Kimyasal Türler ve Bağlar
9. Sınıf Kimya Kimyasal Türler ve Bağlar Testi
Metalik bağ ve elektron denizi, iyonik bağ ve kristal örgü, kovalent bağ ve elektron ortaklaşması; bağ türünün belirlenmesi. 20 soru.
Bölüm
Kimyasal Türler ve Bağlar
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
11 Eylül 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Yukarıda anlatılan model, metallerin yapısını açıklamakta kullanılmaktadır. Bu modelin adı nedir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Yukarıda anlatılan model, metallerin yapısını açıklamakta kullanılmaktadır. Bu modelin adı nedir?
- A) Elektron denizi modeli
- B) Kristal örgü modeli
- C) Lewis nokta modeli
- D) Katman modeli
- E) Orbital modeli
Doğru cevap: A — Serbest dolaşan değerlik elektronlarının pozitif iyonları bir arada tutmasına elektron denizi modeli denir.
- Anlatılan modeli iki parçaya ayıralım: değerlik elektronları belirli bir atoma ait değil, kristal boyunca serbestçe dolaşıyor; geriye kalan pozitif iyonlar bu bulut içinde duruyor.
- Bu resim bir "deniz" benzetmesine dayanır: iyonlar hareketsiz adacıklar gibi dizilmiştir, elektronlar ise aralarında akan ortak bir deniz oluşturur. Bağı sağlayan şey, bu denizin iyonları çekmesidir.
- Seçenekleri eleyelim: Lewis nokta modeli tek tek atomların değerlik elektronlarını gösterir, katman ve orbital modelleri elektronların atom içindeki yerleşimini anlatır. Anlatılan yapıyı tanımlayan model elektron denizi modelidir.
- Denetleyelim: metallerin iletkenliği ve dövülebilirliği bu modelle açıklanıyor ✓ — modelin gücü de buradan geliyor.
-
2. Metallerin katı hâlde bile elektriği iyi iletmesi gözlenmektedir. Bu özelliğin elektron denizi modeliyle açıklaması nedir?
- A) Metallerin sert olması
- B) Metallerin parlak olması
- C) Serbest elektronların yük taşıyabilmesi
- D) İyonların hareket etmesi
- E) Metallerin ağır olması
Doğru cevap: C — Elektrik iletimi hareketli yük taşıyıcısı gerektirir; metalde bu görevi serbest değerlik elektronları görür.
- İletkenliğin koşulunu koyalım: bir madde elektriği ancak içinde SERBESTÇE HAREKET EDEBİLEN yüklü tanecikler varsa iletir. Yükün taşınabilmesi gerekir.
- Metalde bu taşıyıcının kim olduğuna bakalım: elektron denizi modeline göre değerlik elektronları belirli bir atoma bağlı değildir, kristal boyunca dolaşır.
- Metalin uçlarına gerilim uygulandığında bu serbest elektronlar hemen bir yöne akmaya başlar ve akım oluşur. Katının erimesine ya da çözünmesine gerek yoktur; taşıyıcılar zaten hareketlidir.
- Denetleyelim: iyonik katıda taşıyıcı iyon ve o hareketsiz ✓ — bu yüzden katı hâlde iletmiyor.
-
3. Metallerin dövülerek levha hâline getirilebilmesi, iyonik katıların ise darbeyle kırılması gözlenmektedir. Bu farkın nedeni nedir?
- A) Metallerin daha hafif olması
- B) İyonik katıların daha küçük olması
- C) Metallerin renkli olması
- D) İyonik katıların daha ucuz olması
- E) Metalde katmanlar kayabilirken iyonik örgüde aynı yüklerin karşı karşıya gelip itmesi
Doğru cevap: E — Metalde katmanlar kayarken elektron denizi bağı sürdürür; iyonik örgüde kayma aynı yükleri karşı karşıya getirir ve kristal çatlar.
- İki katıya da darbe uygulandığında ortak olan şeyi belirleyelim: her ikisinde de atom ya da iyon katmanları birbirinin üzerinden kaymaya zorlanır. Fark, kayma sırasında bağın ne olduğunda.
