidir?

  1. A Tailoring doubled the interview rate.
  2. B Sending the same CV was more successful.
  3. C Both approaches gave the same rate.
  4. D Tailoring the CV roughly tripled the interview rate.
  5. E Interview rates cannot be compared.
10
Why did you leave your previousvolunteer role?Interviewer...Candidate

Diyalogda bir mülakat sorusu sorulmaktadır. Aday olumsuz bir dil kullanmadan yanıt vermek istemektedir. Boş bırakılan balonu hangi ifade tamamlar?

  1. A I forgot to go one day.
  2. B The people there were terrible.
  3. C I do not want to talk about it.
  4. D The office was too small.
  5. E The programme ended, and I wanted to develop skills in a different area.
11
Spending choiceEffect on the monthly budget
a fixed monthly transport passpredictable cost
paying for each journey separately?

Tabloda harcama tercihleri ve bütçeye etkileri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm hangisidir?

  1. A the cheapest option always
  2. B predictable cost
  3. C no cost at all
  4. D the total varies and is harder to plan
  5. E exactly the same as a pass
12
Way of raising a problemLikely response
"You never clean anything."the other person defends themselves
"I find it hard when the kitchen is left untidy."?

Tabloda sorun bildirme biçimleri ve olası tepkiler karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan yere ne gelmelidir?

  1. A nothing changes at all
  2. B the other person defends themselves
  3. C the conversation ends immediately
  4. D the problem grows quickly
  5. E the other person is more likely to listen and respond
13

Read the text

In many countries, young adults now stay in the family home longer than their parents did. Housing costs, longer education and later entry to stable work are the main reasons.

Metinde bir toplumsal eğilim açıklanmaktadır. Metne göre bu eğilimin nedenleri hangileridir?

  1. A A fall in housing costs.
  2. B Only the wish to stay with family.
  3. C Housing costs, longer education and later stable employment.
  4. D Shorter education periods.
  5. E Earlier entry into stable work.
14
I would like to study in anothercity next year.Student...Parent

Diyalogda bir öğrenci geleceğe ilişkin bir tercihini paylaşmaktadır. Ebeveyn kaygısını dile getirip konuşmayı sürdürmek istemektedir. Boş bırakılan balonu hangi ifade tamamlar?

  1. A I studied in this city myself.
  2. B You are not going anywhere.
  3. C The city has a large population.
  4. D I understand why you want that. Could we look at the costs and the accommodation together?
  5. E Your room needs tidying.
15
Commuting time per dayFree time on a weekday
30 minutesmore time for study and rest
150 minutes?

Tabloda ulaşım süresi ve boş zaman ilişkisi karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Boşluk hangi seçenekle tamamlanır?

  1. A more energy at the end of the day
  2. B more time for study and rest
  3. C no change in free time
  4. D two hours less available for other activities
  5. E a shorter working day
16
Sivil girişimveri toplarRaporyayımlanırSonuçkarar sürecietkilenir

Şemada bir sivil toplum süreci verilmiştir. Şemaya göre bu süreci İngilizce olarak en uygun anlatan cümle hangisidir?

  1. A When civic groups collect data and publish it, decision-making can be influencing.
  2. B When civic groups collects data and publish it, decision-making can be influence.
  3. C When civic groups collect data and publishing it, decision-making can influenced.
  4. D When civic groups collected data and publish it, decision-making can be influenced now.
  5. E When civic groups collect data and publish it, decision-making can be influenced.
17

Complete the sentence

Should you need any further documents, we ... them immediately.

Metinde resmî bir yazışmada koşul devrik yapıyla kurulmakta ve bir yer boş bırakılmıştır. Birinci tip koşul cümlesi esas alındığında boşluk nasıl doldurulmalıdır?

  1. A sent
  2. B would send
  3. C will send
  4. D had sent
  5. E would have sent
18
depositutilitiestenancylandlord

Kartlarda kiralamayla ilgili dört terim verilmiştir. Elektrik, su ve doğal gaz gibi giderler anlatılmak istenmektedir. Kartlardaki uygun ifade hangisidir?

