Çevre ve Toplum
12. Sınıf Coğrafya Çevre ve Toplum Testi
Doğal çevrenin sınırlılığı, çevre sorunları ve politikaları, çevresel örgütler ve anlaşmalar, ortak doğal ve kültürel miras. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
Çevre ve Toplum
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
30 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Doğal kaynakların kullanımında bir sınır bulunduğu belirtilmektedir. Bu sınırın anlamı sorulmaktadır. Buna göre "doğal çevrenin sınırlılığı" ne demektir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Doğal kaynakların kullanımında bir sınır bulunduğu belirtilmektedir. Bu sınırın anlamı sorulmaktadır. Buna göre "doğal çevrenin sınırlılığı" ne demektir?
Doğal çevrenin sınırlılığı
- A) Doğanın kendini yenileme kapasitesinin sonsuz olmadığı
- B) Doğal kaynakların hiç kullanılamayacağı
- C) Doğanın hiç değişmeyeceği
- D) Kaynakların istenildiği kadar kullanılabileceği
- E) İnsanın doğayı hiç etkilemediği
Doğru cevap: A — Doğal çevrenin sınırlılığı, doğanın kendini yenileme kapasitesinin sonsuz olmadığı anlamına gelir.
- Önce "sınırlılık" sözcüğünün neyi nitelediğini belirleyelim: kullanımı değil, doğanın karşılama gücünü niteliyor.
- Doğa tükettiğimiz kaynakları yeniden üretir; orman büyür, balık stoku çoğalır, yer altı suyu beslenir. Ama bunların her biri belirli bir HIZLA olur.
- Tüketim bu yenilenme hızının altında kalırsa kaynak kalıcıdır. Hızın üstüne çıktığında ise stok her yıl biraz daha azalır ve bir noktada kaynak tükenir.
- Denetleyelim: sınır koyan şey doğanın yenilenme hızıdır ✓ — yani kapasite vardır ama sonsuz değildir.
-
2. Bir toplumun tükettiği kaynakları üretmek için gereken alan hesaplanmaktadır. Bu ölçünün adı aranmaktadır. Buna göre kavram nedir?
Ekolojik ayak izi
- A) Nüfus yoğunluğu
- B) Ekolojik ayak izi
- C) Doğurganlık hızı
- D) Yaş piramidi
- E) Kentleşme oranı
Doğru cevap: B — Bir toplumun tüketimini karşılamak için gereken biyolojik olarak verimli alanı ölçen kavram ekolojik ayak izidir.
- Soruda ölçünün girdisi ve çıktısı verilmiş: girdi tüketim, çıktı ise ALAN. Aradığımız kavram tüketimi alana çeviren kavram olmalı.
- Ekolojik ayak izi tam bunu yapar: yenen besin, kullanılan enerji ve üretilen atık, bunları karşılayacak hektar cinsinden alana dönüştürülür.
- Bulunan alan ülkenin gerçek verimli alanıyla karşılaştırılır; ayak izi bu alandan büyükse toplum kendi doğal bütçesinin üstünde yaşıyor demektir.
- Denetleyelim: ölçünün birimi alan, konusu tüketim ✓ — ikisini birleştiren tek kavram ekolojik ayak izidir.
-
3. Bir kentte hava kirliliği kış aylarında belirgin biçimde artmaktadır. Bu artışın nedenleri sorulmaktadır. Buna göre hangileri etkilidir?
Kış aylarında artan hava kirliliği
- A) Yalnız fabrika sayısının artması
- B) Yalnız yağışların artması
- C) Isınma amaçlı yakıt kullanımı ve hava hareketlerinin zayıflaması
- D) Yalnız trafik yoğunluğunun azalması
- E) Yalnız nüfusun azalması
Doğru cevap: C — Kış aylarındaki kirlilik artışını ısınma amaçlı yakıt kullanımının artması ile hava hareketlerinin zayıflaması birlikte doğurur.
- Kirlilik iki şeye bağlıdır: havaya ne kadar kirletici VERİLDİĞİ ve havanın onu ne kadar DAĞITABİLDİĞİ. Kışın ikisi de aynı yönde değişir.
