9. Sınıf Coğrafya 1. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
| Amaç | Uygun harita |
|---|---|
| Bir şehrin sokaklarını göstermek | Büyük ölçekli harita |
| Bir kıtanın konumunu göstermek | ? |
Tabloda amaçlar ve uygun harita türleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda boş kalan yere ne gelir?
- A Küçük ölçekli harita
- B Büyük ölçekli harita
- C Kroki
- D Plan
- E Maket
Bir çıkarım üzerine
Bir öğrenci, iki şehrin haritada birbirine yakın çizildiğini görüp "Öyleyse aralarındaki gerçek uzaklık da azdır." demiştir.
Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?
- A Enlemi ölçmemek
- B Şehirleri tanımamak
- C Haritayı görmemek
- D Yönleri bilmemek
- E Ölçeği hesaba katmadan harita üzerindeki uzaklığı gerçek uzaklık saymak
| İhtiyaç | CBS ile çözüm |
|---|---|
| Yeni okul yeri seçmek | Nüfus ve ulaşım katmanlarını üst üste bindirmek |
| Sel riskli alanları belirlemek | ? |
Tabloda ihtiyaçlar ve CBS çözümleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan bilgi hangisidir?
- A Katmanları kapatmak
- B Nüfus katmanına bakmak
- C Yalnızca yol katmanını açmak
- D Eğim, akarsu ve yağış katmanlarını birlikte değerlendirmek
- E Ölçeği büyütmek
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre uzaktan algılamanın sağladığı en önemli üstünlük hangisidir?
- A Görüntü işlemeyi gereksizleştirmesi
- B Sahaya gitmeyi zorunlu kılması
- C Yalnızca küçük alanları görmesi
- D Geniş alanların sahaya gidilmeden ölçülebilmesi
- E Ölçüm yapamaması
| Konum türü | Nasıl belirtilir |
|---|---|
| Mutlak konum | Enlem ve boylam değerleriyle |
| Göreceli konum | ? |
Tabloda konum türleri ve belirtilme biçimleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan bilgi hangisidir?
- A Çevresindeki yerlere göre
- B Enlem ve boylamla
- C Yükseltisiyle
- D Nüfusuyla
- E Yüz ölçümüyle
Bir kural
Küre biçimindeki yeryüzünün düzleme aktarılmasında biçim, alan ya da açılardan biri mutlaka bozulur.
Yukarıdaki kuralın haritacılıktaki karşılığı hangisidir?
- A Ölçek bozulmayı önler
- B Bütün haritalar hatasızdır
- C Projeksiyon gereksizdir
- D Küre düzleme sorunsuz aktarılır
- E Her projeksiyonun bir bozulma payı vardır
| Dönem | Küresel ortalama sıcaklık artışı |
|---|---|
| 1880-1980 | +0,3 °C |
| 1980-2020 | +0,8 °C |
Tabloda küresel ortalama sıcaklık artışları verilmiştir. Bu tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A Sıcaklık değişmemiştir.
- B Isınma yavaşlamıştır.
- C Isınma son dönemde daha hızlı gerçekleşmiştir.
- D İlk dönemde artış daha büyüktür.
- E Ölçüm yapılmamıştır.
| Kaynak | Türü |
|---|---|
| İstasyon sıcaklık ölçümleri | Birinci el sayısal kaynak |
| Bir haber yorumu | ? |
Tabloda kaynaklar sınıflandırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda boş kalan yere ne gelir?
- A Birinci el sayısal kaynak
- B İkinci el kaynak
- C Ölçüm verisi
- D Arşiv belgesi
- E Kaynak sayılmaz
| Hareket | Sonucu |
|---|---|
| Dönme (kendi ekseni) | Gece ve gündüz |
| Dolanma (güneş çevresi) | ? |
Tabloda dünyanın hareketleri ve sonuçları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek tamamlar?
