10. Sınıf Kimya 2. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Bir bilgi
Stratosferdeki ozon tabakası, Güneş'ten gelen mor ötesi ışınların büyük bölümünü tutmaktadır.
Yukarıdaki bilgiye göre ozon azalımının sonucu sorulmaktadır. Buna göre doğru yanıt hangisidir?
- A Mor ötesi ışın azalır.
- B Yeryüzüne ulaşan mor ötesi ışın miktarı artar.
- C Sıcaklık düşer.
- D Yağış artar.
- E Sonuç görülmez.
Bir tanım
Bir ürünün üretiminden tüketimine kadar harcanan toplam su miktarının ölçüsüdür.
Yukarıda tanımı verilen kavram sorulmaktadır. Buna göre hangi seçenek uygundur?
- A Su ayak izi
- B Emisyon ayak izi
- C Atom ekonomisi
- D Molar derişim
- E Yüzde verim
Doymuş bir çözeltide dipte katı bulunmasına karşın miktarının değişmediği gözlenmektedir. Bu durumun tanecik düzeyindeki açıklaması nedir?
- A Çözünmenin tamamen durması
- B Suyun bitmesi
- C Katının bozulması
- D Çözünme ve çökelmenin eşit hızda sürmesi; dengenin dinamik olması
- E Sıcaklığın sıfırlanması
| Yıl | Salınan karbondioksit |
|---|---|
| Geçen yıl | 2500 ton |
| Bu yıl | 2000 ton |
Tabloda bir tesisin salım verileri bulunmaktadır. Azalma oranı sorulmaktadır. Tabloya göre bu oran yüzde kaçtır?
- A 500
- B 25
- C 80
- D 20
- E 5
Çözünürlük belirli sıcaklıkta 100 g çözücüde çözünen en çok madde miktarıdır; katılarda sıcaklıkla artar, gazlarda azalır ve basınç yalnız gazları etkiler. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A Karıştırmak çözünürlüğü artırır.
- B Gazoz açılınca gaz çıkar.
- C Toz şeker daha hızlı çözünür.
- D Çözünürlük ayırt edici bir özelliktir.
- E Doymuş çözeltide dinamik denge vardır.
Yukarıda atmosferde gerçekleşen bir tepkime verilmiştir. Bu tepkimenin yol açtığı çevre sorunu sorulmaktadır. Buna göre doğru yanıt hangisidir?
- A Toprak erozyonu
- B Ozon azalımı
- C Küresel ısınma
- D Asit yağmurları
- E Gürültü kirliliği
Bir bardak suya sürekli tuz eklenmekte ve bir noktadan sonra tuzun dipte birikmeye başladığı görülmektedir. Bu andaki çözelti için ne söylenir?
- A Doymuştur; o sıcaklıkta çözünebilecek en çok madde çözünmüştür
- B Doymamıştır
- C Aşırı doymuştur
- D Çözelti değildir
- E Derişimi sıfırdır
60 °C’de hazırlanan doymuş bir çözelti 20 °C’ye soğutulmaktadır. Çözünürlüğün 70’ten 32’ye düştüğü bilindiğine göre 100 gram sudan kaç gram katı çöker?
- A 32
- B 20
- C 70
- D 102
- E 38
| Etken | Katı çözünürlüğü | Gaz çözünürlüğü |
|---|---|---|
| Sıcaklık artışı | Genellikle artar | Azalır |
| Basınç artışı | Etkisiz | ? |
Tabloda çözünürlüğe etki eden etkenler özetlenmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan ifade hangisidir?
- A Azalır
- B Artar
- C Etkisiz
- D Önce artar sonra azalır
- E Sıfırlanır
Grafikte atmosferdeki karbondioksit derişiminin değişimi verilmiştir. Bu değişimin iklim üzerindeki beklenen etkisi sorulmaktadır. Grafiğe göre doğru yorum hangisidir?
- A Sera etkisi zayıflar.
- B Sera etkisi güçlenir, ortalama sıcaklık yükselir.
- C Sıcaklık düşer.
- D İklim değişmez.
- E Yorum yapılamaz.
