Canlılık ve Tepki
11. Sınıf Biyoloji Canlılık ve Tepki Testi
Uyaran ve tepki kavramları, farklı canlı gruplarındaki tepki mekanizmaları ve tepkinin canlılık ölçütü olması. 20 soru, 5 şık.
Bölüm
Canlılık ve Tepki
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
11 Eylül 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Tabloda iki temel kavram açıklanmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Tabloda iki temel kavram açıklanmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?
- A) Canlının uyarana karşı verdiği yanıt
- B) Canlının hiç değişmemesi
- C) Canlının büyümesi
- D) Canlının beslenmesi
- E) Canlının üremesi
Doğru cevap: A — Tepki, canlının bir uyarana karşı verdiği yanıttır.
- Tablonun kurduğu ilişkiyi okuyalım: dolu satırda uyaran, "tepki oluşturabilen değişiklik" diye tanımlanmış. Yani uyaranın tanımı tepki sözcüğünü içeriyor.
- İkinci satırda tepkinin tanımlanması isteniyor. Bu tanım da uyarana geri gönderme yapmalı, çünkü ikisi bir ikili oluşturuyor: biri neden, öteki sonuç.
- Uyarana verilen karşılık tepkidir. Boşluğa "canlının uyarana karşı verdiği yanıt" yazılır. Uyaran ışık, ses, sıcaklık, dokunma ya da kimyasal bir madde olabilir.
- Denetleyelim: iki tanım birbirine bağlanıyor ✓ — uyaran tepkiyle, tepki uyaranla tanımlanıyor; bu ikili canlılığın temel ölçütlerinden birini kuruyor.
-
2. Uyaranlara tepki verebilmenin canlılık ölçütü sayılmasının gerekçesi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Tepkinin kolay ölçülmesi
- B) Tepkinin hızlı olması
- C) Canlının değişen koşullar karşısında iç dengesini koruyabilmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için tepki vermesinin zorunlu olması
- D) Cansızların da tepki vermesi
- E) Tepkinin gözle görülmesi
Doğru cevap: C — Değişen koşullarda iç dengeyi korumak ancak tepki vermekle olanaklıdır; bu yüzden tepki bir canlılık ölçütüdür.
- Ölçüt olmanın ne demek olduğunu belirleyelim: bir özelliğin canlılık ölçütü sayılması için canlıda bulunması ve YAŞAMIN SÜRMESİ bakımından zorunlu olması gerekir.
- Cansızda benzer bir görünüşle karşılaştıralım: ısıtılan taş genleşir. Bu bir yanıt değil, doğrudan fiziksel bir sonuçtur; taşın kendi varlığını sürdürmesiyle ilgisi yoktur.
- Canlının tepkisi ise düzenlenmiş bir yanıttır: koşullar değişince iç denge bozulur, tepki bu bozulmayı geri çeker. Yaşamın sürmesi için zorunlu olduğundan bir canlılık ölçütüdür.
- Denetleyelim: ölçüt olmanın nedeni ölçülebilirlik değil ✓ — bir özelliğin kolay ölçülmesi ya da gözle görülmesi onu canlılık ölçütü yapmaz.
-
3. Amip gibi tek hücreli canlıların sinir sistemi bulunmamasına karşın uyaranlara tepki verebilmesinin nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Küçük olmaları
- B) Tepki vermemeleri
- C) Hızlı hareket etmeleri
- D) Suda yaşamaları
- E) Hücre zarındaki almaçların uyaranı algılaması ve tepkinin doğrudan hücre düzeyinde oluşturulması
Doğru cevap: E — Tek hücrelide uyaranı zar almaçları algılar, yanıtı da aynı hücre oluşturur; sinir sistemi gerekmez.
- Tepki için gereken en az koşulu yazalım: uyaranı algılayacak bir yapı ve yanıtı oluşturacak bir düzenek. Sinir sistemi bu işleri BÖLÜŞTÜRMENİN bir yolu, zorunlu koşulu değil.
- Metin ayrımı zaten veriyor: çok hücrelide almaç, iletim hattı ve etkileyici organ ayrı yapılardır; tek hücrelide algılama ile yanıt aynı hücrededir.
