12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2. Dönem 2. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
Söylevde üslup

Üslup ölçütü, Söylev (Nutuk) metni üzerinden değerlendirilmektedir. Buna göre üslup neye göre kurulur?

  1. A Konuşmanın amacına ve dinleyici kitlesine göre
  2. B Yalnız salonun büyüklüğüne göre
  3. C Yalnız saate göre
  4. D Yalnız mevsime göre
  5. E Yalnız konuşmacının yaşına göre
2
Etkin dinleme

Bir söylevi dinlerken izlenmesi gereken tutum ele alınmaktadır. Etkin dinlemenin gereği aranmaktadır. Buna göre dinleyici ne yapmalıdır?

  1. A Yalnız sonucu beklemeli
  2. B Ana düşünceyi ve dayanakları izleyip not almalı
  3. C Yalnız süreyi ölçmeli
  4. D Konuşmacıyı bölmeli
  5. E Hiç düşünmemeli
3
Deneme ile makale farkı

Deneme ile makale karşılaştırılmaktadır. Ayırt edici fark aranmaktadır. Buna göre hangisi doğrudur?

  1. A Denemede kaynak gösterilmesi zorunludur
  2. B Makale kanıtlamaya, deneme kişisel görüşe dayanır
  3. C İkisi de kurmacadır
  4. D Deneme yalnız şiirle yazılır
  5. E Makale yalnız gazetede yayımlanır
4
Söyleve hazırlık

Bir söylev hazırlanırken izlenmesi gereken adımlar ele alınmaktadır. İlk adım aranmaktadır. Buna göre önce ne yapılmalıdır?

  1. A Doğrudan sahneye çıkmak
  2. B Amaç ve dinleyici kitlesini belirlemek
  3. C Yalnız süreyi ölçmek
  4. D Yalnız kıyafet seçmek
  5. E Yalnız salon ayarlamak
5
Türk edebiyatında deneme

Türünün gelişimi incelenmektedir. Türün yaygınlaştığı dönem sorulmaktadır. Buna göre deneme ne zaman yaygınlaşmıştır?

  1. A Divan edebiyatı döneminde
  2. B Tanzimat sonrası, özellikle Cumhuriyet döneminde
  3. C İslamiyet öncesi dönemde
  4. D Halk edebiyatı döneminde
  5. E Geçiş döneminde
6
Nutuk'ta belge kullanımı

Nutuk'ta çok sayıda telgraf ve resmî yazıya yer verilmiştir. Bu kullanımın işlevi aranmaktadır. Buna göre belgeler ne sağlar?

  1. A Metni uzatmayı
  2. B Anlatılanları belgeye dayandırarak inandırıcılığı güçlendirmeyi
  3. C Konuyu değiştirmeyi
  4. D Okuru yormayı
  5. E Yalnız biçimsel süs sağlamayı
7
Deneme başlığı

Deneme başlıklarının çoğu kez kısa ve çağrışım yüklü olduğu görülmektedir. Bu tercihin nedeni sorulmaktadır. Buna göre neden nedir?

  1. A Okurun ilgisini çekmek ve metnin izleğine gönderme yapmak
  2. B Sayfa sayısını azaltmak
  3. C Yazım denetimini kolaylaştırmak
  4. D Basım maliyetini düşürmek
  5. E Yazarın adını gizlemek
8
Denemede okurla ilişki

Deneme yazarının okurla kurduğu ilişki incelenmektedir. Bu ilişkinin niteliği aranmaktadır. Buna göre yazar okura nasıl yaklaşır?

  1. A Okuru dışarıda bırakır
  2. B Okurla birlikte düşünen, onu tartışmaya çağıran bir tutum benimser
  3. C Okura yalnız emir verir
  4. D Okurdan hiçbir şey beklemez
  5. E Okuru sınava çeker
9
Deneme ile fıkra (köşe yazısı) farkı

Deneme ile gazete fıkrası karşılaştırılmaktadır. Ayırt edici fark aranmaktadır. Buna göre hangisi doğrudur?

  1. A Denemede yazar bulunmaz
  2. B Fıkrada kişisel görüş yoktur
  3. C Fıkra güncel bir konuyu kısa ve doğrudan ele alır; deneme daha kapsamlı ve zamana dayanıklıdır
  4. D İkisi de kurmacadır
  5. E Deneme yalnız gazetede yayımlanır
10
Söylev nedir?