- Verilen taraf: konutlar, iş yerleri ve okullar ısınmak için kömür, odun ya da doğal gaz yakar. Salınan kirletici miktarı yaz aylarının belirgin biçimde üstüne çıkar.
- Dağıtan taraf: soğuk ve ağır hava yer düzeyinde durur, rüzgâr zayıflar. Yer yer sıcaklık terselmesi (inversiyon) oluşur ve kirli hava adeta bir kapak altında sıkışır.
- Denetleyelim: kaynak artarken seyreltme azalıyor ✓ — iki etken aynı anda çalıştığı için artış kışın belirgin olur.
-
4. Bir akarsuya arıtılmadan sanayi atığı bırakılmaktadır. Akarsu ekosistemindeki sonuç aranmaktadır. Buna göre ne beklenir?
Akarsuya arıtılmamış atık verilmesi
- A) Su kalitesinin yükselmesi
- B) Balık türlerinin artması
- C) Suyun berraklaşması
- D) Suda oksijenin azalması ve canlı türlerinin yok olması
- E) Akarsu debisinin artması
Doğru cevap: D — Arıtılmadan verilen atık suda çözünmüş oksijeni tüketir; oksijen azalınca duyarlı canlı türleri yok olur.
- Atığın içindeki organik ve kimyasal maddeler suda kendiliğinden yok olmaz, ayrıştırıcı bakteriler tarafından parçalanır.
- Bu parçalama işlemi oksijen harcar. Atık yükü arttıkça bakteri etkinliği artar ve suda çözünmüş oksijen hızla düşer.
- Balıklar, böcek larvaları ve pek çok omurgasız solunumunu bu çözünmüş oksijenle yapar. Oksijen eşiğin altına inince önce duyarlı türler, ardından diğerleri kaybolur.
- Denetleyelim: kirletici yükü artarken oksijen azalıyor, tür sayısı da onunla birlikte düşüyor ✓ — sonuç canlı çeşitliliğinin gerilemesidir.
-
5. Tarımda gübre ve zirai ilaç aşırı kullanılmaktadır. Bu uygulamanın toprağa ve suya etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi sonuç doğar?
Aşırı gübre ve ilaç kullanımı
- A) Toprak ve yer altı sularının kirlenmesi
- B) Toprak veriminin kalıcı olarak artması
- C) Yağışların artması
- D) Erozyonun durması
- E) Toprak tuzluluğunun azalması
Doğru cevap: A — Aşırı gübre ve zirai ilaç toprakta birikip yağışla yıkanarak yer altı sularına karışır; toprak ve su birlikte kirlenir.
- Bitki kökleri gübredeki besin maddesinin yalnız bir bölümünü alabilir. Kullanılan miktar bitkinin gereksiniminin üstündeyse fazlası toprakta kalır.
- Toprakta kalan azot ve fosfor bileşikleri suda çözünür. Yağmur ya da sulama suyu bunları toprağın derinlerine taşır.
- Süzülen su yer altı su tablasına ulaştığında birikmiş nitrat ve ilaç kalıntılarını da beraberinde götürür; kuyu suları bu yüzden kirlenir.
- Denetleyelim: fazla madde önce toprakta birikiyor, sonra suyla taşınıyor ✓ — bu yüzden kirlilik iki ortamda birden görülür.
-
6. Bir kentte katı atık sorunu çözülmek istenmektedir. Öncelik sırasına göre en etkili yaklaşım aranmaktadır. Buna göre ilk sırada hangisi gelir?
Katı atık yönetimi
- A) Atığı düzensiz depolamak
- B) Atık oluşumunu azaltmak ve yeniden kullanımı yaygınlaştırmak
- C) Atığı yakmak
- D) Atığı denize dökmek
- E) Atığı başka kente göndermek
Doğru cevap: B — Atık yönetiminde öncelik sırası en başta atık oluşumunu azaltmak ve yeniden kullanımı yaygınlaştırmaktır.
