Homeostazinin Sağlanamadığı Durumlarda Oluşabilecek Sağlık Problemleri
11. Sınıf Biyoloji Homeostazinin Sağlanamadığı Durumlarda Oluşabilecek Sağlık Problemleri Testi
Boşaltım sisteminin homeostazideki rolü, sistemlerin eş güdümü ve denge bozulduğunda ortaya çıkan sağlık sorunları. 20 soru, 5 şık.
Bölüm
Homeostazinin Sağlanamadığı Durumlarda Oluşabilecek Sağlık Problemleri
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
11 Eylül 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Tabloda böbrekteki temel süreçler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Tabloda böbrekteki temel süreçler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?
- A) Maddelerin yok edilmesi
- B) Hormonların yok edilmesi
- C) Kanın üretilmesi
- D) Suyun buharlaşması
- E) Kandaki bazı atık ve fazla maddelerin doğrudan süzüğe verilmesi
Doğru cevap: E — Salgılama, kandaki bazı atık ve fazla maddelerin doğrudan süzüğe verilmesidir.
- Tablonun üç sürecini birlikte okuyalım: süzülme kandan süzüğe geçiş, geri emilim süzükten kana dönüş. Boş kalan salgılama da bir YÖN bildirmeli.
- İlk iki sürecin neden yetmediğini görelim: süzülme seçici değildir, küçük moleküllerin hepsini birden geçirir. Geri emilim gerekli olanları kurtarır, ama süzülmeyi kaçırmış maddeler kanda kalır.
- Bu açığı kapatan üçüncü düzenek salgılamadır: kandaki bazı atıklar ve fazla maddeler doğrudan süzüğe verilir. Boşluğa bu açıklama yazılır.
- Denetleyelim: üç süreç birlikte bir ayıklama düzeni kuruyor ✓ — önce hepsi süzülüyor, gerekli olan geri alınıyor, kaçan ve fazla olan doğrudan atılıyor.
-
2. Çok su içildiğinde idrar bol ve açık renkli, susuz kalındığında koyu ve az oluyor. Bu durum nasıl açıklanır?
- A) Böbreğin su geri emilimini vücudun gereksinimine göre ayarlaması; böylece su dengesinin korunması
- B) Böbreğin bozulması
- C) İdrarın renk değiştirmesi
- D) Kanın azalması
- E) Suyun kirlenmesi
Doğru cevap: A — Böbrek su geri emilimini gereksinime göre ayarlar; idrarın miktarı ve derişimi bu yüzden değişir.
- İki gözlemi yan yana koyalım: çok su içildiğinde idrar BOL ve AÇIK, susuz kalındığında AZ ve KOYU. Yani idrar hem hacim hem derişim bakımından değişiyor.
- Bu değişkenliğin kendisi bir bilgi veriyor: idrar miktarı sabit bir çıktı değil, ayarlanan bir değer. Ayarın ölçütü de kanın su içeriğidir.
- Ayarı böbrek yapar: su boldur diye geri emilim azaltılır, idrar bollaşır ve seyrelir; su azdır diye geri emilim artırılır, idrar azalır ve derişir. Böylece su dengesi korunur.
- Denetleyelim: iki durum birbirinin karşıtı ✓ — aynı organın iki karşıt yönde çalışabilmesi, ortada bir bozukluk değil bir düzenleme olduğunu gösteriyor.
-
3. Böbrek yetmezliğinde diyaliz uygulanmasının gerekçesi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Kan üretmek
- B) Kanı ısıtmak
- C) Böbreğin yapamadığı süzme işini makineyle yerine getirerek atıkların ve fazla suyun kandan uzaklaştırılması
- D) Hormon üretmek
- E) Kan basıncını artırmak
Doğru cevap: C — Diyaliz, böbreğin yapamadığı süzme işini üstlenerek atıkları ve fazla suyu kandan uzaklaştırır.
- Yetmezlikte neyin aksadığını yazalım: böbrek kanı süzemez. Süzemeyince üre gibi atıklar ve fazla su kanda birikir, iç ortamın bileşimi bozulur.
- Tedavinin hangi eksiği kapatması gerektiğini belirleyelim: birikmeyi durdurmak için kanın bir biçimde süzülmesi şart. Kan üretmek ya da kanı ısıtmak bu eksiği kapatmaz.
