5. Sınıf Türkçe 2. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Söz sanatları ve örnek cümleler iki sütuna karışık yazılmıştır. Buna göre doğru eşleştirme hangi seçenekte verilmiştir?
- A 1-a, 2-b, 3-c
- B 1-b, 2-c, 3-a
- C 1-c, 2-a, 3-b
- D 1-b, 2-a, 3-c
Haritada bir ses olayının koşulları yazılmış, adı ise verilmemiştir. Buna göre aşağıdaki sözcüklerden hangisinde bu olay görülmektedir?
- A yaprakta
- B ağaçtan
- C simidi
- D kitapçı
Kökler ya bir varlığı ya da bir işi karşılar. Buna göre yukarıdakilerden hangi sözcüğün kökü bir fiildir?
- A I. sözcük
- B II. sözcük
- C III. sözcük
- D IV. sözcük
Geziden dönen iki arkadaş yukarıdaki gibi konuşuyor. Ali’nin cümlesinde hangi sanat vardır?
- A Benzetme
- B Abartma
- C Kişileştirme
- D Konuşturma
Bazı sözcükler ek alırken bir sesini yitirir; bu yüzden kökleri ilk bakışta görünmez. Buna göre bu sözcüğün eksiz hâli nedir?
- A ağız
- B ağ
- C ağz
- D ağzı
Ses bilgisi çalışmasında sözcüklerin ünlü ve ünsüzleri sayılacaktır. Buna göre hangi sözcükte ünlü sayısı ünsüz sayısından fazladır?
- A sokakta
- B araba
- C kitaplık
- D rüzgâr
Yukarıdaki kartta sözcüğün harf sayısı ek aldıktan sonra azalmıştır. Buna göre burada hangi ses olayı gerçekleşmiştir?
- A Ünlü daralması
- B Ünsüz türemesi
- C Ünlü düşmesi
- D Kaynaştırma
Abartmada bir olay ya da özellik olduğundan çok büyük gösterilir. Buna göre hangi cümlede abartma yapılmıştır?
- A A kartı
- B B kartı
- C C kartı
- D D kartı
Cümlelerin üçünde varlıklara insan özellikleri verilmiştir. Buna göre hangi cümlede kişileştirme yapılmamıştır?
- A I. cümle
- B II. cümle
- C III. cümle
- D IV. cümle
Büyük ünlü uyumunda bir sözcüğün ünlüleri ya hep kalın ya hep ince olur. Buna göre yukarıdakilerden hangi sözcük büyük ünlü uyumuna uymaz?
- A I. sözcük
- B II. sözcük
- C III. sözcük
- D IV. sözcük
Yazılışı aynı görünen kökler her zaman aynı anlamı taşımaz. Buna göre yukarıdakilerden hangi sözcüğün kökü ötekilerden farklıdır?
- A I. sözcük
- B II. sözcük
- C III. sözcük
- D IV. sözcük
Hâl ekleri sözcüğe yer, yön ya da uzaklık anlamı katar. Buna göre hangi cümlede bulunma hâli eki kullanılmıştır?
- A A kartı
- B B kartı
- C C kartı
- D D kartı
Derste geçen konuşma yukarıdadır. Eylül’ün açıklamasına göre bu iki ek için hangisi doğrudur?
- A “-lar” yapım eki, “-lık” çekim ekidir.
- B “-lar” çekim eki, “-lık” yapım ekidir.
- C İkisi de yapım ekidir.
- D İkisi de çekim ekidir.
Bir romandan alınan cümlede iki ayrı söz sanatı iç içe geçmiştir. Buna göre bu cümlede hangi iki söz sanatı bir aradadır?
- A Benzetme ve abartma
- B Kişileştirme ve konuşturma
- C Benzetme ve kişileştirme
- D Abartma ve konuşturma
Bir öğrenci sözcüklerin köklerini tabloya yazmış, bir satırda yanılmıştır. Buna göre hangi satırda kök yanlış gösterilmiştir?
