12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Kartlarda yurttaşın katılım yolları verilmiştir. Bu yolların ortak yönü hangisidir?
- A Etkinin imkânsızlığı
- B Kararlara hukuk içinde etki etme imkânı sunmaları
- C Katılımın yasaklanması
- D Dilekçenin gereksizliği
- E Derneklerin kapalılığı
| Anayasa | Yıl |
|---|---|
| Teşkilat-ı Esasiye | 1921 |
| İkinci anayasa | 1924 |
| Üçüncü anayasa | ? |
Tabloda Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasaları sıralanmıştır. Soru işaretiyle gösterilen yıl aranmaktadır. Buna göre üçüncü anayasa hangi yıl kabul edilmiştir?
- A 1945
- B 1950
- C 1961
- D 1971
- E 1982
| Anlayış | Sonucu |
|---|---|
| Egemenliğin bir kişiye ait sayılması | Yönetim hesap vermez |
| Egemenliğin millete ait sayılması | ? |
Tabloda egemenlik anlayışları karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek tamamlar?
- A Yönetimin hesap vermemesi
- B Yönetimin seçimle hesap verir hâle gelmesi
- C Seçimin kalkması
- D Egemenliğin bölünmesi
- E Meclisin kapanması
| Yıl | Seçme hakkı |
|---|---|
| 1930 | Kadınlara belediye seçimlerinde |
| 1934 | ? |
Tabloda seçme hakkındaki gelişmeler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda boş kalan yere ne gelir?
- A Yalnızca muhtarlık seçimi
- B Yalnızca belediye seçimlerinde oy hakkı
- C Seçim hakkının kaldırılması
- D Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı
- E Hiçbir değişiklik
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre çok partili hayata geçişin ertelenmesinde etkili olan hangisidir?
- A Partilerin kurulamaması
- B Seçmen sayısının azlığı
- C Meclisin kapalı olması
- D Anayasanın bulunmaması
- E Yeni düzenin henüz yeterince yerleşmemiş olması
Bir ilke yurttaşlar arasında sınıf ve ayrıcalık tanımayarak yasa önünde eşitliği savunur. Bu ilke sorulmaktadır. Buna göre ilke hangisidir?
- A Laiklik
- B Devletçilik
- C İnkılapçılık
- D Halkçılık
- E Cumhuriyetçilik
| Durum | Sonucu |
|---|---|
| Farklı topluluklar için farklı hukuk kuralları | Uygulamada karmaşa ve eşitsizlik |
| Herkes için tek hukuk düzeni | ? |
Tabloda hukuk düzenleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulmalıdır?
- A Eşitsizliğin artması
- B Uygulamada karmaşa
- C Kanun önünde eşitlik ve öngörülebilirlik
- D Kuralların çoğalması
- E Mahkemelerin kapanması
Kartlarda bir eğitim uygulamasının özellikleri verilmiştir. Bu özelliklerin gösterdiği hangisidir?
- A Uygulamanın ücretli olduğu
- B Yalnızca çocukların hedeflendiği
- C Okul çağını geçirmiş kesimin de kapsanmak istendiği
- D Kursların uzun sürdüğü
- E Katılımın sınırlandığı
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre bu görüşmelerin amacı hangisidir?
- A Ödemenin durdurulması
- B Borcun artırılması
- C Borcun ödenebilir bir düzene bağlanması
- D Alacaklıların çoğaltılması
- E Sınırların değişmesi
| Ölçüt | 1921 düzeni | 1924 sonrası |
|---|---|---|
| Yönetim biçimi | Adlandırılmamış | Cumhuriyet |
| Yürütme | Meclis tarafından | ? |
Tabloda iki dönem karşılaştırılmış, bir bölüm boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl yazılmalıdır?
- A Mahkemelerce
- B Meclis tarafından doğrudan
- C Padişah tarafından
- D Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle
- E Belirsiz biçimde
Kartlarda temel ilkeleri destekleyen anlayışlar verilmiştir. Bu anlayışların ortak işlevi hangisidir?
