8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Bir öğrenci "Kader ile kaza arasındaki fark nedir?" diye sormuş, öğretmeni ikisinin aynı olayın iki ayrı yönünü anlattığını söylemiştir. Buna göre kaza kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A Olayların hiç değişmeden yazılmasını
- B Takdir edilenin zamanı gelince gerçekleşmesini
- C İnsanın hiçbir sorumluluğunun olmamasını
- D Yalnızca kötü olayların yaşanmasını
Bir kavramın tanımı
Gerekli hazırlığı yaptıktan, elinden geleni ortaya koyduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na güvenmek.
Yukarıdaki kutuda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A Kaza
- B Ecel
- C Tevekkül
- D Rızık
Bir apartmanda yaşananlar
Yan dairede oturan yaşlı komşu hastalanmış; apartman sakinleri sırayla alışverişini yapmış, yemek götürmüş ve hastaneye götürüp getirmiştir.
Yukarıdaki metinde anlatılan davranışlar dinî ve ahlaki değerlerimiz açısından hangi başlık altında değerlendirilir?
- A Ticari ortaklık
- B Miras paylaşımı
- C Resmî görev
- D Komşuluk hakkını gözetmek
Selden zarar gören bir köye çevre illerden gönüllüler gelmiş; kimi barınma, kimi yiyecek, kimi temizlik konusunda yardım etmiştir. Bu tablo aşağıdaki kavramlardan hangisiyle en iyi açıklanır?
- A Toplumsal dayanışma
- B Bireysel rekabet
- C Ticari yatırım
- D Bilimsel araştırma
Kartlarda dört davranış verilmiştir. Bunlardan üçü başkasının hakkına zarar veren, biri ise hakkı gözeten davranıştır. Kartlara göre başkasının hakkına zarar VERMEYEN davranış hangisidir?
- A Sıra kapmak
- B Söz kesmek
- C Ödünç alıp geri vermemek
- D Sıraya girmek
İnsanın ayırt edici yönleri
İnsan; akıl sahibi olması, seçim yapabilmesi ve kendisine sorumluluk verilmiş bulunması yönüyle öteki canlılardan ayrılır.
Yukarıdaki kutuda insanın öteki canlılardan ayrılan yönleri sıralanmıştır. Bu bilgilere göre insanın değerini belirleyen temel unsur hangisidir?
- A Akıl, irade ve sorumluluk taşıması
- B Boyu ve gücü
- C Yaşadığı bölge
- D Sahip olduğu mal
| Âlim | Öne çıktığı alan |
|---|---|
| İbnü'l-Heysem | Optik |
| Uluğ Bey | Astronomi |
| Bîrûnî | ? |
Tabloda üç âlim ve öne çıktıkları alan eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre soru işaretli yere hangi alan gelmelidir?
- A Mimarlık
- B Musiki
- C Coğrafya ve astronomi
- D Hat sanatı
Astronomi ve matematik alanındaki çalışmalarıyla tanınan, Semerkant'taki gözlemevi geleneğinden gelip İstanbul'da ders veren âlim aşağıdakilerden hangisidir?
- A Ali Kuşçu
- B Yunus Emre
- C Itrî
- D Ahi Evran
Bir öğrenci mevsimlerin her yıl aynı sırayla geldiğini, suyun her zaman yüksekten alçağa aktığını fark etmiştir. Öğrencinin bu gözlemi evrenle ilgili aşağıdakilerden hangisini gösterir?
- A Evrende hiçbir düzen bulunmadığını
- B Evrende belirli yasalara dayalı bir düzen bulunduğunu
- C Olayların tamamen rastgele geliştiğini
- D Doğa olaylarının incelenemeyeceğini
Bir ibadetin tanımı
Belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşan kişinin, malının belirlenmiş bir bölümünü yılda bir kez ihtiyaç sahiplerine vermesi.
Yukarıdaki kutuda tanımı verilen ibadet aşağıdakilerden hangisidir?
- A Zekât
- B Sadaka
- C Kurban
- D Fitre
| Ölçüt | Zekât | Sadaka |
|---|---|---|
| Hüküm | Farz | Gönüllü |
| Miktar | Belirli | Serbest |
| Zaman | Yılda bir | Her zaman |
Tabloda zekât ile sadaka üç ölçüt bakımından karşılaştırılmıştır. Tabloya göre bu iki kavram hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A Zekâtın miktarı bellidir.
- B Sadaka her zaman verilebilir.
- C Zekât gönüllülük esasına dayanır.
