Eş Anlamlı Kelimeler
2. Sınıf Türkçe Eş Anlamlı Kelimeler Testi – Zor Seviye
Eş anlamlı kelimeler zor seviye: yazı ile sözlük köşesini birlikte okuma, üç adımlı görev zinciri, "hangisi söylenemez" eleme soruları, kavram yanılgısının nedenini bulma ve karşılıksız kalan kartı yakalama. Çeldiriciler en güçlü hâlde verildi. 10 soru, 3 şık; her soruda görsel ve adım adım çözüm.
Bölüm
Eş Anlamlı Kelimeler
Soru / Süre
10 soru / süre yok
Seviye
Zor
Güncelleme
25 Temmuz 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Deniz’in yazısındaki anı sözcüğünün yerine, sözlük köşesindeki üç sözcükten biri yazılacaktır. Yazının anlamı bozulmadan bu sözcüklerden hangisi yazılabilir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 10 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Deniz’in yazısındaki anı sözcüğünün yerine, sözlük köşesindeki üç sözcükten biri yazılacaktır. Yazının anlamı bozulmadan bu sözcüklerden hangisi yazılabilir?
- A) hatır
- B) hatıra
- C) haber
Doğru cevap: B — Yazıda anı, dedenin geçmişte yaşadığı ve unutmadığı bir olaydır. Sözlükte bu anlamı taşıyan sözcük hatıradır. Hatır gönül demektir, haber ise bir bilgidir.
- Önce yazıdaki anı sözcüğünün ne anlattığına bakalım: dedenin çocukluğunda yaşadığı, unutmadığı bir olay.
- Şimdi sözlük köşesine geçelim ve aynı anlamı arayalım.
- Hatır “gönül” demektir; “hatırını sordum” derken bunu kullanırız, olay anlatmaz.
- Haber bir olayla ilgili bilgidir; yaşanmış eski bir olayın kendisi değildir.
- Geçmişten kalan, unutulmayan olay anlamındaki sözcük hatıradır → yerine hatıra yazılır.
-
2. Öğretmen tahtaya “Odada sessiz bir hava vardı, herkes sakin oturuyordu.” cümlesini yazdı ve yukarıdaki üç adımı sırayla uygulamamızı istedi. Üç adım tamamlandığında ortaya çıkan cümle için ne söylenebilir?
- A) Cümlenin iki bölümü artık birbirini tutmaz; gürültülü bir odada herkes sakin oturamaz.
- B) Cümlenin anlamı hiç değişmez, çünkü sessiz ile gürültülü aynı anlamdadır.
- C) Cümlede artık iki tane eş anlamlı sözcük çifti bulunur.
Doğru cevap: A — Cümledeki eş anlamlı çift sessiz – sakindir. İlk sözcük olan sessizin zıddı gürültülüdür. Yeni cümle “Odada gürültülü bir hava vardı, herkes sakin oturuyordu.” olur; gürültülü bir odada herkesin sakin durması birbirini tutmaz.
- 1. adım: cümlede aynı anlama gelen iki sözcüğü bulalım. Sessiz de sakin de ses olmamasını, durgunluğu anlatır → çift budur.
- 2. adım: çiftin ilk sözcüğü sessizdir; onun zıddı gürültülüdür.
- 3. adım: yeni cümleyi okuyalım → “Odada gürültülü bir hava vardı, herkes sakin oturuyordu.”
- Gürültülü bir odada herkesin sakin oturması olamaz; cümlenin iki bölümü birbirini tutmaz.
- Sessiz ile gürültülü aynı anlamda değil, tam tersi anlamdadır; bu yüzden anlam mutlaka değişir.
-
3. Ceren sağlık ocağında yaşadıklarını yukarıdaki gibi yazdı. Ceren’in yazısı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Yazıda birbirinin yerine kullanılabilecek iki sözcük geçmektedir.
- B) Hekim sözcüğünün yerine doktor yazılsa yazının anlamı değişmez.
- C) Hemşire ile hekim sözcükleri aynı anlama gelmektedir.
Doğru cevap: C — Yazıda hekim ile doktor aynı kişiyi anlatır, bu ikisi eş anlamlıdır. Hemşire ise hastaya bakan başka bir sağlık çalışanıdır; hekimle aynı anlama gelmez.
- Yazıda üç kişi geçiyor gibi görünüyor: hemşire, hekim ve doktor.
- Hekim ile doktor aynı işi yapar; ikisi de hastayı muayene edip ilaç yazar → aynı kişidir, eş anlamlıdır.
- Öyleyse birinci ve ikinci bilgiler doğrudur: yazıda birbirinin yerine kullanılabilen iki sözcük vardır.
- Hemşire ateşi ölçen, hastaya bakan kişidir; hekimin yaptığı işi yapmaz.
