Anadolu'da İslam
12. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Anadolu'da İslam Testi
Anadolu'nun İslamlaşma süreci, Anadolu'da İslam anlayışının öncüleri ve düşünce mirası. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
Anadolu'da İslam
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
30 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Anadolu'nun Türkleşme ve İslamlaşma sürecinde bir tarih dönüm noktası sayılmaktadır. Bu tarihin önemi sorulmaktadır. Buna göre 1071 neyi başlatmıştır?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Anadolu'nun Türkleşme ve İslamlaşma sürecinde bir tarih dönüm noktası sayılmaktadır. Bu tarihin önemi sorulmaktadır. Buna göre 1071 neyi başlatmıştır?
1071 Malazgirt
- A) Anadolu'ya yerleşmenin hızlanmasını
- B) Anadolu'dan çıkışı
- C) Ticaretin durmasını
- D) Medreselerin kapanmasını
- E) Göçlerin yasaklanmasını
Doğru cevap: A — Malazgirt sonrasında Anadolu’ya yönelik Türk yerleşmesi hızlanmış, bölge yeni bir kültürel dönem yaşamıştır.
- 1071 tarihinin neden dönüm noktası sayıldığını düşünelim: bu tarihten önce Anadolu’ya yerleşme sınırlıydı.
- Malazgirt’ten sonra bölgeye giriş kolaylaştı ve Türk boyları Anadolu’ya yerleşmeye başladı.
- Yerleşme yalnız nüfusu değiştirmedi; beraberinde dil, inanç ve kurumlar da geldi. 1071, Anadolu’ya yerleşmenin hızlanmasını başlatmıştır.
- Denetleyelim: sonraki yüzyıllarda kurulan medreseler, zaviyeler ve kervansaraylar bu yerleşmenin ürünü ✓.
-
2. Orta Asya'da halkın anlayacağı dilde şiirler söyleyen bir düşünürün öğretisi Anadolu'ya taşınmıştır. Bu öğretinin özelliği aranmaktadır. Buna göre öğreti nasıldır?
Ahmed Yesevî ve Divân-ı Hikmet
- A) Yalnız yöneticilere seslenir
- B) Sade dille anlatılan, ahlakı ve hoşgörüyü öne çıkaran bir anlayıştır
- C) Yalnız yazılı metinlerde kalmıştır
- D) Yalnız hukuk kurallarını içerir
- E) Halkla ilişki kurmayı reddeder
Doğru cevap: B — Yesevî geleneği, sade dille anlatılan, ahlak ve hoşgörüyü öne alan bir anlayış olarak yayılmıştır.
- Sorudaki iki ipucunu ayıralım. Birincisi dil: şiirler HALKIN ANLAYACAĞI dilde söyleniyor.
- İkincisi içerik: öğreti Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınabilmiş. Bir öğretinin böyle yayılabilmesi için geniş kesimlerce anlaşılması gerekir.
- Divân-ı Hikmet’te işlenen konular ahlak ve gönül eğitimidir. Öyleyse öğreti sade dille anlatılan, ahlakı ve hoşgörüyü öne çıkaran bir anlayıştır.
- Denetleyelim: yalnız yöneticilere seslenen bir öğreti halk arasında yayılmazdı ✓ — yayılmanın kendisi dilin sadeliğini doğruluyor.
-
3. Konya'da yazılan ve öykülerle ahlaki dersler veren bir eser bulunmaktadır. Eserin temel yaklaşımı sorulmaktadır. Buna göre Mesnevî neyi öne çıkarır?
Mesnevî
- A) Askerî düzeni
- B) Ticaret kurallarını
- C) Sevgi, hoşgörü ve insanı merkeze alan bir ahlak anlayışını
- D) Vergi düzenini
- E) Yalnız dil bilgisini
Doğru cevap: C — Mesnevî, öyküler aracılığıyla sevgi ve hoşgörüyü merkeze alan bir ahlak öğretisi sunar.
- Eserin biçimine bakalım: Mesnevî öykülerle ilerler. Öykü, bir kuralı doğrudan söylemek yerine yaşanmış bir durum üzerinden gösterir.
- Öykülerin sonunda okurun çıkaracağı bir ders bulunur; yani eserin amacı bilgi vermek değil, ahlaki bir tutum kazandırmaktır.
- Bu derslerin merkezinde sevgi, hoşgörü ve insanı değerli sayan bir anlayış vardır. Eserin temel yaklaşımı budur.