- A Rüzgârların esmesi
- B Gece ve gündüzün oluşması
- C Mevsimlerin oluşması
- D Yağışın artması
- E Basıncın düşmesi
| Alan | Basınç |
|---|---|
| A | 1.028 mb |
| B | 1.006 mb |
Tabloda iki alanın basınç değerleri verilmiştir. Bu alanlar arasında oluşacak rüzgârın yönü sorulmaktadır. Tabloya göre doğru yanıt hangisidir?
- A B alanından A alanına doğru
- B A alanından B alanına doğru
- C Rüzgâr oluşmaz
- D İki yöne birden
- E Belirlenemez
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre alçak basınç alanlarında beklenen hava durumu hangisidir?
- A Yükselen hava nedeniyle bulutlanma ve yağış
- B Açık ve durgun hava
- C Kar yağışının kesilmesi
- D Rüzgârın durması
- E Sıcaklığın düşmesi
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre mevsimlerin oluşmasının temel nedeni hangisidir?
- A Yalnızca dünyanın dönmesi
- B Eksen eğikliğiyle birlikte dolanma hareketi
- C Güneşin sönmesi
- D Atmosferin incelmesi
- E Denizlerin ısınması
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre iklim değişikliğinin canlılara etkisi hangisidir?
- A Türlerin yaşam alanlarının daralması ya da yer değiştirmesi
- B Türlerin etkilenmemesi
- C Yaşam alanlarının sabit kalması
- D Çeşitliliğin artması
- E İklimin canlılarla ilgisizliği
| Alan | Gece sıcaklığı |
|---|---|
| Kent merkezi | 19 °C |
| Kent çevresi kırsal | 15 °C |
Tabloda aynı gecede ölçülen sıcaklıklar verilmiştir. Bu farkı açıklayan kavram sorulmaktadır. Tabloya göre doğru yanıt hangisidir?
- A Denizellik
- B Kentsel ısı adası
- C Karasallık
- D Eksen eğikliği
- E Bağıl nem
Kartlarda bir sistemin çalışma basamakları verilmiştir. Bu basamakların işaret ettiği teknoloji hangisidir?
- A Barometre
- B Pusula
- C Coğrafi bilgi sistemleri (CBS)
- D Termometre
- E Rüzgâr gülü
| Durum | Arazideki karşılığı |
|---|---|
| İzohipsler sık geçiyor | Eğim fazladır |
| İzohipsler seyrek geçiyor | ? |
Tabloda izohips aralıkları ve arazi karşılıkları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek tamamlar?
- A Arazi denizdir
- B Eğim fazladır
- C Yükselti sıfırdır
- D Eğim azdır
- E Ölçek büyüktür
| Kaynak | Değerlendirme |
|---|---|
| Güncel uydu görüntüsü | Şu anki durumu gösterir |
| Elli yıllık bir topoğrafya haritası | ? |
Tabloda kaynaklar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Hangi seçenek bu boşluğa uygundur?
- A Hiçbir bilgi vermez
- B Şu anki durumu gösterir
- C Kaynak sayılmaz
- D Geçmiş durumu gösterir; değişimi ölçmek için değerlidir
- E Uydu görüntüsüyle aynıdır
| Katman | İçerdiği veri |
|---|---|
| Yol katmanı | Karayolu ve demir yolu hatları |
| Nüfus katmanı | ? |
Tabloda CBS katmanları ve içerdikleri veriler eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm hangi seçenektedir?
- A Bitki örtüsü
- B Yol hatları
- C Yükselti eğrileri
- D Toprak türleri
- E Yerleşim birimlerinin nüfus değerleri
| Ölçüt | Kâğıt harita | CBS |
|---|---|---|
| Güncelleme | Yeniden basım gerekir | Veri girilerek yapılır |
| Sorgulama | Elle yapılır | ? |
Tabloda iki yöntem karşılaştırılmış, bir bölüm boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl yazılmalıdır?
