9. Sınıf Kimya 1. Dönem 2. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1

Bir uygulama

Bir okulda cam, kâğıt, metal ve plastik atıklar ayrı kutularda toplanmaktadır.

Yukarıdaki uygulamanın geri dönüşüm açısından sağladığı yarar sorulmaktadır. Buna göre doğru seçenek hangisidir?

  1. A Atıkların kütlesi azalır.
  2. B Karışmamış atık daha kolay ve daha az enerjiyle işlenir.
  3. C Atıklar kendiliğinden yok olur.
  4. D Ayırma geri dönüşümü zorlaştırır.
  5. E Yarar yoktur.
2
BileşikMolekül kütlesiKaynama noktası
H₂SBüyükDüşük
H₂OKüçük?

Tabloda iki bileşiğin özellikleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Suyun molekülleri arasındaki bağ dikkate alındığında boşluğa ne gelmelidir?

  1. A Yüksek
  2. B Düşük
  3. C Aynı
  4. D Sıfır
  5. E Ölçülemez
3

Elektron sayıları eşit ama proton sayıları farklı olan iki iyonun yarıçapları karşılaştırılmaktadır. Bu karşılaştırmanın sonucu nedir?

  1. A İkisi eşittir.
  2. B İkisinin de yarıçapı sıfırdır.
  3. C Proton sayısı fazla olanın yarıçapı daha büyüktür.
  4. D Karşılaştırılamaz.
  5. E Proton sayısı fazla olanın yarıçapı daha küçüktür.
4

Bir uygulama

Gümüş nanoparçacıklar, çok küçük miktarlarda bile geniş yüzey sunduğu için yara örtülerinde kullanılmaktadır.

Yukarıdaki uygulamanın kimyasal gerekçesi sorulmaktadır. Buna göre verilecek yanıt hangisidir?

  1. A Nanoparçacıkların yüzeyi yoktur.
  2. B Gümüş nanoparçacıkların kütlesi çok büyüktür.
  3. C Yüksek yüzey/hacim oranı az maddeyle güçlü etki sağlar.
  4. D Gümüş suda çözünür.
  5. E Boyut etkiyi değiştirmez.
5
KatıÖrnekErime noktası
İyonik katıNaClYüksek
Moleküler katıKuru buz?

Tabloda katı türleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan bölüm hangisidir?

  1. A Ölçülemez
  2. B Yüksek
  3. C Aynı
  4. D Sonsuz
  5. E Düşük
6
KuvvetTanım
KohezyonAynı tür moleküller arasındaki çekim
Adezyon?

Tabloda kılcallığı belirleyen iki kuvvet tanımlanmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloyu tamamlayan tanım hangisidir?

  1. A İyonlar arasındaki itme
  2. B Aynı tür moleküller arasındaki çekim
  3. C Çekirdek ile elektron arasındaki çekim
  4. D Farklı tür moleküller arasındaki çekim
  5. E Atomlar arasındaki bağ
7
BağElektronegatiflik farkı
H – FBüyük
H – I?

Tabloda iki bağın elektronegatiflik farkı karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm hangi seçenektedir?

  1. A Sıfır
  2. B Büyük
  3. C Aynı
  4. D Küçük
  5. E Belirsiz
8
YönAtom yarıçapı
Periyotta soldan sağaAzalır
Grupta yukarıdan aşağıya?

Tabloda atom yarıçapının periyodik tablodaki değişimi verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan değişim hangisidir?

  1. A Yine azalır
  2. B Değişmez
  3. C Artar
  4. D Sıfırlanır
  5. E Belirlenemez
9

Bir tanım

Bir kişinin ya da ürünün yaşam döngüsü boyunca doğaya bıraktığı kimyasal yükün ölçüsüdür.

Yukarıda tanımı verilen kavram sorulmaktadır. Buna göre doğru yanıt hangisidir?

