12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
Oy vermekDilekçe vermekDerneğe üyeolmakToplantıyakatılmak

Kartlarda yurttaşın katılım yolları verilmiştir. Bu yolların ortak yönü hangisidir?

  1. A Etkinin imkânsızlığı
  2. B Kararlara hukuk içinde etki etme imkânı sunmaları
  3. C Katılımın yasaklanması
  4. D Dilekçenin gereksizliği
  5. E Derneklerin kapalılığı
2
AnayasaYıl
Teşkilat-ı Esasiye1921
İkinci anayasa1924
Üçüncü anayasa?

Tabloda Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasaları sıralanmıştır. Soru işaretiyle gösterilen yıl aranmaktadır. Buna göre üçüncü anayasa hangi yıl kabul edilmiştir?

  1. A 1945
  2. B 1950
  3. C 1961
  4. D 1971
  5. E 1982
3
AnlayışSonucu
Egemenliğin bir kişiye ait sayılmasıYönetim hesap vermez
Egemenliğin millete ait sayılması?

Tabloda egemenlik anlayışları karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek tamamlar?

  1. A Yönetimin hesap vermemesi
  2. B Yönetimin seçimle hesap verir hâle gelmesi
  3. C Seçimin kalkması
  4. D Egemenliğin bölünmesi
  5. E Meclisin kapanması
4
YılSeçme hakkı
1930Kadınlara belediye seçimlerinde
1934?

Tabloda seçme hakkındaki gelişmeler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda boş kalan yere ne gelir?

  1. A Yalnızca muhtarlık seçimi
  2. B Yalnızca belediye seçimlerinde oy hakkı
  3. C Seçim hakkının kaldırılması
  4. D Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı
  5. E Hiçbir değişiklik
5
Yeni partikurulurKimi çevrelerpartiyi farklıamaçlarlakullanmakisterSonuçpartikapatılır

Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre çok partili hayata geçişin ertelenmesinde etkili olan hangisidir?

  1. A Partilerin kurulamaması
  2. B Seçmen sayısının azlığı
  3. C Meclisin kapalı olması
  4. D Anayasanın bulunmaması
  5. E Yeni düzenin henüz yeterince yerleşmemiş olması
6
Halkçılık ilkesi

Bir ilke yurttaşlar arasında sınıf ve ayrıcalık tanımayarak yasa önünde eşitliği savunur. Bu ilke sorulmaktadır. Buna göre ilke hangisidir?

  1. A Laiklik
  2. B Devletçilik
  3. C İnkılapçılık
  4. D Halkçılık
  5. E Cumhuriyetçilik
7
DurumSonucu
Farklı topluluklar için farklı hukuk kurallarıUygulamada karmaşa ve eşitsizlik
Herkes için tek hukuk düzeni?

Tabloda hukuk düzenleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulmalıdır?

  1. A Eşitsizliğin artması
  2. B Uygulamada karmaşa
  3. C Kanun önünde eşitlik ve öngörülebilirlik
  4. D Kuralların çoğalması
  5. E Mahkemelerin kapanması
8
YetişkinlereaçıkÜcretsizKısa sürelikurslar

Kartlarda bir eğitim uygulamasının özellikleri verilmiştir. Bu özelliklerin gösterdiği hangisidir?

  1. A Uygulamanın ücretli olduğu
  2. B Yalnızca çocukların hedeflendiği
  3. C Okul çağını geçirmiş kesimin de kapsanmak istendiği
  4. D Kursların uzun sürdüğü
  5. E Katılımın sınırlandığı
9
Devralınan borçlarpaylaştırılırÖdeme koşullarıgörüşülürSonuçtakvim vetutarbelirlenir

Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre bu görüşmelerin amacı hangisidir?

  1. A Ödemenin durdurulması
  2. B Borcun artırılması
  3. C Borcun ödenebilir bir düzene bağlanması
  4. D Alacaklıların çoğaltılması
  5. E Sınırların değişmesi
10
Ölçüt1921 düzeni1924 sonrası
Yönetim biçimiAdlandırılmamışCumhuriyet
YürütmeMeclis tarafından?

Tabloda iki dönem karşılaştırılmış, bir bölüm boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl yazılmalıdır?