- A Yapılamaz
- B Elle yapılır
- C Ölçütlere göre saniyeler içinde yapılır
- D Yeniden basım gerekir
- E Ölçek gerektirir
| Merkez | Enlem |
|---|---|
| A | 38° K |
| B | 52° K |
Tabloda iki merkezin enlem değerleri verilmiştir. Bu merkezlerin güneş ışınlarını alma açısı karşılaştırılmak istenmektedir. Tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A B merkezi ışınları daha dik alır.
- B A merkezi güneş ışınlarını daha dik açıyla alır.
- C İki merkez aynı açıyla alır.
- D Enlem açıyı etkilemez.
- E A merkezi kutba daha yakındır.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Bir kıtanın konumunu göstermek için küçük ölçekli harita kullanılır.
- Tablodaki ölçüt, gösterilecek alanın büyüklüğüyle harita ölçeği arasındaki ilişki. Sokaklar küçük bir alanda ayrıntı gerektirdiği için büyük ölçekli harita seçilmiş.
- Kıta ise milyonlarca kilometrekarelik bir alandır. Böyle bir alanı sınırlı bir kâğıda sığdırmak için küçültme oranının çok yüksek olması gerekir.
- Küçültme oranı yükseldikçe ölçeğin paydası büyür ve ölçek küçülür; ayrıntı elenir ama bütün görünür. Kıtanın konumunu göstermek için istenen de zaten bütünü görmektir.
- Denetleyelim: sokak için büyük ölçek, kıta için küçük ölçek ✓ — gösterilen alan büyüdükçe ölçek küçülüyor.
Sık yapılan hata: "Kroki" demek. Kroki kuş bakışı ve ölçeksiz bir çizimdir; okul bahçesi ya da mahalle gibi küçük alanlar için kullanılır, bir kıtanın konumunu göstermeye elverişli değildir.
2. sorunun çözümü
Öğrencinin hatası, ölçeği hesaba katmadan harita üzerindeki uzaklığı gerçek uzaklık saymaktır.
- Harita, yeryüzünün belirli bir oranda küçültülmüş çizimidir; bu küçültme oranını ölçek verir.
- Öyleyse haritadaki uzaklık gerçek uzaklığa ancak ölçekle çarpılarak çevrilir. Örneğin 1/1.000.000 ölçekli bir haritada 2 cm, arazide 20 kilometre eder.
- Öğrenci ise ölçeği hiç kullanmadan, kâğıt üzerindeki yakınlığa bakarak gerçek uzaklık hakkında karar vermiş; küçük ölçekli bir haritada 2 cm’lik aralığın yüzlerce kilometre olabileceğini gözden kaçırmış.
- Denetleyelim: aynı iki şehir büyük ölçekli bir haritada birbirinden çok uzak çizilirdi ✓ — demek ki haritadaki aralık tek başına bir şey söylemiyor.
Sık yapılan hata: "Yönleri bilmemek" demek. Öğrencinin çıkarımı yönle değil uzaklıkla ilgili; yanlış yaptığı nokta yönü karıştırmak değil, küçültme oranını yani ölçeği hesaba katmamaktır.
3. sorunun çözümü
Sel riskli alanlar, eğim, akarsu ve yağış katmanlarının birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.
- Tablodaki dolu satır yöntemi gösteriyor: okul yeri seçiminde nüfus ve ulaşım katmanları üst üste bindiriliyor. Demek ki her ihtiyaç, kendisiyle ilgili katmanların çakıştırılmasıyla çözülüyor.
- Sel riskini belirleyen etkenleri sayalım: suyun toplandığı düşük kotlu alanlar ve eğim, taşma olasılığı olan akarsu yatakları, şiddetli yağış alan bölgeler.
- Bu üç katman üst üste bindirildiğinde hepsinin aynı anda risk gösterdiği alanlar ortaya çıkar; yerleşime kapatılacak ya da önlem alınacak bölgeler böyle belirlenir.
- Denetleyelim: yöntem üst satırdakiyle aynı, yalnız katmanlar ihtiyaca göre değişmiş ✓.
