Etkileşimler
9. Sınıf Kimya Etkileşimler Testi
Güçlü ve zayıf etkileşimlerin ayrımı, London kuvvetleri, dipol-dipol, hidrojen bağı ve iyon-dipol; etkileşimlerin katı özelliklerine etkisi.
Bölüm
Etkileşimler
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
11 Eylül 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Tabloda etkileşim türleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Tabloda etkileşim türleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?
- A) Yine molekülün içinde
- B) Moleküllerin ARASINDA
- C) Atom çekirdeğinde
- D) Yalnız katılarda
- E) Hiçbir yerde
Doğru cevap: B — Zayıf etkileşimler molekülün içinde değil, moleküllerin arasında bulunur.
- Tablonun kurgusu şu: solda etkileşim türü, sağda nerede bulunduğu. Dolu satır: güçlü etkileşim (bağ) → molekülün İÇİNDE, atomlar arasında.
- Dolu satırın söylediğini açalım: bağlar molekülü kuran şeydir. Su molekülündeki O–H bağları iki atomu bir arada tutar ve molekülü var eder.
- Zayıf etkileşimler ise molekül zaten kurulduktan sonra devreye girer; ayrı ayrı molekülleri birbirine yaklaştırır. Yerleri moleküllerin ARASIDIR. Bu konum farkı ünitenin temel ayrımıdır.
- Denetleyelim: buz eridiğinde su hâlâ su ✓ — kopan şey moleküllerin arasındaki etkileşim, içindeki bağ değil.
-
2. Buz eridiğinde su moleküllerinin bozulmadığı, hâlâ su molekülü olarak kaldığı bilinmektedir. Erime sırasında kopan etkileşim hangisidir?
- A) Molekül içindeki kovalent bağlar
- B) Moleküller arası zayıf etkileşimler
- C) Atom çekirdeğindeki kuvvetler
- D) İyonik bağlar
- E) Metalik bağlar
Doğru cevap: B — Hâl değişiminde molekülün kendisi bozulmaz; kopan şey molekülleri bir arada tutan zayıf etkileşimlerdir.
- Erimeden sonra elimizde ne olduğunu saptayalım: buz eriyince su elde ediyoruz. Yeni bir madde çıkmıyor, hidrojen ya da oksijen gazı görünmüyor.
- Bu, molekülün bozulmadığının doğrudan kanıtıdır. O–H bağları kopsaydı ortaya su değil başka maddeler çıkardı.
- Öyleyse ısının yendiği şey başkadır: buz kristalinde su moleküllerini düzenli biçimde bir arada tutan zayıf etkileşimler. Bunlar gevşediğinde moleküller birbirinin üzerinden kayabilir hâle gelir ve madde sıvılaşır.
- Denetleyelim: buz 0 °C’de eriyor ✓ — kovalent bağ koparmak binlerce derece ya da elektroliz isterdi.
-
3. Apolar moleküllerin bile düşük sıcaklıkta sıvılaşabildiği gözlenmektedir. Bu molekülleri bir arada tutan etkileşim hangisidir?
- A) London (indüklenmiş dipol) kuvvetleri
- B) Hidrojen bağı
- C) İyonik bağ
- D) Metalik bağ
- E) İyon-dipol etkileşimi
Doğru cevap: A — Elektron bulutundaki anlık dengesizlikler geçici dipoller yaratır; apolar molekülleri bir arada tutan bu London kuvvetleridir.
- Sorunu koyalım: molekül apolar, yani kalıcı bir dipolü yok. Öyleyse dipol-dipol ya da hidrojen bağı gibi kalıcı yük gerektiren etkileşimler burada işlemez. Ama madde sıvılaşabildiğine göre bir çekim olmalı.
- Elektronların sürekli hareket hâlinde olduğunu hatırlayalım. Bir anlığına bulutun bir yanında yoğunlaşabilirler; molekül o an için kutuplanmış olur. Bu geçici bir dipoldür.
- Oluşan anlık dipol, komşu molekülün bulutunu da iter ya da çeker ve onu da kutuplaştırır. İki geçici dipol arasında kısa süreli bir çekim doğar. Sürekli yinelenen bu çekimlere London kuvvetleri denir; en zayıf ama bütün moleküllerde bulunan etkileşimdir.