Bir topluluğu bir konuda inandırmak, coşturmak ya da harekete geçirmek için yapılan etkili konuşma tanımlanmaktadır. Bu türün adı sorulmaktadır. Buna göre tür hangisidir?

  1. A Söylev (nutuk)
  2. B Deneme
  3. C Röportaj
  4. D Günlük
  5. E Anı
11
Öğrenci deneme yazıyor

Bir öğrenci "teknoloji ve yalnızlık" konusunda deneme yazacaktır. Türün gereğine uygun tutum sorulmaktadır. Buna göre nasıl yazmalıdır?

  1. A Yalnız istatistik sıralamalı
  2. B Kendi gözlem ve düşüncesini örneklerle paylaşıp okuru düşünmeye çağırmalı
  3. C Yalnız kaynak listesi vermeli
  4. D Yalnız başkalarının görüşünü aktarmalı
  5. E Konuyu tanımlarla sınırlamalı
12
Nutuk

Atatürk'ün 1927'de okuduğu ve Millî Mücadele sürecini anlattığı eser bulunmaktadır. Eserin niteliği aranmaktadır. Buna göre Nutuk nasıl bir metindir?

  1. A Bir romandır
  2. B Bir şiir kitabıdır
  3. C Bir sözlüktür
  4. D Bir tiyatro oyunudur
  5. E Hem söylev hem tarihsel kaynak niteliği taşıyan bir metindir
13
Kanıtlama zorunluluğu

Denemede kanıtlama zorunluluğunun bulunmaması yanlış anlaşılabilmektedir. Bu noktanın doğru okunması aranmaktadır. Buna göre hangisi doğrudur?

  1. A Denemede her şey yazılabilir, tutarlılık gerekmez
  2. B Denemede bilgi kullanılamaz
  3. C Denemede kaynak kullanmak yasaktır
  4. D Kanıtlama şartı yoktur ama düşüncenin tutarlı ve dayanaklı olması beklenir
  5. E Deneme her zaman kanıt içerir
14
Söylevin amacı

Söylev türünün amaçları sıralanmaktadır. Bu amaçlardan biri sorulmaktadır. Buna göre söylev neyi hedefler?

  1. A Yalnız bilgi vermek
  2. B Dinleyiciyi ikna etmek ve bir tutuma yöneltmek
  3. C Yalnız güldürmek
  4. D Yalnız kayıt tutmak
  5. E Yalnız betimleme yapmak
15
Nutuk'un kapsadığı dönem

Nutuk'ta anlatılan dönem sorulmaktadır. Metin belirli bir tarihsel aralığı ele alır. Buna göre eser hangi dönemi anlatır?

  1. A 1919'dan 1927'ye uzanan Millî Mücadele ve cumhuriyetin kuruluş sürecini
  2. B Osmanlı kuruluş dönemini
  3. C İstanbul'un fethini
  4. D Tanzimat dönemini
  5. E İkinci Dünya Savaşı'nı
16
Denemede alıntı kullanımı

Denemelerde başka yazarlardan alıntı yapıldığı görülmektedir. Bu kullanımın işlevi aranmaktadır. Buna göre alıntı ne sağlar?

  1. A Metni uzatmayı
  2. B Yazarın görüşünü gizlemeyi
  3. C Düşünceyi bir gelenek içine yerleştirmeyi ve tartışmayı derinleştirmeyi
  4. D Kaynak göstermeyi gereksiz kılmayı
  5. E Konuyu değiştirmeyi
17
Deneme ile eleştiri farkı

Deneme ile eleştiri türü karşılaştırılmaktadır. Eleştiriyi ayıran özellik sorulmaktadır. Buna göre eleştiri nasıl bir metindir?

  1. A Yalnız övgü içerir
  2. B Yalnız yergi içerir
  3. C Konu sınırı tanımaz
  4. D Bir yapıtı ölçütlerle değerlendirip yargıya varır
  5. E Kurmaca bir metindir
18
TürTemel amaç
Makalesavı kanıtlamak
Eleştiriyapıtı değerlendirmek
Deneme?

Tabloda öğretici metin türleri ve amaçları eşleştirilmiştir. Soru işaretiyle gösterilen amaç aranmaktadır. Buna göre denemenin amacı nedir?