Sık yapılan hata: "Nüfus katmanına bakmak" demek. Nüfus, selden kaç kişinin etkileneceğini gösterir ama riskin nerede olduğunu belirlemez; riski belirleyen etkenler arazinin eğimi, akarsu ağı ve yağıştır.
4. sorunun çözümü
Şemaya göre uzaktan algılamanın en önemli üstünlüğü, geniş alanların sahaya gidilmeden ölçülebilmesidir.
- Şemayı okuyalım: uydu görüntü alıyor, görüntü işleniyor, sonuçta yangın alanı ölçülüyor. Ölçüm, kimse araziye gitmeden tamamlanıyor.
- Yangın alanı gibi geniş, sınırları düzensiz ve tehlikeli bir bölgede yerinde ölçüm günler alır, kimi yerde olanaksızdır.
- Uydu görüntüsü ise aynı anda binlerce kilometrekareyi kaydeder; görüntü işlendiğinde yanmış alan ayırt edilip yüzölçümü hesaplanır. Aynı bölgenin eski görüntüsüyle karşılaştırılarak değişim de ölçülebilir.
- Denetleyelim: şemadaki üç basamağın hiçbirinde araziye gidilmiyor, yine de sayısal bir sonuç elde ediliyor ✓.
Sık yapılan hata: "Sahaya gitmeyi zorunlu kılması" demek. Şema bunun tersini gösteriyor: ölçüm görüntü üzerinden yapılıyor. Uzaktan algılamanın adı da zaten temas kurmadan veri toplamasından gelir.
5. sorunun çözümü
Göreceli konum, bir yerin çevresindeki yerlere göre belirtilmesidir.
- Tablodaki ölçüt konumun nasıl anlatıldığıdır. Mutlak konum enlem ve boylam değerleriyle, yani sayısal koordinatlarla veriliyor.
- Mutlak konum değişmez: bir yerin enlem ve boylam değerleri zaman içinde aynı kalır.
- Göreceli konum ise yerin çevresiyle kurduğu ilişkiyi anlatır: hangi denize kıyısı var, hangi yollar üzerinde, hangi ülkelere komşu. Bu ilişkiler yeni bir yol ya da sınır değişikliğiyle değişebilir.
- Denetleyelim: "39° kuzey, 35° doğu" mutlak; "Karadeniz’in güneyinde, İstanbul-Ankara yolu üzerinde" göreceli bir anlatımdır ✓.
Sık yapılan hata: "Enlem ve boylamla" demek. Bu, tablonun üst satırında mutlak konum için zaten yazılmış olan ölçüttür; iki konum türünü ayıran şey, göreceli konumun koordinat kullanmamasıdır.
6. sorunun çözümü
Kuralın haritacılıktaki karşılığı, her projeksiyonun bir bozulma payı olmasıdır.
- Küre yüzeyi, yırtılmadan ya da gerilmeden düzleme serilemeyen bir yüzeydir; portakal kabuğunu düzleştirmeye çalışmak gibidir.
- Bu yüzden düzleme aktarımda alan, biçim, açı ve uzaklıktan en az biri bozulur. Metindeki kural tam olarak bunu söylüyor.
- Projeksiyon, bu bozulmanın nereye bırakılacağını seçmektir: bazıları açıları korur ve kutuplara doğru alanları büyütür, bazıları alanı korur ama biçimi bozar. Amaca göre seçim yapılır.
- Denetleyelim: bozulmayı sıfırlayan bir projeksiyon bulunamaz ✓ — bu yüzden harita okunurken hangi özelliğin korunduğu bilinmelidir.
Sık yapılan hata: "Bütün haritalar hatasızdır" demek. Haritalar özensiz çizildiği için değil, küresel yüzeyin düzleme aktarılması nedeniyle bozulma taşır; bu bozulma kaçınılmazdır ve korunan özelliğe göre yer değiştirir.
