12 🧪Kimya

Alkoller ve Eterler

📝

12. Sınıf Kimya Alkoller ve Eterler Testi

Alkollerin sınıflandırılması, adlandırılması ve özellikleri; eterlerin yapısı ve alkollerle karşılaştırılması. 20 soru, 5 şık, çözümlü.

Bölüm

Alkoller ve Eterler

Soru / Süre

20 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

11 Eylül 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Alkolleri tanımlayan fonksiyonel grup sorulmaktadır. Bu grup hangisidir?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Alkolleri tanımlayan fonksiyonel grup sorulmaktadır. Bu grup hangisidir?

    alkol: R–OH

    • A) Hidroksil (–OH) grubu
    • B) Karbonil (C=O) grubu
    • C) Karboksil (–COOH) grubu
    • D) Eter (–O–) grubu
    • E) Amino (–NH₂) grubu

    Doğru cevap: A — Alkolleri tanımlayan grup, doymuş bir karbona bağlı hidroksil (–OH) grubudur.

    1. Verilen yapıyı okuyalım: R–OH. Karbon zincirine doğrudan bağlı bir oksijen ve ona bağlı bir hidrojen var.
    2. Benzer grupları ayıralım. Karbonil (C=O) grubunda hidrojen yoktur ve oksijen çift bağlıdır; karboksil (–COOH) grubunda hidroksilin yanında ayrıca bir karbonil bulunur; eterde oksijenin iki yanında da karbon vardır; amino grubunda ise oksijen yerine azot bulunur.
    3. Öyleyse alkolü tanımlayan şey yalnız –OH grubunun varlığı değil, o grubun DOYMUŞ bir karbona tek başına bağlı olmasıdır. Aynı grup bir halkaya bağlansaydı bileşik fenol, karbonil yanında olsaydı karboksilik asit sayılırdı.
    4. Denetleyelim: molekülün bütün ayırt edici özellikleri bu gruptan geliyor ✓ — yüksek kaynama noktası, suda çözünürlük ve sodyumla tepkime.
  2. 2. Alkollerin sistematik adlandırılmasında kullanılan son ek sorulmaktadır. Doğru ek hangisidir?

    • A) "-an"
    • B) "-ol"; ana zincirin alkan adının sonundaki "-e" düşürülüp eklenir
    • C) "-al"
    • D) "-on"
    • E) "-oik asit"

    Doğru cevap: B — Alkoller "-ol" ekiyle adlandırılır; ana zincirin alkan adının sonundaki "-e" düşürülüp ek getirilir.

    1. Adlandırmanın yapısını hatırlayalım: kök ad ana zincirdeki karbon sayısını, son ek ise bileşiğin hangi sınıftan olduğunu bildirir.
    2. Alkoller için son ek "-ol"dur. Metan → metanol, etan → etanol, propan → propanol. Her sınıfın kendi eki vardır: aldehitler "-al", ketonlar "-on", karboksilik asitler "-oik asit" alır.
    3. Ekten önce, hidroksil grubunun bağlı olduğu karbonun numarası da yazılır. 1-propanol ile 2-propanol aynı formüle sahiptir ama farklı bileşiklerdir; numara bu ayrımı yapar.
    4. Denetleyelim: "-an" eki bileşiğin alkan olduğunu gösterirdi ✓ — orada hiçbir fonksiyonel grup bulunmaz.
  3. 3. Tabloda alkollerin sınıflandırılması verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan değer kaçtır?

