12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre dış göçün başlamasında belirleyici olan hangisidir?
- A Anlaşmaların yapılmaması
- B İhtiyacın bulunmaması
- C Karşı taraftaki iş gücü ihtiyacının anlaşmalarla düzenlenmesi
- D Göçün yasaklanması
- E İş gücünün azalması
Savaş yıllarında deniz yollarının güvenliği azalmıştır. Bunun Türkiye ekonomisine etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğmuştur?
- A İhracatın hızla artması
- B Dış ticaretin daralması ve ithal ürünlerde kıtlık
- C Fiyatların düşmesi
- D Üretimin iki katına çıkması
- E Limanların kapanmaması
Kadınların ücretli iş gücüne katılımı, yirminci yüzyılın ikinci yarısında artmıştır. Bu değişimin toplumsal karşılığı sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğmuştur?
- A Eğitim taleplerinin azalması
- B Kent nüfusunun azalması
- C Aile yapısının değişmemesi
- D Ücretlerin sıfırlanması
- E Aile içi rollerin ve eğitim taleplerinin değişmesi
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre sporun kurumsallaşmasının sağladığı hangisidir?
- A Federasyonların kapanması
- B Yarışmaların azalması
- C Sporcu yetiştirmenin düzenli ve sürekli hâle gelmesi
- D Ligin durması
- E Sporcunun azalması
Soğuk Savaş döneminde dünya iki bloka ayrılmıştır. Blokların önderleri aranmaktadır. Buna göre bloklara kimler önderlik etmiştir?
- A Fransa ve İtalya
- B ABD ve SSCB
- C İngiltere ve Japonya
- D Almanya ve İtalya
- E Çin ve Hindistan
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre ağ teknolojisinin iletişimde getirdiği yenilik hangisidir?
- A Ağın daralması
- B Kullanıcının yalnızca alıcı kalması
- C Erişimin zorlaşması
- D Kullanıcının içerik üreticisi de olabilmesi
- E Bilginin azalması
Soğuk Savaş döneminde iki blok uzay çalışmalarında yarışmıştır. Bu yarışın altında yatan güdü sorulmaktadır. Buna göre yarışın nedeni nedir?
- A Bilimsel ve teknolojik üstünlüğün siyasi güç göstergesi sayılması
- B Yalnız turizm geliri elde etmek
- C Yalnız spor rekabeti
- D Yalnız tarımsal üretim
- E Yalnız kültürel değişim
Bir öğrenci güncel bir konuda ödev hazırlarken internette karşıt bilgiler bulmaktadır. Bu durumda izlemesi gereken yol sorulmaktadır. Buna göre nasıl davranmalıdır?
- A İlk bulduğu bilgiyi kullanmalı
- B Kaynakların güvenilirliğini karşılaştırmalı ve birden çok kaynaktan doğrulamalı
- C En çok paylaşılanı seçmeli
- D Hiçbir kaynağı kullanmamalı
- E Yalnız görsel içeriklere bakmalı
Yirmi birinci yüzyılın en büyük küresel sorunlarından sayılmaktadır. Bu nitelemenin nedeni aranmaktadır. Buna göre neden nedir?
- A Yalnız bir bölgeyi etkilemesi
- B Etkisinin bütün ülkeleri kapsaması ve çözümünün ortak eylem gerektirmesi
- C Kısa sürede çözülebilmesi
- D Yalnız kentleri etkilemesi
- E Yalnız tarımı ilgilendirmesi
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre bilimsel görünürlüğü artıran hangisidir?
- A Desteğin azalması
- B Destekle birlikte yükselen yayın üretimi
- C Yayının düşmesi
- D Araştırmanın durması
- E Görünürlüğün önemsizliği
Türkiye Birleşmiş Milletler çağrısı üzerine Kore'ye asker göndermiştir. Bu kararın sonucu aranmaktadır. Buna göre karar neye yol açmıştır?
- A Türkiye'nin Batı ittifakındaki konumunun güçlenmesi ve NATO üyeliğinin kolaylaşması
- B Türkiye'nin tarafsız kalması
- C Türkiye'nin Doğu bloğuna katılması
- D Birleşmiş Milletler'den çıkılması
- E NATO'nun dağılması
Küresel sorunların çözümünde uluslararası örgütlere önemli rol düşmektedir. Bu rolün sınırı sorulmaktadır. Buna göre örgütlerin etkisi neye bağlıdır?