- Metalde bağı elektron denizi sağlar ve bu deniz belirli iyon çiftlerine bağlı değildir. Katmanlar kaysa bile iyonlar hâlâ aynı elektron bulutunun içindedir; bağ kopmaz, metal biçim değiştirerek levha hâline gelir.
- İyonik örgüde ise iyonlar artı-eksi düzeniyle dizilmiştir. Bir katman kaydığında aynı yüklü iyonlar karşı karşıya gelir ve birbirini şiddetle iter. İtme çekimi bastırır, kristal o düzlem boyunca çatlar. Farkın nedeni budur.
- Denetleyelim: iyonik kristal bastırılınca değil, kesme kuvvetiyle kırılıyor ✓ — kayma gerektiren zorlanma biçimi.
-
4. Bir metal atomu ile bir ametal atomu arasında bağ oluşmaktadır. Bu bağın oluşum biçimi nasıldır?
metal + ametal -> iyonik bağ
- A) Elektronların ortaklaşa kullanılması
- B) Metalden ametale elektron aktarımı ve oluşan zıt iyonların çekimi
- C) Protonların paylaşılması
- D) Nötronların aktarılması
- E) Hiçbir alışveriş olmaması
Doğru cevap: B — Metal elektron verip katyon, ametal elektron alıp anyon olur; zıt yüklü iyonlar arasındaki çekim iyonik bağdır.
- İki atomun eğilimlerinden başlayalım. Metallerin değerlik elektronu azdır ve iyonlaşma enerjileri düşüktür; elektron vermeye eğilimlidirler.
- Ametallerin ise dış katmanı dolmaya yakındır ve elektronegatiflikleri yüksektir; elektron almaya eğilimlidirler. İki eğilim birbirini tamamlıyor.
- Bu yüzden metal elektronunu ametale AKTARIR. Metal pozitif katyona, ametal negatif anyona dönüşür ve aralarında güçlü bir elektriksel çekim doğar. İyonik bağ bu çekimdir; yani bağ, aktarımın sonucudur.
- Denetleyelim: iki ametal bir araya gelseydi ✓ — ikisi de almak isteyeceği için aktarım olmaz, elektronlar paylaşılırdı.
-
5. Tabloda iyonik bir bileşiğin farklı hâllerdeki iletkenliği verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan yanıt hangisidir?
- A) Yine iletmez
- B) İletir; iyonlar serbest hâle gelmiştir
- C) Yalnız ısıtılırsa iletir
- D) Yalnız karanlıkta iletir
- E) Belirlenemez
Doğru cevap: B — Erime ya da çözünme örgüyü çözer; serbest kalan iyonlar yük taşıyabildiği için çözelti elektriği iletir.
- Tablonun kurgusu şu: solda maddenin hâli, sağda elektrik iletimi. Dolu satır: katı hâlde → iletmez.
- Katı hâlde neden iletmediğini görelim: iyonlar vardır, ama örgü içinde belirli yerlere kilitlenmiştir. Yalnız titreşirler, yer değiştiremezler.
- Erime ve çözünme tam olarak bu kilidi açar. Isı ya da su molekülleri örgüyü dağıtır; iyonlar birbirinden ayrılıp serbestçe hareket edebilir hâle gelir. Hareketli yüklü tanecik bulunduğu için sıvı ya da sulu çözelti elektriği iletir.
- Denetleyelim: iyon sayısı değişmiyor ✓ — değişen tek şey hareket edebilirlikleri.
-
6. İki ametal atomu arasında bağ oluşmaktadır. Bu bağın oluşum biçimi nasıldır?
ametal + ametal -> kovalent bağ
- A) Elektron aktarımı
- B) Proton paylaşımı
- C) Elektronların ortaklaşa kullanılması
- D) İyon oluşumu
- E) Nötron alışverişi
Doğru cevap: C — İki ametal de elektron almaya eğilimlidir; hiçbiri veremeyeceği için elektronları ortaklaşa kullanırlar.
- İki atomun eğilimini yazalım: ikisi de ametaldir, yani ikisinin de dış katmanı dolmaya yakındır ve elektron almak ister.
