İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya
12. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya Testi
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, totaliter rejimlerin yükselişi, Türkiye'nin iç ve dış politikası, Montrö ve Hatay. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
İki Savaş Arasındaki Dönemde Türkiye ve Dünya
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
31 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Bu bunalım dünya ekonomisini derinden etkilemiştir. Bunalımın ülkeler üzerindeki etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç görülmüştür?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Bu bunalım dünya ekonomisini derinden etkilemiştir. Bunalımın ülkeler üzerindeki etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç görülmüştür?
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı
- A) Üretimin ve ticaretin daralması, işsizliğin artması
- B) Ticaretin hızla büyümesi
- C) İşsizliğin sıfırlanması
- D) Fiyatların hiç değişmemesi
- E) Bütün ülkelerin zenginleşmesi
Doğru cevap: A — 1929 bunalımı üretim ile ticareti daraltmış ve işsizliği büyük ölçüde artırmıştır.
- Bir ekonomik bunalımın nasıl yayıldığını izleyelim. Önce talep düşer: insanlar harcamayı kısar.
- Talep düşünce üretilen mal satılamaz; fabrikalar üretimi azaltır ve ülkeler arası ticaret daralır.
- Üretim azalınca çalışana da ihtiyaç kalmaz; işsizlik hızla artar. Bunalımın ülkeler üzerindeki etkisi bu zincirdir.
- Denetleyelim: seçeneklerin dördü olumlu sonuçlar sayıyor ✓ — bir bunalımdan bunlar beklenmez.
-
2. Dünya bunalımının ardından Türkiye ekonomi politikasını değiştirmiştir. Bu değişimin yönü aranmaktadır. Buna göre hangi politika benimsenmiştir?
Türkiye'de devletçiliğe geçiş
- A) Bütün sanayinin kapatılması
- B) Devletin sanayi yatırımlarına doğrudan girmesi
- C) Tarımın bırakılması
- D) Dış ticaretin serbest bırakılması
- E) Bütün fabrikaların satılması
Doğru cevap: B — Bunalım koşullarında devlet doğrudan sanayi yatırımlarına girmiştir.
- Bunalımın Türkiye’de neyi değiştirdiğini soralım. Zaten sınırlı olan özel sermaye birikimi, kriz koşullarında daha da zayıfladı.
- Buna karşın sanayileşme hedefi sürüyordu; hedefi bırakmak değil, onu yürütecek yeni bir yol bulmak gerekiyordu.
- Politika değişiminin yönü buradan çıkıyor: yatırımı bekleyen taraf olmaktan çıkıp doğrudan yatırım yapan taraf olmak. Devlet sanayi yatırımlarına girdi.
- Denetleyelim: "bütün fabrikaların satılması" seçeneği ✓ — bunalım sırasında alıcı bulmak da mümkün olmazdı.
-
3. Bu planla sanayileşmede belirli bir yol izlenmiştir. Planın niteliği sorulmaktadır. Buna göre plan nasıl bir yaklaşımdır?
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934)
- A) Rastgele yatırım yapılması
- B) Yalnız tarıma yatırım yapılması
- C) Öncelikli sanayi kollarının belirlenip planlı yatırım yapılması
- D) Sanayinin durdurulması
- E) Yalnız dışarıdan mal alınması
Doğru cevap: C — Plan, öncelikli sanayi kollarını belirleyip yatırımları bir programa bağlamıştır.
- Planlamanın hangi durumda gerektiğini soralım: kaynak sınırlıysa her şey aynı anda yapılamaz.
- Bu durumda iki şey belirlemek gerekir: hangi alanlara önce girileceği ve yatırımların hangi sırayla yapılacağı.
- Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı bunu yapmıştır; dokuma, maden ve kimya gibi öncelikli kolları belirleyip yatırımları programa bağlamıştır.
- Denetleyelim: "rastgele yatırım yapılması" seçeneği ✓ — plan tam da rastgeleliği ortadan kaldırmak için yapılıyor.
-
4. Tek adama dayalı baskıcı rejimler, iki savaş arası dönemde bazı ülkelerde güçlenmiştir. Bu yükselişi hazırlayan ortam aranmaktadır. Buna göre hangi koşullar etkili olmuştur?