  1. A Haber vermek
  2. B Kişisel görüşü paylaşmak ve okuru düşünmeye çağırmak
  3. C Yapıt değerlendirmek
  4. D Sav kanıtlamak
  5. E Yaşam öyküsü aktarmak
19
Deneme nedir?

Yazarın bir konuyu kanıtlama kaygısı gütmeden, kendi bakışıyla ele aldığı tür tanımlanmaktadır. Bu türün adı sorulmaktadır. Buna göre tür hangisidir?

  1. A Deneme
  2. B Makale
  3. C Röportaj
  4. D Haber yazısı
  5. E Biyografi
20
İkna yolları

Söylevde ikna etmek için başvurulan yollar incelenmektedir. Bu yollardan biri sorulmaktadır. Buna göre hangisi bir ikna yoludur?

  1. A Yalnız yüksek sesle konuşmak
  2. B Yalnız uzun konuşmak
  3. C Yalnız yabancı sözcük kullanmak
  4. D Yalnız hızlı konuşmak
  5. E Örnek, karşılaştırma ve tanık göstererek düşünceyi desteklemek
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. A 2. B 3. B 4. B 5. B 6. B 7. A 8. B 9. C 10. A 11. B 12. E 13. D 14. B 15. A 16. C 17. D 18. B 19. A 20. E
1. sorunun çözümü

Üslup, konuşmanın amacına ve dinleyici kitlesinin özelliklerine göre belirlenir.

  1. Aynı konunun iki farklı kitleye anlatıldığını düşünelim: bir bilim kuruluna ve bir ilkokul sınıfına.
  2. İki konuşma da aynı olamaz. Sözcükler, örnekler ve cümle uzunlukları dinleyicinin bildiği dünyaya göre değişir.
  3. İkinci ölçüt amaçtır: bilgilendirmek isteyen bir konuşma ile harekete geçirmek isteyen bir konuşma farklı bir ton kurar. Üslup bu iki ölçütle belirlenir.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki salon, saat, mevsim ve yaş ✓ — dördü de anlatımın niteliğini belirlemiyor.

Sık yapılan hata: "Yalnız salonun büyüklüğüne göre" demek. Salon büyüklüğü ses düzenini ilgilendirir, ÜSLUBU değil; üslup amaç ve dinleyici kitlesine göre kurulur.

2. sorunun çözümü

Etkin dinleme, ana düşünceyi ve dayanakları izlemeyi ve not almayı gerektirir.

  1. Dinlemenin okumadan farkını görelim: konuşma tek seferliktir, geri sarılamaz.
  2. Bu koşulda dinleyicinin işi seçmektir. Her cümleyi tutmak mümkün değil; ana düşünceyi ve onu destekleyen dayanakları ayırt etmek gerekir.
  3. Not almak bu ayırmayı kolaylaştırır ve konuşma bittikten sonra da düşünmeyi sürdürmeyi sağlar. Etkin dinlemenin gereği budur.
  4. Denetleyelim: "konuşmacıyı bölmeli" seçeneği ✓ — bu dinlemeyi değil konuşmayı keserdi.

Sık yapılan hata: "Yalnız sonucu beklemeli" demek. Sonuç ana düşünceyi PEKİŞTİRİR, ama dayanaklar gelişme bölümünde verilir; yalnız sonucu bekleyen dinleyici gerekçeleri kaçırır.

3. sorunun çözümü

Makale bir savı kanıtlamayı, deneme ise kişisel görüşü paylaşmayı amaçlar.

  1. İki türü amaçlarına göre karşılaştıralım; ölçüt metnin okurdan ne beklediğidir.
  2. Makalede bir sav ortaya konur ve veriler, kaynaklar ve gerekçelerle desteklenir; okurdan beklenen, savın kanıtlandığını görmesidir.
  3. Denemede ise böyle bir kanıtlama şeması yoktur. Yazar kendi görüşünü paylaşır ve okuru düşünmeye çağırır. Ayırt edici fark budur.
  4. Denetleyelim: "ikisi de kurmacadır" seçeneği ✓ — ikisi de öğretici metin türü, kurmaca değil.

Sık yapılan hata: "Denemede kaynak gösterilmesi zorunludur" demek. Kaynak gösterme MAKALENİN gereğidir; denemede zorunlu değildir.

