II. Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye ve Dünya
12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük II. Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye ve Dünya Testi
Savaşın nedenleri ve gelişimi, Türkiye'nin denge politikası, savaş yıllarının ekonomik ve toplumsal etkileri. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
II. Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye ve Dünya
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
31 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Birinci savaş sonrası kurulan düzenin, İkinci Dünya Savaşı'nın çıkışında payı bulunmaktadır. Bu payın nedeni sorulmaktadır. Buna göre hangisi etkili olmuştur?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Birinci savaş sonrası kurulan düzenin, İkinci Dünya Savaşı'nın çıkışında payı bulunmaktadır. Bu payın nedeni sorulmaktadır. Buna göre hangisi etkili olmuştur?
Savaşın hazırlayıcı nedenleri
- A) Ağır barış koşullarının yarattığı hoşnutsuzluk ve ekonomik bunalım
- B) Uluslararası ticaretin genişlemesi
- C) Silahlanmanın durması
- D) Sömürgelerin bağımsız olması
- E) Refahın yaygınlaşması
Doğru cevap: A — I. Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin II. Dünya Savaşı’na zemin hazırlaması, ağır barış koşullarının yarattığı hoşnutsuzluk ve ekonomik bunalımdan kaynaklanır.
- Birinci savaşın sonunda yenilen devletlere, özellikle Almanya’ya Versay Antlaşması ile toprak kaybı, ağır tazminat ve ordu sınırlaması dayatıldı.
- Bu koşullar yenilen ülkelerde derin bir hoşnutsuzluk ve "intikam" duygusu doğurdu; İtalya gibi galip saflarda yer alıp beklediğini alamayan ülkeler de memnun değildi.
- 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı işsizliği ve yoksulluğu büyüttü; bu ortamda Almanya’da Nazizm, İtalya’da faşizm gibi saldırgan rejimler güç kazandı.
- Denetleyelim: hoşnutsuzluk + bunalım → saldırgan rejimler → yayılmacı politika → savaş ✓ — seçenek zincirin ilk halkasını doğru veriyor.
-
2. Başlangıç sayılan bir tarih, İkinci Dünya Savaşı için belirlenmiştir. Bu tarihte gerçekleşen olay aranmaktadır. Buna göre ne olmuştur?
1 Eylül 1939
- A) Fransa teslim olmuştur
- B) Almanya Polonya'ya saldırmıştır
- C) Japonya savaşa girmiştir
- D) Savaş sona ermiştir
- E) Birleşmiş Milletler kurulmuştur
Doğru cevap: B — 1 Eylül 1939’da Almanya’nın Polonya’ya saldırması II. Dünya Savaşı’nın başlangıcı sayılır.
- Almanya bu tarihten önce Avusturya’yı ilhak etmiş, Çekoslovakya’yı parçalamıştı; İngiltere ve Fransa bu adımlara ses çıkarmamıştı.
- Polonya’ya saldırı bu çizgiyi aştı: İngiltere ve Fransa Polonya’ya güvence vermişlerdi ve 3 Eylül 1939’da Almanya’ya savaş ilan ettiler.
- Böylece yerel bir saldırı genel bir savaşa dönüştü; bu yüzden 1 Eylül 1939 savaşın başlangıç tarihi kabul edilir.
- Denetleyelim: başlangıç tarihinde savaşı başlatan bir olay olmalı ✓ — Fransa’nın teslimi (1940), Japonya’nın savaşa girişi (1941) ve BM’nin kuruluşu (1945) daha sonraki olaylardır.
-
3. İki blok arasında geçen bir savaş söz konusudur. Blokların adları sorulmaktadır. Buna göre taraflar hangileridir?
Savaşın tarafları
- A) İtilaf ve İttifak Devletleri
- B) Balkan ve Sadabat blokları
- C) Mihver ve Müttefik Devletler
- D) Kutsal İttifak ve Üçlü Bağlaşma
- E) Doğu ve Batı Roma
Doğru cevap: C — II. Dünya Savaşı, Mihver Devletler ile Müttefik Devletler arasında geçmiştir.