  1. A Molar derişim
  2. B Kimyasal ayak izi
  3. C Yüzde verim
  4. D Atom yarıçapı
  5. E Elektronegatiflik
10
NaClElektrik iletimi
Katı hâldeİletmez
Suda çözünmüş hâlde?

Tabloda sofra tuzunun iletkenliği incelenmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bilgi hangisidir?

  1. A İletmez
  2. B İletir; iyonlar serbest hareket eder
  3. C Yalnızca ısıtılırsa iletir
  4. D İletim ölçülemez
  5. E İletim kütleye bağlıdır
11
1s² 2s² 2p⁶ 3s²

Yukarıdaki elektron dizilimine sahip bir atom incelenmektedir. Bu atomun periyodu ve grubu hakkında ne söylenir?

  1. A 1. periyot, 2. grup
  2. B 2. periyot, 2. grup
  3. C 3. periyot, 8. grup
  4. D 3. periyot, 2. grup
  5. E 2. periyot, 8. grup
12

Aynı grupta bulunan elementlerin benzer kimyasal özellikler göstermesinin nedeni araştırılmaktadır. Bu benzerliğin nedeni nedir?

  1. A Değerlik elektron sayılarının aynı olması
  2. B Kütlelerinin eşit olması
  3. C Aynı renkte olmaları
  4. D Nötron sayılarının eşit olması
  5. E Aynı katmanda bulunmaları
13
MalzemeDoğada bozunma süresi
KâğıtBirkaç ay
Plastik şişe?

Tabloda malzemelerin doğada kalma süreleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan bölüm hangisidir?

  1. A Anında
  2. B Birkaç gün
  3. C Birkaç ay
  4. D Bir hafta
  5. E Yüzlerce yıl
14

Bir çıkarım üzerine

Bir öğrenci, doğal olan her kimyasalın zararsız olduğunu söylemiştir.

Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata sorulmaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A Derişim önemsizdir.
  2. B Doğal maddeler her zaman zararsızdır.
  3. C Yapay maddeler her zaman zararlıdır.
  4. D Zararlılık kaynağa değil, maddenin kendisine ve derişimine bağlıdır.
  5. E Hata yoktur.
15
periyot = katman sayısı

Bir elementin periyodik tablodaki periyot numarası belirlenmektedir. Bu numara neye eşittir?

  1. A Elektron katmanı sayısına
  2. B Proton sayısına
  3. C Değerlik elektron sayısına
  4. D Nötron sayısına
  5. E Kütle numarasına
16
Atığı önlemeken etkilisidirAğır metallerbirikirAyak iziölçülebilir

Kartlarda bu temanın üç temel düşüncesi verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Kartlar birbirinden bağımsızdır.
  2. B Kimyasal yük ölçülemez.
  3. C Ağır metaller birikmez.
  4. D Atık önlenemez.
  5. E Kimyasal yük ölçülebildiği için önlenebilir; en etkili yol kaynağında azaltmaktır.
17
DavranışKimyasal ayak izine etkisi
Deterjanı önerilenden çok kullanmakArtırır
Doğru dozda kullanmak?

Tabloda günlük davranışların etkisi verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boşluğa gelmesi gereken ifade hangisidir?

  1. A Azaltır
  2. B Artırır
  3. C Değiştirmez
  4. D Sıfırlar
  5. E Ölçülemez
18
MolekülAtomlarBağ
H₂Aynı iki ametalApolar kovalent
HClFarklı iki ametal?

Tabloda kovalent bağ türleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulmalıdır?

  1. A İyonik
  2. B Apolar kovalent
  3. C Polar kovalent
  4. D Metalik
  5. E Hidrojen bağı
19

Soy gazların doğada bileşik hâlinde neredeyse hiç bulunmaması gözlenmektedir. Bu gözlemin açıklaması nedir?

