Deyimler ve Atasözleri
4. Sınıf Türkçe Deyimler ve Atasözleri Testi – Kolay Seviye
Deyim ile atasözünü ayırt etme, deyimin anlatmak istediğini bulma, atasözünün verdiği öğüdü kavrama ve duruma uygun sözü seçme. 10 soru, 4 şık; her soruda görsel, kurgu ve adım adım çözüm.
Bölüm
Deyimler ve Atasözleri
Soru / Süre
10 soru / süre yok
Seviye
Kolay
Güncelleme
28 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Ceren kumbarasına her gün bir lira atıyor. Annesi ona yukarıdaki sözü hatırlattı. Atalarımızdan kalan bu söz Ceren’e ne öğütlemektedir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 10 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Ceren kumbarasına her gün bir lira atıyor. Annesi ona yukarıdaki sözü hatırlattı. Atalarımızdan kalan bu söz Ceren’e ne öğütlemektedir?
- A) Parasını hemen harcamasını
- B) Az az biriktirenin sonunda çok biriktireceğini
- C) Suyu boşa akıtmamasını
- D) Göl kenarında oynamasını
Doğru cevap: B — Atasözleri kısa yoldan öğüt verir. Bu atasözü küçük birikimlerin zamanla büyük bir toplam oluşturduğunu anlatır.
- Sözü kelime kelime düşünelim: tek tek düşen damlalar sonunda bir gölü doldurur.
- Ceren de her gün bir lira atarak küçük küçük biriktiriyor.
- Demek ki söz, gerçekten sudan değil; küçük birikimlerin büyümesinden söz ediyor.
- Az az biriktirenin sonunda çok biriktireceğini öğütler → cevap B.
-
2. Karne günü sınıfta yaşananlar öğretmen tarafından böyle anlatıldı. Buradaki “etekleri zil çalmak” sözü ne anlama gelmektedir?
- A) Çok sevinmek
- B) Çok üzülmek
- C) Çok yorulmak
- D) Çok acıkmak
Doğru cevap: A — Deyimler kalıplaşmış sözlerdir ve genellikle gerçek anlamlarının dışında kullanılır. “Etekleri zil çalmak” çok sevinmek demektir.
- Sözü gerçek anlamıyla düşünürsek eteğe zil takılması gerekirdi; böyle bir şey yok.
- Demek ki bu kalıplaşmış söz başka bir durumu anlatıyor.
- Emir iyi bir karne almış, bu da sevindirici bir durumdur.
- Deyim çok sevinmeyi anlatır → cevap A.
-
3. Sıla panodaki sözleri türlerine göre tabloya yerleştirdi ama son satırı boş bıraktı. Tablodaki soru işaretinin yerine ne yazılmalıdır?
- A) deyim
- B) atasözü
- C) şiir
- D) bilmece
Doğru cevap: B — Atasözü tam bir cümledir ve öğüt ya da yargı bildirir. “Son pişmanlık fayda etmez.” bir öğüt cümlesidir.
- Deyimler söz öbeğidir ve tek başına yargı bildirmez: “burnu havada olmak” gibi.
- Atasözleri ise cümledir ve bir öğüt verir: “Ağaç yaşken eğilir.” gibi.
- Son satırdaki söz tam bir cümledir ve iş işten geçmeden davranmayı öğütler.
- Boşluğa “atasözü” yazılır → cevap B.
-
4. Panoya dört söz asıldı. Bunların üçü atalarımızdan kalan öğüt cümleleridir, biri ise deyimdir. Deyim olan kaçıncı sıradadır?
- A) 1. sıradaki
- B) 2. sıradaki
- C) 3. sıradaki
- D) 4. sıradaki
Doğru cevap: D — İlk üçü tam cümledir ve öğüt verir, yani atasözüdür. “Dört gözle beklemek” ise yargı bildirmeyen kalıplaşmış bir söz öbeğidir.
- 1, 2 ve 3. sözler nokta ile biten tam cümlelerdir ve bir öğüt taşır.
- 4. söz ise bir yargı bildirmiyor; tek başına “kim, ne zaman?” sorularını yanıtsız bırakıyor.
- Öğüt vermeyen, kalıplaşmış söz öbeklerine deyim denir.
- Deyim 4. sıradadır → cevap D.
-
5. Haftalık harçlığının hepsini ilk gün harcayan Mert’e dedesi bu atasözünü söyledi. Dedesi Mert’e hangi konuda uyarıda bulunmuştur?
- A) Yorganını değiştirmesi konusunda
- B) Erken yatması konusunda
- C) Parasına göre harcama yapması konusunda
- D) Yeni ayakkabı alması konusunda
Doğru cevap: C — Bu atasözü, kişinin elindeki imkândan fazlasını harcamaması gerektiğini öğütler.