- Atık hiyerarşisi yukarıdan aşağıya şöyledir: önleme ve azaltma, yeniden kullanım, geri dönüşüm, enerji geri kazanımı ve en sonda bertaraf.
- Sıranın mantığı basit: hiç oluşmayan atık için toplama, taşıma, ayırma ve depolama maliyetinin hiçbiri doğmaz. En ucuz ve en temiz atık, üretilmeyen atıktır.
- Yeniden kullanım ikinci sıradadır çünkü ürünü işlemden geçirmeden yeniden değerlendirir; geri dönüşüm ise enerji ve su harcayan bir üretim sürecidir.
- Denetleyelim: seçenekleri hiyerarşideki yerlerine koyduğumuzda azaltma ve yeniden kullanım en üstte kalıyor ✓ — bu yüzden ilk sıradadır.
-
7. Evlerde cam, kâğıt, plastik ve metal ayrı kutulara atılmaktadır. Bu uygulamanın sağladığı yarar sorulmaktadır. Buna göre kaynağında ayırma ne sağlar?
Kaynağında ayırma
- A) Atık miktarını artırır
- B) Geri dönüşümü zorlaştırır
- C) Geri dönüşüm verimini yükseltir ve maliyeti düşürür
- D) Çöp toplamayı gereksiz kılar
- E) Atığı tümüyle yok eder
Doğru cevap: C — Atığı kaynağında ayırmak geri dönüşüm verimini yükseltir ve işleme maliyetini düşürür.
- Karışık çöpte cam kırıkları kâğıda, yiyecek artığı plastiğe bulaşır. Bu karışımı sonradan ayırmak makine, iş gücü ve zaman ister; ayrılan malzemenin kalitesi de düşük olur.
- Kaynağında ayırmada malzeme henüz temizken ve kirlenmemişken ayrı kutuya girer. Cam cama, kâğıt kâğıda gider.
- Temiz malzemeden üretilen ikincil ham madde daha yüksek kalitededir; tesisin ayıklamaya harcadığı gider azalır ve geri kazanılan oran yükselir.
- Denetleyelim: ayırma işini bir tesise değil eve devretmek hem verimi yükseltiyor hem gideri düşürüyor ✓ — uygulamanın iki yararı budur.
-
8. Doğal ve kültürel değeri yüksek alanlar özel statüyle koruma altına alınmaktadır. Millî park ilan etmenin amacı aranmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Millî park
- A) Alanı yapılaşmaya açmak
- B) Alanı tarım arazisine çevirmek
- C) Madencilik yapmak
- D) Doğal ve kültürel değerleri korumak, denetimli kullanıma açmak
- E) Alanı tümüyle kapatmak
Doğru cevap: D — Millî park ilan etmenin amacı doğal ve kültürel değerleri korurken alanı denetimli kullanıma açmaktır.
- Millî park, doğal ya da kültürel değeri ulusal ölçekte önem taşıyan alanlara verilen bir koruma statüsüdür.
- Statü alanda yapılaşmayı, madenciliği ve tarımsal dönüşümü sınırlar; kullanım bir yönetim planına bağlanır.
- Ama amaç alanı kapatmak değildir: bilimsel araştırma, eğitim ve denetimli rekreasyon sürer. Ziyaret güzergâhlara ve kapasiteye bağlanarak sürdürülür.
- Denetleyelim: koruma ile kullanım karşıt değil, plana bağlanmış iki amaç ✓ — millî park kavramının özü bu ikisinin birlikteliğidir.
-
9. Bazı doğal ve kültürel varlıkların insanlığın ortak mirası sayıldığı belirtilmektedir. Bu nitelemenin anlamı sorulmaktadır. Buna göre ortak miras ne demektir?
Ortak miras
- A) Yalnız bulunduğu ülkeyi ilgilendirdiği
- B) Korunmasının bütün insanlığın sorumluluğunda olduğu
- C) Satılabilir olduğu
- D) Değerinin zamanla yok olduğu
- E) Yalnız turistleri ilgilendirdiği
Doğru cevap: B — Ortak miras, değeri tek bir ulusu aşan ve korunması bütün insanlığın sorumluluğunda olan doğal ve kültürel varlıkları anlatır.