- A Yalnız bütçelerine
- B Üye devletlerin kararları uygulama iradesine
- C Yalnız merkezlerinin konumuna
- D Yalnız çalışan sayısına
- E Yalnız kuruluş yıllarına
Dünyanın yirmi birinci yüzyıl başındaki durumu bütünüyle değerlendirilmektedir. Dönemin ayırt edici yönü sorulmaktadır. Buna göre hangisi söylenebilir?
- A Ülkeler birbirinden yalıtılmıştır
- B Değişim durmuştur
- C Sorunlar yalnız yereldir
- D Karşılıklı bağımlılığın arttığı, sorunların ve çözümlerin küreselleştiği bir dönemdir
- E İki kutuplu düzen sürmektedir
Türkiye'nin savaş dışı kalmasının kazanımları değerlendirilmektedir. En büyük kazanım sorulmaktadır. Buna göre hangisi öne çıkar?
- A Toprak kazanılması
- B Sanayinin hızla büyümesi
- C Sömürge edinilmesi
- D Ülkenin savaşın yıkımından ve büyük can kaybından korunması
- E Nüfusun hızla artması
Savaş yıllarında bütçe açığını kapatmak için olağanüstü bir vergi çıkarılmıştır. Bu verginin sonradan değerlendirilmesi aranmaktadır. Buna göre uygulama nasıl anılmaktadır?
- A Sorunsuz bir uygulama olarak
- B Yalnız yabancıları ilgilendiren bir düzenleme olarak
- C Vergi gelirini azaltan bir uygulama olarak
- D Uygulanmayan bir yasa olarak
- E Uygulamada eşitsizlik yarattığı için eleştirilen bir düzenleme olarak
1960'lardan başlayarak Türkiye'den Batı Avrupa'ya işçi göçü yaşanmıştır. Bu göçün Türkiye ekonomisine etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi etki doğmuştur?
- A İşsizliğin artması
- B Dış ticaretin durması
- C İşsizliğin azalması ve işçi dövizlerinin ekonomiye katkı sağlaması
- D Nüfusun hızla artması
- E Sanayinin kapanması
| Alan | Sporun katkısı |
|---|---|
| Sağlık | Düzenli hareketle hastalık riskinin azalması |
| Toplumsal hayat | ? |
Tabloda alanlar ve sporun katkıları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Hangi seçenek bu boşluğa uygundur?
- A Hareketin azalması
- B Hastalık riskinin azalması
- C Ortak kurallar etrafında birlikte hareket alışkanlığı
- D Kuralların kalkması
- E Katılımın düşmesi
İnsanlık tarihinin en yıkıcı savaşı, İkinci Dünya Savaşı sayılmaktadır. Savaşın en ağır sonucu aranmaktadır. Buna göre hangisi öne çıkar?
- A Ticaretin genişlemesi
- B Nüfusun artması
- C Kentlerin büyümesi
- D Çok büyük can kaybı ve yaygın yıkım
- E Sömürgelerin genişlemesi
Bir çıkarım üzerine
Bir öğrenci, üniversite sayısının arttığını görüp "Öyleyse bilimsel üretim de aynı oranda artmıştır." demiştir.
Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?
- A Üretimi tanımlamamak
- B Üniversiteleri saymamak
- C Veriyi okumamak
- D Kurum sayısını üretim miktarıyla eşitlemek
- E Yılları karıştırmak
Bu dönemde ulaşım politikasında ağırlık değişmiştir. Değişimin yönü sorulmaktadır. Buna göre hangi ulaşım türü öne çıkmıştır?
- A Demir yolu
- B Deniz yolu
- C Kara yolu
- D Boru hattı
- E Hava yolu
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Yurt dışındaki iş gücü ihtiyacı, ikili anlaşmalarla düzenlenerek göçü başlatmıştır.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: yurt dışında iş gücü ihtiyacı doğar → işçi göçü anlaşmaları imzalanır → yurt dışına işçi göçü başlar.
- Birinci basamak tek başına yetmez; ihtiyaç olsa da insanlar kendiliğinden gidip çalışamaz. Giriş, çalışma izni ve hakların düzenlenmesi gerekir.