    • A) 0
    • B) 1
    • C) 2
    • D) 3
    • E) 4

    Doğru cevap: D — Sınıflandırma, hidroksil grubunun bağlı olduğu karbonun komşu karbon sayısına bakar; tersiyer alkolde bu sayı 3’tür.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda alkol sınıfı, sağda –OH taşıyan karbona bağlı karbon sayısı. Dolu satırlar: primer 1, sekonder 2.
    2. Serinin nasıl ilerlediğini görelim: her basamakta komşu karbon sayısı bir artıyor. Öyleyse tersiyer alkolde bu sayı 3 olmalıdır.
    3. Yapısal olarak da tutarlı: karbon dört bağ yapar, biri –OH grubuna gider. Geriye kalan üç bağ tersiyer alkolde üç komşu karbona bağlanır ve o karbonda hiç hidrojen kalmaz. Bu ayrım önemlidir, çünkü yükseltgenme ürünlerini belirler.
    4. Denetleyelim: dört komşu olamaz ✓ — dördüncü bağ zaten –OH grubuna gitmiş durumda.
  4. 4. Alkollerin benzer kütleli alkanlardan çok daha yüksek sıcaklıkta kaynadığı ölçülmüştür. Bu farkın nedeni nedir?

    alkol: molekuller arasi hidrojen bagi

    • A) Alkollerin ağır olması
    • B) Alkollerin iyonik olması
    • C) Hidroksil grubunun moleküller arasında hidrojen bağı kurması
    • D) Alkollerin renkli olması
    • E) Alkollerin katı olması

    Doğru cevap: C — Hidroksil grubu moleküller arasında hidrojen bağı kurar; bu bağ London kuvvetlerinden çok daha güçlüdür.

    1. Karşılaştırmayı sayılarla yapalım: etanol 78 °C’de kaynıyor, benzer kütleli propan ise −42 °C’de. Aradaki fark 120 dereceden fazla; bu, küçük bir sapma değil, niteliksel bir fark.
    2. İki molekülün kütleleri yakın olduğuna göre London kuvvetleri de benzer olmalı. Öyleyse farkı yaratan şey başka bir etkileşim türü olmalı.
    3. Etanolde –OH grubu vardır: oksijene bağlı hidrojen, komşu molekülün oksijeniyle hidrojen bağı kurar. Bu bağ London kuvvetlerinden kat kat güçlüdür. Molekülleri ayırmak çok daha fazla enerji istediği için kaynama noktası bu kadar yükselir.
    4. Denetleyelim: tek bir grup bu kadar fark yaratıyor ✓ — fonksiyonel grubun özellikleri nasıl belirlediğinin en açık örneği.
  5. 5. Kısa zincirli alkollerin suyla her oranda karıştığı bilinmektedir. Bu davranışın nedeni nedir?

    • A) Alkollerin hafif olması
    • B) Hidroksil grubunun su molekülleriyle hidrojen bağı kurabilmesi
    • C) Alkollerin iyonlaşması
    • D) Alkollerin uçucu olması
    • E) Alkollerin apolar olması

    Doğru cevap: B — Hidroksil grubu su molekülleriyle hidrojen bağı kurabildiği için kısa zincirli alkoller suyla her oranda karışır.

    1. Çözünmenin koşulunu koyalım: alkol molekülünün, su moleküllerinin birbirini tuttuğu hidrojen bağı ağına katılabilmesi gerekir.
    2. Alkoldeki –OH grubu bunu tam olarak yapabilir: hem hidrojenini verip bağ kurar hem oksijeniyle bağ kabul eder. Su molekülü gibi davrandığı için ağa sorunsuz katılır.
    3. Kısa zincirli alkollerde molekülün geri kalanı küçüktür ve bu katılmayı engellemez; metanol, etanol ve propanol suyla her oranda karışır. Zincir uzadıkça apolar kısım baskın gelir ve çözünürlük hızla düşer.
    4. Denetleyelim: alkanlar hiç çözünmüyor ✓ — onlarda su ağına katılabilecek bir grup yok.
  6. 6. Metanolün etanolden çok daha zehirli olduğu ve körlüğe yol açabildiği bilinmektedir. Bu farkın nedeni nedir?