- A Temel ilkelerle çelişmeleri
- B Temel ilkelerin dayandığı zemini oluşturmaları
- C İlkeleri sınırlamaları
- D İlkelerin yerini almaları
- E İlkelerden bağımsız olmaları
| Alan | Genişleme örneği |
|---|---|
| Siyasi haklar | Oy verme yaşının indirilmesi |
| Örgütlenme hakkı | ? |
Tabloda haklar ve genişleme örnekleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulmalıdır?
- A Oy yaşının indirilmesi
- B Dernek ve sendika kurmanın kolaylaştırılması
- C Seçimin kaldırılması
- D Derneklerin kapatılması
- E Hakların daraltılması
Bu sözleşmeyle boğazlarla ilgili düzenlemede önemli bir değişiklik olmuştur. Değişimin özü sorulmaktadır. Buna göre ne sağlanmıştır?
- A Boğazların kapatılması
- B Boğazların yabancı yönetime verilmesi
- C Boğazlar Komisyonu'nun genişletilmesi
- D Boğazların askersizleştirilmesi
- E Boğazlar üzerinde Türkiye'nin egemenlik haklarının tam olarak tanınması
| Durum | Yurttaşa etkisi |
|---|---|
| Tek kaynaktan bilgi | Karşılaştırma imkânı azalır |
| Çok sayıda bağımsız kaynak | ? |
Tabloda bilgi kaynakları karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek tamamlar?
- A Yurttaşın bilgiyi karşılaştırarak değerlendirebilmesi
- B Karşılaştırma imkânının azalması
- C Bilginin gizlenmesi
- D Kaynakların kapanması
- E Değerlendirmenin imkânsızlaşması
Bu bunalım dünya ekonomisini derinden etkilemiştir. Bunalımın ülkeler üzerindeki etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç görülmüştür?
- A Üretimin ve ticaretin daralması, işsizliğin artması
- B Ticaretin hızla büyümesi
- C İşsizliğin sıfırlanması
- D Fiyatların hiç değişmemesi
- E Bütün ülkelerin zenginleşmesi
Bir anlayış üzerine
Bir anlayış, çağın bilgi ve tekniğini almayı savunurken kendi kültürünü korumayı da esas alır.
Yukarıda anlatılan anlayışın ayırt edici yönü hangisidir?
- A Yenilenme ile kültürel sürekliliği birlikte gözetmesi
- B Kültürü tümüyle bırakması
- C Yeniliğe kapalı olması
- D Tekniği reddetmesi
- E Bilgiyi önemsememesi
| Kaynak | Türü |
|---|---|
| Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni | Birinci el kaynak |
| Bir gazetenin haber yorumu | ? |
Tabloda kaynaklar sınıflandırılmış, biri boş bırakılmıştır. Hangi seçenek bu boşluğa uygundur?
- A Sonradan yazılmış inceleme
- B Tamamen nesnel bir kayıt
- C Kaynak sayılmaz
- D Yalnızca sayısal veri
- E Döneme ait olmakla birlikte yorum payı taşır
Demir yolu yapımına ve yabancı şirketlerin satın alınmasına Cumhuriyetin ilk yıllarında önem verilmiştir. Bu politikanın amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
- A Ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirmek
- B Ulaşımı yavaşlatmak
- C Ticareti yasaklamak
- D Kent nüfusunu azaltmak
- E Tarımı bırakmak
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre boğazlar konusundaki yeni düzenlemeyi hazırlayan gelişme hangisidir?
- A Ticaretin azalması
- B Uluslararası ortamda güvenlik kaygısının artması
- C Nüfusun artması
- D Eğitimin gelişmesi
- E Ulaşımın kolaylaşması
| Yıl | İmzalanan ikili anlaşma sayısı |
|---|---|
| 1923-1928 | 11 |
| 1929-1938 | 27 |
Tabloda imzalanan anlaşma sayıları verilmiştir. Bu tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A Dış ilişkilerde antlaşma yoluna daha çok başvurulmuştur.
- B Anlaşma sayısı azalmıştır.
- C İlişkiler kesilmiştir.
- D Görüşmeler durmuştur.