- İkinci basamak bu düzenlemeyi yapıyor. Belirleyici olan, karşı taraftaki iş gücü ihtiyacının anlaşmalarla düzenlenmesidir.
- Denetleyelim: anlaşma olmadan göç düzensiz kalırdı ✓ — şemada ikinci basamak atlanamıyor.
Sık yapılan hata: "İhtiyacın bulunmaması" demek. Şemanın BİRİNCİ basamağı yurt dışında iş gücü ihtiyacı DOĞDUĞUNU söylüyor; ihtiyaç olmasaydı anlaşma da göç de olmazdı.
2. sorunun çözümü
Savaş yıllarında deniz yollarının güvenliğinin azalması, dış ticaretin daralmasına ve ithal ürünlerde kıtlığa yol açmıştır.
- Akdeniz ve Karadeniz’de denizaltı ve savaş gemisi saldırıları nedeniyle ticaret gemilerinin seferleri tehlikeli hâle geldi.
- Gemi seferleri azalınca Türkiye hem ürünlerini satmakta hem de dışarıdan mal almakta zorlandı; dış ticaret daraldı.
- Makine, yedek parça, ilaç, şeker ve kahve gibi dışarıdan gelen ürünler az bulunur oldu; fiyatları yükseldi.
- Denetleyelim: güvensiz yol → az gemi → az ticaret → ithal üründe kıtlık ✓ — zincirin sonucu seçenekle örtüşüyor.
Sık yapılan hata: "İhracatın hızla artması" cevabı. Deniz yolları güvensizleşince mal göndermek de zorlaşır; bazı stratejik ürünlere savaşan devletlerden talep olsa da genel tablo dış ticaretin, dolayısıyla ihracatın da daralmasıdır.
3. sorunun çözümü
Kadınların ücretli iş gücüne katılması aile içi rolleri ve eğitim taleplerini değiştirdi.
- Kadın ücretli bir işte çalışmaya başlayınca evdeki zaman ve iş bölümü yeniden düzenlenmek zorunda kaldı; ev işleri ve çocuk bakımında paylaşım, kreş gibi hizmetler gündeme geldi.
- Kadının kendi gelirini kazanması aile içindeki kararlara katılımını artırdı.
- İyi bir iş için eğitim gerektiğinden kız çocuklarının okula gönderilmesi ve meslek edinmesi daha çok önemsendi.
- Denetleyelim: çalışma hayatındaki değişim hem aile içindeki rolleri hem eğitim talebini etkiliyor ✓
Sık yapılan hata: "Aile yapısının değişmemesi" demek. Ailenin gelir kazanan üyelerinden biri evin dışında tam gün çalışmaya başladığında evdeki rol dağılımı aynı kalamaz; değişim kaçınılmazdır.
4. sorunun çözümü
Federasyon ve düzenli lig yapısı, sporcu yetiştirmeyi sürekli hâle getirir.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: spor federasyonları kurulur → lig ve turnuvalar düzenli hâle gelir → sporcu yetiştirme sürekli olur.
- Ortadaki basamak belirleyici. Yarışmalar düzensiz ve rastgele olsaydı kulüpler ne zaman kimin karşısına çıkacaklarını bilemez, uzun vadeli plan yapamazlardı.
- Düzenli lig takvimi bu belirsizliği kaldırır. Kulüp altyapıya yatırım yapar, antrenör kadrosu kurar. Sporcu yetiştirme tek seferlik değil, sürekli bir iş hâline gelir.
- Denetleyelim: kurumsallaşmanın kazandırdığı şey SÜREKLİLİK ✓ — aynı ilke araştırma ve eğitimde de geçerliydi.
Sık yapılan hata: "Yarışmaların azalması" demek. Şemanın ikinci basamağı lig ve turnuvaların DÜZENLİ hâle geldiğini söylüyor; kurumsallaşma yarışmaları azaltmaz, düzene sokar.
5. sorunun çözümü
Soğuk Savaş’ta Batı bloğuna ABD, Doğu bloğuna SSCB önderlik etmiştir.
- II. Dünya Savaşı eski büyük güçleri yıprattı: Almanya ve İtalya yenildi, İngiltere ile Fransa ekonomik olarak zayıf düştü.
- Savaştan askerî ve ekonomik gücü artarak çıkan iki devlet kaldı: ABD ve SSCB. Bu ikisine "süper güç" denildi.