- Amipte uyaran hücre zarındaki almaçlarla algılanır ve yanıt doğrudan hücre içinde oluşturulur. Araya bir iletim hattı girmediği için sinir sistemine gerek kalmaz.
- Denetleyelim: küçük olmak tek başına açıklamıyor ✓ — açıklayan şey boyut değil, üç işin aynı hücrede toplanmış olması.
-
4. Tabloda farklı canlı gruplarının tepki düzenekleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan ifade hangisidir?
- A) Yalnız hormonlar
- B) Sinir sistemi ve endokrin sistemin birlikte çalışması
- C) Yalnız turgor değişimi
- D) Yalnız hücre zarı
- E) Hiçbir düzenek
Doğru cevap: B — Omurgalılarda tepki, sinir sistemi ile endokrin sistemin birlikte çalışmasıyla oluşur.
- Tablonun düzenini okuyalım: her satırda bir canlı grubu ve o grubun tepki DÜZENEĞİ yazılı. Boş hücreye de bir düzenek adı gelmeli.
- Omurgalılarda hangi özelleşmiş yapıların bulunduğuna bakalım: hem sinir sistemi hem de hormon salgılayan bezler var. İkisi de tepki üretiminde görev alıyor.
- İki dizge birbirini tamamlar: sinir sistemi hızlı ve yerel yanıtları, endokrin sistem yavaş ve uzun süreli düzenlemeleri üstlenir. Boşluğa "sinir sistemi ve endokrin sistemin birlikte çalışması" yazılır.
- Denetleyelim: üst satırlarda tek düzenek, alt satırda iki düzenek ✓ — tablo basitten karmaşığa doğru gidiyor, omurgalıda iş bölümü artmış.
-
5. Bitkilerdeki tepkilerin hayvanlardakine göre çok daha yavaş olmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Bitkilerin duyarsız olması
- B) Bitkilerin uyaran almaması
- C) Bitkilerin küçük olması
- D) Bitkilerde tepkinin genellikle hormonlarla ve büyüme yoluyla gerçekleşmesi; hayvanlarda ise sinir iletiminin çok hızlı olması
- E) Bitkilerin hareketsiz olması
Doğru cevap: D — Bitkide tepki hormonlarla ve büyümeyle olur; hayvanda ise sinir iletimi çok hızlıdır.
- Karşılaştırmayı süre üzerinden kuralım: iki grupta tepkinin hangi düzenekle oluştuğunu ve o düzeneğin ne kadar sürdüğünü yazalım.
- Bitkide ışığa yönelme, gövdenin bir yanındaki hücrelerin daha çok uzamasıyla olur. Hormon dağılımının değişmesi ve yeni hücrelerin üretilmesi günler alabilir.
- Hayvanda ise uyaran sinir hücreleriyle iletilir; ileti saniyenin küçük bir kesrinde tamamlanır. Süre farkının nedeni düzenek farkıdır: büyüme yavaş, sinir iletimi hızlıdır.
- Denetleyelim: bitki de duyarlı ✓ — yavaşlık duyarsızlıktan değil, yanıtın büyüme yoluyla verilmesinden geliyor.
-
6. Farklı canlı gruplarında yapılan gözlemlerin hepsinde uyarana tepki verildiğinin görülmesi üzerine "bütün canlılar uyaranlara tepki verir" sonucuna varılmıştır. Bu akıl yürütme biçimi nedir?
- A) Tümdengelim
- B) Yanlışlama
- C) Tümevarım; tekil gözlemlerden genel bir sonuca ulaşma
- D) Sınıflandırma
- E) Varsayım
Doğru cevap: C — Tekil gözlemlerden genel bir sonuca ulaşma biçimine tümevarım denir.
- Akıl yürütmenin yönünü belirleyelim: elde farklı canlı gruplarında yapılmış TEKİL gözlemler var; varılan sonuç ise bütün canlıları kapsayan GENEL bir yargı.
- Yön tekilden genele doğru. Tümdengelimde ise yön tersidir: genel bir ilkeden tekil bir sonuç çıkarılır. Öyleyse buradaki akıl yürütme tümdengelim değil.