4. sorunun çözümü

Hazırlığın ilk adımı konuşmanın amacını ve kime seslenileceğini belirlemektir.

  1. Hazırlıktaki adımların birbirine bağlı olduğunu görelim: içerik, dil ve örnekler bir yere göre seçilir.
  2. O yer amaç ile dinleyicidir. Amaç bilinmeden hangi düşüncenin savunulacağı, kitle bilinmeden hangi örneklerin anlaşılacağı belirlenemez.
  3. Bu yüzden ilk adım amacı ve dinleyici kitlesini belirlemektir; sonraki bütün adımlar bu iki bilgiye dayanır.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki süre, kıyafet ve salon ✓ — üçü de daha sonraki, ikincil ayarlar.

Sık yapılan hata: "Doğrudan sahneye çıkmak" demek. Hazırlıksız konuşmada amaç da kitle de gözetilmemiş OLUR; ilk adım tam da bu ikisini belirlemektir.

5. sorunun çözümü

Deneme Tanzimat sonrasında tanınmış, Cumhuriyet döneminde yaygınlaşmıştır.

  1. Türün kaynağını belirleyelim: deneme Batı edebiyatında doğmuş bir türdür.
  2. Öyleyse edebiyatımıza girişi Batı ile edebî ilişkilerin kurulduğu döneme denk gelmeli. Divan, halk ve İslamiyet öncesi dönemlerde bu tür bulunmuyor.
  3. Tür Tanzimat sonrasında tanındı; düzenli örnekler verilmesi ve yaygınlaşması ise Cumhuriyet döneminde oldu.
  4. Denetleyelim: aynı dönemde roman ve modern tiyatro da giriyor ✓ — üçü de Batı kaynaklı türler.

Sık yapılan hata: "Divan edebiyatı döneminde" demek. Divan edebiyatının düzyazı türleri başkadır; deneme BATI kaynaklıdır ve Tanzimat sonrasında tanınmıştır.

6. sorunun çözümü

Belgeler anlatılanları kanıta dayandırarak metnin inandırıcılığını güçlendirir.

  1. Metnin ne yaptığını hatırlayalım: bir söylev olarak bir savı anlatıyor ve dinleyiciyi ikna etmeyi amaçlıyor.
  2. İkna için gerekçe gerekir. Telgraf ve resmî yazılar, anlatılanın konuşmacının yorumu değil belgeye dayanan bir aktarım olduğunu gösterir.
  3. Böylece metin yalnız anlatan değil kanıtlayan bir metne dönüşür; belgelerin işlevi inandırıcılığı güçlendirmektir.
  4. Denetleyelim: belgeler metnin akışını yavaşlatıyor ✓ — buna karşın kullanılmaları, sağladıkları kanıtın önemini gösteriyor.

Sık yapılan hata: "Metni uzatmayı" demek. Belgeler metni uzatır, ama amaç bu DEĞİL; anlatılanları kanıta dayandırarak inandırıcılığı artırmaktır.

7. sorunun çözümü

Kısa ve çağrışım yüklü başlık, okurun ilgisini çeker ve metnin izleğine gönderme yapar.

  1. Başlığın metindeki yerini düşünelim: metinden önce okunur ve okurun okuyup okumamaya karar verdiği ilk şeydir.
  2. Bu konum bir işlev doğurur: başlığın ilgi çekmesi gerekir. Uzun ve açıklayıcı bir başlık merakı da azaltır.
  3. İkinci işlev içeriktedir. Çağrışım yüklü bir başlık metnin izleğine gönderme yapar; okur, o sözcüğün metinde nasıl karşılanacağını arayarak okur.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki sayfa sayısı, yazım denetimi ve basım maliyeti ✓ — üçü de metnin anlamıyla ilgili değil.

Sık yapılan hata: "Yazarın adını gizlemek" demek. Başlık yazarı GİZLEMEZ; işlevi ilgi çekmek ve metnin izleğine gönderme yapmaktır.

8. sorunun çözümü

Deneme yazarı okuru bir tartışma arkadaşı gibi görür ve onu düşünmeye çağırır.