- Denetleyelim: yeterince soğutulan her gaz sıvılaşıyor ✓ — çünkü London kuvvetleri her molekülde var.
-
4. Aynı grupta yer alan apolar moleküllerin kaynama noktalarının molekül büyüdükçe yükseldiği ölçülmüştür. Bu artışın nedeni nedir?
molekül büyüdükçe London kuvveti artar
- A) Moleküllerin polarlaşması
- B) Hidrojen bağı oluşması
- C) Elektron bulutu büyüdükçe daha kolay kutuplaşması ve London kuvvetinin güçlenmesi
- D) İyonik bağ oluşması
- E) Moleküllerin küçülmesi
Doğru cevap: C — Aynı grupta polarlık aynı kaldığı için değişen tek şey London kuvvetidir; büyük elektron bulutu kolay kutuplaşır ve kaynama noktası yükselir.
- Karşılaştırmanın neden geçerli olduğunu görelim: moleküller AYNI GRUPTAN, yani hepsi apolar ve benzer yapıda. Polarlık ve bağ türü sabit tutulmuş; değişen tek değişken molekül büyüklüğü.
- Molekül büyüdükçe elektron sayısı artar ve elektron bulutu genişler. Geniş bulut, çekirdeklerden daha uzak ve gevşek tutulduğu için daha kolay şekil değiştirir; anlık kutuplanma daha belirgin olur.
- Belirgin kutuplanma güçlü geçici dipol, güçlü dipol de güçlü London kuvveti demektir. Molekülleri birbirinden ayırmak zorlaşır; kaynama noktası yükselir.
- Denetleyelim: halojenlerde F₂ gaz, Br₂ sıvı, I₂ katı ✓ — aynı grupta molekül büyüdükçe hâl değişiyor.
-
5. Kalıcı dipole sahip iki polar molekül birbirine yaklaşmaktadır. Aralarında oluşan etkileşim hangisidir?
- A) London kuvveti
- B) Hidrojen bağı
- C) İyonik bağ
- D) Dipol-dipol etkileşimi
- E) Metalik bağ
Doğru cevap: D — Kalıcı dipole sahip polar moleküller zıt uçlarıyla yönelerek birbirini çeker; bu, dipol-dipol etkileşimidir.
- Verilen koşulu okuyalım: iki molekülün de KALICI dipolü var, yani her birinin bir ucu sürekli kısmi eksi, öteki ucu kısmi artı yüklü.
- Bu moleküller birbirine yaklaştığında rastgele durmaz; kısmi artı uç, komşunun kısmi eksi ucuna doğru yönelir. Zıt yükler birbirini çeker.
- Kalıcı dipoller arasındaki bu çekime dipol-dipol etkileşimi denir. London kuvvetinden güçlüdür, çünkü dipoller geçici değil süreklidir; ama hidrojen bağından zayıftır.
- Denetleyelim: apolar moleküllerde bu etkileşim yok ✓ — orada yönelecek kalıcı bir uç bulunmuyor.
-
6. Bir molekülde hidrojen bağı oluşabilmesi için gereken koşul araştırılmaktadır. Bu koşul nedir?
H bağı: H atomu N, O ya da F ile
- A) Molekülde metal bulunması
- B) Molekülün iyonik olması
- C) Hidrojenin azot, oksijen ya da flor gibi çok elektronegatif bir atoma bağlı olması
- D) Molekülün apolar olması
- E) Molekülün büyük olması
Doğru cevap: C — Hidrojen bağı için hidrojenin azot, oksijen ya da flor gibi çok elektronegatif bir atoma bağlı olması gerekir.
- Hidrojen atomunun özel yanını görelim: tek bir elektronu vardır. Bu elektron güçlü biçimde çekilirse geriye neredeyse çıplak bir proton kalır.
- Böyle bir çekim ancak hidrojen ÇOK elektronegatif bir atoma bağlıysa olur. Azot, oksijen ve flor bu koşulu sağlayan atomlardır.
- Elektronunu büyük ölçüde kaptıran hidrojen, komşu molekülün ortaklanmamış elektron çiftini çok güçlü çeker. Ortaya çıkan bu özel ve güçlü dipol-dipol etkileşimine hidrojen bağı denir. Molekülde yalnız hidrojen bulunması yetmez; kime bağlı olduğu belirleyicidir.