- A 1. satır
- B 2. satır
- C 3. satır
- D 4. satır
Rüzgâr güllerini anlatan metinde bir karşılaştırma yapılmıştır. Metindeki “dev birer papatya gibi görünüyorlardı” sözünde hangi söz sanatına başvurulmuştur?
- A Kişileştirme
- B Benzetme
- C Konuşturma
- D Abartma
Cam ocağındaki ustayı anlatan metinde bir sözcük ek alırken kısalmıştır. Metinde geçen “burnu” sözcüğünde görülen ses olayı hangisidir?
- A Ünlü düşmesi
- B Ünsüz yumuşaması
- C Ünlü daralması
- D Ünsüz benzeşmesi
Bazı sözcükler yardımcı fiille birleşirken içlerindeki bir ses ikilenir. Buna göre bu ikilenme hangi ses olayıdır?
- A Ünlü türemesi
- B Ünsüz türemesi
- C Ünsüz düşmesi
- D Ünlü daralması
Bir öğrenci “çiçekden” yazınca öğretmeni yanlışı gösterdi. Buna göre ekin bu biçime girmesinin sebebi nedir?
- A Ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi)
- B Ünsüz yumuşaması
- C Ünlü düşmesi
- D Ünsüz türemesi
Öğretmen bir sözcüğü parçalarına ayırdı ama kök kutusunu boş bıraktı. Buna göre bu sözcüğün kökü hangisidir?
- A göz
- B gözlük
- C gözlükçü
- D gözlükçüler
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
“Sesi bülbül gibi” benzetmedir (b), “menekşeler el salladı” kişileştirmedir (c), “gözyaşları sel oldu” abartmadır (a).
- “gibi” geçen cümle benzetmedir → 1-b.
- El sallamak insana özgüdür → 2-c.
- Gözyaşının sel olması gerçekçi değildir → 3-a.
- Bu sıralamayı veren seçenek B’dir.
2. sorunun çözümü
Haritada anlatılan olay ünsüz yumuşamasıdır. “Simit + -i → simidi” sözcüğünde “t” sesi “d” olmuştur. Öteki sözcüklerde ekler ünsüzle başlar.
- Olayın koşulu: sonu p, ç, t, k olan sözcük + ünlüyle başlayan ek.
- “yaprakta”, “ağaçtan” ve “kitapçı” sözcüklerinde ekler ünsüzle başlıyor.
- Bu üçünde yumuşama değil, benzeşme ya da hiçbir olay yoktur.
- “simidi” sözcüğünde t → d dönüşümü olmuş → cevap C.
3. sorunun çözümü
“Yazıcı” sözcüğünün kökü “yaz-” fiilidir; bir iş, hareket bildirir. Taş, göz ve tuz ise varlık adıdır, yani isim köküdür.
- Köke “-mek/-mak” getirebiliyorsak fiil köküdür.
- “taş-mak”, “göz-mek”, “tuz-mak” anlamlı değildir.
- “yaz-mak” anlamlıdır ve bir iş bildirir.
- Öyleyse fiil kökü olan sözcük IV. sözcüktür.
4. sorunun çözümü
Bir günlük yürüyüşle ayakkabı tabanının erimesi gerçekte olacak bir şey değildir. Ali yorgunluğunu büyüterek anlatmıştır; bu abartmadır.
- Ali çok yürüdüklerini anlatıyor.
- Ayakkabı tabanının erimesi gerçek dışıdır.
- Cümlede benzetme sözcüğü “gibi” yoktur.
- Durum olduğundan büyük gösterilmiş → abartma.
5. sorunun çözümü
“Ağız” sözcüğü “-ı” ekini alırken ikinci hecedeki ünlü düşmüş ve “ağzı” olmuştur. Kök, düşen ses geri getirilerek bulunur: ağız.