  1. A Çok az bulunmaları
  2. B Dış katmanlarının dolu ve kararlı olması
  3. C Çok ağır olmaları
  4. D Renksiz olmaları
  5. E Gaz hâlinde olmaları
20
Iİyonik bağIIHidrojen bağıIIILondon kuvveti

Kartlarda üç etkileşim numaralandırılmıştır. Bunlar güçten zayıfa doğru sıralanmak istenmektedir. Numaralara göre doğru sıralama hangisidir?

  1. A II – I – III
  2. B III – II – I
  3. C I – II – III
  4. D I – III – II
  5. E III – I – II
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. B 2. A 3. E 4. C 5. E 6. D 7. D 8. C 9. B 10. B 11. D 12. A 13. E 14. D 15. A 16. E 17. A 18. C 19. B 20. C
1. sorunun çözümü

Kaynağında ayırma, ayrıştırma basamağını gereksiz kıldığı için işlemeyi kolaylaştırır.

  1. İki durumu karşılaştıralım. Atıklar karışık toplanırsa tesiste önce cam, kâğıt, metal ve plastiğin birbirinden ayrılması gerekir.
  2. Bu ayrıştırma iş gücü ve enerji ister; üstelik karışık atıkta kâğıt ıslanır, gıda artığı bulaşır ve malzeme değer kaybeder.
  3. Okulda kaynağında ayırmak bu basamağı ortadan kaldırır. Karışmamış atık daha kolay ve daha az enerjiyle işlenir.
  4. Denetleyelim: ayırma atığın kütlesini değiştirmiyor ✓ — kazanç miktarda değil, işlenebilirlikte.

Sık yapılan hata: "Atıkların kütlesi azalır." demek. Ayırmak atığın MİKTARINI değiştirmez; sağladığı yarar karışmamış atığın daha kolay ve daha az enerjiyle işlenmesidir.

2. sorunun çözümü

Su molekülleri arasındaki hidrojen bağı, küçük kütlesine karşın suyun kaynama noktasını yükseltir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda bileşik ve molekül kütlesi, sağda kaynama noktası. Dolu satır: H₂S, büyük kütle → düşük kaynama noktası.
  2. Genel beklentiyi yazalım: kaynama noktası çoğunlukla molekül kütlesiyle artar, çünkü ağır moleküller arasındaki London kuvvetleri daha güçlüdür. Suyun kütlesi H₂S’ninkinden küçük olduğuna göre beklenti düşük kaynama noktasıdır.
  3. Ama tablo beklentiyi bozacak biçimde kurulmuş. Suda moleküller arasında hidrojen bağı bulunur; bu, zayıf etkileşimlerin en güçlüsüdür. Kükürt hidrojen bağı kuracak kadar elektronegatif olmadığı için H₂S’de böyle bir çekim yoktur. Suyun kaynama noktası bu yüzden yüksektir.
  4. Denetleyelim: su 100 °C’de, H₂S ise −60 °C dolayında kaynıyor ✓ — kütle eğilimine tümüyle aykırı bir fark.

Sık yapılan hata: Düşük demek. Düşük değer, ÜST SATIRDA H₂S için zaten yazılmış; su kütlece daha hafif olduğu hâlde hidrojen bağı taşıdığı için kaynama noktası yüksektir.

3. sorunun çözümü

Elektron sayıları eşitken proton sayısı fazla olan çekirdek elektronları daha güçlü çeker; yarıçapı daha küçüktür.

  1. Verilen koşulu yazalım: iki iyonun elektron sayısı EŞİT, proton sayıları farklı. Yani elektron bulutunda aynı sayıda elektron var.
  2. Bu, yarıçapı belirleyen etkeni tek başına bırakır: elektron sayısı aynı olduğuna göre farkı yalnız çekirdek yükü yaratabilir.
  3. Proton sayısı fazla olan çekirdek, aynı sayıdaki elektronu daha güçlü çeker. Elektron başına düşen çekim büyüdüğü için bulut daha çok büzülür; öyleyse proton sayısı fazla olan iyonun yarıçapı daha küçüktür.
  4. Denetleyelim: aynı akıl yürütme periyottaki azalmayı da açıklıyordu ✓ — orada da elektronlar aynı katmanda kalırken proton artıyordu.