7. sorunun çözümü
İlk dönemde 100 yılda 0,3 °C, ikinci dönemde 40 yılda 0,8 °C artış olduğuna göre ısınma son dönemde belirgin biçimde hızlanmıştır.
- Dönemlerin uzunluklarını hesaplayalım: 1880-1980 arası 100 yıl, 1980-2020 arası 40 yıl.
- Artışları bu sürelere bölelim. Birinci dönemde on yıla düşen artış $0,3/10 = 0,03$ °C; ikinci dönemde $0,8/4 = 0,2$ °C.
- On yıllık hız yaklaşık altı katına çıkmış. Öyleyse toplam artış zaten daha büyük olduğu gibi, artışın hızı da son dönemde çok daha yüksektir.
- Denetleyelim: ikinci dönem daha kısa olmasına karşın daha büyük bir artış göstermiş ✓ — hız karşılaştırması bu yüzden yanıltmıyor.
Sık yapılan hata: "İlk dönemde artış daha büyüktür" demek. İlk dönem daha UZUN ama artışı daha küçük: 100 yılda 0,3 °C’ye karşılık ikinci dönemde 40 yılda 0,8 °C.
8. sorunun çözümü
Ölçüm kayıtları birinci el, o kayıtları yorumlayan haber metni ikinci el kaynaktır.
- Tablonun kurgusu şu: solda kaynak, sağda kaynağın türü.
- Dolu satır: istasyon sıcaklık ölçümleri → birinci el sayısal kaynak. Ölçüm, olayın kendisinden doğrudan alınmış ham bir kayıttır; araya yorum girmemiştir.
- Bir haber yorumu ise bu ölçümleri okuyup değerlendiren, seçen ve açıklayan sonraki bir metindir. Olayın kendisine değil, ondan üretilmiş bir anlatıya dayandığı için ikinci el kaynaktır.
- Denetleyelim: haber yorumu yine de kullanılabilir bir kaynak ✓ — ama sayısal bir iddia sınanacaksa istasyon verisine dönmek gerekir.
Sık yapılan hata: "Birinci el sayısal kaynak" demek. Bu, ÜST SATIRDA ölçümler için zaten yazılmış; haber yorumu ölçümden türetilmiş bir değerlendirme olduğu için ikinci eldir.
9. sorunun çözümü
Dünya’nın Güneş çevresindeki dolanma hareketi, eksen eğikliğiyle birlikte mevsimleri doğurur.
- Tablonun kurgusu şu: solda hareket, sağda o hareketin sonucu.
- Dolu satır: kendi ekseni çevresinde dönme → gece ve gündüz. Bu hareket yaklaşık 24 saatte tamamlanır ve sonucu da bir günlük döngüdür.
- Dolanma ise bir yılda tamamlanır; sonucunun da yıllık bir döngü olması beklenir. Eğik eksenli Dünya yörüngesinde ilerledikçe ışınların geliş açısı ve gündüz süresi değişir; mevsimler böyle oluşur.
- Denetleyelim: rüzgârın esmesi basınç farkından doğar ✓ — Dünya’nın yıllık hareketinin doğrudan sonucu değildir.
Sık yapılan hata: "Gece ve gündüzün oluşması" demek. Bu, ÜST SATIRDA dönme hareketi için zaten yazılmış; dolanmanın sonucu, bir yıllık döngü olan mevsimlerdir.
10. sorunun çözümü
Rüzgâr yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru estiğinden yön A alanından B alanına olur.
- İki değeri karşılaştıralım: A’da 1.028 mb, B’de 1.006 mb. Aradaki fark 22 mb ve A daha yüksek basınçlıdır.
- Rüzgâr, hava kütlesinin basınç farkını dengelemek için yaptığı yatay harekettir. Hava, moleküllerin sık olduğu yerden seyrek olduğu yere, yani yüksek basınçtan alçak basınca doğru akar.
- Öyleyse bu iki alan arasında oluşacak rüzgâr A alanından B alanına doğru eser.
