8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda hayatını kaybeden Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatı, ülkede olduğu kadar dış dünyada da büyük bir yankı uyandırmıştır. Birçok devlet başkanı taziye mesajları yayınlamış ve Türkiye'nin acısını paylaşmıştır. Atatürk'ün vefatının ardından anayasaya göre cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmış ve yeni devlet başkanı belirlenmiştir.
Buna göre, Atatürk'ün vefatından hemen sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanı olarak seçilen devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A Fevzi Çakmak
- B İsmet İnönü
- C Celâl Bayar
- D Şükrü Saracoğlu
Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından Türk milleti derin bir üzüntü yaşarken, devletin sürekliliği ve anayasal düzenin korunması için hızlı adımlar atılmıştır. Anayasa gereği, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar bu makama vekillik etmiştir.
Yukarıda bahsedilen dönemde, Atatürk'ün vefatının hemen ardından cumhurbaşkanlığına vekalet eden devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A İsmet İnönü
- B Celâl Bayar
- C Fevzi Çakmak
- D Abdülhalik Rend
10 Kasım 1938'de Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından Türkiye Cumhuriyeti devleti, ulusal birliğin ve rejim istikrarının korunması konusunda büyük bir sınav vermiştir. Anayasa gereği aynı gün Meclis toplanarak yeni Cumhurbaşkanını seçmiş ve devlet işlerinde kesintisiz bir devamlılık sağlanmıştır. Bu süreçte yaşanan gelişmeler, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumsal temellerinin ne kadar sağlam atıldığını göstermiştir.
Buna göre, Atatürk'ün vefatından hemen sonra gerçekleştirilen bu hızlı ve anayasal geçiş süreci aşağıdakilerden hangisinin bir kanıtı olamaz?
- A Devlet mekanizmasının kişilere bağlı olmaktan çıkıp kurumsal bir yapı kazandığının
- B Anayasal düzene ve hukuk kurallarına bağlılık gösterildiğinin
- C Demokratik çok partili siyasi hayata kalıcı olarak geçildiğinin
- D Rejimin ve merkezi otoritenin otoriterleşmeden korunabildiğinin
II. Dünya Savaşı demokrasiyle yönetilen devletlerin de yer aldığı cephenin zaferiyle bitti. Türkiye 1945'te Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı imzaladı ve ülkede demokratik hak ve özgürlükler daha çok tartışılmaya başlandı. 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti kuruldu. Bu bilgilere göre çok partili hayata geçişte etkili olan dış gelişme hangisidir?
- A I. Dünya Savaşı'nın sona ermesi
- B II. Dünya Savaşı sonrasında demokrasinin öne çıkması ve Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e katılması
- C Lozan Antlaşması'nın imzalanması
- D Balkan Savaşları'nın yaşanması
1945'te Sovyetler Birliği, Türkiye ile olan dostluk antlaşmasını yenilemeyeceğini bildirdi; Boğazlarda üs kurmak ve Kars ile Ardahan'ın kendisine verilmesini istedi. Bu talepler Türkiye'nin dış politikasını nasıl etkilemiştir?
- A Türkiye'yi Batı ile yakınlaşmaya ve ABD'nin yardımlarını kabul etmeye yöneltmiştir.
- B Türkiye Sovyetlerle askerî ittifak kurmuştur.
- C Türkiye Boğazları bütün gemilere kalıcı olarak kapatmıştır.
- D Türkiye Birleşmiş Milletler'den ayrılmıştır.
1940'ta çıkarılan Millî Korunma Kanunu, savaş koşullarında devlete temel ihtiyaç maddelerinin üretimini, dağıtımını ve fiyatlarını düzenleme yetkisi vermiştir. Bu kanunun çıkarılma amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A Dış ticareti tamamen yabancılara bırakmak
- B Savaş yıllarında halkın temel ihtiyaçlarını güvenceye almak ve aşırı fiyat artışını önlemek
- C Seçimleri ertelemek
- D Köy Enstitüleri'ni kapatmak
Tarih defterine üç olay ve üç tarih karışık sırada yazılmıştır. Numaralı olaylar ile harfli tarihler doğru eşleştirildiğinde sıralama nasıl olur?
