Atatürkçülük ve Türk İnkılabı
12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Atatürkçülük ve Türk İnkılabı Testi
Siyasi, hukuki, eğitim, ekonomik ve toplumsal alanda yapılan inkılaplar; Atatürk ilkeleri ve bütünleyici ilkeler. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
Atatürkçülük ve Türk İnkılabı
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
31 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Bu tarihte devletin yönetim biçimi açıkça belirlenmiştir. Belirlenen yönetim biçimi sorulmaktadır. Buna göre hangi yönetim ilan edilmiştir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Bu tarihte devletin yönetim biçimi açıkça belirlenmiştir. Belirlenen yönetim biçimi sorulmaktadır. Buna göre hangi yönetim ilan edilmiştir?
29 Ekim 1923
- A) Cumhuriyet
- B) Meşrutiyet
- C) Saltanat
- D) Halifelik
- E) Federasyon
Doğru cevap: A — 29 Ekim 1923’te cumhuriyet ilan edilerek devletin yönetim biçimi belirlenmiştir.
- Seçenekleri hangi döneme ait olduklarına göre ayıralım.
- Saltanat ve halifelik Osmanlı Devleti’nin kurumlarıdır; saltanat 1922’de kaldırılmış, halifelik ise 1924’e kadar sürmüştür. Meşrutiyet de yine Osmanlı dönemine ait bir yönetim biçimidir.
- Saltanatın kaldırılmasından sonra devletin yönetim biçimi adlandırılmamıştı. 29 Ekim 1923’te cumhuriyet ilan edilerek bu boşluk dolduruldu.
- Denetleyelim: federasyon bir devlet yapısı biçimi ✓ — burada sorulan, egemenliğin nasıl kullanıldığını belirleyen yönetim biçimi.
-
2. Bu tarihte alınan kararlarla laik düzene geçişin önemli bir adımı atılmıştır. Kaldırılan kurum aranmaktadır. Buna göre hangi kurum kaldırılmıştır?
3 Mart 1924
- A) Saltanat
- B) Halifelik
- C) TBMM
- D) Bakanlar Kurulu
- E) Danıştay
Doğru cevap: B — 3 Mart 1924’te halifelik kaldırılmış, aynı gün Tevhid-i Tedrisat Kanunu da kabul edilmiştir.
- Seçenekleri kaldırılıp kaldırılmadıklarına göre ayıralım. TBMM, Bakanlar Kurulu ve Danıştay yeni devletin kurumlarıdır ve kaldırılmamıştır.
- Saltanat ise kaldırılmıştır ama 1 Kasım 1922’de; sorulan tarih 3 Mart 1924.
- Geriye halifelik kalıyor. Cumhuriyetin ilanından sonra da süren bu dinî makam, laik düzene geçişin önündeki ikili yapıyı oluşturuyordu; bu tarihte kaldırıldı.
- Denetleyelim: aynı gün Tevhid-i Tedrisat Kanunu da kabul ediliyor ✓ — iki düzenleme birlikte düşünülmüş.
-
3. Bu kanunla eğitim alanında köklü bir düzenleme yapılmıştır. Kanunun getirdiği düzen sorulmaktadır. Buna göre kanun neyi sağlamıştır?
Tevhid-i Tedrisat Kanunu
- A) Okulların kapatılmasını
- B) Yabancı okulların çoğalmasını
- C) Bütün eğitim kurumlarının tek çatı altında toplanmasını
- D) Eğitimin isteğe bağlı olmasını
- E) Üniversitelerin kapanmasını
Doğru cevap: C — Tevhid-i Tedrisat Kanunu bütün eğitim kurumlarını tek çatı altında toplamıştır.
- Kanunun çözdüğü soruna bakalım: eğitim kurumları farklı makamlara bağlı olarak yürüyordu ve her biri kendi programını uyguluyordu.
- Bu dağınıklık program ve amaç birliğini engelliyordu; aynı ülkede farklı bilgilerle yetişen öğrenciler ortaya çıkıyordu.
- Kanun bütün eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti’ne bağladı. Getirdiği düzen budur: öğretim tek çatı altında toplandı.
- Denetleyelim: "okulların kapatılmasını" seçeneği ✓ — kanun okulları kapatmıyor, hepsini tek bağlantı noktasına getiriyor.