- Hemşire ile hekim aynı anlama gelmez → söylenemeyecek bilgi budur.
-
4. Bora düşündüklerini arkadaşlarına yukarıdaki gibi anlattı. Öğretmeni Bora’nın yanıldığını söyledi. Bora’nın düşüncesindeki hata nedir?
- A) Yıl ile sene aynı anlama gelmez, bu yüzden birbirinin yerine hiç kullanılamaz.
- B) Eş anlamlı sözcükler her yerde birbirinin yerini tutmaz; yılbaşı dilimizde tek biçimde söylenen bir sözcüktür.
- C) Yılbaşı sözcüğü iki sözcükten oluşmadığı için hiçbir parçası değiştirilemez.
Doğru cevap: B — Bora’nın ilk bilgisi doğrudur: yıl ile sene eş anlamlıdır. Yanıldığı yer sonrasıdır; eş anlamlı sözcükler her sözcüğün içinde birbirinin yerini tutmaz. Yılbaşı dilimizde yerleşmiş tek bir biçimdir, senebaşı denmez.
- Bora’nın birinci cümlesini kontrol edelim: “Bu yıl” yerine “bu sene” diyebiliriz → yıl ile sene gerçekten eş anlamlıdır, burada hata yok.
- Demek ki hata birinci cümlede değil, ondan çıkardığı sonuçtadır.
- Eş anlamlı sözcükler cümlelerde birbirinin yerini tutar; ama başka bir sözcüğün içine girdiklerinde her zaman tutmaz.
- Yılbaşı dilimizde tek biçimde söylenir; senebaşı diye bir sözcük kullanılmaz.
- Ayrıca yılbaşı yıl ve baş sözcüklerinden oluşur; “oluşmadığı için” diyen seçenek de yanlıştır.
-
5. Ece elindeki üç kartı, tahtaya yazılan sözcüklerle eş anlamlarına göre eşleştirecektir. Eşleştirmeyi yaparken kartlarından biri için tahtada karşılık bulamamıştır. Ece’nin karşılıksız kalan kartı hangisidir?
- A) hekim
- B) utangaç
- C) ödev
Doğru cevap: C — Hekim ile doktor, utangaç ile çekingen eş anlamlıdır. Ödev evde yapılan çalışma, sınav ise bilgimizin ölçüldüğü uygulamadır; bu ikisi aynı anlama gelmez, bu yüzden ödev kartı karşılıksız kalır.
- Hekim kartını tahtada arayalım: doktor da hastaya bakan kişidir → eşleşti.
- Utangaç kartını arayalım: çekingen de kolay konuşamayan, öne çıkmaktan kaçınan kişidir → eşleşti.
- Geriye ödev kartı ile sınav sözcüğü kaldı.
- Ödev evde yapılan çalışmadır; sınav ise ne öğrendiğimizin ölçüldüğü uygulamadır. Aynı anlama gelmezler.
- Öyleyse tahtada karşılığı bulunmayan kart ödev kartıdır.
-
6. Sınıf panosunda “Eş anlamlı sözcüklerin yazılışları farklı, anlamları aynıdır.” kuralı asılıdır. Üç öğrenci bu kurala göre yukarıdaki cümleleri kurdu. Panodaki kurala uymayan cümleyi kuran öğrenci kaçıncı öğrencidir?
- A) 1. öğrenci
- B) 2. öğrenci
- C) 3. öğrenci
Doğru cevap: B — Sessiz ile sakin gerçekten eş anlamlıdır ama 2. öğrenci onları “yazılışları aynı, anlamları farklı” diye tanımlamıştır. Bu tanım eş anlamlı sözcüklerin değil, eş sesli sözcüklerin tanımıdır.
- Panodaki kuralı iyi okuyalım: yazılış FARKLI, anlam AYNI olacak.
- 1. öğrenci: öfke ile kızgınlık ayrı yazılır, ikisi de kızma duygusudur → kurala uygun.
- 3. öğrenci: şaka ile espri ayrı yazılır, ikisi de güldürmek için söylenen sözdür → kurala uygun.
- 2. öğrencinin sözcükleri doğru seçilmiş ama tanımı ters: “yazılışları aynı, anlamları farklı” demiş.
- Bu tanım eş sesli sözcüklere aittir; kurala uymayan 2. öğrencidir.
-
7. Öğretmen sınıfa bir bilmece sordu: “Aklımdan iki sözcük tuttum. İkisi de bir kimsenin sağlığının bozuk olması demek. Birincisi iki heceli, ikincisi üç heceli.” Öğretmenin aklından tuttuğu üç heceli sözcük hangisidir?
