8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Bir öğrenci "Kader ile kaza arasındaki fark nedir?" diye sormuş, öğretmeni ikisinin aynı olayın iki ayrı yönünü anlattığını söylemiştir. Buna göre kaza kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A Olayların hiç değişmeden yazılmasını
- B Takdir edilenin zamanı gelince gerçekleşmesini
- C İnsanın hiçbir sorumluluğunun olmamasını
- D Yalnızca kötü olayların yaşanmasını
İslam inancına göre insan, sınırlı bir iradeye sahip olan ve bu iradesiyle seçim yapabilen bir varlıktır. Allah, insanın neyi tercih edeceğini önceden bilse de ona seçimlerinde özgürlük tanımıştır. Bu durum, insanın kendi tercihlerinden sorumlu tutulmasının temel dayanağıdır.
Buna göre, aşağıdaki durumlardan hangisi insanın kendi "cüzi iradesiyle" doğrudan ilişkilidir?
- A Doğduğu aileyi ve biyolojik özelliklerini belirlemesi
- B Dünyaya geleceği coğrafi bölgeyi seçmesi
- C Yalan söylemekten kaçınıp dürüst bir hayat tarzını seçmesi
- D Kalbinin atış hızı ve nefes alıp verme gibi istemsiz eylemleri
Bir kavramın tanımı
Gerekli hazırlığı yaptıktan, elinden geleni ortaya koyduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na güvenmek.
Yukarıdaki kutuda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A Kaza
- B Ecel
- C Tevekkül
- D Rızık
Tarih boyunca İslam medeniyetine mensup pek çok ilim insanı, kendilerinden önceki medeniyetlerin birikimlerini incelemiş ve bunlara özgün katkılar sunarak bilimin gelişmesine öncülük etmiştir. Özellikle tıp, astronomi, matematik ve coğrafya gibi alanlarda yazdıkları eserler yüzyıllarca Avrupalı üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İslam bilginlerinin ortak özelliklerinden biri olarak gösterilemez?
- A Bilimsel çalışmalarda deney, gözlem ve araştırmaya önem vermeleri
- B Yalnızca dini ilimlerle ilgilenip pozitif bilimleri tamamen dışlamaları
- C Farklı medeniyetlerin bilgi birikimini tercüme ve tenkit yoluyla geliştirmeleri
- D İnsanlığın ortak kültürel mirasına kalıcı eserlerle katkı sağlamaları
Bir apartmanda yaşananlar
Yan dairede oturan yaşlı komşu hastalanmış; apartman sakinleri sırayla alışverişini yapmış, yemek götürmüş ve hastaneye götürüp getirmiştir.
Yukarıdaki metinde anlatılan davranışlar dinî ve ahlaki değerlerimiz açısından hangi başlık altında değerlendirilir?
- A Ticari ortaklık
- B Miras paylaşımı
- C Resmî görev
- D Komşuluk hakkını gözetmek
Selden zarar gören bir köye çevre illerden gönüllüler gelmiş; kimi barınma, kimi yiyecek, kimi temizlik konusunda yardım etmiştir. Bu tablo aşağıdaki kavramlardan hangisiyle en iyi açıklanır?
- A Toplumsal dayanışma
- B Bireysel rekabet
- C Ticari yatırım
- D Bilimsel araştırma
İslam medeniyetinde yetişen bilim insanları, önceki medeniyetlere ait bilgileri incelemiş, bunları eleştirel bir gözle ele alarak geliştirmiş ve kendi özgün gözlem ve deneyleriyle bilime evrensel katkılar sunmuşlardır. Özellikle Abbasiler döneminde başlatılan Beytü'l-Hikme'deki çalışmalar, bu sürecin en somut örneklerinden biridir. Bu anlayışa sahip bir bilim insanından aşağıdakilerden hangisini yapması beklenmez?
