6 📖Türkçe

Sözcükte Anlam

📝

6. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testi – Orta Seviye

6. sınıf sözcükte anlam: gerçek-mecaz-terim anlam, çok anlamlılık, eş sesli sözcükler, eş ve zıt anlam, somut-soyut, genelden özele sıralama, ikileme, yansıma, dolaylama, deyim ve atasözü. Sözlük maddesi, tablo, şema ve diyalog görselleriyle 15 soru, hepsi adım adım çözümlü.

Bölüm

Sözcükte Anlam

Soru / Süre

15 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

25 Temmuz 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Berk, ödevi için sözlükten “geçmek” sözcüğünün anlamlarına baktı. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu sözcük sözlükteki üçüncü anlamıyla kullanılmıştır?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 15 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Berk, ödevi için sözlükten “geçmek” sözcüğünün anlamlarına baktı. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu sözcük sözlükteki üçüncü anlamıyla kullanılmıştır?

    • A) Yaz tatilimiz göz açıp kapayana kadar geçti.
    • B) Yüzücümüz son kulaçta İsveçli rakibini geçti.
    • C) Kardeşim matematik sınavından zorlukla geçti.
    • D) Konvoy dar taş köprüden yavaşça geçti.

    Doğru cevap: B — Sözlükteki üçüncü anlam “bir yarışta birinin önüne çıkmak”tır. B seçeneğinde yüzücü, yarışta rakibinin önüne çıkmaktadır.

    1. Önce sözlükteki üçüncü maddeyi okuyalım: yarışta birinin önüne çıkmak.
    2. A’da zaman sona eriyor; bu dördüncü anlamdır.
    3. C’de sınav başarısı var; bu ikinci anlamdır. D’de yer değiştirme var; birinci anlamdır.
    4. Yarış anlamı yalnızca B’de olduğu için doğru seçenek B’dir.
  2. 2. Berrin, komşusunun oğlunu anlatırken yukarıdaki cümleyi kurdu. Tırnak içindeki sözcük bu cümleye hangi anlamı katmıştır?

    • A) Şekerli bir yiyeceğin tadı olma
    • B) Sevimli ve cana yakın olma
    • C) Sesinin ince ve güzel olması
    • D) Yaşına göre hızlı büyümesi

    Doğru cevap: B — “Tatlı” burada dilde alınan tadı değil, insanın sevimliliğini anlatır. Sözcük gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz anlam kazanmıştır.

    1. Sözcüğün gerçek anlamı “şekerli, tadı hoş” demektir.
    2. Cümlede tat alınan bir yiyecekten değil, bir çocuktan söz ediliyor.
    3. Devamındaki “herkes gülümsüyor” sözü sevimlilik anlamını doğruluyor.
    4. Öyleyse sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır → cevap B.
  3. 3. Bir sözcük, bir bilim ya da sanat dalında özel bir anlam kazanırsa terim olur. Numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde “perde” bir sanat dalının terimi durumundadır?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve IV
    • D) III ve IV

    Doğru cevap: C — II’de tiyatro terimi (oyunun bölümü), IV’te müzik terimi (sesin inceliği-kalınlığı) vardır. I gerçek anlam, III ise deyimdir.

    1. I’de pencereye asılan perdeden söz ediliyor; bu gerçek anlamdır.
    2. II’de oyunun bölümü anlatılıyor; tiyatro terimidir.
    3. III’te “perde arkası” deyimi kullanılmış, mecaz anlam vardır.
    4. IV’te sesin perdesi müzik terimidir. Terim olanlar II ve IV → cevap C.
  4. 4. Nöbetçi öğrenci, deyimleri anlamlarıyla birlikte panoya yazdı; ancak bir satırdaki açıklama deyime uymuyor. Yanlış açıklama hangi deyimin karşısına yazılmıştır?

    • A) göz atmak
    • B) ipe un sermek
    • C) pabucu dama atılmak
    • D) burun kıvırmak

    Doğru cevap: D — “Burun kıvırmak”, beğenmemek ve küçümsemek demektir; ağlamakla ilgisi yoktur. Öteki üç açıklama doğrudur.

    1. İlk üç satırdaki açıklamalar deyimlerin bilinen anlamlarıyla örtüşüyor.
    2. Son satırda “çok üzülüp gözyaşı dökmek” yazıyor.
    3. Oysa burun kıvırmak, bir şeyi beğenmeyip küçümsemektir.
    4. Bu yüzden yanlışlık “burun kıvırmak” satırındadır → cevap D.
  5. 5. Sınıf panosuna asılan atasözü için öğretmen günlük hayattan örnek istedi. Aşağıdaki durumlardan hangisi bu atasözüyle anlatılan düşünceyi karşılar?

    • A) Her hafta harçlığından beş lira ayıran Deniz, altı ay sonra teleskopunu aldı.
    • B) Bütün konuyu sınav gecesi bitirmeye çalışan Kaan yorgunluktan uyuyakaldı.
    • C) Arkadaşının uyarısını dinlemeyen Bade yolunu şaşırıp geç kaldı.
    • D) Toplantıya geç kalan Ege özür dileyip sessizce yerine oturdu.