- E Sayılar eşittir.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Sayılan yolların tümü, yurttaşın kararlara hukuk çerçevesinde etki etmesini sağlar.
- Dört kartı okuyalım: oy vermek, dilekçe vermek, derneğe üye olmak, toplantıya katılmak.
- Dördü de farklı bir kanal açıyor. Oy temsilciyi belirliyor, dilekçe doğrudan bir talebi iletiyor.
- Dernek üyeliği talebi örgütlü kılıyor, toplantı ise görüşü kamuya duyuruyor. Ortak yönleri, hepsinin yasal ve hukuk içinde tanınmış yollar olması.
- Denetleyelim: dördü de anayasa ve kanunlarla güvence altında ✓ — bu yüzden etki hukuk çerçevesinde kalıyor.
Sık yapılan hata: "Etkinin imkânsızlığı" demek. Kartlarda sayılan dört yolun tümü yurttaşa kararlara ETKİ ETME imkânı sunar; imkânsız olsaydı bu yolların tanınmasının anlamı kalmazdı.
2. sorunun çözümü
Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü anayasası 1961’de kabul edilmiştir.
- Tablodaki sırayı okuyalım: Teşkilat-ı Esasiye 1921, ikinci anayasa 1924, üçüncü anayasa ise sorulan yıl.
- İlk iki anayasa arasındaki fark üç yıl; ama bu, sonrakinin de aynı aralıkla geleceği anlamına gelmez. Anayasalar takvimle değil, siyasi gelişmelere bağlı olarak yapılır.
- Üçüncü anayasa 1961’de kabul edilmiştir. Dördüncüsü ise 1982 anayasasıdır.
- Denetleyelim: 1945 ve 1950 seçenekleri ✓ — ikisi de 1924 anayasasının yürürlükte olduğu döneme denk geliyor.
Sık yapılan hata: 1982 demek. 1982, Türkiye Cumhuriyeti’nin DÖRDÜNCÜ anayasasının yılıdır; üçüncüsü 1961’de kabul edilmiştir.
3. sorunun çözümü
Egemenliğin millete ait olması, yönetimin seçimler yoluyla hesap vermesini gerektirir.
- Tablonun kurgusu şu: solda egemenlik anlayışı, sağda sonucu.
- Dolu satır: egemenliğin bir kişiye ait sayılması → yönetim hesap vermez. Yetkinin kaynağı kişinin kendisi olduğu için hesap sorabilecek bir merci yoktur.
- Egemenlik millete ait sayıldığında kaynak değişir: yetki milletten alınır. Alınan yetkinin geri alınabilmesi gerekir; bu da seçimlerle olur. Yönetim seçimle hesap verir hâle gelir.
- Denetleyelim: cumhuriyetçilik ilkesinin tanımı da bu iki ögeyi birlikte veriyordu ✓ — egemenliğin kaynağı ve seçim.
Sık yapılan hata: "Yönetimin hesap vermemesi" demek. Bu, ÜST SATIRDA egemenliğin bir KİŞİYE ait sayılmasının sonucu olarak zaten yazılmış; egemenlik millete ait olduğunda yönetim seçimle hesap verir.
4. sorunun çözümü
1934 yılında kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
- Tablonun kurgusu şu: solda yıl, sağda o yıl tanınan seçme hakkı.
- Dolu satır: 1930 → kadınlara belediye seçimlerinde. Yani hak önce YEREL düzeyde tanınmış.
- 1934 satırı bu genişlemenin devamı olmalı. Bir sonraki adım ulusal düzeydir: kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
- Denetleyelim: yönü genişleme ✓ — 1930 yerel, 1934 ulusal; kapsam daralmıyor, büyüyor.
Sık yapılan hata: "Yalnızca belediye seçimlerinde oy hakkı" demek. Bu, ÜST SATIRDA 1930 için zaten yazılmış; 1934’te kapsam genişleyerek milletvekili seçme ve seçilme hakkına ulaşmıştır.
5. sorunun çözümü
Yeni kurulan düzen henüz yerleşmemişken siyasi rekabetin başka amaçlara yönelmesi geçişi ertelemiştir.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: yeni parti kurulur → kimi çevreler partiyi farklı amaçlarla kullanmak ister → parti kapatılır.