- Diyalizde kan bir makineden geçirilir ve atıklarla fazla su burada uzaklaştırılır. Yani makine, böbreğin yapamadığı süzme işini dışarıdan üstlenir.
- Denetleyelim: diyaliz böbreğin yerini tam tutmaz ✓ — böbreğin hormonla ilgili görevleri makineyle karşılanmaz; bu da diyalizin bir süzme işlemi olduğunu doğruluyor.
-
4. Tabloda kan şekeri dengesinin bozulduğu bir durum verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan sonuç hangisidir?
- A) Hiçbir belirti görülmez
- B) Solunum durur
- C) Kan basıncı sıfırlanır
- D) Aşırı susama, sık idrara çıkma ve halsizlik gibi belirtiler ortaya çıkar
- E) Kemikler kırılır
Doğru cevap: D — Kanda biriken şeker suyu da sürükleyerek atılır; aşırı susama, sık idrara çıkma ve halsizlik görülür.
- Tablonun zincirini sürdürelim: insülin yetersiz ya da etkisiz, şeker hücrelere giremez, kanda birikir. Boş hücreye bu birikmenin GÖRÜNEN sonucu gelmeli.
- Birikmenin böbrekteki sonucunu izleyelim: kandaki şeker belirli bir düzeyi aşınca bir bölümü idrarla atılır. Şeker atılırken yanında su da sürüklenir, bu da sık idrara çıkmayı doğurur.
- Su kaybı susama duygusunu artırır. Hücreler ise kanda bol şeker bulunmasına karşın onu içeri alamadığı için enerji üretemez; halsizlik buradan gelir. Boşluğa bu üç belirti yazılır.
- Denetleyelim: üç belirti de aynı zincirden çıkıyor ✓ — hepsinin ortak kaynağı şekerin kanda kalıp hücreye girememesi.
-
5. Bir öğrenci "uzun süre su içmemek idrar miktarını azaltır" önermesini kurmuştur. Bu önermenin bilimsel hipotez sayılabilmesinin nedeni nedir?
- A) Herkesin kabul etmesi
- B) Ölçülebilir bir değişken içermesi ve gözlem ya da deneyle sınanıp yanlışlanabilmesi
- C) Kitapta yazması
- D) Uzun olması
- E) Doğru olduğunun bilinmesi
Doğru cevap: B — Önerme ölçülebilir değişkenler içerdiği ve sınanıp yanlışlanabildiği için bilimsel hipotezdir.
- Hipotezin ölçütünü doğru koyalım: bir önermeyi hipotez yapan şey doğru olması değil, SINANABİLİR olmasıdır.
- Önermedeki değişkenleri ayıralım: bağımsız değişken su alımı, bağımlı değişken idrar miktarı. İkisi de sayıyla ölçülebiliyor.
- Sınamanın olası sonucunu düşünelim: su içilmediği hâlde idrar azalmazsa önerme çürür. Yanlışlanabilir biçimde kurulmuş olması onu bilimsel hipotez yapar.
- Denetleyelim: yanlışlanabilirlik bir eksiklik değil koşul ✓ — hiçbir gözlemin çürütemeyeceği bir önerme sınanamaz, bu yüzden bilimsel de sayılmaz.
-
6. Aşırı tuz tüketiminin kan basıncını yükseltmesinin düzeneği sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Kandaki tuz derişimi arttığında suyun kanda tutulması ve kan hacminin artmasıyla basıncın yükselmesi
- B) Tuzun kanı ısıtması
- C) Tuzun damarları kesmesi
- D) Tuzun kalbi durdurması
- E) Tuzun etkisiz olması
Doğru cevap: A — Tuz derişimi artınca su kanda tutulur, kan hacmi büyür ve basınç yükselir.
- Metindeki zinciri yazalım: kanda tuz derişimi artar, su kanda tutulur, kan hacmi büyür, basınç yükselir. Soru bu zincirin düzeneğini istiyor.
- İkinci halkanın nedenini görelim: su, çözünen derişimi yüksek olan bölgeye çekilir. Kandaki tuz arttığında dokulardan ve süzükten su kana doğru çekilir, böbrek de suyu daha çok tutar.