- A 1-a, 2-b, 3-c
- B 1-b, 2-c, 3-a
- C 1-c, 2-a, 3-b
- D 1-c, 2-b, 3-a
Öğretmen savaş öncesi ve savaş yıllarını karşılaştıran yukarıdaki paneli hazırladı. Bu karşılaştırmaya göre II. Dünya Savaşı'nın Türkiye ekonomisine etkisi nedir?
- A Ekonomi hızla büyümüştür.
- B Hiçbir değişiklik olmamıştır.
- C Üretim düşmüş, fiyatlar yükselmiştir.
- D İhracat artmıştır.
Atatürk, Hatay'ın Türkiye'ye katıldığını göremedi; ancak onun döneminde başlatılan diplomatik süreç, 1939'da İnönü döneminde tamamlandı. Bu durum Türk dış politikası hakkında neyi gösterir?
- A Dış politikanın kişilere değil devlet politikasına bağlı olarak kesintisiz sürdüğünü
- B Atatürk'ün ölümüyle dış politikanın tamamen değiştiğini
- C Hatay'ın savaş yoluyla alındığını
- D Hatay sorununun hiç çözülemediğini
10 Kasım 1938 tarihinde vefat eden Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün naaşı, bir süre Dolmabahçe Sarayı'nda törenle tutulmuştur. Daha sonra Ankara'ya nakledilerek ve milletin derin üzüntüsüyle ebedi istirahatgâhına tevdi edilmiştir. Atatürk'ün vefatından hemen sonra cumhurbaşkanlığı makamına kim seçilmiştir?
- A Fevzi Çakmak
- B İsmet İnönü
- C Celâl Bayar
- D Kâzım Özalp
Tarih öğretmeni II. Dünya Savaşı yılları hakkında yukarıdaki dört önermeyi hazırladı. Bu önermelerden hangisi YANLIŞTIR?
- A I
- B II
- C III
- D IV
Zaman şeridindeki bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A Hatay, Atatürk hayattayken Türkiye'ye katılmıştır.
- B İnönü, II. Dünya Savaşı başladıktan sonra cumhurbaşkanı seçilmiştir.
- C Atatürk'ün ölümünün ertesi günü yeni cumhurbaşkanı seçilerek devlet yönetiminde boşluk oluşması önlenmiştir.
- D II. Dünya Savaşı Atatürk'ün ölümünden önce başlamıştır.
Tarih dersinde yukarıdaki söz panoya asılmıştır. Bu sözde Atatürk hangi düşünceyi vurgulamaktadır?
- A Ordunun gücünü
- B Ekonominin önemini
- C Devletin kalıcılığını ve kurumların kişilerden üstün olduğunu
- D Dış politikanın önceliğini
Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938'deki vefatının ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve hukuki yapısında herhangi bir aksama yaşanmamıştır. Anayasa'nın öngördüğü kurallar çerçevesinde devlet mekanizması işleyişini sürdürmüş ve aynı gün yeni cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu durum, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin sağlam temellere oturduğunu ve rejiminin kişilere bağlı olmadığını açıkça göstermiştir.
Buna göre, Atatürk'ün vefatı sonrasındaki bu süreçte aşağıdakilerden hangisinin hedeflendiği savunulamaz?