- Nitelemenin anahtarı "ortak" sözcüğü: varlığın mülkiyeti değil, taşıdığı DEĞER ortaktır.
- Bir antik kent ya da eşsiz bir ekosistem yok olduğunda kayıp yalnız bulunduğu ülkenin değildir; o varlığın tanıklık ettiği bilgi ve çeşitlilik bir daha üretilemez.
- Kayıp evrensel olduğu için koruma sorumluluğu da paylaşılır: bulunduğu devlet öncelikli sorumluyken uluslararası kuruluşlar izleme, uzmanlık ve kaynak desteği verir.
- Denetleyelim: değer evrensel ise sorumluluk da evrensel olur ✓ — ortak miras kavramı bu bağın adıdır.
-
10. Sera gazı salımını sınırlamak için ülkeler uluslararası anlaşmalar imzalamaktadır. Bu anlaşmaların gerekliliği aranmaktadır. Buna göre neden anlaşma gerekir?
Uluslararası çevre anlaşmaları
- A) Sorunun etkisi sınır tanımadığı için ortak taahhüt gerekir
- B) Anlaşmalar turizmi artırdığı için
- C) Her ülke kendi başına çözebildiği için
- D) Sera gazı yalnız bir ülkeyi etkilediği için
- E) Anlaşmalar zorunlu olmadığı için
Doğru cevap: A — Sera gazı sorununun etkisi ulusal sınırları aştığı için tek tek ülkelerin çabası yetmez, ortak taahhüt gerekir.
- Salınan sera gazı yalnız salındığı ülkenin havasında kalmaz; atmosferde karışarak küresel bir birikime katılır.
- Bu yüzden bir ülkenin tek başına yaptığı azaltım kendi payını düşürür ama küresel derişimi belirlemez. Başkaları artırdığı sürece sonuç değişmez.
- Üstelik azaltımın maliyetini üstlenen ülke, yararını azaltım yapmayanlarla paylaşır. Bu dengesizlik ancak herkesi bağlayan ortak taahhütlerle aşılabilir.
- Denetleyelim: sorun tek ülkenin sınırında bitmiyorsa çözüm de tek ülkede bitemez ✓ — anlaşma ihtiyacı buradan doğar.
-
11. Çevre koruma alanında gönüllü kuruluşlar etkin biçimde çalışmaktadır. Bu kuruluşların işlevi sorulmaktadır. Buna göre başlıca işlev nedir?
Çevre alanında sivil toplum
- A) Yasa çıkarmak
- B) Farkındalık yaratmak, izlemek ve karar süreçlerini etkilemek
- C) Vergi toplamak
- D) Ceza kesmek
- E) Kamu görevlisi atamak
Doğru cevap: B — Çevre alanındaki sivil toplum kuruluşlarının başlıca işlevi farkındalık yaratmak, uygulamaları izlemek ve karar süreçlerini etkilemektir.
- Önce yetki sınırını çizelim: yasa çıkarmak yasama organının, vergi toplamak ve ceza kesmek idarenin, kamu görevlisi atamak yine devletin yetkisidir.
- Gönüllü kuruluşların bu yetkilerin hiçbiri yoktur. Güçleri kamusal yetkiden değil, ürettikleri bilgiden ve oluşturdukları kamuoyundan gelir.
- Bu nedenle araştırma yapar, veri yayımlar, kampanya yürütür, uygulamaları sahada izler ve bulgularını karar vericilere ve basına taşır.
- Denetleyelim: seçenekler arasından yalnız biri kamusal yetki gerektirmiyor ✓ — farkındalık, izleme ve etkileme.
-
12. Büyük yatırımlar öncesinde bir rapor hazırlanması istenmektedir. Bu raporun amacı aranmaktadır. Buna göre Çevresel Etki Değerlendirmesi neyi hedefler?