- Üçüncü halka bir kap-hacim ilişkisidir: damar ağının hacmi aynı kalırken içindeki sıvı artarsa duvara uygulanan basınç yükselir. Zincirin tamamı doğru açıklamayı verir.
- Denetleyelim: yüksek tansiyonda tuz kısıtlaması öneriliyor ✓ — bu öneri zincirin tersine işletilmesinden başka bir şey değil.
-
7. Vücut sıcaklığı çok yüksek değerlere çıktığında hangi tehlike ortaya çıkar?
- A) Terlemenin artması
- B) Kemiklerin zayıflaması
- C) Kanın soğuması
- D) Proteinlerin ve enzimlerin yapısının bozulmaya başlaması; hücresel süreçlerin aksaması
- E) Derinin kızarması
Doğru cevap: D — Aşırı yüksek sıcaklıkta proteinlerin ve enzimlerin yapısı bozulur, hücresel süreçler aksar.
- Ateşin iki yüzünü ayıralım: belirli bir düzeye kadar yükselen sıcaklık savunmaya yardım eder. Soru ise ÇOK YÜKSEK değerlerdeki tehlikeyi soruyor.
- Yüksek sıcaklığın moleküler karşılığını yazalım: enzimler protein yapılıdır ve üç boyutlu biçimleri zayıf bağlarla korunur. Isı arttıkça moleküllerin titreşimi artar ve bu bağlar çözülür.
- Biçimi bozulan enzim etkin bölgesini yitirir ve tepkimeyi hızlandıramaz. Öyleyse tehlike, proteinlerin yapısının bozulmaya başlaması ve hücresel süreçlerin aksamasıdır.
- Denetleyelim: bozulma belirli bir sınırın üstünde başlıyor ✓ — ateşin bir değerin üstünde düşürülmesi önerisinin gerekçesi de budur.
-
8. Uzun süren ishalde en büyük tehlike neden besin kaybı değil su ve mineral kaybıdır?
- A) Besinin önemsiz olması
- B) Su ve mineral dengesinin bozulmasının kan hacmini, basıncını ve hücre işlevlerini kısa sürede etkilemesi
- C) İshalin kısa sürmesi
- D) Besinin depolanması
- E) Suyun bol bulunması
Doğru cevap: B — Su ve mineral dengesinin bozulması kan hacmini, basıncını ve hücre işlevlerini saatler içinde etkiler.
- Tablonun verdiği ölçütü okuyalım: besin kaybı GÜNLER içinde, su ve mineral kaybı SAATLER içinde tehlikeli oluyor. Karşılaştırma önem üzerinden değil SÜRE üzerinden yapılıyor.
- Besin tarafını açıklayalım: vücut yağ ve glikojen deposu taşıdığı için birkaç gün besinsiz kalabilir; kısa sürede yaşamsal bir sınır aşılmaz.
- Su ve mineral tarafında ise böyle bir depo yoktur: kaybedilen sıvı kan hacmini düşürür, basınç düşer ve sodyum ile potasyum derişimleri kayınca sinir ve kas hücreleri işlevini yitirir. Tehlike bu yüzden su ve mineral kaybındadır.
- Denetleyelim: ağızdan sıvı tedavisi ishalde çok etkili ✓ — su ile tuzun yerine konmasının hayat kurtarması, asıl tehlikenin nerede olduğunu doğruluyor.
-
9. Kan pH’ı neden çok dar bir aralıkta tutulmak zorundadır?
- A) pH’ın ölçülememesi
- B) pH’ın renk vermesi
- C) Enzimlerin ve hemoglobin gibi proteinlerin yalnız belirli pH aralığında işlev görebilmesi
- D) pH’ın enerji üretmesi
- E) pH’ın önemsiz olması
Doğru cevap: C — Enzimler ve hemoglobin gibi proteinler yalnız belirli bir pH aralığında işlev görebilir.
- Sorunun nereye bağlandığını görelim: kanda yürüyen işlerin çoğu protein molekülleriyle yapılır. Öyleyse pH sınırını proteinlerin duyarlılığında aramalıyız.
- Bir örnek üzerinden gidelim: hemoglobinin oksijeni ne kadar sıkı bağlayacağı ortamın pH değerine bağlıdır. pH kaydığında oksijenin akciğerde bağlanması ya da dokuda bırakılması bozulur.