- Aktarımın neden olamayacağını görelim: aktarım için birinin vermeye istekli olması gerekir. İki alıcı bir araya geldiğinde hiçbiri elektronundan vazgeçmez.
- Geriye tek çözüm kalır: elektronları ORTAKLAŞA kullanmak. Her iki atom da paylaşılan çifti kendi dış katmanından sayar ve ikisi birden kararlı düzene ulaşır. Bu paylaşıma kovalent bağ denir.
- Denetleyelim: paylaşımda iyon oluşmuyor ✓ — bu yüzden kovalent bileşikler çoğunlukla elektriği iletmiyor.
-
7. Farklı iki ametal atomu arasındaki kovalent bağda elektronların eşit paylaşılmadığı belirlenmiştir. Bu durumun nedeni nedir?
- A) Atomların kütlelerinin farklı olması
- B) Atomların nötron sayılarının farklı olması
- C) Atomların renklerinin farklı olması
- D) Atomların elektronegatifliklerinin farklı olması
- E) Atomların katman sayılarının eşit olması
Doğru cevap: D — Elektronegatifliği büyük olan atom ortak elektronları kendine daha çok çeker; bağ polar hâle gelir.
- Kovalent bağda paylaşımın nasıl olduğunu koyalım: ortak elektron çifti iki çekirdek arasında bulunur ve her iki çekirdek tarafından çekilir.
- İki atom aynı cinsten olsaydı çekim eşit olur, elektronlar tam ortada dururdu. Ama burada atomlar farklı.
- Farklı atomların elektronegatiflikleri de farklıdır. Elektronegatifliği büyük olan ortak elektronları kendine daha çok çeker; o uç kısmi eksi, öteki uç kısmi artı yüklenir. Eşit paylaşılmamasının nedeni budur ve bağa polar kovalent denir.
- Denetleyelim: kütle ve nötron sayısı bağ elektronlarını çekmiyor ✓ — çekimi belirleyen tek büyüklük elektronegatifliktir.
-
8. Aynı cins iki atom arasında oluşan kovalent bağ incelenmektedir. Bu bağın polarlığı hakkında ne söylenir?
- A) Polardır
- B) İyoniktir
- C) Metaliktir
- D) Belirlenemez
- E) Apolardır; elektronegatiflikler eşit olduğu için paylaşım eşittir
Doğru cevap: E — Aynı cins atomların elektronegatiflikleri eşittir; ortak elektronlar tam ortada kalır ve bağ apolardır.
- Verilen durumu yazalım: bağ AYNI CİNS iki atom arasında kuruluyor. Örneğin H₂, O₂ ya da Cl₂ molekülü.
- Aynı cins olmanın sonucunu görelim: iki atomun proton sayısı, katman sayısı ve dolayısıyla elektronegatifliği birebir aynıdır. Hiçbirinin ötekine karşı bir üstünlüğü yoktur.
- Eşit güçle çekilen ortak elektron çifti tam ortada kalır; molekülün hiçbir ucunda kısmi yük oluşmaz. Böyle bağlara apolar kovalent denir.
- Denetleyelim: apolarlık bağın kovalent olmasını değiştirmiyor ✓ — bağ yine paylaşımla kuruluyor, yalnız paylaşım eşit.
-
9. Tabloda atom çiftlerine göre beklenen bağ türleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan bağ türü hangisidir?
- A) İyonik
- B) Kovalent
- C) Metalik
- D) Hidrojen bağı
- E) Bağ oluşmaz
Doğru cevap: C — İki metal de elektron vermeye eğilimlidir; ortaya elektron denizi çıkar ve metalik bağ oluşur.
- Tablonun kurgusu şu: solda atom çifti, sağda beklenen bağ türü. Dolu satırlar: metal-ametal → iyonik, ametal-ametal → kovalent.
- Dolu satırlardaki mantığı çıkaralım: bağ türünü belirleyen şey, atomların elektron verme ya da alma eğilimidir. Biri verip öteki alıyorsa aktarım (iyonik), ikisi de almak istiyorsa paylaşım (kovalent) olur.