- Sözcükten “-ı” ekini atalım: ağz.
- “Ağz” Türkçede tek başına kullanılmaz.
- Demek ki ek alırken bir ünlü düşmüştür.
- Düşen ünlüyü yerine koyunca kök “ağız” olur.
6. sorunun çözümü
“Araba” sözcüğünde üç ünlü (a, a, a) ve iki ünsüz (r, b) vardır. Ötekilerde ünsüz sayısı ünlü sayısından fazladır.
- “sokakta”: ünlüler o-a-a (3), ünsüzler s-k-k-t (4).
- “araba”: ünlüler a-a-a (3), ünsüzler r-b (2).
- “kitaplık”: ünlüler i-a-ı (3), ünsüzler k-t-p-l-k (5).
- Yalnızca “araba” sözcüğünde ünlüler daha çoktur.
7. sorunun çözümü
İki heceli bazı sözcüklere ünlüyle başlayan ek gelince ikinci hecedeki dar ünlü düşer. “Burun” sözcüğündeki “u” düşmüş, sözcük “burnu” olmuştur.
- Önce sözcükleri karşılaştıralım: burun → burnu.
- İkinci hecedeki “u” sesi kaybolmuş.
- Bir ses eksildiğine göre düşme olayı vardır.
- Düşen ses bir ünlü olduğu için olayın adı ünlü düşmesidir.
8. sorunun çözümü
Bir insanın sesinin üç mahalle öteden duyulması gerçekte olacak bir şey değildir. Bu, sesin gürlüğünü büyütmek için yapılmış bir abartmadır.
- A, B ve C kartlarındaki durumlar gerçekte yaşanabilir.
- D kartında sesin ulaştığı uzaklık gerçekçi değildir.
- Söz, gerçeğin çok üstüne çıkarılmış.
- Öyleyse abartma D kartındadır.
9. sorunun çözümü
IV. cümlede kar tanelerine insan özelliği verilmemiş, yalnızca pamuğa benzetilmiştir. Bu bir benzetmedir, kişileştirme değildir.
- Gülümsemek, koşmak ve göz kırpmak insana özgüdür.
- I, II ve III. cümlelerde bu özellikler doğaya verilmiş.
- IV. cümlede “gibi” sözcüğü kullanılmış.
- Bu bir benzetmedir → kişileştirme yoktur.
10. sorunun çözümü
“Kitaplık” sözcüğünün ünlüleri i-a-ı’dır; “i” ince, “a” ve “ı” kalındır. Kalın ve ince ünlüler bir arada bulunduğu için sözcük uyuma girmez.
- Kalın ünlüler: a, ı, o, u. İnce ünlüler: e, i, ö, ü.
- “çocuklar”: o-u-a → hepsi kalın, uyar.
- “gözlükçü”: ö-ü-ü → hepsi ince, uyar.
- “kitaplık”: i-a-ı → ince ile kalın karışmış, uymaz.
11. sorunun çözümü
I, II ve III. sözcüklerin kökü “yaz-” fiilidir. “Yazlık” sözcüğünün kökü ise mevsim adı olan “yaz” ismidir; ikisi eş seslidir.
- “yazar”, “yazıcı” ve “yazım” yazma işiyle ilgilidir.
- Bu üçünün kökü “yaz-” fiilidir.
- “yazlık” ise yaz mevsiminde kullanılan demektir.
- Onun kökü isim olan “yaz”dır → farklı olan IV. sözcüktür.
12. sorunun çözümü
Bulunma hâli eki “-de/-da”dır ve “nerede?” sorusuna cevap verir. C kartındaki “üstünde” sözcüğü bu eki almıştır.
- A ve D kartlarında “-den/-dan” ayrılma hâli var.
- B kartında “-a” yönelme hâli var.
- C kartında “üstünde” sözcüğü “nerede?” sorusuna cevap veriyor.
- Öyleyse bulunma hâli C kartındadır.
