8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
| Davranış | Sonuç |
|---|---|
| Gereksiz su tüketimi | Kaynakların azalması |
| Bilinçli tüketim | Kaynakların korunması |
Tabloda iki tüketim davranışı ve sonucu karşılaştırılmıştır. Tabloya göre emanet bilinci taşıyan bir kişinin tercih etmesi beklenen davranış hangisidir ve neden?
- A Gereksiz tüketim; çünkü kaynaklar sınırsızdır.
- B Hiçbiri; tüketim davranışı önemsizdir.
- C İkisi de aynıdır.
- D Bilinçli tüketim; çünkü kaynaklar korunmalı ve sonraki nesillere bırakılmalıdır.
Sınıf başkanı, arkadaşı olduğu için bir öğrencinin kural ihlalini görmezden gelmiş, aynı ihlali yapan başka bir öğrenciyi ise öğretmene bildirmiştir. Bu davranış aşağıdaki değerlerden hangisine aykırıdır?
- A Adalet
- B Cömertlik
- C Tutumluluk
- D Sabır
Bir piknik dönüşü
Ormanda piknik yapan bir grup, çöplerini toplamış, ateşi tamamen söndürmüş ve dalları kırmadan alandan ayrılmıştır.
Yukarıdaki metinde anlatılan davranışlar, insanın doğayla ilişkisi bakımından hangi anlayışı yansıtır?
- A Doğanın sınırsızca tüketilebileceğini
- B Doğanın insandan bağımsız olduğunu
- C Doğanın insana emanet edildiğini ve korunması gerektiğini
- D Doğaya müdahale edilemeyeceğini
Kartlarda bu ünitede Kur'an'ın insana bakışıyla ilgili üç temel düşünce verilmiştir. Bu kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A İnsanın hiçbir görevi yoktur.
- B İnsan değerli olduğu için hiç sorgulanmaz.
- C Değeri akıl ve iradesinden gelen insan, seçimlerinin sonucunu üstlenir.
- D Akıl ile sorumluluk birbirinden bağımsızdır.
| Okul | Kitap bağış kampanyası | Kütüphanedeki kitap |
|---|---|---|
| A okulu | Yapıldı | 1.850 |
| B okulu | Yapılmadı | 640 |
Tabloda iki okulun kütüphane durumu karşılaştırılmıştır. Tabloya göre paylaşma ve dayanışma davranışı hakkında hangi sonuca ulaşılabilir?
- A Paylaşmanın somut bir sonucu yoktur.
- B Ortak katkı, herkesin yararlandığı bir imkân oluşturabilir.
- C Kütüphaneler bağışla büyümez.
- D Bağış yapmak kitapların azalmasına yol açar.
Sokakta karşılaştığı komşusuna selam veren, hâlini hatırını soran bir kişinin bu davranışının toplumsal ilişkilerdeki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
- A İlişkileri soğutur
- B Hiçbir etkisi yoktur
- C Yalnızlığı artırır
- D Sevgi ve güven bağını güçlendirir
Bir öğretmen, Kur'an'da aklını kullanmaya ve düşünmeye yapılan çağrılara dikkat çekmiştir. Bu çağrıların insan açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- A İnsanın hiçbir şeyi sorgulamaması
- B İnsanın öğrenmekten uzak durması
- C İnsanın yalnızca duyduğuna inanması
- D İnsanın düşünerek doğruyu bulma sorumluluğu taşıması
Sınıfta yaşananlar
Sınıfa farklı bir ülkeden yeni bir öğrenci gelmiştir. Arkadaşları onunla tanışmış, dilini öğrenmesine yardım etmiş ve oyunlara birlikte katılmıştır.
Yukarıdaki metinde öğrencilerin sergilediği tutum aşağıdaki değerlerden hangisiyle adlandırılır?