- Üçüncü durumda iki atom da metaldir, yani ikisi de vermeye eğilimlidir. Verilen elektronlar hiçbir atoma ait olmayan ortak bir bulut oluşturur ve pozitif iyonları bir arada tutar. Bu, metalik bağdır.
- Denetleyelim: üç bağ türü üç eğilim bileşimine karşılık geliyor ✓ — ver-al, al-al, ver-ver.
-
10. İyonik bileşiklerin erime noktalarının çok yüksek olduğu ölçülmüştür. Bu özelliğin nedeni nedir?
- A) İyonların hafif olması
- B) Kristalin küçük olması
- C) İyonların renkli olması
- D) Zıt yüklü iyonlar arasındaki çekimin çok güçlü olması
- E) Bileşiğin ucuz olması
Doğru cevap: D — İyonik örgüde her iyon çok sayıda zıt yüklü komşuyla güçlü çekim kurar; ayırmak için yüksek sıcaklık gerekir.
- Erimenin ne olduğunu koyalım: tanecikleri bir arada tutan çekimlerin ısıyla yenilmesi ve düzenin bozulması. Öyleyse erime noktası, o çekimin gücünün ölçüsüdür.
- İyonik katıda çekimin gücünü belirleyen iki şey vardır. Birincisi, zıt yükler arasındaki elektriksel çekim zaten çok güçlüdür.
- İkincisi ve çoğu kez atlanan yanı: örgüde her iyon tek bir eşle değil, kendisini saran ALTI ya da sekiz komşuyla birden çekim kurar. Bir iyonu koparmak, bütün bu çekimleri birden yenmek demektir. Erime noktasının yüzlerce dereceye çıkmasının nedeni budur.
- Denetleyelim: moleküler katılarda erime noktası çok düşük ✓ — orada tanecikleri yalnız zayıf etkileşimler tutuyor.
-
11. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı hesaplanarak bağ türü tahmin edilmektedir. Farkın büyük olması hangi bağ türünü gösterir?
büyük fark -> iyonik, küçük fark -> kovalent
- A) Apolar kovalent
- B) Metalik
- C) İyonik
- D) Hidrojen bağı
- E) Bağ oluşmadığını
Doğru cevap: C — Elektronegatiflik farkı büyüdükçe elektronlar bir atoma iyice kayar; yeterince büyükse aktarım gerçekleşir ve bağ iyonik olur.
- Elektronegatiflik farkının ne anlattığını koyalım: iki atomun ortak elektronları çekme gücü arasındaki eşitsizlik.
- Fark sıfırsa paylaşım tam eşittir ve bağ apolar kovalenttir. Fark küçükse elektronlar bir atoma doğru biraz kayar; bağ polar kovalent olur ama elektronlar hâlâ paylaşılmaktadır.
- Fark büyüdükçe kayma artar. Yeterince büyük olduğunda elektron artık paylaşılmaz, neredeyse tümüyle bir atoma geçer; iki taraf iyonlaşır ve aralarındaki bağ iyonik olur. Öyleyse büyük fark iyonik bağı gösterir.
- Denetleyelim: üç bağ türü tek bir ölçekte sıralanıyor ✓ — apolar kovalent, polar kovalent ve iyonik, farkın büyümesiyle art arda geliyor.
-
12. Yemek tuzunun suda kolayca çözünmesi gözlenmektedir. Bu çözünmenin tanecik düzeyindeki açıklaması nedir?
- A) Tuzun buharlaşması
- B) Su moleküllerinin iyonları sararak örgüden ayırması
- C) Tuzun erimesi
- D) Suyun donması
- E) İyonların yok olması
Doğru cevap: B — Polar su molekülleri iyonların çevresini sarar; iyon-dipol çekimi örgü çekimini yenerek iyonları çözeltiye taşır.
- Çözünmenin neyi yenmesi gerektiğini belirleyelim: tuz örgüsündeki iyonlar birbirini güçlü biçimde çekiyor. Bu çekimi aşacak bir etkileşim gerekiyor.
- Su molekülünün yapısına bakalım: açısal olduğu için polardır, bir ucu kısmi eksi (oksijen), öteki ucu kısmi artı (hidrojenler).