- Mihver Devletler: Almanya, İtalya ve Japonya (Berlin-Roma-Tokyo ekseni).
- Müttefik Devletler: İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği ve ABD başta olmak üzere bu saldırgan bloğa karşı savaşan devletler.
- Bloklar birinci savaştakinden farklıdır; örneğin İtalya ve Japonya birinci savaşta İtilaf tarafındaydı, ikinci savaşta Mihver’de yer aldı.
- Denetleyelim: seçeneklerde yalnız bir çift II. Dünya Savaşı’na ait ✓ — diğer adlar birinci savaşa, bölgesel paktlara ya da daha eski dönemlere aittir.
-
4. Türkiye savaşın büyük bölümünde savaş dışı kalmıştır. Bu tutumun adı aranmaktadır. Buna göre izlenen politika nedir?
Türkiye'nin savaş dışı kalması
- A) Saldırı politikası
- B) Yayılma politikası
- C) Bloklardan birine hemen katılma politikası
- D) İki blok arasında denge gözeten aktif tarafsızlık politikası
- E) Uluslararası ilişkileri kesme politikası
Doğru cevap: D — Türkiye’nin savaşın büyük bölümünde izlediği tutum, iki blok arasında dengeyi gözeten aktif tarafsızlık (denge) politikasıdır.
- Türkiye 19 Ekim 1939’da İngiltere ve Fransa ile Üçlü İttifak imzaladı; öte yandan 18 Haziran 1941’de Almanya ile Saldırmazlık Paktı yaptı.
- Yani iki blokla da ilişkisini ve anlaşmalarını sürdürdü, ama hiçbirinin yanında fiilen çarpışmadı.
- Bu tutum edilgen bir seyirci tarafsızlığı değil, diplomasiyle sürekli denge kuran etkin bir politikadır; bu yüzden aktif tarafsızlık ya da denge politikası olarak adlandırılır.
- Denetleyelim: politika hem savaş dışı kalmayı hem de iki blokla ilişkiyi açıklamalı ✓ — aktif tarafsızlık ikisini birden karşılıyor.
-
5. Türkiye'nin savaşa girmemesinin gerekçeleri değerlendirilmektedir. Bu gerekçelerden biri sorulmaktadır. Buna göre hangisi etkilidir?
Savaş dışı kalmanın gerekçesi
- A) Nüfusun çok fazla olması
- B) Sınır komşusunun bulunmaması
- C) Ordunun çok büyük olması
- D) Denizlere kıyısının olmaması
- E) Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmış ülkenin ekonomik ve askerî gücünün sınırlı olması
Doğru cevap: E — Türkiye’nin savaşa girmemesinin gerekçelerinden biri, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış ülkenin ekonomik ve askerî gücünün sınırlı olmasıdır.
- Türkiye 1911’den 1922’ye kadar Trablusgarp, Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş savaşlarıyla yaklaşık on bir yıl aralıksız savaşmıştı; büyük insan kaybı vermişti.
- Cumhuriyet’in ilk yıllarında sanayi, ulaşım ve silah üretimi yeni kuruluyordu; ordu modern Alman ve Sovyet ordularıyla karşılaşacak donanıma sahip değildi.
- Bu koşullarda yeni bir büyük savaş hem ekonomiyi hem de kazanılmış bağımsızlığı tehlikeye atabilirdi; yönetim bu yüzden savaş dışı kalmayı yeğledi.
- Denetleyelim: gerekçe bir zayıflık ya da sınırlılık olmalı ✓ — "ordunun çok büyük olması" ya da "nüfusun çok fazla olması" tersine savaşa girmeyi kolaylaştıran koşullar olurdu.
-
6. Savaşa girilmemesine karşın Türkiye'de büyük bir ordu silah altında tutulmuştur. Bu durumun ekonomiye etkisi aranmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğmuştur?