Kartlarda bu temanın üç temel düşüncesi verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Kartlar birbirinden bağımsızdır.
- B Çevresel yük ölçülemez.
- C Salım azaltılamaz.
- D Atom ekonomisi önemsizdir.
- E Çevresel yük sayılarla ölçülebildiği için üretim ve tüketim seçimleriyle azaltılabilir.
60 gram suda en çok 24 gram tuz çözünebilmektedir. Bu maddenin bu sıcaklıktaki çözünürlüğü kaçtır?
- A 24
- B 30
- C 40
- D 60
- E 14,4
Toz hâldeki şekerin küp şekerden daha hızlı çözündüğü gözlenmektedir. Bu gözlemin çözünürlükle ilişkisi nasıl açıklanır?
- A Çözünürlük ikisinde de aynıdır; değişen yalnız çözünme hızıdır, temas yüzeyi büyüdüğü için hız artar
- B Küp şekerin çözünürlüğü daha küçüktür
- C Toz şekerin çözünürlüğü daha büyüktür
- D Toz şeker farklı bir maddedir
- E Küp şeker çözünmez
Bir çıkarım üzerine
Bir öğrenci, sera etkisinin tümüyle zararlı bir olay olduğunu söylemiştir.
Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata sorulmaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A Sera gazları yararsızdır.
- B Sera etkisi yoktur.
- C Sera etkisi soğutur.
- D Doğal sera etkisi yaşamı olanaklı kılar; sorun etkinin aşırı güçlenmesidir.
- E Hata yoktur.
| Deney ölçeği | Harcanan kimyasal | Su ayak izi |
|---|---|---|
| Makro ölçekli | Çok | Büyük |
| Mikro ölçekli | Az | ? |
Tabloda deney ölçeklerinin kaynak kullanımı karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenektedir?
- A Küçük
- B Büyük
- C Aynı
- D Sonsuz
- E Ölçülemez
Katıların sudaki çözünürlüğünün sıcaklıkla genellikle arttığı gözlenmektedir. Bu gözlemin nedeni nedir?
- A Suyun azalması
- B Katının ağırlaşması
- C Isınan çözücü taneciklerinin daha hızlı hareket edip katının yapısını daha kolay ayırması
- D Basıncın artması
- E Kabın büyümesi
| Etkilenen | Sonuç |
|---|---|
| Mermer yapılar | Aşınır |
| Göl suyu | ? |
Tabloda asit yağmurlarının etkileri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulmalıdır?
- A Etki görülmez
- B pH yükselir
- C Su tuzlanır
- D Su kaynar
- E pH düşer, su canlıları zarar görür
| Ölçü | Değer |
|---|---|
| Ürünün kütlesi | 36 g |
| Girenlerin toplam kütlesi | 45 g |
Tabloda bir tepkimenin kütle verileri bulunmaktadır. Atom ekonomisi sorulmaktadır. Tabloya göre bu değer yüzde kaçtır?
- A 125
- B 80
- C 20
- D 9
- E 64
| Madde | Ozon tabakasına etkisi |
|---|---|
| Kloroflorokarbonlar | Ozonu parçalar |
| Su buharı | ? |
Tabloda maddelerin ozon tabakasına etkisi karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm hangi seçenektedir?
- A Ozonu üretir
- B Ozonu parçalar
- C Ozonu parçalayıcı etkisi yoktur
- D Ozonu iki katına çıkarır
- E Ölçülemez
| Önlem | Kirliliği nerede durdurur? |
|---|---|
| Baca filtresi | Salım noktasında |
| Temiz yakıta geçmek | ? |
Tabloda iki önlem karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloyu tamamlayan seçenek hangisidir?
- A Hiçbir yerde
- B Salım noktasında
- C Atmosferde
- D Toprakta
- E Kirleticinin hiç oluşmadığı kaynakta
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Ozon azaldıkça süzülen mor ötesi ışın azalır; yeryüzüne ulaşan miktar artar.
- Verilen bilgiyi bir süzgeç gibi düşünelim: ozon tabakası, gelen mor ötesi ışının büyük bölümünü tutuyor.