- A Cumhuriyet rejimini bir kişi yönetimi altında yeniden yapılandırmak
- B Demokratik düzenin ve hukuk devletinin sürekliliğini sağlamak
- C Devlet kurumlarının işleyişinde kesinti yaşanmasını engellemek
- D Anayasal kurallara ve rejim ilkelerine bağlı kalındığını göstermek
Zaman şeridinde Türkiye'nin savaş yıllarındaki bazı diplomatik adımları verilmiştir. Türkiye'nin savaşın son aylarında, Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A Almanya'yı işgal etmek
- B Japonya ile sınır sorununu çözmek
- C Cepheye asker göndererek toprak kazanmak
- D Kurulacak Birleşmiş Milletler'in kurucu toplantısına katılabilmek
Tarih ders notuna yukarıdaki tanım yazılmıştır. Bu tanım hangi kanunu tanımlamaktadır?
- A Tevhid-i Tedrisat Kanunu
- B Millî Korunma Kanunu
- C Takrir-i Sükûn Kanunu
- D Teşvik-i Sanayi Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yummuştur. Atatürk'ün vefatının ardından Türk milleti derin bir yas yaşarken, devlet kademesinde de anayasa gereği hızlı bir geçiş süreci yaşanmıştır. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı kim olmuştur?
- A Celâl Bayar
- B Fevzi Çakmak
- C İsmet İnönü
- D Kazım Karabekir
Türkiye'nin NATO üyeliğine giden süreç yukarıdaki tabloda özetlenmiştir. Tabloya göre Türkiye'nin NATO'ya üye kabul edilmesinde hangi gelişme etkili olmuştur?
- A Ekonomik yardım talep etmesi
- B Kore Savaşı'na asker göndermesi
- C Varlık Vergisi'ni kaldırması
- D Anıtkabir'i tamamlaması
Sınıf panosuna çok partili hayatla ilgili dört bilgi kartı asılmıştır. Bu kartlardan hangisi tarihsel olarak DOĞRUDUR?
- A A kartı
- B B kartı
- C C kartı
- D D kartı
Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938'deki vefatının ardından Türkiye Cumhuriyeti'nde devlet işlerinin aksamadan yürütülmesi ve anayasal düzenin korunması için hızlı adımlar atılmıştır. Bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi, anayasa gereği aynı gün yeni cumhurbaşkanını seçmiştir.
Buna göre, Atatürk'ün vefatının hemen ardından cumhurbaşkanlığı görevine seçilen devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A Kazım Karabekir
- B Fevzi Çakmak
- C Celâl Bayar
- D İsmet İnönü
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
2. sorunun çözümü
- 1924 Anayasası'na göre, cumhurbaşkanlığı makamının boşalması durumunda yeni cumhurbaşkanı seçilene kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı bu makama vekalet etmekteydi.
- 10 Kasım 1938'de Atatürk'ün vefat etmesi üzerine devletin sürekliliğini sağlamak amacıyla anayasal süreçler derhal işletilmiştir.
- Bu süreçte TBMM Başkanı olan Abdülhalik Renda, meclis tarafından cumhurbaşkanlığına vekil olarak atanmış ve İsmet İnönü cumhurbaşkanı seçilene kadar bu görevi yürütmüştür.
- Verilen bilgiler doğrultusunda doğru cevap D seçeneğidir.
3. sorunun çözümü
- Metinde, Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatı sonrasında Meclisin aynı gün toplanarak anayasa gereği yeni Cumhurbaşkanını seçtiği ve devlet sürekliliğinin sağlandığı vurgulanmıştır.
- Bu durum, devlet yönetiminin şahıslara değil kurallara ve kurumlara dayandığını (A seçeneği), hukuki düzenin işletildiğini (B seçeneği) ve rejimin istikrarla korunduğunu (D seçeneği) açıkça kanıtlar.
- Türkiye'de demokratik çok partili siyasi hayata kalıcı geçiş denemeleri bu dönemde değil, daha sonraki yıllarda (1945 ve sonrasında) gerçekleşmiştir; dolayısıyla bu hızlı geçiş sürecinin çok partili hayatla doğrudan bir ilişkisi yoktur.
- Bu doğrultuda, verilen süreç çok partili siyasi hayata kalıcı olarak geçildiğinin bir kanıtı olamaz ve doğru cevap C şıkkıdır.