13. sorunun çözümü
“Kitaplar” hâlâ kitabı anlatır, yalnızca sayısı artmıştır → çekim eki. “Kitaplık” ise yeni bir varlığı, kitap konan rafı anlatır → yapım eki.
- Eylül, eklerden birinin anlamı değiştirdiğini söylüyor.
- “Kitaplar” sözcüğü yine kitap demektir.
- “Kitaplık” yeni bir nesnenin adıdır.
- Öyleyse “-lar” çekim, “-lık” yapım ekidir.
14. sorunun çözümü
Değirmen “kambur bir ihtiyara” benzetilmiştir (benzetme); ayrıca inlemek insana özgü olduğu için değirmene insan özelliği verilmiştir (kişileştirme).
- Cümlede “gibi” sözcüğü var → benzetme.
- Değirmen bir ihtiyara benzetilmiş.
- “İnlemek” insana ait bir davranıştır.
- Bu özellik değirmene verilmiş → kişileştirme de vardır.
15. sorunun çözümü
“Başlık” sözcüğü “baş + -lık” biçiminde ayrılır; kök “baş”tır. “Başlı” bir kök değil, ek almış bir biçimdir.
- 1. satırda kitap gerçekten köktür.
- 2. satırda “yaz-” fiil köküdür, doğrudur.
- 4. satırda tuz köktür, doğrudur.
- 3. satırda kök “baş” olmalıydı → yanlış satır 3. satırdır.
16. sorunun çözümü
Rüzgâr gülleri, biçimlerinden ötürü papatyalara benzetilmiştir. “Gibi” sözcüğü benzetmenin açık işaretidir.
- Sözde iki varlık karşılaştırılıyor: rüzgâr gülü ve papatya.
- Aradaki bağ “gibi” sözcüğüyle kurulmuş.
- Rüzgâr güllerine insan özelliği verilmemiş.
- Öyleyse yapılan sanat benzetmedir.
17. sorunun çözümü
Sözcüğün yalın hâli “burun”dur. “-u” eki gelince ikinci hecedeki “u” düşmüş ve sözcük “burnu” olmuştur.
- Sözcüğün eksiz hâlini bulalım: burun.
- Ek geldiğinde ikinci hecedeki ünlü kaybolmuş.
- Sert ünsüz değişmemiş, yalnızca bir ünlü eksilmiş.
- Öyleyse ses olayı ünlü düşmesidir.
18. sorunun çözümü
Aslı çift ünsüzle biten bazı alıntı sözcükler ünlüyle başlayan ek ya da yardımcı fiil alınca ünsüzleri yeniden ikilenir: af → affetmek, his → hissetmek.
- “Af” sözcüğünde tek “f” vardır.
- “Etmek” yardımcı fiili ünlüyle başlar.
- Birleşmede “f” sesi ikilenmiş: affetmek.
- Bir ünsüz türediği için olayın adı ünsüz türemesidir.
19. sorunun çözümü
Sert ünsüzle (f, s, t, k, ç, ş, h, p) biten sözcüklere c, d, g ile başlayan ek gelirse ekin başındaki ses sertleşir. “k” sesi “d”yi “t” yapmıştır.
- Sözcüğün son sesi “k”dır ve sert bir ünsüzdür.
- Gelen ek “-den” yumuşak “d” ile başlıyor.
- Sert ses, yumuşak sesi kendine benzetir: d → t.
- Bu olay ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) adını alır.
20. sorunun çözümü
Kök, sözcüğün parçalanamayan, anlamlı en küçük bölümüdür. “Gözlükçüler” sözcüğünden bütün ekler atılınca geriye “göz” kalır.
- Sondan başlayarak ekleri çıkaralım: -ler atılır → gözlükçü.
- -çü atılır → gözlük.
- -lük atılır → göz.
- “Göz” daha küçük parçaya bölünemez, öyleyse köktür.