    Doğru cevap: A — Atasözü, küçük birikimlerin zamanla büyük bir sonuç doğurduğunu anlatır. Her hafta az miktarda para biriktirip sonunda amacına ulaşan Deniz bu düşüncenin örneğidir.

    1. Atasözündeki “damla” azı, “göl” çoğu simgeler.
    2. Öyleyse aranan örnekte küçük ama sürekli bir birikim olmalıdır.
    3. B aceleciliği, C söz dinlememeyi, D özür dilemeyi anlatır; birikim yoktur.
    4. Yalnızca A’da düzenli birikim ve sonuç vardır → cevap A.
  6. 6. Emir, iki cümlede de “yaz” sözcüğünün geçtiğini fark etti. Bu iki sözcük arasındaki ilişki hangi seçenekte doğru adlandırılmıştır?

    • A) Eş anlamlıdır; ikisi de aynı kavramı karşılar.
    • B) Zıt anlamlıdır; birbirinin karşıtıdır.
    • C) Eş seslidir; yazılışları aynı, anlamları farklıdır.
    • D) Terim anlamlıdır; bir bilim dalına aittir.

    Doğru cevap: C — Birinci cümlede “yaz” bir mevsimi, ikinci cümlede yazma eylemini bildirir. Yazılışları aynı, anlamları başkadır; bu sözcükler eş seslidir.

    1. Birinci cümledeki “yaz” mevsim adıdır, isimdir.
    2. İkinci cümledeki “yaz” bir iş bildirir, emir kipinde fiildir.
    3. Aynı kavramı karşılamadıkları için eş anlamlı, karşıtı olmadıkları için zıt anlamlı değildirler.
    4. Yazılışı aynı, anlamı farklı sözcüklere eş sesli denir → cevap C.
  7. 7. Nehir, sözcükleri karşıt anlamlılarıyla eşleştirdiği tabloda bir kutuyu boş bıraktı. Soru işaretli kutuya aşağıdakilerden hangisi yazılmalıdır?

    • A) açık
    • B) derin
    • C) saklı
    • D) kapalı

    Doğru cevap: A — “Gizli” sözcüğünün karşıtı “açık”tır. “Saklı” eş anlamlısıdır; “derin” ve “kapalı” ise karşıt anlam ilişkisi kurmaz.

    1. Karşıt anlam için sözcüğün tam tersini düşünelim: gizli değil ne olur?
    2. Herkesin bildiği, saklanmayan şeye “açık” denir.
    3. “Saklı” gizliyle aynı anlama gelir; karşıtı olamaz.
    4. Doğru sözcük “açık”tır → cevap A.
  8. 8. Türkçe dersinde okunan bu dörtlükteki kimi sözcükler duyu organlarıyla algılanamayan kavramları karşılar. Buna göre aşağıdaki sözcüklerden hangisi soyut anlamlıdır?

    • A) pencere
    • B) masa
    • C) sevinç
    • D) ışık

    Doğru cevap: C — Pencere, masa ve ışık duyularımızla algılanabilen somut varlıklardır. “Sevinç” ise yalnızca aklımızla kavradığımız bir duygudur; soyuttur.

    1. Somut sözcükler görülebilen, dokunulabilen varlıkları karşılar.
    2. Pencere ve masaya dokunabiliriz, ışığı görebiliriz.
    3. “Sevinç” bir duygudur; ne görülür ne tutulur.
    4. Öyleyse soyut olan sözcük “sevinç”tir → cevap C.
  9. 9. Beren, sözcükleri genelden özele doğru sıralamak istemiş ama iki kutuyu yanlış yere yerleştirmiştir. Sıralamanın doğru olması için hangi iki kutu yer değiştirmelidir?

    • A) Varlık ile çiçek
    • B) Çiçek ile bitki
    • C) Bitki ile papatya
    • D) Varlık ile papatya

    Doğru cevap: B — Doğru sıralama varlık → bitki → çiçek → papatya olmalıdır. Şemada çiçek ile bitkinin yeri değişmiştir.

    1. En geniş kavramı bulalım: her şeyi içine alan “varlık”.
    2. Bitki varlığın bir bölümüdür; çiçek de bitkinin bir bölümüdür.
    3. Papatya ise tek bir çiçek türüdür, en dar kavramdır.
    4. Şemada 2 ve 3 numaralı kutular ters durduğu için çiçek ile bitki yer değiştirmelidir → cevap B.
  10. 10. Kartlardaki cümlelerin hepsinde ikileme kullanılmıştır; ancak ikilemelerin cümleye kattığı anlam farklıdır. Hangi karttaki ikileme yaklaşık bir sayı bildirmektedir?