- A Kayıtsızlık
- B Farklılıklara saygı ve hoşgörü
- C Rekabetçilik
- D Kural tanımazlık
Kur'an-ı Kerim'de insan, evrendeki diğer varlıklardan farklı olarak akıl, irade ve sorumluluk gibi üstün özelliklerle donatılmış seçkin bir varlık olarak tantılır. Yüce Allah, insanı başıboş bırakmamış; ona doğru yolu göstermek için peygamberler ve ilahi kitaplar göndermiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Kur'an'ın insana yüklediği temel sorumluluklardan biri olarak değerlendirilemez?
- A Evrendeki varlıkları ve olayları akıl yoluyla sorgulayıp âyetlerin anlamını kavramaya çalışmak
- B Yaradanına karşı kulluk bilinciyle hareket edip ahlaki değerleri yaşantısında kılavuz edinmek
- C Kendi iradesi dışında yaratıldığı için hayatı boyunca hiçbir seçiminden sorumlu olmadığını kabul etmek
- D Yeryüzünü imar etmekle birlikte adalet, doğruluk ve iyiliği yaymak için çaba göstermek
Uzaktan gelen bir misafiri karşılayan aile, ona yer hazırlamış, ikramda bulunmuş ve yolculuğu için yardımcı olmuştur. Bu davranış kültürümüzde hangi değerle adlandırılır?
- A Misafirperverlik
- B Tutumluluk
- C Rekabet
- D Tarafsızlık
İslam dininin temel gayelerinden biri de toplumsal huzuru, adaleti ve dayanışmayı sağlamaktır. Bu doğrultuda zengin ile fakir arasındaki uçurumu kapatmayı amaçlayan yardımlaşma kurumları ve ibadetler hayata geçirilmiştir. Ancak dinimiz, sosyal yardımlaşmanın sadece maddî imkânlarla sınırlı kalmadığını, insanın çevresine karşı gösterdiği her güzel tutumun da bu kapsamda değerlendirilebileceğini bildirmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İslam'ın din ve sosyal hayat ilişkisinde öngördüğü dayanışma anlayışıyla doğrudan bağdaşmaz?
- A İhtiyaç sahiplerine verilecek sadakanın, onları küçük düşürmeden ve başa kakılmadan verilmesi
- B Toplumda huzursuzluğa yol açan ekonomik adaletsizliklerin zekât gibi ibadetlerle giderilmeye çalışılması
- C Güzel bir söz söylemenin veya insanlara tebessüm etmenin bile sadaka kabul edilmesi
- D Toplumsal yardımlaşmanın yalnızca maddî durumu zayıf olan akrabalarla sınırlı tutulması
Yüce Allah, insanı diğer varlıklardan farklı olarak akıl ve irade sahibi kılmamıştır; ayrıca onu yalnız bırakmamış, doğruyu yanlıştan ayırt etmesi için rehber kitaplar göndermiştir. Kur'an-ı Kerim, insanın yaratılış amacını bildiren, ona dünya ve ahiret mutluluğunun yollarını gösteren ilahi bir rehberdir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Kur'an'ın insanla olan ilişkisinde amaçlanan temel hususlardan biri değildir?
- A İyiye, doğruya ve güzele yönlendirmek
- B İnsana hayatın anlamını ve amacını açıklamak
- C İnsana düşünme ve akıl yürütme yetisini kazandırmak
- D Ahlaki değerleri öğretip yaşanılır kılmak
Kur'an-ı Kerim, insanı diğer varlıklardan ayıran birtakım özelliklere vurgu yapar. Ona akıl vermiş, irade lütfetmiş ve evrendeki her şeyi onun istifadesine sunmuştur. Ayrıca insanı ahlaki sorumluluk taşıyan, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilen şerefli bir varlık olarak konumlandırmıştır.
Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- A İnsan, evrendeki diğer canlılarla tamamen aynı sorumluluk düzeyine sahiptir.
- B Akıl ve irade sahibi olmak insan için bir sorumluluk değil, yalnızca bir ayrıcalıktır.
- C İnsanın varoluşundaki asıl amaç sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamaktır.
- D Kur'an'a göre insan, irade sahibi ve değer verilen onurlu bir varlıktır.