Savaş yıllarında seferberlik
- A) Üretim artmıştır
- B) Üretimde iş gücü azalmış, bütçe yükü artmıştır
- C) Vergiler kaldırılmıştır
- D) İşsizlik artmıştır
- E) Dış ticaret genişlemiştir
Doğru cevap: B — Savaşa girmeden büyük bir ordunun silah altında tutulması, üretimde iş gücünü azaltmış ve bütçe yükünü artırmıştır.
- Türkiye olası bir saldırıya karşı hazırlıklı olmak için savaş boyunca yüz binlerce kişiyi silah altında tuttu.
- Silah altına alınanlar çoğunlukla tarlada ve atölyede çalışan genç erkeklerdi; bu yüzden tarım ve sanayide iş gücü azaldı, üretim düştü.
- Aynı zamanda bu büyük ordunun beslenmesi, giydirilmesi ve silahlandırılması bütçeden büyük pay aldı.
- Denetleyelim: az üreten ama çok harcayan bir ekonomi ✓ — sonuç "iş gücü azaldı, bütçe yükü arttı" olmalı; seçenek ikisini de veriyor.
-
7. Savaş yıllarında temel gıdaların dağıtımı için özel bir yöntem uygulanmıştır. Bu uygulamanın amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Ekmek karnesi uygulaması
- A) Tüketimi artırmak
- B) Fiyatları serbest bırakmak
- C) Kıt ürünlerin adil dağıtımını sağlamak ve karaborsayı önlemek
- D) İhracatı artırmak
- E) Üretimi durdurmak
Doğru cevap: C — Savaş yıllarındaki ekmek karnesi uygulaması, kıt ürünlerin adil dağıtımını sağlamak ve karaborsayı önlemek amacı taşır.
- Seferberlik ve kuraklık nedeniyle buğday üretimi düştü, dış ticaret daraldı; temel gıda kıtlaştı.
- Az bulunan ürün serbest bırakılırsa parası olan çok alır, fiyat yükselir ve mal gizlice yüksek fiyata satılır; buna karaborsa denir.
- Karne, her kişiye belirli miktarda ekmek hakkı tanıyarak kıt ürünü herkese paylaştırdı ve stokçuluğun, karaborsanın önüne geçmeye çalıştı.
- Denetleyelim: karne dağıtımı sınırlar ✓ — amacı tüketimi artırmak değil, azalan ürünü adil biçimde paylaştırmaktır.
-
8. Savaş yıllarında bütçe açığını kapatmak için olağanüstü bir vergi çıkarılmıştır. Bu verginin sonradan değerlendirilmesi aranmaktadır. Buna göre uygulama nasıl anılmaktadır?
Varlık Vergisi (1942)
- A) Sorunsuz bir uygulama olarak
- B) Yalnız yabancıları ilgilendiren bir düzenleme olarak
- C) Vergi gelirini azaltan bir uygulama olarak
- D) Uygulanmayan bir yasa olarak
- E) Uygulamada eşitsizlik yarattığı için eleştirilen bir düzenleme olarak
Doğru cevap: E — Varlık Vergisi (1942), uygulamada eşitsizlik yarattığı için eleştirilen bir düzenleme olarak anılmaktadır.
- Vergi 11 Kasım 1942’de, savaşın yarattığı bütçe açığını kapatmak ve savaş sırasında aşırı kazanç sağlayanlardan pay almak amacıyla bir defaya mahsus çıkarıldı.
- Vergi miktarları belirlenirken ortak ve açık bir ölçüt kullanılmadı; takdir yetkisi komisyonlara bırakıldı ve özellikle gayrimüslim tüccarlara çok yüksek miktarlar biçildiği eleştirisi yapıldı.
- Ödeyemeyenlerin mallarına el konuldu, bir kısmı çalışma kamplarına gönderildi; yoğun eleştiriler sonucunda vergi 1944’te kaldırıldı.
- Denetleyelim: soru uygulamanın sonradan nasıl değerlendirildiğini soruyor ✓ — kısa sürede kaldırılması ve eşitsizlik eleştirileri, "sorunsuz" değil "eleştirilen" bir düzenleme olduğunu gösterir.