- ABD, liberal ekonomi ve çok partili düzeni savunan Batı bloğunun (sonra NATO) başına geçti; SSCB, komünist rejimlerden oluşan Doğu bloğunu (sonra Varşova Paktı) yönetti.
- Denetleyelim: iki kutup = iki süper güç = ABD ve SSCB ✓
Sık yapılan hata: "Almanya ve İtalya" demek. Bu ikili savaşın yenilen Mihver tarafıydı; savaş sonrası dünyada blok kuracak güçleri kalmamıştı, Almanya ise bizzat iki bloğun arasında bölündü.
6. sorunun çözümü
Ağ teknolojisi, kullanıcıyı yalnızca alıcı olmaktan çıkarıp içerik üreticisi hâline getirmiştir.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: ağ bağlantısı yaygınlaşır → bilgiye erişim bireyselleşir → herkes hem alıcı hem üretici olabilir.
- Radyo ve televizyonda akış tek yönlüydü: bir merkez yayın yapar, geniş kitle dinler ya da izler. Kullanıcının içerik üretme imkânı yoktu.
- Ağ teknolojisi bu tek yönlülüğü kırdı. Aynı kişi hem içerik tüketebiliyor hem üretip yayabiliyor. Getirdiği yenilik budur.
- Denetleyelim: son basamak "hem alıcı hem üretici" diyor ✓ — alıcılık kalkmıyor, üzerine üreticilik ekleniyor.
Sık yapılan hata: "Kullanıcının yalnızca alıcı kalması" demek. Bu, ağ ÖNCESİ dönemin (radyo ve televizyon) durumudur; ağ teknolojisinin getirdiği yenilik kullanıcının üretici de olabilmesidir.
7. sorunun çözümü
Uzay yarışının nedeni, bilimsel ve teknolojik üstünlüğün siyasi güç göstergesi sayılmasıydı.
- Soğuk Savaş’ta iki blok doğrudan savaşmadığı için üstünlüğünü başka alanlarda kanıtlamaya çalıştı.
- SSCB 1957’de ilk yapay uydu Sputnik’i fırlattı; ABD 1969’da Apollo 11 ile Ay’a insan indirdi.
- Uzaya araç gönderen roket teknolojisi, kıtalar arası füze teknolojisiyle iç içeydi; her başarı hem bilimsel hem askerî bir mesajdı ve dünyaya "bizim düzenimiz daha güçlü" diye sunuldu.
- Denetleyelim: yarışanlar iki süper güç, ödül ise prestij ve güç gösterisi → siyasi üstünlük ✓
Sık yapılan hata: "Yalnız kültürel değişim" demek. Uzay yarışı toplumların kültürünü de etkiledi, ama başlatan güdü bu değildi; iki bloğu yarışa sokan şey askerî ve siyasi üstünlük kaygısıydı.
8. sorunun çözümü
Kaynakların güvenilirliği karşılaştırılmalı ve bilgi birden çok kaynaktan doğrulanmalıdır.
- Öğrencinin karşılaştığı durumu belirleyelim: aynı konuda birbirine karşıt bilgiler var. Yani kaynaklardan en az biri yanlış.
- Bu durumda tek bir kaynağa bakarak seçim yapılamaz; hangisinin doğru olduğunu o kaynağın kendisi söyleyemez.
- Yapılması gereken iki adım var: kaynakların kim tarafından, nasıl üretildiğine bakarak güvenilirliklerini karşılaştırmak ve bilgiyi birbirinden bağımsız birden çok kaynakla doğrulamak.
- Denetleyelim: "en çok paylaşılanı seçmeli" seçeneği ✓ — paylaşım sayısı doğruluk ölçütü değil.
Sık yapılan hata: "İlk bulduğu bilgiyi kullanmalı" demek. Sorunun kendisi karşıt bilgiler bulunduğunu söylüyor; ilk bulunanı seçmek bu çelişkiyi hiç SINAMAMAK olur.
9. sorunun çözümü
İklim değişikliğinin etkisi bütün ülkeleri kapsar ve çözümü ortak eylem gerektirir.
- Sorunun neden küresel sayıldığını mekanizmasından çıkaralım.
- Sera gazları salındıkları yerde kalmaz; atmosferde dolaşır ve etkileri dünya ölçeğinde ortaya çıkar. Yani bir ülkenin salımı yalnız kendi sınırlarını ilgilendirmez.