- Denetleyelim: metanda (CH₄) da hidrojen var ama hidrojen bağı yok ✓ — karbon yeterince elektronegatif değil.
-
7. Suyun kaynama noktası, benzer büyüklükteki diğer moleküllere göre şaşırtıcı derecede yüksektir. Bu anormalliğin açıklaması nedir?
su: 100 °C × benzer büyüklükteki moleküller: -60 °C
- A) Su moleküllerinin çok ağır olması
- B) Suyun iyonik olması
- C) Suyun metalik bağ içermesi
- D) Suyun apolar olması
- E) Su molekülleri arasında güçlü hidrojen bağları bulunması
Doğru cevap: E — Her su molekülü dört komşusuyla birden hidrojen bağı kurabilir; bu ağı kırmak yüksek sıcaklık ister.
- Beklentiyi yazalım: benzer büyüklükteki moleküller −60 °C dolayında kaynıyor. Su da benzer büyüklükte olduğuna göre yakın bir değer beklenirdi; oysa 100 °C’de kaynıyor.
- Su molekülünün yapısına bakalım. İki hidrojeni vardır ve ikisi de oksijene bağlı, yani ikisi de hidrojen bağı verebilir. Oksijeninde ise iki ortaklanmamış elektron çifti bulunur, yani iki hidrojen bağı da alabilir.
- Öyleyse tek bir su molekülü aynı anda DÖRT komşusuyla hidrojen bağı kurabilir. Sıvıda moleküller tek tek değil, birbirine bağlı bir ağ hâlinde durur. Bu ağdan tek bir molekülü koparmak çok enerji ister; kaynama noktasının bu kadar yüksek olmasının nedeni budur.
- Denetleyelim: HF daha güçlü tek hidrojen bağı kuruyor ama suyun kaynama noktası daha yüksek ✓ — belirleyici olan bağın gücü kadar SAYISI.
-
8. Buzun suda yüzmesi, katı hâlin sıvı hâlden daha az yoğun olduğunu gösterir ve bu maddeler arasında olağan dışıdır. Bu davranışın nedeni nedir?
- A) Hidrojen bağlarının donarken molekülleri açık ve boşluklu bir düzene sokması
- B) Buzun daha soğuk olması
- C) Buzun hava kabarcığı içermesi
- D) Suyun ağırlaşması
- E) Buzun apolar olması
Doğru cevap: A — Hidrojen bağları donarken molekülleri belirli açılarla dizer; ortaya boşluklu bir kristal çıkar ve yoğunluk düşer.
- Olağan davranışı hatırlayalım: çoğu madde donarken tanecikleri sıkışır, hacim küçülür ve katı hâl sıvıdan yoğun olur. Su bunun tersini yapıyor.
- Sıvı suda hidrojen bağları sürekli kopup yeniden kuruluyor; moleküller birbirine oldukça yakın, düzensiz biçimde duruyor.
- Donarken hidrojen bağları kalıcılaşır ve her molekülü dört komşusuna belirli AÇILARLA bağlar. Bu yönelim zorunluluğu altıgen ve boşluklu bir kristal oluşturur; moleküller arası ortalama uzaklık sıvıdakinden büyüktür. Hacim arttığı için yoğunluk düşer ve buz suda yüzer.
- Denetleyelim: göller üstten donuyor ✓ — buz üstte kaldığı için altta yaşam sürebiliyor.
-
9. Bir tuz suda çözünürken iyonlarla su molekülleri arasında etkileşim oluşmaktadır. Bu etkileşimin adı nedir?
- A) London kuvveti
- B) Hidrojen bağı
- C) Kovalent bağ
- D) Metalik bağ
- E) İyon-dipol etkileşimi
Doğru cevap: E — Yüklü iyon ile polar su molekülünün zıt ucu arasındaki çekime iyon-dipol etkileşimi denir.
- Etkileşime giren iki tarafı adlandıralım: bir yanda tuzdan gelen YÜKLÜ iyon, öte yanda kalıcı dipolü olan polar su molekülü.
- Etkileşim türleri taraflara göre adlandırılır: iki kalıcı dipol arasındaysa dipol-dipol, iki geçici dipol arasındaysa London kuvveti denir.