  1. Yazarın elinde ne olduğunu belirleyelim: kanıtlanmış bir sav değil, kendi görüşü.
  2. Kanıt olmadan bir görüş dayatılamaz. Yazar bu yüzden okura kesin bir yargı sunmaz; düşüncesini paylaşır ve gerekçesini gösterir.
  3. Bu tutum okuru işin dışında bırakmaz, tersine tartışmaya çağırır. İlişkinin niteliği budur.
  4. Denetleyelim: "okura yalnız emir verir" seçeneği ✓ — emir tartışmayı değil uymayı ister.

Sık yapılan hata: "Okuru dışarıda bırakır" demek. Deneme okurla KONUŞUR gibi yazılır; okur dışarıda bırakılsaydı samimi bir dile de gerek kalmazdı.

9. sorunun çözümü

Fıkra günceli kısa ve doğrudan ele alır; deneme daha kapsamlı ve zamana dayanıklıdır.

  1. İki türü zaman ölçütüyle karşılaştıralım. Fıkra gazetede yayımlanır ve o günün gündemine bağlıdır; ertesi gün konu değişir.
  2. Bu bağ hem kapsamı hem uzunluğu belirler: fıkra kısadır ve konuyu doğrudan ele alır.
  3. Deneme ise güncelin gündemine bağlı değildir; konuyu daha kapsamlı işler ve yıllar sonra okunduğunda da anlamını korur. Fark kapsam ve kalıcılıktadır.
  4. Denetleyelim: "fıkrada kişisel görüş yoktur" seçeneği ✓ — fıkrada da yazarın görüşü bulunur, fark orada değil.

Sık yapılan hata: "Deneme yalnız gazetede yayımlanır" demek. Gazeteye bağlı olan FIKRADIR; deneme kitapta ve dergide de yayımlanır.

10. sorunun çözümü

Bir topluluğu inandırmak ve harekete geçirmek için yapılan etkili konuşmaya söylev denir.

  1. Tanımdaki iki ögeyi ayıralım: metin bir topluluğa sesleniyor ve amacı inandırmak, coşturmak ya da harekete geçirmek.
  2. Seçenekleri bu ölçütle eleyelim. Deneme okurla konuşur ama tek bir okura, yazılı olarak; günlük ve anı kişisel kayıtlardır; röportaj ise bir görüşmeye dayanır.
  3. Bir topluluğa karşı, ikna etme amacıyla yapılan konuşmanın adı söylevdir.
  4. Denetleyelim: iki öge birlikte aranıyor ✓ — topluluğa seslenmek tek başına yetmez, amaç da ikna olmalı.

Sık yapılan hata: Deneme demek. Deneme YAZILI bir türdür ve okuru düşünmeye çağırır; söylev ise bir topluluğa karşı sözlü olarak yapılır ve harekete geçirmeyi amaçlar.

11. sorunun çözümü

Öğrenci kendi gözlem ve düşüncesini örneklerle paylaşmalı ve okuru düşünmeye çağırmalıdır.

  1. Türün gereğini hatırlayalım: deneme kişisel bakışa dayanır ve okuru tartışmaya çağırır.
  2. Seçenekleri bu gereğe göre eleyelim. Yalnız istatistik sıralamak ya da yalnız kaynak listesi vermek makaleye yakışır; yalnız başkalarının görüşünü aktarmak ise yazarın kendi bakışını ortadan kaldırır.
  3. Konuyu tanımlarla sınırlamak da denemenin serbestliğiyle bağdaşmaz. Doğru tutum, kendi gözlem ve düşüncesini örneklerle paylaşıp okuru düşünmeye çağırmaktır.
  4. Denetleyelim: örnek kullanmak kanıtlama değil ✓ — örnek düşünceyi somutlar, savı ispatlamaz.

Sık yapılan hata: "Yalnız istatistik sıralamalı" demek. İstatistik MAKALENİN kanıtlama aracıdır; denemede beklenen şey yazarın kendi gözlem ve düşüncesidir.

12. sorunun çözümü

Nutuk bir söylev olmasının yanı sıra dönemin birincil tarihsel kaynaklarındandır.

  1. Metnin iki yönünü ayrı ayrı görelim. Birinci yön sunuluşta: metin 1927’de bir topluluğa okunmuştur, yani bir söylevdir.
  2. İkinci yön içeriktedir: anlatılan olayları yaşayan ve yöneten kişi, kendi tanıklığıyla aktarıyor. Ayrıca metne dönemin telgraf ve resmî yazıları da alınmış.
  3. Bu ikinci yön metni tarihsel bir kaynak yapar. Nutuk hem söylev hem birincil kaynak niteliği taşır.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki roman, şiir kitabı, sözlük ve oyun ✓ — dördü de metnin niteliğine uymuyor.