    • A) Metanolün vücutta formaldehit ve formik aside dönüşmesi; bu ürünlerin göz sinirine ve dokulara zarar vermesi
    • B) Metanolün ağır olması
    • C) Metanolün renksiz olması
    • D) Metanolün uçucu olması
    • E) Metanolün ucuz olması

    Doğru cevap: A — Metanol vücutta formaldehit ve formik aside dönüşür; bu ürünler göz sinirine ve dokulara zarar verir.

    1. İki bileşiğin farkını yazalım: etanol iki karbonlu, metanol tek karbonlu. Aradaki tek fark bir karbon; yapı ve fonksiyonel grup aynı.
    2. Vücut ikisini de aynı enzimlerle işler, yani yükseltgen. Ama çıkan ürünler tümüyle farklıdır: etanol asetaldehit üzerinden asetik aside, oradan da zararsız ürünlere gider.
    3. Metanol ise önce formaldehite, sonra formik aside dönüşür. Formik asit hücre solunumunu bozar ve özellikle göz sinirine zarar verir; küçük miktarlar körlüğe, biraz fazlası ölüme yol açar. Tek karbonluk yapı farkı, sonucu bu kadar değiştirir. Sahte içki vakalarındaki ölümlerin nedeni budur.
    4. Denetleyelim: zarar metanolün kendisinden gelmiyor ✓ — bu yüzden belirtiler saatler sonra ortaya çıkıyor.
  7. 7. Kozmetik ve ilaç sanayisinde nemlendirici olarak kullanılan gliserinin üç hidroksil grubu taşıdığı bilinmektedir. Bu yapının sağladığı özellik nedir?

    • A) Yanıcı olması
    • B) Renkli olması
    • C) Uçucu olması
    • D) Çok sayıda hidrojen bağı kurup suyu tutabilmesi
    • E) Apolar olması

    Doğru cevap: D — Gliserinde üç hidroksil grubu bulunur; her biri hidrojen bağı kurarak su moleküllerini tutar.

    1. Nemlendiricinin ne yapması gerektiğini koyalım: cildin yüzeyinde suyu tutmalı ve havadaki nemi çekerek kurumayı geciktirmeli.
    2. Bunun için çok sayıda su molekülüyle bağ kurabilen bir yapı gerekir. Gliserin üç karbonlu küçük bir moleküldür ama üç ayrı hidroksil grubu taşır.
    3. Her hidroksil grubu su ile hidrojen bağı kurabilir; üçü birden molekülü güçlü bir su tutucusu yapar. Gliserin bu yüzden havadan nem çeker ve cilt yüzeyinde bir nem tabakası tutar.
    4. Denetleyelim: gliserin yağların yapısında da bulunuyor ✓ — üç –OH grubunun her biri bir yağ asidiyle ester bağı kuruyor.
  8. 8. Eterleri tanımlayan yapı sorulmaktadır. Bu bileşiklerde oksijen nasıl bulunur?

    eter: R–O–R'

    • A) Oksijen iki karbon grubu arasında köprü kurar
    • B) Oksijen bir hidrojene bağlıdır
    • C) Oksijen çift bağlıdır
    • D) Oksijen bulunmaz
    • E) Oksijen iyon hâlindedir

    Doğru cevap: A — Eterde oksijen iki karbon grubu arasında köprü kurar; oksijene bağlı hidrojen bulunmaz.

    1. Verilen yapıyı okuyalım: R–O–R′. Oksijenin iki bağı da karbona gidiyor.
    2. Alkolle karşılaştıralım: alkolde oksijenin bir bağı karbona, öteki hidrojene gider. Eterde ise o hidrojenin yerini ikinci bir karbon zinciri almıştır.
    3. Bu tek yapısal fark, eterlerin davranışını tümüyle belirler. Oksijene bağlı hidrojen bulunmadığı için eter molekülleri KENDİ ARALARINDA hidrojen bağı kuramaz; kaynama noktalarının düşük olması, sodyumla tepkime vermemeleri ve suda ancak orta düzeyde çözünmeleri hep bu tek olgudan çıkar.
    4. Denetleyelim: oksijen hâlâ ortaklanmamış elektron çifti taşıyor ✓ — bu yüzden suyun hidrojenini kabul edebiliyor.
  9. 9. Tabloda aynı formüllü iki bileşik karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan değer için ne söylenir?