Çevresel Etki Değerlendirmesi
- A) Yatırımın maliyetini düşürmeyi
- B) Yatırımı hızlandırmayı
- C) Yatırımın çevreye olası etkilerini önceden belirleyip önlem almayı
- D) Yatırımın reklamını yapmayı
- E) Yatırımı gizli tutmayı
Doğru cevap: C — Çevresel Etki Değerlendirmesi, yatırımın çevreye olası etkilerini yatırım yapılmadan önce belirleyip önlemleri karara bağlamayı hedefler.
- Sürecin zamanlaması belirleyicidir: rapor yatırım tamamlandıktan sonra değil, izin aşamasında ve yatırımdan ÖNCE hazırlanır.
- Raporda projenin su, hava, toprak, canlı yaşamı ve yerleşme üzerindeki olası etkileri ölçülebilir biçimde ortaya konur; halkın katılımı toplantısı da sürecin parçasıdır.
- Belirlenen her olumsuz etki için bir önlem ya da izleme yükümlülüğü tanımlanır. Etkiler kabul edilemez düzeydeyse projeye izin verilmez ya da güzergâh değiştirilir.
- Denetleyelim: değerlendirme önceden yapılıyorsa amacı da önlem almak olmalı ✓ — sonradan yapılan bir raporun önleyici değeri kalmazdı.
-
13. Tabloda bir kentin geri dönüşüm oranları verilmiştir. Verilerden çıkarılabilecek sonuç sorulmaktadır. Buna göre hangisi doğrudur?
- A) Geri dönüşüm oranı düşmektedir
- B) Oran değişmemiştir
- C) Kentte atık üretimi durmuştur
- D) Geri dönüşüm oranı artmakla birlikte atığın büyük bölümü hâlâ geri kazanılmamaktadır
- E) Bütün atık geri dönüştürülmektedir
Doğru cevap: D — Oran on yılda 9'dan 22'ye çıkmış ama atığın yaklaşık beşte dördü hâlâ geri kazanılmamaktadır.
- Değerler yıllara göre artıyor.
- Son değer yine de %25'in altında.
- Artış var ama pay hâlâ düşük.
-
14. Bir balıkçılık bölgesinde av miktarı sınırlandırılmakta ve üreme dönemlerinde av yasağı uygulanmaktadır. Bu uygulamanın amacı aranmaktadır. Buna göre amaç nedir?
Sürdürülebilir kaynak kullanımı
- A) Balıkçıların gelirini kalıcı olarak düşürmek
- B) Balık popülasyonunun kendini yenilemesine olanak vermek
- C) Deniz suyunu temizlemek
- D) Turizmi artırmak
- E) Deniz taşımacılığını hızlandırmak
Doğru cevap: B — Av sınırı ve üreme dönemi yasağı, balık popülasyonunun kendini yenilemesine olanak vermeyi amaçlar.
- Bir balık stoku her yıl belirli sayıda yeni birey üreterek kendini yeniler. Sürdürülebilir av, bu yenilenme miktarını aşmayan avdır.
- Av miktarının sınırlandırılması tam bu eşiği korur: stoktan çekilen miktar, yerine konan miktarın üstüne çıkmaz.
- Üreme dönemindeki yasak ise daha da kritiktir. O dönemde avlanan bir birey yalnız kendisiyle değil, bırakacağı yumurtalarla birlikte stoktan çıkar.
- Denetleyelim: iki önlem de yenilenme hızını korumaya çalışıyor ✓ — böylece kaynak hem bugün hem gelecek yıllarda kullanılabilir kalır.
-
15. Bir kent elektrik gereksinimini karşılamak için kaynak seçmektedir. Sera gazı salımı açısından en uygun seçenek sorulmaktadır. Buna göre hangisi tercih edilmelidir?
Çevre dostu enerji tercihi
- A) Linyit yakan termik santral
- B) Fuel oil santrali
- C) Kömür santrali
- D) Doğal gaz santrali
- E) Güneş ve rüzgâr santralleri
Doğru cevap: E — Sera gazı salımı açısından en uygun seçenek, işletme sırasında yakıt yakmayan güneş ve rüzgâr santralleridir.
- Seçenekleri yakıtına göre ayıralım: linyit, fuel oil, kömür ve doğal gaz. Dördü de fosil yakıttır.