- Yorgan kısa ise ayağı fazla uzatan üşür; yani yorganın boyu sınırdır.
- Mert’in durumunda sınır, haftalık harçlığıdır.
- Dede, harçlığın hepsini ilk gün harcamamasını söylemek istiyor.
- Uyarı, parasına göre harcama yapması konusundadır → cevap C.
-
6. Resim yarışmasının sonucunu bekleyen Nehir günlüğüne bunu yazdı. Nehir’in kullandığı deyim onun hangi duygusunu anlatır?
- A) Korkusunu
- B) Öfkesini
- C) Uykusuzluğunu
- D) Sabırsızlıkla beklediğini
Doğru cevap: D — “Dört gözle beklemek” bir şeyi büyük bir istekle, sabırsızlanarak beklemek demektir.
- İnsanın dört gözü olmaz; söz gerçek anlamıyla düşünülemez.
- Deyim, bekleyişin ne kadar istekli olduğunu anlatmak için kurulmuştur.
- Nehir yarışma sonucunu merakla bekliyor.
- Deyim sabırsızlıkla bekleyişi anlatır → cevap D.
-
7. Ali deyimlerin anlamlarını defterine yazdı ama birinde yanılmıştı. Tabloda anlamı yanlış yazılan deyim hangisidir?
- A) göz atmak
- B) kulak kesilmek
- C) ateş püskürmek
- D) Tabloda yanlış yoktur
Doğru cevap: C — “Ateş püskürmek” çok öfkelenmek demektir, sevinmek değil. Ali bu satırda yanılmıştır.
- “göz atmak” gerçekten kısa süre bakmak anlamına gelir → doğru.
- “kulak kesilmek” bütün dikkatiyle dinlemek demektir → doğru.
- “ateş püskürmek” çok kızmayı, öfkelenmeyi anlatır; sevinçle ilgisi yoktur.
- Anlamı yanlış yazılan deyim “ateş püskürmek” → cevap C.
-
8. Okulda yaşanan bu olay sınıf gazetesine yazılacak ve altına bir söz eklenecek. Bu duruma en uygun atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
- B) Damlaya damlaya göl olur.
- C) Son pişmanlık fayda etmez.
- D) Acele işe şeytan karışır.
Doğru cevap: A — Metin, birlikte çalışıldığında işin kolaylaştığını anlatır; bu düşünceyi karşılayan atasözü yardımlaşmayı öğütleyendir.
- Metinde tek başına zor olan işin, herkes yardım edince kolaylaştığı anlatılıyor.
- “Damlaya damlaya göl olur.” birikimi, “Son pişmanlık fayda etmez.” geç kalmayı anlatır.
- “Acele işe şeytan karışır.” aceleciliği uyarır; metinde acele yoktur.
- Yardımlaşmayı öğütleyen atasözü A şıkkındadır → cevap A.
-
9. Öğretmen tahtada atasözü ile deyim arasındaki farkı böyle özetledi. Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir atasözüdür?
- A) Pabucu dama atılmak
- B) Ağzı kulaklarına varmak
- C) Eli kulağında olmak
- D) Sakla samanı, gelir zamanı.
Doğru cevap: D — A, B ve C seçenekleri yargı bildirmeyen söz öbekleridir, yani deyimdir. D seçeneği ise öğüt veren tam bir cümledir.
- Öğretmenin ölçütü: öğüt veren tam cümle atasözü, durumu anlatan söz öbeği deyimdir.
- “Pabucu dama atılmak” ve “eli kulağında olmak” tek başına bir yargı bildirmez.
- “Ağzı kulaklarına varmak” bir kişinin sevincini anlatır, öğüt vermez.
- “Sakla samanı, gelir zamanı.” ise biriktirmeyi öğütleyen bir cümledir → cevap D.
-
10. Öğretmen sınıfta bir hikâye anlattı ve herkes onu büyük bir dikkatle dinledi. Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere hangi sözcük gelmelidir?
- A) göz
- B) burun
- C) kulak
- D) el
Doğru cevap: C — Dikkatle dinlemeyi anlatan deyim “kulak kesilmek”tir; bu yüzden boşluğa “kulak” gelir.
- Cümlede dinlemekten ve dikkatten söz ediliyor.
- Dinleme işini yapan organ kulaktır.
- Kalıplaşmış söz “kulak kesilmek” biçimindedir; “göz kesilmek” diye bir deyim yoktur.
- Boşluğa “kulak” yazılır → cevap C.
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.