- Enzimler için de aynısı geçerlidir: her enzimin en uygun bir pH değeri vardır, bu değerden uzaklaştıkça etkinlik düşer. Bu yüzden kan pH değeri çok dar bir aralıkta tutulmak zorundadır.
- Denetleyelim: sapma yalnız bir molekülü değil hepsini birden etkiliyor ✓ — pH ortak bir koşul olduğu için küçük bir kayma çok sayıda tepkimeyi aynı anda bozar.
-
10. Grafikte bir kişide yemek sonrası kan şekerinin değişimi verilmiştir. Değerin başlangıç düzeyine dönmemesinin gösterdiği nedir?
- A) Ölçüm hatası
- B) Böbreğin çalışmadığı
- C) Kişinin çok yediği
- D) Şekerin yok olduğu
- E) Kan şekerini düşüren düzeneğin yeterince çalışmadığı; homeostazinin sağlanamadığı
Doğru cevap: E — Değerin başlangıç düzeyine dönmemesi, kan şekerini düşüren düzeneğin yetersiz kaldığını gösterir.
- Karşılaştırma ölçütünü kuralım: sağlıklı bir kişide yemekten sonra kan şekeri yükselir, sonra birkaç saat içinde ölçüt aralığa geri döner. Beklenen eğri biçimi budur.
- Grafikteki eğriyi bu ölçüte vuralım: yükseliş var ama iniş yok, değer yüksek kalıyor. Beklenenden ayrılan şey yükselme değil GERİ DÖNÜŞ.
- Geri dönüşü sağlayan şey düzenleyici yanıttır. Yanıt beklendiği gibi çalışsaydı değer inerdi. Öyleyse grafik, kan şekerini düşüren düzeneğin yeterince çalışmadığını, yani homeostazinin sağlanamadığını gösteriyor.
- Denetleyelim: eğrinin yükseliş bölümü olağan ✓ — sorun şekerin kana geçmesinde değil kandan uzaklaştırılmasında; grafiğin iki bölümü bu ayrımı görünür kılıyor.
-
11. Tiroit hormonlarının yetersiz salgılanmasının metabolizmaya etkisi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Metabolizmanın hızlanması
- B) Metabolizma hızının düşmesi; halsizlik, üşüme ve kilo artışı gibi belirtilerin görülmesi
- C) Kalbin hızlanması
- D) Ateşin yükselmesi
- E) Hiçbir belirti görülmemesi
Doğru cevap: B — Tiroit hormonları yetersiz kaldığında metabolizma hızı düşer; halsizlik, üşüme ve kilo artışı görülür.
- Hormonun görevini yazalım: tiroit hormonları hücrelerin çalışma hızını, yani metabolizma hızını ayarlar.
- Yetersizlikte bu hız düşer. Sonuçları tek tek çıkaralım: enerji üretimi azalınca halsizlik, ısı üretimi azalınca üşüme ortaya çıkar.
- Üçüncü sonuç enerji dengesinden gelir: harcama düştüğü hâlde alınan besin aynı kalırsa fark depoya yazılır ve kilo artar. Öyleyse yanıt metabolizma hızının düşmesi ve bu üç belirtidir.
- Denetleyelim: üç belirti de aynı yönde ✓ — hepsi yavaşlamanın sonucu; hızlanmaya bağlı olan çarpıntı ya da ateş yükselmesi bu tabloda beklenmez.
-
12. Tek bir sistemin bozulmasının başka sistemleri de etkilemesinin nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Sistemlerin bağımsız olması
- B) Bozulmanın yayılmaması
- C) Sistemlerin aynı olması
- D) Sistemlerin gereksiz olması
- E) Homeostatik değişkenlerin birbirine bağlı olması; birinin sapmasının diğerlerinin denetlediği değerleri de kaydırması
Doğru cevap: E — Homeostatik değişkenler birbirine bağlı olduğu için bir sistemin sapması ötekilere yayılır.
- Soruyu bir örnek üzerinden kuralım: böbrek yetmezliğinde yalnız atıklar mı birikiyor? Hayır; kan basıncı yükseliyor, kan pH değeri düşüyor ve kansızlık gelişiyor.