- Şimdi bu süzgecin inceldiğini varsayalım. Tutulan pay azalır; tutulmayan pay ise yoluna devam eder.
- Öyleyse ozon azalımının sonucu, yeryüzüne ulaşan mor ötesi ışın miktarının artmasıdır.
- Denetleyelim: Güneş’ten gelen toplam ışın değişmiyor ✓ — değişen yalnızca ne kadarının süzüldüğü.
Sık yapılan hata: "Mor ötesi ışın azalır." demek. Güneş’ten gelen ışın miktarı DEĞİŞMİYOR; ozon azalınca daha azı süzülür ve yeryüzüne ulaşan miktar artar.
2. sorunun çözümü
Bir ürün için üretimden tüketime kadar harcanan toplam suyun ölçüsü su ayak izidir.
- Tanımdaki iki ögeyi ayıralım. Ölçülen şey su; ölçülen aralık ise üretimden tüketime kadarki bütün aşamalar.
- Seçenekleri konularına göre eleyelim. Emisyon ayak izi salınan gazı, atom ekonomisi ürüne dönüşen atom payını, molar derişim çözeltideki mol miktarını, yüzde verim ise elde edilen ürün oranını ölçer.
- Hem suyu hem bütün aşamaları kapsayan ölçü su ayak izidir.
- Denetleyelim: "ayak izi" adlandırması toplam yükü anlatıyor ✓ — tek bir aşamayı değil.
Sık yapılan hata: "Emisyon ayak izi" demek. O ölçü salınan SERA GAZINI sayar; tanımda ise harcanan sudan söz ediliyor.
3. sorunun çözümü
Doymuş çözeltide çözünme ve çökelme eşit hızda sürer; denge dinamik olduğu için dipteki katının miktarı değişmez.
- Dipteki katının yüzeyinden tanecikler çözeltiye geçmeye devam eder: çözünme durmamıştır.
- Aynı anda çözeltideki bazı tanecikler katının yüzeyine tutunarak geri çöker.
- Doymuş durumda birim zamanda çözünen tanecik sayısı çöken tanecik sayısına eşittir; iki olay sürer ama toplam miktar sabit kalır. Buna dinamik denge denir.
- Denetleyelim: dipteki düzensiz kristaller zamanla biçim değiştirip daha düzgün kristallere dönüşür ama kütleleri aynı kalır ✓ — tanecik alışverişi sürüyor.
Sık yapılan hata: "Çözünmenin tamamen durması" seçeneği. Görünürde değişiklik olmaması olayın durduğu anlamına gelmez; çözünme sürer, yalnız aynı hızda çökelme onu dengeler.
4. sorunun çözümü
Azalma oranı, azalma miktarının başlangıç değerine bölünmesiyle bulunur: 500 ÷ 2500 = %20.
- İşlem iki basamaklı. Önce azalma miktarını bulalım: 2500 − 2000 = 500 ton.
- Sonra bu azalmayı neye böleceğimizi belirleyelim. Oran "ne kadarının azaldığını" söylediğine göre payda başlangıç değeridir: 2500.
- Bölelim: 500 ÷ 2500 = 0,20. Yüzdeye çevirince azalma oranı %20 olur.
- Denetleyelim: kalan pay 2000 ÷ 2500 = %80 ✓ — azalan %20 ile birlikte %100 ediyor.
Sık yapılan hata: 80 demek. %80, salımın azalan değil KALAN payıdır (2000 ÷ 2500); sorulan azalma oranı ise %20’dir.
5. sorunun çözümü
Karıştırmak yalnız çözünme hızını artırır, çözünürlüğü artırmaz; "karıştırmak çözünürlüğü artırır" yargısı söylenemez.
- Metnin tanımına göre çözünürlük belirli sıcaklıkta 100 g çözücüde çözünen EN ÇOK madde miktarıdır; madde, çözücü ve sıcaklığa (gazlarda basınca) bağlıdır.