- Birinci basamak geçişin denendiğini gösteriyor; yani partilerin kurulamaması gibi bir engel yok.
- Sorun ikinci basamakta: yeni parti, siyasi rekabet aracı olmaktan çıkıp başka amaçlara alet edilmek isteniyor. Bu, yeni düzenin henüz yeterince yerleşmediğini gösterir ve geçişi erteler.
- Denetleyelim: yerleşmiş bir düzende parti farklı görüşleri temsil eder ✓ — düzeni tartışmaya açmaz.
Sık yapılan hata: "Partilerin kurulamaması" demek. Şemanın BİRİNCİ basamağı yeni bir partinin KURULDUĞUNU söylüyor; ertelemenin nedeni kuramamak değil, düzenin henüz yerleşmemiş olması.
6. sorunun çözümü
Yurttaşlar arasında ayrıcalık tanımayan ve yasa önünde eşitliği esas alan ilke halkçılıktır.
- İlkeleri düzenledikleri ilişkiye göre ayıralım. Cumhuriyetçilik devlet ile millet, laiklik devlet ile din, devletçilik devlet ile ekonomi arasındaki ilişkiyi konu edinir.
- Tanımdaki ilişki ise başka: yurttaşların birbirine karşı konumu. Sınıf ve ayrıcalık tanımamak, kişiler arasında bir üstünlük sıralaması kurulmamasını istiyor.
- Bu ilişkiyi düzenleyen ilke halkçılıktır ve uygulamadaki karşılığı yasa önünde eşitliktir.
- Denetleyelim: inkılapçılık bir alanı değil zamanı düzenliyor ✓ — o da bu tanımın dışında kalıyor.
Sık yapılan hata: Cumhuriyetçilik demek. Cumhuriyetçilik egemenliğin KAYNAĞINI belirler; yurttaşlar arasında ayrıcalık tanımama halkçılığın konusudur.
7. sorunun çözümü
Tek hukuk düzeni, herkesin aynı kurala tabi olmasını ve sonucun öngörülebilir olmasını sağlar.
- Tablonun kurgusu şu: solda hukuk düzeni, sağda sonucu.
- Dolu satır: farklı topluluklar için farklı hukuk kuralları → uygulamada karmaşa ve eşitsizlik. Aynı olayda hangi kuralın geçerli olduğu belirsiz kalıyor ve kişiler farklı sonuçlarla karşılaşıyor.
- Tek hukuk düzeninde ise herkes aynı kurala tabidir. Bu iki şey sağlar: kanun önünde eşitlik ve sonucun önceden kestirilebilmesi.
- Denetleyelim: öngörülebilirlik yalnız yargı için değil, ticaret ve günlük yaşam için de gerekli ✓ — kişi ne yapacağını önceden bilebiliyor.
Sık yapılan hata: "Uygulamada karmaşa" demek. Bu, ÜST SATIRDA farklı hukuk kurallarının sonucu olarak zaten yazılmış; tek düzen tam tersine eşitlik ve öngörülebilirlik sağlar.
8. sorunun çözümü
Yetişkinlere açık, ücretsiz ve kısa kurslar okul çağını geçirmiş kesimi kapsama amacını gösterir.
- Üç özelliği tek tek okuyalım ve her birinin hangi engeli kaldırdığını görelim.
- "Yetişkinlere açık" yaş engelini, "ücretsiz" gelir engelini, "kısa süreli" ise zaman engelini kaldırıyor.
- Bu üç engel tam da çalışan ve okul çağını geçirmiş kişilerin karşısına çıkan engellerdir. Uygulamanın gösterdiği şey, bu kesimin de kapsanmak istenmesidir.
- Denetleyelim: çocuklar için zaten okullar var ✓ — bu uygulama onların dışında kalan kesime yöneliyor.
Sık yapılan hata: "Yalnızca çocukların hedeflendiği" demek. Kartlarda kursların YETİŞKİNLERE açık olduğu yazıyor; hedef, okul çağını geçirmiş kesimdir.