- Bu yayılmanın nedenini arayalım: böbreğin denetlediği su ve tuz miktarı aynı zamanda kan hacmini, kan hacmi de basıncı belirler. Yani değişkenler ayrı ayrı değil, birbirine bağlı duruyor.
- Öyleyse bir değişkenin sapması, başka sistemlerin denetlediği değerleri de kaydırır. Tek bir sistemin bozulması bu yüzden ötekileri de etkiler.
- Denetleyelim: iç ortam tek bir bütün ✓ — bütün sistemler aynı kanı ve aynı doku sıvısını paylaştığı için sapmaların yalıtılması olanaksız.
-
13. Düzensiz uyku ve beslenmenin homeostaziyi olumsuz etkilemesinin nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Hormon salgılarının ve metabolik süreçlerin belirli bir günlük düzene bağlı olması; bu düzenin bozulmasının denetimi zorlaştırması
- B) Uykunun gereksiz olması
- C) Uykunun enerji vermesi
- D) Beslenmenin önemsiz olması
- E) Düzenin etkisiz olması
Doğru cevap: A — Hormon salgıları ve metabolik süreçler günlük bir düzene bağlıdır; bu düzen bozulunca denetim güçleşir.
- Homeostatik denetimin yalnız ANLIK çalışmadığını görelim: birçok hormon günün belirli saatlerinde, düzenli bir ritimle salgılanır.
- Bu ritmin ne işe yaradığını yazalım: vücut öğün ve uyku saatlerini önceden hesaba katarak hazırlık yapar; kan şekeri, iştah ve stres yanıtları bu beklentiye göre ayarlanır.
- Uyku ve beslenme düzensizleşince ritim kayar, salgılar gereksinimle aynı zamana denk gelmez. Denetim düzeneği her seferinde gecikmeli ve daha büyük düzeltmeler yapmak zorunda kalır; yani zorlanır.
- Denetleyelim: etki tek bir değişkenle sınırlı değil ✓ — kan şekeri, iştah ve stres yanıtı aynı ritme bağlı olduğu için düzensizlik hepsini birden etkiliyor.
-
14. Bir öğrenci "solunum sistemi kan pH’ının korunmasında rol oynar" savını kanıtlarla desteklemek istemektedir. En uygun kanıt hangisidir?
- A) Kişisel gözlem yeterlidir
- B) Akciğerin büyük olması
- C) Solunumun kolay olması
- D) Kandaki karbondioksit derişimi arttığında solunum hızının ölçülebilir biçimde artması ve pH’ın normale dönmesi
- E) Havanın temiz olması
Doğru cevap: D — Karbondioksit artınca solunum hızının ölçülebilir biçimde artması ve pH değerinin normale dönmesi savın kanıtıdır.
- Savın ne söylediğini ayıralım: solunum sistemi kan pH değerinin korunmasında rol oynuyor. Kanıtın da bu ROLÜ göstermesi gerekir.
- Rolü göstermenin yolu bir değişkeni değiştirip ötekinde ölçülebilir bir karşılık aramaktır: karbondioksit derişimi arttığında solunum hızı artıyor mu, pH değeri normale dönüyor mu?
- Bu ölçüm yapıldığında iki büyüklük arasındaki ilişki sayıyla gösterilmiş olur ve sav doğrudan desteklenir. Akciğerin büyük olması ya da solunumun kolay olması ise pH ile hiçbir ilişki kurmuyor.
- Denetleyelim: kanıt, savın içindeki değişkenleri taşıyor ✓ — savda geçen solunum ile pH, önerilen ölçümde de birlikte yer alıyor.
-
15. Yetersiz su tüketiminin böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Suyun taş yapması
- B) Böbreğin küçülmesi
- C) İdrarın derişikleşmesiyle bazı maddelerin çözünürlük sınırının aşılması ve kristal oluşumunun kolaylaşması
- D) Kanın azalması
- E) Suyun kirlenmesi
Doğru cevap: C — İdrar derişikleştiğinde bazı maddelerin çözünürlük sınırı aşılır ve kristal oluşumu kolaylaşır.