- A Ulaşılan bilgilerin mutlak ve değiştirilemez olduğunu savunarak sorgulamayı bırakması
- B Bilimsel çalışmalarda deney ve gözlem yöntemine ağırlık vermesi
- C Farklı medeniyetlerin birikimlerinden yararlanıp bunları geliştirmesi
- D İnsanlığın ortak refahı ve yararı için yeni buluşlar yapması
İslam medeniyetinde yetişen bilim insanları, önceki medeniyetlere ait eserleri incelemiş, bunların üzerine kendi gözlem ve deneylerini ekleyerek evrensel bilimin gelişmesine büyük katkı sağlamışlardır. Özellikle astronomi, tıp ve coğrafya gibi alanlarda yaptıkları öncü çalışmalar, sonraki yüzyıllarda Avrupa'daki bilimsel gelişmelere zemin hazırlamıştır.
Buna göre, İslam bilginlerinin bilim ve kültür tarihine yaptıkları katkılarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A Bilimsel çalışmalarda yalnızca kendi dönemlerindeki bilgileri esas almışlar, geçmiş birikim yok sayılmıştır.
- B Deney ve gözleme dayalı yöntemleri benimseyerek pozitif bilimlerin gelişimini hızlandırmışlardır.
- C Farklı medeniyetlerin birikimlerini tercüme ve şerh yoluyla geliştirerek evrenselleştirmişlerdir.
- D Tıp ve astronomi gibi alanlarda yazdıkları eserler uzun yıllar boyunca temel başvuru kaynağı olmuştur.
Kartlarda dört davranış verilmiştir. Bunlardan üçü başkasının hakkına zarar veren, biri ise hakkı gözeten davranıştır. Kartlara göre başkasının hakkına zarar VERMEYEN davranış hangisidir?
- A Sıra kapmak
- B Söz kesmek
- C Ödünç alıp geri vermemek
- D Sıraya girmek
İnsanın ayırt edici yönleri
İnsan; akıl sahibi olması, seçim yapabilmesi ve kendisine sorumluluk verilmiş bulunması yönüyle öteki canlılardan ayrılır.
Yukarıdaki kutuda insanın öteki canlılardan ayrılan yönleri sıralanmıştır. Bu bilgilere göre insanın değerini belirleyen temel unsur hangisidir?
- A Akıl, irade ve sorumluluk taşıması
- B Boyu ve gücü
- C Yaşadığı bölge
- D Sahip olduğu mal
İslam medeniyetinde ilim anlayışı, akılla nakli birleştiren, gözlem ve deneye dayalı evrensel bir nitelik taşımıştır. Bu dönemde yetişen âlimler sadece kendi alanlarında kalmamış, kendilerinden önceki medeniyetlerin birikimlerini tercüme edip geliştirerek modern bilimin temellerini atmışlardır. Örneğin bir İslam bilgini, optik alanındaki öncü çalışmalarıyla görme olayının gözden nesneye gelen ışınlarla değil, nesneden göze gelen ışıkla gerçekleştiğini ispatlamış ve karanlık oda deneyiyle modern fotoğrafçılığın ve teleskobun temelini oluşturmuştur.
Bu parçada sözü edilen ve optik biliminin kurucusu kabul edilen İslam bilgini aşağıdakilerden hangisidir?
- A İbn Sina
- B İbnü'l-Heysem
- C Harezmi
- D Biruni
| Âlim | Öne çıktığı alan |
|---|---|
| İbnü'l-Heysem | Optik |
| Uluğ Bey | Astronomi |
| Bîrûnî | ? |
Tabloda üç âlim ve öne çıktıkları alan eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre soru işaretli yere hangi alan gelmelidir?
- A Mimarlık
- B Musiki
- C Coğrafya ve astronomi
- D Hat sanatı
Astronomi ve matematik alanındaki çalışmalarıyla tanınan, Semerkant'taki gözlemevi geleneğinden gelip İstanbul'da ders veren âlim aşağıdakilerden hangisidir?