- Tekil gözlemlerden genel yargıya gidiş tümevarımdır. Yanlışlama bir savı çürütecek karşı örnek arar, sınıflandırma gruplama yapar, varsayım ise sınanmamış bir öndeyidir; hiçbiri bu yönü anlatmaz.
- Denetleyelim: varılan sonuç kesin değil olası ✓ — tepki vermeyen tek bir canlı bulunması genellemeyi sınırlar; bu belirsizlik yöntemin doğasında var.
-
7. Çok zayıf bir uyaranın tepki oluşturmamasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Tepkinin oluşması için uyaranın belirli bir şiddet eşiğini aşması gerekmesi
- B) Uyaranın yanlış olması
- C) Canlının uyumakta olması
- D) Almaçların bozuk olması
- E) Uyaranın hızlı olması
Doğru cevap: A — Tepkinin oluşması için uyaranın belirli bir şiddet eşiğini aşması gerekir.
- Tablonun verdiği kuralı okuyalım: eşik değerin altında tepki oluşmuyor, üstünde oluşuyor. Belirleyici olan uyaranın türü değil ŞİDDETİ.
- Bunun almaç düzeyindeki karşılığını yazalım: her almacın bir duyarlılık sınırı vardır. Uyaran bu sınırı aşmadıkça almaç yanıt üretmez ve iletim başlamaz.
- Çok zayıf bir uyaran bu sınırın altında kaldığı için tepki oluşmaz. Neden, uyaranın yanlış ya da almacın bozuk olması değil, şiddetin eşiğin altında kalmasıdır.
- Denetleyelim: eşik bir kusur değil süzgeç ✓ — odadaki her ses duyulsaydı ya da derideki her hafif temas algılansaydı canlı sürekli ve gereksiz yere enerji harcardı.
-
8. Bir kokulu ortama girildiğinde kokunun bir süre sonra algılanmamasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Kokunun yok olması
- B) Havanın değişmesi
- C) Burnun bozulması
- D) Sürekli uyarılan almaçların duyarlılığını azaltması; buna duyusal uyum denmesi
- E) Kokunun hafiflemesi
Doğru cevap: D — Sürekli uyarılan almaçların duyarlılığını azaltmasına duyusal uyum denir.
- Gözlemi iki olasılığa ayıralım: ya koku ortamdan gerçekten kayboluyor ya da koku sürüyor da algılanması azalıyor.
- Birincisini sınayalım: odaya sonradan giren biri kokuyu duyar. Öyleyse koku ortadan kalkmıyor; değişen şey algılayan kişidir.
- Değişimin yeri almaçlardır: sürekli ve değişmeyen bir uyaranla karşılaşan almaçlar duyarlılıklarını azaltır, gönderdikleri sinyal seyrekleşir. Bu olaya duyusal uyum denir.
- Denetleyelim: uyum bir yarar sağlıyor ✓ — değişmeyen uyaranlar arka plana itilince yeni ve olası tehlikeli değişiklikler daha kolay fark edilir.
-
9. Tabloda tepki türleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan özellik hangisidir?
- A) Yerinde kalarak yönelme
- B) Yalnız salgı yapma
- C) Hiç hareket etmeme
- D) Yalnız büyüme
- E) Canlının bütün olarak yer değiştirmesi
Doğru cevap: E — Göç hareketinde canlı bütün olarak yer değiştirir; yönelimde ise yerinde kalır.
- Tablonun karşılaştırma ölçütünü bulalım: dolu satırda yönelim için "yönü uyarana bağlı, YERİNDE KALARAK" yazıyor. Ölçüt hareketliliktir.
- İkinci satırın örneğine bakalım: öglena ışığa doğru YÜZÜYOR. Bitki gibi bir yere bağlı değil, bulunduğu yerden ayrılıyor.
- Öyleyse eksik özellik hareketlilik ölçütünün öteki ucudur: canlının bütün olarak yer değiştirmesi. Yönelimde yön değişir, göçte konum değişir.
- Denetleyelim: iki tepkide de yön uyarana bağlı ✓ — ikisini ayıran şey yönün belirlenmesi değil, canlının yerinden ayrılıp ayrılmaması.