Bir öğrenci "İbadetlerimi yapıyorum ama arkadaşlarıma kaba davranmamın bir sakıncası yok." demiştir. Din Kültürü dersinde ibadet ile ahlakın birbirinden ayrılamayacağı anlatılmıştır. Buna göre öğrencinin sözü için ne söylenebilir?
- A Doğrudur, ibadet ile davranışın ilgisi yoktur.
- B Doğrudur, ahlak yalnızca büyükleri ilgilendirir.
- C Yanlıştır, ibadetin amacı güzel ahlakı da geliştirmektir.
- D Yanlıştır, çünkü ibadet etmek gereksizdir.
Dinimiz, bireylerin birbirine destek olmasını, zor durumda olanların gözetilmesini ve toplumda sevgi bağlarının güçlendirilmesini öğütler. Bu doğrultuda yapılan maddi ve manevi yardımlar, toplumsal huzurun sağlanmasında önemli bir rol oynar.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi dinin sosyal hayata kazandırdığı olumlu değerlerden biri değildir?
- A İnsanlar arasında ekonomik uçurumları tamamen yok ederek herkesi zengin kılmak
- B İhtiyaç sahiplerine yardъm ederek toplumsal dayanışmayı artırmak
- C Komşuluk ilişkilerini güçlendirmek ve karşılıklı güven ortamı oluşturmak
- D Bireylerin bencilce davranmak yerine paylaşımcı bir kişilik kazanmasını sağlamak
Kartlarda topluca kılınan üç namaz verilmiştir. Bu namazların ortak yönü, insanların bir araya gelmesini sağlamalarıdır. Kartlara göre bu namazların toplumsal açıdan en belirgin katkısı hangisidir?
- A İnsanları bir araya getirip dayanışmayı güçlendirmesi
- B Kişinin yalnız kalmasını sağlaması
- C Ticareti düzenlemesi
- D Mevsimleri belirlemesi
Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de insanı en güzel biçimde yarattığını, ona akıl ve irade gibi eşsiz yetenekler bahşettiğini bildirmiştir. Kur'an, insanın evrendeki konumunu ve sorumluluklarını belirlerken onun hem potansiyeline hem de bu potansiyeli doğru yönde kullanması gerektiğine dikkat çeker. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Kur'an'ın insana yüklediği temel sorumluluklardan biri olarak değerlendirilemez?
- A Evrendeki varlıklar üzerinde düşünerek yaratılışın amaçlarını kavramaya çalışmak
- B Sahip olduğu nimetleri ve yetenekleri ilahi rızaya uygun bir şekilde kullanmak
- C İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak suretiyle toplumsal huzura katkı sunmak
- D Kendi iradesinden bağımsız olarak belirlenmiş olan kaderini değiştirmek için gayret etmek
İslam dini, bireylerin sadece kendi çıkarlarını düşünen yalnız varlıklar olmasını yasaklamış; toplumun tüm kesimleri arasında sevgi, saygı ve yardımlaşma köprüleri kurmuştur. Zekât, sadaka ve infak gibi ibadetler toplumsal huzurun teminatıdır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi dinin sosyal hayata olan bu olumlu etkilerinden biri olarak değerlendirilemez?
- A Toplumdaki gelir dağılımı dengesizliklerini hafifleterek ekonomik adalete katkı sağlaması
- B Bireylerin dünya malına olan hırsını artırarak sadece bireysel servet biriktirmesini teşvik etmesi
- C Zengin ile fakir arasındaki uçurumu azaltarak sosyal dayanışmayı güçlendirmesi
- D İhtiyaç sahiplerinin umutsuzluğa kapılmasını önleyerek toplumsal barışı ve güven ortamını pekiştirmesi
| Kurum | Sunduğu hizmet |
|---|---|
| İmaret | Ücretsiz yemek |
| Şifahane | Sağlık hizmeti |
| Kervansaray | ? |
Tabloda tarihimizdeki üç yardım kurumu ve sundukları hizmet eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre soru işaretli yere hangi hizmet gelmelidir?