  1. A contract
  2. B deposit
  3. C tenancy
  4. D landlord
  5. E utilities
19
Could you take on this extratask this week?Manager...Intern

Diyalogda bir staj yöneticisi ek görev vermek istemektedir. Stajyer mevcut yükünü belirterek nazikçe müzakere etmek istemektedir. Boş bırakılan balonu hangi ifade tamamlar?

  1. A No, I am too busy.
  2. B I can do it if we move the report deadline to Friday. Would that work?
  3. C The office is on the third floor.
  4. D I started here last month.
  5. E My computer is quite slow.
20
Housing optionMonthly cost per person
studio flat alone9.000
two-bedroom flat shared with one friend5.500

Tabloda iki barınma seçeneğinin kişi başına maliyeti verilmiştir. Bir öğrenci bu farkı yorumlayacaktır. Tabloyu doğru anlatan cümle hangisidir?

  1. A Living alone is cheaper per person.
  2. B Sharing a flat saves 3.500 a month per person.
  3. C Both options cost the same.
  4. D Sharing costs 3.500 more per person.
  5. E The costs cannot be compared.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. E 2. D 3. D 4. C 5. D 6. C 7. D 8. C 9. D 10. E 11. D 12. E 13. C 14. D 15. D 16. E 17. C 18. E 19. B 20. B
1. sorunun çözümü

Doğru aktarım "The landlord said that the deposit would be returned within two weeks.": geçmiş zamanlı aktarımda "will" → "would" olur, edilgen yapı korunur.

  1. Ev sahibinin sözü: "The deposit will be returned within two weeks." — depozito iki hafta içinde iade edilecek (gelecek zaman, edilgen).
  2. Aktarma fiili geçmiş zamanda ("said") olduğu için zaman bir adım geriye kayar: "will" → "would".
  3. Edilgen yapı bozulmaz: "would be returned". Zaman ifadesi "within two weeks" (iki hafta içinde) aynen kalır.
  4. Denetleyelim: "said that" + "would be returned" + "within two weeks" — kayma, edilgenlik ve zaman ifadesi doğru ✓.

Sık yapılan hata: "The landlord told that the deposit would be returned within two weeks." zaman kaymasını doğru yapar ama "told" fiilini yanlış kullanır. "tell" kimin söylendiğini ister: "told me that" ya da "told us that" olmalıydı; nesnesiz "told that" kurulmaz.

2. sorunun çözümü

En dikkatli çıkarım "She is managing academically so far, but the extra load is visible.": notları düşmemiş ama yük görünür.

  1. Durum: "Since her grandmother moved in" — büyükannesi yanlarına taşındığından beri Zehra okuldan önce yardım etmek için daha erken kalkıyor.
  2. İki gözlem var: "she looks tired" (yorgun görünüyor) ve "her marks have not fallen" (notları düşmemiş).
  3. "En dikkatli" çıkarım iki bilgiyi birlikte korur ve ileriyi kesin bilmediği için "so far" (şimdilik) der.
  4. Denetleyelim: "managing academically" notlara, "the extra load is visible" yorgunluğa karşılık geliyor; metinde olmayan hiçbir şey eklenmiyor ✓.

Sık yapılan hata: "Her marks have dropped sharply." yorgunluktan yola çıkıp notların düştüğü sonucuna atlar. Oysa metin açıkça "her marks have not fallen" diyor; yorgun görünmek başarının düştüğünü göstermez.

3. sorunun çözümü

Katılımı artıran etken "Holding meetings at times when more people are free.": katılım toplantıların akşam yapıldığı ilçelerde en yüksektir.

  1. Uygulama: "participatory budgeting" (katılımcı bütçe) — halk bütçenin küçük bir kısmının nasıl harcanacağına oy veriyor.
  2. Bulgu: "Turnout was highest in districts where meetings were held in the evening" — katılım, toplantıların akşam yapıldığı ilçelerde en yüksekti.
  3. Akşam saatleri çoğu insanın işten ve okuldan döndüğü, boş olduğu zamandır; demek ki belirleyici olan toplantı saatinin insanlara uygun olmasıdır.
  4. Denetleyelim: seçenek "evening" sözcüğünü "times when more people are free" diye genelliyor ve metnin bulgusuyla örtüşüyor ✓.