- A Ali Kuşçu
- B Yunus Emre
- C Itrî
- D Ahi Evran
Bir öğrenci mevsimlerin her yıl aynı sırayla geldiğini, suyun her zaman yüksekten alçağa aktığını fark etmiştir. Öğrencinin bu gözlemi evrenle ilgili aşağıdakilerden hangisini gösterir?
- A Evrende hiçbir düzen bulunmadığını
- B Evrende belirli yasalara dayalı bir düzen bulunduğunu
- C Olayların tamamen rastgele geliştiğini
- D Doğa olaylarının incelenemeyeceğini
Bir ibadetin tanımı
Belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşan kişinin, malının belirlenmiş bir bölümünü yılda bir kez ihtiyaç sahiplerine vermesi.
Yukarıdaki kutuda tanımı verilen ibadet aşağıdakilerden hangisidir?
- A Zekât
- B Sadaka
- C Kurban
- D Fitre
Yüce Allah, insanı akıl sahibi ve irade sahibi bir varlık olarak yaratmış; onu başıboş bırakmamış, dünya ve ahiret mutluluğunu kazanabilmesi için ilahi mesajlar göndermiştir. Bu doğrultuda Kur'an-ı Kerim, insanlara rehberlik etmek amacıyla indirilmiştir.
Buna göre, Kur'an-ı Kerim'in gönderiliş temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A İnsana doğruyu yanlıştan ayırt etmesinde rehberlik etmek
- B İnsanlara geçmiş milletlerin sadece coğrafi konumlarını öğretmek
- C Dünya üzerindeki tüm fen bilimleri deneylerinin sonuçlarını bildirmek
- D Gelecekte yaşanacak tüm olayların tarihlerini önceden haber vermek
| Ölçüt | Zekât | Sadaka |
|---|---|---|
| Hüküm | Farz | Gönüllü |
| Miktar | Belirli | Serbest |
| Zaman | Yılda bir | Her zaman |
Tabloda zekât ile sadaka üç ölçüt bakımından karşılaştırılmıştır. Tabloya göre bu iki kavram hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A Zekâtın miktarı bellidir.
- B Sadaka her zaman verilebilir.
- C Zekât gönüllülük esasına dayanır.
- D Sadakanın miktarı kişiye bırakılmıştır.
İslam medeniyetinde bilim ve kültür faaliyetleri, yalnızca nakli ilimlerle sınırlı kalmamış; akli ilimlerde de evrensel nitelikteki bilgilerin üretilmesine zemin hazırlamıştır. Bu dönemde bilginler, insanlığın ortak mirasını korumakla kalmamış, üzerine yenilerini ekleyerek sonraki yüzyıllara aktarmışlardır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İslam medeniyetinin bilim ve kültür tarihine yaptığı katkılardan biri olarak gösterilemez?
- A Tıp alanında yazılan eserlerin yüzyıllarca Avrupa üniversitelerinde temel ders kitabı olarak okutulması
- B Antik Yunan, Hint ve Pers uygarlığına ait bilimsel eserlerin Arapçaya tercüme edilerek geliştirilmesi
- C Gözlemevleri (rasathaneler) kurularak astronomi alanında hassas ölçümler ve hesaplamalar yapılması
- D Bilimsel çalışmaların yalnızca dinî metinlerin ezberlenmesi ve aktarılmasıyla sınırlı tutulması
| Mahalle | Yardımlaşma sandığı | Karşılanan ihtiyaç |
|---|---|---|
| A mahallesi | Var | Kırtasiye, kışlık giysi |
| B mahallesi | Yok | — |
Tabloda iki mahallenin yardımlaşma sandığı bakımından durumu karşılaştırılmıştır. Tabloya göre zekât ve sadakanın toplumsal etkisi hakkında ne söylenebilir?
- A Yardımlaşma yalnızca kişiyi ilgilendirir.
- B Paylaşma, ihtiyaç sahiplerinin sıkıntısını azaltarak toplumu güçlendirir.