Sık yapılan hata: "Bir romandır" demek. Roman KURMACA bir türdür; Nutuk ise yaşanmış olayları tanığın ağzından ve belgelerle aktarır.

13. sorunun çözümü

Kanıtlama şartı yoktur, ancak düşüncenin tutarlı ve dayanaklı olması beklenir.

  1. Yanlış anlaşılmanın nereden doğduğunu görelim: kanıtlama zorunluluğunun bulunmaması, hiçbir ölçüt yok gibi okunabiliyor.
  2. Oysa iki şey ayrıdır. Bilimsel kanıtlama şeması bir yöntemdir ve denemede zorunlu değildir; tutarlılık ise metnin kendi içinde çelişmemesidir ve her metinde aranır.
  3. Ayrıca yazar görüşünü boşlukta kurmaz; gözlem, örnek ve okuma birikimine dayanır. Doğru okuma budur: şart yok, ama tutarlılık ve dayanak var.
  4. Denetleyelim: "denemede bilgi kullanılamaz" seçeneği ✓ — deneme bilgiyi dışlamaz, onu kişisel bakışla birleştirir.

Sık yapılan hata: "Denemede her şey yazılabilir, tutarlılık gerekmez" demek. Kanıtlama şemasının bulunmaması KEYFÎLİK anlamına gelmez; tutarlılık ve dayanak yine beklenir.

14. sorunun çözümü

Söylevin temel amacı dinleyiciyi ikna etmek ve belirli bir tutuma yöneltmektir.

  1. Konuşmacının elinde ne olduğunu belirleyelim: bir savı ya da bir çağrısı var. Söylev bu savı bir topluluğa ulaştırmak için yapılıyor.
  2. Seçeneklerdeki amaçları sınayalım. Yalnız bilgi vermek bir bildiri ya da ders olurdu; yalnız güldürmek başka bir türün işi; kayıt tutmak ise günlüğün.
  3. Söylevi ayıran şey, dinleyiciyi ikna etmek ve onu belirli bir tutuma yöneltmektir.
  4. Denetleyelim: bilgi verilmiyor değil ✓ — bilgi veriliyor, ama amaç bilgilendirmenin ötesinde ikna etmek.

Sık yapılan hata: "Yalnız bilgi vermek" demek. Söylevde bilgi de VERİLİR, ama bu bilgi bir savı desteklemek içindir; amaç dinleyiciyi ikna etmektir.

15. sorunun çözümü

Nutuk, 1919’da Samsun’a çıkıştan 1927’ye uzanan süreci anlatır.

  1. Metnin başlangıç noktasını belirleyelim: anlatım Samsun’a çıkışla, yani 1919 ile başlar.
  2. Bitiş noktası ise metnin okunduğu tarihtir: 1927. Anlatıcı olayları o güne kadar getirir.
  3. Aradaki süre Millî Mücadele ve cumhuriyetin kuruluş sürecidir; eserin kapsadığı dönem budur.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki Osmanlı kuruluşu, İstanbul’un fethi, Tanzimat ve İkinci Dünya Savaşı ✓ — dördü de bu aralığın dışında.

Sık yapılan hata: "İkinci Dünya Savaşı’nı" demek. İkinci Dünya Savaşı 1939’da başladı; Nutuk ise bundan on iki yıl ÖNCE, 1927’de okunmuştur.

16. sorunun çözümü

Alıntı, yazarın düşüncesini bir düşünce geleneğiyle ilişkilendirir ve tartışmayı derinleştirir.

  1. Alıntının ne yaptığını görelim: yazar kendi metnine başka bir yazarın sözünü getiriyor.
  2. Bu, düşünceyi yalnızlıktan çıkarır. Aynı konuda daha önce ne düşünüldüğü görünür olur ve yazarın görüşü bu birikimin yanına yerleşir.
  3. İkinci sonuç tartışmadadır: yazar alıntıya katılabilir ya da karşı çıkabilir; her iki durumda da tartışma derinleşir.
  4. Denetleyelim: "yazarın görüşünü gizlemeyi" seçeneği ✓ — alıntı görüşü gizlemez, onu bir bağlama oturtur.