    • A) 78 °C’den yüksektir
    • B) 78 °C’ye eşittir
    • C) 78 °C’den çok düşüktür; eter moleküller arası hidrojen bağı kuramaz
    • D) Belirlenemez
    • E) Eter kaynamaz

    Doğru cevap: C — Hidrojen bağı için oksijene bağlı bir hidrojen gerekir; eterde bu bulunmadığından kaynama noktası çok daha düşüktür.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda bileşik ve formülü, sağda kaynama noktası. İki bileşiğin de formülü C₂H₆O; yani izomerler. Dolu satır: etanol → 78 °C.
    2. Formüller aynı olduğuna göre kütleleri ve London kuvvetleri de aynıdır. Fark yalnız yapıdan gelebilir.
    3. Etanolde –OH grubu vardır ve moleküller birbirine hidrojen bağıyla tutunur. Dimetil eterde oksijen iki karbon arasındadır; O–H bağı yoktur, dolayısıyla moleküller arası hidrojen bağı da yoktur. Yalnız zayıf kuvvetlerle tutunan eter çok daha düşük sıcaklıkta kaynar; gerçek değeri −24 °C’dir, yani oda koşullarında gazdır.
    4. Denetleyelim: aynı formül, 100 dereceden fazla fark ✓ — izomerlerin ayrı maddeler olduğunun çarpıcı kanıtı.
  10. 10. Eterlerin suda az da olsa çözünebildiği, ancak alkoller kadar çözünmediği gözlenmektedir. Bu ara durumun nedeni nedir?

    • A) Eterlerin ağır olması
    • B) Eterlerin uçucu olması
    • C) Eter oksijeninin su ile hidrojen bağı kurabilmesi ama kendi molekülleri arasında kuramaması
    • D) Eterlerin iyonik olması
    • E) Eterlerin renkli olması

    Doğru cevap: C — Eter oksijeni suyun hidrojenini kabul edebilir ama kendi molekülleri arasında hidrojen bağı kuramaz.

    1. Hidrojen bağının iki tarafı olduğunu hatırlayalım: bağı VEREN taraf (oksijene bağlı hidrojen) ve KABUL EDEN taraf (ortaklanmamış elektron çifti taşıyan oksijen).
    2. Eter oksijeninde ortaklanmamış elektron çiftleri vardır, yani kabul eden taraf olabilir. Su molekülü hidrojenini uzattığında eter onu kabul eder; bu yüzden eterler suda bir miktar çözünür.
    3. Ama eterde verecek bir O–H hidrojeni yoktur. Kendi molekülleri yalnız kabul edici uca sahip olduğu için birbirleriyle hidrojen bağı kuramaz. Bu ikili durum eterin ara davranışını açıklar: kaynama noktası düşük, suda çözünürlüğü ise alkollerden az ama alkanlardan çok.
    4. Denetleyelim: alkol her iki tarafı da yapabiliyor ✓ — hem verici hem alıcı olduğu için hem yüksek kaynıyor hem iyi çözünüyor.
  11. 11. Eterlerin laboratuvarda çözücü olarak yaygın kullanılmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

    • A) Suda çözünmeleri
    • B) Tepkimeye isteksiz olmaları ve düşük kaynama noktaları sayesinde kolayca uzaklaştırılabilmeleri
    • C) Ağır olmaları
    • D) İyonik olmaları
    • E) Renkli olmaları

    Doğru cevap: B — Eterler kimyasal olarak isteksizdir ve kaynama noktaları düşüktür; iş bittiğinde buharlaştırılarak kolayca uzaklaştırılırlar.