- Denetleyelim: eser Konya’da yazılmış ve Anadolu’daki düşünce mirasının parçası ✓ — aynı vurgu Yunus Emre’de de görülüyor.
-
4. Anadolu'da şiirlerini halkın konuştuğu Türkçe ile söyleyen bir şair bulunmaktadır. Bu tercihin sonucu aranmaktadır. Buna göre sade Türkçe ne sağlamıştır?
Yunus Emre'nin dili
- A) Şiirlerin yalnız saray çevresinde kalmasını
- B) Şiirlerin unutulmasını
- C) Yazının bırakılmasını
- D) Öğretinin geniş halk kesimlerine ulaşmasını ve yüzyıllarca yaşamasını
- E) Türkçenin kullanımdan kalkmasını
Doğru cevap: D — Halkın dilinde söylenen şiirler geniş kesimlere ulaşmış ve kuşaklar boyu aktarılmıştır.
- Yunus Emre’nin tercihini belirleyelim: şiirlerini halkın konuştuğu Türkçe ile söylüyor.
- Bir metnin yayılabilmesi için anlaşılması gerekir. Anlaşılan söz ezberlenir, tekrarlanır, başkalarına aktarılır.
- Öyleyse sade Türkçe iki şey sağlamıştır: öğretinin geniş halk kesimlerine ulaşması ve yüzyıllarca yaşaması.
- Denetleyelim: bu şiirler bugün hâlâ okunuyor ✓ — aktarımın kesintisiz sürdüğünün kanıtı.
-
5. Anadolu'da yazılan bu eserde insanın ahlaki olgunlaşma aşamaları anlatılmaktadır. Eserin konusu sorulmaktadır. Buna göre eser neyi ele alır?
Makâlât
- A) Askerî taktikleri
- B) Ticaret hesaplarını
- C) Tarım tekniklerini
- D) Mimari planları
- E) İnsanın ahlaki gelişim aşamalarını
Doğru cevap: E — Hacı Bektaş Velî’nin Makâlât’ı insanın ahlaki olgunlaşma basamaklarını konu edinir.
- Sorudaki ipucunu okuyalım: eserde insanın ahlaki olgunlaşma AŞAMALARI anlatılıyor.
- "Aşama" sözcüğü belirleyici: eser tek bir kural koymuyor, bir gelişim yolu çiziyor. Yani insan bir noktadan başlayıp adım adım ilerliyor.
- Öyleyse eserin konusu insanın ahlaki gelişim aşamalarıdır.
- Denetleyelim: Anadolu’daki öteki eserler de insanı merkeze alıyor ✓ — Mesnevî ahlakı öykülerle, Makâlât aşamalarla işliyor.
-
6. Anadolu'da esnaf ve zanaatkârları bir araya getiren, mesleki eğitimle ahlak eğitimini birleştiren bir örgütlenme bulunmaktadır. Bu örgütlenmenin adı aranmaktadır. Buna göre kurum hangisidir?
Ahilik
- A) Ahilik
- B) Tımar
- C) Divan
- D) Vakıf
- E) Rasathane
Doğru cevap: A — Ahilik, mesleki yeterlilikle ahlaki olgunluğu birlikte gözeten bir esnaf örgütlenmesidir.
- Sorudaki iki ölçütü ayıralım. Birincisi kapsam: esnaf ve zanaatkârlar. İkincisi işlev: mesleki eğitimle ahlak eğitiminin birleştirilmesi.
- Seçenekleri işlevlerine göre eleyelim. Tımar bir toprak ve gelir düzeni, divan bir yönetim kurulu, rasathane gök gözlemevidir.
- Vakıf ise hayır kurumlarının gelirini sağlayan düzendir. İki ölçütü birlikte karşılayan kurum ahiliktir.
- Denetleyelim: ahilikte çırak-kalfa-usta basamakları var ✓ — meslek öğretilirken ahlak da bu basamaklarda kazandırılıyor.
-
7. Ahi birliklerinde üretilen malın kalitesi ve fiyatı topluluk tarafından denetlenmektedir. Bu uygulamanın amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Ahi birliklerinde denetim
- A) Üretimi durdurmak
- B) Tüketiciyi korumak ve mesleki dürüstlüğü sürdürmek
- C) Fiyatları sürekli yükseltmek
- D) Yeni ustaların yetişmesini engellemek
- E) Ticareti yasaklamak
Doğru cevap: B — Kalite ve fiyat denetimi hem alıcıyı korur hem mesleğin güvenilirliğini sürdürür.