- Burada taraflardan biri tam yüklü bir iyon, öteki bir dipoldür. Bu çekime iyon-dipol etkileşimi denir ve moleküller arası etkileşimlerin en güçlüsüdür; tuzun suda çözünmesini sağlayan da budur.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki kovalent ve metalik bağ ✓ — ikisi de moleküller arası değil, madde içi bağ.
-
10. Yağın suda çözünmediği ama benzin gibi apolar çözücülerde çözündüğü gözlenmektedir. Bu gözlemin kuralı nasıl ifade edilir?
- A) Benzer benzeri çözer; polar poları, apolar apoları çözer
- B) Her madde her çözücüde çözünür
- C) Yalnız su çözücüdür
- D) Çözünme rastgeledir
- E) Yalnız ısıtılan maddeler çözünür
Doğru cevap: A — Çözünme, çözücü-çözünen etkileşiminin çözünenin kendi içindeki etkileşimi yenmesiyle olur; bu ancak etkileşim türleri benzerse mümkündür.
- Çözünmenin neyi yenmesi gerektiğini yazalım: çözünen moleküllerini birbirine bağlayan etkileşimler ve çözücü moleküllerini birbirine bağlayan etkileşimler. İkisi de gevşetilmeli, sonra karışık çiftler kurulmalı.
- Bu ancak yeni kurulan çözücü-çözünen etkileşimleri, bozulanlar kadar güçlüyse kârlı olur. Etkileşim türleri benzer olduğunda bu sağlanır.
- Su molekülleri birbirini güçlü hidrojen bağlarıyla tutar; apolar yağ molekülüne ise ancak zayıf bir çekim uygulayabilir. Ağını bozup yağı araya almak kârlı değildir, çözünme olmaz. Benzin ise yağla aynı türden zayıf etkileşimler kurar ve onu kolayca çözer. Kural kısaca "benzer benzeri çözer"dir.
- Denetleyelim: tuz suda çözünüyor ✓ — orada da iyon-dipol etkileşimi, örgü çekimini karşılayacak kadar güçlü.
-
11. Moleküller arası etkileşimler güçlerine göre sıralanmaktadır. Bu sıralamanın kaynama noktası üzerindeki anlamı nedir?
London < dipol-dipol < hidrojen bağı < iyon-dipol
- A) Etkileşim güçlendikçe kaynama noktası düşer
- B) Kaynama noktası etkileşimden bağımsızdır
- C) Etkileşim güçlendikçe kaynama noktası yükselir
- D) Yalnız kütle belirleyicidir
- E) Yalnız hacim belirleyicidir
Doğru cevap: C — Kaynama molekülleri birbirinden ayırmaktır; etkileşim güçlendikçe ayırmak zorlaşır ve kaynama noktası yükselir.
- Kaynamanın tanecik düzeyinde ne olduğunu koyalım: sıvıdaki moleküller birbirinden kopup gaz hâline geçer. Yani moleküller arası çekimler yenilir.
- Bu çekimi yenen şey ısıdır. Çekim ne kadar güçlüyse, molekülleri koparmak için gereken hareket enerjisi, dolayısıyla sıcaklık o kadar yüksektir.
- Verilen sıralama London’dan iyon-dipole doğru güç artışını gösteriyor. Öyleyse aynı sıra kaynama noktası sıralamasıdır: etkileşim güçlendikçe kaynama noktası yükselir.
- Denetleyelim: su ile benzer büyüklükteki apolar moleküller ✓ — biri hidrojen bağı taşıdığı için 100 °C’de, öteki çok daha düşük sıcaklıkta kaynıyor.
-
12. Tabloda katı türleri ile tanecikleri bir arada tutan etkileşimler eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan yanıt hangisidir?
- A) Yine zayıf etkileşimler
- B) Hiçbir etkileşim
- C) Kristal boyunca süren kovalent bağlar
- D) Yalnız London kuvvetleri
- E) İyon-dipol etkileşimi
Doğru cevap: C — Kovalent ağ katıda bütün kristal tek bir bağ ağıdır; tanecikleri kristal boyunca süren kovalent bağlar tutar.
- Tablonun kurgusu şu: solda katı türü, sağda tanecikleri bir arada tutan etkileşim. Dolu satır: moleküler katı → zayıf etkileşimler.