-
4. Bu kanunla aile, miras ve kişi hukuku yeniden düzenlenmiştir. Kanunun toplumsal sonucu aranmaktadır. Buna göre en önemli sonuç nedir?
Türk Medeni Kanunu (1926)
- A) Ticaretin durması
- B) Eğitimin kapanması
- C) Vergilerin artması
- D) Kadın ile erkek arasında hukuki eşitliğin sağlanması
- E) Nüfusun azalması
Doğru cevap: D — Türk Medeni Kanunu ile kadın ile erkek arasında hukuki eşitlik sağlanmıştır.
- Kanunun düzenlediği alanlara bakalım: aile, miras ve kişi hukuku. Üçü de kişilerin birbirine karşı haklarını belirliyor.
- Bu alanlarda daha önce kadın ile erkeğin hakları farklıydı: mirastan alınan pay, evlilikte tarafların konumu ve tanıklık aynı ölçüye dayanmıyordu.
- Kanun bu farkları kaldırdı ve aynı kuralı iki tarafa da uyguladı. En önemli toplumsal sonucu, kadın ile erkek arasında hukuki eşitliğin sağlanmasıdır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki ticaret, eğitim, vergi ve nüfus ✓ — dördü de kanunun düzenlediği alanların dışında.
-
5. Bu tarihte kadınların siyasi haklarında önemli bir genişleme olmuştur. Tanınan hak sorulmaktadır. Buna göre hangi hak verilmiştir?
1934 — kadınlara seçme ve seçilme hakkı
- A) Yalnız belediye seçimlerinde oy hakkı
- B) Yalnız çalışma hakkı
- C) Yalnız eğitim hakkı
- D) Yalnız miras hakkı
- E) Milletvekili seçme ve seçilme hakkı
Doğru cevap: E — 1934’te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.
- Seçeneklerin dördü "yalnız" ile başlıyor ve her biri hakkı tek bir alana daraltıyor: belediye seçimleri, çalışma, eğitim, miras.
- Sorunun kendisi ise siyasi haklarda bir GENİŞLEME olduğunu söylüyor. Öyleyse yanıt daraltan değil genişleten bir hak olmalı.
- Belediye seçimlerinde oy hakkı 1930’da zaten verilmişti. 1934’te bu hak genel seçimlere taşındı: kadınlar milletvekili seçebilir ve seçilebilir oldu.
- Denetleyelim: seçilme hakkı da veriliyor ✓ — yalnız oy vermek değil, aday olmak da mümkün hâle geliyor.
-
6. Yeni Türk harflerinin kabulüyle bir amaç güdülmüştür. Bu amaç aranmaktadır. Buna göre inkılabın amacı nedir?
Harf İnkılabı (1928)
- A) Yazının kullanımdan kaldırılması
- B) Okuma yazmanın kolaylaşması ve okuryazarlığın yaygınlaşması
- C) Eğitimin durması
- D) Kitapların yasaklanması
- E) Basının kapatılması
Doğru cevap: B — Yeni Türk harfleri okuma yazma öğrenimini kolaylaştırmayı ve okuryazarlığı yaygınlaştırmayı amaçlamıştır.
- Bir alfabenin işlevini soralım: dilin seslerini yazıya geçirmek. Bu iş ne kadar doğrudan yapılırsa öğrenmek de o kadar kolay olur.
- Eski yazı Türkçenin ses yapısını tam karşılamıyordu; aynı işaret farklı sesler için kullanılabildiğinden okumayı öğrenmek uzun sürüyordu.
- Yeni harfler sesleri daha doğrudan karşıladı ve öğrenim süresi kısaldı. Amaç okuma yazmayı kolaylaştırmak, böylece okuryazarlığı yaygınlaştırmaktır.
- Denetleyelim: "yazının kullanımdan kaldırılması" seçeneği ✓ — yazı kaldırılmıyor, harfleri değiştiriliyor.
-
7. Bu kanunla her yurttaşın bir soyadı alması zorunlu kılınmıştır. Düzenlemenin amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Soyadı Kanunu (1934)
- A) Nüfusu azaltmak
- B) Vergi almak
- C) Kişilerin resmî işlemlerde karışıklık olmadan ayırt edilmesini sağlamak
- D) Göçü engellemek
- E) Ticareti yasaklamak
Doğru cevap: C — Soyadı Kanunu, kişilerin resmî işlemlerde karışıklık olmadan ayırt edilmesini sağlamıştır.