- Denetleyelim: basınç farkı 22 mb ile sıfırdan büyük ✓ — fark sıfır olsaydı hava yer değiştirmez, rüzgâr oluşmazdı.
Sık yapılan hata: "B alanından A alanına doğru" demek. Bu yön havayı alçak basınçtan yüksek basınca sürerdi; oysa hava kendiliğinden basıncın yüksek olduğu yerden düşük olduğu yere akar.
11. sorunun çözümü
Alçak basınçta hava yükselir, yükselirken soğur ve içindeki nem yoğunlaşarak bulut ile yağış oluşturur.
- Şemayı izleyelim: hava ısınır → yükselen hava basıncı düşürür → alçak basınç alanı oluşur.
- Yükselen hava üst katmanlarda daha düşük basınçla karşılaşır, genleşir ve genleşirken soğur. Sıcaklığı düşen havanın taşıyabileceği en fazla nem miktarı da azalır.
- Hava doyma noktasına ulaştığında içindeki su buharı küçük damlacıklar hâlinde yoğunlaşır; bulut budur. Damlacıklar büyüyüp havada tutunamaz duruma gelince yağış düşer. Alçak basınç alanlarının bulutlu ve yağışlı olmasının nedeni budur.
- Denetleyelim: yüksek basınçta hava alçalır, alçalırken ısınır ve nemi yoğunlaşamaz ✓ — bu yüzden yüksek basınç açık havayla anılır.
Sık yapılan hata: "Açık ve durgun hava" demek. Açık ve durgun hava, alçalıcı hava hareketinin görüldüğü YÜKSEK basınç alanlarının özelliğidir; alçak basınçta hava yükselir ve yağış oluşur.
12. sorunun çözümü
Mevsimler, eksen eğikliği ile Dünya’nın Güneş çevresindeki dolanma hareketinin birlikte etkisiyle oluşur.
- Şemanın basamaklarını izleyelim: eksen eğikliği bulunur → ışınların geliş açısı yıl içinde değişir → mevsimler oluşur.
- Ortadaki basamağın gerçekleşmesi için iki koşul birden gerekir. Eksen eğik olmasaydı Dünya nereye giderse gitsin ışınlar aynı açıyla düşer, açı hiç değişmezdi.
- Dünya yerinde dursaydı eğik eksen değişmez bir yöne bakar, açı yine sabit kalırdı. Açının yıl içinde değişmesi, eğik eksenin Güneş çevresinde dolanmasıyla olur; mevsimlerin nedeni bu birlikteliktir.
- Denetleyelim: kendi ekseni çevresinde dönme bir günde tamamlanıyor ✓ — sonucu gece ile gündüzdür, mevsim değil.
Sık yapılan hata: "Yalnızca dünyanın dönmesi" demek. Kendi ekseni çevresinde dönme bir günde tamamlanır ve gece-gündüzü doğurur; mevsimler, bir yıllık dolanma ile eksen eğikliğinin ortak sonucudur.
13. sorunun çözümü
İklim koşulları değiştikçe türlerin yaşam alanları daralır ya da yer değiştirir, biyoçeşitlilik baskı altına girer.
- Şemayı izleyelim: iklim değişir → bitki ve hayvan yaşam alanları kayar → biyoçeşitlilik baskı altına girer.
- Her türün yaşayabildiği bir sıcaklık ve nem aralığı vardır. İklim ısındığında bu aralık kutuplara ya da yükseklere doğru kayar; tür de ona uymak zorunda kalır.
- Kayma her zaman olanaklı değildir. Dağın zirvesine ulaşmış ya da önü kentle kesilmiş bir tür daha yukarı gidemez; yaşam alanı daralır. Uyum sağlayamayan türlerin sayısı azalır, çeşitlilik baskı altına girer.
- Denetleyelim: şemanın son basamağı "baskı altına girer" diyor ✓ — çeşitliliğin artması değil, zorlanması anlatılıyor.