4. sorunun çözümü
Savaş sonrası dünyada demokrasinin güç kazanması ve demokratik ilkeleri benimseyen BM Antlaşması'nın imzalanması, Türkiye'de çok partili hayata geçişi hızlandırdı.
- Ne soruluyor: çok partili hayata geçişi etkileyen DIŞ gelişme.
- Metindeki dış gelişmeler: II. Dünya Savaşı'nın sonucu ve BM Antlaşması.
- Bu gelişmelerin ardından ülke içinde demokratik haklar tartışıldı ve yeni parti kuruldu.
- Sıra: dış gelişme → iç tartışma → yeni parti. Denetleme: A, C ve D çok daha önceki olaylardır, metinde geçmez.
- Sık yapılan hata: iç etkenle dış etkeni karıştırmak; soru yalnız dış gelişmeyi istiyor.
5. sorunun çözümü
Toprak ve üs talepleri Türkiye'nin güvenliğini tehdit etti; Türkiye bu tehdide karşı Batı bloku ile yakınlaştı ve ABD'nin askerî ve ekonomik yardımlarını kabul etti.
- Ne soruluyor: Sovyet taleplerinin dış politikaya etkisi.
- Talepler doğrudan toprak bütünlüğüne ve Boğazlara yönelik bir tehdittir.
- Tehdit altındaki devlet destek arar; bu destek karşı bloktan, Batı'dan geldi.
- Sonuç Batı ile yakınlaşma ve ABD yardımları. Denetleme: B tehditle çelişir; C ve D gerçekleşmedi.
- Sık yapılan hata: C şıkkı. Boğazlar sözünü görünce kapatma sanmak; Montrö düzeni sürdü, kapatılmadı.
6. sorunun çözümü
Kanun, savaş yüzünden azalan temel malların üretim ve dağıtımını düzenleyip fiyatları denetleyerek halkın ihtiyaçlarını karşılamayı amaçladı.
- Ne soruluyor: Millî Korunma Kanunu'nun amacı.
- Kanunun verdiği yetki: temel ihtiyaçların üretimi, dağıtımı, fiyatı.
- Bu yetki kıtlık ve pahalılık dönemine yöneliktir.
- Amaç temel ihtiyaçları güvenceye almak ve fiyat artışını önlemek. Denetleme: A, C ve D metindeki yetkiyle ilgisizdir.
- Sık yapılan hata: A şıkkı. "Dağıtım" sözcüğünü dış ticaret sanmak; kanun devletin denetimini artırdı, yabancılara bırakmadı.
7. sorunun çözümü
İnönü 1938'de (b), II. Dünya Savaşı 1939'da (c), BM kurucu üyeliği ise 1945'te (a) gerçekleşmiştir.
- 1. olay İnönü'nün seçilmesidir → 1938 (b).
- 2. olay II. Dünya Savaşı'nın başlamasıdır → 1939 (c).
- 3. olay BM'ye kurucu üye olmaktır → 1945 (a).
- Sıralama 1-b, 2-c, 3-a olur.
8. sorunun çözümü
Genç nüfusun askere alınmasıyla üretim düşmüş, kıtlık ve pahalılık yaşanmıştır.
- Savaş öncesinde üretim ve fiyatlar istikrarlıydı.
- Savaş yıllarında üretimde çalışacak genç nüfus askere alındı.
- Üretim düştü, mal kıtlığı nedeniyle fiyatlar yükseldi.
9. sorunun çözümü
Bir cumhurbaşkanının başlattığı sürecin bir sonrakinin döneminde aynı hedefle tamamlanması, dış politikanın kişiden bağımsız bir devlet politikası olarak sürdüğünü gösterir.
- Ne soruluyor: sürecin iki dönemde tamamlanmasının anlamı.
- Başlangıç: Atatürk dönemi. Bitiş: İnönü dönemi. Hedef değişmedi.
- Kişi değişip hedef değişmediyse politika kişiye değil devlete bağlıdır.