Totaliter rejimlerin yükselişi
- A) Uluslararası barışın güçlenmesi
- B) Refahın hızla artması
- C) İşsizliğin bitmesi
- D) Ekonomik bunalım, işsizlik ve savaş sonrası hoşnutsuzluk
- E) Ticaretin genişlemesi
Doğru cevap: D — Ekonomik bunalım, işsizlik ve savaş sonrası hoşnutsuzluk baskıcı rejimlere zemin hazırlamıştır.
- Seçeneklerin dördünü bir arada okuyalım: barışın güçlenmesi, refahın artması, işsizliğin bitmesi, ticaretin genişlemesi.
- Dördü de olumlu koşullar. Böyle bir ortamda insanların var olan düzeni değiştirmek istemesi ve tek adama dayalı bir rejime yönelmesi beklenmez.
- Yükselişi hazırlayan koşullar bunların tersidir: bunalım geniş kesimleri yoksullaştırdı, işsizlik büyüdü ve savaş sonrası hoşnutsuzluk sürüyordu. Var olan düzene güven azalınca baskıcı akımlar güç kazandı.
- Denetleyelim: koşullar birbirini besliyor ✓ — yoksulluk hoşnutsuzluğu, hoşnutsuzluk da değişim isteğini büyütüyor.
-
5. Bu sözleşmeyle boğazlarla ilgili düzenlemede önemli bir değişiklik olmuştur. Değişimin özü sorulmaktadır. Buna göre ne sağlanmıştır?
Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936)
- A) Boğazların kapatılması
- B) Boğazların yabancı yönetime verilmesi
- C) Boğazlar Komisyonu'nun genişletilmesi
- D) Boğazların askersizleştirilmesi
- E) Boğazlar üzerinde Türkiye'nin egemenlik haklarının tam olarak tanınması
Doğru cevap: E — Montrö ile Boğazlar Komisyonu kaldırılmış, bölgedeki egemenlik hakları Türkiye’ye geçmiştir.
- Önceki durumu hatırlayalım: Lozan’da boğazlar için uluslararası bir komisyon kurulmuş ve bölge askersizleştirilmişti. Yani egemenlik hakları sınırlıydı.
- Montrö bu düzeni değiştirdi. Komisyon kaldırıldı ve boğazlarla ilgili yetki doğrudan Türkiye’ye geçti.
- Değişimin özü budur: bölgede uluslararası bir organın yerini ülkenin kendi egemenlik hakları aldı.
- Denetleyelim: "Boğazlar Komisyonu’nun genişletilmesi" ve "askersizleştirilmesi" seçenekleri ✓ — ikisi de Lozan düzeninin sürmesi anlamına gelirdi.
-
6. Hatay sorunu diplomatik yollarla çözülmüştür. Sürecin niteliği aranmaktadır. Buna göre çözüm nasıl sağlanmıştır?
Hatay'ın anavatana katılması (1939)
- A) Savaşla
- B) Görüşmeler, halk oylaması ve meclis kararıyla
- C) Kura ile
- D) Tek taraflı işgalle
- E) Uluslararası mahkeme kararıyla
Doğru cevap: B — Hatay sorunu görüşmeler, halk oylaması ve meclis kararıyla çözülmüştür.
- Sorunun verdiği ipucunu tutalım: çözüm diplomatik yollarla sağlanmış. Öyleyse yanıtın içinde silahlı bir yol bulunmamalı.
- Süreç uzun görüşmelerle başladı; ardından bölgede seçim yapılarak bağımsız bir Hatay Meclisi oluşturuldu.
- Son adımı bu meclis attı: anavatana katılma kararı aldı. Yani çözüm görüşme, halkın oyu ve meclis kararı zinciriyle geldi.
- Denetleyelim: "tek taraflı işgalle" seçeneği ✓ — bu diplomatik bir yol olmazdı.
-
7. Türkiye komşularıyla bölgesel bir güvenlik anlaşması imzalamıştır. Anlaşmanın amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Balkan Antantı (1934)
- A) Savaş açmak
- B) Ticareti yasaklamak
- C) Sınırların korunması ve bölgesel güvenliğin sağlanması
- D) Sömürge edinmek
- E) Göçü artırmak
Doğru cevap: C — Balkan Antantı, sınırların korunması ve bölgesel güvenliğin sağlanması amacıyla kurulmuştur.
