7. Sınıf Türkçe 2. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Zeynep Öğretmen, dört karttan yalnızca birinde anlatım bozukluğu bulunmadığını söylüyor. Öğretmenin sözünü ettiği kusursuz kart hangisidir?
- A A kartı
- B B kartı
- C C kartı
- D D kartı
Melis’in sorusu, Tuna’nın cümlesindeki bir anlatım kusurunu fark ettiğini göstermektedir. Tuna’nın cümlesindeki bozukluk nedir?
- A Yüklemin nesnesi eksik bırakılmıştır.
- B Özne ile yüklem sayı bakımından uyuşmamaktadır.
- C Bir deyim anlamına uymayan biçimde kullanılmıştır.
- D Kesinlik ve olasılık bildiren sözcükler bir arada kullanılmıştır.
Türkçe defterine yazılan üç örnek cümle ile bunlarda kullanılan söz sanatları karışık biçimde verilmiştir. Numaralı cümleler harfli söz sanatlarıyla doğru eşleştirildiğinde sıralama nasıl olur?
- A 1-b, 2-c, 3-a
- B 1-c, 2-a, 3-b
- C 1-a, 2-c, 3-b
- D 1-a, 2-b, 3-c
Öğretmen tahtaya iki cümle yazarak öğrencilerden aradaki farkı bulmalarını istedi. Bu iki cümleden hangisinde konuşturma (intak) sanatı vardır?
- A 1. cümlede
- B 2. cümlede
- C İkisinde de vardır.
- D İkisinde de yoktur.
Sıfır Atık Kulübü’nün okul girişine astığı yukarıdaki afişte bir atasözüne yer verilmiştir. Afişin bütünü göz önüne alındığında bu atasözüyle okura verilmek istenen ileti nedir?
- A Bugün biriktirilen şey zor günde işe yarar.
- B Para harcamaktan çekinmemek gerekir.
- C Herkesin sorumluluğu birbirinden farklıdır.
- D Eskiyen eşyalar hemen atılmalıdır.
Yedinci sınıflar doğa gözlem defterine bahar temalı dizeler yazdı. Emre, öğretmenine dizelerde güneşin, rüzgârın ve çiçeklerin insana özgü davranışlar sergilediğini söyledi. Buna göre dizelerde en belirgin söz sanatı hangisidir?
- A benzetme
- B abartma
- C tezat
- D kişileştirme
Okul duvar gazetesinin öğrenci köşesinde bir öğrencinin sınav heyecanını anlattığı yukarıdaki cümle yayımlandı. Cümlede birbirine tamamen zıt iki duygu bir arada kullanılmıştır. Bu söz sanatına ne ad verilir?
- A benzetme
- B abartma
- C kişileştirme
- D tezat (karşıtlık)
Kütüphane panosuna asılan yukarıdaki dörtlükte birden çok kalıplaşmış söz kullanılmıştır. Dörtlükte geçen “göz atmak” deyimi hangi anlamı taşır?
- A Bir şeyi uzun uzun ve dikkatle incelemek
- B Birini gizlice izleyip gözetlemek
- C Birini gözünün önünden hiç ayırmamak
- D Kısa bir süre bakıp geçmek
Okulun kültür panosuna asılan haberde yukarıdaki cümle yer almaktadır. Cümlede "okulumuz" sözcüğüyle aslında okulda okuyan öğrenciler kastedilmektedir. Bu tür anlatıma ne ad verilir?
- A ad aktarması (mecaz-ı mürsel)
- B kişileştirme
- C tezat
- D konuşturma
Metin türlerini karşılaştıran yukarıdaki tabloda son satırdaki bir hücre boş bırakılmıştır. Tablodaki ölçütler göz önüne alındığında bu hücreye ne yazılmalıdır?
- A bir araştırmacı
- B kurmaca bir kişi
- C okuyucu
- D yazarın kendisi
Yedinci sınıflar doğa gözlem defterine bahar temalı dizeler yazdı. Emre, öğretmenine dizelerde güneşin, rüzgârın ve çiçeklerin insana özgü davranışlar sergilediğini söyledi. Buna göre dizelerde en belirgin söz sanatı hangisidir?
- A kişileştirme
- B benzetme
- C abartma
- D tezat
Halk eğitim merkezinin hazırladığı yukarıdaki afiş metninin türüyle ilgili hangi değerlendirme yapılabilir?
- A Okuru bilgilendirmeyi amaçlayan, açık ve nesnel anlatımlı bir bilgilendirici metindir.
- B Kurmaca kişiler ve olay örgüsü içeren sanatsal bir metindir.