- Denetleme: B "hedef değişmedi" ile çelişir; C yanlış, süreç diplomatikti; D yanlış, Hatay katıldı.
- Sık yapılan hata: B şıkkı. Liderin değişmesini politikanın değişmesi sanmak.
10. sorunun çözümü
- Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yummuştur.
- Anayasamız gereği devlet başkanlığı makamının boşalması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi en kısa sürede yeni cumhurbaşkanını seçmek için toplanmıştır.
- 11 Kasım 1938 tarihinde gerçekleştirilen meclis toplantısında, Millî Mücadele'nin önde gelen komutanlarından ve eski başbakanlardan İsmet İnönü oy birliğiyle Türkiye'nin ikinci cumhurbaşkanı seçilmiştir.
- Bu doğrultuda, seçenekler incelendiğinde doğru yanıtın B seçeneğinde yer alan "İsmet İnönü" olduğu anlaşılmaktadır.
11. sorunun çözümü
Varlık Vergisi 1950'den sonra değil, savaş yıllarında (1942) uygulanmıştır.
- I ve II doğrudur: bu iki uygulama savaş yıllarının bilinen önlemleridir.
- IV doğrudur: Türkiye savaşa fiilen girmemiştir.
- III yanlıştır: Varlık Vergisi 1950 sonrasında değil, 1942'de yani savaş yıllarında uygulanmıştır.
12. sorunun çözümü
Atatürk 10 Kasım'da vefat etti, TBMM 11 Kasım'da İnönü'yü cumhurbaşkanı seçti; devletin başı bir gün içinde belirlendi.
- Ne soruluyor: şeridin tarihlerinden çıkan doğru yargı.
- A: Hatay 1939, Atatürk'ün ölümü 1938; sıra ters, yanlış.
- B ve D: Savaş 1 Eylül 1939, seçim 11 Kasım 1938; ikisi de sırayla çelişir.
- C: 10 Kasım → 11 Kasım, ertesi gün seçim. Denetleme: Cumhuriyet kurumları kişiye değil kurala bağlı işledi.
- Sık yapılan hata: D şıkkı. Savaş dönemiyle Atatürk'ün son yıllarını karıştırmak; savaş ölümünden yaklaşık on ay sonra başladı.
13. sorunun çözümü
Söz, kişinin geçici, devletin ve kurumların ise kalıcı olduğunu; Cumhuriyetin kurucusundan sonra da yaşayacağını vurgular.
- Söz, kişinin bir gün hayatını kaybedeceğini kabul eder.
- Buna karşılık devletin sonsuza dek süreceğini belirtir.
- Bu, devletin kurumlara dayandığını ve kişilere bağlı olmadığını vurgular.
14. sorunun çözümü
- Soru metninde Atatürk'ün vefatından hemen sonra Anayasa kuralları çerçevesinde devlet mekanizmasının işleyişini sürdürdüğü ve yeni cumhurbaşkanının aynı gün seçildiği belirtilmiştir.
- Bu hızlı ve kuralına uygun geçiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetiminin kişilere bağlı olmadığını, güçlü kurumsal ve anayasal temellere sahip olduğunu kanıtlar.
- Seçenekler incelendiğinde; A, C ve D seçeneklerinde devletin sürekliliği, hukuk devleti ve anayasal düzene bağlılık vurgulanırken, A seçeneğinde cumhuriyet rejiminin bir kişi yönetimi altında yeniden yapılandırılmasından söz edilmektedir ki bu durum metinle tamamen çelişmektedir.
- Sonuç olarak, Atatürk'ün vefatı sonrası süreçte rejimi kişisel bir yönetime dönüştürmek değil, aksine demokratik düzenin ve kurumsal işleyişin kesintisiz devam etmesi hedeflenmiştir; bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir.