- Anlaşmanın yapıldığı dönemi düşünelim: 1934, Avrupa’da saldırgan eğilimlerin güçlendiği yıllar.
- Böyle bir ortamda küçük ve orta ölçekli devletler tek başına kaldıklarında zayıf düşer. Bir araya gelmek caydırıcılık sağlar.
- Balkan Antantı da bu arayışın ürünüdür; amacı sınırların korunması ve bölgesel güvenliğin sağlanmasıdır.
- Denetleyelim: "savaş açmak" ve "sömürge edinmek" seçenekleri ✓ — ikisi de saldırgan amaçlar, oysa antant savunmaya dönük.
-
8. Türkiye doğu komşularıyla da bir pakt imzalamıştır. Bu paktın niteliği aranmaktadır. Buna göre pakt neyi hedefler?
Sadabat Paktı (1937)
- A) Ortak ordu kurmayı
- B) Ticareti durdurmayı
- C) Sömürge paylaşımını
- D) Sınırların korunması ve saldırmazlık esasına dayalı iş birliğini
- E) Boğazları kapatmayı
Doğru cevap: D — Sadabat Paktı, saldırmazlık ve sınırların korunması esasına dayanan bölgesel bir iş birliğidir.
- Paktın kimlerle imzalandığına bakalım: Türkiye’nin doğu komşularıyla. Yani taraflar birbirine sınır komşusu devletler.
- Sınır komşusu devletler arasındaki en temel güvence, birbirlerine saldırmayacaklarına dair verilen sözdür. Paktın dayandığı esas budur: saldırmazlık.
- Buna sınırların korunması eklenince ortaya bölgesel bir iş birliği çıkıyor. Paktın hedeflediği şey budur.
- Denetleyelim: "ortak ordu kurmayı" seçeneği ✓ — pakt ortak bir ordu değil, karşılıklı bir güvence öngörüyor.
-
9. Türkiye 1932'de uluslararası bir örgüte üye olmuştur. Bu üyeliğin anlamı sorulmaktadır. Buna göre üyelik neyi gösterir?
Milletler Cemiyeti (1932 — Türkiye'nin üyeliği)
- A) Sınırların değiştiğini
- B) Türkiye'nin savaşa hazırlandığını
- C) Ekonominin kapandığını
- D) Boğazların kapatıldığını
- E) Türkiye'nin uluslararası alanda saygın bir konum kazandığını
Doğru cevap: E — Türkiye’nin çağrı üzerine üye olması, uluslararası alanda kazandığı saygınlığı gösterir.
- Üyeliğin nasıl gerçekleştiğine dikkat edelim: Türkiye başvurmuş değil, çağrılmıştır.
- Bir devletin barışı korumak için kurulmuş bir örgüte çağrılması, ötekilerin onu bu amaca katkı verecek bir taraf saydığı anlamına gelir.
- Millî Mücadele’den yeni çıkmış bir devlet için bu, konumunun tanındığının göstergesidir. Üyeliğin anlamı budur.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki sınır, savaş, ekonomi ve boğazlar ✓ — hiçbiri üyelikle doğrudan ilgili değil.
-
10. Nüfus değişimi, Lozan sonrasında Türkiye ile Yunanistan arasında karşılıklı olarak yapılmıştır. Bu uygulamanın dayanağı aranmaktadır. Buna göre değişim neye dayanmıştır?
Nüfus Mübadelesi
- A) İki devlet arasında imzalanan sözleşmeye
- B) Savaş kararına
- C) Tek taraflı karara
- D) Halk oylamasına
- E) Mahkeme kararına
Doğru cevap: A — Mübadele, Lozan görüşmeleri sırasında iki devlet arasında imzalanan sözleşmeye dayanmıştır.
- Uygulamanın niteliğini belirleyelim: nüfus değişimi karşılıklı yapılıyor, yani iki taraf da hem gönderiyor hem alıyor.
- Karşılıklı bir işlem tek taraflı bir kararla yürütülemez; iki tarafın da kabul ettiği bir metin gerekir.
- Nitekim konu Lozan görüşmelerinde ele alınmış ve iki devlet arasında bir sözleşme imzalanmıştır. Uygulamanın dayanağı bu sözleşmedir.