- A Ücretsiz yemek dağıtımı
- B Yolcuların güvenli konaklaması
- C Cerrahi ameliyat
- D Kitap basımı
Bir ibadetin özellikleri
Haftada bir gün öğle vaktinde topluca kılınır; öncesinde cemaate bir konuşma yapılır ve genellikle toplumu ilgilendiren konular anlatılır.
Yukarıdaki kutuda özellikleri verilen ibadetin toplumsal işlevi bakımından öne çıkan yönü hangisidir?
- A Kişiyi topluluktan uzaklaştırması
- B Yalnızca kişisel bir arınma olması
- C Cemaati bilgilendirip ortak konularda buluşturması
- D Ticareti düzenlemesi
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Tabloda bilinçli tüketimin kaynakları koruduğu görülmektedir; emanet bilinci bu tercihi gerektirir.
- Ne soruluyor: emanet bilinci taşıyan kişinin tercihi ve gerekçesi.
- Tabloda gereksiz su tüketimi kaynakların azalmasına, bilinçli tüketim kaynakların korunmasına yol açıyor.
- Emanet bilinci, kullanılan şeyi koruyup sonrakilere de bırakmayı gerektirir.
- Tercih bilinçli tüketimdir, gerekçe kaynakların korunmasıdır. Denetleme: C "ikisi de aynı" diyor; tablodaki sonuçlar tam tersidir.
- Sık yapılan hata: A şıkkı. "Kaynaklar sınırsızdır" varsayımı tablodaki "kaynakların azalması" sonucuyla doğrudan çelişir.
2. sorunun çözümü
Aynı durumda olan kişilere farklı davranmak adalet ilkesine aykırıdır.
- Ne soruluyor: sınıf başkanının davranışının aykırı olduğu değer.
- Aynı kural ihlalini iki öğrenci yapmıştır.
- Başkan arkadaşı olanı görmezden gelmiş, ötekini bildirmiştir; aynı durumda iki farklı ölçü kullanmıştır.
- Aynı duruma aynı ölçüyü uygulamamak adalete aykırıdır. Denetleme: davranışta vermek, biriktirmek ya da beklemek yok; B, C ve D konuyla ilgisiz.
- Sık yapılan hata: arkadaşlığı korumayı iyi bir değer sanıp davranışı haklı görmek; ölçü kişiye göre değişince adalet bozulur.
3. sorunun çözümü
Çöp toplamak, ateşi söndürmek ve zarar vermemek doğayı emanet sayan bir anlayışın göstergesidir.
- Ne soruluyor: piknikçilerin davranışının yansıttığı doğa anlayışı.
- Grup çöplerini toplamış, ateşi tamamen söndürmüş ve dalları kırmamıştır.
- Üç davranış da doğaya zarar vermemeye ve alanı korumaya yöneliktir.
- Bu, doğanın insana emanet edildiği ve korunması gerektiği anlayışıdır. Denetleme: A sınırsız tüketimi, D ise piknik yapmayı bile dışarıda bırakan bir anlayışı anlatır; metinle çelişir.
- Sık yapılan hata: D şıkkı. Doğayı korumak hiç dokunmamak sanılıyor; grup doğayı kullanmış ama zarar vermemiştir.
4. sorunun çözümü
Üç kart birlikte okunduğunda, değeri akıl ve iradesinden gelen ve bu yüzden seçiminin sonucunu üstlenen insan tablosu ortaya çıkar.
- Ne soruluyor: üç kartın birlikte gösterdiği en kapsayıcı sonuç.
- Birinci kart insanın değerli olduğunu, ikinci kart aklını kullandığını söylüyor.
- Üçüncü kart insanın yaptığından sorumlu olduğunu ekliyor.
- Üçünü birleştiren yargı: değeri akıl ve iradesinden gelen insan, seçimlerinin sonucunu üstlenir. Denetleme: A ve B üçüncü kartla, D ikinci ve üçüncü kartın birlikteliğiyle çelişir.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. "Değerli" olmak sorumluluktan muaf olmak sanılıyor; kartlar değeri ve sorumluluğu birlikte veriyor.