Sık yapılan hata: "Proton sayısı fazla olanın yarıçapı daha büyüktür." demek. Fazla proton daha GÜÇLÜ çeker; elektron sayısı eşitken çekimin artması bulutu büzer, genişletmez.

4. sorunun çözümü

Nanoboyutta yüzey alanı çok büyüdüğü için az madde ile güçlü etkileşim elde edilir.

  1. Kimyasal etkileşimin nerede gerçekleştiğini belirleyelim: parçacığın YÜZEYİNDE. İç kısımdaki atomlar temas etmez.
  2. Öyleyse etkiyi belirleyen şey madde miktarı değil, temas eden yüzey alanıdır.
  3. Nanoparçacıkta yüzey/hacim oranı çok yüksektir; aynı kütle çok daha geniş bir yüzey sunar. Bu yüzden gümüş nanoparçacık az miktarda bile güçlü etki gösterir.
  4. Denetleyelim: bir küp şekeri toz hâline getirilince daha hızlı çözünüyor ✓ — kütle aynı, yüzey daha büyük.

Sık yapılan hata: "Gümüş nanoparçacıkların kütlesi çok büyüktür." demek. Uygulamanın anlamı tam TERSİDİR: çok KÜÇÜK miktarlarla etki sağlanıyor; bunu mümkün kılan şey kütle değil, geniş yüzey.

5. sorunun çözümü

Moleküler katıları zayıf etkileşimler bir arada tuttuğu için erime noktaları düşüktür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda katı türü ve örneği, sağda erime noktası. Dolu satır: iyonik katı NaCl → yüksek.
  2. Erimenin ne demek olduğunu koyalım: tanecikleri bir arada tutan çekimlerin, ısı enerjisiyle yenilerek düzenin bozulması. Öyleyse erime noktası, o çekimin gücünün ölçüsüdür.
  3. İyonik katıda tanecikleri tutan şey zıt yükler arasındaki güçlü elektriksel çekimdir; yenilmesi çok enerji ister, erime noktası yüksektir. Moleküler katıda (kuru buz) ise moleküller arasında yalnız zayıf etkileşimler vardır. Az enerjiyle yenildikleri için erime noktası düşüktür.
  4. Denetleyelim: kuru buz oda sıcaklığında duramıyor ✓ — zayıf çekimler oda sıcaklığındaki ısıya bile dayanamıyor.

Sık yapılan hata: Yüksek demek. Yüksek erime noktası, ÜST SATIRDA iyonik katı için zaten yazılmış; moleküler katıda taneciklerarası çekim zayıf olduğu için erime noktası düşüktür.

6. sorunun çözümü

Adezyon, farklı tür tanecikler arasındaki çekimdir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda kuvvetin adı, sağda tanımı. Dolu satır: kohezyon → aynı tür moleküller arasındaki çekim.
  2. İki kavramın hangi ölçütle ayrıldığını görelim: çekimin AYNI türden tanecikler arasında mı, FARKLI türden tanecikler arasında mı olduğu.
  3. Kohezyon aynı türü kapsadığına göre adezyon farklı türleri kapsamalıdır: sıvı ile temas ettiği kabın yüzeyi arasındaki çekim gibi. Kılcallık bu iki kuvvetin yarışıyla açıklanır; adezyon baskınsa sıvı boruda yükselir, kohezyon baskınsa alçalır.
  4. Denetleyelim: cam boruda su yükseliyor, cıva alçalıyor ✓ — suda adezyon, cıvada kohezyon baskın olduğu için.

Sık yapılan hata: "Aynı tür moleküller arasındaki çekim" demek. Bu tanım, ÜST SATIRDA kohezyon için zaten yazılmış; adezyon farklı türden tanecikler arasındaki çekimdir.