- Denetleyelim: "halk oylamasına" seçeneği ✓ — mübadele halkın oyuna değil, devletlerin anlaşmasına dayandı.
-
11. Yabancı okulların statüsü, Lozan sonrasında tartışma konusu olmuştur. Türkiye'nin bu konudaki tutumu sorulmaktadır. Buna göre hangi ilke savunulmuştur?
Yabancı okullar sorunu
- A) Okulların kapatılması
- B) Okulların denetimsiz bırakılması
- C) Okulların Türk kanunlarına ve eğitim denetimine bağlı olması
- D) Okulların yabancı devletlere devri
- E) Okullarda Türkçe okutulmaması
Doğru cevap: C — Türkiye, ülkedeki bütün okulların Türk kanunlarına ve eğitim denetimine bağlı olmasını savunmuştur.
- Tartışmanın hangi ilkeyle çakıştığını görelim. Tevhid-i Tedrisat ile bütün eğitim kurumları tek çatı altında toplanmıştı.
- Bu ilke bir istisna tanımaz; ülkede eğitim veren her kurum aynı denetime bağlı olmalıdır. Yabancı okullar da bu kuralın dışında kalamaz.
- Türkiye’nin savunduğu tutum budur: okullar kapatılmıyor, ama Türk kanunlarına ve eğitim denetimine bağlanıyor.
- Denetleyelim: "okulların kapatılması" seçeneği ✓ — savunulan şey kapatmak değil, denetim altına almak.
-
12. Lozan'da çözülemeyen Musul sorunu daha sonra ele alınmıştır. Sorunun sonucu aranmaktadır. Buna göre ne olmuştur?
Musul sorunu
- A) Musul Türkiye'ye bağlanmıştır
- B) Sorun hiç görüşülmemiştir
- C) Musul bağımsız olmuştur
- D) Musul, 1926 Ankara Antlaşması ile Irak sınırları içinde kalmıştır
- E) Musul ikiye bölünmüştür
Doğru cevap: D — Musul sorunu 1926 Ankara Antlaşması ile çözülmüş ve bölge Irak sınırları içinde kalmıştır.
- Sorunun verdiği ipucunu tutalım: konu Lozan’da çözülememiş, daha sonra ele alınmış. Öyleyse yanıt sonraki bir antlaşmada aranmalı.
- Görüşmeler birkaç yıl sürdü ve sorun 1926’da imzalanan Ankara Antlaşması ile kapandı.
- Antlaşmanın sonucu, Musul’un Irak sınırları içinde kalmasıdır. Böylece sınır konusundaki belirsizlik giderildi.
- Denetleyelim: "sorun hiç görüşülmemiştir" seçeneği ✓ — soru sorunun sonradan ele alındığını söylüyor.
-
13. Tabloda Türkiye'nin katıldığı bölgesel anlaşmalar verilmiştir. Soru işaretiyle gösterilen bölge aranmaktadır. Buna göre Sadabat Paktı hangi bölgeyi kapsar?
- A) Balkanlar
- B) Kuzey Afrika
- C) Batı Avrupa
- D) Kafkasya
- E) Orta Doğu
Doğru cevap: E — Sadabat Paktı, Türkiye’nin doğu komşularıyla yani Orta Doğu bölgesiyle imzalanmıştır.
- Tablonun kurgusu şu: solda anlaşma, sonra yılı ve kapsadığı bölge. İki anlaşma iki ayrı yöne bakıyor.
- Dolu satır: Balkan Antantı 1934 → Balkanlar. Bu, Türkiye’nin batı komşularıyla yaptığı anlaşma.
- Sadabat Paktı ise doğu komşularıyla imzalandı; kapsadığı bölge Orta Doğu’dur.
- Denetleyelim: Balkanlar seçeneği ✓ — bu, ÜST SATIRDA zaten yazılmış.
-
14. Demir yolu yapımına ve yabancı şirketlerin satın alınmasına Cumhuriyetin ilk yıllarında önem verilmiştir. Bu politikanın amacı sorulmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Demir yolu yapımı ve millîleştirme
- A) Ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirmek
- B) Ulaşımı yavaşlatmak
- C) Ticareti yasaklamak
- D) Kent nüfusunu azaltmak
- E) Tarımı bırakmak
Doğru cevap: A — Demir yolu yatırımları ve millîleştirme, ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirmiştir.
