12 🇹🇷T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

21. Yüzyılın Eşiğinde Türkiye ve Dünya

📝

12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 21. Yüzyılın Eşiğinde Türkiye ve Dünya Testi

Soğuk Savaş'ın sona ermesi, küreselleşme, bilgi toplumu, Türkiye'nin dış politikası ve güncel küresel sorunlar. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.

Bölüm

21. Yüzyılın Eşiğinde Türkiye ve Dünya

Soru / Süre

20 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

31 Ağustos 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Soğuk Savaş'ın sona ermesinde bir olay dönüm noktası sayılmaktadır. Bu olayın uluslararası düzene etkisi sorulmaktadır. Buna göre ne olmuştur?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Soğuk Savaş'ın sona ermesinde bir olay dönüm noktası sayılmaktadır. Bu olayın uluslararası düzene etkisi sorulmaktadır. Buna göre ne olmuştur?

    1991 — SSCB'nin dağılması

    • A) İki kutuplu düzen sona ermiş, yeni bir uluslararası düzen arayışı başlamıştır
    • B) Yeni bir dünya savaşı başlamıştır
    • C) Bloklar güçlenmiştir
    • D) Birleşmiş Milletler kapanmıştır
    • E) Sömürgecilik yeniden başlamıştır

    Doğru cevap: A — SSCB’nin dağılmasıyla iki kutuplu düzen sona ermiş ve yeni bir düzen arayışı başlamıştır.

    1. İki kutuplu düzenin neye dayandığını hatırlayalım: birbirini dengeleyen iki blok ve her birinin önderi olan birer güç.
    2. SSCB’nin dağılması bu yapının bir ayağını ortadan kaldırdı. Bir denge iki taraf gerektirdiğine göre, taraflardan biri çekilince denge de sona erer.
    3. Yerine hazır bir düzen yoktu; bu yüzden dağılmanın ardından yeni bir uluslararası düzen arayışı başladı.
    4. Denetleyelim: "bloklar güçlenmiştir" seçeneği ✓ — blokların dayandığı yapı tam da bu tarihte çözülüyor.
  2. 2. SSCB'nin dağılmasıyla Orta Asya ve Kafkasya'da yeni devletler ortaya çıkmıştır. Bu durumun Türkiye açısından anlamı aranmaktadır. Buna göre hangi olanak doğmuştur?

    Bağımsızlığını kazanan cumhuriyetler

    • A) Sınırların değişmesi
    • B) Tarihsel ve kültürel bağların bulunduğu ülkelerle yeni ilişkiler kurma olanağı
    • C) Ticaretin yasaklanması
    • D) Ulaşımın kapanması
    • E) Göçün durması

    Doğru cevap: B — Yeni bağımsız cumhuriyetlerle tarihsel ve kültürel bağlar, yeni ilişkiler kurma olanağı doğurmuştur.

    1. Durumu görelim: Orta Asya ve Kafkasya’da daha önce SSCB içinde bulunan topluluklar bağımsız devletler hâline geldi.
    2. Bağımsız bir devlet kendi dış ilişkilerini kendisi kurar. Yani daha önce mümkün olmayan doğrudan ilişki artık mümkündür.
    3. Türkiye ile bu ülkeler arasında tarihsel ve kültürel bağlar bulunuyordu; bu bağlar yeni siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin kurulmasını kolaylaştıran bir zemin sundu.
    4. Denetleyelim: seçeneklerdeki ticaretin yasaklanması ve ulaşımın kapanması ✓ — ikisi de bir olanağı değil bir kısıtı anlatır.
  3. 3. Küreselleşme yalnız ekonomik bir olgu değildir. Sürecin boyutları sorulmaktadır. Buna göre küreselleşme hangi alanları kapsar?

    Küreselleşmenin boyutları

    • A) Yalnız ekonomi
    • B) Yalnız kültür
    • C) Ekonomi, kültür, iletişim ve siyaset
    • D) Yalnız spor
    • E) Yalnız ulaşım

    Doğru cevap: C — Küreselleşme ekonomi, kültür, iletişim ve siyaset alanlarını birlikte etkileyen çok boyutlu bir süreçtir.