- Soyadı bulunmadığında ne olduğunu düşünelim: kişiler yalnız adlarıyla, gerektiğinde baba adı ya da memleketiyle anılıyordu.
- Bu, aynı adı taşıyan kişilerin karışmasına yol açar. Tapu, mahkeme, askerlik ve vergi kayıtlarında kimin kim olduğu belirsizleşir.
- Soyadı her kişiye kalıcı ve kendine ait bir ayırt edici verir. Düzenlemenin amacı resmî işlemlerdeki bu karışıklığı ortadan kaldırmaktır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki nüfus, vergi, göç ve ticaret ✓ — dördü de soyadının çözdüğü sorunun dışında.
-
8. Yeni devlette takvim, saat ve ölçü birimleri değiştirilmiştir. Bu değişikliğin gerekçesi aranmaktadır. Buna göre gerekçe nedir?
Takvim, saat ve ölçülerde değişiklik
- A) Uluslararası ticaret ve ilişkilerde ortak bir dil sağlamak
- B) Ticareti azaltmak
- C) Eğitimi zorlaştırmak
- D) Ulaşımı yavaşlatmak
- E) Nüfus sayımını engellemek
Doğru cevap: A — Ortak takvim, saat ve ölçü birimleri uluslararası ticaret ve ilişkilerde anlaşmayı kolaylaştırır.
- Değiştirilen üç şeyin ortak yanını bulalım: takvim, saat ve ölçü birimleri. Üçü de bir şeyi ölçüp adlandırma sistemidir.
- Bu sistemlerin işlevi anlaşmaktır. Bir sözleşmenin hangi güne, bir randevunun hangi saate, bir malın hangi ağırlığa denk geldiği ancak ortak sistemle tartışmasız söylenebilir.
- Dünyada yaygın olandan farklı bir sistem kullanmak ticareti, yazışmayı ve ulaşımı zorlaştırıyordu. Gerekçe, uluslararası ilişkilerde ortak bir dil sağlamaktır.
- Denetleyelim: saatin de değişmesi ayırt edici ✓ — takvim ve ölçü ticaretle, saat doğrudan iletişim ve ulaşımla ilgili.
-
9. Atatürk ilkelerinden biri egemenliğin kaynağını belirler. Bu ilke sorulmaktadır. Buna göre egemenliğin millete ait olduğunu savunan ilke hangisidir?
Cumhuriyetçilik ilkesi
- A) Laiklik
- B) Cumhuriyetçilik
- C) Devletçilik
- D) İnkılapçılık
- E) Milliyetçilik
Doğru cevap: B — Egemenliğin millete ait olduğunu ve yönetimin seçimle belirlendiğini savunan ilke cumhuriyetçiliktir.
- Sorunun verdiği ölçütü tutalım: aranan ilke egemenliğin KAYNAĞINI belirliyor.
- Seçenekleri bu ölçütle sınayalım. Laiklik din ile devlet ilişkisini, devletçilik ekonomiyi, milliyetçilik ulusal kimliği, inkılapçılık ise yeniliklerin sürdürülmesini konu edinir. Hiçbiri egemenliğin kime ait olduğunu söylemez.
- Bu soruyu yanıtlayan tek ilke cumhuriyetçiliktir: egemenlik millete aittir ve yönetim seçimle belirlenir.
- Denetleyelim: ilke aynı zamanda yönetimin nasıl kurulacağını da söylüyor ✓ — kaynak millet olunca yol da seçim oluyor.
-
10. Bir ilke din ile devlet işlerinin ayrılmasını ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınmasını öngörür. Bu ilke aranmaktadır. Buna göre ilke hangisidir?
Laiklik ilkesi
- A) Halkçılık
- B) Devletçilik
- C) Laiklik
- D) İnkılapçılık
- E) Milliyetçilik
Doğru cevap: C — Din ile devlet işlerinin ayrılmasını ve inanç özgürlüğünü güvenceye alan ilke laikliktir.
- Tanımdaki iki ögeyi ayıralım. Birincisi bir ayrım: din işleri ile devlet işleri birbirinden ayrılıyor.
- İkincisi bir güvence: inanç özgürlüğü koruma altına alınıyor. Bu ikinci öge belirleyicidir; ilke yalnız bir şeyi ayırmakla kalmıyor, ayırdığı alanı da güvenceye bağlıyor.