- Politikanın iki ayağını ayıralım: yeni hat yapmak ve var olan hatları yabancı şirketlerden satın almak.
- Birinci ayak iç bütünleşmeyi sağlıyor; iç bölgeler pazara ve birbirine bağlanıyor.
- İkinci ayak denetimi ilgilendiriyor. Hatların önemli bölümü yabancı şirketlerin elindeydi; satın alma ile tarife ve işletme kararları ulusal düzeye geçti. İkisi birlikte ulaşımda ve ekonomide bağımsızlığı güçlendirdi.
- Denetleyelim: "kent nüfusunu azaltmak" seçeneği ✓ — demir yolu tersine, bölgeler arası hareketi kolaylaştırır.
-
15. Bir öğrenci 1930'lu yıllarda açılan devlet dokuma fabrikalarını incelemektedir. Bu yatırımların hangi ilkeyle açıklanacağı sorulmaktadır. Buna göre ilke hangisidir?
Bir dokuma fabrikasının açılışı
- A) Laiklik
- B) Devletçilik
- C) İnkılapçılık
- D) Cumhuriyetçilik
- E) Milliyetçilik
Doğru cevap: B — Özel sermayenin yetersiz kaldığı alanda devletin doğrudan yatırım yapması devletçilik ilkesinin uygulamasıdır.
- Örneği iki ölçütle okuyalım: yatırımı kim yapıyor ve hangi alanda?
- Yatırımı yapan devlettir; alan ise dokuma sanayii, yani ekonomidir. Üstelik bu, özel sermayenin gerekli birikime sahip olmadığı bir alan.
- Devletin ekonomiye doğrudan girmesini öngören ilke devletçiliktir; 1930’lu yıllardaki devlet fabrikaları bu ilkenin uygulamasıdır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki laiklik, cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve inkılapçılık ✓ — hiçbiri ekonomiyi düzenlemiyor.
-
16. Otuzlu yılların sonunda Avrupa'da savaş tehlikesi büyümüştür. Türkiye'nin bu dönemdeki dış politika tutumu aranmaktadır. Buna göre hangi tutum benimsenmiştir?
1930'ların sonunda Avrupa
- A) Savaşa hemen katılmak
- B) Bütün anlaşmaları bozmak
- C) Komşularla ilişkileri kesmek
- D) Barışı korumak ve bölgesel güvenlik anlaşmalarıyla caydırıcılık sağlamak
- E) Sınırları genişletmek
Doğru cevap: D — Türkiye barışı koruma ilkesiyle hareket etmiş, bölgesel anlaşmalarla caydırıcılık sağlamıştır.
- Dönemin koşulunu görelim: 1930’ların sonunda Avrupa’da savaş tehlikesi büyüyordu.
- Böyle bir ortamda iki uç yol vardır: savaşa katılmak ya da tek başına kalmak. Birincisi ülkeyi doğrudan riske sokar; ikincisi ise saldırı karşısında yalnız bırakır.
- Türkiye ikisinin arasında bir yol tuttu: barışı korumayı ilke edindi ve Balkan Antantı ile Sadabat Paktı gibi bölgesel anlaşmalarla caydırıcılık sağladı.
- Denetleyelim: "komşularla ilişkileri kesmek" seçeneği ✓ — bu, imzalanan bölgesel anlaşmalarla çelişirdi.
-
17. Kültürel ve toplumsal alanda yaygın eğitim veren kurumlar açılmıştır. Bu kurumların işlevi sorulmaktadır. Buna göre halkevleri ne yapmıştır?
Halkevleri (1932)
- A) Yalnız askerî eğitim vermiştir
- B) Yalnız vergi toplamıştır
- C) Yalnız hastane işletmiştir
- D) Yalnız fabrika kurmuştur
- E) Kültür, sanat ve yaygın eğitim çalışmaları yürütmüştür
Doğru cevap: E — Halkevleri kültür, sanat ve yaygın eğitim çalışmaları yürüten kurumlardır.
- Seçeneklerin dördü "yalnız" ile başlıyor ve her biri kurumu tek bir işe indiriyor: askerî eğitim, vergi, hastane, fabrika.
- Sorunun kendisi ise kurumların kültürel ve toplumsal alanda yaygın eğitim verdiğini söylüyor. Yani alan baştan belirtilmiş.