5. sorunun çözümü
Kampanya yapılan okulda kitap sayısı belirgin biçimde yüksektir; ortak katkı herkesin yararlandığı bir imkâna dönüşmüştür.
- Ne soruluyor: iki okulun karşılaştırmasından paylaşma hakkında çıkan sonuç.
- A okulunda bağış kampanyası yapılmış, kütüphanede 1.850 kitap var.
- B okulunda kampanya yapılmamış, kütüphanede 640 kitap var; fark 1.210 kitaptır.
- Farkın kaynağı ortak katkıdır ve bu kitaplardan bütün öğrenciler yararlanır. Denetleme: A ve C tablodaki büyük farkla, D kitap sayısının artmasıyla çelişir.
- Sık yapılan hata: D şıkkı. Bağış yapan kişinin kitabı elinden çıkar diye kitapların azaldığını sanmak; ortak kütüphanede toplam artar.
6. sorunun çözümü
Selamlaşmak ve hâl hatır sormak insanlar arasında sevgi ve güven bağını güçlendiren küçük ama etkili davranışlardır.
- Ne soruluyor: selamlaşıp hâl hatır sormanın ilişkilerdeki karşılığı.
- Kişi komşusuyla karşılaşınca iletişim kuruyor ve ona ilgi gösteriyor.
- İlgi gören insan kendini değerli ve güvende hisseder; bu duygu karşılıklıdır.
- Küçük ama sürekli davranışlar sevgi ve güven bağını güçlendirir. Denetleme: A ve C tam tersini söyler; B davranışın etkisini yok sayar.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. Selam küçük bir davranış olduğu için etkisiz sanılıyor; ilişkiler en çok bu gündelik davranışlarla kurulur.
7. sorunun çözümü
Aklı kullanmaya yapılan çağrı, insanın düşünerek doğruyu araması ve bulduğundan sorumlu olması anlamına gelir.
- Ne soruluyor: düşünmeye yapılan çağrıların insan açısından sonucu.
- Düşünmeye çağrılan kişiden olayları incelemesi ve yargıya kendisi varması beklenir.
- Düşünme gücü verilen kişi, doğruyu araştırmaktan da sorumlu olur.
- Sonuç: insan düşünerek doğruyu bulma sorumluluğu taşır. Denetleme: A, B ve C düşünmeyi ya da öğrenmeyi bırakmayı anlatıyor; çağrının tam tersidir.
- Sık yapılan hata: C şıkkı. "İnanmak" sözcüğü tanıdık geldiği için seçiliyor; oysa çağrı duyduğunu sorgulamadan kabul etmeyi değil, akılla düşünmeyi öğütlüyor.
8. sorunun çözümü
Farklı bir kültürden gelen kişiyi dışlamadan kabul etmek ve ona destek olmak hoşgörü ve saygının göstergesidir.
- Ne soruluyor: yeni öğrenciye karşı sergilenen tutumun adı.
- Öğrenci farklı bir ülkeden gelmiş; dili ve kültürü sınıftakilerden farklıdır.
- Arkadaşları onu dışlamamış: tanışmış, dilini öğrenmesine yardım etmiş, oyunlara katmışlardır.
- Farklılığı kabul edip onu toplulukla kaynaştırmak saygı ve hoşgörüdür. Denetleme: A ilgisizliktir, oysa arkadaşları ilgilenmiştir.
- Sık yapılan hata: C şıkkı. Oyunlara katılım rekabeti çağrıştırıyor; burada amaç yarışmak değil yeni arkadaşı aralarına almaktır.
9. sorunun çözümü
- Soru metninde Kur'an-ı Kerim'in insana akıl, irade ve sorumluluk gibi üstün özellikler verdiği, onu başıboş bırakmayıp peygamberler ve kitaplar gönderdiği belirtilmiştir. Bu durum insanın özgür iradesiyle tercih yaptığı ve bu tercihlerden hesaba çekileceği anlamına gelir.