9. sorunun çözümü
Görüşmelerin amacı, borcun ülke ekonomisinin taşıyabileceği bir takvime bağlanmasıdır.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: devralınan borçlar paylaştırılır → ödeme koşulları görüşülür → takvim ve tutar belirlenir.
- Birinci basamak borcun kime ne kadar düşeceğini belirliyor. Ama tutarı bilmek tek başına yetmez; ödenebilir olması gerekir.
- İkinci ve üçüncü basamak bunu sağlıyor: hangi tutarın hangi tarihte ödeneceği belirleniyor. Amaç, borcun ödenebilir bir düzene bağlanmasıdır.
- Denetleyelim: borç reddedilmiyor ✓ — kabul ediliyor ama taşınabilir bir takvime oturtuluyor.
Sık yapılan hata: "Ödemenin durdurulması" demek. Şemada ödeme DURDURULMUYOR; koşullar görüşülüp takvim ve tutar belirleniyor, yani borç ödenebilir bir düzene bağlanıyor.
10. sorunun çözümü
Cumhuriyetin ilanından sonra yürütme, cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle yürütülmeye başlanmıştır.
- Tablonun kurgusu şu: solda ölçüt, ortada 1921 düzeni, sağda 1924 sonrası.
- Yönetim biçimi satırından başlayalım: 1921’de adlandırılmamış, 1924 sonrasında cumhuriyet. Yani ikinci sütun yeni düzeni anlatıyor.
- Yürütme satırında 1921 için "meclis tarafından" yazıyor; o dönemde yürütme yetkisi mecliste toplanmıştı. Cumhuriyetle birlikte bu yetki ayrıldı: yürütme cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle yürütülür.
- Denetleyelim: aynı düzenleme hükûmet kurma güçlüğünü de çözmüştü ✓ — iki soru aynı değişikliğin iki yüzü.
Sık yapılan hata: "Meclis tarafından doğrudan" demek. Bu, TABLODA 1921 düzeni için zaten yazılmış; 1924 sonrasında yürütme cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle yürütülür.
11. sorunun çözümü
Bu anlayışlar temel ilkelerin dayandığı zemini oluşturur; bu nedenle bütünleyici sayılır.
- Dört kartı okuyalım: millî egemenlik, millî bağımsızlık, çağdaşlaşma, akıl ve bilim.
- Bunları temel ilkelerle eşleştirelim. Millî egemenlik cumhuriyetçiliğin, millî bağımsızlık milliyetçilik ve devletçiliğin, akıl ve bilim laikliğin, çağdaşlaşma ise inkılapçılığın dayanağıdır.
- Yani hiçbiri temel ilkelerin yerine geçmiyor; hepsi onların üzerinde durduğu zemini kuruyor. Ortak işlevleri budur.
- Denetleyelim: bu yüzden "bütünleyici ilkeler" diye anılıyorlar ✓ — tamamlıyorlar, sınırlamıyorlar.
Sık yapılan hata: "İlkelerin yerini almaları" demek. Bu anlayışlar temel ilkelerin YERİNE geçmez; onların dayandığı zemini oluşturarak tamamlarlar.
12. sorunun çözümü
Örgütlenme hakkındaki genişleme, dernek ve sendika kurmanın kolaylaştırılmasıyla somutlaşır.
- Tablonun kurgusu şu: solda hak alanı, sağda o alandaki genişleme örneği.
- Dolu satır: siyasi haklar → oy verme yaşının indirilmesi. Örnek, o hakkı kullanabilen kişi sayısını artıran bir düzenleme.
- Örgütlenme hakkı farklı bir alan: kişilerin bir araya gelip ortak hareket etmesi. Buradaki genişleme dernek ve sendika kurmanın kolaylaştırılmasıyla olur.
- Denetleyelim: iki örnek de KOLAYLAŞTIRICI yönde ✓ — tablo hakların daralmasını değil, genişlemesini örnekliyor.
Sık yapılan hata: "Oy yaşının indirilmesi" demek. Bu, ÜST SATIRDA siyasi haklar için zaten yazılmış; örgütlenme hakkındaki genişleme dernek ve sendika kurmanın kolaylaşmasıdır.