  1. A Mahkemelerce
  2. B Meclis tarafından doğrudan
  3. C Padişah tarafından
  4. D Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle
  5. E Belirsiz biçimde
11
Millî egemenlikMillîbağımsızlıkÇağdaşlaşmaAkıl ve bilim

Kartlarda temel ilkeleri destekleyen anlayışlar verilmiştir. Bu anlayışların ortak işlevi hangisidir?

  1. A Temel ilkelerle çelişmeleri
  2. B Temel ilkelerin dayandığı zemini oluşturmaları
  3. C İlkeleri sınırlamaları
  4. D İlkelerin yerini almaları
  5. E İlkelerden bağımsız olmaları
12
AlanGenişleme örneği
Siyasi haklarOy verme yaşının indirilmesi
Örgütlenme hakkı?

Tabloda haklar ve genişleme örnekleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulmalıdır?

  1. A Oy yaşının indirilmesi
  2. B Dernek ve sendika kurmanın kolaylaştırılması
  3. C Seçimin kaldırılması
  4. D Derneklerin kapatılması
  5. E Hakların daraltılması
13
Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936)

Bu sözleşmeyle boğazlarla ilgili düzenlemede önemli bir değişiklik olmuştur. Değişimin özü sorulmaktadır. Buna göre ne sağlanmıştır?

  1. A Boğazların kapatılması
  2. B Boğazların yabancı yönetime verilmesi
  3. C Boğazlar Komisyonu'nun genişletilmesi
  4. D Boğazların askersizleştirilmesi
  5. E Boğazlar üzerinde Türkiye'nin egemenlik haklarının tam olarak tanınması
14
DurumYurttaşa etkisi
Tek kaynaktan bilgiKarşılaştırma imkânı azalır
Çok sayıda bağımsız kaynak?

Tabloda bilgi kaynakları karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek tamamlar?

  1. A Yurttaşın bilgiyi karşılaştırarak değerlendirebilmesi
  2. B Karşılaştırma imkânının azalması
  3. C Bilginin gizlenmesi
  4. D Kaynakların kapanması
  5. E Değerlendirmenin imkânsızlaşması
15
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı

Bu bunalım dünya ekonomisini derinden etkilemiştir. Bunalımın ülkeler üzerindeki etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç görülmüştür?

  1. A Üretimin ve ticaretin daralması, işsizliğin artması
  2. B Ticaretin hızla büyümesi
  3. C İşsizliğin sıfırlanması
  4. D Fiyatların hiç değişmemesi
  5. E Bütün ülkelerin zenginleşmesi
16

Bir anlayış üzerine

Bir anlayış, çağın bilgi ve tekniğini almayı savunurken kendi kültürünü korumayı da esas alır.

Yukarıda anlatılan anlayışın ayırt edici yönü hangisidir?

  1. A Yenilenme ile kültürel sürekliliği birlikte gözetmesi
  2. B Kültürü tümüyle bırakması
  3. C Yeniliğe kapalı olması
  4. D Tekniği reddetmesi
  5. E Bilgiyi önemsememesi
17
KaynakTürü
Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metniBirinci el kaynak
Bir gazetenin haber yorumu?

Tabloda kaynaklar sınıflandırılmış, biri boş bırakılmıştır. Hangi seçenek bu boşluğa uygundur?

  1. A Sonradan yazılmış inceleme
  2. B Tamamen nesnel bir kayıt
  3. C Kaynak sayılmaz
  4. D Yalnızca sayısal veri
  5. E Döneme ait olmakla birlikte yorum payı taşır
18
Demir yolu yapımı ve millîleştirme

Demir yolu yapımına ve yabancı şirketlerin satın alınmasına Cumhuriyetin ilk yıllarında önem verilmiştir. Bu politikanın amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?

  1. A Ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirmek
  2. B Ulaşımı yavaşlatmak
  3. C Ticareti yasaklamak
  4. D Kent nüfusunu azaltmak
  5. E Tarımı bırakmak
19
DünyadagerginlikartarSilahlanmahızlanırSonuçboğazlarıngüvenliğigündeme gelir

Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre boğazlar konusundaki yeni düzenlemeyi hazırlayan gelişme hangisidir?