- A seçeneğinde yer alan "akıl yoluyla sorgulayıp âyetlerin anlamını kavramak" Kur'an'ın insana yüklediği temel sorumluluklardandır; çünkü ayetlerde sıkça aklın kullanılması istenir.
- B seçeneğindeki "Yaradanına karşı kulluk bilinciyle hareket etmek ve ahlaki değerleri kılavuz edinmek" insanın yaratılış gayesi ve temel sorumluluğudur.
- D seçeneğindeki "yeryüzünü imar etmek, adalet, doğruluk ve iyiliği yaymak" Kur'an'ın insana yüklediği toplumsal ve evrensel ödevler arasındadır.
- C seçeneğinde ise insanın "hiçbir seçiminden sorumlu olmadığını kabul etmesi" gerektiği söylenmektedir. Bu ifade, insanın irade sahibi ve sorumlu bir varlık olduğu gerçeğiyle tamamen çelişmektedir. Bu nedenle C seçeneği doğru yanıt olarak değerlendirilemez.
10. sorunun çözümü
Misafiri ağırlamak, ikramda bulunmak ve ihtiyacını gözetmek misafirperverlik değeriyle adlandırılır.
- Ne soruluyor: misafiri ağırlayan ailenin davranışını adlandıran değer.
- Aile misafire yer hazırlamış ve ikramda bulunmuştur.
- Yolculuğu için de yardım etmiş, yani misafirin ihtiyacını baştan sona gözetmiştir.
- Misafiri hoş karşılamak, ağırlamak ve ihtiyacını gözetmek misafirperverliktir. Denetleme: davranışta birikim yapmak ya da yarışmak yok.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. İkram harcama gerektirdiği için tutumlulukla karıştırılıyor; tutumluluk idareli harcamaktır, misafiri ağırlamak değil.
11. sorunun çözümü
- Soru metninde, İslam dininin sosyal yardımlaşmaya büyük önem verdiği, bunun yalnızca maddi imkânlarla sınırlı olmayıp güzel söz ve tebessüm gibi manevi tutumları da kapsadığı vurgulanmıştır.
- A seçeneğinde yer alan sadakanın incitmeden verilmesi ilkesi, İslam'ın yardımlaşma adabıyla ve sosyal adalet anlayışıyla doğrudan bağdaşır.
- C seçeneğinde belirtilen 'güzel söz söylemek ve tebessüm etmek sadakadır' anlayışı, dinimizin yardımlaşmayı manevi boyutla zenginleştirdiği kuralıyla birebir uyuşmaktadır.
- B seçeneğinde ifade edilen zekât ibadetinin ekonomik adaletsizlikleri gidermedeki rolü, din ve sosyal hayat ilişkisinin temel amaçları arasındadır.
- D seçeneğinde ise toplumsal yardımlaşmanın yalnızca akrabalarla sınırlı tutulması gerektiği savunulmuştur. Oysa İslam, komşuları, yoksulları ve tüm ihtiyaç sahiplerini gözetmeyi emreder; bu nedenle bu ifade yardımlaşma anlayışıyla bağdaşmaz.
12. sorunun çözümü
- Kur'an-ı Kerim, Yüce Allah'ın insanlara gönderdiği son ilahi rehberdir ve temel amacı insanı dünya ile ahirette mutluluğa ulaştırmaktır.
- B seçeneğinde yer alan 'hayatın anlamını ve amacını açıklamak' ifadesi, Kur'an'ın insan yaratılışını ve varoluş gayesini açıklama işleviyle doğrudan örtüşmektedir.
- A seçeneğindeki 'iyiğe, doğruya ve güzele yönlendirmek' ve D seçeneğindeki 'ahlaki değerleri öğretip yaşanılır kılmak' maddeleri de Kur'an'ın ana rehberlik ilkeleri arasındadır.