- Su molekülleri kristal yüzeyindeki iyonları uygun uçlarıyla sarar: eksi uçları katyonlara, artı uçları anyonlara yönelir. Çok sayıda su molekülünün oluşturduğu bu iyon-dipol çekimi örgü çekimini yener; iyonlar tek tek koparılıp su moleküllerince sarılmış hâlde çözeltiye geçer.
- Denetleyelim: apolar bir çözücüde tuz çözünmüyor ✓ — orada iyonları saracak kısmi yükler bulunmadığı için.
-
13. Saf bakır yerine tunç, saf demir yerine çelik kullanılması yaygındır. Alaşım oluşturmanın kimyasal amacı nedir?
- A) Katman kaymasını zorlaştırıp sertlik ve dayanımı artırmak
- B) Metalin ucuzlaması
- C) Metalin renginin değişmesi
- D) Metalin hafiflemesi
- E) Metalin erimesini kolaylaştırmak
Doğru cevap: A — Farklı boyuttaki yabancı atomlar düzenli katmanların kaymasını engeller; alaşım sertleşir ve dayanımı artar.
- Saf metalin zayıf yanını görelim: atomları düzenli ve aynı boyutta dizilidir. Bu düzenli katmanlar zorlanınca birbirinin üzerinden kolayca kayar; metal yumuşaktır ve kolay biçim değiştirir.
- Alaşımda araya farklı boyutta atomlar girer. Düzen bozulur ve kayma düzlemleri artık pürüzsüz değildir.
- Katmanların kayması zorlaştığı için malzeme sertleşir ve daha büyük kuvvetlere dayanır. Saf bakır yerine tunç, saf demir yerine çelik kullanılmasının kimyasal nedeni budur; metalik bağ sürer, değişen yalnız katmanların hareket kolaylığıdır.
- Denetleyelim: alaşım yine iletken ✓ — elektron denizi korunduğu için iletkenlik büyük ölçüde sürüyor.
-
14. İki atom arasında paylaşılan elektron çifti sayısı artırılmaktadır. Bu artışın bağ üzerindeki etkisi nedir?
tek bağ < çift bağ < üçlü bağ
- A) Bağ zayıflar ve uzar
- B) Bağ değişmez
- C) Bağ kopar
- D) Bağ güçlenir ve kısalır
- E) Bağ iyonik olur
Doğru cevap: D — Paylaşılan elektron çifti sayısı arttıkça çekirdekler arası çekim güçlenir; bağ kısalır ve güçlenir.
- Kovalent bağın nasıl tuttuğunu hatırlayalım: iki çekirdek, aralarındaki ortak elektronları çeker. Bağı sağlayan şey bu çekimdir.
- Paylaşılan çift sayısı artırıldığında ortadaki elektron yoğunluğu büyür. İki çekirdek daha fazla negatif yükü paylaştığı için daha güçlü çekilir.
- Güçlenen çekim iki sonuç doğurur: çekirdekler birbirine yaklaşır, yani bağ KISALIR; ve bağı koparmak için gereken enerji artar, yani bağ GÜÇLENİR. Tek bağdan üçlü bağa doğru bu ikisi birlikte gider.
- Denetleyelim: N₂ molekülünün üçlü bağı çok güçlü ✓ — havadaki azotun tepkimeye girmemesinin nedeni de bu.
-
15. Elmasta her karbon atomunun dört komşusuna kovalent bağla bağlı olduğu ve bu ağın kristal boyunca sürdüğü bilinmektedir. Bu yapının elmasa kazandırdığı özellik nedir?
- A) Kolay erimesi
- B) Elektriği iyi iletmesi
- C) Yumuşak olması
- D) Suda çözünmesi
- E) Çok sert olması ve erime noktasının çok yüksek olması
Doğru cevap: E — Bütün kristal tek bir kovalent bağ ağıdır; kırmak ya da eritmek bu güçlü bağları koparmayı gerektirir.
- Elmasın yapısını yazalım: her karbon atomu dört komşusuna kovalent bağla bağlı ve bu ağ kristalin bir ucundan öteki ucuna kesintisiz sürüyor. Yani elmas tek bir dev moleküldür.