  1. A Ticaretin azalması
  2. B Uluslararası ortamda güvenlik kaygısının artması
  3. C Nüfusun artması
  4. D Eğitimin gelişmesi
  5. E Ulaşımın kolaylaşması
20
Yılİmzalanan ikili anlaşma sayısı
1923-192811
1929-193827

Tabloda imzalanan anlaşma sayıları verilmiştir. Bu tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?

  1. A Dış ilişkilerde antlaşma yoluna daha çok başvurulmuştur.
  2. B Anlaşma sayısı azalmıştır.
  3. C İlişkiler kesilmiştir.
  4. D Görüşmeler durmuştur.
  5. E Sayılar eşittir.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. B 2. C 3. B 4. D 5. E 6. D 7. C 8. C 9. C 10. D 11. B 12. B 13. E 14. A 15. A 16. A 17. E 18. A 19. B 20. A
1. sorunun çözümü

Sayılan yolların tümü, yurttaşın kararlara hukuk çerçevesinde etki etmesini sağlar.

  1. Dört kartı okuyalım: oy vermek, dilekçe vermek, derneğe üye olmak, toplantıya katılmak.
  2. Dördü de farklı bir kanal açıyor. Oy temsilciyi belirliyor, dilekçe doğrudan bir talebi iletiyor.
  3. Dernek üyeliği talebi örgütlü kılıyor, toplantı ise görüşü kamuya duyuruyor. Ortak yönleri, hepsinin yasal ve hukuk içinde tanınmış yollar olması.
  4. Denetleyelim: dördü de anayasa ve kanunlarla güvence altında ✓ — bu yüzden etki hukuk çerçevesinde kalıyor.

Sık yapılan hata: "Etkinin imkânsızlığı" demek. Kartlarda sayılan dört yolun tümü yurttaşa kararlara ETKİ ETME imkânı sunar; imkânsız olsaydı bu yolların tanınmasının anlamı kalmazdı.

2. sorunun çözümü

Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü anayasası 1961’de kabul edilmiştir.

  1. Tablodaki sırayı okuyalım: Teşkilat-ı Esasiye 1921, ikinci anayasa 1924, üçüncü anayasa ise sorulan yıl.
  2. İlk iki anayasa arasındaki fark üç yıl; ama bu, sonrakinin de aynı aralıkla geleceği anlamına gelmez. Anayasalar takvimle değil, siyasi gelişmelere bağlı olarak yapılır.
  3. Üçüncü anayasa 1961’de kabul edilmiştir. Dördüncüsü ise 1982 anayasasıdır.
  4. Denetleyelim: 1945 ve 1950 seçenekleri ✓ — ikisi de 1924 anayasasının yürürlükte olduğu döneme denk geliyor.

Sık yapılan hata: 1982 demek. 1982, Türkiye Cumhuriyeti’nin DÖRDÜNCÜ anayasasının yılıdır; üçüncüsü 1961’de kabul edilmiştir.

3. sorunun çözümü

Egemenliğin millete ait olması, yönetimin seçimler yoluyla hesap vermesini gerektirir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda egemenlik anlayışı, sağda sonucu.
  2. Dolu satır: egemenliğin bir kişiye ait sayılması → yönetim hesap vermez. Yetkinin kaynağı kişinin kendisi olduğu için hesap sorabilecek bir merci yoktur.
  3. Egemenlik millete ait sayıldığında kaynak değişir: yetki milletten alınır. Alınan yetkinin geri alınabilmesi gerekir; bu da seçimlerle olur. Yönetim seçimle hesap verir hâle gelir.
  4. Denetleyelim: cumhuriyetçilik ilkesinin tanımı da bu iki ögeyi birlikte veriyordu ✓ — egemenliğin kaynağı ve seçim.

Sık yapılan hata: "Yönetimin hesap vermemesi" demek. Bu, ÜST SATIRDA egemenliğin bir KİŞİYE ait sayılmasının sonucu olarak zaten yazılmış; egemenlik millete ait olduğunda yönetim seçimle hesap verir.

4. sorunun çözümü

1934 yılında kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda yıl, sağda o yıl tanınan seçme hakkı.
  2. Dolu satır: 1930 → kadınlara belediye seçimlerinde. Yani hak önce YEREL düzeyde tanınmış.
  3. 1934 satırı bu genişlemenin devamı olmalı. Bir sonraki adım ulusal düzeydir: kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
  4. Denetleyelim: yönü genişleme ✓ — 1930 yerel, 1934 ulusal; kapsam daralmıyor, büyüyor.