    1. Sorunun kendisi bir uyarı taşıyor: küreselleşme yalnız ekonomik bir olgu değil. Öyleyse yanıt birden çok alanı içermeli.
    2. Alanları tek tek görelim. Sermaye ve mal sınır aşıyor: ekonomi. Yayınlar, filmler ve internet sınır aşıyor: kültür ve iletişim.
    3. Uluslararası örgütler ülkeleri bağlayan kararlar üretiyor: siyaset. Süreç bu dört alanı birlikte kapsıyor.
    4. Denetleyelim: seçeneklerin dördü "yalnız" diyor ✓ — hepsi süreci tek bir alana indirgiyor.
  4. 4. Bilgiye erişimi kökten değiştirmiştir. Bu değişimin yarattığı yeni sorun aranmaktadır. Buna göre hangi sorun doğmuştur?

    İnternetin yaygınlaşması

    • A) Bilgiye erişimin imkânsızlaşması
    • B) Yayınların azalması
    • C) İletişimin yavaşlaması
    • D) Doğru ile yanlış bilgiyi ayırt etme güçlüğü ve bilgi kirliliği
    • E) Kitapların yok olması

    Doğru cevap: D — Erişim kolaylaştıkça denetimsiz içerik de artmış, doğru ile yanlışı ayırt etme sorunu büyümüştür.

    1. İnternetin neyi değiştirdiğini görelim: bilgiye erişim kolaylaştı, ama aynı zamanda içerik üretmek de kolaylaştı.
    2. İkinci değişiklik yeni sorunun kaynağı. Basılı yayında bir metnin okura ulaşması için birkaç aşamadan geçmesi gerekirken, internette herkes doğrudan içerik yayımlayabiliyor.
    3. Doğruluğu denetlenmemiş içerik çoğalınca okurun işi de zorlaşıyor. Doğan yeni sorun, doğru ile yanlışı ayırt etme güçlüğü ve bilgi kirliliğidir.
    4. Denetleyelim: "bilgiye erişimin imkânsızlaşması" seçeneği ✓ — erişim tam tersine kolaylaştı.
  5. 5. Üretimde bilginin en önemli kaynak hâline geldiği toplum yapısı tanımlanmaktadır. Bu yapının adı sorulmaktadır. Buna göre kavram nedir?

    Bilgi toplumu

    • A) Tarım toplumu
    • B) Avcı-toplayıcı toplum
    • C) Feodal toplum
    • D) Göçebe toplum
    • E) Bilgi toplumu

    Doğru cevap: E — Üretimin temel kaynağının bilgi olduğu toplum yapısına bilgi toplumu denir.

    1. Toplum yapılarını üretimde belirleyici olan kaynağa göre sıralayalım.
    2. Tarım toplumunda belirleyici kaynak topraktı; sanayi toplumunda sermaye ve makine öne geçti. Her aşamada üretimi asıl belirleyen şey değişiyor.
    3. Tanımda ise en önemli kaynak bilgi olarak veriliyor. Bu aşamayı adlandıran kavram bilgi toplumudur.
    4. Denetleyelim: avcı-toplayıcı, feodal ve göçebe toplum daha önceki yapılar ✓ — hiçbirinde bilgi belirleyici kaynak değil.
  6. 6. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri uzun bir süreç izlemiştir. Bu sürecin niteliği aranmaktadır. Buna göre süreç nasıldır?

    Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri

    • A) Bir günde tamamlanmıştır
    • B) Ortaklık anlaşmasından adaylığa uzanan uzun ve aşamalı bir süreçtir
    • C) Hiç başlamamıştır
    • D) Yalnız askerî bir süreçtir
    • E) Yalnız kültürel bir süreçtir

    Doğru cevap: B — Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ortaklık anlaşmasından adaylığa uzanan uzun ve aşamalı bir süreçtir.