-
9. Kırsal kesimin eğitim gereksinimini karşılamak için bir model geliştirilmiştir. Modelin özelliği sorulmaktadır. Buna göre bu kurumlar nasıl çalışmıştır?
Köy Enstitüleri (1940)
- A) Köy çocuklarını öğretmen olarak yetiştirip üretim içinde eğitim vermiştir
- B) Yalnız kent çocuklarını almıştır
- C) Yalnız askerî eğitim vermiştir
- D) Yalnız yükseköğretim yapmıştır
- E) Yalnız yabancı dil öğretmiştir
Doğru cevap: A — Köy Enstitüleri (1940), köy çocuklarını öğretmen olarak yetiştirip üretim içinde eğitim veren kurumlardır.
- Nüfusun büyük çoğunluğu köylerde yaşıyordu ve köylerin çoğunda okul ve öğretmen yoktu; kentte yetişen öğretmenler köye gitmek istemiyordu.
- 17 Nisan 1940’ta kurulan Köy Enstitüleri bu sorunu kaynağında çözmeyi amaçladı: köyün kendi çocuklarını seçip öğretmen olarak yetiştirmek.
- Öğrenciler derslerin yanında tarım, yapı ve zanaat işleri de öğrendi; binaları bile büyük ölçüde kendileri yaptı. Mezunlar köylerine dönerek hem öğretmenlik yaptı hem de üretimde örnek oldu.
- Denetleyelim: modelin iki anahtarı "köy çocuğu" ve "üretim içinde eğitim" ✓ — seçenek ikisini de içeriyor.
-
10. Türkiye savaşın son aşamasında bir adım atmıştır. Bu adım aranmaktadır. Buna göre 1945'te ne olmuştur?
1945 — savaşın sonu
- A) Türkiye savaşa fiilen girip cephede çarpışmıştır
- B) Türkiye Mihver Devletler'e katılmıştır
- C) Türkiye tarafsızlığını sürdürüp hiçbir adım atmamıştır
- D) Türkiye Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olabilmek için Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmiştir
- E) Türkiye Milletler Cemiyeti'nden ayrılmıştır
Doğru cevap: D — Türkiye, kurulacak Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olabilmek için 1945'te savaş ilan etmiş ancak fiilen çarpışmamıştır.
- Kurucu üyelik için savaş ilan etme koşulu vardı.
- Türkiye bu koşulu yerine getirdi.
- Fiilen çatışmaya girmedi.
-
11. Savaşın ardından yeni bir uluslararası örgüt kurulmuştur. Bu örgütün kuruluş amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Birleşmiş Milletler'in kuruluşu
- A) Sömürgeleri paylaşmak
- B) Silahlanmayı artırmak
- C) Uluslararası barış ve güvenliği korumak
- D) Ticareti kısıtlamak
- E) Göçü engellemek
Doğru cevap: C — Birleşmiş Milletler, savaşın ardından uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulmuştur.
- I. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Milletler Cemiyeti ikinci büyük savaşı önleyememişti; daha etkili bir uluslararası örgüte ihtiyaç doğdu.
- 1945’te San Francisco Konferansı’nda Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalandı; Türkiye de kurucu üyeler arasında yer aldı.
- Örgütün kuruluş belgesinin ilk amacı uluslararası barış ve güvenliği korumak, anlaşmazlıkları barışçı yollarla çözmektir.
- Denetleyelim: tarihin en yıkıcı savaşının ardından kurulan bir örgütün amacı yeni savaşları önlemek olmalı ✓ — silahlanmayı artırmak ya da sömürge paylaşmak bu amaçla çelişir.
-
12. İnsanlık tarihinin en yıkıcı savaşı, İkinci Dünya Savaşı sayılmaktadır. Savaşın en ağır sonucu aranmaktadır. Buna göre hangisi öne çıkar?
Savaşın sonuçları
- A) Ticaretin genişlemesi
- B) Nüfusun artması
- C) Kentlerin büyümesi
- D) Çok büyük can kaybı ve yaygın yıkım
- E) Sömürgelerin genişlemesi
Doğru cevap: D — II. Dünya Savaşı’nın en ağır sonucu, çok büyük can kaybı ve yaygın yıkımdır.