Sık yapılan hata: "Yalnızca belediye seçimlerinde oy hakkı" demek. Bu, ÜST SATIRDA 1930 için zaten yazılmış; 1934’te kapsam genişleyerek milletvekili seçme ve seçilme hakkına ulaşmıştır.

5. sorunun çözümü

Yeni kurulan düzen henüz yerleşmemişken siyasi rekabetin başka amaçlara yönelmesi geçişi ertelemiştir.

  1. Şemadaki üç basamağı okuyalım: yeni parti kurulur → kimi çevreler partiyi farklı amaçlarla kullanmak ister → parti kapatılır.
  2. Birinci basamak geçişin denendiğini gösteriyor; yani partilerin kurulamaması gibi bir engel yok.
  3. Sorun ikinci basamakta: yeni parti, siyasi rekabet aracı olmaktan çıkıp başka amaçlara alet edilmek isteniyor. Bu, yeni düzenin henüz yeterince yerleşmediğini gösterir ve geçişi erteler.
  4. Denetleyelim: yerleşmiş bir düzende parti farklı görüşleri temsil eder ✓ — düzeni tartışmaya açmaz.

Sık yapılan hata: "Partilerin kurulamaması" demek. Şemanın BİRİNCİ basamağı yeni bir partinin KURULDUĞUNU söylüyor; ertelemenin nedeni kuramamak değil, düzenin henüz yerleşmemiş olması.

6. sorunun çözümü

Yurttaşlar arasında ayrıcalık tanımayan ve yasa önünde eşitliği esas alan ilke halkçılıktır.

  1. İlkeleri düzenledikleri ilişkiye göre ayıralım. Cumhuriyetçilik devlet ile millet, laiklik devlet ile din, devletçilik devlet ile ekonomi arasındaki ilişkiyi konu edinir.
  2. Tanımdaki ilişki ise başka: yurttaşların birbirine karşı konumu. Sınıf ve ayrıcalık tanımamak, kişiler arasında bir üstünlük sıralaması kurulmamasını istiyor.
  3. Bu ilişkiyi düzenleyen ilke halkçılıktır ve uygulamadaki karşılığı yasa önünde eşitliktir.
  4. Denetleyelim: inkılapçılık bir alanı değil zamanı düzenliyor ✓ — o da bu tanımın dışında kalıyor.

Sık yapılan hata: Cumhuriyetçilik demek. Cumhuriyetçilik egemenliğin KAYNAĞINI belirler; yurttaşlar arasında ayrıcalık tanımama halkçılığın konusudur.

7. sorunun çözümü

Tek hukuk düzeni, herkesin aynı kurala tabi olmasını ve sonucun öngörülebilir olmasını sağlar.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda hukuk düzeni, sağda sonucu.
  2. Dolu satır: farklı topluluklar için farklı hukuk kuralları → uygulamada karmaşa ve eşitsizlik. Aynı olayda hangi kuralın geçerli olduğu belirsiz kalıyor ve kişiler farklı sonuçlarla karşılaşıyor.
  3. Tek hukuk düzeninde ise herkes aynı kurala tabidir. Bu iki şey sağlar: kanun önünde eşitlik ve sonucun önceden kestirilebilmesi.
  4. Denetleyelim: öngörülebilirlik yalnız yargı için değil, ticaret ve günlük yaşam için de gerekli ✓ — kişi ne yapacağını önceden bilebiliyor.

Sık yapılan hata: "Uygulamada karmaşa" demek. Bu, ÜST SATIRDA farklı hukuk kurallarının sonucu olarak zaten yazılmış; tek düzen tam tersine eşitlik ve öngörülebilirlik sağlar.

8. sorunun çözümü

Yetişkinlere açık, ücretsiz ve kısa kurslar okul çağını geçirmiş kesimi kapsama amacını gösterir.

  1. Üç özelliği tek tek okuyalım ve her birinin hangi engeli kaldırdığını görelim.
  2. "Yetişkinlere açık" yaş engelini, "ücretsiz" gelir engelini, "kısa süreli" ise zaman engelini kaldırıyor.
  3. Bu üç engel tam da çalışan ve okul çağını geçirmiş kişilerin karşısına çıkan engellerdir. Uygulamanın gösterdiği şey, bu kesimin de kapsanmak istenmesidir.
  4. Denetleyelim: çocuklar için zaten okullar var ✓ — bu uygulama onların dışında kalan kesime yöneliyor.