    1. İyi bir çözücüden ne beklendiğini yazalım: çözdüğü maddeyle tepkimeye girmemeli ve iş bittiğinde üründen kolayca ayrılabilmeli.
    2. Eterler birinci koşulu sağlar: oksijen iki karbon arasında korunaklıdır, molekülde saldırıya açık bir uç yoktur; çoğu tepkime sırasında seyirci kalır.
    3. İkinci koşulu da sağlarlar: hidrojen bağı kuramadıkları için kaynama noktaları düşüktür. Çözelti hafifçe ısıtıldığında eter uçar ve geriye saf ürün kalır. Bu iki özellik onları laboratuvarın yaygın çözücüsü yapar; ancak aynı uçuculuk ciddi bir yangın riski de getirir.
    4. Denetleyelim: suda iyi çözünmüyorlar ✓ — bu bir kusur değil, sulu fazdan ayırma işlemlerinde tam da istenen özellik.
  12. 12. Tabloda alkollerin yükseltgenme ürünleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan değerlendirme hangisidir?

    • A) Aldehit
    • B) Keton
    • C) Karboksilik asit
    • D) Normal koşullarda yükseltgenmez
    • E) Ester

    Doğru cevap: D — Yükseltgenme, –OH taşıyan karbondan bir hidrojenin kopmasını gerektirir; tersiyer alkolde o karbonda hidrojen yoktur.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda alkol sınıfı, sağda yükseltgenme ürünü. Dolu satırlar: primer → aldehit sonra karboksilik asit, sekonder → keton.
    2. Yükseltgenmenin ne gerektirdiğini görelim: –OH taşıyan karbon ile oksijen arasında çift bağ kurulacaksa, o karbondan bir hidrojenin kopması gerekir. Primer alkolde o karbonda iki, sekonderde bir hidrojen bulunur; bu yüzden ikisi de yükseltgenebilir.
    3. Tersiyer alkolde ise –OH taşıyan karbon üç komşu karbona bağlıdır ve üstünde hiç hidrojen kalmamıştır. Koparılacak hidrojen olmadığı için normal koşullarda yükseltgenmez.
    4. Denetleyelim: sınıflandırmanın nedeni bu ✓ — primer, sekonder ve tersiyer ayrımı tam da bu farklı davranışı öngörmek için yapılıyor.
  13. 13. Etanolün şeker çözeltilerinden mayalarla elde edilebildiği bilinmektedir. Bu sürecin adı nedir?

    • A) Damıtma
    • B) Kristallendirme
    • C) Fermantasyon (mayalanma)
    • D) Elektroliz
    • E) Süzme

    Doğru cevap: C — Mayalar oksijensiz ortamda şekeri etanol ve karbon dioksite dönüştürür; bu sürece fermantasyon denir.

    1. Süreci tanımlayalım: canlı bir organizma (maya) şeker çözeltisinde çalışıyor ve yeni bir bileşik üretiyor. Yani biyolojik bir dönüşüm söz konusu.
    2. Seçenekleri eleyelim. Damıtma, kristallendirme ve süzme birer AYIRMA yöntemidir; yeni madde üretmezler. Elektroliz ise dışarıdan elektrik verilerek yürütülen bir tepkimedir ve maya gerektirmez.
    3. Mayaların oksijensiz ortamda şekeri parçalayıp etanol ile karbon dioksit üretmesine fermantasyon (mayalanma) denir. Elde edilen etanol seyreltiktir; derişikleştirmek için ayrıca damıtma gerekir.
    4. Denetleyelim: ekmeğin kabarması da aynı süreç ✓ — orada açığa çıkan karbon dioksit hamuru kabartıyor.
  14. 14. El dezenfektanlarında saf alkol yerine yaklaşık %70’lik alkol çözeltisi kullanılmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

    • A) Saf alkolün pahalı olması
    • B) Saf alkolün renksiz olması
    • C) Suyun mikropları öldürmesi
    • D) Saf alkolün ağır olması
    • E) Suyun alkolün hücre içine girmesini kolaylaştırması; saf alkol yüzeyde protein pıhtılaştırıp içeri geçemez

    Doğru cevap: E — Alkol proteinleri pıhtılaştırır; saf alkol yüzeyde tıkanma yarattığı için su, alkolün hücre içine geçmesini sağlar.