- Çökelmenin koşulunu yazalım: bir madde ancak derişimi çözünürlük sınırını aştığında katı olarak ayrılır. Öyleyse taş oluşumunu belirleyen şey derişimdir.
- Az su içmenin idrara etkisini görelim: atılacak madde miktarı yaklaşık aynı kalırken çözücü su azalır. Aynı miktar madde daha az suda çözüldüğü için derişim yükselir.
- Derişim çözünürlük sınırını aştığında ilk kristaller oluşur; bu kristaller zamanla büyüyerek taşı yapar. Yetersiz su tüketimi taş oluşumunu bu yolla kolaylaştırır.
- Denetleyelim: korunma yolu bol su içmek ✓ — suyun artırılması derişimi düşürür, yani aynı zincir tersine işletilmiş olur.
-
16. Uzun süreli enerji fazlasının homeostatik dengeyi bozmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Enerjinin yok olması
- B) Enerjinin atılması
- C) Enerjinin ısıya dönmesi
- D) Fazla enerjinin yağ olarak depolanması ve artan yağ dokusunun kan şekeri ile kan basıncı düzenlemesini güçleştirmesi
- E) Hiçbir etkisinin olmaması
Doğru cevap: D — Fazla enerji yağ olarak depolanır; artan yağ dokusu kan şekeri ve kan basıncı düzenlemesini güçleştirir.
- Enerji dengesini yazalım: alınan enerji harcanandan sürekli çok olursa fark her gün depoya yazılır. Enerji yok olmaz, yağ dokusu olarak birikir.
- Yağ dokusunun edilgin bir depo olmadığını görelim: büyüyen yağ dokusu insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltır, aynı miktar insülin kan şekerini eskisi kadar düşüremez.
- İkinci etki dolaşımdadır: artan doku daha çok damar ve daha çok pompalanan kan gerektirir, kan basıncı düzenlemesi zorlaşır. Böylece tek bir fazlalık birden çok homeostatik dizgeyi etkiler.
- Denetleyelim: etki uzun sürede ortaya çıkıyor ✓ — soru da uzun süreli enerji fazlasından söz ediyor; tek bir öğünün fazlası bu tabloyu kurmaz.
-
17. Ciddi kan kaybında kalp atım hızının artmasının ve deri damarlarının daralmasının anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Kanın çoğalması
- B) Kalbin yorulması
- C) Azalan kan hacmine karşın hayati organlara kan akışını sürdürmeye yönelik homeostatik yanıt
- D) Derinin ısınması
- E) Kanın soğuması
Doğru cevap: C — Kalbin hızlanması ve deri damarlarının daralması, azalan kanı hayati organlara yöneltmeye yönelik homeostatik yanıttır.
- Tablodaki iki yanıtın işlevini yazalım: kalbin hızlanması dakikada pompalanan kanı artırıyor, deri damarlarının daralması kanı hayati organlara yöneltiyor.
- Sorunu adlandıralım: kan kaybında hacim azalmıştır ve vücut kaybedilen kanı hemen yerine koyamaz; elde kalan kanla iş görmek zorundadır.
- İki yanıt da bu kısıt altında anlam kazanıyor: pompalama artırılıyor, dağılım değiştiriliyor, deri gibi ivedi olmayan bölgelere akış kısılıyor ve beyin ile kalbe akış korunmaya çalışılıyor. İkisinin ortak anlamı budur.
- Denetleyelim: yanıt hacmi değil dağılımı düzeltiyor ✓ — bu yüzden ciddi kan kaybında vücudun kendi yanıtı yeterli olmaz, dışarıdan sıvı verilmesi gerekir.
-
18. Düzenli sağlık taramalarının önemli sayılmasının gerekçesi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Taramanın ucuz olması
- B) Homeostatik sapmaların belirti vermeden önce ölçümlerle saptanabilmesi ve erken müdahaleye olanak vermesi
- C) Taramanın kolay olması
- D) Belirtilerin gereksiz olması
- E) Taramanın zorunlu olması
Doğru cevap: B — Sapmalar belirti vermeden önce ölçümlerle saptanabildiği için düzenli tarama erken müdahaleye olanak verir.
- Metnin verdiği anahtarı alalım: vücut sapmaları bir süre telafi eder. Yani değer kaymaya başlasa bile düzenekler bunu bir süre örter.
