7 📖Türkçe

Sözcükte Anlam

📝

7. Sınıf Türkçe Sözcükte Anlam Testi – Kolay Seviye

7. sınıf Sözcükte Anlam testi (kolay seviye): gerçek-mecaz-terim anlam, çok anlamlılık, eş seslilik, eş ve karşıt anlam, somut-soyut, nitel-nicel, genel-özel, ikileme, yansıma ve ad aktarması. Ebru, hat, dijital vatandaşlık ve okuma kültürü temalı özgün metinlerle 15 soru, hepsi görselli ve adım adım çözümlü.

Bölüm

Sözcükte Anlam

Soru / Süre

15 soru / süre yok

Seviye

Kolay

Güncelleme

25 Temmuz 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Görsel sanatlar kulübüyle ebru atölyesine giden Nehir, atölyenin panosundaki yukarıdaki tanıtım yazısını okudu. Metinde geçen “boya suyun yüzünde bir çiçek gibi açılır” sözündeki “açılmak” sözcüğü hangi anlamı karşılamaktadır?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 15 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Görsel sanatlar kulübüyle ebru atölyesine giden Nehir, atölyenin panosundaki yukarıdaki tanıtım yazısını okudu. Metinde geçen “boya suyun yüzünde bir çiçek gibi açılır” sözündeki “açılmak” sözcüğü hangi anlamı karşılamaktadır?

    • A) Yayılıp genişleyerek belirginleşmek
    • B) Kapalı bir şeyin kapağı kaldırılmak
    • C) Birine içini dökmek, dert anlatmak
    • D) Yeni bir iş yeri kurulmak

    Doğru cevap: A — Metinde boyanın suyun yüzeyinde yayılarak desene dönüşmesi anlatılıyor. Buradaki “açılmak” kapak kaldırmakla ya da dert anlatmakla ilgili değildir; yayılıp genişleyerek görünür olmayı anlatır.

    1. Sözcüğün geçtiği cümleyi bağlamıyla birlikte oku: boya suyun yüzünde açılıyor.
    2. Bir önceki cümlede boyanın dibe çökmediği, yüzeyde kaldığı söyleniyor.
    3. Öyleyse boya yüzeyde yayılmakta, genişleyerek desen oluşturmaktadır.
    4. Bu anlamı veren seçenek “Yayılıp genişleyerek belirginleşmek”tir → A.
  2. 2. Zeynep Öğretmen tahtaya “düşmek” fiilinin geçtiği dört cümle yazdı ve bunlardan yalnızca birinde sözcüğün temel (gerçek) anlamıyla kullanıldığını söyledi. Buna göre öğretmenin işaret ettiği cümle hangi kartta yer alır?

    • A) A kartındaki cümlede
    • B) B kartındaki cümlede
    • C) C kartındaki cümlede
    • D) D kartındaki cümlede

    Doğru cevap: C — Gerçek anlam, sözcüğün akla ilk gelen anlamıdır. “Düşmek” için bu, bir cismin yer çekimiyle yukarıdan aşağı gelmesidir. Boya damlasının önlüğe düşmesi tam da budur; ötekilerde azalmak, kısılmak ve pay olarak gelmek anlamları vardır.

    1. “Düşmek” sözcüğünün akla ilk gelen anlamını belirle: yukarıdan aşağı gelmek.
    2. A’da oran azalıyor, B’de ses kısılıyor: ikisi de mecaz.
    3. D’de iş birine pay olarak geliyor; bu da mecazdır.
    4. C’de boya damlası gerçekten aşağı düşmektedir → cevap C.
  3. 3. Kerem, sözcük defterine “geçmek” fiilinin üç ayrı anlamda kullanıldığı cümleleri ve bu anlamların açıklamalarını yazdı; ancak eşleştirmeyi yapmayı unuttu. Numaralı cümleler ile harfli açıklamalar doğru eşleştirildiğinde sıralama nasıl olur?

    • A) 1-a, 2-b, 3-c
    • B) 1-b, 2-c, 3-a
    • C) 1-c, 2-a, 3-b
    • D) 1-b, 2-a, 3-c

    Doğru cevap: B — Birinci cümlede alay köprüden ilerliyor (b), ikincisinde yıllar tükeniyor (c), üçüncüsünde ise kitapta bir konu olarak yer alıyor (a).