    1. Sürecin basamaklarını sıralayalım: önce bir ortaklık anlaşması imzalandı, ardından gümrük birliği aşaması geldi, sonra adaylık statüsü tanındı.
    2. Üç basamak da ayrı tarihlerde ve ayrı müzakerelerle gerçekleşti; her biri bir öncekinin üzerine kuruldu.
    3. Bu yapı sürecin niteliğini veriyor: tek bir kararla değil, aşama aşama ilerleyen uzun bir süreç.
    4. Denetleyelim: "bir günde tamamlanmıştır" seçeneği ✓ — sayılan üç aşama farklı yıllara ait.
  7. 7. Türkiye 1996'da Avrupa Birliği ile gümrük birliğine girmiştir. Bu adımın ekonomik anlamı sorulmaktadır. Buna göre ne değişmiştir?

    Gümrük Birliği (1996)

    • A) Dış ticaret durmuştur
    • B) Yalnız tarım ürünleri serbestleşmiştir
    • C) Sanayi ürünlerinde gümrük vergileri kaldırılmış, rekabet artmıştır
    • D) İhracat yasaklanmıştır
    • E) İthalat tümüyle yasaklanmıştır

    Doğru cevap: C — Gümrük birliğiyle sanayi ürünlerinde gümrük vergileri kalkmış ve rekabet artmıştır.

    1. Gümrük vergisinin ne işe yaradığını hatırlayalım: dışarıdan gelen malın fiyatını yükselterek yerli üreticiye bir koruma sağlar.
    2. Bu vergi kalktığında koruma da kalkar; dışarıdan gelen mal yerli malla aynı fiyat düzleminde yarışır.
    3. Anlaşma sanayi ürünlerini kapsıyordu. Ekonomik anlamı, bu ürünlerde gümrük vergilerinin kaldırılması ve iç piyasada rekabetin artmasıdır.
    4. Denetleyelim: "dış ticaret durmuştur" seçeneği ✓ — vergilerin kalkması ticareti durdurmaz, kolaylaştırır.
  8. 8. Güvenlik tehditleri, yirmi birinci yüzyılda devletler arası savaşla sınırlı kalmamıştır. Bu yeni tehditlerin ortak özelliği aranmaktadır. Buna göre hangi özellik öne çıkar?

    Küresel güvenlik sorunları

    • A) Yalnız bir ülkeyi ilgilendirmeleri
    • B) Yalnız askerî nitelikte olmaları
    • C) Kolayca çözülebilir olmaları
    • D) Sınır tanımamaları ve uluslararası iş birliği gerektirmeleri
    • E) Yalnız ekonomik nitelikte olmaları

    Doğru cevap: D — Yeni güvenlik tehditleri sınır tanımadıkları için uluslararası iş birliği gerektirir.

    1. Yeni tehditleri örnekleriyle sayalım: terör, siber saldırı, salgın hastalık, iklim değişikliği.
    2. Dördünün de klasik bir savaştan farkına bakalım. Hiçbiri iki devletin ordusu arasında ve belirli bir cephede gerçekleşmiyor; hepsi ülke sınırlarının içine ve dışına birden yayılıyor.
    3. Sınır tanımayan bir tehdide karşı tek başına alınan önlem yetersiz kalır. Ortak özellik budur: çözüm uluslararası iş birliği gerektirir.
    4. Denetleyelim: "yalnız askerî nitelikte olmaları" seçeneği ✓ — siber saldırı, salgın ve iklim askerî tehditler değil.
  9. 9. Savaş ve çatışma bölgelerinden komşu ülkelere büyük göç dalgaları yaşanmaktadır. Bu durumun göç alan ülkelerdeki etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğar?

    Kitlesel göç hareketleri

    • A) Barınma, sağlık ve eğitim hizmetlerinde ek yük ve toplumsal uyum gereksinimi
    • B) Nüfusun azalması
    • C) Hizmet talebinin düşmesi
    • D) Kent nüfusunun azalması
    • E) İş gücünün tümüyle yok olması

    Doğru cevap: A — Kitlesel göç barınma, sağlık ve eğitimde ek yük yaratır ve uyum politikalarını zorunlu kılar.