- D Sadakanın miktarı kişiye bırakılmıştır.
| Mahalle | Yardımlaşma sandığı | Karşılanan ihtiyaç |
|---|---|---|
| A mahallesi | Var | Kırtasiye, kışlık giysi |
| B mahallesi | Yok | — |
Tabloda iki mahallenin yardımlaşma sandığı bakımından durumu karşılaştırılmıştır. Tabloya göre zekât ve sadakanın toplumsal etkisi hakkında ne söylenebilir?
- A Yardımlaşma yalnızca kişiyi ilgilendirir.
- B Paylaşma, ihtiyaç sahiplerinin sıkıntısını azaltarak toplumu güçlendirir.
- C Yardımlaşmanın topluma hiçbir katkısı yoktur.
- D Sandık kurmak ihtiyaçları artırır.
| Kişi | Durum | Sorumlu mu? |
|---|---|---|
| Bir yetişkin | Bilerek ve isteyerek davranıyor | Evet |
| Çok küçük bir çocuk | Sonucu kavrayamıyor | ? |
Tabloda sorumluluğun şartları iki örnek üzerinden karşılaştırılmıştır. Tabloya göre soru işaretli yere ne gelmelidir ve gerekçesi nedir?
- A Evet; çünkü herkes her durumda sorumludur.
- B Hayır; çünkü çocukların hiçbir davranışı önemli değildir.
- C Evet; çünkü yaşın önemi yoktur.
- D Hayır; çünkü sorumluluk için sonucu kavrayabilme gerekir.
Bir öğrenci matematik dersinde kullandığı cebir kavramlarının, gözlük camındaki optik bilgisinin ve hastanedeki tıp geleneğinin kökeninde geçmiş âlimlerin çalışmaları bulunduğunu öğrenmiştir. Bu bilgi öğrenciye en çok neyi göstermektedir?
- A Geçmişteki çalışmaların bugünkü hayatı hâlâ etkilediğini
- B Eski çalışmaların hiçbir işe yaramadığını
- C Bilimin yalnızca son yüzyılda başladığını
- D Bilginin aktarılamayacağını
Kur'an'da geçmiş toplumların ve peygamberlerin yaşadıkları anlatılır. Bir öğrenci bu anlatımların amacını sormuştur. Programda anlatılan yaklaşıma göre en uygun cevap hangisidir?
- A Yalnızca tarih bilgisi vermek
- B Geçmişten ders çıkarılmasını sağlamak
- C Coğrafya öğretmek
- D Hikâye anlatarak vakit geçirmek
Bir şairin öne çıkan yönü
Şiirlerinde sade bir Türkçe kullanmış; sevgi, hoşgörü ve insanı merkeze alan söyleyişiyle yüzyıllar boyunca okunmuştur.
Yukarıda tanıtılan şair aşağıdakilerden hangisidir?
- A Hârizmî
- B Ali Kuşçu
- C Yunus Emre
- D Bîrûnî
Bir kişi yaptığı yardımı herkese duyurmak, övgü almak için yapmaktadır. Din Kültürü dersinde yardımın niyetinin de önemli olduğu anlatılmıştır. Buna göre bu davranış için en uygun değerlendirme hangisidir?
- A Yardımın değeri niyetten bağımsızdır.
- B Yardım gösteriş için yapıldığında amacından uzaklaşır.
- C Yardım ancak duyurulursa geçerli olur.
- D Yardımı gizlemek yanlıştır.
Kartlarda dört yardım örneği verilmiştir. Bunlardan üçü yararı uzun süre devam eden, biri ise etkisi tek seferle sınırlı kalan yardımdır. Kartlara göre sadaka-i cariye sayılmayan davranış hangisidir?
- A Çeşme yaptırmak
- B Kütüphane kurmak
- C Ağaç dikmek
- D Bir kez ekmek almak
İlk vahiy üzerine
Kur'an-ı Kerim'in ilk inen ayetleri okumayı ve öğrenmeyi öne çıkaran bir emirle başlar.
Yukarıdaki bilgi, İslam düşüncesinde bilgiye verilen yer bakımından nasıl yorumlanır?
- A Bilgi ikinci planda tutulmuştur.
- B Yalnızca belirli kişiler okuyabilir.
- C Öğrenmek ve okumak baştan itibaren önemli görülmüştür.
- D Okumak sonradan önem kazanmıştır.
Bir teşkilatın tanımı
Esnaf ve zanaatkârları bir araya getiren; kaliteli üretimi, dürüst alışverişi ve çırak yetiştirmeyi kural hâline getiren teşkilat.