- C Yardımlaşmanın topluma hiçbir katkısı yoktur.
- D Sandık kurmak ihtiyaçları artırır.
| Kişi | Durum | Sorumlu mu? |
|---|---|---|
| Bir yetişkin | Bilerek ve isteyerek davranıyor | Evet |
| Çok küçük bir çocuk | Sonucu kavrayamıyor | ? |
Tabloda sorumluluğun şartları iki örnek üzerinden karşılaştırılmıştır. Tabloya göre soru işaretli yere ne gelmelidir ve gerekçesi nedir?
- A Evet; çünkü herkes her durumda sorumludur.
- B Hayır; çünkü çocukların hiçbir davranışı önemli değildir.
- C Evet; çünkü yaşın önemi yoktur.
- D Hayır; çünkü sorumluluk için sonucu kavrayabilme gerekir.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Kader takdir, kaza ise o takdirin gerçekleşmesidir; ikisi aynı sürecin iki yönüdür.
- Ne soruluyor: kaza kavramının ne ifade ettiği.
- Öğretmen kader ile kazanın aynı olayın iki ayrı yönü olduğunu söylüyor.
- Kader olayın önceden takdir edilmesidir; öteki yön bu takdirin zamanı gelince gerçekleşmesidir.
- Bu ikinci yön kazadır, yani B şıkkı. Denetleme: C ve D sorumluluğu yok sayıyor ya da kavramı yalnız kötü olaylara indiriyor.
- Sık yapılan hata: D şıkkı. Günlük dilde "kaza" trafik kazası gibi kötü bir olay anlamına geldiği için karışır; dinî terim olarak iyi-kötü her olayın gerçekleşmesini anlatır.
2. sorunun çözümü
- Cüzi irade; insanın kendi isteğiyle seçim yapabildiği, özgürce karar verebildiği ve bu kararları doğrultusunda yaptıklarından sorumlu tutulduğu irade türüdür.
- A seçeneğinde verilen doğulan aile ve biyolojik özellikler ile B seçeneğindeki coğrafi bölge, insanın kendi seçimi dışında gerçekleşen külli irade alanına girer.
- D seçeneğinde verilen istemsiz vücut fonksiyonları da yine insanın tercihine bağlı olmayan, Allah'ın yarattığı düzen çerçevesinde kendiliğinden gerçekleşen süreçlerdir.
- C seçeneğinde yer alan 'yalan söylemekten kaçınıp dürüstlüğü seçmek' ise tamamen kişinin kendi muhakeme yeteneğini kullanarak bilinçli bir şekilde yaptığı bir tercihtir. Bu nedenle doğru şık B'dir.
3. sorunun çözümü
Tevekkül, çalışıp gerekeni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır; tedbirsizlik ya da tembellik anlamına gelmez.
- Ne soruluyor: kutudaki tanımın kavramı.
- Tanım iki aşamalı: önce gerekli hazırlığı yapmak ve elinden geleni ortaya koymak.
- Sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na güvenmek.
- İki aşamayı birlikte anlatan kavram tevekküldür. Denetleme: ecel yaşam süresi, rızık yaşamak için gerekenler, kaza takdirin gerçekleşmesidir.
- Sık yapılan hata: A şıkkı. "Sonucu bırakmak" kazayla karıştırılıyor; tanımın önce hazırlık yapmayı şart koşması onu tevekkül yapar.
4. sorunun çözümü
- İslam medeniyetinde ilim insanları, dinî ilimlerin yanı sıra tıp, astronomi, matematik ve coğrafya gibi pozitif bilim dallarında da derinlemesine araştırmalar yapmışlardır.
- Tarih boyunca yetişen bu bilginler, önceki medeniyetlerin birikimlerini incelemiş, deney ve gözlem yöntemlerini kullanarak bu bilgileri geliştirmişlerdir.