- Moleküler katıda yapının nasıl olduğunu görelim: ayrı ayrı moleküller vardır, molekül içinde kovalent bağlar bulunur ama molekülleri birbirine zayıf etkileşimler bağlar. Erime bu zayıf halkayı yener.
- Kovalent ağ katıda ise ayrı molekül yoktur. Atomlar kristalin bir ucundan öteki ucuna kesintisiz kovalent bağlarla bağlıdır; kristalin tamamı tek bir dev moleküldür. Tanecikleri tutan şey doğrudan bu bağlardır.
- Denetleyelim: bu yüzden erime noktaları çok yüksek ✓ — eritmek kovalent bağ koparmak demek.
-
13. Dört katı türü erime noktalarına göre sıralanmaktadır. Bu sıralamada en düşük erime noktasına sahip olan hangisidir?
moleküler < metalik < iyonik < kovalent ağ
- A) Kovalent ağ katı
- B) İyonik katı
- C) Metalik katı
- D) Moleküler katı
- E) Hepsi eşittir
Doğru cevap: D — Moleküler katıda tanecikleri yalnız zayıf etkileşimler tutar; ayırmak az enerji ister ve erime noktası en düşüktür.
- Erime noktasının neye bağlı olduğunu koyalım: tanecikleri bir arada tutan kuvvetin gücüne. Sıralamayı da bu güce göre okuyacağız.
- Dört katı türünü tutan kuvvetleri yazalım: kovalent ağ katıda kovalent bağlar, iyonik katıda güçlü elektriksel çekim, metalik katıda elektron denizi, moleküler katıda ise yalnız zayıf moleküller arası etkileşimler.
- En zayıf olanı moleküler katıdır; tanecikleri ayırmak en az enerji ister. Öyleyse erime noktası en düşük olan da odur. Verilen sıralama da zaten moleküler katıyı en başa koyuyor.
- Denetleyelim: kuru buz oda sıcaklığında bile duramıyor ✓ — moleküler katıya tipik bir örnek.
-
14. Elmas ve grafit aynı elementten oluştuğu hâlde grafit yumuşak ve kayganlıdır. Bu farkın nedeni nedir?
- A) Grafitin farklı element içermesi
- B) Grafitin daha hafif olması
- C) Grafitin iyonik olması
- D) Grafitin metalik olması
- E) Grafitte katmanların birbirine yalnız zayıf etkileşimlerle bağlı olması
Doğru cevap: E — Grafitte katman içi bağlar güçlüdür ama katmanlar arası etkileşim zayıftır; katmanlar birbirinin üstünden kolayca kayar.
- İlk bakışta şaşırtıcı olanı saptayalım: elmas da grafit de yalnız karbon atomlarından oluşuyor ve ikisinde de kovalent bağ var. Öyleyse fark bağın türünde değil, YAPIDA olmalı.
- Elmasta her karbon dört komşusuna bağlıdır ve ağ üç boyutta kesintisizdir; hiçbir yönde zayıf halka yoktur, bu yüzden çok serttir.
- Grafitte ise karbonlar altıgen KATMANLAR oluşturur. Katmanın içinde bağlar çok güçlüdür, ama katmanlar birbirine yalnız zayıf etkileşimlerle tutunur. Bir katman ötekinin üzerinden kolayca kayar; madde yumuşak ve kaygan olur, kâğıda iz bırakır.
- Denetleyelim: güçlü bağ her zaman sert madde demek değil ✓ — belirleyici olan zayıf halkanın nerede bulunduğu.
-
15. Bir maddenin buharlaşmasının kolay olup olmadığı, moleküller arası etkileşimlerine bakılarak tahmin edilmektedir. Bu tahminin dayanağı nedir?
- A) Zayıf etkileşimli maddelerin daha kolay buharlaşması
- B) Güçlü etkileşimli maddelerin daha kolay buharlaşması
- C) Etkileşimin buharlaşmayı etkilememesi
- D) Yalnız kütlenin belirleyici olması
- E) Yalnız rengin belirleyici olması
Doğru cevap: A — Buharlaşma molekülün sıvıdan kopup gaz hâline geçmesidir; onu tutan etkileşim zayıfsa kopması kolaydır.
- Buharlaşmanın koşulunu yazalım: yüzeydeki bir molekülün, komşularının çekiminden kurtulacak kadar enerjiye ulaşması gerekir.