    1. Kitlesel göçü sıradan göçten ayıran şeyi belirleyelim: gelen sayısı büyük ve geliş kısa sürede oluyor.
    2. Bu iki özellik hizmetlere yansıyor. Barınma, sağlık ve eğitim kapasiteleri mevcut nüfusa göre planlanmıştır; ani bir artış bunları zorlar.
    3. İkinci sonuç toplumsaldır: farklı dil ve alışkanlıklara sahip yeni bir nüfusla birlikte yaşamak uyum politikalarını gerektirir. İki sonuç birlikte doğar.
    4. Denetleyelim: "hizmet talebinin düşmesi" seçeneği ✓ — nüfus arttığında talep de artar.
  10. 10. Yirmi birinci yüzyılın en büyük küresel sorunlarından sayılmaktadır. Bu nitelemenin nedeni aranmaktadır. Buna göre neden nedir?

    İklim değişikliği

    • A) Yalnız bir bölgeyi etkilemesi
    • B) Etkisinin bütün ülkeleri kapsaması ve çözümünün ortak eylem gerektirmesi
    • C) Kısa sürede çözülebilmesi
    • D) Yalnız kentleri etkilemesi
    • E) Yalnız tarımı ilgilendirmesi

    Doğru cevap: B — İklim değişikliğinin etkisi bütün ülkeleri kapsar ve çözümü ortak eylem gerektirir.

    1. Sorunun neden küresel sayıldığını mekanizmasından çıkaralım.
    2. Sera gazları salındıkları yerde kalmaz; atmosferde dolaşır ve etkileri dünya ölçeğinde ortaya çıkar. Yani bir ülkenin salımı yalnız kendi sınırlarını ilgilendirmez.
    3. Aynı nedenle çözüm de tek başına alınacak önlemlerle olmaz. Bir ülke salımını sıfırlasa bile ötekiler sürdürdüğünde sonuç değişmez; bu yüzden ortak eylem gerekir.
    4. Denetleyelim: "yalnız tarımı ilgilendirmesi" seçeneği ✓ — iklim değişikliği su, sağlık ve yerleşimi de etkiliyor.
  11. 11. Türkiye yirmi birinci yüzyılda birden çok bölgeyle ilişkilerini geliştirmeye yönelmiştir. Bu yaklaşımın gerekçesi sorulmaktadır. Buna göre gerekçe nedir?

    Çok yönlü dış politika

    • A) Tek bir bölgeye bağlı kalmanın riskini azaltmak ve etkinlik alanını genişletmek
    • B) Uluslararası örgütlerden çıkmak
    • C) Ticareti azaltmak
    • D) Komşularla ilişkileri kesmek
    • E) Ulaşımı kısıtlamak

    Doğru cevap: A — Çok yönlü ilişki, tek bir bölgeye bağımlılığın riskini azaltır ve etkinlik alanını genişletir.

    1. Tek bir bölgeyle ilişkiye dayanan bir dış politikanın zayıf yanını soralım.
    2. O bölgede bir kriz çıktığında ya da ilişkiler bozulduğunda elde başka seçenek kalmaz; ülke tek bir kanala bağımlı hâle gelir.
    3. Birden çok bölgeyle ilişki kurmak bu kırılganlığı azaltır ve aynı zamanda söz söylenebilecek alanı genişletir. Yaklaşımın gerekçesi budur.
    4. Denetleyelim: "komşularla ilişkileri kesmek" seçeneği ✓ — çok yönlülük ilişki kesmeyi değil çoğaltmayı anlatıyor.
  12. 12. Kaynak bölgeleriyle tüketici pazarlar arasındaki enerji hatları Türkiye üzerinden geçmektedir. Bu durumun sonucu aranmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğar?