- İki ögeyi birlikte taşıyan ilke laikliktir. Halkçılık, devletçilik, inkılapçılık ve milliyetçilik başka alanları düzenler.
- Denetleyelim: ayrım tek başına yeterli olsaydı ikinci öge tanıma eklenmezdi ✓ — laiklik inancı dışlamıyor, güvenceye alıyor.
-
11. Bir ilke yurttaşlar arasında sınıf ve ayrıcalık tanımayarak yasa önünde eşitliği savunur. Bu ilke sorulmaktadır. Buna göre ilke hangisidir?
Halkçılık ilkesi
- A) Laiklik
- B) Devletçilik
- C) İnkılapçılık
- D) Halkçılık
- E) Cumhuriyetçilik
Doğru cevap: D — Yurttaşlar arasında ayrıcalık tanımayan ve yasa önünde eşitliği esas alan ilke halkçılıktır.
- İlkeleri düzenledikleri ilişkiye göre ayıralım. Cumhuriyetçilik devlet ile millet, laiklik devlet ile din, devletçilik devlet ile ekonomi arasındaki ilişkiyi konu edinir.
- Tanımdaki ilişki ise başka: yurttaşların birbirine karşı konumu. Sınıf ve ayrıcalık tanımamak, kişiler arasında bir üstünlük sıralaması kurulmamasını istiyor.
- Bu ilişkiyi düzenleyen ilke halkçılıktır ve uygulamadaki karşılığı yasa önünde eşitliktir.
- Denetleyelim: inkılapçılık bir alanı değil zamanı düzenliyor ✓ — o da bu tanımın dışında kalıyor.
-
12. Özel girişimin yetersiz kaldığı alanlarda devletin ekonomiye doğrudan girmesini öngören bir ilke bulunmaktadır. Bu ilke aranmaktadır. Buna göre ilke hangisidir?
Devletçilik ilkesi
- A) Laiklik
- B) Halkçılık
- C) Milliyetçilik
- D) Cumhuriyetçilik
- E) Devletçilik
Doğru cevap: E — Özel girişimin yetersiz kaldığı alanlarda devletin ekonomiye doğrudan girmesini öngören ilke devletçiliktir.
- Tanımdaki koşula dikkat edelim: devlet her alana değil, "özel girişimin yetersiz kaldığı" alanlara giriyor.
- Bu koşul ilkeyi hem tanımlıyor hem sınırlıyor. Devletçilik özel girişimi ortadan kaldırmıyor; yalnız onun yetmediği yerde devreye giriyor.
- Söz konusu alan da açık: ekonomi. Ekonomiyi konu edinen ve bu koşulla işleyen ilke devletçiliktir.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki laiklik, halkçılık, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik ✓ — hiçbiri ekonomiyi düzenlemiyor.
-
13. Bir ilke yapılan yeniliklerin korunmasını ve çağın gereklerine göre yenilenmenin sürdürülmesini savunur. Bu ilke sorulmaktadır. Buna göre ilke hangisidir?
İnkılapçılık ilkesi
- A) İnkılapçılık
- B) Laiklik
- C) Devletçilik
- D) Halkçılık
- E) Cumhuriyetçilik
Doğru cevap: A — Yeniliklerin korunmasını ve çağın gereklerine göre sürdürülmesini savunan ilke inkılapçılıktır.
- Öteki ilkeler birer alanı düzenler: yönetim biçimi, din-devlet ilişkisi, ekonomi, yurttaşlar arası eşitlik.
- Tanımdaki ilke ise bir alan değil bir ZAMAN sorusunu yanıtlıyor: yapılan düzenlemelere bundan sonra ne olacak?
- Yanıtı iki yönlü: korunacaklar ve çağın gereklerine göre yenilenecekler. Bu ikili yönü taşıyan ilke inkılapçılıktır.
- Denetleyelim: ilke bütün alanlara birden bakıyor ✓ — bu yüzden ötekilerle aynı düzlemde bir alan ilkesi değil.
-
14. Temel ilkeleri açıklayan ve destekleyen ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkelere örnek istenmektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bütünleyici bir ilkedir?