- A) rahatsız
- B) hasta
- C) yorgun
Doğru cevap: A — Sağlığı bozuk olan kişiye hasta ya da rahatsız denir; bu ikisi eş anlamlıdır. Hasta iki, rahatsız üç hecelidir. Yorgun ise çok çalışıp gücü tükenmiş demektir, hasta olmak değildir.
- Birinci ipucu anlamla ilgili: sağlığı bozuk kişi. Bunun için hasta ve rahatsız sözcükleri kullanılır.
- Yorgun sözcüğü sağlığın bozuk olmasını değil, gücün tükenmesini anlatır → elenir.
- İkinci ipucu hece sayısıyla ilgili; sözcükleri hecelerine ayıralım.
- has-ta → 2 hece, ra-hat-sız → 3 hece.
- Üç heceli olan sözcük rahatsızdır.
-
8. Melis’ten verilen cümledeki dört sözcüğü eş anlamlılarıyla değiştirmesi istendi, Melis de alttaki cümleyi yazdı. Melis’in yaptığı değişikliklerden hangisi eş anlamlı bir sözcükle yapılmamıştır?
- A) yaşlı yerine ihtiyar yazması
- B) sessiz yerine sakin yazması
- C) tamamladı yerine başladı yazması
Doğru cevap: C — Yaşlı – ihtiyar, hekim – doktor ve sessiz – sakin eş anlamlıdır. Tamamlamak bir işi bitirmektir; başlamak ise o işe girişmektir. Bu ikisi eş anlamlı değil, birbirinin zıddıdır.
- Birinci değişiklik: çok yaşamış kişiye hem yaşlı hem ihtiyar denir → eş anlamlı, doğru.
- İkinci değişiklik: ses çıkmayan, durgun ortama hem sessiz hem sakin denir → eş anlamlı, doğru.
- Üçüncü değişiklik: tamamlamak, işi sona erdirmektir.
- Başlamak ise işin en başına dönmektir; sona erdirmenin tam tersidir.
- Melis burada eş anlamlı değil zıt anlamlı bir sözcük yazmıştır → hatalı değişiklik budur.
-
9. Yukarıdaki yazı ile sözlük bilgisi birlikte okunduğunda aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir?
- A) Soğuk ile pak sözcükleri de birbirinin yerine kullanılabilir.
- B) Yazıda aynı anlama gelen iki sözcük kullanılmıştır.
- C) Pak sözcüğünün yerine temiz yazılsa yazının anlamı değişmez.
Doğru cevap: A — Sözlüğe göre pak “kirli olmayan, temiz” demektir; öyleyse yazıdaki pak ile temiz eş anlamlıdır. Soğuk ise suyun ısısını anlatır, temizliğini değil; bu yüzden pak ile soğuk birbirinin yerine kullanılamaz.
- Önce sözlüğe bakalım: pak “kirli olmayan, temiz”, soğuk “ısısı düşük olan” demektir.
- Şimdi yazıya dönelim: ninem su için hem pak hem temiz sözcüklerini kullanmış.
- Bu iki sözcük aynı anlama geldiği için birbirinin yerine yazılabilir → ikinci ve üçüncü bilgiler doğrudur.
- Soğuk sözcüğü suyun ısısını anlatır; suyun kirli olup olmadığı hakkında bir şey söylemez.
- Soğuk ile pak birbirinin yerine kullanılamaz → doğru olmayan bilgi budur.
-
10. Nehir defterine “Kuzey’in yardımı sayesinde ödevimi bitirdim.” cümlesini yazdı, sonra yukarıdaki adımları uyguladı. Nehir’in üçüncü adımda defterine yazdığı cümle hangisidir?
- A) Kuzey’in desteği sayesinde ödevimi tamamladım.
- B) Kuzey’in desteği sayesinde ödevime başladım.
- C) Kuzey’in engeli yüzünden ödevimi tamamladım.
Doğru cevap: A — Yardım ile destek, bitirmek ile tamamlamak eş anlamlıdır. Başlamak bitirmenin zıddıdır, engel ise yardımın zıddıdır; bu sözcükler kullanılırsa cümlenin anlamı değişir.
- 1. adım: birine güç vermek, işini kolaylaştırmak yardımdır; aynı anlama gelen sözcük destektir.
- 2. adım: bir işi sona erdirmek bitirmektir; aynı anlama gelen sözcük tamamlamaktır.
- 3. adım: iki sözcüğü de yerine koyalım → “Kuzey’in desteği sayesinde ödevimi tamamladım.”
- “Başladım” yazılırsa ödevin bittiği değil, yeni başlandığı anlaşılır → anlam değişir.
- “Engeli yüzünden” yazılırsa Kuzey’in yardım değil zorluk çıkardığı anlaşılır → anlam değişir.
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.