    Enerji hatları ve Türkiye

    • A) Enerji tüketiminin sıfırlanması
    • B) Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde ve bölgesel diplomaside ağırlık kazanması
    • C) Rezervlerin artması
    • D) Ulaşımın kapanması
    • E) Ticaretin yasaklanması

    Doğru cevap: B — Geçiş ülkesi konumu, Türkiye’ye enerji arz güvenliğinde ve bölgesel diplomaside ağırlık kazandırır.

    1. Durumu bir zincir olarak görelim: bir yanda enerji kaynağı olan bölgeler, öteki yanda bu enerjiyi tüketen pazarlar. Hatlar ikisini birbirine bağlıyor.
    2. Türkiye bu zincirin ortasında yer alıyor. Bir malın kaynağı kadar ona giden yol da önemlidir; yolun güvenliği, arzın kendisinin güvenliğidir.
    3. Bu yüzden geçiş ülkesi, arz güvenliği tartışmalarının doğal bir tarafı olur ve bölgesel diplomaside ağırlık kazanır.
    4. Denetleyelim: "rezervlerin artması" seçeneği ✓ — geçiş ülkesi olmak ülkenin kendi kaynağını artırmıyor.
  13. 13. Tabloda uluslararası düzenin dönemleri karşılaştırılmaktadır. Soru işaretiyle gösterilen nitelik aranmaktadır. Buna göre 1991 sonrası düzen nasıl tanımlanır?

    • A) İki kutuplu
    • B) Sömürge düzeni
    • C) Feodal düzen
    • D) Tek kutupluluktan çok merkezliliğe geçen bir arayış dönemi
    • E) Değişmeyen düzen

    Doğru cevap: D — 1991 sonrası, tek kutupluluktan çok merkezliliğe doğru ilerleyen bir arayış dönemidir.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda dönem, sağda uluslararası düzenin niteliği. İki satır iki ayrı yapıyı veriyor.
    2. Dolu satır: 1945-1991 → iki kutuplu. Bu düzen birbirini dengeleyen iki bloka dayanıyordu.
    3. Bloklardan biri dağılınca kısa süre tek kutuplu bir görünüm doğdu; ama sonraki yıllarda yeni güç merkezleri ortaya çıktı. Dönemin niteliği, tek kutupluluktan çok merkezliliğe geçen bir arayıştır.
    4. Denetleyelim: "iki kutuplu" seçeneği ✓ — bu, ÜST SATIRDA önceki dönem için zaten yazılmış.
  14. 14. Küresel sorunların çözümünde uluslararası örgütlere önemli rol düşmektedir. Bu rolün sınırı sorulmaktadır. Buna göre örgütlerin etkisi neye bağlıdır?

    Uluslararası örgütlerin rolü

    • A) Yalnız bütçelerine
    • B) Üye devletlerin kararları uygulama iradesine
    • C) Yalnız merkezlerinin konumuna
    • D) Yalnız çalışan sayısına
    • E) Yalnız kuruluş yıllarına

    Doğru cevap: B — Uluslararası örgütlerin etkisi, üye devletlerin kararları uygulama iradesine bağlıdır.

    1. Bir örgütün elinde ne olduğunu soralım: karar alabilir, çağrı yapabilir, rapor yayımlayabilir.
    2. Ama bu kararları sahada uygulayacak olan devletlerdir. Örgütün kendi başına bir kolluk gücü ya da zorlayıcı yaptırımı çoğu durumda yoktur.
    3. Bu yüzden bir kararın etkisi, üye devletlerin onu uygulama iradesine bağlı kalır. Örgütlerin rolünün sınırı da buradadır.
    4. Denetleyelim: seçeneklerdeki bütçe, merkez, çalışan sayısı ve kuruluş yılı ✓ — dördü de kararın uygulanıp uygulanmadığını belirlemiyor.
  15. 15. Bir ülkenin kültürü, eğitimi ve yardım politikalarıyla başka ülkeler üzerinde etki kurması tartışılmaktadır. Bu etkinin adı aranmaktadır. Buna göre kavram nedir?