7. sorunun çözümü

Flor en elektronegatif elementtir; H – I bağındaki elektronegatiflik farkı H – F’dekinden küçüktür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda bağ, sağda elektronegatiflik farkı. Dolu satır: H – F → büyük.
  2. Elektronegatifliğin periyodik tabloda nasıl değiştiğini hatırlayalım: periyotta sağa doğru artar, grupta aşağı doğru azalır. Flor bu iki eğilimin kesiştiği köşede, en elektronegatif elementtir.
  3. İyot ise florla aynı gruptadır ama çok daha aşağıdadır; elektronegatifliği belirgin biçimde küçüktür. Hidrojenle arasındaki fark bu yüzden H – F’dekinden küçük kalır.
  4. Denetleyelim: fark küçüldükçe bağ apolara yaklaşır ✓ — HI molekülünün HF’ye göre çok daha az polar olması bunun sonucu.

Sık yapılan hata: Büyük demek. Büyük fark, ÜST SATIRDA H – F için zaten yazılmış; iyot flora göre çok daha az elektronegatif olduğu için buradaki fark küçüktür.

8. sorunun çözümü

Grupta aşağı inildikçe yeni katman eklenir; dış elektronlar çekirdekten uzaklaştığı için yarıçap büyür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda yön, sağda atom yarıçapının değişimi. Dolu satır: periyotta soldan sağa → azalır.
  2. Dolu satırdaki mekanizmayı hatırlayalım: orada katman sayısı sabitti, artan çekirdek yükü yarıçapı küçültüyordu.
  3. Grupta aşağı inildiğinde ise farklı bir şey olur: her yeni periyotta bir KATMAN eklenir. Dış elektronlar çekirdekten belirgin biçimde uzaklaşır ve aradaki iç katmanlar çekirdek yükünü perdeler. Proton sayısı da artar ama katman eklenmesinin etkisi baskın gelir; yarıçap büyür.
  4. Denetleyelim: iki satırda farklı mekanizmalar işliyor ✓ — biri çekirdek yükü, öteki katman sayısı üzerinden.

Sık yapılan hata: "Yine azalır" demek. Azalma, ÜST SATIRDA periyot yönü için zaten yazılmış; grupta aşağı inildikçe yeni katman eklendiği için yarıçap büyür.

9. sorunun çözümü

Bir kişinin ya da ürünün doğaya bıraktığı kimyasal yükün ölçüsüne kimyasal ayak izi denir.

  1. Tanımdaki iki ögeyi ayıralım. Birincisi kapsam: yaşam döngüsünün TAMAMI — üretimden kullanıma, atılana kadar.
  2. İkincisi ölçülen şey: doğaya bırakılan kimyasal yük.
  3. Bir varlığın geride bıraktığı toplam etkiyi anlatan bu ölçüye "ayak izi" denir; ölçülen şey kimyasal yük olduğu için adı kimyasal ayak izidir.
  4. Denetleyelim: molar derişim, yüzde verim ve atom yarıçapı tek bir maddenin ya da tepkimenin ÖZELLİĞİ ✓ — hiçbiri yaşam döngüsü boyunca bir toplam vermiyor.

Sık yapılan hata: "Molar derişim" demek. Molar derişim bir çözeltide birim hacimde kaç mol madde bulunduğunu gösterir; tek bir andaki ölçümdür, yaşam döngüsü boyunca doğaya bırakılan toplam yükü vermez.

10. sorunun çözümü

Çözünme sırasında iyonlar serbest kaldığı için sulu NaCl çözeltisi elektriği iletir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda tuzun hâli, sağda elektrik iletimi. Dolu satır: katı hâlde → iletmez.
  2. Katı hâlde neden iletmediğini görelim: NaCl’de iyonlar vardır ama örgü içinde sıkıca tutuludur, yerlerinden ayrılamazlar. Elektrik iletimi için yük taşıyan taneciklerin HAREKET edebilmesi gerekir.
  3. Su içinde çözündüğünde örgü dağılır; Na⁺ ve Cl⁻ iyonları su molekülleriyle çevrelenerek serbest kalır. Serbestçe hareket eden bu yüklü tanecikler yükü taşıyabilir; çözelti elektriği iletir.
  4. Denetleyelim: eritilmiş NaCl de iletiyor ✓ — orada da iyonlar örgüden kurtulup hareketli hâle geliyor.