-
10. Tabloda iki yanıt biçimi karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan ifade hangisidir?
- A) Yalnız tek hücreye
- B) Kan yoluyla yaygın; almacı olan bütün hücreleri etkiler
- C) Hiçbir hücreye
- D) Yalnız beyne
- E) Yalnız kasa
Doğru cevap: B — Hormon kanla yayılır ve yalnız almacını taşıyan hücreleri etkiler; etkisi yaygın ama seçicidir.
- Boş hücrenin hangi satırda olduğunu saptayalım: hız ve süre satırları dolu, eksik olan YAYILIM satırı. Öyleyse yanıt, etkinin nereye ulaştığını anlatmalı.
- İki yanıtın taşıyıcısını karşılaştıralım: sinirsel yanıt belirli bir hücre hattı boyunca iletilir, bu yüzden yereldir ve hedefe yöneliktir. Hormon ise kana salgılanır ve bütün vücudu dolaşır.
- Dolaşmak tek başına etkilemek demek değildir: yalnız o hormonun almacını taşıyan hücreler yanıt verir. Boşluğa "kan yoluyla yaygın; almacı olan bütün hücreleri etkiler" yazılır.
- Denetleyelim: yaygınlık tablodaki öteki değerlerle tutarlı ✓ — kanla taşınmak bütün vücuda ulaşmayı sağlarken yanıtın neden yavaş ve uzun süreli olduğunu da açıklıyor.
-
11. Bazı bakterilerin besin derişiminin yüksek olduğu yöne doğru hareket ettiği gözlenmektedir. Bu davranışın canlıya sağladığı yarar nedir?
- A) Enerji harcamak
- B) Sıcaklığı düşürmek
- C) Hızlı ölmek
- D) Işıktan kaçmak
- E) Besin kaynağına ulaşarak yaşama ve üreme olasılığını artırmak
Doğru cevap: E — Besinin yoğun olduğu yöne gitmek yaşama ve üreme olasılığını artırır.
- Davranışı iki parçaya ayıralım: bakteri kimyasal derişim farkını ALGILIYOR ve hareket yönünü buna göre AYARLIYOR. Yani hareket rastlantısal değil, yönelmiş.
- Sorunun istediği şey bu davranışın canlıya sağladığı yarar. Yararı bulmak için hareketin sonucuna bakalım: bakteri besinin bol olduğu bölgeye ulaşıyor.
- Bol besin daha çok enerji, daha hızlı büyüme ve daha çok bölünme demektir. Öyleyse davranışın yararı yaşama ve üreme olasılığını artırmaktır.
- Denetleyelim: yarar doğal seçilimde ölçülüyor ✓ — bu yönelmeyi yapabilen bakteriler daha çok döl bıraktığı için davranış kuşaklar boyunca yaygınlaşır.
-
12. Grafikte uyaran şiddetine göre tepki büyüklüğü verilmiştir. Grafiğin başlangıçta yatay olmasının nedeni nedir?
- A) Ölçüm hatası
- B) Tepkinin gecikmesi
- C) Canlının ölmesi
- D) Uyaranın henüz eşik değerini aşmamış olması
- E) Uyaranın yanlış olması
Doğru cevap: D — Grafiğin ilk bölümündeki yataylık, uyaranın henüz eşik değerini aşmamış olmasından gelir.
- Grafiği iki bölüme ayıralım: önce tepkinin sıfırda kaldığı yatay bölüm, sonra uyaran şiddetiyle birlikte yükselen bölüm.
- Yatay bölümün anlamını okuyalım: uyaran şiddeti artıyor ama tepki büyüklüğü sıfırda duruyor. Demek ki bu aralıkta hiç yanıt üretilmiyor.
- Yanıtın hiç üretilmemesi, uyaranın almacın duyarlılık sınırının altında kalmasıyla açıklanır. Eğrinin yükselmeye başladığı nokta eşik değeridir; öncesi eşik altıdır.
- Denetleyelim: eğri sonradan düzenli biçimde yükseliyor ✓ — ölçüm hatası ya da bozuk bir düzenek söz konusu olsaydı grafiğin devamı da düzenli çıkmazdı.