- Şıkları incelediğimizde; A, C ve D seçeneklerinde verilen ifadeler İslam bilginlerinin ortak özelliklerini ve bilime katkılarını doğru bir şekilde yansıtmaktadır.
- B seçeneğinde yer alan "Yalnızca dini ilimlerle ilgilenip pozitif bilimleri tamamen dışlamaları" ifadesi gerçeği yansıtmaz; aksine İslam alimleri pozitif bilimlerde evrensel nitelikte eserler ortaya koymuşlardır. Bu nedenle doğru yanıt B şıkkıdır.
5. sorunun çözümü
Komşunun ihtiyacını görmek, hastasını ziyaret etmek ve destek olmak komşuluk hakkının gereğidir.
- Ne soruluyor: apartman sakinlerinin davranışının adı.
- Hasta komşunun alışverişi yapılmış, yemeği götürülmüş, hastaneye götürülmüştür.
- Bu yardımlar gönüllüdür, karşılık beklenmeden ve yakınlık nedeniyle yapılmıştır.
- Yan yana yaşayanların birbirinin ihtiyacını gözetmesi komşuluk hakkıdır. Denetleme: ortada ticaret, miras ya da bir görev emri yok.
- Sık yapılan hata: C şıkkı. Yardımın düzenli ve sırayla yapılması onu resmî görev gibi gösterebilir; oysa kimse görevlendirmemiş, sakinler kendileri üstlenmiştir.
6. sorunun çözümü
Farklı yerlerden gelen insanların ortak bir sıkıntıyı gidermek için birlikte çalışması toplumsal dayanışmadır.
- Ne soruluyor: sel bölgesine gelen gönüllülerin davranışını en iyi açıklayan kavram.
- Ortak bir sıkıntı var: selden zarar gören bir köy.
- Farklı illerden insanlar karşılık beklemeden geliyor ve barınma, yiyecek, temizlik gibi farklı işleri üstleniyor.
- Bir topluluğun sıkıntısını birlikte gidermek toplumsal dayanışmadır. Denetleme: kimse kazanç ya da üstünlük peşinde değil; C ve B dışarıda kalır.
- Sık yapılan hata: C şıkkı. Barınma ve yiyecek için harcama yapılması yatırım sanılıyor; yatırım kazanç beklentisi taşır, yardım taşımaz.
7. sorunun çözümü
- İslam medeniyetinde bilim insanlarının önceki medeniyetlerin birikimlerini eleştirel bir gözle incelediği, akıl, deney ve gözlem yöntemlerini ön planda tuttuğu belirtilmektedir.
- B seçeneğinde yer alan "deney ve gözlem yöntemine ağırlık vermesi" ifadesi, İslam bilim anlayışının temel özelliklerinden biridir ve bu durumun yapılması beklenir.
- C seçeneğindeki "farklı medeniyetlerin birikimlerinden yararlanıp bunları geliştirmesi" ve D seçeneğindeki "insanlığın ortak yararı için yeni buluşlar yapması" metinde vurgulanan evrensel katkı anlayışıyla tamamen uyumludur.
- A seçeneğinde yer alan "ulaşılan bilgilerin mutlak ve değiştirilemez olduğunu savunarak sorgulamayı bırakması" ifadesi ise bilimin dinamik, eleştirel ve gelişime açık doğasına tamamen zttır; bu nedenle böyle bir tutumun sergilenmesi beklenemez.
8. sorunun çözümü
- Soru metninde, İslam medeniyetindeki bilim insanlarının önceki medeniyetlere ait eserleri incelediği ve bunların üzerine kendi gözlem ve deneylerini eklediği açıkça belirtilmiştir.
- B seçeneğinde yer alan "gözlem ve deney" vurgusu, metindeki "kendi gözlem ve deneylerini ekleyerek" ifadesiyle doğrudan uyuşmaktadır.