Sık yapılan hata: "Metni uzatmayı" demek. Alıntının işlevi metnin UZUNLUĞU değildir; düşünceyi bir gelenekle ilişkilendirir ve tartışmayı derinleştirir.

17. sorunun çözümü

Eleştiri, bir yapıtı belirli ölçütlerle değerlendirip gerekçeli bir yargıya varır.

  1. İki türü nesnelerine göre ayıralım: eleştirinin önünde belirli bir yapıt vardır; denemenin ise böyle bir nesnesi yoktur.
  2. Bu fark yöntemi de belirler. Bir yapıt hakkında yargıya varmak için ölçüt gerekir: kurgusu, dili, tutarlılığı. Değerlendirme bu ölçütlere dayanır.
  3. Eleştiriyi ayıran özellik budur: bir yapıtı ölçütlerle değerlendirip gerekçeli bir yargıya varması.
  4. Denetleyelim: "yalnız övgü içerir" ve "yalnız yergi içerir" seçenekleri ✓ — eleştiri övgü ya da yergi değil, gerekçeli bir değerlendirmedir.

Sık yapılan hata: "Konu sınırı tanımaz" demek. Konu sınırı tanımayan tür DENEMEDİR; eleştirinin konusu ise değerlendirdiği yapıtla sınırlıdır.

18. sorunun çözümü

Denemenin amacı kişisel görüşü paylaşmak ve okuru düşünmeye çağırmaktır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda tür, sağda temel amacı. Üç tür de öğretici metin, ama amaçları ayrı.
  2. Dolu satırlar ikisini veriyor: makale bir savı kanıtlıyor, eleştiri bir yapıtı değerlendiriyor. İkisinde de metnin önünde belirli bir hedef var.
  3. Denemede ise böyle bir hedef yok; amaç yazarın kişisel görüşünü paylaşmak ve okuru düşünmeye çağırmaktır.
  4. Denetleyelim: "sav kanıtlamak" ve "yapıt değerlendirmek" seçenekleri ✓ — ikisi de ÜST SATIRLARDA zaten yazılmış.

Sık yapılan hata: "Haber vermek" demek. Haber vermek gazete METİNLERİNİN amacıdır; denemenin amacı kişisel görüşü paylaşmaktır.

19. sorunun çözümü

Kanıtlama kaygısı gütmeden, yazarın kendi bakışıyla yazdığı türe deneme denir.

  1. Tanımdaki iki ögeyi ayıralım: kanıtlama kaygısı yok ve konu yazarın kendi bakışıyla ele alınıyor.
  2. Seçenekleri bu ölçütle eleyelim. Makale bir savı kanıtlamaya dayanır; haber yazısı nesnel aktarım yapar; röportaj bir görüşmeye, biyografi ise bir yaşam öyküsüne dayanır.
  3. Dördü de kişisel bakışı merkeze almıyor. Tanıma uyan tür denemedir.
  4. Denetleyelim: kanıtlama kaygısının bulunmaması ayırt edici ✓ — tür kesin bir yargıya varmak zorunda değil.

Sık yapılan hata: Makale demek. Makale bir savı verilerle KANITLAMAYI amaçlar; denemede ise böyle bir zorunluluk yoktur.

20. sorunun çözümü

İkna, düşüncenin örnek, karşılaştırma ve tanıklarla desteklenmesiyle sağlanır.

  1. İkna edilecek kişinin ne aradığını soralım: bir savı kabul etmesi için gerekçe gerekir.
  2. Seçeneklerdeki yolları sınayalım. Yüksek sesle, uzun ya da hızlı konuşmak gerekçe üretmez; yabancı sözcük kullanmak ise anlaşılmayı zorlaştırır.
  3. Gerekçe üreten yollar örnek, karşılaştırma ve tanık göstermektir. Örnek düşünceyi somutlar, karşılaştırma ölçü verir, tanık ise dayanak sağlar.
  4. Denetleyelim: üç araç da dinleyicinin denetleyebileceği şeyler ✓ — bu yüzden ikna edici oluyorlar.

Sık yapılan hata: "Yalnız yüksek sesle konuşmak" demek. Ses düzeyi duyulmayı sağlar, İKNA etmez; ikna gerekçe gerektirir.

12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı diğer yazılılar

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.