- Öyleyse belirleyici olan, o çekimin gücüdür. Zayıf etkileşimli bir sıvıda moleküllerin çoğu kolayca yeterli enerjiye ulaşır ve madde hızla uçar.
- Güçlü etkileşimli sıvıda ise ancak çok az molekül kopabilir; buharlaşma yavaştır ve buhar basıncı düşüktür. Bir maddenin uçuculuğunu moleküller arası etkileşimlerine bakarak tahmin etmenin dayanağı budur.
- Denetleyelim: kolonya hızla uçarken su yavaş buharlaşıyor ✓ — sudaki hidrojen bağları koparmayı zorlaştırıyor.
-
16. DNA’nın iki ipliğinin birbirine hidrojen bağlarıyla tutunduğu bilinmektedir. Bu seçimin biyolojik anlamı nedir?
- A) İpliklerin hiç ayrılamaması
- B) İpliklerin gerektiğinde ayrılıp yeniden birleşebilmesi
- C) Bağın çok güçlü olması
- D) DNA’nın erimesi
- E) Bağın kalıcı olması
Doğru cevap: B — Hidrojen bağı, iplikleri bir arada tutacak kadar güçlü ama kopyalanma sırasında ayrılabilecek kadar zayıftır.
- DNA’nın iki işini birden yapması gerektiğini görelim: bilgiyi kararlı biçimde saklamalı, ama kopyalanma ve protein üretimi sırasında iki iplik AYRILABİLMELİ.
- Kovalent bağ kullanılsaydı iplikler çok sağlam tutunurdu, ama ayırmak için hücrenin karşılayamayacağı kadar enerji gerekirdi; kopyalama olanaksız olurdu.
- Hidrojen bağı bu ikilemi çözer: tek tek zayıftır, ama binlerce baz çifti boyunca toplandığında sarmalı kararlı tutar. Enzimler gerektiğinde bölgesel olarak ayırıp yeniden birleştirebilir. Bağın "orta" güçte olması burada bir kusur değil, doğrudan bir üstünlüktür.
- Denetleyelim: iplikler ısıtılınca da ayrılıyor ✓ — hidrojen bağlarının zayıflığının laboratuvardaki karşılığı.
-
17. Tabloda iki katı türünün iletkenliği karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan yanıt hangisidir?
- A) Çok iyi iletir
- B) İletmez; serbest yük taşıyıcısı yoktur
- C) Yalnız ısıyı iletir
- D) Yalnız elektriği iletir
- E) Belirlenemez
Doğru cevap: B — İletim serbest yük taşıyıcısı gerektirir; moleküler katıda elektronlar moleküllere bağlıdır ve serbest taşıyıcı yoktur.
- Tablonun kurgusu şu: solda katı türü, sağda ısı ve elektrik iletimi. Dolu satır: metalik katı → çok iyi iletir.
- Metalin neden ilettiğini hatırlayalım: elektron denizindeki değerlik elektronları belirli bir atoma bağlı değildir, kristal boyunca serbestçe dolaşır ve yükü taşır.
- Moleküler katıda böyle bir deniz yoktur. Bütün elektronlar molekül içindeki kovalent bağlarda tutuludur; moleküller ise nötrdür ve örgüde neredeyse hareketsizdir. Serbest yük taşıyıcısı bulunmadığı için moleküler katı elektriği iletmez.
- Denetleyelim: iyonik katı da katı hâlde iletmiyor ✓ — orada taşıyıcı var ama hareketsiz; burada taşıyıcı hiç yok.
-
18. Bir öğrenci iki sıvıdan hangisinin moleküller arası etkileşiminin güçlü olduğunu belirlemek istemektedir. Bu amaçla yapabileceği en uygun ölçüm nedir?
- A) Renklerini karşılaştırmak
- B) Kütlelerini tartmak
- C) Hacimlerini ölçmek
- D) Kaynama noktalarını karşılaştırmak
- E) Kokularını almak
Doğru cevap: D — Kaynama noktası doğrudan moleküller arası etkileşimin gücünü yansıtır; iki sıvının kaynama noktaları karşılaştırılmalıdır.