- Diğer yargıları sınayalım: gazoz açılınca basınç düşer, gaz çıkar ✓; toz şeker daha hızlı çözünür ✓ (hız); çözünürlük ayırt edici özelliktir ✓; doymuş çözeltide dinamik denge vardır ✓.
- Karıştırma madde cinsini, çözücüyü ya da sıcaklığı değiştirmez; yalnız katının çevresindeki doymuş tabakayı dağıtarak sınıra daha çabuk ulaştırır.
- Denetleyelim: doymuş çözeltiyi karıştırmak dipteki katıyı çözmez ✓ — sınır aynı, yargı yanlış.
Sık yapılan hata: "Toz şeker daha hızlı çözünür." yargısını söylenemez sanmak. Metin yalnız çözünürlükten söz etse de bu yargı hızla ilgilidir ve doğrudur; söylenemeyen, hızı sınırla karıştıran karıştırma yargısıdır.
6. sorunun çözümü
Kükürt dioksitin su ile birleşip asit oluşturması asit yağmurlarına yol açar.
- Tepkimenin ürününü okuyalım: H₂SO₃. Formülün başındaki hidrojenler bunun bir asit olduğunu gösteriyor.
- Tepkime atmosferde gerçekleşiyor ve tepkenlerden biri su. Öyleyse oluşan asit, havadaki su damlacıklarının içindedir.
- Bu damlacıklar yağış olarak yeryüzüne indiğinde asit de birlikte iner. Yol açtığı çevre sorunu asit yağmurlarıdır.
- Denetleyelim: tepkimede ne ozon ne karbondioksit var ✓ — sorun ozon azalımı ya da küresel ısınma değil.
Sık yapılan hata: "Küresel ısınma" demek. Küresel ısınmanın başlıca sorumlusu karbondioksit gibi SERA GAZLARIDIR; buradaki tepkime ise bir asit üretiyor.
7. sorunun çözümü
Tuz dipte birikmeye başladığında çözelti doymuştur: o sıcaklıkta çözünebilecek en çok madde çözünmüştür.
- Başta eklenen tuz tamamen çözünüyordu; çözelti bu aşamada doymamıştı.
- Bir noktadan sonra eklenen tuz dipte kalıyor: çözelti o sıcaklıktaki sınırına, yani çözünürlüğe ulaşmış.
- Sınırdaki çözeltiye doymuş çözelti denir; burada çözünme ve çökelme eşit hızla sürer ($v_{\text{çözünme}} = v_{\text{çökelme}}$).
- Denetleyelim: bu çözeltiye bir kaşık daha tuz eklersek dipteki katı artar, çözeltideki miktar değişmez ✓ — doymuşluğun belirtisi.
Sık yapılan hata: "Aşırı doymuştur" seçeneği. Aşırı doymuş çözelti sınırdan FAZLA madde taşır ve dipte katı olmadan kararsız biçimde durur; dipte katı birikmesi ise sınıra tam ulaşıldığını gösterir.
8. sorunun çözümü
60 °C’de 100 g suda 70 g çözünmüştü; 20 °C’de en çok 32 g kalabilir, fark $70 - 32 = 38$ g katı çöker.
- Başlangıç: 60 °C’de doymuş çözelti, 100 g suda 70 g madde taşıyor.
- Soğutma sonrası: 20 °C’de 100 g su en çok 32 g madde tutabilir.
- Su miktarı değişmediğine göre fazla kalan madde katı olarak ayrılır: $70 - 32 = 38$ g.
- Denetleyelim: çözeltide kalan 32 g + çöken 38 g = 70 g ✓; başlangıçtaki madde miktarı korunuyor.
Sık yapılan hata: 32 seçeneği. 32 g, soğuduktan sonra çözeltide KALAN madde miktarıdır; soru ise çöken miktarı soruyor, o da 70 ile 32’nin farkıdır.
9. sorunun çözümü
Basınç arttıkça gazların çözünürlüğü artar; tablodaki eksik ifade "Artar"dır.
- Tablonun satırlarını okuyalım: sıcaklık artışı katı çözünürlüğünü genellikle artırır, gaz çözünürlüğünü azaltır; basınç artışı katılar için etkisizdir.