- Fosil yakıtın enerjisi yanma tepkimesinden gelir; yanma sonucunda karbon dioksit açığa çıkar. Yani bu dört seçeneğin salım yapmaması olanaksızdır.
- Güneş ve rüzgâr santralleri ise enerjiyi ışınım ve hava hareketinden alır. İşletme sırasında yakıt yakılmadığı için baca ve salım yoktur.
- Denetleyelim: ölçüt sera gazı salımı, dört seçenek yanma gerektiriyor, biri gerektirmiyor ✓ — tercih güneş ve rüzgârdan yana olur.
-
16. Bir kentte yeşil alan miktarı artırılmaktadır. Bu uygulamanın kent iklimine etkisi aranmaktadır. Buna göre beklenen etki nedir?
Kentte yeşil alan
- A) Kentsel ısı adası etkisinin azalması
- B) Sıcaklıkların yükselmesi
- C) Nemin tümüyle yok olması
- D) Hava kirliliğinin artması
- E) Gürültünün artması
Doğru cevap: A — Kentte yeşil alanın artması kentsel ısı adası etkisini azaltır.
- Kentsel ısı adası, beton ve asfalt yüzeylerin gün boyu ısı depolayıp geceleri salması nedeniyle kent merkezinin çevresinden sıcak olmasıdır.
- Bitki örtüsü bu düzeni iki yoldan kırar. Birincisi gölgeleme: yapraklar güneş ışınımının yüzeye ulaşmasını engeller, yüzey daha az ısınır.
- İkincisi terleme: bitkiler kökleriyle aldıkları suyu yapraklardan buhar olarak verir. Suyun buharlaşması ortamdan ısı çeker ve havayı serinletir.
- Denetleyelim: hem ısı girişi azalıyor hem soğutma ekleniyor ✓ — kent merkezi ile çevresi arasındaki sıcaklık farkı daralır.
-
17. Eğimli ve çıplak yamaçlarda ağaçlandırma yapılmaktadır. Bu çalışmanın toprağa etkisi sorulmaktadır. Buna göre hangi yarar sağlanır?
Ağaçlandırma çalışması
- A) Toprağın hızla taşınması
- B) Yüzey akışın artması
- C) Kök sistemi toprağı tutarak erozyonu azaltır
- D) Yağışın azalması
- E) Toprağın tuzlanması
Doğru cevap: C — Eğimli ve çıplak yamaçlarda ağaçlandırma, kök sisteminin toprağı tutması sayesinde erozyonu azaltır.
- Erozyon iki aşamada olur: yağmur damlası önce toprak tanelerini yerinden koparır, sonra yüzeyde akan su bu taneleri aşağı taşır.
- Bitki örtüsü birinci aşamayı keser. Yapraklar ve dal örtüsü damlanın hızını kırar, toprağa çarpan enerji büyük ölçüde azalır.
- Kökler ise ikinci aşamaya karşı çalışır. Toprağı bir ağ gibi bağlar, aynı zamanda suyun yüzeyde akmak yerine toprağa süzülmesini kolaylaştırır; yüzey akışı azalınca taşıma gücü de düşer.
- Denetleyelim: eğim ve çıplaklık erozyonu artıran iki etkendi, ağaçlandırma çıplaklığı ortadan kaldırıyor ✓ — toprak kaybı azalır.
-
18. Kurak bir bölgede salma sulama yerine damla sulamaya geçilmektedir. Bu değişimin sağladığı yarar aranmaktadır. Buna göre hangi yarar sağlanır?
Damla sulama
- A) Su tüketiminin artması
- B) Toprağın tuzlanmasının hızlanması
- C) Verimin düşmesi
- D) Su kullanımının azalması ve buharlaşma kaybının düşmesi
- E) Sulama süresinin gereksiz uzaması
Doğru cevap: D — Damla sulamaya geçmek su kullanımını azaltır ve buharlaşma kaybını düşürür.