13. sorunun çözümü
Montrö ile Boğazlar Komisyonu kaldırılmış, bölgedeki egemenlik hakları Türkiye’ye geçmiştir.
- Önceki durumu hatırlayalım: Lozan’da boğazlar için uluslararası bir komisyon kurulmuş ve bölge askersizleştirilmişti. Yani egemenlik hakları sınırlıydı.
- Montrö bu düzeni değiştirdi. Komisyon kaldırıldı ve boğazlarla ilgili yetki doğrudan Türkiye’ye geçti.
- Değişimin özü budur: bölgede uluslararası bir organın yerini ülkenin kendi egemenlik hakları aldı.
- Denetleyelim: "Boğazlar Komisyonu’nun genişletilmesi" ve "askersizleştirilmesi" seçenekleri ✓ — ikisi de Lozan düzeninin sürmesi anlamına gelirdi.
Sık yapılan hata: "Boğazların kapatılması" demek. Montrö boğazları KAPATMIYOR; geçiş rejimini düzenliyor ve bu düzenlemenin yetkisini Türkiye’ye veriyor.
14. sorunun çözümü
Çok sayıda bağımsız kaynak, yurttaşın bilgiyi karşılaştırarak değerlendirmesini mümkün kılar.
- Tablonun kurgusu şu: solda bilgi kaynağının durumu, sağda yurttaşa etkisi.
- Dolu satır: tek kaynaktan bilgi → karşılaştırma imkânı azalır. Tek anlatı varsa doğruluğunu sınayacak ikinci bir anlatı yoktur.
- Çok sayıda bağımsız kaynak bulunduğunda yurttaş aynı olayın farklı aktarımlarını görebilir; hangisinin neye dayandığını karşılaştırabilir. Etki budur.
- Denetleyelim: "bağımsız" nitelemesi önemli ✓ — aynı merkezden beslenen çok sayıda kaynak da karşılaştırma sağlamazdı.
Sık yapılan hata: "Karşılaştırma imkânının azalması" demek. Bu, ÜST SATIRDA tek kaynak için zaten yazılmış; çok sayıda bağımsız kaynak karşılaştırma imkânını azaltmaz, artırır.
15. sorunun çözümü
1929 bunalımı üretim ile ticareti daraltmış ve işsizliği büyük ölçüde artırmıştır.
- Bir ekonomik bunalımın nasıl yayıldığını izleyelim. Önce talep düşer: insanlar harcamayı kısar.
- Talep düşünce üretilen mal satılamaz; fabrikalar üretimi azaltır ve ülkeler arası ticaret daralır.
- Üretim azalınca çalışana da ihtiyaç kalmaz; işsizlik hızla artar. Bunalımın ülkeler üzerindeki etkisi bu zincirdir.
- Denetleyelim: seçeneklerin dördü olumlu sonuçlar sayıyor ✓ — bir bunalımdan bunlar beklenmez.
Sık yapılan hata: "Bütün ülkelerin zenginleşmesi" demek. 1929 bunalımı bir DARALMA dönemidir; zenginleşme bunun tam tersi bir sonuç olurdu.
16. sorunun çözümü
Bu anlayış çağın bilgisini almakla kendi kültürünü sürdürmeyi birlikte gözetir.
- Anlatılan tutumun iki yanını ayıralım. Birincisi: çağın bilgi ve tekniğini almak, yani dışarıya açık olmak.
- İkincisi: kendi kültürünü korumak, yani sürekliliği elde tutmak.
- İki yan birbirini dışlamıyor; anlayış ikisini birlikte savunuyor. Ayırt edici yönü, yenilenme ile kültürel sürekliliği birlikte gözetmesidir.
- Denetleyelim: yalnız biri seçilseydi ya kopuş ya durağanlık olurdu ✓ — anlayışı ayıran şey ikisinin birlikte tutulması.
Sık yapılan hata: "Kültürü tümüyle bırakması" demek. Anlayış kendi kültürünü KORUMAYI da esas alıyor; bırakılsaydı ortada gözetilecek bir süreklilik kalmazdı.