-
13. Sinir sisteminin bir haberleşme ağına benzetilmesi bir analojidir. Bu benzetmenin öğrenmedeki yararı ve sınırı sorulmaktadır. Doğru değerlendirme hangisidir?
- A) Benzetme tam olarak doğrudur
- B) Bilinen bir dizge üzerinden anlamayı kolaylaştırır; ama benzetme gerçeğin kendisi değildir, her ayrıntıda geçerli olmayabilir
- C) Benzetme yararsızdır
- D) Benzetme yalnız yanıltır
- E) Benzetme kullanılamaz
Doğru cevap: B — Analoji anlamayı kolaylaştırır ama gerçeğin kendisi değildir; her ayrıntıda geçerli olmayabilir.
- Benzetmenin ne yaptığını yazalım: bilinen bir dizge, yani haberleşme ağı ölçüt alınıyor ve bilinmeyen bir dizge onun üzerinden anlatılıyor. Yararı budur.
- Sınırı bulmak için benzetmenin nerede kırıldığına bakalım: sinir hücresi bir kabloya benzetilir, oysa iletim elektrik akımıyla değil zar boyunca ilerleyen iyon hareketleriyle olur.
- Öyleyse doğru değerlendirme ikisini birden söyleyen seçenektir: benzetme anlamayı kolaylaştırır, ama gerçeğin yerini tutmaz ve her ayrıntıda geçerli olmayabilir.
- Denetleyelim: yarar ile sınır birlikte anılıyor ✓ — yalnız yararını ya da yalnız sınırını söyleyen bir değerlendirme eksik kalırdı.
-
14. Bir öğrenci solucanların ışığa tepkisini incelemek istemektedir. Deneyi geçerli kılmak için yapması gereken hangisidir?
- A) Kabın bir yarısını karartıp diğerini aydınlık bırakmak; sıcaklık, nem ve zemini eşitleyerek çok sayıda solucanla yinelemek
- B) Tek solucan kullanmak
- C) Solucanları farklı kaplara koymak
- D) Her denemede farklı ışık kullanmak
- E) Sonucu tahmin etmek
Doğru cevap: A — Yalnız ışık değişken tutulmalı, öteki koşullar eşitlenmeli ve deney çok bireyle yinelenmelidir.
- İncelenen değişkeni saptayalım: ışık. Deneyin geçerli olması için kabın iki yanı arasındaki TEK farkın ışık olması gerekir.
- Solucanın tepki verdiği öteki uyaranları anımsayalım: nem, sıcaklık ve zemin. Bunlar eşitlenmezse gözlenen toplanmanın ışıktan mı yoksa nemden mi kaynaklandığı belirlenemez.
- Bir de birey farkı sorunu var: tek solucanla yapılan gözlem o bireyin rastlantısal davranışını yansıtabilir. Doğru yol kabın yarısını karartmak, öteki koşulları eşitlemek ve deneyi çok sayıda solucanla yinelemektir.
- Denetleyelim: aydınlık yarı denetim görevi görüyor ✓ — karşılaştırılacak bir durum olmadan tepkinin ışığa bağlı olduğu gösterilemezdi.
-
15. Sıcak bir yüzeye değen elin geri çekilmesi ile aynı yüzeye yaklaşmadan önce durup düşünmek arasındaki fark sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) İkisi de aynıdır
- B) İkisi de istemlidir
- C) Biri hızlı ve istemsiz, öteki değerlendirmeye dayalı ve istemli bir yanıttır
- D) İkisi de istemsizdir
- E) İkisi de hormonaldir
Doğru cevap: C — Elin geri çekilmesi hızlı ve istemsiz, durup düşünmek ise değerlendirmeye dayalı istemli bir yanıttır.
- İki durumu süre bakımından karşılaştıralım: sıcak yüzeye değen el saniyenin küçük bir kesrinde çekilir; yaklaşmadan önce düşünmek ise saniyeler sürer.
- Süre farkının nedenini yanıtın izlediği yolda arayalım: zarar veren uyaranda yanıt, karar süreci beklenmeden verilir; beklemek dokuya zarar verirdi. Bu yüzden yanıt istemsizdir.