- Aynı nedenle çözüm de tek başına alınacak önlemlerle olmaz. Bir ülke salımını sıfırlasa bile ötekiler sürdürdüğünde sonuç değişmez; bu yüzden ortak eylem gerekir.
- Denetleyelim: "yalnız tarımı ilgilendirmesi" seçeneği ✓ — iklim değişikliği su, sağlık ve yerleşimi de etkiliyor.
Sık yapılan hata: "Yalnız bir bölgeyi etkilemesi" demek. Sera gazları atmosferde DOLAŞIR; etkileri salımın yapıldığı bölgeyle sınırlı kalmaz.
10. sorunun çözümü
Araştırma desteğinin artması yayın sayısını yükseltir ve bilimsel görünürlüğü artırır.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: araştırma desteği artar → uluslararası yayın sayısı yükselir → ülkenin bilimsel görünürlüğü artar.
- Zincirin başlangıcı destek, ama görünürlüğü doğrudan sağlayan şey destek değil. Destek araştırmayı mümkün kılıyor; araştırma da yayına dönüşüyor.
- Görünürlük ise yayınlar üzerinden oluşuyor: başka ülkelerdeki araştırmacılar ancak yayımlanmış çalışmayı görebilir. Görünürlüğü artıran şey destekle birlikte yükselen yayın üretimidir.
- Denetleyelim: yapılıp yayımlanmayan bir araştırma görünürlük üretmez ✓ — ikinci basamak atlanamıyor.
Sık yapılan hata: "Desteğin azalması" demek. Şemanın birinci basamağı desteğin ARTTIĞINI söylüyor; destek azalsaydı yayın sayısı da görünürlük de düşerdi.
11. sorunun çözümü
Kore’ye asker gönderilmesi Türkiye’nin Batı ittifakındaki konumunu güçlendirdi ve 1952’deki NATO üyeliğinin yolunu açtı.
- Türkiye 1950’de NATO’ya başvurmuş ama ilk başta kabul görmemişti.
- Aynı yıl Kore Savaşı çıktı; Türkiye, Birleşmiş Milletler çağrısına uyarak Kore’ye bir tugay gönderdi ve bu birlik savaşta büyük fedakârlık gösterdi.
- Bu karar Türkiye’nin Batı’nın güvenilir bir müttefiki olduğunu kanıtladı; Türkiye 1952’de NATO’ya üye oldu.
- Denetleyelim: sebep (Kore’ye asker, 1950) sonuçtan (NATO üyeliği, 1952) önce geliyor; sıralama tutarlı ✓
Sık yapılan hata: "Türkiye’nin tarafsız kalması" demek. BM’nin Batı bloğunun yanında yürüttüğü bir savaşa asker göndermek taraf tutmaktır; karar Türkiye’yi tarafsızlıktan uzaklaştırıp Batı’ya bağladı.
12. sorunun çözümü
Uluslararası örgütlerin etkisi, üye devletlerin kararları uygulama iradesine bağlıdır.
- Bir örgütün elinde ne olduğunu soralım: karar alabilir, çağrı yapabilir, rapor yayımlayabilir.
- Ama bu kararları sahada uygulayacak olan devletlerdir. Örgütün kendi başına bir kolluk gücü ya da zorlayıcı yaptırımı çoğu durumda yoktur.
- Bu yüzden bir kararın etkisi, üye devletlerin onu uygulama iradesine bağlı kalır. Örgütlerin rolünün sınırı da buradadır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki bütçe, merkez, çalışan sayısı ve kuruluş yılı ✓ — dördü de kararın uygulanıp uygulanmadığını belirlemiyor.
Sık yapılan hata: "Yalnız bütçelerine" demek. Bütçe bir örgütün çalışmasını kolaylaştırır, ama alınan kararı UYGULAYAN taraf yine üye devletlerdir.
13. sorunun çözümü
Karşılıklı bağımlılığın arttığı, sorunların da çözümlerin de küreselleştiği bir dönemdir.
- Dönemi iki soruyla değerlendirelim: ülkeler birbirine ne kadar bağlı ve sorunlar nerede kalıyor?
- Birinci soru için ekonomiye bakalım: üretim zincirleri birden çok ülkeye yayılmış, iletişim ağları birbirine bağlı. Bir yerdeki kriz ötekilere geçiyor.