- C Yazarın iç dünyasını serbestçe anlattığı bir denemedir.
- D Sahnede oynanmak üzere yazılmış bir tiyatro metnidir.
Öğretmen tahtaya iki cümle yazarak öğrencilerden aradaki farkı bulmalarını istedi. Bu iki cümleden hangisinde konuşturma (intak) sanatı vardır?
- A 1. cümlede
- B 2. cümlede
- C İkisinde de vardır.
- D İkisinde de yoktur.
Yukarıda anlatılan durumu tek bir sözle özetlemek isteyen öğretmen, sergi panosuna bir atasözü asacaktır. Doruk’un yaşadıklarını en iyi karşılayan atasözü hangi seçenektedir?
- A Ayağını yorganına göre uzat.
- B Sabreden derviş muradına ermiş.
- C Su testisi su yolunda kırılır.
- D Öfkeyle kalkan zararla oturur.
Okul gazetesinin kültür köşesinde yayımlanan yukarıdaki yazıda “Raflar bize ‘Beni de oku.’ diye seslendi sanki.” cümlesinde hangi söz sanatı vardır?
- A konuşturma (intak)
- B tezat
- C abartma
- D ad aktarması
Yukarıdaki metin, yazarın gezip gördüğü bir yeri okura tanıtmasıyla oluşmuştur. Metnin türü ve bu türün temel amacı hangisidir?
- A Deneme — yazar bir konuyu serbestçe düşünüp tartışır
- B Gezi yazısı — gezilip görülen yerler okura tanıtılır
- C Makale — bir görüş kanıtlarla savunulur
- D Masal — olağanüstü olaylar anlatılır
Yukarıdaki öğrenci taslağında birden çok anlatım bozukluğu bulunmaktadır. Taslaktaki bozuklukların sayısı ve türleri hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A Bir bozukluk: nesne eksikliği
- B Üç bozukluk: özne eksikliği, tamlama yanlışı ve deyim yanlışı
- C İki bozukluk: gereksiz sözcük kullanımı ve anlamca çelişen sözcükler
- D İki bozukluk: özne-yüklem uyumsuzluğu ve deyim yanlışı
Şemadaki ayrım göz önüne alındığında “Ben 1958’de Kütahya’da doğdum; çiniyle ilk kez babamın atölyesinde tanıştım.” cümlesiyle başlayan bir kitabın türü ve gerekçesi hangisidir?
- A Biyografi — kişinin hayatı bir araştırmacı tarafından anlatılmıştır
- B Anı — yalnızca tek bir olay anlatılmıştır
- C Roman — kişiler ve olaylar kurmacadır
- D Otobiyografi — kişi kendi hayatını kendi ağzından anlatmaktadır
Yarışma sunumu için hazırlanan kartlardan birinde hem benzetme hem abartma sanatı birlikte kullanılmıştır. Bu iki sanatın bir arada bulunduğu kart hangisidir?
- A A kartı
- B B kartı
- C C kartı
- D D kartı
Yukarıdaki kartlarda bir deyimin sözcükleri sırayla verilmiş, son kart boş bırakılmıştır. “Bir işi yapmamak için sürekli bahane üretmek” anlamına gelen bu deyim, boş karta hangi sözcük yazılırsa tamamlanır?
- A sermek
- B çekmek
- C atmak
- D katmak
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
B’de aynı özneye bağlı iki yüklemin biri çoğul biri tekil çekimlenmiştir. C’de kesinlik ve olasılık bildiren sözcükler çelişmektedir. D’de tekil özne “herkes” çoğul yüklemle kullanılmıştır. A’da böyle bir kusur yoktur.
- B kartında “girdiler” ve “oldu” yüklemleri uyumsuz.
- C kartında “kesinlikle” ile “belki” birbiriyle çelişiyor.
- D kartında tekil özne “herkes”, yüklem “dinlediler” çoğul.
- A kartındaki cümlede hiçbir kusur yok → A kartı.
2. sorunun çözümü
“Kesinlikle” sözcüğü kuşkuya yer bırakmaz; “sanırım” ise tahmin bildirir. Anlamca birbiriyle çelişen bu iki sözcüğün aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğu doğurur.
- Cümledeki iki belirteci ayır: kesinlikle, sanırım.
- “Kesinlikle” kuşku bırakmayan bir kesinlik bildirir.
- “Sanırım” ise kuşkulu bir tahmin bildirir.
- İki sözcük birbiriyle çelişir → D.
3. sorunun çözümü
Yıldızların gülümsemesi kişileştirme, cesaretin aslana benzetilmesi benzetme, gözyaşının seli andırıp evi su bastığının sanılması ise abartmadır.