    Yumuşak güç

    • A) Askerî güç
    • B) Ekonomik yaptırım
    • C) Yumuşak güç
    • D) Silahlanma
    • E) Ambargo

    Doğru cevap: C — Zorlama yerine çekim yoluyla kurulan etkiye yumuşak güç denir.

    1. Tanımdaki araçlara bakalım: kültür, eğitim ve yardım politikaları. Üçünün de ortak yanı, karşı tarafı zorlamaması.
    2. Seçeneklerin dördü ise zorlayıcı araçlar: askerî güç, ekonomik yaptırım, silahlanma, ambargo. Hepsi karşı tarafı bir şeye mecbur bırakmayı hedefler.
    3. Zorlama yerine çekim yoluyla kurulan etkinin adı yumuşak güçtür; karşı taraf istediği için yaklaşır, zorunda olduğu için değil.
    4. Denetleyelim: ayırt edici ölçüt etkinin kuruluş biçimi ✓ — sonucu değil, yolu farklı.
  16. 16. Bilgi teknolojilerine erişimde ülkeler ve toplum kesimleri arasında fark bulunmaktadır. Bu farkın adı sorulmaktadır. Buna göre kavram nedir?

    Dijital bölünme

    • A) Kentleşme
    • B) Sanayileşme
    • C) Küreselleşme
    • D) Dijital bölünme
    • E) Göç

    Doğru cevap: D — Bilgi teknolojilerine erişim ve kullanma becerisindeki eşitsizliğe dijital bölünme denir.

    1. Kavramın adı içeriğini zaten veriyor: "dijital" alanı, "bölünme" ise bir ayrımı gösteriyor.
    2. Seçeneklerin dördü ise birer süreç adı: kentleşme, sanayileşme, küreselleşme ve göç. Hiçbiri bir eşitsizliği adlandırmıyor.
    3. Tanımdaki fark iki düzeyde: bazı ülke ve kesimlerin teknolojiye erişimi sınırlı, erişimi olanların da kullanma becerisi eşit değil. Bu eşitsizliğin adı dijital bölünmedir.
    4. Denetleyelim: küreselleşme yakın bir kavram ✓ — ama o bir yayılmayı, dijital bölünme ise yayılmanın eşitsiz kalışını anlatıyor.
  17. 17. Salgınlar, yirmi birinci yüzyılda hızla dünya ölçeğine yayılabilmektedir. Bu hızlanmanın nedeni aranmaktadır. Buna göre neden nedir?

    Küresel salgınlar

    • A) Ulaşımın gerilemesi
    • B) Nüfusun azalması
    • C) Kentlerin küçülmesi
    • D) Ticaretin durması
    • E) Uluslararası ulaşımın yoğunlaşması ve kentlerde nüfus yoğunluğunun artması

    Doğru cevap: E — Yoğun uluslararası ulaşım ve kentlerdeki nüfus yoğunluğu salgınların hızla yayılmasını kolaylaştırır.

    1. Bir salgının yayılma hızını belirleyen iki şeyi ayıralım: etkenin ne kadar uzağa taşınabildiği ve taşındığı yerde kaç kişiyle temas ettiği.
    2. Birinci çarpan ulaşımdır. Uluslararası uçuşlarla bir kişi bir gün içinde başka bir kıtaya geçebiliyor; etken de onunla birlikte gidiyor.
    3. İkinci çarpan kentlerdeki yoğunluk. Kalabalık bir kentte günlük temas sayısı çok yüksektir. İki çarpan birlikte yayılmayı hızlandırır.
    4. Denetleyelim: "ulaşımın gerilemesi" seçeneği ✓ — gerileme yayılmayı hızlandırmaz, yavaşlatırdı.
  18. 18. Bir öğrenci güncel bir konuda ödev hazırlarken internette karşıt bilgiler bulmaktadır. Bu durumda izlemesi gereken yol sorulmaktadır. Buna göre nasıl davranmalıdır?