- Salma sulamada su tarlanın tüm yüzeyine yayılır. Yayılan suyun bir bölümü bitkinin kökünden uzakta kalır, güneş altında buharlaşır, bir bölümü de kök derinliğinin altına süzülüp gider.
- Damla sulamada su borularla taşınır ve damlatıcılardan doğrudan kök bölgesine, azar azar verilir. Islanan yüzey alanı çok küçüktür.
- Islak yüzey küçüldüğü için buharlaşma azalır; su yavaş verildiği için derine süzülme de azalır. Aynı ürünü yetiştirmek için gereken su miktarı düşer.
- Denetleyelim: kurak bölgede belirleyici olan suyun kıtlığıydı, yöntem değişikliği doğrudan bu kaybı azaltıyor ✓ — sağlanan yarar su tasarrufudur.
-
19. Çevre sorunlarının çözümünde bireylerin de payı bulunmaktadır. Bireysel düzeyde etkili bir davranış sorulmaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi etkilidir?
Bireysel sorumluluk
- A) Toplu taşıma kullanmak ve enerji tasarrufu yapmak
- B) Kısa mesafede bile özel araç kullanmak
- C) Atıkları ayrıştırmadan atmak
- D) Suyu akıtarak bırakmak
- E) Tek kullanımlık ürünleri yeğlemek
Doğru cevap: A — Bireysel düzeyde en etkili davranış toplu taşıma kullanmak ve enerji tasarrufu yapmaktır.
- Bireysel katkıyı ölçmek için tek soru yeter: davranış, kişi başına düşen kaynak tüketimini ve salımı azaltıyor mu?
- Toplu taşıma bir aracı çok sayıda yolcu arasında paylaştırır. Aynı mesafe için kişi başına düşen yakıt tüketimi ve karbon salımı, tek başına kullanılan özel araca göre kat kat düşüktür.
- Enerji tasarrufu ise talebi doğrudan azaltır; üretilmesi gerekmeyen elektrik, yakılmayan yakıt demektir.
- Denetleyelim: diğer seçeneklerin hepsi tüketimi ya da atığı artırıyor, yalnız biri azaltıyor ✓ — etkili davranış budur.
-
20. Doğal bir alanda hem koruma hem kullanım isteği bulunmaktadır. Uygun yaklaşım aranmaktadır. Buna göre hangi yol izlenmelidir?
Koruma-kullanma dengesi
- A) Alanı tümüyle yapılaşmaya açmak
- B) Kullanımı tümüyle yasaklamak
- C) Kararı tesadüfe bırakmak
- D) Alanı özelleştirip denetimi kaldırmak
- E) Taşıma kapasitesini aşmayan, planlı ve denetimli kullanım
Doğru cevap: E — Koruma-kullanma dengesi, alanın taşıma kapasitesini aşmayan planlı ve denetimli kullanımla sağlanır.
- İki uç seçeneği önce eleyelim. Alanı tümüyle yapılaşmaya açmak korunacak değeri ortadan kaldırır; kullanımı tümüyle yasaklamak ise yerel halkın geçimini ve alanın eğitim işlevini dışlar.
- Ortada ölçülebilir bir eşik vardır: taşıma kapasitesi. Bir alanın kalıcı zarar görmeden taşıyabileceği ziyaretçi, yapı ve etkinlik yoğunluğu budur.
- Kullanım bu kapasitenin altında tutulduğunda alan kendini yenileyebilir. Planlama kapasiteyi belirler, denetim ise uygulamada aşılmamasını sağlar.
- Denetleyelim: bulduğumuz yol hem korumayı hem kullanımı sürdürüyor ✓ — dengeyi kuran şey tam da bu ölçülebilir sınırdır.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- 12.4.1 Doğal çevrenin sınırlılığını açıklar
- 12.4.2 Farklı gelişmişlik düzeyine sahip ülkelerin çevre sorunlarının önlenmesine yönelik politika ve uygulamalarını karşılaştırır
- 12.4.3 Çevresel örgüt ve anlaşmaların çevre yönetimi ve korunmasına etkilerini açıklar
- 12.4.4 Ortak doğal ve kültürel mirasa yönelik tehditleri açıklar
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.