- C seçeneğinde yer alan 'insana düşünme ve akıl yürütme yetisini kazandırmak' ifadesi yanlıştır; çünkü insan bu yetiyle (akılla) doğuştan donatılmıştır. Kur'an akıl 'kazandırmaz', aksine var olan aklın kullanılmasını ve doğruya yönlendirilmesini ister. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
13. sorunun çözümü
- Metinde Kur'an-ı Kerim'in insana akıl ve irade verdiği, onu iyiyi kötüyü ayırt edebilen şerefli bir varlık olarak konumlandırdığı ifade edilmiştir.
- A seçeneği, insanın diğer canlılarla aynı sorumluluğa sahip olduğunu söyleyerek metinle çeliştiği için elenir.
- C seçeneği, insanın amacını yalnızca maddi ihtiyaçlara indirgediği için metindeki manevi ve ahlaki vurgularla uyuşmaz, bu yüzden yanlıştır.
- B seçeneği, akıl ve iradenin bir sorumluluk olmadığını iddia ettiği için metnin "ahlaki sorumluluk taşıyan" ifadesiyle çelişmektedir.
- D seçeneği, insanın irade sahibi ve onurlu bir varlık olduğunu vurgulayan metinle tamamen örtüşmektedir; bu nedenle doğru cevap D şıkkıdır.
14. sorunun çözümü
İbadetler kişiyi güzel ahlaka yöneltmeyi amaçlar; ibadet ederken kötü davranışı sürdürmek bu amaçla bağdaşmaz.
- Ne soruluyor: ibadet ile davranışı ayıran sözün değerlendirmesi.
- Öğrenci ibadetlerini yaptığını ama kaba davranmasının sakıncası olmadığını söylüyor.
- Derste ibadet ile ahlakın birbirinden ayrılamayacağı anlatılmış; ibadetlerin amaçlarından biri kişinin davranışlarını güzelleştirmektir.
- İbadet ederken başkalarına kaba davranmak bu amaçla bağdaşmaz; söz yanlıştır. Denetleme: D ibadeti gereksiz sayıyor, derste anlatılanla da çelişir.
- Sık yapılan hata: D şıkkı. İki yanlış şıktan hangisinin gerekçesinin doğru olduğuna bakılmalı; sözün yanlışlığı ibadetten değil ibadetle ahlakı ayırmasından gelir.
15. sorunun çözümü
- Dinimiz, bireyler arasında yardımlaşmayı, paylaşmayı ve toplumsal dayanışmayı emreder. Bu bağlamda yapılan her türlü maddi ve manevi yardım, toplumdaki sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirir.
- B seçeneğinde yer alan "toplumsal dayanışmayı artırmak" ifadesi, dinin sosyal hayata kazandırdığı temel değerlerden biridir.
- C seçeneğinde belirtilen "komşuluk ilişkilerini güçlendirmek ve güven ortamı oluşturmak" da dinimizin ahlaki öğretilerinin sosyal hayattaki yansımaları arasındadır.
- D seçeneğinde ifade edilen "bireylerin paylaşımcı bir kişilik kazanması" bencilliği önleyerek toplumsal huzura katkı sağlar.
- A seçeneğinde yer alan "herkesi zengin kılmak" dinin temel gayeleri arasında yer almaz; din, gelir dağılımında adaleti ve zekat/sadaka gibi yollarla yardımlaşmayı öğütler ancak tüm insanları eşit düzeyde zengin yapmayı amaçlamaz. Bu nedenle doğru cevap A şıkkıdır.
16. sorunun çözümü
Cemaatle kılınan namazlar insanları buluşturur; tanışma, hâl hatır sorma ve dayanışma bu buluşmayla güçlenir.
- Ne soruluyor: topluca kılınan namazların topluma katkısı.
- Cuma, bayram ve cenaze namazları cemaatle kılınır; insanlar aynı yerde buluşur.
- Buluşan insanlar tanışır, hâl hatır sorar, ihtiyacı olanı fark eder; bu, dayanışmayı güçlendirir.
- Denetleme: üç namazın ortak yönü bir araya getirmesidir; ticaret ya da mevsimlerle ilgileri yoktur.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. İbadetin kişisel yönü olsa da bu üç namaz toplu kılındığı için yalnız kalmayı değil buluşmayı sağlar.