    1. Alkolün mikroorganizmayı nasıl etkisizleştirdiğini yazalım: hücre zarındaki ve içindeki proteinleri pıhtılaştırarak, yani yapılarını bozarak.
    2. Saf alkol kullanıldığında ne olduğuna bakalım: alkol hücrenin dış yüzeyine değer değmez oradaki proteinleri anında pıhtılaştırır. Oluşan bu sert tabaka bir kabuk gibi davranır ve alkolün içeri geçmesini engeller. Hücrenin içi zarar görmez, mikroorganizma canlı kalabilir.
    3. Su, alkolün hücre içine işlemesini sağlar; protein pıhtılaşması daha yavaş ve daha derinlerde gerçekleşir. Bu yüzden %70’lik çözelti saf alkolden daha etkilidir. Suyun kendisi mikrop öldürmez, alkolün taşıyıcısıdır.
    4. Denetleyelim: daha seyreltik olan daha etkili ✓ — "ne kadar çok o kadar iyi" sezgisinin geçerli olmadığı bir durum.
  15. 15. Üç karbonlu doymuş bir alkolün molekül formülü sorulmaktadır. Doğru formül hangisidir?

    alkan + O \rightarrow C_3H_8O

    • A) $C_3H_6O$
    • B) $C_3H_8O$
    • C) $C_3H_6O_2$
    • D) $C_3H_4O$
    • E) $C_3H_8O_2$

    Doğru cevap: B — Doymuş alkol formülü, aynı karbon sayılı alkana bir oksijen eklenerek elde edilir: C₃H₈ + O → C₃H₈O.

    1. Alkolün nasıl kurulduğunu düşünelim: alkandaki bir C–H bağının hidrojeni yerine –OH grubu geçer. Yani bir hidrojen çıkar, bir –OH girer.
    2. Atom sayısına etkisini sayalım: bir hidrojen eksilir, sonra –OH grubuyla bir oksijen ve bir hidrojen eklenir. Net değişim yalnız bir OKSİJEN eklenmesidir; hidrojen sayısı değişmez.
    3. Üç karbonlu alkan C₃H₈’dir. Bir oksijen eklenince formül C₃H₈O olur; bu, propanolün molekül formülüdür.
    4. Denetleyelim: aynı formül dimetil eterin de formülü ✓ — ikisi fonksiyonel grup izomeri, formül tek başına sınıfı belirlemiyor.
  16. 16. Grafikte düz zincirli alkollerin kaynama noktaları verilmiştir. Bu değerlerin aynı karbon sayılı alkanlardan çok yüksek olmasının nedeni nedir?

    • A) Hidroksil grubunun kurduğu hidrojen bağları
    • B) Alkollerin ağır olması
    • C) Alkollerin iyonik olması
    • D) Alkollerin renkli olması
    • E) Ölçüm hatası

    Doğru cevap: A — Zincir uzadıkça London kuvvetleri artar, ama bütün seriyi alkanların çok üstüne taşıyan şey hidroksil grubunun kurduğu hidrojen bağlarıdır.