Sık yapılan hata: "Yalnızca çocukların hedeflendiği" demek. Kartlarda kursların YETİŞKİNLERE açık olduğu yazıyor; hedef, okul çağını geçirmiş kesimdir.

9. sorunun çözümü

Görüşmelerin amacı, borcun ülke ekonomisinin taşıyabileceği bir takvime bağlanmasıdır.

  1. Şemadaki üç basamağı okuyalım: devralınan borçlar paylaştırılır → ödeme koşulları görüşülür → takvim ve tutar belirlenir.
  2. Birinci basamak borcun kime ne kadar düşeceğini belirliyor. Ama tutarı bilmek tek başına yetmez; ödenebilir olması gerekir.
  3. İkinci ve üçüncü basamak bunu sağlıyor: hangi tutarın hangi tarihte ödeneceği belirleniyor. Amaç, borcun ödenebilir bir düzene bağlanmasıdır.
  4. Denetleyelim: borç reddedilmiyor ✓ — kabul ediliyor ama taşınabilir bir takvime oturtuluyor.

Sık yapılan hata: "Ödemenin durdurulması" demek. Şemada ödeme DURDURULMUYOR; koşullar görüşülüp takvim ve tutar belirleniyor, yani borç ödenebilir bir düzene bağlanıyor.

10. sorunun çözümü

Cumhuriyetin ilanından sonra yürütme, cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle yürütülmeye başlanmıştır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda ölçüt, ortada 1921 düzeni, sağda 1924 sonrası.
  2. Yönetim biçimi satırından başlayalım: 1921’de adlandırılmamış, 1924 sonrasında cumhuriyet. Yani ikinci sütun yeni düzeni anlatıyor.
  3. Yürütme satırında 1921 için "meclis tarafından" yazıyor; o dönemde yürütme yetkisi mecliste toplanmıştı. Cumhuriyetle birlikte bu yetki ayrıldı: yürütme cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle yürütülür.
  4. Denetleyelim: aynı düzenleme hükûmet kurma güçlüğünü de çözmüştü ✓ — iki soru aynı değişikliğin iki yüzü.

Sık yapılan hata: "Meclis tarafından doğrudan" demek. Bu, TABLODA 1921 düzeni için zaten yazılmış; 1924 sonrasında yürütme cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle yürütülür.

11. sorunun çözümü

Bu anlayışlar temel ilkelerin dayandığı zemini oluşturur; bu nedenle bütünleyici sayılır.

  1. Dört kartı okuyalım: millî egemenlik, millî bağımsızlık, çağdaşlaşma, akıl ve bilim.
  2. Bunları temel ilkelerle eşleştirelim. Millî egemenlik cumhuriyetçiliğin, millî bağımsızlık milliyetçilik ve devletçiliğin, akıl ve bilim laikliğin, çağdaşlaşma ise inkılapçılığın dayanağıdır.
  3. Yani hiçbiri temel ilkelerin yerine geçmiyor; hepsi onların üzerinde durduğu zemini kuruyor. Ortak işlevleri budur.
  4. Denetleyelim: bu yüzden "bütünleyici ilkeler" diye anılıyorlar ✓ — tamamlıyorlar, sınırlamıyorlar.

Sık yapılan hata: "İlkelerin yerini almaları" demek. Bu anlayışlar temel ilkelerin YERİNE geçmez; onların dayandığı zemini oluşturarak tamamlarlar.

12. sorunun çözümü

Örgütlenme hakkındaki genişleme, dernek ve sendika kurmanın kolaylaştırılmasıyla somutlaşır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda hak alanı, sağda o alandaki genişleme örneği.
  2. Dolu satır: siyasi haklar → oy verme yaşının indirilmesi. Örnek, o hakkı kullanabilen kişi sayısını artıran bir düzenleme.
  3. Örgütlenme hakkı farklı bir alan: kişilerin bir araya gelip ortak hareket etmesi. Buradaki genişleme dernek ve sendika kurmanın kolaylaştırılmasıyla olur.
  4. Denetleyelim: iki örnek de KOLAYLAŞTIRICI yönde ✓ — tablo hakların daralmasını değil, genişlemesini örnekliyor.