17. sorunun çözümü
- Kur'an-ı Kerim'e göre insan, akıl ve irade sahibi onurlu bir varlık olarak yaratılmış ve bu doğrultuda çeşitli sorumluluklarla yükümlü kılınmıştır.
- A seçeneğinde yer alan evreni gözlemleyip düşünmek ve yaratılış gayesini kavramak, Kur'an'ın insana sıklıkla tavsiye ettiği temel bir eylemdir.
- C seçeneğinde belirtilen iyiliği yaymak ve kötülüğe engel olmak (emr-i bil-maruf nehy-i ani'l-münker), toplumsal sorumlulukların temelini oluşturur.
- B seçeneğinde ifade edilen akıl, beden ve mal gibi nimetleri ilahi rızaya uygun harcamak, kul bilincinin gereğidir.
- D seçeneğinde yer alan "kendi iradesinden bağımsız belirlenmiş kaderi değiştirmek" ifadesi inanç esaslarına aykırıdır; insan sadece kendi irade ve çabasından (emek ve tercihinden) sorumludur, bu nedenle D şıkkı Kur'an'ın insana yüklediği sorumluluklardan biri olarak değerlendirilemez.
18. sorunun çözümü
- Soru metninde İslam dininin bireyciliği yasakladığı, sevgi, saygı, yardımlaşma, zekât ve sadaka gibi ibadetlerle toplumsal huzuru amaçladığı vurgulanmıştır.
- A seçeneği, zekât ve sadaka gibi ibadetlerin gelir dağılımındaki uçurumu kapatarak ekonomik adalete katkı sağladığını belirtir; bu nedenle dinin sosyal hayata olumlu bir etkisidir.
- B ve D seçenekleri, yardımlaşmanın zengin ile fakir arasındaki mesafeyi azaltarak sosyal dayanışmayı ve barışı güçlendirdiğini ifade eder; bu da metinde bahsedilen olumlu etkiler arasındadır.
- B seçeneği ise bireylerin dünya malına hırs duyarak sadece kendi servetini artırmasını teşvik ettiğini söyler; oysa İslam dini bencilliği ve aşırı hırsı yasaklayıp paylaşmayı teşvik ettiği için bu ifade dinin olumlu etkilerinden biri olarak değerlendirilemez.
19. sorunun çözümü
Kervansaraylar yol güzergâhlarında yolcuların ve kervanların güvenle konaklamasını sağlayan yapılardır.
- Ne soruluyor: kervansarayın sunduğu hizmet.
- Tablodaki öteki iki satır örneği verir: imaret ücretsiz yemek, şifahane sağlık hizmeti sunar.
- Kervansaraylar ticaret yollarının üzerine, birbirine yaklaşık bir günlük yol mesafede kurulurdu.
- Yolcular ve kervanlar gece burada güvenle konaklardı. Denetleme: yemek imaretin, ameliyat şifahanenin satırıdır; A ve C başka kurumların hizmetidir.
- Sık yapılan hata: A şıkkı. Kervansaraylarda da yemek verilebilirdi, ama kurumun asıl işlevi yol üzerinde güvenli konaklamaydı.
20. sorunun çözümü
Cuma namazında okunan hutbe cemaati ortak konular üzerinde bilgilendirir; ibadet aynı zamanda bir buluşma ve bilgilenme ortamıdır.
- Ne soruluyor: kutudaki ibadetin toplumsal işlevi.
- Haftada bir, öğle vaktinde topluca kılınan ve öncesinde konuşma yapılan ibadet cuma namazıdır.
- Topluca kılınması insanları buluşturur; öncesindeki konuşma, yani hutbe, cemaati ortak konularda bilgilendirir.
- İki özellik birlikte buluşturma ve bilgilendirme işlevini öne çıkarır. Denetleme: A topluca kılınmayla çelişir; B kutudaki konuşma bilgisini atlar.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. İbadetin kişisel yönü doğrudur, ama soru kutudaki özelliklere göre TOPLUMSAL işlevi soruyor.