Yukarıda tanımı verilen ve Anadolu'da meslek ahlakının yerleşmesinde etkili olan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
- A Medrese
- B Ahilik
- C Şifahane
- D Kervansaray
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Kader takdir, kaza ise o takdirin gerçekleşmesidir; ikisi aynı sürecin iki yönüdür.
- Kader, önceden belirlenmiş ölçü ve plandır.
- Kaza ise bu planın zamanı geldiğinde hayata geçmesidir.
- Yani biri takdir, öteki gerçekleşmedir.
- Kaza yalnızca kötü olaylar için kullanılan bir kavram değildir.
2. sorunun çözümü
Tevekkül, çalışıp gerekeni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır; tedbirsizlik ya da tembellik anlamına gelmez.
- Tanımda önce "gerekli hazırlığı yapmak" geçiyor.
- Sonra sonucu Allah'a bırakma vurgusu var.
- Bu iki adımın birleşimi tevekkül kavramını tanımlar.
- Yalnızca beklemek tevekkül değil, tedbirsizliktir.
3. sorunun çözümü
Komşunun ihtiyacını görmek, hastasını ziyaret etmek ve destek olmak komşuluk hakkının gereğidir.
- Metinde komşunun ihtiyacı gözetilmiş.
- Yardım gönüllü olarak ve karşılık beklenmeden yapılmış.
- Bu davranışların tamamı komşuluk hakkı başlığına girer.
- Ticaret, resmî görev ve miras ile bir ilgisi yoktur.
4. sorunun çözümü
Farklı yerlerden gelen insanların ortak bir sıkıntıyı gidermek için birlikte çalışması toplumsal dayanışmadır.
- Zor durumda olan bir topluluk var.
- Farklı yerlerden insanlar yardıma gelmiş.
- Herkes elinden geleni yaparak sıkıntıyı azaltmış.
- Bu ortak davranışa toplumsal dayanışma denir.
5. sorunun çözümü
Sıraya girmek herkesin hakkını gözeten bir davranıştır; öteki üçü başkasının hakkını ihlal eder.
- Sıra kapmak, bekleyenin hakkını çiğner.
- Söz kesmek, konuşanın hakkını çiğner.
- Ödünç alıp vermemek, sahibinin hakkını çiğner.
- Sıraya girmek ise herkesin sırasını korur.
6. sorunun çözümü
İnsanı ayrıcalıklı kılan; akıl sahibi olması, iradesiyle seçim yapabilmesi ve bu seçimden sorumlu tutulmasıdır.
- Kutuda üç özellik sayılmış: akıl, seçim ve sorumluluk.
- Bunlar öteki canlılarda bu biçimde bulunmaz.
- Değeri belirleyen de bu üç özelliktir.
- Boy, bölge ve mal ayırt edici bir ölçüt değildir.
7. sorunun çözümü
Bîrûnî coğrafya, astronomi ve ölçme çalışmalarıyla; özellikle Dünya'nın çevresini hesaplama girişimiyle tanınır.
- Tabloda iki âlim bilim alanlarıyla eşleştirilmiş.
- Bîrûnî de bir bilim alanında öne çıkmıştır.
- Onun çalışmaları coğrafya, astronomi ve ölçme üzerinedir.
- Bu yüzden boş yere "coğrafya ve astronomi" gelir.
8. sorunun çözümü
Ali Kuşçu, Semerkant gözlemevi geleneğinden gelen ve İstanbul'da astronomi ile matematik dersleri veren bir âlimdir.
- Soruda astronomi ve matematik alanları geçiyor.
- Semerkant gözlemevi bağlantısı da veriliyor.
- Bu tanıma uyan isim Ali Kuşçu'dur.
- Yunus Emre şair, Itrî bestekâr, Ahi Evran ise esnaf teşkilatıyla anılır.
9. sorunun çözümü
Tekrar eden ve öngörülebilen olaylar, evrende belirli yasalara dayalı bir düzenin bulunduğunu gösterir.
- Mevsimler her yıl aynı sırayla geliyor.
- Su her zaman aynı yönde akıyor.
- Tekrar eden ve önceden bilinebilen olaylar düzene işaret eder.
- Bu düzen evrendeki yasalarla açıklanır.
10. sorunun çözümü
Belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşan kişinin malının belirlenmiş bir bölümünü yılda bir kez vermesi zekâttır.
- Tanımda "belirli bir zenginlik ölçüsü" geçiyor.
- "Yılda bir kez" ve "belirlenmiş bölüm" ifadeleri de var.
- Bu üç ölçüt birlikte zekâtı tanımlar.
- Sadaka ise miktarı ve zamanı belirli olmayan gönüllü yardımdır.