Bütünleyici ilkeler
- A) Cumhuriyetçilik
- B) Millî egemenlik ve yurtta barış dünyada barış
- C) Laiklik
- D) Devletçilik
- E) Halkçılık
Doğru cevap: B — Millî egemenlik ve "yurtta barış dünyada barış" gibi ilkeler temel ilkeleri bütünleyen ilkelerdir.
- Sorunun kurduğu ayrımı görelim: temel ilkeler ve onları açıklayan bütünleyici ilkeler.
- Seçeneklerin dördü altı temel ilkenin arasında sayılıyor: cumhuriyetçilik, laiklik, devletçilik, halkçılık. Bunlar bütünleyen değil bütünlenen taraftır.
- Millî egemenlik ile "yurtta barış dünyada barış" ise bu altı ilkeyi açıklayan ve destekleyen ilkelerdir. Millî bağımsızlık ve akılcılık gibi ilkeler de aynı gruptandır.
- Denetleyelim: bütünleyici ilkeler temel ilkelerin yerine geçmiyor ✓ — onları açıklıyor ve genişletiyor.
-
15. Tabloda Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasaları sıralanmıştır. Soru işaretiyle gösterilen yıl aranmaktadır. Buna göre üçüncü anayasa hangi yıl kabul edilmiştir?
- A) 1945
- B) 1950
- C) 1961
- D) 1971
- E) 1982
Doğru cevap: C — Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü anayasası 1961’de kabul edilmiştir.
- Tablodaki sırayı okuyalım: Teşkilat-ı Esasiye 1921, ikinci anayasa 1924, üçüncü anayasa ise sorulan yıl.
- İlk iki anayasa arasındaki fark üç yıl; ama bu, sonrakinin de aynı aralıkla geleceği anlamına gelmez. Anayasalar takvimle değil, siyasi gelişmelere bağlı olarak yapılır.
- Üçüncü anayasa 1961’de kabul edilmiştir. Dördüncüsü ise 1982 anayasasıdır.
- Denetleyelim: 1945 ve 1950 seçenekleri ✓ — ikisi de 1924 anayasasının yürürlükte olduğu döneme denk geliyor.
-
16. Tek partili dönemde çok partili düzene geçiş için girişimler yapılmıştır. Bu girişimlerin amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930)
- A) Meclisi kapatmak
- B) Seçimleri kaldırmak
- C) Hükûmetin denetlenmesini ve farklı görüşlerin temsilini sağlamak
- D) Orduyu büyütmek
- E) Vergi toplamak
Doğru cevap: C — Çok partili düzen girişimleri hükûmetin denetlenmesini ve farklı görüşlerin temsilini amaçlamıştır.
- Tek partili bir düzende neyin eksik kaldığını soralım. Meclis vardır, seçim de yapılır; ama iktidarın kararlarını meclis içinde sınayacak örgütlü bir taraf bulunmaz.
- Muhalefet partisi tam bu işi görür: hükûmetin kararlarını sorgular, alternatifini ortaya koyar ve böylece bir denetim kurar.
- İkinci işlevi temsildir: farklı görüşteki seçmenler kendi görüşünü meclise taşıyacak bir adres bulur. Girişimlerin amacı bu ikisidir.
- Denetleyelim: "meclisi kapatmak" ve "seçimleri kaldırmak" seçenekleri ✓ — ikisi de parti kurmanın tersi yönde işler.
-
17. Lozan sürerken toplanan bu kongrede ekonominin temel ilkeleri belirlenmiştir. Kongrenin öne çıkan kararı aranmaktadır. Buna göre hangi ilke benimsenmiştir?
İzmir İktisat Kongresi (1923)
- A) Yerli üretimin desteklenmesi ve millî ekonominin kurulması
- B) Kapitülasyonların sürdürülmesi
- C) Dış borçlanmanın artırılması
- D) Sanayinin kapatılması
- E) Tarımın bırakılması
Doğru cevap: A — İzmir İktisat Kongresi’nde yerli üretimin desteklenmesi ve millî ekonominin kurulması benimsenmiştir.
- Kongrenin zamanına dikkat edelim: Lozan görüşmeleri sürerken toplanıyor. Yani siyasi bağımsızlık masada tartışılırken ekonomik hedefler belirleniyor.
- Bu zamanlama tesadüf değil. Kapitülasyonların kaldırılması istenen bir ülkede ekonominin de kendi ayakları üzerinde durması gerekir; siyasi bağımsızlığın ekonomik bir ayağı olmalıdır.