- Denetimin neye baktığını belirleyelim: üretilen malın kalitesine ve fiyatına.
- Kötü ya da pahalı bir mal önce alıcıya zarar verir. Ama zarar orada kalmaz: alıcı bir daha o esnafa değil, o MESLEĞE güvenmez.
- Öyleyse denetimin amacı ikilidir: tüketiciyi korumak ve mesleki dürüstlüğü sürdürmek.
- Denetleyelim: denetimi topluluk yapıyor, tek bir usta değil ✓ — bu, güvenin bütün meslek için korunduğunu gösteriyor.
-
8. Anadolu'nun yerleşim sürecinde yol üzerlerinde kurulan yapılar hem konaklama hem eğitim işlevi görmüştür. Bu yapıların işlevi aranmaktadır. Buna göre zaviyeler ne sağlamıştır?
Tekke ve zaviyeler
- A) Yalnız askerî üs olmayı
- B) Yalnız vergi toplamayı
- C) Yolcuların ağırlanmasını ve çevrede eğitim-kültür merkezi olmayı
- D) Yalnız pazar kurulmasını
- E) Yalnız hayvan barınağı olmayı
Doğru cevap: C — Zaviyeler yolcuları ağırlamış, aynı zamanda çevrede eğitim ve kültür merkezi işlevi görmüştür.
- Yapıların konumuna dikkat edelim: yol üzerlerinde kurulmuşlar. Bu konum ilk işlevi veriyor — yolcuların ağırlanması.
- Ama soruda ikinci bir işlev daha anılıyor: eğitim. Zaviyeler yalnız konaklama yeri değil, çevresine de hizmet eden merkezlerdi.
- Yolcunun taşıdığı bilgi ve öğretiler burada paylaşılır, çevredeki yerleşimlere yayılırdı. Zaviyeler bu iki işlevi birlikte görmüştür.
- Denetleyelim: yerleşim sürecinde bu yapıların çevresinde yeni köyler kurulmuş ✓ — işlev yalnız konaklamayla sınırlı kalmamış.
-
9. Adı geçen ayette iyilerle birlikte olmanın değeri anlatılmaktadır. Ayetin verdiği mesaj sorulmaktadır. Buna göre mesaj nedir?
Nisâ suresi 69. ayet
- A) Yalnız kalmanın yeğlenmesi gerektiği
- B) İyi insanlarla birlikte olmanın kişiyi olgunlaştırdığı
- C) Toplumdan uzaklaşmanın gerektiği
- D) Arkadaşlığın önemsiz olduğu
- E) Yalnız zenginlerle görüşülmesi gerektiği
Doğru cevap: B — Ayet, iyilerle birlikte olmanın değerine ve bunun kişiyi olgunlaştırdığına dikkat çeker.
- Ayette anılan şeyi belirleyelim: iyilerle BİRLİKTE olmanın değeri.
- Buradaki vurgu iki yönlü. Birincisi birliktelik olumlu bir değer olarak anılıyor; yalnızlık ya da uzaklaşma önerilmiyor.
- İkincisi birlikte olunacak kişiler nitelikleriyle anılıyor: iyiler. Öyleyse mesaj, iyi insanlarla birlikte olmanın kişiyi olgunlaştırdığıdır.
- Denetleyelim: aynı vurgu ahilikte ve mahalle kültüründe de görülüyor ✓ — çevrenin insanı biçimlendirdiği fikri ünitede yineleniyor.
-
10. Anadolu tarih boyunca farklı inanç ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Bu birlikte yaşamayı olanaklı kılan tutum aranmaktadır. Buna göre hangi tutum belirleyicidir?
Anadolu'da birlikte yaşama
- A) Farklılıkları yok saymak
- B) Kapalı topluluklar oluşturmak
- C) Ticareti yasaklamak
- D) Farklılıklara saygı ve hoşgörü
- E) Göçü engellemek
Doğru cevap: D — Farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşaması saygı ve hoşgörü tutumuyla olanaklı olmuştur.
- Sorudaki olguyu belirleyelim: Anadolu tarih boyunca farklı inanç ve kültürlere ev sahipliği yapmış.
- Bir arada yaşamanın koşulunu düşünelim. Farklılıklar yok sayılırsa ortada birlikte yaşama kalmaz, tek biçimlilik olur.
- Kapalı topluluklar kurulursa da birlikte yaşama değil, yan yana ama ayrı yaşama olur. Belirleyici tutum farklılıklara saygı ve hoşgörüdür.