- Halkevleri bu alanda çalıştı: kültür, sanat, spor ve yaygın eğitim etkinlikleri yürüttü ve toplumun her kesimine açık oldu.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki dört iş de kurumun alanının dışında ✓ — hiçbiri kültür ve eğitimle ilgili değil.
-
18. Dil ve tarih alanında araştırma yapmak üzere kurumlar kurulmuştur. Kuruluş amacı aranmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Türk Dil ve Tarih Kurumları
- A) Türk dili ve tarihi üzerine bilimsel araştırma yürütmek
- B) Ticaret yapmak
- C) Yabancı dil öğretmek
- D) Okulları kapatmak
- E) Yayın yasağı koymak
Doğru cevap: A — Kurumlar, Türk dili ve tarihi üzerine bilimsel araştırma ve yayın yapmak için kurulmuştur.
- Kurumların adları alanlarını zaten söylüyor: biri dil, öteki tarih.
- Kuruluş gerekçesi bir eksiklikti. Bu alanlarda dağınık çalışmalar vardı, ama düzenli araştırma yürüten ve yayın yapan bir merkez yoktu.
- Kurumlar bu boşluğu doldurdu. Amaçları Türk dili ve tarihi üzerine bilimsel araştırma yürütmek ve sonuçlarını yayımlamaktır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki ticaret, yabancı dil, okul kapatma ve yayın yasağı ✓ — dördü de kurumların alanının dışında.
-
19. Tarımdan alınan bir vergi, Cumhuriyetin ilk yıllarında kaldırılmıştır. Bu kararın gerekçesi araştırılmaktadır. Buna göre karar neyi hedeflemiştir?
Aşarın kaldırılması (1925)
- A) Vergi gelirini artırmak
- B) Tarım üreticisinin yükünü hafifletmek ve üretimi artırmak
- C) Tarımı bırakmak
- D) Köyden göçü hızlandırmak
- E) Sanayiyi durdurmak
Doğru cevap: B — Aşarın kaldırılması, tarım üreticisinin yükünü hafifletmeyi ve üretimi artırmayı hedeflemiştir.
- Verginin nasıl alındığına bakalım: ürün üzerinden, yani hasadın belirli bir payı olarak.
- Bu yöntemin üretici üzerinde ikili bir etkisi var. Birincisi doğrudan yüktür: kötü hasat yıllarında bile pay kesilir. İkincisi daha az görünür — çok üreten çok vergi ödediği için üretimi artırmanın karşılığı azalır.
- Verginin kaldırılması iki etkiyi de ortadan kaldırır: yük hafifler ve üretimi artırmak üreticiye kalır. Kararın hedefi budur.
- Denetleyelim: "vergi gelirini artırmak" seçeneği ✓ — bir verginin kaldırılması geliri artırmaz.
-
20. Türkiye'nin iki savaş arası iç ve dış politikası birlikte değerlendirilmektedir. Dönemin ortak yönelimi aranmaktadır. Buna göre hangisi söylenebilir?
İki savaş arası dönemin özeti
- A) Dışta savaş, içte durgunluk
- B) Dışta yayılma, içte gerileme
- C) Dışta barış ve güvenlik arayışı, içte kurumsallaşma ve kalkınma
- D) Dışta yalnızlık, içte durma
- E) Dışta bağımlılık, içte kapanma
Doğru cevap: C — Dönemde dış politikada barış ve güvenlik, iç politikada kurumsallaşma ve kalkınma öne çıkmıştır.
- Dönemin iki alanını ayrı ayrı toplayalım. Dışta: Balkan Antantı, Sadabat Paktı, Milletler Cemiyeti üyeliği, Montrö ve Hatay’ın diplomatik yolla çözülmesi.
- İçte: sanayi planları, devlet fabrikaları, demir yolu yatırımları, Halkevleri ile dil ve tarih kurumları.
- Dıştaki adımların ortak yönü barış ve güvenlik arayışı; içtekilerin ortak yönü kurum kurmak ve kalkınmak. Dönemin ortak yönelimi bu ikisidir.
- Denetleyelim: "dışta yayılma" seçeneği ✓ — imzalanan anlaşmaların hepsi sınırların korunmasına dayanıyor.
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.