9 🧪Kimya

Yüzey Gerilimi ve Kılcallık

📝

9. Sınıf Kimya Yüzey Gerilimi ve Kılcallık Testi

Adezyon ve kohezyon kuvvetleri, yüzey gerilimi ve onu etkileyen faktörler, menisküs ve kılcallık olayı. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.

Bölüm

Yüzey Gerilimi ve Kılcallık

Soru / Süre

20 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

11 Eylül 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Tabloda iki kuvvet türü karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Tabloda iki kuvvet türü karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?

    • A) FARKLI tür tanecikler arasında
    • B) Yine aynı tür tanecikler arasında
    • C) Yalnız katılarda
    • D) Yalnız gazlarda
    • E) Hiçbir tanecik arasında

    Doğru cevap: A — Adezyon, farklı tür tanecikler arasındaki çekimdir.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda kuvvetin adı, sağda hangi tanecikler arasında bulunduğu. Dolu satır: kohezyon → AYNI tür tanecikler arasında.
    2. İki kuvvetin aynı türden olduğunu görelim: ikisi de tanecikler arası çekimdir, aralarında niteliksel bir fark yoktur. Değişen tek şey çekimin TARAFLARIDIR.
    3. Kohezyon aynı maddenin tanecikleri arasındaki çekimi anlatıyorsa, adezyon farklı maddelerin tanecikleri arasındaki çekimdir: suyun cam çepere ya da kâğıt lifine tutunması gibi. Bu ayrım ünitenin tamamının anahtarıdır.
    4. Denetleyelim: bir damla suda ikisi de var ✓ — su molekülleri birbirini kohezyonla, yüzeye ise adezyonla çekiyor.
  2. 2. Sıvının içindeki bir molekül her yönden çekilirken, yüzeydeki bir molekülün yalnız aşağı ve yanlardan çekildiği bilinmektedir. Bu dengesizliğin sonucu nedir?

    yüzeydeki molekül -> net kuvvet içeri

    • A) Yüzeyin genişlemeye çalışması
    • B) Sıvının donması
    • C) Sıvının buharlaşmaması
    • D) Yüzeyin gergin bir zar gibi davranması
    • E) Yüzeyin kaybolması

    Doğru cevap: D — Yüzeydeki moleküller içeri doğru net bir kuvvetle çekilir; yüzey en küçük alana büzülüp gergin bir zar gibi davranır.

    1. Sıvının içindeki bir molekülü düşünelim: her yönden komşularıyla çevrilidir, çekimler her yönde dengelenir ve net kuvvet sıfırdır.
    2. Yüzeydeki molekülde durum farklıdır: üstünde komşusu yoktur, yalnız yanlardan ve aşağıdan çekilir. Öyleyse ona etkiyen net kuvvet İÇERİ doğrudur.
    3. Bütün yüzey molekülleri içeri çekildiği için yüzey büzülmeye, alanını küçültmeye çalışır. Dışarıdan bakıldığında yüzey gergin bir zar gibi davranır; onu genişletmek için iş yapmak gerekir. Bu davranışa yüzey gerilimi denir.
    4. Denetleyelim: aynı nedenle damla küre biçimi alıyor ✓ — küre en küçük yüzeyli biçim.
  3. 3. Serbest hâldeki su damlalarının küresel biçim aldığı gözlenmektedir. Bu biçimin nedeni nedir?

    aynı hacim -> en küçük yüzey = küre

    • A) Kürenin en ağır biçim olması
    • B) Yer çekiminin etkisi
    • C) Yüzey geriliminin yüzey alanını en küçüğe indirmesi
    • D) Havanın basıncı
    • E) Suyun donması

    Doğru cevap: C — Aynı hacim için en küçük yüzey alanına sahip biçim küredir; yüzey gerilimi damlayı bu biçime zorlar.

    1. Yüzey geriliminin eğilimini hatırlayalım: yüzey alanını olabildiğince küçültmek. Serbest bir damla dış bir kuvvetle zorlanmadığında bu eğilim biçimi belirler.
    2. Aynı hacimdeki farklı biçimleri karşılaştıralım: küp, silindir ve küre. Hacimleri eşit olduğunda en küçük yüzey alanı küreye aittir; bu geometrik bir sonuçtur.
    3. Öyleyse yüzey gerilimi damlayı küresel biçime iter. Serbest düşen ya da ağırlıksız ortamdaki damlaların küresel olmasının nedeni budur; yeryüzünde büyük damlalar yer çekimiyle biraz yassılaşır.
    4. Denetleyelim: sabun köpüğü de küresel ✓ — aynı ilke, bu kez ince bir zarda.
  4. 4. Bazı böceklerin su yüzeyinde batmadan yürüyebildiği gözlenmektedir. Bu durumun açıklaması nedir?