- Savaş yalnız cephelerde değil kentlerde de sürdü; hava bombardımanları sivilleri doğrudan hedef aldı.
- Savaşta sivil ve asker toplam 50 milyonu aşan insan hayatını kaybetti; Nazi Almanyası’nın soykırımı ve Hiroşima ile Nagazaki’ye atılan atom bombaları bu kaybın en ağır örnekleridir.
- Kentler, sanayi tesisleri, yollar ve köprüler yıkıldı; milyonlarca insan yurdunu kaybetti.
- Denetleyelim: soru "en ağır sonucu" soruyor ✓ — insan hayatının kaybı ve yıkım, savaşın bıraktığı en derin ve kalıcı iz olarak öne çıkar.
-
13. Tabloda iki dünya savaşı karşılaştırılmaktadır. Soru işaretiyle gösterilen bilgi aranmaktadır. Buna göre Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'ndaki durumu nedir?
- A) Mihver yanında katıldı
- B) Müttefik yanında baştan katıldı
- C) İki blokta da yer aldı
- D) Savaşı başlattı
- E) Fiilen savaş dışı kaldı
Doğru cevap: E — Türkiye, II. Dünya Savaşı’nda denge politikası izleyerek fiilen savaş dışı kalmıştır.
- Tabloda I. Dünya Savaşı satırı: 1914’te başlayan savaşa Osmanlı Devleti katılmış ve pek çok cephede çarpışmıştı.
- II. Dünya Savaşı satırı: Türkiye bu kez iki blok arasında denge politikası izledi ve cephede çarpışmadı.
- Türkiye, BM’nin kurucu konferansına katılabilmek için 23 Şubat 1945’te Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etti; ancak bu sembolik bir karardı, hiçbir cephede savaşmadı. Bu yüzden "fiilen savaş dışı kaldı" denir.
- Denetleyelim: iki satır karşılaştırılıyor, ilki "katıldı" ✓ — ikincisi bunun karşıtı olan "fiilen savaş dışı kaldı" ile tamamlanır.
-
14. Savaşın sonuna doğru müttefikler bir dizi konferansta bir araya gelmiştir. Bu konferansların konusu sorulmaktadır. Buna göre neyi görüşmüşlerdir?
Savaş sonu konferansları
- A) Savaş sonrası dünya düzeninin ve etki alanlarının nasıl kurulacağını
- B) Yalnız spor karşılaşmalarını
- C) Yalnız kültürel değişimi
- D) Yalnız göç düzenlemelerini
- E) Yalnız tarım politikalarını
Doğru cevap: A — Savaş sonu konferanslarında müttefikler, savaş sonrası dünya düzenini ve etki alanlarını nasıl kuracaklarını görüşmüştür.
- Savaşın sonu yaklaşırken ABD, İngiltere ve Sovyetler Birliği liderleri Tahran (1943), Yalta (Şubat 1945) ve Potsdam (1945) konferanslarında bir araya geldi.
- Görüşülen konular: yenilen Almanya’nın nasıl yönetileceği ve işgal bölgelerine ayrılması, Doğu Avrupa’daki sınırlar ve kurulacak Birleşmiş Milletler örgütü.
- Bu kararlar büyük güçlerin etki alanlarını belirledi ve savaş sonrasında Soğuk Savaş’a varacak iki kutuplu düzenin temelini attı.
- Denetleyelim: savaşın galipleri bir araya geldiğinde en önemli gündem savaş sonrasının düzenidir ✓ — spor, tarım ya da yalnız kültür konuları bu toplantıların amacı değildi.
-
15. Savaşın ardından Türkiye'de siyasi yaşamda değişim istekleri güçlenmiştir. Bu isteği besleyen etken aranmaktadır. Buna göre hangi etken belirleyicidir?