- İkinci soru için sorunlara bakalım: iklim, salgın ve siber tehditlerin hiçbiri tek bir ülkede kalmıyor ve çözümleri ortak eylem gerektiriyor. Dönemin ayırt edici yönü bu ikisidir.
- Denetleyelim: "iki kutuplu düzen sürmektedir" seçeneği ✓ — bu düzen 1991’de sona ermişti.
Sık yapılan hata: "Sorunlar yalnız yereldir" demek. İklim, salgın ve siber tehditler SINIR TANIMIYOR; yerel kalsalardı ortak çözüm arayışına da gerek olmazdı.
14. sorunun çözümü
Denge politikasının en büyük kazanımı, ülkenin savaşın yıkımından ve büyük can kaybından korunmasıdır.
- Savaşa giren ülkeler milyonlarca insanını kaybetti, kentleri bombardımanla yıkıldı.
- Türkiye cephede çarpışmadı, topraklarında savaş yaşanmadı; kentleri ve nüfusu savaşın yıkımından korundu.
- Ekonomik sıkıntılar ağır olsa da insan hayatı ve bağımsızlık korundu; bu da politikanın en değerli sonucudur.
- Denetleyelim: savaş dışı kalmanın doğrudan sonucu savaşın yıkımından uzak kalmaktır ✓ — toprak ya da sömürge kazanmak ancak savaşa girip kazananlara özgü olurdu.
Sık yapılan hata: "Sanayinin hızla büyümesi" cevabı. Savaş yıllarında seferberlik, iş gücü eksikliği ve dış ticaretin daralması nedeniyle Türkiye’de üretim düştü; sanayi büyümedi. Kazanım ekonomik değil, insan ve toprağın korunmasıdır.
15. sorunun çözümü
Varlık Vergisi (1942), uygulamada eşitsizlik yarattığı için eleştirilen bir düzenleme olarak anılmaktadır.
- Vergi 11 Kasım 1942’de, savaşın yarattığı bütçe açığını kapatmak ve savaş sırasında aşırı kazanç sağlayanlardan pay almak amacıyla bir defaya mahsus çıkarıldı.
- Vergi miktarları belirlenirken ortak ve açık bir ölçüt kullanılmadı; takdir yetkisi komisyonlara bırakıldı ve özellikle gayrimüslim tüccarlara çok yüksek miktarlar biçildiği eleştirisi yapıldı.
- Ödeyemeyenlerin mallarına el konuldu, bir kısmı çalışma kamplarına gönderildi; yoğun eleştiriler sonucunda vergi 1944’te kaldırıldı.
- Denetleyelim: soru uygulamanın sonradan nasıl değerlendirildiğini soruyor ✓ — kısa sürede kaldırılması ve eşitsizlik eleştirileri, "sorunsuz" değil "eleştirilen" bir düzenleme olduğunu gösterir.
Sık yapılan hata: "Yalnız yabancıları ilgilendiren bir düzenleme olarak" cevabı. Vergi yabancılara değil, Türkiye’deki bütün servet sahiplerine uygulandı; eleştiri, aynı ülkenin yurttaşları arasında farklı ölçütlerle uygulanmasına, yani eşitsizliğe yönelikti.
16. sorunun çözümü
Yurt dışına işçi göçü iç işsizliği azalttı; işçilerin gönderdiği dövizler ekonomiye önemli katkı sağladı.
- 1961’de Batı Almanya ile iş gücü anlaşması imzalandı; ardından başka Batı Avrupa ülkeleriyle de benzer anlaşmalar yapıldı.
- Yurt içinde iş bulamayan yüz binlerce kişi yurt dışında çalışmaya başladı; bu, iç iş gücü piyasasındaki baskıyı hafifletti.
- İşçiler kazançlarının bir bölümünü ailelerine döviz olarak gönderdi; bu girdi, döviz açığı çeken ekonomi için önemli bir kaynak oldu.
- Denetleyelim: iki etki de göçün doğrudan sonucu — çalışan kişi yurt dışında (işsizlik ↓), kazancı yurda geliyor (döviz ↑) ✓
Sık yapılan hata: "İşsizliğin artması" demek. İş arayanların bir bölümü yurt dışında iş bulduğu için yurt içindeki işsiz sayısı azaldı; göç işsizliği artırmadı, hafifletti.