- Bunun sonucunu yazalım: belirtiler ancak telafi tükendiğinde ortaya çıkar. Belirtiyi beklemek, sapmanın uzun süredir sürdüğünü kabul etmek demektir.
- Ölçüm ise telafi sürerken bile değeri gösterir: kan basıncı ve kan şekeri ölçümleri sapmayı belirti çıkmadan görünür kılar. Taramanın önemi erken müdahaleye olanak vermesindedir.
- Denetleyelim: gerekçe taramanın kendisiyle değil hastalığın seyriyle ilgili ✓ — ucuz ya da kolay olması taramayı önemli yapmaz, erken görünürlük yapar.
-
19. Bir öğrenci su tüketiminin idrar miktarına etkisini incelemek istemektedir. İzlemesi gereken en uygun yol hangisidir?
- A) Tek gün ölçüm yapmak
- B) Sonucu tahmin etmek
- C) Farklı kişileri karşılaştırmak
- D) Farklı içecekler denemek
- E) Aynı kişide birkaç gün boyunca alınan su ile idrar miktarını kaydetmek; beslenme, etkinlik düzeyi ve ortam sıcaklığını olabildiğince benzer tutmak
Doğru cevap: E — Aynı kişide birkaç gün su alımı ile idrar miktarı kaydedilmeli, öteki koşullar benzer tutulmalıdır.
- İncelenen değişkeni ve ölçülecek büyüklüğü ayıralım: değiştirilen su alımı, ölçülen idrar miktarı.
- Su dengesini etkileyen öteki etkenleri sayalım: terleme yoluyla kayıp, beslenme ve ortam sıcaklığı. Bunlar benzer tutulmazsa idrardaki farkın su alımından geldiği söylenemez.
- Bir de birey farkı var: kişiler arasında böbrek çalışması ve alışkanlıklar değişir. Aynı kişide birkaç gün kayıt tutmak bu farkı ortadan kaldırır; en uygun yol budur.
- Denetleyelim: tek günlük ölçüm yetmiyor ✓ — su alımının etkisini görmek için farklı alım düzeylerinin karşılaştırılması, yani birden çok günün kaydı gerekiyor.
-
20. Böbrekler su, tuz ve pH dengesini ayarlar; homeostatik değişkenler birbirine bağlıdır ve denge bozulduğunda sağlık sorunları ortaya çıkar. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Bir sistemin bozulması diğer sistemleri hiç etkilemez.
- B) İshalde asıl tehlike su ve mineral kaybıdır.
- C) Az su tüketimi böbrek taşı riskini artırır.
- D) Böbrek yetmezliği başka sistemleri de etkiler.
- E) Aşırı tuz kan basıncını yükseltebilir.
Doğru cevap: A — Değişkenler birbirine bağlı olduğu için bir sistemin bozulması ötekileri etkilemeden kalamaz.
- Soru "söylenemez" diyor; öyleyse seçenekleri metne vurup metinle ÇELİŞENİ arayacağız.
- Metnin üç yargısını ayıralım: böbrekler su, tuz ve pH dengesini ayarlar; homeostatik değişkenler birbirine bağlıdır; denge bozulduğunda sağlık sorunları çıkar. İshalde su ve mineral kaybı, az su tüketiminde taş riski, böbrek yetmezliğinin yayılması ve tuzun basıncı yükseltmesi bu yargılarla uyuşuyor.
- Geriye bir sistemin bozulmasının ötekileri HİÇ etkilemediği yargısı kalıyor. Bu, metnin bağlılık yargısının doğrudan tersidir; söylenemez.
- Denetleyelim: örnek de aynı yönde ✓ — böbrek yetmezliğinde kan basıncı ve pH sorunlarının birlikte görülmesi, etkilenmemenin olanaksızlığını gösteriyor.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- BİY.11.2.8 Boşaltım sisteminin homeostazi işlevine yönelik bilimsel çıkarım yapabilme
- BİY.11.2.9 Homeostazinin sağlanmasında sistemlerin eş güdümlü çalışmasıyla ilgili eleştirel düşünebilme
- BİY.11.2.10 Homeostazinin sağlanamadığı durumlarda oluşabilecek sağlık problemleri hakkında hipotez oluşturabilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.