    • A) A kartındaki “gıcır gıcır”
    • B) B kartındaki “koşa koşa”
    • C) C kartındaki “baştan aşağı”
    • D) D kartındaki “otuz kırk”

    Doğru cevap: D — “Otuz kırk” ikilemesi kesin sayı vermez, yaklaşık bir miktar bildirir. Ötekiler ses, durum ve bütünlük anlatır.

    1. “Gıcır gıcır” bir sesi taklit eder, yansıma ikilemedir.
    2. “Koşa koşa” işin nasıl yapıldığını, yani durumu anlatır.
    3. “Baştan aşağı” bütünlük bildirir, sayı vermez.
    4. Yalnızca “otuz kırk” yaklaşık miktar bildirir → cevap D.
  11. 11. Gazetenin tarım sayfasında yukarıdaki haber yayımlandı. Haber başlığındaki “beyaz altın” sözüyle aşağıdaki ürünlerden hangisi kastedilmiştir?

    • A) Pamuk
    • B) Tuz
    • C) Pirinç
    • D) Şeker pancarı

    Doğru cevap: A — Tek sözcükle anlatılabilecek bir kavramı birden çok sözcükle anlatmaya dolaylama denir. “Beyaz altın”, Çukurova’da yetişen pamuğun dolaylama yoluyla anlatımıdır.

    1. Haberde tarladan toplanan, beyaz renkli ve değerli bir üründen söz ediliyor.
    2. Çukurova denince akla gelen ürün pamuktur.
    3. Pamuğa değerinden dolayı “beyaz altın” denir; bu bir dolaylamadır.
    4. Öyleyse anlatılan ürün pamuktur → cevap A.
  12. 12. Doğadaki seslerin taklidinden doğan sözcüklere yansıma denir. Numaralanmış cümlelerden alınan aşağıdaki sözcüklerden hangisi yansımadır?

    • A) I – sessizce
    • B) II – okur
    • C) III – şakırdadı
    • D) IV – koydum

    Doğru cevap: C — “Şakırdadı”, dolu tanelerinin çıkardığı sesin taklidinden doğmuştur; yansıma sözcüktür.

    1. Yansıma sözcük, kulağımızla duyduğumuz bir sesi anlatır.
    2. “Sessizce” tam tersine ses çıkarmamayı bildirir.
    3. “Okur” ve “koydum” bir iş bildirir, ses taklidi değildir.
    4. “Şakırdamak” doğrudan bir sesten türemiştir → cevap C.
  13. 13. Dört arkadaş, “acı” sözcüğünü kendi cümlesinde kullandı. Bu konuşmada sözcüğü gerçek anlamının dışına çıkararak kullanan öğrenci hangisidir?

    • A) Deniz
    • B) Ozan
    • C) İrem
    • D) Kaan

    Doğru cevap: B — Deniz, İrem ve Kaan dille alınan tattan söz eder; bu gerçek anlamdır. Ozan ise üzücü bir haberi anlatır; sözcük mecaz anlamdadır.

    1. Sözcüğün gerçek anlamı, dilde bıraktığı yakıcı tattır.
    2. Çorba, biber ve kahve gerçekten tadılabilen şeylerdir.
    3. Haberin tadı olmaz; “acı haber” üzücü haber demektir.
    4. Gerçek anlamın dışına çıkan öğrenci Ozan’dır → cevap B.
  14. 14. Görkem, panoya astığı dört sözden birinin atasözü olmadığını fark etti. Bu sözlerden hangisi öğüt vermeyip yalnızca bir durumu anlatan deyimdir?

    • A) Ağaç yaşken eğilir.
    • B) Sakla samanı, gelir zamanı.
    • C) Son gülen iyi güler.
    • D) Etekleri zil çalmak

    Doğru cevap: D — Atasözleri yargı bildirir ve genellikle öğüt verir. “Etekleri zil çalmak” ise bir yargı bildirmez; çok sevinmeyi anlatan deyimdir.

    1. A, B ve C birer yargı cümlesidir ve öğüt verir.
    2. D bir cümle değil, kalıplaşmış bir sözdür.
    3. “Etekleri zil çalmak” çok sevinmek demektir; öğüt vermez.
    4. Öyleyse deyim olan söz D’dir → cevap D.
  15. 15. Bir öğrenci, “ağır” sözcüğünün cümlelere kattığı anlamları tabloya yazarken bir kutuyu doldurmayı unuttu. Boş bırakılan kutuya hangi açıklama yazılmalıdır?

    • A) Yavaş, hızlı olmayan
    • B) Değerli, kıymetli
    • C) Sessiz, sakin
    • D) Zor, güç

    Doğru cevap: A — “Ağır ağır çıkmak”, yavaş yavaş çıkmak demektir. Sözcük burada hızla ilgili bir anlam kazanmıştır.

    1. Cümlede yokuşu çıkma işinin nasıl yapıldığı anlatılıyor.
    2. İkileme, işin hızını bildirir.
    3. Ağırlıkla, değerle ya da güçlükle ilgili bir anlam yoktur.
    4. Doğru açıklama “yavaş, hızlı olmayan”dır → cevap A.

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.