Savaş sonrası siyasi ortam
- A) Savaşa girilmiş olması
- B) Demokratik yönetimlerin savaştan güçlenerek çıkması ve Birleşmiş Milletler ilkeleri
- C) Nüfusun azalması
- D) Sanayinin durması
- E) Tarımın bırakılması
Doğru cevap: B — Savaş sonrası Türkiye’de siyasi değişim isteğini besleyen belirleyici etken, demokratik yönetimlerin savaştan güçlenerek çıkması ve Birleşmiş Milletler ilkeleridir.
- Savaşı demokratik yönetimlerin başını çektiği Müttefikler kazandı; tek adam ve tek parti rejimleri olan Almanya ve İtalya yenildi.
- Türkiye’nin de kurucu üyesi olduğu Birleşmiş Milletler’in antlaşması insan haklarını ve temel özgürlükleri öne çıkarıyordu.
- Bu uluslararası ortam, savaş yıllarının sıkıntılarıyla birleşince Türkiye’de çok partili hayata geçiş isteğini güçlendirdi; 1946’da Demokrat Parti kuruldu.
- Denetleyelim: değişim demokratikleşme yönünde, etken de demokrasiyi güçlendiren bir gelişme olmalı ✓ — seçenek hem dış ortamı hem BM ilkelerini veriyor.
-
16. Türkiye'nin savaş dışı kalmasının kazanımları değerlendirilmektedir. En büyük kazanım sorulmaktadır. Buna göre hangisi öne çıkar?
Denge politikasının sonucu
- A) Toprak kazanılması
- B) Sanayinin hızla büyümesi
- C) Sömürge edinilmesi
- D) Ülkenin savaşın yıkımından ve büyük can kaybından korunması
- E) Nüfusun hızla artması
Doğru cevap: D — Denge politikasının en büyük kazanımı, ülkenin savaşın yıkımından ve büyük can kaybından korunmasıdır.
- Savaşa giren ülkeler milyonlarca insanını kaybetti, kentleri bombardımanla yıkıldı.
- Türkiye cephede çarpışmadı, topraklarında savaş yaşanmadı; kentleri ve nüfusu savaşın yıkımından korundu.
- Ekonomik sıkıntılar ağır olsa da insan hayatı ve bağımsızlık korundu; bu da politikanın en değerli sonucudur.
- Denetleyelim: savaş dışı kalmanın doğrudan sonucu savaşın yıkımından uzak kalmaktır ✓ — toprak ya da sömürge kazanmak ancak savaşa girip kazananlara özgü olurdu.
-
17. Bir öğrenci büyük dedesinin 1943 tarihli not defterinde ekmek karnesi ve yokluk kayıtlarını okumaktadır. Bu kaydın hangi dönemi yansıttığı aranmaktadır. Buna göre kayıt neyi gösterir?
Bir aile defterinden
- A) Savaş yıllarının ekonomik sıkıntılarını
- B) Kurtuluş Savaşı yıllarını
- C) Cumhuriyetin ilanını
- D) Lozan görüşmelerini
- E) Çok partili düzene geçişi
Doğru cevap: A — 1943 tarihli ekmek karnesi ve yokluk kayıtları, II. Dünya Savaşı yıllarının ekonomik sıkıntılarını gösterir.
- Önce tarihi yerleştirelim: 1943, II. Dünya Savaşı’nın (1939-1945) ortasına düşüyor.
- Kayıttaki ekmek karnesi, Türkiye’de savaş yıllarında kıt ürünleri paylaştırmak için uygulanan yöntemdir; yokluk kayıtları da bu kıtlığı anlatır.
- Aile defteri dönemin gündelik hayatını birinci elden yansıtan bir kaynaktır ve savaşın cephede değil evdeki etkisini gösterir.
- Denetleyelim: hem tarih (1943) hem de içerik (karne, yokluk) aynı döneme işaret ediyor ✓ — savaş yıllarının ekonomik sıkıntıları.
-
18. Savaş yıllarında deniz yollarının güvenliği azalmıştır. Bunun Türkiye ekonomisine etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğmuştur?