Sık yapılan hata: "Oy yaşının indirilmesi" demek. Bu, ÜST SATIRDA siyasi haklar için zaten yazılmış; örgütlenme hakkındaki genişleme dernek ve sendika kurmanın kolaylaşmasıdır.

13. sorunun çözümü

Montrö ile Boğazlar Komisyonu kaldırılmış, bölgedeki egemenlik hakları Türkiye’ye geçmiştir.

  1. Önceki durumu hatırlayalım: Lozan’da boğazlar için uluslararası bir komisyon kurulmuş ve bölge askersizleştirilmişti. Yani egemenlik hakları sınırlıydı.
  2. Montrö bu düzeni değiştirdi. Komisyon kaldırıldı ve boğazlarla ilgili yetki doğrudan Türkiye’ye geçti.
  3. Değişimin özü budur: bölgede uluslararası bir organın yerini ülkenin kendi egemenlik hakları aldı.
  4. Denetleyelim: "Boğazlar Komisyonu’nun genişletilmesi" ve "askersizleştirilmesi" seçenekleri ✓ — ikisi de Lozan düzeninin sürmesi anlamına gelirdi.

Sık yapılan hata: "Boğazların kapatılması" demek. Montrö boğazları KAPATMIYOR; geçiş rejimini düzenliyor ve bu düzenlemenin yetkisini Türkiye’ye veriyor.

14. sorunun çözümü

Çok sayıda bağımsız kaynak, yurttaşın bilgiyi karşılaştırarak değerlendirmesini mümkün kılar.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda bilgi kaynağının durumu, sağda yurttaşa etkisi.
  2. Dolu satır: tek kaynaktan bilgi → karşılaştırma imkânı azalır. Tek anlatı varsa doğruluğunu sınayacak ikinci bir anlatı yoktur.
  3. Çok sayıda bağımsız kaynak bulunduğunda yurttaş aynı olayın farklı aktarımlarını görebilir; hangisinin neye dayandığını karşılaştırabilir. Etki budur.
  4. Denetleyelim: "bağımsız" nitelemesi önemli ✓ — aynı merkezden beslenen çok sayıda kaynak da karşılaştırma sağlamazdı.

Sık yapılan hata: "Karşılaştırma imkânının azalması" demek. Bu, ÜST SATIRDA tek kaynak için zaten yazılmış; çok sayıda bağımsız kaynak karşılaştırma imkânını azaltmaz, artırır.

15. sorunun çözümü

1929 bunalımı üretim ile ticareti daraltmış ve işsizliği büyük ölçüde artırmıştır.

  1. Bir ekonomik bunalımın nasıl yayıldığını izleyelim. Önce talep düşer: insanlar harcamayı kısar.
  2. Talep düşünce üretilen mal satılamaz; fabrikalar üretimi azaltır ve ülkeler arası ticaret daralır.
  3. Üretim azalınca çalışana da ihtiyaç kalmaz; işsizlik hızla artar. Bunalımın ülkeler üzerindeki etkisi bu zincirdir.
  4. Denetleyelim: seçeneklerin dördü olumlu sonuçlar sayıyor ✓ — bir bunalımdan bunlar beklenmez.

Sık yapılan hata: "Bütün ülkelerin zenginleşmesi" demek. 1929 bunalımı bir DARALMA dönemidir; zenginleşme bunun tam tersi bir sonuç olurdu.

16. sorunun çözümü

Bu anlayış çağın bilgisini almakla kendi kültürünü sürdürmeyi birlikte gözetir.

  1. Anlatılan tutumun iki yanını ayıralım. Birincisi: çağın bilgi ve tekniğini almak, yani dışarıya açık olmak.
  2. İkincisi: kendi kültürünü korumak, yani sürekliliği elde tutmak.
  3. İki yan birbirini dışlamıyor; anlayış ikisini birlikte savunuyor. Ayırt edici yönü, yenilenme ile kültürel sürekliliği birlikte gözetmesidir.
  4. Denetleyelim: yalnız biri seçilseydi ya kopuş ya durağanlık olurdu ✓ — anlayışı ayıran şey ikisinin birlikte tutulması.