Sık yapılan hata: "Holding meetings only in the morning." metnin tersidir; en yüksek katılım akşam toplantılarında görülmüş. "Increasing the size of the budget." ise metinde hiç geçmeyen bir etkene dayanıyor.

4. sorunun çözümü

Boşluğa "narrows the pool and can exclude capable candidates" gelir: yalnız tanıdıkla işe alım aday havuzunu daraltır.

  1. İlk satır: "names removed from applications" (başvurulardan adların kaldırılması) → "reduces bias linked to identity" (kimliğe bağlı ön yargıyı azaltır).
  2. İkinci satır: "hiring only through personal contacts" — yalnızca kişisel bağlantılar yoluyla işe almak.
  3. Bu yöntemde yalnız tanıdıkları olan adaylar değerlendirilir; bağlantısı olmayan ama nitelikli adaylar hiç görülmez. Havuz daralır, adalet zedelenir.
  4. Denetleyelim: ilk uygulama adaleti artırıyor, ikincisi azaltıyor; tablo iki uygulamayı adalet açısından karşılaştırıyor ✓.

Sık yapılan hata: "guarantees the best candidate" seçilebilir, çünkü tanıdık tavsiyesi güvenilir sanılır. Oysa havuz daraldıkça en iyi adayın dışarıda kalma olasılığı artar; "guarantees" (garanti eder) hiçbir işe alım yöntemi için söylenemez.

5. sorunun çözümü

Boşluğa "Even though" gelir: ardından özneli bir cümle geldiği için karşıtlık bağlacı kullanılır.

  1. Anlam: temizlik nöbet çizelgesinde anlaşmıştık, yine de mutfak sık sık dağınık bırakılıyordu; beklenene karşıt bir sonuç var.
  2. Boşluktan sonra gelen "we had agreed on a cleaning rota" özne ("we") ve fiil ("had agreed") içeren tam bir cümledir.
  3. Karşıtlık bildirip tam cümle alan bağlaç "Even though"dur; "Despite" ve "In spite of" isim öbeği ya da "-ing" ister.
  4. Denetleyelim: "Even though we had agreed on a cleaning rota, the kitchen was often left untidy." — anlam ve yapı birlikte tutuyor ✓.

Sık yapılan hata: "Despite" anlam olarak doğru olduğu için en çok seçilen yanlıştır. Ancak ardından özneli cümle almaz; "Despite our agreement on a cleaning rota" ya da "Despite having agreed" gibi bir yapı gerekirdi.

6. sorunun çözümü

Boşluğa "help with digital tasks and appointments" gelir: çocukların ebeveynlerine verdiği yaygın bir destek örneğidir.

  1. Tablo desteğin yönünü ("support direction") bir örnekle eşleştiriyor.
  2. İlk satır: "from parents to children" (ebeveynden çocuğa) → "help with tuition costs" (okul masraflarına yardım).
  3. İkinci satır yönü tersine çeviriyor: "from children to parents" (çocuktan ebeveyne). Genç kuşağın güçlü olduğu alanlardan biri dijital işlerdir: online işlemler, uygulamalar, randevu almak.
  4. Denetleyelim: "help with digital tasks and appointments" desteği gençten ebeveyne doğru veriyor; yön tutuyor ✓.

Sık yapılan hata: "paying the rent for children" ve "buying school books" desteğin yönünü karıştırır: ikisi de ebeveynden çocuğa yapılan yardımdır. İkinci satır ise çocuktan ebeveyne giden desteği istiyor.

7. sorunun çözümü

Boşluğa "addresses the argument rather than the person" gelir: ikinci yorum kişiyi değil savı ve kanıtı hedef alır.

  1. İlk yorum: "Anyone who thinks that is ignorant." (bunu düşünen herkes cahildir) → "attacks the person" (kişiye saldırır).
  2. İkinci yorum: "That claim needs evidence; the report says the opposite." — bu iddia kanıt ister; rapor tam tersini söylüyor.
  3. İkinci yorum kimseyi nitelemiyor; "claim" (iddia), "evidence" (kanıt) ve "report" (rapor) sözcükleriyle doğrudan savı tartışıyor.
  4. Denetleyelim: ilk yorum kişiye, ikinci yorum sava yöneliyor; tablo sağlıklı ve sağlıksız tartışma biçimini karşılaştırıyor ✓.