    1. 1. cümlede alayın köprüden ilerlemesi anlatılıyor: yer değiştirme → b.
    2. 2. cümlede yıllar söz konusu; zaman tükeniyor → c.
    3. 3. cümlede olay kitapta anlatılıyor, yani konu olarak yer alıyor → a.
    4. Sıralama 1-b, 2-c, 3-a olur → B.
  4. 4. Matematik ve Türkçe derslerinin ortak etkinliğinde “kenar” sözcüğünün geçtiği dört cümle seçildi. Bu cümlelerden birinde sözcük terim, birinde ise mecaz anlamıyla kullanılmıştır. Terim ve mecaz anlamlı kullanımlar sırasıyla kaç numaralı cümlelerdedir?

    • A) 1 ve 3
    • B) 3 ve 1
    • C) 1 ve 4
    • D) 2 ve 4

    Doğru cevap: D — Terim anlam, bir bilim veya sanat dalına özgü anlamdır: 2. cümlede “kenar” geometri terimidir. 4. cümlede ise “kenarda durmak”, olaya karışmamak demektir; bu mecazdır. 1 ve 3’te sözcük gerçek anlamlıdır.

    1. 1. cümlede afişin kenarı gerçek anlamdadır.
    2. 2. cümlede sözcük geometriye özgü bir kavramı karşılıyor: terim anlam.
    3. 3. cümlede kütüphanenin kenarı yine gerçek anlamdır.
    4. 4. cümlede “kenarda durmak” karışmamak demektir: mecaz. Sıra 2 ve 4 → D.
  5. 5. Sınıf panosuna asılan yukarıdaki tabloda bir hücre boş bırakılmıştır. Tabloda kullanılan ölçüt göz önüne alındığında boş hücreye yazılacak ifade ve bunun gerekçesi hangisinde birlikte doğru verilmiştir?

    • A) Somut — beş duyudan biriyle algılanabildiği için
    • B) Soyut — beş duyuyla algılanamayıp yalnızca zihinde var olduğu için
    • C) Somut — sayı ile ölçülebildiği için
    • D) Soyut — birden çok anlamı bulunduğu için

    Doğru cevap: B — Tabloda ölçüt somutluk-soyutluktur. “Sabır” görülemez, tutulamaz, koklanamaz; yalnızca zihinde ve duyguda vardır. Bu yüzden soyut adlardandır.

    1. Tablodaki ölçütü bul: sözcüğün somut mu soyut mu olduğu.
    2. “Kağnı” ve “mürekkep” duyularla algılanır, bu yüzden somut yazılmış.
    3. “Özgürlük” algılanamaz, soyut yazılmış.
    4. “Sabır” da duyularla algılanamaz → soyut, gerekçesi B’dedir.
  6. 6. Yukarıdaki konuşmada “yüz” sözcüğü üç ayrı kullanımla karşımıza çıkmaktadır. Bu üç kullanım arasındaki anlam ilişkisi için ne söylenebilir?

    • A) Üçü de sözcüğün temel anlamıdır.
    • B) Üçü de mecaz anlamlıdır.
    • C) İkinci ve üçüncü kullanım birbirinin eş anlamlısıdır.
    • D) İlk iki kullanım çok anlamlılık, üçüncüsü eş seslilik örneğidir.

    Doğru cevap: D — İnsanın yüzü ile yorganın yüzü arasında “dış yüzey” benzerliği vardır; bunlar aynı sözcüğün birbirine bağlı anlamlarıdır, yani çok anlamlılıktır. Sayı bildiren “yüz” ise yazılışı aynı, anlamı büsbütün ilgisiz bir sözcüktür: eş seslilik.

    1. İlk kullanım insanın yüzü: temel anlam.
    2. İkinci kullanım yorganın dış kaplaması: temel anlamla ilişkili yan anlam.
    3. Bu iki anlam arasında bağ olduğu için çok anlamlılıktan söz edilir.
    4. Üçüncüdeki sayı bildiren “yüz”ün ötekilerle hiçbir anlam bağı yoktur → eş sesli, cevap D.
  7. 7. Melis, yukarıdaki afişin altına afişteki “tembellik” sözcüğünün karşıt anlamlısını yazıp panoya asacaktır. Melis’in afişe eklemesi gereken sözcük aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

    • A) çalışkanlık
    • B) yorgunluk
    • C) dikkatsizlik
    • D) yavaşlık

    Doğru cevap: A — Karşıt anlamlı sözcükler birbirine tam zıt kavramları karşılar. Tembelliğin karşıtı çalışkanlıktır; yorgunluk, dikkatsizlik ve yavaşlık tembellikle yakın çağrışım kursa da onun zıttı değildir.