Sık yapılan hata: "Kültürü tümüyle bırakması" demek. Anlayış kendi kültürünü KORUMAYI da esas alıyor; bırakılsaydı ortada gözetilecek bir süreklilik kalmazdı.

17. sorunun çözümü

Gazete haberi döneme aittir; ancak yorum ve seçim payı taşıdığı için dikkatle değerlendirilir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda kaynak, sağda türü ve değerlendirmesi.
  2. Dolu satır: Resmî Gazete’de yayımlanan kanun metni → birinci el kaynak. Metin olayın kendisidir; kanunun ne dediğini doğrudan gösterir.
  3. Gazetenin haber yorumu da o dönemde yazılmıştır, yani döneme aittir. Ama haberi yazan neyi anlatacağını seçer ve yorum katar. Öyleyse döneme ait olmakla birlikte yorum payı taşır.
  4. Denetleyelim: aynı olayı iki gazete farklı anlatabilir ✓ — bu fark, yorum payının somut kanıtı.

Sık yapılan hata: "Tamamen nesnel bir kayıt" demek. Haber yorumunda hangi bilginin verileceği SEÇİLİR ve yorum katılır; nesnel bir kayıt olan kanun metni ise üst satırda zaten yazılmış.

18. sorunun çözümü

Demir yolu yatırımları ve millîleştirme, ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirmiştir.

  1. Politikanın iki ayağını ayıralım: yeni hat yapmak ve var olan hatları yabancı şirketlerden satın almak.
  2. Birinci ayak iç bütünleşmeyi sağlıyor; iç bölgeler pazara ve birbirine bağlanıyor.
  3. İkinci ayak denetimi ilgilendiriyor. Hatların önemli bölümü yabancı şirketlerin elindeydi; satın alma ile tarife ve işletme kararları ulusal düzeye geçti. İkisi birlikte ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirdi.
  4. Denetleyelim: "kent nüfusunu azaltmak" seçeneği ✓ — demir yolu tersine, bölgeler arası hareketi kolaylaştırır.

Sık yapılan hata: "Ulaşımı yavaşlatmak" demek. Demir yolu yapımı ulaşımı HIZLANDIRIR; politikanın amacı da hem bütünleşmeyi hem bağımsızlığı güçlendirmektir.

19. sorunun çözümü

Artan gerginlik ve silahlanma, boğazların savunmasının gündeme gelmesine yol açmıştır.

  1. Şemadaki üç basamağı okuyalım: dünyada gerginlik artar → silahlanma hızlanır → boğazların güvenliği gündeme gelir.
  2. İlk iki basamak dış dünyada olan gelişmeler; ikisi birlikte bir güvenlik kaygısı üretiyor.
  3. Bu ortamda boğazlar gibi stratejik bir geçidin savunmasız kalması sorun hâline geliyor. Yeni düzenlemeyi hazırlayan gelişme, uluslararası ortamda güvenlik kaygısının artmasıdır.
  4. Denetleyelim: düzenleme talebi içeriden değil KOŞULLARDAN doğuyor ✓ — bu yüzden karşı taraflar da kabul edebiliyor.

Sık yapılan hata: "Ticaretin azalması" demek. Şemada ticaretten söz edilmiyor; yeni düzenlemeyi hazırlayan şey gerginliğin ve silahlanmanın artması, yani güvenlik kaygısıdır.

20. sorunun çözümü

İkinci dönemde anlaşma sayısının belirgin artışı, antlaşma yolunun daha çok kullanıldığını gösterir.

  1. Tablodaki iki değeri okuyalım: 1923-1928 arasında 11, 1929-1938 arasında 27 ikili anlaşma.
  2. İki dönemin uzunluğu yakın (beş yıl ve dokuz yıl) ama sayı iki katından fazla artmış.
  3. Anlaşma, sorunları görüşme yoluyla çözmenin ürünüdür. Sayının artması bu yola daha çok başvurulduğunu gösterir.
  4. Denetleyelim: bu, dönemin barışçı dış politika ilkesiyle örtüşüyor ✓ — ilke uygulamada sayıya yansımış.

Sık yapılan hata: "Anlaşma sayısı azalmıştır." demek. Tabloya göre sayı 11’den 27’ye ÇIKMIŞ; azalma değil, iki katını aşan bir artış var.

12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük diğer yazılılar

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.