- Denetleyelim: mahalle kültüründeki komşuluk örneği de bunu gösteriyor ✓ — farklılık sürüyor ama dayanışma da sürüyor.
-
11. Tabloda Anadolu'da etkili olmuş düşünürler ve eserleri eşleştirilmiştir. Soru işaretiyle gösterilen eser aranmaktadır. Buna göre bu eser hangisidir?
- A) Makâlât
- B) Mesnevî
- C) Divân-ı Hikmet
- D) Kutadgu Bilig
- E) Şikâyetnâme
Doğru cevap: A — Hacı Bektaş Velî’nin bilinen eseri Makâlât’tır.
- Tablonun kurgusu şu: solda düşünür, sağda eseri. Her düşünüre bir eser karşılık geliyor.
- Dolu satırları okuyalım: Mevlânâ → Mesnevî, Ahmed Yesevî → Divân-ı Hikmet. Bu iki eser şıklarda da var ama zaten sahiplenilmiş durumda.
- Geriye Hacı Bektaş Velî kalıyor. Onun insanın ahlaki olgunlaşma aşamalarını anlattığı eseri Makâlât’tır.
- Denetleyelim: Kutadgu Bilig Yusuf Has Hâcib’in, Şikâyetnâme Fuzûlî’nin ✓ — ikisi de tablodaki düşünürlere ait değil.
-
12. On üçüncü yüzyıldan başlayarak Anadolu'da dinî ve ahlaki eserler Türkçe yazılmaya başlanmıştır. Bu tercihin sonucu sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğmuştur?
Anadolu'da Türkçe yazma geleneği
- A) Eserlerin okunamaz hâle gelmesi
- B) Türkçenin yazı dili olarak gelişmesi ve öğretinin yayılması
- C) Medreselerin kapanması
- D) Şiirin bırakılması
- E) Çevirinin yasaklanması
Doğru cevap: B — Türkçe yazım hem dili yazı dili olarak geliştirmiş hem öğretinin yayılmasını kolaylaştırmıştır.
- Tercihi belirleyelim: on üçüncü yüzyıldan başlayarak dinî ve ahlaki eserler Türkçe yazılıyor.
- Birinci sonuç dille ilgili. Bir dil yazıda kullanıldıkça terimleri oluşur, anlatım imkânları gelişir; Türkçe böylece bir yazı dili hâline gelmiştir.
- İkinci sonuç yayılmayla ilgili. Halkın konuştuğu dilde yazılan eser, o dili konuşan herkese açılır; öğreti geniş kesimlere ulaşır.
- Denetleyelim: aynı etki Yunus Emre’nin şiirlerinde de görülmüştü ✓ — sade dil hem dili hem öğretiyi taşıyor.
-
13. Selçuklular döneminde yollar üzerinde belirli aralıklarla yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların işlevi aranmaktadır. Buna göre kervansaraylar ne sağlamıştır?
Kervansaraylar
- A) Tüccarların güvenli konaklamasını ve ticaretin canlanmasını
- B) Tarımın durmasını
- C) Ticaretin yasaklanmasını
- D) Yolların kapanmasını
- E) Yalnız askerî geçişi
Doğru cevap: A — Kervansaraylar tüccarlara güvenli konaklama sağlayarak ticaret yollarını canlandırmıştır.
- Yapıların konumuna bakalım: yollar üzerinde BELİRLİ ARALIKLARLA inşa edilmişler.
- Bu düzenli aralık bir ihtiyacı gösteriyor: kervanlar bir günlük yol sonunda güvenli bir yerde konaklamalı. Yolda geceleyen kervan hem soyulma hem hava koşulları riski taşır.
- Kervansaraylar bu riski kaldırdı; yolculuk güvenli hâle gelince ticaret canlandı.
- Denetleyelim: yapılar arasındaki mesafe bir günlük yol kadar ✓ — planlamanın ticaret için yapıldığını gösteriyor.
-
14. Osmanlı şehirlerinde külliyelerin içinde yer alan ve gereksinimi olanlara yemek dağıtan yapılar bulunmaktadır. Bu yapıların işlevi sorulmaktadır. Buna göre imarethaneler ne yapar?
İmarethane
- A) Kitap çoğaltır
- B) Gök gözlemi yapar
- C) Gereksinimi olanlara ücretsiz yemek verir
- D) Vergi toplar
- E) Silah üretir
Doğru cevap: C — İmarethaneler vakıf gelirleriyle işleyen, gereksinimi olanlara yemek veren kurumlardır.