Sık yapılan hata: "Çeşitliliğin artması" demek. Şemanın son basamağı biyoçeşitliliğin baskı altına girdiğini söylüyor; yaşam alanı daralan türler için sonuç artış değil, azalmadır.
14. sorunun çözümü
Kent merkezinin çevresindeki kırsal alandan sıcak olması kentsel ısı adası durumudur.
- İki ölçümü karşılaştıralım: aynı gecede kent merkezi 19 °C, kent çevresindeki kırsal 15 °C; merkez 4 °C daha sıcak.
- Ölçümler aynı gecede alındığına göre fark hava koşulundan gelmiyor. Geriye iki alanın yüzey özellikleri kalıyor.
- Beton, asfalt ve çatı yüzeyleri gündüz güneş ısısını soğurur, gece bu ısıyı yavaş yavaş salar. Kentteki ısıtma, taşıt ve sanayi ek ısı verir; bitki örtüsünün azlığı da buharlaşmayla soğumayı düşürür. Kentin çevresine göre sıcak kalmasına kentsel ısı adası denir.
- Denetleyelim: iki alan aynı enlemde ve birbirine yakın ✓ — bu yüzden enlem ya da denize uzaklık farkı açıklama olamaz.
Sık yapılan hata: "Karasallık" demek. Karasallık denize uzaklıktan doğar ve birbirinden çok uzak merkezleri karşılaştırırken kullanılır; buradaki fark ise aynı kentin merkeziyle hemen çevresi arasındadır.
15. sorunun çözümü
Basamakların işaret ettiği teknoloji coğrafi bilgi sistemleridir (CBS).
- Kartlardaki sıra: veri toplama, katman oluşturma, sorgulama, haritalama. Bu, bir ölçüm aygıtının değil bir bilgi sisteminin iş akışıdır.
- Seçeneklerdeki barometre basıncı, termometre sıcaklığı ölçer; pusula yön, rüzgâr gülü rüzgârın yönünü gösterir. Hiçbiri veri katmanı saklayıp sorgulayamaz.
- CBS ise konuma bağlı verileri toplar, her veri türünü ayrı bir katmanda tutar, katmanları ölçütlere göre sorgular ve sonucu harita olarak sunar. Kartlardaki dört basamak birebir budur.
- Denetleyelim: "katman" ve "sorgulama" basamakları yalnız CBS’ye özgü ✓ — ölçüm araçlarının çalışmasında böyle bir aşama bulunmaz.
Sık yapılan hata: "Pusula" demek. Pusula yalnız yön gösteren bir araçtır; veri toplamaz, katman oluşturmaz ve sorgulama yapamaz. Kartlardaki dört basamağın hiçbiri pusulayla gerçekleştirilemez.
16. sorunun çözümü
İzohipslerin seyrek geçtiği yerde eğim azdır.
- İzohips, aynı yükseltideki noktaları birleştiren eğridir ve ardışık iki eğri arasındaki yükselti farkı haritanın her yerinde aynıdır.
- Öyleyse değişen tek şey, bu farkın kaç metrelik yatay uzaklıkta aşıldığıdır. Eğriler sıksa aynı yükselti farkı kısa bir yatay uzaklıkta aşılıyor demektir: yamaç diktir.
- Eğriler seyrekse aynı fark uzun bir yatay uzaklığa yayılmıştır; yükselme yavaş olur, yani eğim azdır. Tabloda dolu satır "sık → eğim fazla" dediğine göre boş satırın karşılığı "eğim azdır".
- Denetleyelim: eğim, yükselti farkının yatay uzaklığa oranıdır; pay sabitken payda büyüyünce oran küçülüyor ✓.
Sık yapılan hata: "Eğim fazladır" demek. Bu karşılık tablonun üst satırında sık izohips için zaten yazılmıştır; aynı sonucu iki ayrı duruma vermek, izohips aralığının hiçbir şey anlatmadığı anlamına gelirdi.