Sık yapılan hata: "attacks the person as well" ikinci yorumu da ilkiyle aynı sayar. Oysa ikinci yorumda kişiye yönelik tek bir niteleme yok; "as well" sözcüğü ilk satırı körü körüne tekrar ediyor.

8. sorunun çözümü

Doğru terim "portfolio": adayın çalışmalarını bir arada gösteren dosyadır.

  1. İstenen: adayın yaptığı işleri (tasarımlar, yazılar, projeler) bir araya toplayan dosya.
  2. "internship" staj, "reference" referans (adayı tanıyan birinin görüşü), "networking" mesleki ilişki ağı kurmaktır.
  3. Çalışmaların örneklerle sunulduğu dosyanın adı "portfolio"dur.
  4. Denetleyelim: tasarımcı, mimar ya da yazar başvururken işlerini "portfolio" ile gösterir; tanım birebir örtüşüyor ✓.

Sık yapılan hata: "reference" başvuru belgesi olduğu için karıştırılır. Ama referans adayın çalışmalarını değil, onu tanıyan birinin (öğretmen, eski yönetici) görüşünü sunar.

9. sorunun çözümü

Doğru cümle "Tailoring the CV roughly tripled the interview rate.": %34, %11’in yaklaşık üç katıdır.

  1. "CV tailored to the job advert" (ilana göre uyarlanmış özgeçmiş): mülakata çağrılma oranı %34.
  2. "same CV sent to all adverts" (bütün ilanlara aynı özgeçmiş): oran %11.
  3. Oran: $34 \div 11 \approx 3{,}1$; ayrıca $11 \times 3 = 33$, %34’e çok yakın. Yani yaklaşık üç kat ("roughly tripled").
  4. Denetleyelim: iki kat olsaydı $11 \times 2 = 22$ olurdu; %34 bunun çok üstünde. "roughly tripled" doğru ✓.

Sık yapılan hata: "Tailoring doubled the interview rate." yönü doğru verir ama katı yanlış hesaplar. İki kat %22 ederdi; %34 ise %11’in üç katından bile biraz fazladır.

10. sorunun çözümü

Balon "The programme ended, and I wanted to develop skills in a different area." ile tamamlanır: nesnel neden ve ileriye dönük hedef, olumsuz dil yok.

  1. Soru: "Why did you leave your previous volunteer role?" — önceki gönüllü görevinden neden ayrıldın?
  2. Adaydan beklenen: olumsuz bir dil kullanmadan yanıt vermek.
  3. "The programme ended" (program sona erdi) nesnel bir neden; "I wanted to develop skills in a different area" (farklı bir alanda beceri geliştirmek istedim) ileriye dönük bir hedef.
  4. Denetleyelim: yanıtta kimse suçlanmıyor, soru geçiştirilmiyor ve aday gelişim isteğini gösteriyor ✓.

Sık yapılan hata: "The people there were terrible." soruya doğrudan bir neden verdiği için seçilebilir. Ama önceki ekibi kötülemek olumsuz dilin tam örneğidir ve mülakatta adayın kendisi hakkında kötü izlenim bırakır.

11. sorunun çözümü

Boşluğa "the total varies and is harder to plan" gelir: her yolculuğu ayrı ödemek toplam tutarı değişken kılar.

  1. İlk satır: "a fixed monthly transport pass" (sabit aylık ulaşım kartı) → "predictable cost" (öngörülebilir maliyet).
  2. İkinci satır: "paying for each journey separately" — her yolculuğu ayrı ayrı ödemek.
  3. Ay içindeki yolculuk sayısı değiştikçe toplam da değişir; ay başında ne kadar harcanacağı bilinmediği için bütçe planlaması zorlaşır.
  4. Denetleyelim: "predictable" (öngörülebilir) ile "varies and is harder to plan" (değişir, planlaması zor) karşıt; tablo iki tercihin bütçeye etkisini karşılaştırıyor ✓.

Sık yapılan hata: "the cheapest option always" seçilebilir, çünkü az yolculuk yapan için ayrı ödemek ucuz olabilir. Ama "always" sözcüğü yanlıştır: çok yolculuk yapan için aylık kart daha ucuzdur. Tablo ayrıca fiyatı değil öngörülebilirliği soruyor.