Savaş yıllarında ulaşım ve ikmal
- A) İhracatın hızla artması
- B) Dış ticaretin daralması ve ithal ürünlerde kıtlık
- C) Fiyatların düşmesi
- D) Üretimin iki katına çıkması
- E) Limanların kapanmaması
Doğru cevap: B — Savaş yıllarında deniz yollarının güvenliğinin azalması, dış ticaretin daralmasına ve ithal ürünlerde kıtlığa yol açmıştır.
- Akdeniz ve Karadeniz’de denizaltı ve savaş gemisi saldırıları nedeniyle ticaret gemilerinin seferleri tehlikeli hâle geldi.
- Gemi seferleri azalınca Türkiye hem ürünlerini satmakta hem de dışarıdan mal almakta zorlandı; dış ticaret daraldı.
- Makine, yedek parça, ilaç, şeker ve kahve gibi dışarıdan gelen ürünler az bulunur oldu; fiyatları yükseldi.
- Denetleyelim: güvensiz yol → az gemi → az ticaret → ithal üründe kıtlık ✓ — zincirin sonucu seçenekle örtüşüyor.
-
19. Ağır ekonomik koşullara karşın savaş yıllarında eğitim yatırımları sürdürülmüştür. Bu tercihin anlamı aranmaktadır. Buna göre hangisi söylenebilir?
Savaş yıllarında eğitim
- A) Eğitimin ertelenebilir sayıldığı
- B) Yatırımların durdurulduğu
- C) Okulların kapatıldığı
- D) Eğitimin yalnız kentlerde sürdürüldüğü
- E) Uzun vadeli kalkınmanın eğitime bağlı görüldüğü
Doğru cevap: E — Ağır koşullara karşın eğitim yatırımlarının sürdürülmesi, uzun vadeli kalkınmanın eğitime bağlı görüldüğünü gösterir.
- Savaş yıllarında bütçe büyük ölçüde savunmaya ayrılıyordu; kaynaklar çok sınırlıydı.
- Buna rağmen Köy Enstitüleri (1940) açıldı, eğitim ve kültür yatırımları sürdürüldü.
- Kıt kaynak varken bir alana harcama yapılması, o alanın öncelikli görüldüğünü gösterir: yönetim kalkınmanın ancak eğitilmiş insanla mümkün olduğunu düşünüyordu.
- Denetleyelim: "karşın" bağlacı zorluğa rağmen yapılan bilinçli bir tercihi anlatıyor ✓ — tercih eğitime verilen önemi ve uzun vadeli bakışı gösteriyor.
-
20. Savaş yılları Türkiye açısından bütün olarak değerlendirilmektedir. Dönemin ayırt edici yönü sorulmaktadır. Buna göre hangisi doğrudur?
Dönemin genel değerlendirmesi
- A) Ülke savaşa girmiş ve toprak kaybetmiştir
- B) Ülke savaş dışı kalmış ama savaşın ekonomik ve toplumsal yükünü ağır biçimde yaşamıştır
- C) Ülke savaştan hiç etkilenmemiştir
- D) Ülke ekonomisi hızla büyümüştür
- E) Ülke sömürge edinmiştir
Doğru cevap: B — Savaş yılları Türkiye açısından, ülkenin savaş dışı kaldığı ama savaşın ekonomik ve toplumsal yükünü ağır biçimde yaşadığı bir dönemdir.
- Siyasi-askerî boyut: Türkiye denge politikasıyla cephede çarpışmadı, toprak kaybetmedi.
- Ekonomik boyut: büyük bir ordu silah altında tutuldu, üretim düştü, dış ticaret daraldı; ekmek karnesi, karaborsa ve Varlık Vergisi bu yılların sıkıntılarını yansıtıyor.
- Toplumsal boyut: kıtlık ve pahalılık halkın gündelik hayatını derinden etkiledi.
- Denetleyelim: "ayırt edici yön" iki gerçeği birlikte vermeli ✓ — hem savaş dışı kalmayı hem de savaşın yükünü taşımayı içeren tek seçenek bu.
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.