17. sorunun çözümü
Spor, ortak kurallar etrafında birlikte hareket etme alışkanlığı kazandırır.
- Tablonun kurgusu şu: solda alan, sağda sporun o alandaki katkısı.
- Dolu satır: sağlık → düzenli hareketle hastalık riskinin azalması. Bu katkı bireyin bedenine ait.
- Toplumsal hayat farklı bir alan; katkı da kişiler ARASI olmalı. Sporda herkes aynı kurallara uyar, takım içinde görev paylaşılır, sonuç birlikte kabul edilir. Kazandırdığı şey ortak kurallar etrafında birlikte hareket alışkanlığıdır.
- Denetleyelim: iki satır farklı düzeylerde ✓ — biri bireysel sağlık, öteki toplumsal ilişki.
Sık yapılan hata: "Hastalık riskinin azalması" demek. Bu, ÜST SATIRDA sağlık alanı için zaten yazılmış; sporun toplumsal hayata katkısı ortak kurallarla birlikte hareket alışkanlığıdır.
18. sorunun çözümü
II. Dünya Savaşı’nın en ağır sonucu, çok büyük can kaybı ve yaygın yıkımdır.
- Savaş yalnız cephelerde değil kentlerde de sürdü; hava bombardımanları sivilleri doğrudan hedef aldı.
- Savaşta sivil ve asker toplam 50 milyonu aşan insan hayatını kaybetti; Nazi Almanyası’nın soykırımı ve Hiroşima ile Nagazaki’ye atılan atom bombaları bu kaybın en ağır örnekleridir.
- Kentler, sanayi tesisleri, yollar ve köprüler yıkıldı; milyonlarca insan yurdunu kaybetti.
- Denetleyelim: soru "en ağır sonucu" soruyor ✓ — insan hayatının kaybı ve yıkım, savaşın bıraktığı en derin ve kalıcı iz olarak öne çıkar.
Sık yapılan hata: "Kentlerin büyümesi" cevabı. Savaş kentleri büyütmedi, bombardımanlarla yerle bir etti; savaş sonrası yeniden yapılanma ancak yıllar sonra kentleri yeniden ayağa kaldırdı.
19. sorunun çözümü
Bilimsel üretim; kadro, laboratuvar ve destek gibi ölçütlere de bağlıdır, yalnızca kurum sayısına değil.
- Öğrencinin akıl yürütmesini ayıralım. Veri: üniversite sayısı artmış. Sonuç: bilimsel üretim de AYNI ORANDA artmıştır.
- Kurum sayısı bir KAPASİTE ölçütüdür; kaç yerde araştırma yapılabileceğini gösterir. Ama üretim başka şeylere de bağlıdır: öğretim üyesi kadrosu, laboratuvar donanımı, araştırma bütçesi.
- Bunlar yetersizse kurum sayısı artsa da üretim aynı oranda artmaz. Hata, kurum sayısını üretim miktarıyla eşitlemektir.
- Denetleyelim: "aynı oranda" ifadesi ayrıca sorunlu ✓ — bir artışın oranı ötekinin oranını gerektirmez.
Sık yapılan hata: "Veriyi okumamak" demek. Öğrenci veriyi OKUMUŞ ve üniversite sayısının arttığını doğru saptamış; hatası okumaması değil, kurum sayısını üretim miktarıyla eşitlemesidir.
20. sorunun çözümü
1950’lerde ulaşım yatırımlarında ağırlık demir yolundan kara yoluna kaydı.
- Cumhuriyetin ilk yıllarında devlet demir yolunu öncelemiş, "demir ağlarla örmek" bir kalkınma hedefi olmuştu.
- 1950’de Karayolları Genel Müdürlüğü kuruldu ve ABD yardımıyla yol yapım makineleri getirildi; motorlu taşıt sayısı da hızla arttı.
- Böylece yeni yatırımların büyük bölümü kara yollarına ayrıldı; demir yolu yapımı yavaşladı.
- Denetleyelim: soru "ağırlık değişti" diyor; değişimin yönü demir yolundan kara yoluna ✓
Sık yapılan hata: "Demir yolu" demek. Demir yolu, değişimden ÖNCEKİ dönemin önceliğiydi. 1950’lerde öne çıkan ise kara yoluydu; soru eski durumu değil değişimin yönünü soruyor.