- Moleküler katılarla farkını görelim: orada moleküller içinde kovalent bağ vardır ama moleküller arası çekim zayıftır; erime bu zayıf çekimleri yener, kovalent bağlara dokunulmaz.
- Elmasta böyle bir zayıf halka yoktur. Kristali kırmak ya da eritmek doğrudan kovalent bağları koparmak demektir ve bu bağlar çok güçlüdür. Bu yüzden elmas bilinen en sert maddelerden biridir ve erime noktası çok yüksektir.
- Denetleyelim: elmas elektriği iletmiyor ✓ — bütün elektronlar bağlarda tutulu, serbest taşıyıcı yok.
-
16. Bazı katıların çok düşük sıcaklıkta eridiği gözlenmektedir. Bu katıların yapısı hakkında ne söylenebilir?
- A) Taneciklerini bir arada tutan etkileşimlerin zayıf olduğu
- B) İyonik yapıda oldukları
- C) Kovalent ağ yapıda oldukları
- D) Metalik oldukları
- E) Hiç bağ içermedikleri
Doğru cevap: A — Düşük erime noktası, tanecikleri ayırmanın kolay olduğunu gösterir; bu ancak zayıf moleküller arası etkileşimlerle mümkündür.
- Erime noktasının neyi ölçtüğünü koyalım: tanecikleri bir arada tutan çekimin gücünü. Yüksek erime noktası güçlü, düşük erime noktası zayıf çekim demektir.
- Verilen gözlem çok düşük erime noktası. Öyleyse bu katılarda tanecikleri tutan etkileşimler zayıf olmalıdır.
- Seçenekleri eleyelim: iyonik katılarda güçlü elektriksel çekim, kovalent ağ yapılarda kovalent bağ, metaliklerde elektron denizi vardır; üçü de yüksek erime noktası verir. "Hiç bağ içermemek" ise olanaksızdır, o zaman katı hâlde bile duramazlardı. Geriye zayıf moleküller arası etkileşimler kalır.
- Denetleyelim: kuru buz ve iyot bu sınıftan ✓ — ikisi de oda sıcaklığına yakın sıcaklıklarda hâl değiştiriyor.
-
17. Tabloda katı türlerinin özellikleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan yanıt hangisidir?
- A) İletir
- B) İletmez
- C) Yalnız ısıtılırsa iletir
- D) Yalnız ışıkta iletir
- E) Belirlenemez
Doğru cevap: B — Metalde yük taşıyıcısı serbest elektrondur ve katı hâlde hareketlidir; iyonik katıda taşıyıcı iyondur ve örgüde kilitlidir.
- Tablonun kurgusu şu: solda katı türü, ortada erime noktası, sağda katı hâlde elektrik iletimi. Dolu satır: metalik katı, yüksek erime noktası → iletir.
- İki katıda da yük taşıyıcısı var, ama kimlikleri farklı. Metalde taşıyıcı elektron denizindeki SERBEST ELEKTRONLARDIR; iyonik katıda ise taşıyıcı olabilecek tek şey İYONLARDIR.
- Ayrım hareket edebilirliktedir: elektronlar katı hâlde bile serbestçe dolaşır, iyonlar ise örgüde belirli yerlere kilitlenmiştir ve yalnız titreşir. Öyleyse iyonik katı, katı hâlde elektriği iletmez; boşluğa "iletmez" gelir.
- Denetleyelim: iyonik bileşik eriyince iletiyor ✓ — taşıyıcısı aynı kalıyor, değişen yalnız hareket edebilmesi.
-
18. Bağ oluşumu sırasında sistemin enerjisinin azaldığı ölçülmüştür. Bu ölçümün anlamı nedir?
- A) Bağlı hâlin serbest hâlden daha kararlı olduğu
- B) Bağın kendiliğinden kopacağı
- C) Enerjinin yok olduğu
- D) Atomların ağırlaştığı
- E) Bağın zayıf olduğu
Doğru cevap: A — Bağ oluşurken enerji açığa çıkması, bağlı hâlin serbest hâlden daha kararlı olduğunu gösterir.
- Ölçümü okuyalım: bağ oluşurken sistemin enerjisi AZALMIŞ. Enerji yok olamayacağına göre çevreye verilmiştir.