Sık yapılan hata: İletmez demek. İletmeme, ÜST SATIRDA katı hâl için zaten yazılmış; çözündüğünde iyonlar serbest kaldığı için çözelti elektriği iletir.

11. sorunun çözümü

En büyük katman numarası 3 olduğu için 3. periyot; son katmanda 2 elektron bulunduğu için 2. gruptur.

  1. Dizilimi okuyalım: 1s² 2s² 2p⁶ 3s². Katman numaraları baştaki sayılardır: 1, 2 ve 3.
  2. Periyodu belirleyelim: periyot numarası en büyük katman numarasına eşittir. Burada en büyüğü 3 olduğuna göre element 3. periyottadır.
  3. Grubu belirleyelim: grup, son katmandaki elektron sayısıyla ilgilidir. Son katman 3’tür ve orada yalnız 3s² bulunuyor, yani 2 değerlik elektronu var. Öyleyse element 2. gruptadır; bu, magnezyumun dizilimidir.
  4. Denetleyelim: 2p⁶ elektronları sayıma girmiyor ✓ — onlar 2. katmanda, yani iç katmanda kalıyor.

Sık yapılan hata: "3. periyot, 8. grup" demek. 8 sayısı 2p⁶’daki elektronları da katmaktan çıkar; oysa değerlik elektronları yalnız EN DIŞ katmandakilerdir ve burada iki tanedir.

12. sorunun çözümü

Aynı gruptaki elementlerin değerlik elektron sayıları eşittir; kimyasal davranışı belirleyen de bu elektronlardır.

  1. Kimyasal tepkimelerde neyin rol oynadığını koyalım: atomların en DIŞ katmanındaki elektronlar. Alışveriş ve paylaşım bu elektronlarla olur; çekirdek tepkimeye katılmaz.
  2. Grupların nasıl kurulduğuna bakalım: aynı grupta yer alan elementlerin değerlik elektron sayısı aynıdır. 1. grupta bir, 2. grupta iki, halojenlerde yedi değerlik elektronu bulunur.
  3. Dış katman aynı olduğuna göre bu atomlar tepkimelerde de benzer davranır: aynı sayıda elektron verir ya da alır, benzer bileşikler kurar. Grup benzerliğinin nedeni budur.
  4. Denetleyelim: kütleleri çok farklı ✓ — lityum ile sezyum arasında büyük kütle farkı var ama ikisi de aynı biçimde tek elektron veriyor.

Sık yapılan hata: "Kütlelerinin eşit olması" demek. Aynı gruptaki elementlerin kütleleri BİRBİRİNDEN ÇOK FARKLIDIR; benzerliği kütle değil, eşit değerlik elektron sayısı sağlar.

13. sorunun çözümü

Plastikler dayanıklı polimerlerden oluştuğu için doğada yüzlerce yıl bozunmadan kalabilir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda malzeme, sağda doğada bozunma süresi.
  2. Dolu satır: kâğıt → birkaç ay. Kâğıt doğal liflerden yapılır ve mikroorganizmalar onu tanıyıp parçalayabilir.
  3. Plastik ise doğada karşılığı olmayan uzun zincirli bir polimerdir; onu parçalayacak enzimler yaygın değildir. Bu yüzden bozunması yüzlerce yıl sürer.
  4. Denetleyelim: dayanıklılık plastiği kullanışlı kılan özellik ✓ — aynı özellik atık olduğunda soruna dönüşüyor.

Sık yapılan hata: "Birkaç ay" demek. Bu, ÜST SATIRDA kâğıt için zaten yazılmış; plastik doğal liflerden değil dayanıklı polimerden oluştuğu için yüzlerce yıl kalır.