17. sorunun çözümü
Elli yıllık topoğrafya haritası geçmiş durumu gösterir ve değişimi ölçmek için değerlidir.
- Tablo kaynakları güncellik ölçütüyle değerlendiriyor: güncel uydu görüntüsü şu anki durumu gösteriyor.
- Elli yıllık bir harita bugünkü durumu veremez; o tarihten sonra açılan yollar, kurulan barajlar ve yayılan mahalleler üzerinde bulunmaz. Bu yönüyle güncel bilgi kaynağı değildir.
- Ama aynı özellik onu değerli kılar: geçmişteki durumu belgeler. Güncel görüntüyle üst üste konduğunda kıyı çizgisinin çekilmesi, ormanın daralması ya da şehrin büyümesi ölçülebilir.
- Denetleyelim: kaynak güncellik için değil karşılaştırma için kullanılıyor ✓ — bu yüzden "kaynak sayılmaz" denemez.
Sık yapılan hata: "Hiçbir bilgi vermez" demek. Eskimiş bir belge değersiz değildir; tarihli olduğu için değişimin ölçülmesinde başvurulacak temel kaynaktır. Değersiz sayılsaydı hiçbir değişim çalışması yapılamazdı.
18. sorunun çözümü
Nüfus katmanı, yerleşim birimlerinin nüfus değerlerini içerir.
- CBS’de her katman tek bir veri türünü taşır; katmanın adı, içindeki verinin ne olduğunu söyler.
- Tablodaki dolu satır bunu doğruluyor: yol katmanı karayolu ve demir yolu hatlarını, yani ulaşım verisini içeriyor.
- Aynı mantıkla nüfus katmanı, yerleşim birimlerine bağlanmış nüfus sayılarını taşır. Böylece "nüfusu 50 binden çok olan ilçeler" gibi bir sorgulama yapılabilir.
- Denetleyelim: bitki örtüsü, yükselti ve toprak türü de birer veri türü ama her biri kendi katmanında duruyor ✓ — nüfus katmanına giremezler.
Sık yapılan hata: "Yükselti eğrileri" demek. Yükselti eğrileri arazinin biçimini anlatan ayrı bir katmandır ve nüfusla ilgili bilgi taşımaz; CBS’nin gücü zaten her veri türünü ayrı katmanda tutmasından gelir.
19. sorunun çözümü
Boş bırakılan bölüme "ölçütlere göre saniyeler içinde yapılır" yazılmalıdır; CBS sorgulaması sayısal veri üzerinde çalışır.
- Tablo iki yöntemi aynı ölçütlerle karşılaştırıyor. Güncelleme satırında fark açık: kâğıt harita yeniden basım ister, CBS’de veri girilmesi yeter.
- Sorgulama satırında kâğıt harita için "elle yapılır" yazıyor; kullanıcı haritaya bakıp aradığını tek tek bulmak zorundadır.
- CBS’de veriler sayısal olarak ve öznitelik tablolarıyla birlikte saklanır. "Nüfusu 10 binden çok ve okula 2 kilometreden yakın yerleşimler" gibi bir ölçüt tanımlandığında yazılım katmanları tarar ve sonucu saniyeler içinde haritada gösterir.
- Denetleyelim: güncelleme satırındaki üstünlük sorgulama satırında da sürüyor ✓ — CBS’nin kâğıt haritadan ayrıldığı temel nokta budur.
Sık yapılan hata: "Yapılamaz" demek. Sorgulama CBS’nin en güçlü yanıdır; sistemin kâğıt haritaya göre asıl üstünlüğü, veriyi ölçütlere göre tarayıp sonucu hemen haritalayabilmesidir.
20. sorunun çözümü
Ekvatora daha yakın enlemde ışınlar daha dik gelir; 38° K, 52° K'ye göre ekvatora yakındır.
- A merkezi 38° K enlemindedir.
- B merkezi 52° K enlemindedir.
- Ekvatora yakın olan A daha dik ışın alır.