- 1. cümlede yıldızlara insana özgü "gülümsemek" verilmiş → kişileştirme (a).
- 2. cümlede cesaret aslana benzetilmiş → benzetme (b).
- 3. cümlede gözyaşının evi su bastığı sanılacak kadar çok akması abartmadır (c).
- Sıralama 1-a, 2-b, 3-c olur.
4. sorunun çözümü
1. cümlede rüzgâra yalnızca insana özgü bir davranış (çalıp geçmek) verilmiştir; bu kişileştirmedir. 2. cümlede rüzgâr doğrudan konuşturulmuştur; bu konuşturmadır.
- Kişileştirmede varlığa insana özgü davranış verilir, konuşma şart değildir.
- Konuşturmada ise varlık doğrudan cümle kurarak "konuşur".
- 1. cümlede rüzgâr yalnızca hareket ediyor; 2. cümlede tırnak içinde konuşuyor → cevap 2. cümle.
5. sorunun çözümü
“Ak akçe kara gün içindir.” atasözü, bolluk zamanında biriktirilenin darlık zamanında işe yarayacağını anlatır. Afişteki “Bugün attığın, yarın aradığın olabilir.” cümlesi de bu iletiyi destekler.
- Afişteki ilk cümle bugün atılanın yarın aranabileceğini söylüyor.
- Atasözündeki “ak akçe” birikimi, “kara gün” ise zor zamanı anlatır.
- İki cümle de biriktirmenin değerini vurguluyor.
- Öyleyse ileti “bugün biriktirilen zor günde işe yarar”dır → A.
6. sorunun çözümü
Güneşin göz açması, rüzgârın dolaşması, çiçeklerin gülümsemesi yalnızca insana özgü davranışlardır; bu davranışlar doğaya verilmiştir.
- Kişileştirme, insana ait bir özelliğin insan dışı bir varlığa verilmesidir.
- Gözünü açmak, dolaşmak ve gülümsemek insana özgü eylemlerdir.
- Bu eylemler güneş, rüzgâr ve çiçeklere verildiği için kişileştirme yapılmıştır.
7. sorunun çözümü
Gülmek ve ağlamak birbirine zıt durumlardır; zıt kavramların bir arada kullanılmasına tezat denir.
- Gülmek sevinci, ağlamak üzüntüyü anlatır; ikisi zıttır.
- Cümlede bu iki zıt durum aynı anda yaşanmıştır.
- Zıt kavramların birlikte kullanılması tezat (karşıtlık) sanatıdır.
8. sorunun çözümü
Dörtlükte “sayfaya dalmak” ile “göz atmak” karşılaştırılıyor. Dalmak derinlemesine okumaksa göz atmak onun karşıtı, yani şöyle bir bakıp geçmektir.
- Dizede iki davranış “kimi… kimi…” diye karşılaştırılmış.
- Birincisi “sayfaya dalmak”, yani derinlemesine okumak.
- İkincisi bunun karşıtı olmalı: yüzeysel, kısa bir bakış.
- Bu anlamı veren seçenek D’dir.
9. sorunun çözümü
Bir okul yarışma kazanamaz; kurum adıyla o kurumdaki kişiler kastedilmiştir. Bu, parça-bütün ilişkisine dayanan ad aktarmasıdır.
- Bir bina veya kurum kendi başına yarışamaz.
- "Okulumuz" sözüyle aslında okuldaki öğrenciler anlatılmak istenmiştir.
- Bir kavramın onunla ilgili başka bir kavram yerine kullanılmasına ad aktarması denir.
10. sorunun çözümü
Otobiyografi, kişinin kendi hayatını yine kendisinin anlatmasıdır. Bu yüzden “anlatan” sütununa “yazarın kendisi” yazılmalıdır. Anlatan bir başkası olsaydı tür biyografi olurdu.
- Tablodaki sütunları oku: tür, gerçeklik, anlatan.
- Otobiyografide olaylar yaşanmıştır, bu bilgi zaten yazılmış.
- Otobiyografide hayatı anlatılan kişi ile yazan kişi aynıdır.
- Öyleyse boş hücreye “yazarın kendisi” yazılır → D.
11. sorunun çözümü
Güneşin göz açması, rüzgârın dolaşması, çiçeklerin gülümsemesi yalnızca insana özgü davranışlardır; bu davranışlar doğaya verilmiştir.
- Kişileştirme, insana ait bir özelliğin insan dışı bir varlığa verilmesidir.
- Gözünü açmak, dolaşmak ve gülümsemek insana özgü eylemlerdir.