- Ölçülmek istenen şeyi belirleyelim: moleküller arası etkileşimin gücü. Bu güç doğrudan ölçülemez, ancak bir sonucu üzerinden karşılaştırılabilir.
- Seçenekleri eleyelim. Renk, kütle, hacim ve koku moleküller arası çekimle ilgili değildir; iki sıvı aynı kütlede olup çok farklı etkileşimler taşıyabilir.
- Kaynama ise tam olarak molekülleri birbirinden ayırmaktır. Güçlü etkileşimli sıvı daha yüksek sıcaklıkta kaynar. Öyleyse kaynama noktalarını karşılaştırmak, etkileşim güçlerini karşılaştırmanın doğrudan yoludur.
- Denetleyelim: buhar basıncı da kullanılabilirdi ✓ — o da aynı gücü ters yönden gösteriyor.
-
19. Bir öğrenci suyun kaynatılmasıyla hidrojen ve oksijen gazı elde edileceğini düşünmektedir. Bu düşüncenin değerlendirmesi nedir?
- A) Doğrudur; kaynama molekülü parçalar.
- B) Doğrudur; buhar hidrojen ve oksijendir.
- C) Kısmen doğrudur.
- D) Yanlıştır; kaynamada yalnız moleküller arası etkileşimler kopar, molekül bozulmaz.
- E) Belirlenemez.
Doğru cevap: D — Kaynamada yalnız moleküller arası etkileşimler kopar; molekülü parçalamak çok daha yüksek enerji ister.
- Öğrencinin varsayımını ayıralım: kaynamanın su molekülünü hidrojen ve oksijene ayıracağını düşünüyor. Yani hâl değişimini bir kimyasal değişim sanıyor.
- İki olayın enerjisini karşılaştıralım. Suyu kaynatmak için 100 °C yeter; oysa su molekülündeki O–H bağlarını koparmak binlerce dereceyi ya da elektroliz gibi bir yöntemi gerektirir. Aradaki fark çok büyüktür.
- Öyleyse kaynama sırasında verilen enerji ancak moleküller arası hidrojen bağlarını yenmeye yeter. Çıkan buhar hâlâ su molekülüdür; soğutulduğunda yeniden su olur. Öğrencinin düşüncesi yanlıştır.
- Denetleyelim: kaynayan sudan çıkan gaz yanıcı değil ✓ — hidrojen olsaydı tutuşurdu.
-
20. Moleküller arası etkileşimler bağlardan zayıftır, güçleri London’dan iyon-dipole doğru artar ve kaynama noktasını belirler. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Etkileşim güçlendikçe kaynama noktası yükselir.
- B) Hidrojen bağı London kuvvetinden güçlüdür.
- C) Hâl değişiminde bu etkileşimler kopar.
- D) Bu etkileşimler kovalent bağdan zayıftır.
- E) Kaynamada molekülün kendisi parçalanır.
Doğru cevap: E — Verilen bilgi bu etkileşimlerin bağlardan zayıf olduğunu söyler; kaynamada molekülün parçalandığı yargısı bununla çelişir.
- Verilen bilgiyi üç yargıya ayıralım: moleküller arası etkileşimler BAĞLARDAN ZAYIFTIR; güçleri London’dan iyon-dipole doğru artar; kaynama noktasını bu etkileşimler belirler.
- Seçenekleri bunlarla karşılaştıralım. Etkileşim güçlendikçe kaynama noktasının yükselmesi üçüncü yargıdan, hidrojen bağının London’dan güçlü olması ikinciden, bu etkileşimlerin kovalent bağdan zayıf olması birinciden çıkıyor. Hâl değişiminde bu etkileşimlerin kopması da üçüncü yargının doğrudan sonucu.
- Geriye kalan yargı, kaynamada molekülün parçalandığını söylüyor. Molekülü parçalamak BAĞLARI koparmak demektir; oysa bilgi kaynama noktasını zayıf etkileşimlere bağlıyor ve onların bağlardan zayıf olduğunu belirtiyor. Bu yargı söylenemez.
- Denetleyelim: buhar hâlâ su ✓ — molekül parçalansaydı yoğuşturulduğunda su elde edilemezdi.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- KİM.9.2.7 Moleküller arası etkileşimleri sınıflandırabilme
- KİM.9.2.8 Etkileşimlerin katıların özellikleri üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel çıkarım yapabilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.