    1. Grafikte iki ayrı şeyi ayıralım: eğrinin EĞİMİ (karbon sayısı arttıkça kaynama noktasının nasıl yükseldiği) ve eğrinin DÜZEYİ (bütün değerlerin ne kadar yüksekte olduğu).
    2. Eğimi London kuvvetleri açıklar: zincir uzadıkça temas yüzeyi büyür, kuvvetler güçlenir. Bu, alkanlarda da aynen görülen bir eğilimdir.
    3. Ama sorulan şey, değerlerin aynı karbon sayılı alkanlardan ÇOK YÜKSEK olması. Bunu London kuvvetleri açıklayamaz, çünkü zincirler benzer. Farkı yaratan, her alkol molekülünde bulunan –OH grubunun moleküller arasında hidrojen bağı kurmasıdır; bu bağ bütün seriyi topluca yukarı taşır.
    4. Denetleyelim: eterlerde bu yükselme yok ✓ — aynı formülde oldukları hâlde çok daha düşük sıcaklıkta kaynıyorlar.
  17. 17. Araç radyatörlerinde antifriz olarak etilen glikol kullanıldığı bilinmektedir. İki hidroksil grubu taşıyan bu bileşiğin işlevi nedir?

    • A) Suyu ısıtmak
    • B) Suyu buharlaştırmak
    • C) Suyu renklendirmek
    • D) Motoru yağlamak
    • E) Suyun donma noktasını düşürüp kaynama noktasını yükselterek radyatörü korumak

    Doğru cevap: E — Çözünen tanecikler donma noktasını düşürüp kaynama noktasını yükseltir; etilen glikol radyatörü hem kışın hem yazın korur.

    1. Radyatörün iki ayrı sorununu yazalım: kışın suyun donup genleşerek motoru çatlatması, yazın ise kaynayıp taşması.
    2. Çözünen taneciklerin etkisini hatırlayalım: sıvıya karışan tanecikler donmayı zorlaştırır ve buhar basıncını düşürerek kaynamayı geciktirir. Yani donma noktası düşer, kaynama noktası yükselir.
    3. Etilen glikol iki hidroksil grubu taşıdığı için suyla her oranda karışır ve kendi kaynama noktası yüksek olduğundan yazın buharlaşıp gitmez. Suya karıştırıldığında iki sorunu birden çözer; bu yüzden yıl boyunca radyatörde kalır.
    4. Denetleyelim: yalnız kışlık bir madde değil ✓ — adı "antifriz" olsa da yazın kaynamayı geciktirme işlevi de var.
  18. 18. Dietil eterin tarihte ilk genel anestezik maddelerden biri olarak kullanıldığı, bugün ise tercih edilmediği bilinmektedir. Terk edilme nedeni nedir?

    • A) Etkisiz olması
    • B) Ağır olması
    • C) Pahalı olması
    • D) Renkli olması
    • E) Çok uçucu ve yanıcı olması nedeniyle ameliyathanede ciddi yangın riski taşıması

    Doğru cevap: E — Dietil eter çok uçucu ve yanıcıdır; buharları havayla patlayıcı karışım oluşturduğu için ameliyathanede ciddi risk taşır.

    1. Eterin fiziksel özelliklerini hatırlayalım: hidrojen bağı kuramadığı için kaynama noktası çok düşüktür, yani hızla buharlaşır. Ameliyathane havasında kısa sürede yoğun bir eter buharı birikir.
    2. Eter buharı yanıcıdır ve havayla belirli oranlarda karıştığında patlayıcı bir karışım oluşturur. Küçük bir kıvılcım bile yeterlidir.
    3. Elektrikli cerrahi aletlerin ve monitörlerin yaygınlaştığı ortamlarda bu risk kabul edilemez hâle geldi. Etkisiz olduğu için değil, güvenli olmadığı için terk edildi; yerini yanıcı olmayan modern anestezikler aldı.
    4. Denetleyelim: aynı uçuculuk çözücü olarak yararlıydı ✓ — bir bağlamda üstünlük olan özellik başka bir bağlamda risk oluyor.
  19. 19. Bir öğrenci aynı formüllü bir alkol ile eteri ayırt etmek istemektedir. Sodyum metaliyle yapılan denemede ne gözlemesi beklenir?