- İkinci durumda ortada zarar veren bir uyaran değil bir değerlendirme var: kişi durumu tartıp davranışını seçiyor, yanıt istemlidir. Öyleyse aradaki fark istemli-istemsiz ayrımıdır.
- Denetleyelim: geri çekme sonradan fark ediliyor ✓ — elin çekildiğinin ancak olay bittikten sonra ayırdına varılması, yanıtın karar verilmeden üretildiğini gösteriyor.
-
16. Uyaranların yalnız dış ortamdan değil vücut içinden de gelebildiği belirtilmektedir. İç uyarana örnek olarak verilebilecek durum hangisidir?
- A) Odanın aydınlanması
- B) Kan şekerinin düşmesi ve buna karşılık açlık hissinin oluşması
- C) Kapının çalması
- D) Havanın soğuması
- E) Işığın parlaması
Doğru cevap: B — Kan şekerinin düşmesi vücut içinden gelen bir uyarandır; açlık hissi buna verilen tepkidir.
- Tablonun ayırdığı ölçütü yazalım: uyaranın KAYNAĞI. Dış ortam uyaranları çevreden, iç ortam uyaranları vücudun kendisinden gelir.
- Seçenekleri bu ölçütle tarayalım: odanın aydınlanması ışık, kapının çalması ses, havanın soğuması sıcaklık, ışığın parlaması yine ışıktır. Dördü de çevreden geliyor.
- Geriye kan şekerinin düşmesi kalıyor; bu değişiklik vücudun içinde oluyor ve içeriden algılanıyor. Açlık hissi de bu uyarana verilen tepkidir.
- Denetleyelim: tablonun iç ortam satırı kan şekerini örnek olarak veriyor ✓ — seçilen seçenek tablonun kendi örnek listesiyle örtüşüyor.
-
17. Bir canlının uyaranlara verdiği tepkilerin tümüyle ortadan kalkması durumunda ne olacağı sorulmaktadır. Doğru değerlendirme hangisidir?
- A) Hiçbir değişiklik olmaz
- B) Canlı çoğalır
- C) Canlı daha hızlı büyür
- D) Canlı daha uzun yaşar
- E) Canlı değişen koşullara uyum sağlayamaz; iç dengesini koruyamaz ve yaşamını sürdüremez
Doğru cevap: E — Tepki olmadan canlı değişen koşullara uyum sağlayamaz, iç dengesini koruyamaz ve yaşayamaz.
- Soruyu bir düşünce deneyi olarak kuralım: tepkiler tümüyle ortadan kalksa canlının hangi işleri aksardı? Bunları tek tek sayalım.
- Birincisi çevreyle ilgili: tehlikeden kaçınmak ve besin bulmak, dışarıdan gelen uyaranların algılanıp yanıtlanmasına bağlıdır. İkisi de yapılamaz.
- İkincisi iç ortamla ilgili: kan şekeri, sıcaklık ve pH sapmaları ancak bir yanıtla geri çekilir. Tepki yoksa iç denge de korunamaz. Öyleyse canlı uyum sağlayamaz ve yaşamını sürdüremez.
- Denetleyelim: sonuç, tepkinin canlılık ölçütü olmasıyla tutarlı ✓ — bir özelliğin yokluğunda yaşamın sürememesi, o özelliğin neden ölçüt sayıldığını da açıklıyor.
-
18. Bir bitkinin pencereye doğru eğildiği gözlenmiştir. Bu gözlemden doğrudan çıkarılamayacak sonuç hangisidir?
- A) Bitki bir uyarana tepki vermiştir
- B) Tepkinin yönü uyaranla ilişkilidir
- C) Bitki pencereyi görmek istemektedir
- D) Bitkide bir yönelme hareketi görülmüştür
- E) Bitki ışıktan etkilenmiş olabilir
Doğru cevap: C — Gözlem yönelmiş bir büyümeyi gösterir; bitkiye istek ya da amaç atfetmek çıkarım değildir.
- Elimizdeki veriyi tam olarak yazalım: gözlenen tek şey, bitkinin pencereye doğru eğilmiş olmasıdır. Çıkarımlar yalnız bu veriye dayanabilir.