- C seçeneğinde ifade edilen farklı medeniyet birikimlerinin geliştirilmesi, bilginlerin önceki eserleri inceleyip evrensel bilime katkı sağlamasıyla örtüşmektedir.
- D seçeneğinde belirtilen "uzun yıllar temel kaynak olma" durumu, metindeki "sonraki yüzyıllarda Avrupa'daki bilimsel gelişmelere zemin hazırlamıştır" ifadesini desteklemektedir.
- A seçeneğinde yer alan "geçmiş birikim yok sayılmıştır" ifadesi metinle tamamen çelişmektedir; çünkü İslam bilginleri geçmiş birikimi incelemiş ve üzerine katkı yapmışlardır. Bu nedenle söylenemeyecek olan yargı A şıkkıdır.
9. sorunun çözümü
Sıraya girmek herkesin hakkını gözeten bir davranıştır; öteki üçü başkasının hakkını ihlal eder.
- Ne soruluyor: başkasının hakkına zarar VERMEYEN davranış.
- Sıra kapmak bekleyenin, söz kesmek konuşanın hakkını çiğner.
- Ödünç alıp geri vermemek eşyanın sahibinin hakkını çiğner.
- Sıraya girmek ise herkesin sırasını gözetir; hakkı koruyan tek davranış budur. Denetleme: soru kökündeki olumsuzluk dışarıda kalan davranışı ister.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. Söz kesmek küçük bir kabalık sanılır; oysa konuşanın sözünü tamamlama hakkı da bir kul hakkıdır.
10. sorunun çözümü
İnsanı ayrıcalıklı kılan; akıl sahibi olması, iradesiyle seçim yapabilmesi ve bu seçimden sorumlu tutulmasıdır.
- Ne soruluyor: kutuya göre insanın değerini belirleyen temel unsur.
- Kutuda üç ayırt edici yön sayılıyor: akıl sahibi olmak, seçim yapabilmek, sorumluluk taşımak.
- Seçim yapabilmek irade demektir; yani üç yön akıl, irade ve sorumluluktur.
- Doğru şık bu üçünü birlikte veren A şıkkıdır. Denetleme: boy, bölge ve mal kutuda hiç geçmez; bunlar kişiden kişiye değişen dış özelliklerdir.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. Güçlü olmak bir üstünlük gibi görünür; kutu ise insanı öteki canlılardan güçle değil akıl ve sorumlulukla ayırıyor.
11. sorunun çözümü
- Parçada, İslam medeniyetinde bilim insanlarının gözlem ve deneye büyük önem verdiği vurgulanmaktadır.
- Metinde ipucu olarak verilen 'optik alanındaki öncü çalışmaları', 'görme olayının nesneden göze gelen ışıkla gerçekleştiğini ispatlaması' ve 'karanlık oda deneyi' ifadeleri kritik öneme sahiptir.
- Tarihte optik biliminin kurucusu kabul edilen ve fotoğrafçılığın temelini atan karanlık oda (El-Beytü'l-Muzlim) deneyini gerçekleştiren İslam bilgini İbnü'l-Heysem'dir.
- İbn Sina tıp, Harezmi matematik ve Biruni coğrafya/astronomi alanlarındaki çalışmalarıyla öne çıkarken, optik üzerine yaptığı deneylerle bilinen isim İbnü'l-Heysem'dir; bu nedenle doğru yanıt B şıkkıdır.
12. sorunun çözümü
Bîrûnî coğrafya, astronomi ve ölçme çalışmalarıyla; özellikle Dünya'nın çevresini hesaplama girişimiyle tanınır.
- Ne soruluyor: tablodaki boş yere, Bîrûnî'nin karşısına gelecek alan.
- Tablodaki örnekler: İbnü'l-Heysem optik, Uluğ Bey astronomi.
- Bîrûnî coğrafya ve astronomi çalışmaları yapmış, Dünya'nın çevresini hesaplamaya çalışmıştır.