- Doğadaki genel eğilimi koyalım: sistemler kendiliğinden daha düşük enerjili duruma geçer. Yüksekten aşağı akan su gibi.
- Öyleyse bağlı hâl, atomların serbest hâlinden daha düşük enerjilidir; yani daha kararlıdır. Atomların bağ kurmasının nedeni budur. Aynı miktar enerji, bağı yeniden koparmak için dışarıdan verilmelidir.
- Denetleyelim: bağ kırılması endotermik ✓ — iki gözlem birbirini tamamlıyor.
-
19. Bir öğrenci bilinmeyen bir katının iyonik mi metalik mi olduğunu belirlemek istemektedir. Bu ayrımı yapabilecek en pratik deney hangisidir?
- A) Kütlesini tartmak
- B) Rengine bakmak
- C) Hacmini ölçmek
- D) Katı hâlde elektrik iletip iletmediğine bakmak
- E) Kokusunu almak
Doğru cevap: D — Metalik katı serbest elektronu sayesinde katı hâlde iletir, iyonik katı iletmez; tek bir iletkenlik deneyi ikisini ayırır.
- İki katıyı ayıracak bir özellik arayalım. Kütle, hacim, renk ve koku ikisinde de değişken olabilir; hiçbiri kesin ayrım vermez.
- Ama iletkenlik ikisinde kesin biçimde farklıdır: metalik katıda yük taşıyıcısı serbest elektrondur ve katı hâlde hareketlidir; iyonik katıda taşıyıcı iyonlardır ve örgüde kilitlidir.
- Öyleyse katıyı basit bir devreye bağlamak yeter. Ampul katı hâlde yanıyorsa madde metaliktir; yanmıyor ama su içinde çözüldüğünde yanıyorsa iyoniktir. Tek deneyle ayrım kesin olarak yapılır.
- Denetleyelim: ikinci basamak da bilgi veriyor ✓ — çözünce iletmesi maddenin iyonik olduğunu ayrıca doğruluyor.
-
20. Metalik bağda elektronlar serbest dolaşır, iyonik bağda elektron aktarılır, kovalent bağda ortaklaşa kullanılır. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Metaller katı hâlde iletken olabilir.
- B) İyonik bağda zıt yüklü iyonlar oluşur.
- C) Kovalent bağda elektron paylaşılır.
- D) Bağ türü atomların cinsine bağlıdır.
- E) Kovalent bağda da elektron aktarımı gerçekleşir.
Doğru cevap: E — Verilen bilgi kovalent bağda elektronların ortaklaşa kullanıldığını söyler; aktarım iyonik bağın tanımıdır ve ikisi karıştırılamaz.
- Verilen bilgiyi üç tanıma ayıralım: metalik bağda elektronlar serbest dolaşır, iyonik bağda elektron AKTARILIR, kovalent bağda ORTAKLAŞA kullanılır.
- Seçenekleri bunlarla karşılaştıralım. Metallerin katı hâlde iletken olabilmesi serbest elektronlardan, iyonik bağda zıt yüklü iyonların oluşması aktarımdan, kovalent bağda elektron paylaşılması üçüncü tanımdan çıkıyor; bağ türünün atomların cinsine bağlı olması ise üç tanımın hangi durumda geçerli olduğundan.
- Geriye kalan yargı, kovalent bağda da elektron aktarımı gerçekleştiğini söylüyor. Oysa aktarım iyonik bağın tanımıdır; kovalent bağda elektron hiçbir atoma tümüyle geçmez, paylaşılır. İki tanım birbirini dışlar; bu yargı söylenemez.
- Denetleyelim: polar kovalent bağda elektron biraz kayıyor ✓ — ama yine paylaşılıyor, aktarım olsaydı bağ iyonik olurdu.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- KİM.9.2.1 Metalik bağın oluşumuna yönelik tümevarımsal akıl yürütebilme
- KİM.9.2.2 İyonik bağın oluşumunu bilimsel gözleme dayalı tahmin edebilme
- KİM.9.2.3 Kovalent bağ oluşumunu bilimsel gözleme dayalı tahmin edebilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.