    1. Karşıt anlam, sözcüğün tam tersini bildirir.
    2. Yorgunluk tembellikle karışsa da tersi değildir; yorgun kişi çalışkan olabilir.
    3. Dikkatsizlik ve yavaşlık da tembelliğin zıddını vermez.
    4. Tembelliğin tam karşıtı çalışkanlıktır → A.
  8. 8. Millî Mücadele yıllarını anlatan yukarıdaki dörtlükte üç ikileme kullanılmıştır. Bu ikilemelerin kuruluşuyla ilgili verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?

    • A) “ağır ağır” aynı sözcüğün yinelenmesiyle kurulmuştur.
    • B) “tek tük” yakın anlamlı sözcüklerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur.
    • C) “arka arkaya” karşıt anlamlı sözcüklerden kurulmuştur.
    • D) İkilemeler dörtlükte anlatımı güçlendirmek için kullanılmıştır.

    Doğru cevap: C — “Arka arkaya” karşıt anlamlı sözcüklerden değil, aynı sözcüğün ek alarak yinelenmesinden oluşur. Karşıt anlamlı ikilemeye örnek “ileri geri”, “aşağı yukarı” gibi kuruluşlardır.

    1. “ağır ağır”: aynı sözcük iki kez yinelenmiş, A doğrudur.
    2. “tek tük”: azlık bildiren yakın anlamlı sözcükler, B doğrudur.
    3. “arka arkaya”: aynı sözcük ek alarak yinelenmiş, karşıtlık yok → C yanlıştır.
    4. İkilemeler anlatımı güçlendirir, D doğrudur. Yanlış bilgi C’dedir.
  9. 9. Okul kütüphanesinin duvarına asılan yukarıdaki şemada sözcükler yukarıdan aşağıya doğru sıralanmıştır. Bu sıralamaya bakan bir öğrencinin varacağı doğru yargı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) “Roman” sözcüğü “kitap” sözcüğünden daha geniş kapsamlıdır.
    • B) “Kitap” sözcüğü “yayın” sözcüğünü de içine alır.
    • C) Aşağı inildikçe sözcüklerin kapsamı daralır, anlamı özelleşir.
    • D) Şemadaki bütün sözcükler birbirinin eş anlamlısıdır.

    Doğru cevap: C — Şema genelden özele doğru kurulmuştur. “Yayın” en kapsayıcı sözcüktür; her roman kitaptır, her kitap yayındır. Aşağı inildikçe sözcük daha az varlığı içine alır, yani özelleşir.

    1. En üstteki “yayın” gazeteyi, dergiyi, kitabı içine alır: en genel.
    2. “Kitap” yayının bir türüdür, “roman” da kitabın bir türüdür.
    3. En alttaki “tarihî roman” yalnızca romanın bir alt türünü karşılar: en özel.
    4. Öyleyse aşağı indikçe kapsam daralır → C.
  10. 10. Nicel anlamlı sözcükler varlığın ölçülebilen, sayılabilen özelliğini; nitel anlamlı sözcükler ise nasıl olduğunu bildirir. Buna göre yukarıdaki iki cümlede geçen “kalın” ve “güzel” sözcükleri için hangi değerlendirme yapılabilir?

    • A) “kalın” nicel, “güzel” nitel anlamlıdır.
    • B) “kalın” nitel, “güzel” nicel anlamlıdır.
    • C) İkisi de nicel anlamlıdır.
    • D) İkisi de nitel anlamlıdır.

    Doğru cevap: A — Kitabın kalınlığı ölçülebilir bir özelliktir; bu yüzden “kalın” niceldir. Sunumun güzelliği ise kişiden kişiye değişen, ölçülemeyen bir değerlendirmedir; “güzel” niteldir.

    1. Kitabın kalınlığı cetvelle ölçülebilir mi? Evet.
    2. Ölçülebilen özellik bildiren sözcük nicel anlamlıdır → “kalın” nicel.
    3. Sunumun güzelliği ölçülemez, herkese göre değişir.
    4. Ölçülemeyen özellik nitel anlamlıdır → “güzel” nitel, cevap A.
  11. 11. Yukarıdaki haberde “ilçe akın etti” ve “salon üç yüz kitap bağışladı” ifadeleri yer almaktadır. Bu iki ifadede gerçekleştirilen anlam olayı aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?

    • A) Sözcüğün terim anlamıyla kullanılması
    • B) İnsana ait özelliğin doğaya verilmesi
    • C) Karşıt anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması
    • D) Yer adının, o yerde bulunan insanların yerine kullanılması

    Doğru cevap: D — Akın eden ilçe değil, ilçede yaşayan insanlardır; bağış yapan da salon değil, salondaki kişilerdir. Bir sözün ilgili olduğu başka bir sözün yerine kullanılmasına ad aktarması (mecaz-ı mürsel) denir.