- Sorudaki iki bilgiyi ayıralım: yapı külliyenin içinde yer alıyor ve gereksinimi olanlara yemek dağıtıyor.
- Yemek dağıtımı sürekli bir gider demektir; bu giderin karşılanması için düzenli bir gelir gerekir. Bunu vakıflar sağlamıştır.
- Öyleyse imarethanenin işlevi açıktır: gereksinimi olanlara ücretsiz yemek vermek.
- Denetleyelim: kitap çoğaltmak KÜTÜPHANENİN, gök gözlemi RASATHANENİN işi ✓ — her kurumun işlevi ayrı.
-
15. Cami çevresinde medrese, dârüşşifâ, imarethane ve kütüphanenin bir arada yapıldığı yerleşim düzeni bulunmaktadır. Bu düzenin amacı aranmaktadır. Buna göre külliye neyi hedefler?
Külliye
- A) Yalnız ibadet alanı oluşturmayı
- B) Yalnız ticaret merkezi kurmayı
- C) Yalnız konaklama sağlamayı
- D) Yalnız savunma yapmayı
- E) Eğitim, sağlık, yardım ve ibadet hizmetlerini bir merkezde toplamayı
Doğru cevap: E — Külliye, farklı toplumsal hizmetleri tek bir merkezde bir araya getiren yapı topluluğudur.
- Sorudaki listeyi okuyalım: cami çevresinde medrese, dârüşşifâ, imarethane ve kütüphane bir arada.
- Her birinin ayrı işlevi var: medrese eğitim, dârüşşifâ sağlık, imarethane yardım, kütüphane bilgiye erişim, cami ibadet.
- Bunların AYNI yerde toplanması bir tercih. Böylece bir kişi eğitim, sağlık ve yardım hizmetlerine tek bir merkezde ulaşabiliyor. Külliyenin hedefi budur.
- Denetleyelim: yapılar tek tek dağınık kurulsaydı erişim zorlaşırdı ✓ — külliyeyi anlamlı kılan şey birlikteliğin kendisi.
-
16. Anadolu'da gelişen düşünce mirası Balkanlar ve çevre bölgelerde de etkili olmuştur. Bu yayılmayı sağlayan etkenler sorulmaktadır. Buna göre hangileri etkilidir?
Düşünce mirasının yayılması
- A) Göç, ticaret yolları ve eğitim kurumları aracılığıyla aktarım
- B) Yalnız askerî seferler
- C) Yalnız iklim koşulları
- D) Yalnız yer şekilleri
- E) Yalnız yer altı kaynakları
Doğru cevap: A — Düşünce insan hareketiyle yayılır; göç, ticaret yolları ve eğitim kurumları bu aktarımı sağlamıştır.
- Bir düşüncenin nasıl yayıldığını sorlayalım: kendiliğinden değil, onu taşıyan insanlarla.
- Göç, insanların birikimlerini yeni yerlere taşımasını sağlar. Ticaret yolları ise sürekli bir gidiş geliş kurar; tüccar yalnız mal değil, fikir de taşır.
- Eğitim kurumları bu aktarımı kalıcı kılar: öğrenci gelir, öğrenir, döndüğü yerde öğretir. Üç etken birlikte yayılmayı sağlamıştır.
- Denetleyelim: Anadolu’daki zaviyeler ve medreseler Balkanlarda da kurulmuş ✓ — kurumlar da mirasla birlikte taşınmış.
-
17. Bir mahallede farklı inançlardan komşular yıllardır birbirinin bayramına katılmakta, zor gününde yardımlaşmaktadır. Bu davranışın dayandığı değer aranmaktadır. Buna göre hangi değer öne çıkar?
Mahalle kültürü
- A) Rekabet
- B) Bireycilik
- C) Kayıtsızlık
- D) Hoşgörü ve iyi komşuluk
- E) Gösteriş
Doğru cevap: D — Farklılığa karşın kurulan dayanışma, hoşgörü ve iyi komşuluk değerlerini yansıtır.
- Durumdaki iki ögeyi ayıralım. Birincisi fark: komşular farklı inançlardan.
- İkincisi davranış: birbirinin bayramına katılıyorlar ve zor günde yardımlaşıyorlar. Yani fark sürüyor ama ilişki de sürüyor.
- Farkı bilerek kurulan bu ilişki hoşgörüye, sürekliliği ise iyi komşuluğa dayanır. Öne çıkan değerler bunlardır.