    Bir öğrencinin kaynak seçimi

    • A) İlk bulduğu bilgiyi kullanmalı
    • B) Kaynakların güvenilirliğini karşılaştırmalı ve birden çok kaynaktan doğrulamalı
    • C) En çok paylaşılanı seçmeli
    • D) Hiçbir kaynağı kullanmamalı
    • E) Yalnız görsel içeriklere bakmalı

    Doğru cevap: B — Kaynakların güvenilirliği karşılaştırılmalı ve bilgi birden çok kaynaktan doğrulanmalıdır.

    1. Öğrencinin karşılaştığı durumu belirleyelim: aynı konuda birbirine karşıt bilgiler var. Yani kaynaklardan en az biri yanlış.
    2. Bu durumda tek bir kaynağa bakarak seçim yapılamaz; hangisinin doğru olduğunu o kaynağın kendisi söyleyemez.
    3. Yapılması gereken iki adım var: kaynakların kim tarafından, nasıl üretildiğine bakarak güvenilirliklerini karşılaştırmak ve bilgiyi birbirinden bağımsız birden çok kaynakla doğrulamak.
    4. Denetleyelim: "en çok paylaşılanı seçmeli" seçeneği ✓ — paylaşım sayısı doğruluk ölçütü değil.
  19. 19. Birleşmiş Milletler yoksulluk, eğitim, eşitlik ve çevre alanlarında ortak hedefler belirlemiştir. Bu hedeflerin ortak yönü aranmaktadır. Buna göre hedefler neyi gözetir?

    Sürdürülebilir kalkınma hedefleri

    • A) Yalnız ekonomik büyümeyi
    • B) Yalnız çevre korumayı
    • C) Kalkınmayı çevre ve toplumsal eşitlikle birlikte düşünmeyi
    • D) Yalnız askerî güvenliği
    • E) Yalnız ticaret hacmini

    Doğru cevap: C — Hedefler kalkınmayı çevre ve toplumsal eşitlikle birlikte düşünmeyi gözetir.

    1. Sayılan alanları gruplayalım: yoksulluk ve eğitim, eşitlik, çevre.
    2. Yoksulluk, eğitim ve eşitlik toplumsal boyutu; iklim ve su gibi hedefler çevresel boyutu veriyor. Kalkınma ise ekonomik boyut.
    3. Üç boyutun aynı hedef kümesinde bulunması, kalkınmanın tek başına ele alınmadığını gösteriyor. Hedeflerin gözettiği şey budur: kalkınmayı çevre ve toplumsal eşitlikle birlikte düşünmek.
    4. Denetleyelim: seçeneklerin dördü "yalnız" diyor ✓ — hepsi üç boyuttan birini alıp ötekileri düşürüyor.
  20. 20. Dünyanın yirmi birinci yüzyıl başındaki durumu bütünüyle değerlendirilmektedir. Dönemin ayırt edici yönü sorulmaktadır. Buna göre hangisi söylenebilir?

    Yüzyılın eşiğinde genel görünüm

    • A) Ülkeler birbirinden yalıtılmıştır
    • B) Değişim durmuştur
    • C) Sorunlar yalnız yereldir
    • D) Karşılıklı bağımlılığın arttığı, sorunların ve çözümlerin küreselleştiği bir dönemdir
    • E) İki kutuplu düzen sürmektedir

    Doğru cevap: D — Karşılıklı bağımlılığın arttığı, sorunların da çözümlerin de küreselleştiği bir dönemdir.

    1. Dönemi iki soruyla değerlendirelim: ülkeler birbirine ne kadar bağlı ve sorunlar nerede kalıyor?
    2. Birinci soru için ekonomiye bakalım: üretim zincirleri birden çok ülkeye yayılmış, iletişim ağları birbirine bağlı. Bir yerdeki kriz ötekilere geçiyor.
    3. İkinci soru için sorunlara bakalım: iklim, salgın ve siber tehditlerin hiçbiri tek bir ülkede kalmıyor ve çözümleri ortak eylem gerektiriyor. Dönemin ayırt edici yönü bu ikisidir.
    4. Denetleyelim: "iki kutuplu düzen sürmektedir" seçeneği ✓ — bu düzen 1991’de sona ermişti.

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.