    1. “İlçe akın etti” cümlesinde gerçekten yürüyen kim? İlçede yaşayan insanlar.
    2. “Salon bağışladı” cümlesinde bağışı yapan kim? Salondaki izleyiciler.
    3. Her iki cümlede de yer adı, oradaki insanların yerine geçmiş.
    4. Bu ilişkiye ad aktarması denir → D.
  12. 12. Bilişim teknolojileri dersinde okunan yukarıdaki metin, güvenli internet haftası için hazırlanmıştır. Metinde geçen “iz bırakmak” sözü, metnin bütününe göre hangi anlamda kullanılmıştır?

    • A) Yürürken toprakta ayak izi oluşturmak
    • B) Yapılan işlerin kaydının geride kalması
    • C) Birini derinden etkileyip örnek olmak
    • D) Bir işten bütünüyle vazgeçmek

    Doğru cevap: B — Metin, silinen bir fotoğrafın bile başka bir cihazda durabileceğini söylüyor. Öyleyse buradaki “iz”, internette yaptıklarımızın geride kalan kaydıdır.

    1. İlk cümledeki “iz” sözcüğünün açıklamasını sonraki cümlelerde ara.
    2. İkinci cümlede silinen fotoğrafın başka cihazda kalabildiği söyleniyor.
    3. Demek ki “iz”, geride kalan kayıt anlamındadır.
    4. Bu anlamı veren seçenek B’dir.
  13. 13. Doğadaki sesleri taklit ederek oluşan sözcüklere yansıma sözcük denir. Ozan, dinleme etkinliği için hazırladığı kartlardan yansıma sözcük içermeyeni ayıracaktır. Ozan’ın ayırması gereken kart hangisidir?

    • A) A kartı
    • B) B kartı
    • C) C kartı
    • D) D kartı

    Doğru cevap: D — A’da “gıcırdayarak”, B’de “gıcır gıcır”, C’de “şıpır şıpır” sesin taklidinden doğmuştur. D kartındaki cümlede ise sesle ilgili hiçbir taklit sözcüğü yoktur; tersine sessizlik anlatılmıştır.

    1. Her kartta sesi anlatan bir sözcük var mı diye bak.
    2. A ve B’de kapı ve tekerlek sesi taklit edilmiş: yansıma var.
    3. C’de yağmurun sesi taklit edilmiş: yansıma var.
    4. D’de yalnızca sessizlik anlatılıyor, yansıma yok → D kartı.
  14. 14. Yağmur’un sözcük defterindeki tabloda son satırdaki hücre boş kalmıştır. Tablodaki sütunlar arasında kurulan ilişki göz önüne alındığında bu hücreye hangi sözcük yazılmalıdır?

    • A) komşu
    • B) misafir
    • C) davetiye
    • D) yolcu

    Doğru cevap: B — Tabloda her satırda aynı anlamı taşıyan iki sözcük eşleştirilmiştir. “Konuk” sözcüğünün eş anlamlısı “misafir”dir; komşu, davetiye ve yolcu ayrı kavramları karşılar.

    1. Tablodaki ilişkiyi bul: soldaki sözcüğün eş anlamlısı sağa yazılmış.
    2. “Kuşku-şüphe” ve “yanıt-cevap” çiftleri bunu doğruluyor.
    3. “Konuk” bir eve gelen kişidir; aynı anlamı veren sözcük “misafir”dir.
    4. Komşu ve yolcu farklı kişileri anlatır → cevap B.
  15. 15. Türkçe defterine “ağır” sözcüğünün geçtiği dört cümle yazan Sarp, sözcüğün her cümlede başka bir anlam kazandığını söylüyor. Sarp’ın bu yargısı kabul edildiğinde 2 numaralı cümledeki anlam nasıl açıklanmalıdır?

    • A) Tartıda çok çeken, hafif olmayan
    • B) Yavaş, aceleye getirmeyen
    • C) Etkisi büyük, sıkıntı veren
    • D) İlerlemiş, tehlikeli durumda olan

    Doğru cevap: A — 2. cümlede sandığın kapağı gerçekten çok çektiği için zor kalkmaktadır; bu, sözcüğün temel anlamıdır. 1’de etkileyici, 3’te ilerlemiş, 4’te yavaş anlamları vardır.

    1. 2. cümlede kapağın zor kalkma sebebi nedir? Tartıda çok çekmesi.
    2. Bu, “ağır” sözcüğünün akla ilk gelen temel anlamıdır.
    3. 1, 3 ve 4’teki anlamlar (etkili, ilerlemiş, yavaş) 2. cümleye uymaz.
    4. Öyleyse doğru açıklama A’dadır.

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.