14. sorunun çözümü

Zararlılığı belirleyen şey maddenin kaynağı değil, kendisi ve derişimidir.

  1. Öğrencinin savını ayıralım: doğal olan her kimyasal zararsızdır.
  2. Sava karşı örnek arayalım. Cıva, kurşun ve arsenik doğada bulunur, yani doğaldır; yine de canlılar için zehirlidir. Tek bir karşı örnek savı çürütmeye yeter.
  3. Ayrıca aynı madde miktarına göre değişir: tuz da su da gereğinden fazla alındığında zarar verir. Zararlılık kaynağa değil, maddenin kendisine ve derişimine bağlıdır.
  4. Denetleyelim: sav tersinden de yanlış olurdu ✓ — yapay olan her madde de zararlı değildir.

Sık yapılan hata: "Yapay maddeler her zaman zararlıdır." demek. Bu, aynı hatanın TERSİ: kaynağa bakarak hüküm veriyor. Belirleyici olan maddenin doğal ya da yapay olması değil, kendisi ve derişimidir.

15. sorunun çözümü

Periyot numarası atomun elektron katmanı sayısını gösterir.

  1. Periyodun ne olduğunu belirleyelim: periyodik tablodaki yatay sıra. Aynı sırada yer alan elementlerin ortak bir yapısal özelliği olmalı.
  2. Elektron dizilimlerine bakalım: 3. periyottaki elementlerin hepsinde elektronlar üç katmana yerleşmiştir. 2. periyottakilerde iki, 1. periyottakilerde bir katman vardır.
  3. Öyleyse periyot numarası doğrudan katman sayısına eşittir. Aşağı doğru inildikçe yeni bir katman eklendiği için sıra numarası da bir artar.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki proton ve nötron sayısı ✓ — ikisi de periyot boyunca sürekli değişiyor, sabit bir sıra özelliği veremez.

Sık yapılan hata: "Değerlik elektron sayısına" demek. Değerlik elektron sayısı GRUP numarasını belirler; periyot numarası ise katman sayısını gösterir.

16. sorunun çözümü

Kartlar ölçülebilirliği, birikimi ve önlemeyi tek bir sonuçta birleştirir.

  1. Üç kartı okuyalım: atığı önlemek en etkilisidir, ağır metaller birikir, ayak izi ölçülebilir.
  2. Üçüncü karttan başlayalım: ölçülebilen bir şey izlenebilir, izlenen bir şey de azaltılabilir. Ölçüm eyleme kapı açıyor.
  3. İkinci kart aciliyeti veriyor: ağır metaller parçalanmadığı için sorun kendiliğinden geçmiyor. Birinci kart da yöntemi söylüyor: en etkili yol kaynağında azaltmak. En kapsayıcı sonuç üçünü birlikte anmalıdır.
  4. Denetleyelim: üç kart bir zincir kuruyor ✓ — ölç, biriktiğini gör, kaynağında azalt.

Sık yapılan hata: "Kimyasal yük ölçülemez." demek. Üçüncü kart tam TERSİNİ söylüyor: ayak izi ÖLÇÜLEBİLİR; zaten önlemeyi mümkün kılan da bu ölçülebilirliktir.

17. sorunun çözümü

Gereğinden fazla kullanılmayan her kimyasal, doğaya daha az yük demektir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda davranış, sağda kimyasal ayak izine etkisi.
  2. Dolu satır: deterjanı önerilenden çok kullanmak → artırır. Fazla deterjan temizliği artırmaz; fazlası doğrudan atık suya karışır.
  3. Doğru dozda kullanmak bu fazlalığı ortadan kaldırır. Atık suya giden kimyasal miktarı düşer, kimyasal ayak izi azalır.
  4. Denetleyelim: bu da bir önleme ✓ — atığı arıtmak yerine hiç oluşturmamak, yeşil kimyanın ilkesi.