- Boş yere "Coğrafya ve astronomi" gelir; doğru şık C. Denetleme: mimarlık Mimar Sinan'ın, musiki Itrî'nin alanıdır.
- Sık yapılan hata: yalnız "Astronomi" satırına bakıp Bîrûnî'yi Uluğ Bey'in tekrarı sanmak; onu ayıran coğrafya ve ölçme çalışmalarıdır.
13. sorunun çözümü
Ali Kuşçu, Semerkant gözlemevi geleneğinden gelen ve İstanbul'da astronomi ile matematik dersleri veren bir âlimdir.
- Ne soruluyor: Semerkant gözlemevi geleneğinden gelip İstanbul'da ders veren astronomi ve matematik âlimi.
- Semerkant'taki gözlemevi Uluğ Bey'in kurduğu, astronomi çalışmalarının yapıldığı merkezdir.
- Bu gelenekten yetişen ve sonra İstanbul'a gelip ders veren âlim Ali Kuşçu'dur.
- Doğru şık A. Denetleme: Yunus Emre şair, Itrî bestekâr, Ahi Evran esnaf teşkilatıyla anılır; hiçbiri astronomiyle bilinmez.
- Sık yapılan hata: Semerkant ipucundan Uluğ Bey'i aramak; o seçeneklerde yok, Uluğ Bey'in öğrencisi olan Ali Kuşçu var.
14. sorunun çözümü
Tekrar eden ve öngörülebilen olaylar, evrende belirli yasalara dayalı bir düzenin bulunduğunu gösterir.
- Ne soruluyor: öğrencinin gözleminin evrenle ilgili gösterdiği şey.
- Mevsimler her yıl aynı sırayla geliyor; su hep yüksekten alçağa akıyor.
- Aynı koşulda hep aynı sonucun görülmesi olayların rastgele olmadığını gösterir.
- Bu düzenlilik evrende belirli yasalara dayalı bir düzen bulunduğunu gösterir; doğru şık B. Denetleme: A ve C gözlemin tam tersini söyler.
- Sık yapılan hata: D şıkkı. Öğrencinin kendisi gözlem yapıp düzeni fark ettiğine göre doğa olayları incelenebiliyor demektir.
15. sorunun çözümü
Belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşan kişinin malının belirlenmiş bir bölümünü yılda bir kez vermesi zekâttır.
- Ne soruluyor: kutudaki tanımın hangi ibadete ait olduğu.
- Tanımda üç belirleyici ölçü var: belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşmak, malın belirlenmiş bir bölümü, yılda bir kez.
- Zenginlik şartı, belirli oran ve yıllık süre birlikte zekâtın özellikleridir.
- Doğru şık A. Denetleme: sadaka gönüllüdür ve miktarı serbesttir; kurban ve fitre ise belirli zamanlarda yerine getirilen başka yükümlülüklerdir.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. İkisi de ihtiyaç sahibine verildiği için sadaka seçiliyor; tanımdaki belirli oran ve yılda bir kez ölçüsü sadakada yoktur.
16. sorunun çözümü
- Metinde Yüce Allah'ın insanı akıl ve irade sahibi olarak yarattığı, dünya ve ahiret mutluluğu için ilahi mesajlar gönderdiği ifade edilmiştir.
- Kur'an-ı Kerim, insanların hayat yolculuğunda neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaları için bir kılavuz olarak indirilmiştir.
- B seçeneğinde yer alan geçmiş milletlerin coğrafi konumları Kur'an'ın ana amacı değil, ibretlik kıssaların birer unsurudur.
- C ve D seçeneklerindeki fen bilimleri deneyleri veya gelecek tarihleri gibi konular Kur'an'ın gönderiliş gayesiyle bağdaşmaz.
- Sonuç olarak, Kur'an'ın temel işlevi insana rehberlik etmek ve doğruyu yanlıştan ayırt etmesini sağlamaktır; bu nedenle doğru cevap A şıkkıdır.