12. sorunun çözümü

Boşluğa "the other person is more likely to listen and respond" gelir: kendi duygusunu bildiren ifade suçlamadığı için dinlenme olasılığı artar.

  1. İlk ifade: "You never clean anything." (sen hiçbir şeyi temizlemiyorsun) karşıdakini suçluyor ve "never" ile genelliyor → "the other person defends themselves" (karşıdaki kendini savunur).
  2. İkinci ifade: "I find it hard when the kitchen is left untidy." (mutfak dağınık bırakılınca zorlanıyorum) kişiyi değil durumu ve kendi duygusunu anlatıyor.
  3. Suçlanmayan kişi savunmaya geçmek zorunda kalmaz; sorunu dinleyip yanıt verme olasılığı artar.
  4. Denetleyelim: "defends themselves" ile "listen and respond" karşıt tepkiler; tablo iki anlatım biçimini karşılaştırıyor ✓.

Sık yapılan hata: "the other person defends themselves" ilk satırın sonucudur; ikinci satıra da yazılırsa iki ifade arasında fark kalmaz. Oysa ikinci ifadede savunmayı tetikleyen suçlama ("You never") yok.

13. sorunun çözümü

Nedenler "Housing costs, longer education and later stable employment.": metin üç nedeni birlikte sayıyor.

  1. Eğilim: genç yetişkinler aile evinde ebeveynlerinden daha uzun kalıyor ("stay in the family home longer").
  2. Nedenler cümlesi: "Housing costs, longer education and later entry to stable work are the main reasons."
  3. Üç neden: konut maliyetleri, daha uzun eğitim ve düzenli işe daha geç giriş ("later stable employment" aynı şeyi anlatır).
  4. Denetleyelim: seçenek üç nedeni de içeriyor ve hiçbirinin yönünü değiştirmiyor ✓.

Sık yapılan hata: "Earlier entry into stable work." yönü ters çevirir: metin "later entry" (daha geç giriş) diyor. "Shorter education periods." ve "A fall in housing costs." da aynı tuzağı kurar; metindeki "longer" ve maliyet artışının zıddını söyler.

14. sorunun çözümü

Balon "I understand why you want that. Could we look at the costs and the accommodation together?" ile tamamlanır: tercih tanınır, konuşma somut konulara taşınır.

  1. Öğrenci: "I would like to study in another city next year." — seneye başka bir şehirde okumak istiyorum.
  2. Ebeveynden beklenen: kaygısını dile getirmek ama konuşmayı kesmeden sürdürmek.
  3. "I understand why you want that" (neden istediğini anlıyorum) tercihi tanıyor; "Could we look at the costs and the accommodation together?" (masraflara ve barınmaya birlikte bakabilir miyiz?) kaygıyı somut sorulara dönüştürüp konuşmayı sürdürüyor.
  4. Denetleyelim: yanıt hem kaygıyı (masraf, barınma) içeriyor hem de soruyla biterek konuşmayı açık tutuyor ✓.

Sık yapılan hata: "You are not going anywhere." kaygıyı dile getirir ama konuşmayı sürdürmez, bitirir. Doğrudan ret öğrencinin tercihini tanımaz ve birlikte değerlendirme olanağını ortadan kaldırır.

15. sorunun çözümü

Boşluğa "two hours less available for other activities" gelir: 150 ile 30 dakika arasındaki fark 120 dakika, yani iki saattir.

  1. İlk satır: günlük 30 dakika yol → "more time for study and rest" (ders ve dinlenmeye daha çok zaman).
  2. İkinci satır: günlük 150 dakika yol.
  3. Fark: $150 - 30 = 120$ dakika; $120 \div 60 = 2$ saat. Bu süre yolda geçtiği için başka etkinliklerden düşer.
  4. Denetleyelim: $30 + 120 = 150$ ✓; ikinci durumda kişinin her gün iki saat daha az boş zamanı olur.

Sık yapılan hata: "more energy at the end of the day" ters sonuçtur. Uzun yolculuk hem zaman hem enerji harcatır; günde 150 dakika yolda geçiren biri gün sonunda daha dinç olmaz.

16. sorunun çözümü

Doğru cümle "When civic groups collect data and publish it, decision-making can be influenced.": modal fiilden sonra edilgen yapı "be + V3" olur.