- Eksik hücre, basıncın gazlara etkisi. Basınç artınca çözelti yüzeyine çarpan gaz taneciği sayısı artar ve daha çok tanecik çözeltiye geçer.
- Sabit sıcaklıkta bir gazın çözünürlüğü, çözeltinin üstündeki gaz basıncıyla doğru orantılıdır.
- Denetleyelim: gazoz üretiminde CO₂ yüksek basınçta çözülür, kapak açılınca basınç düşer ve gaz çıkar ✓ — iki yönde de basınç-çözünürlük aynı yönlü.
Sık yapılan hata: "Etkisiz" seçeneği. Katılar için doğru olan satırı gazlara kopyalamaktır; katı ve sıvılar sıkıştırılamaz ama gazın çözeltiye geçmesi doğrudan basınca bağlıdır.
10. sorunun çözümü
Karbondioksit derişiminin sürekli artması sera etkisini güçlendirir ve ortalama sıcaklığı yükseltir.
- Önce grafiği okuyalım, sonra yorumlayalım. Grafikte karbondioksit derişimi ölçümden ölçüme artıyor; eğilim tek yönlü.
- Şimdi bu sayıyı iklime bağlayalım. Karbondioksit bir sera gazıdır; yerin yaydığı ısı ışımasını soğurup atmosferde tutar.
- Tutucu gazın derişimi arttıkça atmosferde kalan ısı da artar. Beklenen etki, sera etkisinin güçlenmesi ve ortalama sıcaklığın yükselmesidir.
- Denetleyelim: bu, sera etkisinin kendisinin kötü olduğu anlamına gelmiyor ✓ — sorun doğal düzeyin üstüne çıkması.
Sık yapılan hata: "Sera etkisi zayıflar." demek. Zayıflaması için sera gazı derişiminin AZALMASI gerekirdi; grafikte ise derişim sürekli artıyor.
11. sorunun çözümü
Kartlar ölçülebilirliği, kaynakta azaltmayı ve atık ilişkisini tek bir sonuçta birleştirir.
- Üç kartı okuyalım: salım kaynağında azaltılır, ayak izi ölçülebilir, atom ekonomisi atığı belirler.
- İkinci kart ölçmeyi getiriyor: çevresel yük bir izlenim değil sayıdır; su ayak izi de emisyon da atom ekonomisi de hesaplanabilir.
- Birinci ve üçüncü kartlar bu sayının nasıl küçültüleceğini söylüyor: salımı kaynağında kesmek ve atom ekonomisi yüksek bir üretim yolu seçmek. En kapsayıcı sonuç, yükün ölçülebildiği için seçimlerle azaltılabildiğidir.
- Denetleyelim: üç kart aynı zinciri kuruyor ✓ — önce ölç, sonra seçimle azalt.
Sık yapılan hata: "Çevresel yük ölçülemez." demek. İkinci kart tam TERSİNİ söylüyor: ayak izi ölçülebilir; ölçülemeseydi azaltmanın başarılıp başarılmadığı da bilinemezdi.
12. sorunun çözümü
60 g suda 24 g tuz çözünüyorsa 100 g suda $24 \cdot \frac{100}{60} = 40$ g çözünür; çözünürlük 40’tır.
- Çözünürlük 100 g çözücü başına tanımlanır; verilen su 60 g olduğu için 100 g’a çevirmeliyiz.
- Orantı kuralım: 60 g su → 24 g tuz; 100 g su → $x$ g tuz.
- $x = \dfrac{24 \cdot 100}{60} = \dfrac{2400}{60} = 40$ g.
- Denetleyelim: 1 g suda $24/60 = 0{,}4$ g çözünüyor; $0{,}4 \cdot 100 = 40$ ✓.
Sık yapılan hata: 24 seçeneği. 24 g, 60 g sudaki miktardır; çözünürlük 100 g su başına verildiğinden bu değer ölçeğe çevrilmeden cevap olamaz.
13. sorunun çözümü
Toz ve küp şekerin çözünürlüğü aynıdır; toz şekerde temas yüzeyi büyük olduğu için yalnız çözünme hızı artar.