11. sorunun çözümü
Tabloda zekâtın hükmü "farz" olarak verilmiştir; farz olan bir ibadet gönüllülük esasına dayanmaz.
- Tabloda zekâtın hükmü "Farz" yazılıdır.
- Sadakanın hükmü ise "Gönüllü" olarak verilmiştir.
- Öyleyse zekâtı gönüllü saymak tabloyla çelişir.
- Öteki üç seçenek tabloyla uyumludur.
12. sorunun çözümü
Tabloda sandığı olan mahallede somut ihtiyaçların karşılandığı görülmektedir; paylaşma toplumsal dayanışmayı güçlendirir.
- A mahallesinde sandık var ve ihtiyaçlar karşılanmış.
- B mahallesinde ise böyle bir düzen yok.
- Aradaki fark, paylaşmanın somut sonucunu gösteriyor.
- Bu da yardımlaşmanın toplumu güçlendirdiğini anlatır.
13. sorunun çözümü
Sorumluluk için akıl ve sonucu kavrayabilme aranır; bunu henüz kazanmamış küçük çocuk aynı ölçüde sorumlu tutulmaz.
- Tabloda yetişkin bilerek ve isteyerek davranıyor.
- Küçük çocuk ise sonucu kavrayamıyor.
- Sorumluluk, sonucu kavrayabilmeyi gerektirir.
- Bu yüzden cevap "Hayır" ve gerekçesi kavrayış eksikliğidir.
14. sorunun çözümü
Cebir, optik ve tıp alanındaki birikim bugünkü uygulamaların temelini oluşturur; bu da geçmiş çalışmaların süregelen etkisini gösterir.
- Öğrenci üç ayrı alanda geçmişe uzanan bir bağ görüyor.
- Bu bağ günlük hayatta kullandığı şeylerde beliriyor.
- Demek ki geçmişteki birikim bugün de işlevini sürdürüyor.
- Bu, çalışmaların süregelen etkisini gösterir.
15. sorunun çözümü
Kıssalar bilgi vermenin ötesinde okuyanın ibret almasını ve davranışını gözden geçirmesini amaçlar.
- Anlatılanlar geçmiş toplumların yaşadıklarıdır.
- Bu anlatımlar bir sonuçla birlikte verilir.
- Amaç, okuyanın aynı hataya düşmemesidir.
- Bu yüzden temel amaç ders çıkarmaktır.
16. sorunun çözümü
Yunus Emre sade Türkçesi ve sevgi ile hoşgörüyü öne çıkaran söyleyişiyle tanınır.
- Kutuda sade Türkçe ve şiir vurgusu var.
- Sevgi ve hoşgörü teması da belirtiliyor.
- Bu tanıma uyan şair Yunus Emre'dir.
- Öteki isimler bilim insanıdır.
17. sorunun çözümü
Yardımın amacı ihtiyaç sahibine destek olmaktır; gösteriş amacı öne çıktığında davranış bu amacından uzaklaşır.
- Yardımın asıl amacı ihtiyacı gidermektir.
- Burada amaç övgü almak hâline gelmiştir.
- Amaç değişince davranışın anlamı da değişir.
- Bu yüzden gösteriş için yapılan yardım amacından uzaklaşır.
18. sorunun çözümü
Sadaka-i cariye, yararı sürekli devam eden yardımdır; tek seferlik bir ikram sadaka olsa da "cariye" (sürekli) sayılmaz.
- Çeşme, kütüphane ve ağaç yıllarca yarar sağlar.
- Bunların yararı bir kişiyle ve bir günle sınırlı değildir.
- Bir kez ekmek almak ise değerli bir yardımdır ama etkisi süreklidir denemez.
- Bu yüzden sadaka-i cariye kapsamına girmez.
19. sorunun çözümü
İlk emrin okuma ve öğrenmeyle ilgili olması, bilgiye baştan itibaren merkezî bir yer verildiğini gösterir.
- İlk inen ayetler okumayı öne çıkarıyor.
- Bir öğretinin ilk sözü, ona verdiği önceliği gösterir.
- Bu öncelik bilgiye ve öğrenmeye aittir.
- Bu yüzden okumak baştan itibaren önemli görülmüştür.
20. sorunun çözümü
Ahilik, esnaf ve zanaatkârları örgütleyen; kaliteli üretim ve dürüst alışverişi kural hâline getiren teşkilattır.
- Tanımda esnaf, zanaat ve çırak yetiştirme geçiyor.
- Meslek ahlakı vurgusu da var.
- Bu tanıma uyan teşkilat Ahiliktir.
- Medrese eğitim, şifahane sağlık kurumudur.