- Seçenekleri veriye vuralım: bir uyarana tepki verilmiş olması, tepkinin yönünün uyaranla ilişkili olması, bir yönelme hareketi görülmesi ve bitkinin ışıktan etkilenmiş olabileceği; dördü de gözlemden doğrudan okunabiliyor.
- Geriye pencereyi görme isteği kalıyor. Görmek ve istemek bitkide bulunmayan yetilerdir; eğilmenin nedeni hormonun gövdenin bir yanında birikip orada hücreleri daha çok uzatmasıdır. Bu seçenek gözlemden çıkarılamaz.
- Denetleyelim: çıkarım ile yorum ayrımı ✓ — veride bulunmayan bir amaç eklemek çıkarım değil, canlıya insan özelliği yakıştırmaktır.
-
19. Çok hücreli bir canlıda tepkinin oluşabilmesi için hücrelerin eş güdümlü çalışması gerektiği belirtilmektedir. Bu gerekliliğin nedeni nedir?
- A) Hücrelerin az olması
- B) Hücrelerin hareketsiz olması
- C) Hücrelerin aynı olması
- D) Uyaranı algılayan, ileten ve yanıt oluşturan yapıların farklı olması; tepkinin ancak aralarındaki iletişimle tamamlanabilmesi
- E) Hücrelerin bağımsız olması
Doğru cevap: D — Algılayan, ileten ve yanıt veren yapılar ayrı olduğu için tepki ancak eş güdümle tamamlanır.
- Çok hücrelide tepkinin yolunu yazalım: uyaran almaçla algılanır, bilgi iletim hattıyla taşınır, etkileyici organ yanıtı uygular. Üç iş, üç ayrı yapıda.
- Zinciri sınamak için bir halkayı koparalım: iletim hattı kesilirse almaç uyaranı algılamayı sürdürür ama bilgi hiçbir yere ulaşmaz; etkileyici organ sağlam olsa bile yanıt oluşmaz.
- Öyleyse eş güdümün gerekçesi, işlerin farklı yapılara dağılmış olması ve tepkinin ancak bu yapılar arasındaki iletişimle tamamlanabilmesidir.
- Denetleyelim: tek hücrelide böyle bir gereklilik yok ✓ — orada üç iş de aynı hücrede yapıldığı için arada taşınacak bir bilgi bulunmuyor.
-
20. Uyaranlara tepki verebilmek bir canlılık ölçütüdür; tepki düzenekleri canlı grubuna göre değişir ve tepkinin oluşması için uyaranın eşik değerini aşması gerekir. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Her uyaran şiddeti mutlaka bir tepki oluşturur.
- B) Duyusal uyum algılamayı azaltır.
- C) İç uyaranlar da tepki oluşturur.
- D) Hormonal yanıt sinirsel yanıttan yavaştır.
- E) Tek hücreliler sinir sistemi olmadan tepki verebilir.
Doğru cevap: A — Eşik değerinin altındaki uyaranlar tepki oluşturmadığı için her şiddet tepki vermez.
- Soru "söylenemez" diyor; öyleyse seçenekleri metne vurup metinle ÇELİŞENİ arayacağız.
- Metnin üç yargısını ayıralım: tepki bir canlılık ölçütüdür, tepki düzenekleri canlı grubuna göre değişir, tepkinin oluşması için uyaran eşiği aşmalıdır. Tek hücrelilerin sinir sistemsiz tepki vermesi ile hormonal yanıtın sinirselden yavaş olması ikinci yargıyla uyuşuyor; duyusal uyum ile iç uyaranlar da metinle çelişmiyor.
- Üçüncü yargıya dönelim: eşiğin aşılması GEREKİYORSA, eşiği aşmayan uyaranlar tepki oluşturmaz. Öyleyse "her uyaran şiddeti mutlaka bir tepki oluşturur" yargısı söylenemez.
- Denetleyelim: eşik bir süzgeç ✓ — her küçük değişikliğe yanıt verilseydi canlı sürekli ve gereksiz enerji harcardı; eşik tam da bunu önlüyor.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- BİY.11.1.1 Farklı canlıların uyaranlara karşı oluşturduğu tepki mekanizmaları ile ilgili tümevarımsal akıl yürütebilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.