  1. Şema: sivil girişim veri toplar → rapor yayımlanır → karar süreci etkilenir.
  2. "civic groups" çoğul ve eylemi yapıyor: "collect" ve "publish" (ikisi de yalın, geniş zaman).
  3. "decision-making" etkilenen taraf; olasılık "can" ile bildiriliyor. Modal + edilgen: "can be influenced".
  4. Denetleyelim: "groups collect", "publish it", "can be influenced" — uyum, paralel yapı ve edilgenlik doğru ✓.

Sık yapılan hata: "... decision-making can be influencing." yalnız son sözcükte ayrılır: "be + V-ing" süreklilik bildirir ve karar sürecinin bir şeyi etkilediğini söyler. Karar süreci etkilenen taraf olduğu için "influenced" gerekir.

17. sorunun çözümü

"Should you need" yapısı "If you need" ile aynıdır; sonuç bölümü "will" ile kurulur.

  1. Cümle devrik bir birinci tip koşuldur.
  2. "Should you need" = "If you need".
  3. Sonuç bölümü "will send" olur.
18. sorunun çözümü

Doğru terim "utilities": elektrik, su ve doğal gaz gibi abonelik giderleridir.

  1. İstenen: elektrik, su, doğal gaz gibi ev giderleri.
  2. "deposit" depozito (kiracının başta verdiği güvence parası), "tenancy" kiracılık (kira ilişkisi ve süresi), "landlord" ev sahibidir.
  3. Bu giderlerin İngilizce ortak adı "utilities"dir; ilanlarda "rent excluding utilities" (kiraya faturalar dahil değil) gibi kullanılır.
  4. Denetleyelim: elektrik, su ve gaz birer kamu hizmeti aboneliğidir ve "utilities" tam olarak bunları kapsar ✓.

Sık yapılan hata: "deposit" para ile ilgili olduğu için karıştırılır. Ama depozito kira başında bir kez verilen ve çıkışta geri alınan güvence parasıdır; her ay ödenen elektrik, su, gaz faturalarıyla ilgisi yoktur.

19. sorunun çözümü

Balon "I can do it if we move the report deadline to Friday. Would that work?" ile tamamlanır: stajyer yükünü koşula bağlayıp onay ister.

  1. Yönetici: "Could you take on this extra task this week?" — bu hafta bu ek görevi üstlenebilir misin?
  2. Stajyerden beklenen: mevcut yükünü belirterek nazikçe müzakere etmek.
  3. "I can do it if we move the report deadline to Friday" (raporun teslimini cumaya alırsak yapabilirim) görevi kabul ediyor ama mevcut işini koşul olarak ortaya koyuyor; "Would that work?" (uygun olur mu?) kararı yöneticiyle paylaşıyor.
  4. Denetleyelim: yanıt kaba bir ret içermiyor, yükü görünür kılıyor ve çözüm öneriyor; müzakere tam olarak budur ✓.

Sık yapılan hata: "No, I am too busy." yükü belirtir ama müzakere etmez, kesip atar. Nazik bir müzakerede ret yerine koşul ya da seçenek sunulur; bu yanıt ne nazik ne de çözüm önerici.

20. sorunun çözümü

Doğru cümle "Sharing a flat saves 3.500 a month per person.": kişi başına 9.000 ile 5.500 arasındaki fark 3.500’dür.

  1. "studio flat alone" (tek başına stüdyo daire): kişi başı aylık 9.000.
  2. "two-bedroom flat shared with one friend" (bir arkadaşla paylaşılan iki odalı daire): kişi başı aylık 5.500.
  3. Fark: $9.000 - 5.500 = 3.500$. Paylaşımlı seçenek daha ucuz olduğu için bu fark tasarruftur ("saves").
  4. Denetleyelim: $5.500 + 3.500 = 9.000$ ✓; yön de doğru, çünkü paylaşan kişi daha az ödüyor.

Sık yapılan hata: "Sharing costs 3.500 more per person." sayıyı doğru hesaplar ama yönü ters çevirir. Paylaşımlı daire kişi başına 5.500, tek başına 9.000 tutuyor; paylaşan kişi 3.500 fazla değil, eksik öder.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.