17. sorunun çözümü
Tabloda zekâtın hükmü "farz" olarak verilmiştir; farz olan bir ibadet gönüllülük esasına dayanmaz.
- Ne soruluyor: tabloya göre SÖYLENEMEYECEK yargı.
- Tablo: zekât farz, miktarı belirli, yılda bir; sadaka gönüllü, miktarı serbest, her zaman.
- A tabloyla uyumlu: zekâtın miktarı belirli. B ve D de uyumlu: sadaka her zaman verilir, miktarı serbesttir.
- C "zekât gönüllülük esasına dayanır" diyor; tabloda zekât farz, gönüllü olan sadakadır. Söylenemeyecek yargı C.
- Sık yapılan hata: soru kökündeki "söylenemez" ifadesini atlayıp tabloya uyan ilk yargıyı (A) işaretlemek.
18. sorunun çözümü
- Öncelikle sorunun kökünde yer alan " İslam medeniyetinin bilim ve kültür tarihine yaptığı katkılardan biri olamaz" ifadesi taranır ve bizden olumsuz bir durumun bulunması istenildiği anlaşılır.
- A seçeneğinde İbn Sina gibi İslam bilginlerinin tıp eserlerinin Avrupa'da temel kitap olmasından bahsedilir ki bu tarihi bir gerçektir ve katkılardan biridir.
- C seçeneğinde rasathaneler kurularak astronomide yapılan çalışmalar ele alınır; bu da İslam medeniyetinin akli ilimlere verdiği önemi gösterir.
- B seçeneğinde farklı medeniyetlerden yapılan tercümelerin geliştirildiği belirtilir; bu da ortak mirasın zenginleştirildiğini kanıtlar.
- D seçeneğinde ise bilimsel çalışmaların yalnızca dinî metinlerin ezberlenmesi ve aktarılmasıyla sınırlı tutulduğu iddia edilir. Ancak İslam medeniyeti akli ve nakli ilimleri birlikte ele almış, asla sadece ezbere dayalı sınırlı bir ilmî anlayış benimsememiştir. Bu nedenle D seçeneği yanlıştır ve aranan cevap budur.
19. sorunun çözümü
Tabloda sandığı olan mahallede somut ihtiyaçların karşılandığı görülmektedir; paylaşma toplumsal dayanışmayı güçlendirir.
- Ne soruluyor: iki mahallenin karşılaştırmasından paylaşmanın toplumsal etkisine dair çıkan sonuç.
- A mahallesinde yardımlaşma sandığı var ve kırtasiye ile kışlık giysi ihtiyaçları karşılanmış.
- B mahallesinde sandık yok ve karşılanan ihtiyaç da yok.
- Fark paylaşmanın ihtiyaç sahiplerinin sıkıntısını azalttığını ve toplumu güçlendirdiğini gösterir; doğru şık B. Denetleme: A ve C tablodaki farkı yok sayıyor.
- Sık yapılan hata: D şıkkı. Sandık kurulunca yardım isteyenlerin artacağı düşünülüyor; tablo ise karşılanan ihtiyacı gösteriyor, yeni ihtiyacı değil.
20. sorunun çözümü
Sorumluluk için akıl ve sonucu kavrayabilme aranır; bunu henüz kazanmamış küçük çocuk aynı ölçüde sorumlu tutulmaz.
- Ne soruluyor: tablodaki boş yer ve gerekçesi.
- Yetişkin bilerek ve isteyerek davranıyor, tabloda sorumlu (Evet).
- Çok küçük çocuk davranışının sonucunu kavrayamıyor.
- Sorumluluk için sonucu kavrayabilmek gerekir; bu şart yoksa boş yere "Hayır" gelir, gerekçe D şıkkındaki gibidir. Denetleme: A ve C tablodaki iki satırın farkını yok sayıyor.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. Cevap "Hayır" doğrudur ama gerekçe yanlıştır; çocukların davranışı önemsiz değil, sonucu kavrama şartı eksiktir.