- Bu eylemler güneş, rüzgâr ve çiçeklere verildiği için kişileştirme yapılmıştır.
12. sorunun çözümü
Afiş metninde bir sanat tanıtılmakta, atölyenin günü ve saati bildirilmektedir. Kurmaca kişi, olay örgüsü ya da kişisel duygu yoktur; amaç bilgi vermektir.
- Metinde kurmaca bir olay ya da kişi var mı? Yok.
- Yazarın duyguları anlatılıyor mu? Hayır, tanım ve saat verilmiş.
- Konuşma bölümleri ve sahne bilgisi de yok.
- Amaç bilgi vermektir → bilgilendirici metin, cevap A.
13. sorunun çözümü
1. cümlede rüzgâra yalnızca insana özgü bir davranış (çalıp geçmek) verilmiştir; bu kişileştirmedir. 2. cümlede rüzgâr doğrudan konuşturulmuştur; bu konuşturmadır.
- Kişileştirmede varlığa insana özgü davranış verilir, konuşma şart değildir.
- Konuşturmada ise varlık doğrudan cümle kurarak "konuşur".
- 1. cümlede rüzgâr yalnızca hareket ediyor; 2. cümlede tırnak içinde konuşuyor → cevap 2. cümle.
14. sorunun çözümü
Doruk uzun süre ilerleyemediği hâlde vazgeçmemiş, sabırla çalışıp sonunda başarıya ulaşmıştır. “Sabreden derviş muradına ermiş.” tam olarak bunu anlatır.
- Durumun özünü bul: zorlanma, sabır, sonunda başarı.
- A ölçülü harcamayı, C bir işin doğal riskini anlatır.
- D öfkeyle verilen kararların zararını anlatır.
- Sabrın ödülünü anlatan atasözü B’dedir.
15. sorunun çözümü
Raflara söz söyletilmiştir; insan dışı bir varlığın konuşturulmasına konuşturma (intak) denir.
- Raflar gerçekte konuşamaz.
- Cümlede raflara doğrudan söz söyletilmiştir: "Beni de oku."
- İnsan dışı varlığa konuşma yeteneği verilmesine konuşturma (intak) denir.
16. sorunun çözümü
Yazar gittiği şehri, sokağı ve orada gördüklerini okura aktarmaktadır. Gezilip görülen yerlerin izlenimlerle tanıtıldığı türe gezi yazısı denir.
- Metinde bir yere gidiliyor ve orası anlatılıyor.
- Yazar gözlemlerini kendi ağzından aktarıyor.
- Bir görüş savunulmuyor, olağanüstü olay da yok.
- Gezilen yerin tanıtıldığı tür gezi yazısıdır → B.
17. sorunun çözümü
İlk cümledeki “içeriye doğru” sözünde “içeriye” zaten yön bildirdiği için “doğru” gereksizdir. Son cümlede ise “kesinlikle” ile “sanırım” anlamca çelişir. Taslakta başka bozukluk yoktur.
- İlk cümledeki “içeriye doğru” sözünü incele: yineleme var.
- Bu, gereksiz sözcük kusurudur.
- Son cümledeki “kesinlikle sanırım” sözünü incele: çelişki var.
- Toplam iki bozukluk vardır → C.
18. sorunun çözümü
Cümle “Ben … doğdum” diye başlamaktadır; yani anlatan kişi ile hayatı anlatılan kişi aynıdır. Şemaya göre bu tür otobiyografidir.
- Cümlenin öznesini bul: “ben”.
- Anlatan kişi ile hayatı anlatılan kişi aynı mı? Evet.
- Şemada bu duruma karşılık gelen tür otobiyografidir.
- Biyografide anlatan bir başkası olurdu → cevap D.
19. sorunun çözümü
"Aslan gibi" benzetme, "rüzgârı geride bırakmak" ise imkânsız ölçüde büyütme, yani abartmadır; B kartında ikisi bir aradadır.
- A kartında yalnızca kişileştirme vardır: güllerin dans etmesi.
- B kartında "aslan gibi" benzetme, "rüzgârı geride bırakmak" ise abartmadır.
- C ve D'de herhangi bir söz sanatı yoktur.
- İki sanatın bir arada olduğu kart B'dir.
20. sorunun çözümü
Deyimin tam biçimi “ipe un sermek”tir. Bir işi yapmak istemeyen kişinin durmadan bahane bulmasını anlatır.
- İlk iki sözcük “ipe” ve “un”: kalıp buradan tanınabilir.
- Deyimin anlamı bahane üretmektir.
- Türkçede bu anlamı taşıyan kalıp “ipe un sermek”tir.
- Öyleyse boş karta “sermek” yazılır → A.