- Çözünürlük maddenin cinsine, çözücüye ve sıcaklığa bağlı bir sınırdır; iki durumda da madde şeker, çözücü su ve sıcaklık aynı.
- Öyleyse iki şekilde de 100 g suda çözünebilecek en çok şeker miktarı aynıdır.
- Toz şekerde tanecikler küçük olduğu için suyla temas eden toplam yüzey çok daha büyüktür; aynı anda daha çok tanecik çözünür, sınıra daha çabuk ulaşılır.
- Denetleyelim: yeterince beklenirse küp şeker de tamamen çözünür ve iki bardakta aynı tatlılık oluşur ✓ — fark sonuçta değil süredeydi.
Sık yapılan hata: "Toz şekerin çözünürlüğü daha büyüktür" seçeneği. Hızla sınırı karıştırmaktır; toz şeker sınıra daha çabuk ulaşır ama o sınır, yani 100 g suda çözünebilecek en çok miktar, iki durumda da aynıdır.
14. sorunun çözümü
Doğal sera etkisi yeryüzünü yaşanabilir sıcaklıkta tutar; sorun bu etkinin aşırı güçlenmesidir.
- Öğrencinin yargısındaki sözcüğe dikkat edelim: "tümüyle" zararlı. Bu, olayın her düzeyde kötü olduğunu söylüyor.
- Oysa sera etkisi doğal bir olaydır ve insandan önce de vardı. Hiç olmasaydı yerin yaydığı ısı tümüyle uzaya kaçar, yeryüzünün ortalama sıcaklığı donma noktasının çok altına inerdi.
- Öyleyse etkinin kendisi zararlı değil, yaşam için gerekli. Sorun, insan kaynaklı salımlarla doğal düzeyin üstüne çıkması; hata dereceyi hesaba katmamaktır.
- Denetleyelim: ünitedeki bütün sorular derişimdeki ARTIŞI soruyordu ✓ — etkinin varlığını değil.
Sık yapılan hata: "Sera etkisi soğutur." demek. Sera etkisi atmosferi ISITIR; öğrencinin hatası etkinin yönünde değil, doğal düzeydeki etkiyi de zararlı saymasındadır.
15. sorunun çözümü
Mikro ölçekli deneyde daha az kimyasal kullanıldığı için su ayak izi de küçüktür.
- Tablonun kurgusu şu: solda deney ölçeği, ortada harcanan kimyasal, sağda su ayak izi.
- Dolu satır: makro ölçekli → çok kimyasal, büyük su ayak izi. İki sütun aynı yönde gidiyor.
- Bağlantıyı kuralım: kimyasal miktarı azalınca hem çözelti hazırlamak hem cam malzemeyi yıkamak hem de atığı seyreltmek için gereken su azalır. Mikro ölçekte su ayak izi küçüktür.
- Denetleyelim: su ayak izi bütün aşamalardaki suyu sayıyor ✓ — yıkama ve seyreltme de bu hesaba giriyor.
Sık yapılan hata: Büyük demek. Bu, ÜST SATIRDA makro ölçek için zaten yazılmış; mikro ölçekte kimyasal az olduğu için su ayak izi küçüktür.
16. sorunun çözümü
Isınan çözücü tanecikleri daha hızlı hareket edip katının taneciklerini daha kolay ayırdığı için katıların çözünürlüğü genellikle sıcaklıkla artar.
- Bir katının çözünmesi için katıdaki tanecikleri bir arada tutan çekimin yenilmesi ve taneciklerin çözücü arasına dağılması gerekir.
- Sıcaklık artınca çözücü tanecikleri daha hızlı hareket eder, katının yüzeyine daha enerjik çarpar; taneciklerin kopması kolaylaşır.
- Çözünme çoğu katı için ısı alan (endotermik) bir süreç olduğundan ısıtma, daha çok maddenin çözeltide kalmasını da sağlar.
- Denetleyelim: #15738 grafiğindeki katı için 20 °C’de 32 g, 40 °C’de 48 g çözünüyor ✓ — sıcaklık arttıkça sınır yükseliyor.