Sık yapılan hata: Artırır demek. Bu, ÜST SATIRDA fazla kullanım için zaten yazılmış; doğru dozda kullanmak fazlalığı ortadan kaldırdığı için ayak izini azaltır.

18. sorunun çözümü

Elektronegatiflikleri farklı iki ametal arasındaki kovalent bağ polardır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda molekül ve atomları, sağda bağ türü. Dolu satır: H₂, aynı iki ametal → apolar kovalent.
  2. Dolu satırın nedenini görelim: iki atom da aynı olduğu için elektronegatiflikleri eşittir. Ortak elektron çifti tam ortada durur, hiçbir uçta yük yığılması olmaz.
  3. HCl’de ise atomlar farklıdır. Klorun elektronegatifliği hidrojeninkinden büyük olduğu için ortak elektronları kendine daha çok çeker; klor ucu kısmi eksi, hidrojen ucu kısmi artı yüklenir. Bu, polar kovalent bağdır.
  4. Denetleyelim: bağ yine kovalent ✓ — elektron aktarılmıyor, yalnız eşit paylaşılmıyor; bu yüzden iyonik değil polar kovalent.

Sık yapılan hata: "Apolar kovalent" demek. Apolar bağ, ÜST SATIRDA aynı iki ametal için zaten yazılmış; atomlar farklı olduğunda elektronegatiflik farkı doğar ve bağ polarlaşır.

19. sorunun çözümü

Soy gazların dış katmanı dolu ve kararlıdır; elektron alıp vermeye ihtiyaç duymadıkları için bileşik yapmazlar.

  1. Bileşik oluşumunun koşulunu koyalım: atomlar elektron alarak, vererek ya da paylaşarak bağ kurar. Yani bir bileşik için elektron düzeninde değişiklik gerekir.
  2. Soy gazların dış katmanı zaten doludur. Bu, atomun ulaşabileceği en kararlı düzendir; başka atomlarla elektron alışverişine girmesi için bir neden yoktur.
  3. Elektron vermek ya da almak onları kararlı düzenden UZAKLAŞTIRIR; bu yüzden tepkimeye girmezler ve doğada tek atomlu hâlde bulunurlar. Bileşiklerinin neredeyse hiç bulunmamasının nedeni budur.
  4. Denetleyelim: öteki atomlar tam da bu düzene ulaşmak için iyon oluşturuyor ✓ — soy gazların kararlılığı ünitenin ölçütü.

Sık yapılan hata: "Çok az bulunmaları" demek. Argon havanın yaklaşık yüzde birini oluşturur, yani AZ DEĞİLDİR; bileşik yapmamalarının nedeni miktar değil, dolu dış katmanın kararlılığıdır.

20. sorunun çözümü

İyonik bağ güçlü etkileşimdir, hidrojen bağı zayıfların en güçlüsü, London kuvveti ise en zayıfıdır: I – II – III.

  1. Üç etkileşimi doğru sınıfa yerleştirelim. İyonik bağ bir kimyasal bağdır; atomları ya da iyonları bir arada tutar ve koparılması için çok büyük enerji gerekir.
  2. Hidrojen bağı ile London kuvveti ise moleküller arası zayıf etkileşimlerdir. Öyleyse iyonik bağ sıralamanın başında yer alır.
  3. Kalan ikisini karşılaştıralım: hidrojen bağı, belirli bir yönde ve güçlü bir kısmi yük çekimidir; zayıf etkileşimlerin en güçlüsüdür. London kuvveti ise yalnız anlık kutuplanmadan doğar ve en zayıfıdır. Güçten zayıfa sıralama I – II – III olur.
  4. Denetleyelim: suyun kaynama noktası yüksek ama tuzun erime noktası çok daha yüksek ✓ — sıralama gözlemle uyumlu.

Sık yapılan hata: "II – I – III" demek. Bu sıralama hidrojen bağını iyonik bağın ÖNÜNE koyar; oysa hidrojen bağı bir kimyasal bağ değil, moleküller arası bir çekimdir.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.