    • A) İkisinde de gaz çıkışı olur
    • B) İkisinde de renk değişir
    • C) Eterde gaz çıkışı olur
    • D) Alkolde hidrojen gazı çıkışı gözlenir, eterde belirgin bir tepkime olmaz
    • E) Hiçbirinde değişme olmaz

    Doğru cevap: D — Sodyum, hidroksil grubundaki hidrojenin yerini alıp hidrojen gazı açığa çıkarır; eterde O–H bulunmadığı için tepkime olmaz.

    1. Sodyumun neye tepki verdiğini belirleyelim: oksijene bağlı hidrojene. Sodyum bu hidrojenin yerini alır ve açığa çıkan hidrojen atomları birleşip H₂ gazı olarak kabarcıklar hâlinde çıkar.
    2. Alkolde bu koşul sağlanır: –OH grubunda oksijene bağlı bir hidrojen vardır. Sodyum eklendiğinde gaz çıkışı gözlenir.
    3. Eterde ise oksijenin iki yanında da karbon bulunur; oksijene bağlı hidrojen yoktur. Sodyumun tepkiyeceği bir nokta bulunmadığı için belirgin bir değişim olmaz. Aynı formüllü iki bileşiği ayırt etmenin doğrudan yolu budur.
    4. Denetleyelim: deney yapısal farkı doğrudan sınıyor ✓ — gaz çıkışı O–H bağının varlığının kanıtı.
  20. 20. Alkollerde hidroksil grubu bulunur ve moleküller arası hidrojen bağı kurulur; eterlerde oksijen iki karbon arasındadır ve O–H bağı yoktur. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Alkollerin kaynama noktası eterlerden yüksektir.
    • B) Kısa zincirli alkoller suda iyi çözünür.
    • C) Eter oksijeni suyun hidrojenini kabul edebilir.
    • D) Alkol ile eter fonksiyonel grup izomeri olabilir.
    • E) Eterler de kendi molekülleri arasında hidrojen bağı kurar.

    Doğru cevap: E — Hidrojen bağı kurmak için oksijene bağlı bir hidrojen gerekir; eterde bu bulunmadığı için eterler kendi aralarında hidrojen bağı kuramaz.

    1. Verilen bilgiyi iki yargıya ayıralım: alkollerde hidroksil grubu bulunur ve moleküller arası hidrojen bağı kurulur; eterlerde oksijen iki karbon arasındadır ve O–H bağı YOKTUR.
    2. Seçenekleri bunlarla karşılaştıralım. Alkollerin kaynama noktasının yüksek olması ve kısa zincirlilerin suda iyi çözünmesi birinci yargıdan; eter oksijeninin suyun hidrojenini kabul edebilmesi, ortaklanmamış çift taşımasından; alkol ile eterin fonksiyonel grup izomeri olabilmesi ise aynı formülde farklı yapılar kurulabilmesinden çıkıyor.
    3. Geriye kalan yargı, eterlerin de kendi molekülleri arasında hidrojen bağı kuracağını söylüyor. Bilgi tam da O–H bağının bulunmadığını belirtiyor; verecek hidrojeni olmayan moleküller kendi aralarında hidrojen bağı kuramaz. Bu yargı söylenemez.
    4. Denetleyelim: dimetil eterin −24 °C’de kaynaması ✓ — kendi arasında hidrojen bağı kursaydı bu kadar düşük olmazdı.

Bu testin konusundaki MEB kazanımları

Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.

  • 12.3.3.1 Alkolleri sınıflandırarak adlarını, formüllerini, özelliklerini ve kullanım alanlarını açıklar. a
  • 12.3.4.1 Eterleri sınıflandırarak adlarını, formüllerini, özelliklerini ve kullanım alanlarını açıklar. a
12. Sınıf Kimya kazanımlarının tamamı →

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.