Sık yapılan hata: "Basıncın artması" seçeneği. Basınç katı ve sıvıların çözünürlüğünü neredeyse hiç etkilemez, yalnız gazları etkiler; ayrıca ısıtılan açık kapta basınç değişmez.
17. sorunun çözümü
Asit yağmurları göl suyunun pH’ını düşürür ve su canlılarına zarar verir.
- Tablonun kurgusu şu: solda etkilenen, sağda sonucu.
- Dolu satır: mermer yapılar → aşınır. Asit mermerle tepkimeye giriyor ve taşı çözüyor.
- Göl suyunda ise asit çözünür; çözeltinin asitliği arttıkça pH sayısı düşer. Belirli bir pH aralığına uyarlanmış su canlıları bu değişimden zarar görür.
- Denetleyelim: pH ölçeğinde küçük sayı daha asidik demek ✓ — asit eklenince değer yükselmez.
Sık yapılan hata: "pH yükselir." demek. pH ölçeğinde asitlik arttıkça sayı KÜÇÜLÜR; asit yağmuru göle karışınca pH yükselmez, düşer.
18. sorunun çözümü
Atom ekonomisi, ürün kütlesinin girenlerin toplam kütlesine oranıdır: 36 ÷ 45 = %80.
- Oranın hangi yönde kurulacağını belirleyelim. Atom ekonomisi girenlerin ne kadarının ürüne dönüştüğünü söyler; öyleyse ürün paya, girenlerin toplamı paydaya gelir.
- Değerleri yerleştirelim: 36 ÷ 45. İkisi de 9’a bölündüğü için sadeleştirelim: 4 ÷ 5 = 0,80.
- Yüzdeye çevirelim: atom ekonomisi %80’dir.
- Denetleyelim: atığa giden pay 45 − 36 = 9 g ✓ — bu da %20; ikisi %100 ediyor.
Sık yapılan hata: 125 demek. Bu değer, bölme TERS yönde yapılınca (45 ÷ 36) çıkar; ürün girenlerden ağır olamayacağı için atom ekonomisi %100’ü geçemez.
19. sorunun çözümü
Ozon azalımından sorumlu olan kloroflorokarbonlardır; su buharının böyle bir etkisi yoktur.
- Tablonun kurgusu şu: solda madde, sağda ozon tabakasına etkisi.
- Dolu satır: kloroflorokarbonlar → ozonu parçalar. Bu bileşikler stratosferde klor atomu açığa çıkarır ve klor, ozon moleküllerini parçalar.
- Su buharı atmosferde doğal olarak bulunur ve bu tepkime zincirinde yer almaz; ozonu parçalayıcı bir etkisi yoktur.
- Denetleyelim: ozon azalımına karşı alınan önlemler kloroflorokarbonları hedefliyor ✓ — su buharını değil.
Sık yapılan hata: "Ozonu parçalar" demek. Bu, ÜST SATIRDA kloroflorokarbonlar için zaten yazılmış; su buharının ozon tabakasına parçalayıcı etkisi yoktur.
20. sorunun çözümü
Temiz yakıta geçmek kirleticinin oluşmasını baştan engeller; filtre ise oluşanı tutar.
- Tablonun kurgusu şu: solda önlem, sağda kirliliği nerede durdurduğu.
- Dolu satır: baca filtresi → salım noktasında. Filtre, kirletici zaten oluştuktan sonra devreye giriyor; görevi onu atmosfere çıkmadan yakalamak.
- Temiz yakıtta ise kirletici hiç oluşmaz. Müdahale filtreden bir adım önceye, kirleticinin doğduğu kaynağa taşınır. Tabloyu tamamlayan karşılık budur.
- Denetleyelim: filtrede tutulan kirletici bir atık olarak elde kalıyor ✓ — kaynakta önlemede böyle bir atık doğmuyor.
Sık yapılan hata: "Salım noktasında" demek. Bu, ÜST SATIRDA baca filtresi için zaten yazılmış; temiz yakıt, kirleticinin hiç oluşmadığı kaynakta durdurur.