17. sorunun çözümü
Gazete haberi döneme aittir; ancak yorum ve seçim payı taşıdığı için dikkatle değerlendirilir.
- Tablonun kurgusu şu: solda kaynak, sağda türü ve değerlendirmesi.
- Dolu satır: Resmî Gazete’de yayımlanan kanun metni → birinci el kaynak. Metin olayın kendisidir; kanunun ne dediğini doğrudan gösterir.
- Gazetenin haber yorumu da o dönemde yazılmıştır, yani döneme aittir. Ama haberi yazan neyi anlatacağını seçer ve yorum katar. Öyleyse döneme ait olmakla birlikte yorum payı taşır.
- Denetleyelim: aynı olayı iki gazete farklı anlatabilir ✓ — bu fark, yorum payının somut kanıtı.
Sık yapılan hata: "Tamamen nesnel bir kayıt" demek. Haber yorumunda hangi bilginin verileceği SEÇİLİR ve yorum katılır; nesnel bir kayıt olan kanun metni ise üst satırda zaten yazılmış.
18. sorunun çözümü
Demir yolu yatırımları ve millîleştirme, ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirmiştir.
- Politikanın iki ayağını ayıralım: yeni hat yapmak ve var olan hatları yabancı şirketlerden satın almak.
- Birinci ayak iç bütünleşmeyi sağlıyor; iç bölgeler pazara ve birbirine bağlanıyor.
- İkinci ayak denetimi ilgilendiriyor. Hatların önemli bölümü yabancı şirketlerin elindeydi; satın alma ile tarife ve işletme kararları ulusal düzeye geçti. İkisi birlikte ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirdi.
- Denetleyelim: "kent nüfusunu azaltmak" seçeneği ✓ — demir yolu tersine, bölgeler arası hareketi kolaylaştırır.
Sık yapılan hata: "Ulaşımı yavaşlatmak" demek. Demir yolu yapımı ulaşımı HIZLANDIRIR; politikanın amacı da hem bütünleşmeyi hem bağımsızlığı güçlendirmektir.
19. sorunun çözümü
Artan gerginlik ve silahlanma, boğazların savunmasının gündeme gelmesine yol açmıştır.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: dünyada gerginlik artar → silahlanma hızlanır → boğazların güvenliği gündeme gelir.
- İlk iki basamak dış dünyada olan gelişmeler; ikisi birlikte bir güvenlik kaygısı üretiyor.
- Bu ortamda boğazlar gibi stratejik bir geçidin savunmasız kalması sorun hâline geliyor. Yeni düzenlemeyi hazırlayan gelişme, uluslararası ortamda güvenlik kaygısının artmasıdır.
- Denetleyelim: düzenleme talebi içeriden değil KOŞULLARDAN doğuyor ✓ — bu yüzden karşı taraflar da kabul edebiliyor.
Sık yapılan hata: "Ticaretin azalması" demek. Şemada ticaretten söz edilmiyor; yeni düzenlemeyi hazırlayan şey gerginliğin ve silahlanmanın artması, yani güvenlik kaygısıdır.
20. sorunun çözümü
İkinci dönemde anlaşma sayısının belirgin artışı, antlaşma yolunun daha çok kullanıldığını gösterir.
- Tablodaki iki değeri okuyalım: 1923-1928 arasında 11, 1929-1938 arasında 27 ikili anlaşma.
- İki dönemin uzunluğu yakın (beş yıl ve dokuz yıl) ama sayı iki katından fazla artmış.
- Anlaşma, sorunları görüşme yoluyla çözmenin ürünüdür. Sayının artması bu yola daha çok başvurulduğunu gösterir.
- Denetleyelim: bu, dönemin barışçı dış politika ilkesiyle örtüşüyor ✓ — ilke uygulamada sayıya yansımış.
Sık yapılan hata: "Anlaşma sayısı azalmıştır." demek. Tabloya göre sayı 11’den 27’ye ÇIKMIŞ; azalma değil, iki katını aşan bir artış var.