15. sorunun çözümü
Belirlenen tarihe kadar Almanya'ya savaş ilan eden devletler Birleşmiş Milletler'in kuruluş konferansına çağrılacaktı; Türkiye cepheye asker göndermeden bu koşulu yerine getirdi ve BM'nin kurucu üyesi oldu.
- Ne soruluyor: savaşın bitmek üzereyken yapılan ilanın gerekçesi.
- Şubat 1945'te savaşın sonucu belliydi; ilan askerî değil diplomatik bir adımdı.
- Koşul: BM kuruluş konferansına katılmak için savaş ilanı gerekiyordu.
- Türkiye asker göndermeden koşulu karşıladı ve kurucu üye oldu. Denetleme: A, B ve C fiilî savaşa girmeyi gerektirir; olmadı.
- Sık yapılan hata: C şıkkı. "Savaş ilanı" sözünü cepheye asker göndermek sanmak.
16. sorunun çözümü
Savaş yıllarındaki ekonomik sıkıntıları yönetmek için 1940'ta Millî Korunma Kanunu çıkarılmıştır.
- Savaş yıllarında üretim düştü, temel mallar kıtlaştı.
- Karaborsa ve fiyat artışlarını önlemek gerekiyordu.
- Bu amaçla Millî Korunma Kanunu çıkarılmıştır.
17. sorunun çözümü
- Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938'deki vefatı üzerine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gereğince devletin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığı için yeni bir seçim süreci başlatılmıştır.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi, 11 Kasım 1938 tarihinde olağanüstü toplanarak yeni Cumhurbaşkanını belirlemek üzere anayasal yetkisini kullanmıştır.
- Mecliste gerçekleştirilen gizli oylama sonucunda, millî mücadele yıllarının kahramanı ve Atatürk'ün uzun süre başbakanlığını yürüten İsmet İnönü oy birliğiyle Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı olmuştur.
- Verilen seçenekler incelendiğinde, Fevzi Çakmak Genelkurmay Başkanı, Celâl Bayar o dönemin başbakanı, Kazım Karabekir ise Meclis Başkanı olarak görev yapmış olup ikinci Cumhurbaşkanı olan isim C seçeneğindeki İsmet İnönü'dür.
18. sorunun çözümü
Tabloya göre Türkiye'nin Kore Savaşı'na asker göndermesi Batı'ya güven vermiş ve NATO üyeliğini kolaylaştırmıştır.
- Soğuk Savaş yıllarında Sovyet tehdidi arttı.
- Türkiye, Kore Savaşı'na asker göndererek Batı bloğuna güven verdi.
- Bu gelişmelerin sonunda 1952'de NATO'ya üye kabul edildi.
19. sorunun çözümü
Çok partili hayata kalıcı geçiş, II. Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra 1945-1946 döneminde gerçekleşmiştir.
- A yanlıştır: 1923'te tek partili dönem sürüyordu.
- C ve D yanlıştır; 1930'daki deneme kalıcı olmamıştı ve Türkiye sonunda çok partili sisteme geçmiştir.
- B doğrudur: kalıcı geçiş savaş sonrasıdır.
20. sorunun çözümü
- 1982 veya daha önceki Anayasa dönemlerinde, cumhurbaşkanının makamının boşalması durumunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin hızlı bir şekilde yeni cumhurbaşkanı seçmesi anayasal bir zorunluluktu.
- 10 Kasım 1938'de Mustafa Kemal Atatürk'ün vefat etmesinin ardından devlet mekanizmasının aksamaması ve hukuki istikrarın korunması amacıyla Meclis vakit kaybetmeden toplanmıştır.
- Aynı gün gerçekleştirilen oylama sonucunda, Millî Mücadele'nin önde gelen komutanlarından ve eski başbakanlardan İsmet İnönü cumhurbaşkanlığı görevine getirilmiştir.
- Bu bilgiler doğrultusunda, soruda adı geçen ve Atatürk'ün ardından bu makama seçilen devlet adamı İsmet İnönü olup doğru seçenek D şıkkında verilmiştir.