- Kongrede benimsenen ilke de budur: yerli üretimin desteklenmesi ve millî ekonominin kurulması.
- Denetleyelim: "kapitülasyonların sürdürülmesi" seçeneği ✓ — Lozan’da tam tersi isteniyordu.
-
18. Bir öğrenci 1930 tarihli bir miras davasında kız ve erkek kardeşin eşit pay aldığını görmüştür. Bu durumun hangi düzenlemeye dayandığı sorulmaktadır. Buna göre dayanak hangisidir?
Bir aile davası
- A) Soyadı Kanunu
- B) Türk Medeni Kanunu
- C) Tevhid-i Tedrisat Kanunu
- D) Harf İnkılabı
- E) Takvim değişikliği
Doğru cevap: B — Mirasta kız ve erkek kardeşin eşit pay alması Türk Medeni Kanunu ile getirilen düzenlemedir.
- Önce davanın konusunu belirleyelim: miras paylaşımı. Öyleyse dayanak, miras hukukunu düzenleyen metin olmalı.
- Seçenekleri alanlarına göre eleyelim. Soyadı Kanunu kayıt düzenini, Tevhid-i Tedrisat eğitimi, Harf İnkılabı yazıyı, takvim değişikliği ise ölçü sistemini konu edinir.
- Aile, miras ve kişi hukukunu düzenleyen metin 1926 tarihli Türk Medeni Kanunu’dur; mirasta eşit pay da bu kanunla gelmiştir.
- Denetleyelim: dava 1930 tarihli ✓ — 1926’da kabul edilen kanun o tarihte yürürlükte.
-
19. Harf İnkılabı'ndan sonra yetişkinlere okuma yazma öğretmek için kurslar açılmıştır. Bu kursların adı aranmaktadır. Buna göre kurumlar hangisidir?
Millet Mektepleri
- A) Halkevleri
- B) Köy Enstitüleri
- C) Darülfünun
- D) Sanat okulları
- E) Millet Mektepleri
Doğru cevap: E — Yeni harflerle yetişkinlere okuma yazma öğretmek için açılan kurumlar Millet Mektepleri’dir.
- Sorunun verdiği iki ipucunu tutalım: kurumlar Harf İnkılabı’nın hemen ardından açılmış ve hedef kitlesi yetişkinler.
- Seçenekleri bu ipuçlarıyla eleyelim. Darülfünun yükseköğretim kurumudur ve daha eskidir; Köy Enstitüleri ile Halkevleri sonraki yıllarda ve başka amaçlarla kurulmuştur. Sanat okulları ise meslek eğitimi verir.
- Yeni harflerle yetişkinlere okuma yazma öğretmek üzere açılan kurumların adı Millet Mektepleri’dir.
- Denetleyelim: kurumların açılış zamanı harf değişikliğine bağlı ✓ — bu bağ yanıtı doğruluyor.
-
20. Halifeliğin kaldırılmasıyla eğitim birliğinin aynı gün kabul edilmesi incelenmektedir. Bu eş zamanlılığın anlamı sorulmaktadır. Buna göre hangisi söylenebilir?
İnkılapların birbiriyle ilişkisi
- A) İki düzenleme birbirinden bağımsızdır
- B) İnkılaplar birbirini tamamlayan bir bütün olarak tasarlanmıştır
- C) Kararlar rastlantısaldır
- D) İki karar da geri alınmıştır
- E) Kararlar farklı yıllarda alınmıştır
Doğru cevap: B — İnkılaplar tek tek değil, birbirini destekleyen bir bütün olarak tasarlanmış ve uygulanmıştır.
- İncelenen ayrıntı bir tarih birlikteliği: halifeliğin kaldırılması ile eğitim birliği aynı gün kabul edilmiş.
- İki düzenlemenin alanları farklı; biri devletin kurumsal yapısını, öteki eğitimi ilgilendiriyor. Ama ikisi de aynı yönü işaret ediyor: dinî otoritenin devlet işlerinden ayrılması ve öğretimin tek çatıya bağlanması.
- Aynı gün kabul edilmeleri rastlantı sayılamaz; birbirini tamamlayan bir tasarımın parçası olduklarını gösterir.
- Denetleyelim: "kararlar farklı yıllarda alınmıştır" seçeneği ✓ — soru tam da aynı gün alındıklarını söylüyor.
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.