- Denetleyelim: fark yok sayılsaydı bu bir hoşgörü örneği olmazdı ✓ — hoşgörü, farkın bilinmesini gerektirir.
-
18. Bir esnaf sattığı malda küçük bir kusur bulunduğunu müşterisine kendisi söylemekte ve fiyatı buna göre düşürmektedir. Bu davranışın hangi geleneğe uyduğu sorulmaktadır. Buna göre davranış hangi anlayışla örtüşür?
Kusurlu malı bildirme
- A) Ahilikte esas alınan mesleki dürüstlük anlayışı
- B) Yalnız kâr artırma anlayışı
- C) Rekabeti engelleme anlayışı
- D) Müşteriyi oyalama anlayışı
- E) Üretimi durdurma anlayışı
Doğru cevap: A — Ahilikte mesleki dürüstlük ve alıcıyı aldatmama temel ilkedir.
- Esnafın yaptığını belirleyelim: kusuru müşteri sormadan KENDİSİ söylüyor ve fiyatı buna göre düşürüyor.
- Kusur küçük; söylenmese fark edilmeyebilirdi. Yani esnaf kendi zararına, dışarıdan bir zorlama olmadan davranıyor.
- Bu davranışı yönlendiren şey bir denetim değil, benimsenmiş bir ilke. Ahilikte esas alınan mesleki dürüstlük anlayışıyla örtüşür.
- Denetleyelim: ahi birliklerinde ayrıca topluluk denetimi de vardı ✓ — burada ise ilke denetim olmadan da işliyor, asıl hedeflenen budur.
-
19. Şekilde Anadolu'da kurulan bazı yapılar sıralanmıştır. Bu yapıların ortak yönü aranmaktadır. Buna göre ortak yön nedir?
- A) Hepsi askerî yapıdır
- B) Hepsi toplumsal bir hizmeti karşılamak için kurulmuştur
- C) Hepsi yalnız saray için yapılmıştır
- D) Hiçbiri kullanılmamıştır
- E) Hepsi aynı işlevi görür
Doğru cevap: B — Yapılar eğitim, konaklama, ticaret ve yardım gibi farklı toplumsal gereksinimlere karşılık verir.
- Dört yapıyı işlevleriyle sayalım: medrese eğitim verir, zaviye yolcuyu ağırlayıp çevreye eğitim sunar.
- Kervansaray tüccarın güvenli konaklamasını sağlar, imarethane gereksinimi olanlara yemek verir.
- Dördü de farklı iş yapıyor; öyleyse ortak yön işlev benzerliği olamaz. Ortak yön hepsinin TOPLUMSAL bir hizmeti karşılamak için kurulmuş olmasıdır.
- Denetleyelim: dördü de vakıf düzeniyle işletilmiş ✓ — sürekliliklerini sağlayan yapı da ortak.
-
20. Anadolu'da gelişen düşünce mirasının bugün için anlamı tartışılmaktadır. Bu mirastan çıkarılabilecek ders sorulmaktadır. Buna göre hangisi söylenebilir?
Mirasın bugüne katkısı
- A) Farklılıkların yok sayılması gerektiği
- B) Geçmişin bugünle ilgisi olmadığı
- C) Birlikte yaşama, hoşgörü ve dayanışmanın bugün de korunması gereken değerler olduğu
- D) Eğitimin gereksiz olduğu
- E) Yardımlaşmanın zarar verdiği
Doğru cevap: C — Mirasın ortak vurgusu birlikte yaşama, hoşgörü ve dayanışmadır; bunlar bugün de geçerlidir.
- Ünitede işlenenleri iki başlıkta toplayalım. Düşünürler: Yesevî, Mevlânâ, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Velî ahlakı ve hoşgörüyü öne çıkarmış.
- Kurumlar: ahilik dürüstlüğü, imarethane ve vakıflar yardımlaşmayı, zaviye ve kervansaray konukseverliği örgütlemiş.
- İki başlığın ortak vurgusu aynı: birlikte yaşama, hoşgörü ve dayanışma. Bu değerler bugün de korunması gereken değerlerdir.
- Denetleyelim: farklı inançlardan komşuların dayanışması bu mirasın bugünkü karşılığı ✓.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- 12.2.3 Nisâ suresi 69. ayette verilen mesajları değerlendirir. Kazanım; öğrencilerin Kur’an-ı Kerim mealini kullanma, Kur’an-ı Kerim’i anlama ve yorumlama, ayetlerde geçen şahıs, yer, konu ve kavramları belirleme becerilerini geliştirici etkinliklerle desteklenir
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.