    • A) Böceklerin çok hafif olması ve yoğunluklarının sudan küçük olması
    • B) Suyun donmuş olması
    • C) Böceklerin yüzme yeteneği
    • D) Suyun yoğunluğunun artması
    • E) Yüzey geriliminin oluşturduğu zarın böceğin ağırlığını taşıyabilmesi

    Doğru cevap: E — Böcek suda yüzmüyor, yüzeyin üstünde duruyor; onu taşıyan yüzey geriliminin oluşturduğu zardır.

    1. İki farklı durumu ayıralım: bir cisim suya BATIP kaldırma kuvvetiyle yüzebilir, ya da hiç batmadan yüzeyin üstünde durabilir. Böceğin ayakları su yüzeyini çukurlaştırıyor ama delmiyor; ikinci durum söz konusu.
    2. Yoğunluk açıklamasını sınayalım: eğer böceği kaldırma kuvveti taşısaydı, bir bölümünün suya batmış olması gerekirdi. Oysa böcek yüzeyin üzerinde duruyor ve ayakları ıslanmıyor.
    3. Onu taşıyan şey, yüzeydeki moleküllerin içe çekilmesinden doğan gergin zardır. Böceğin ağırlığı bu zarı esnetir ama yırtmaz. Ayaklarındaki su itici yapı da zarın delinmesini önler.
    4. Denetleyelim: suya deterjan damlatılırsa böcek batıyor ✓ — yüzey gerilimi düştüğü için zar taşıyamıyor.
  5. 5. Suya deterjan eklendiğinde yüzeyde duran bir ataşın battığı gözlenmektedir. Deterjanın bu etkiyi nasıl yaptığı sorulmaktadır. Buna göre deterjan ne yapar?

    deterjan -> yüzey gerilimi azalır

    • A) Suyun yoğunluğunu artırır
    • B) Ataşı ağırlaştırır
    • C) Suyun sıcaklığını düşürür
    • D) Suyu buharlaştırır
    • E) Su molekülleri arasına girerek yüzey gerilimini düşürür

    Doğru cevap: E — Deterjan molekülleri su molekülleri arasına girip aralarındaki çekimi zayıflatır; yüzey gerilimi düşer ve ataş batar.

    1. Ataşı neyin taşıdığını belirleyelim: çeliğin yoğunluğu sudan büyüktür, öyleyse ataç yüzmüyor. Onu taşıyan şey yüzey geriliminin oluşturduğu zardır.
    2. Yüzey geriliminin kaynağı su molekülleri arasındaki kohezyondur, yani hidrojen bağlarıdır. Zarı güçlü kılan bu bağlardır.
    3. Deterjan molekülünün bir ucu suyla, öteki ucu suyla etkileşmez. Bu moleküller yüzeye yerleşip su molekülleri arasına girer ve hidrojen bağı ağını böler. Kohezyon zayıflar, yüzey gerilimi düşer ve zar ataşı taşıyamaz hâle gelir; ataç batar.
    4. Denetleyelim: deterjanın temizleme gücü de buradan geliyor ✓ — düşen yüzey gerilimi suyun kumaş liflerine girmesini sağlıyor.
  6. 6. Cam bir borudaki suyun yüzeyinin kenarlarda yukarı kalkıp çukur biçim aldığı gözlenmektedir. Bu biçimin nedeni nedir?

    su/cam: adezyon > kohezyon

    • A) Suyun donması
    • B) Borunun eğik olması
    • C) Suyun cama olan adezyonunun, kendi kohezyonundan güçlü olması
    • D) Havanın basıncı
    • E) Suyun buharlaşması

    Doğru cevap: C — Suyun cama olan adezyonu kendi kohezyonundan güçlüdür; kenarlar yukarı tırmanır ve içbükey menisküs oluşur.

    1. İki kuvveti yan yana koyalım: su molekülleri birbirini çekiyor (kohezyon) ve cam çepere tutunuyor (adezyon). Yüzeyin biçimini bu ikisinin yarışı belirler.
    2. Suda camla kurulan çekim, su moleküllerinin birbirini çekmesinden güçlüdür. Camın yüzeyindeki oksijen atomları su ile hidrojen bağı kurabildiği için adezyon baskındır.
    3. Bu yüzden kenardaki su molekülleri cam çepere tırmanır; ortadaki su ise yukarı çekilecek kadar tutunamaz. Kenarlar yükselir, orta çukur kalır ve içbükey (çukur) bir menisküs oluşur.
    4. Denetleyelim: cıvada tam tersi oluyor ✓ — orada kohezyon baskın olduğu için kenarlar alçalıyor.
  7. 7. Tabloda iki sıvının cam borudaki davranışı karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan biçim hangisidir?

    • A) Yine içbükey
    • B) Düz
    • C) Belirsiz
    • D) Dışbükey
    • E) Menisküs oluşmaz

    Doğru cevap: D — Cıvada kohezyon adezyondan güçlüdür; kenarlar aşağı çekilir ve dışbükey menisküs oluşur.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda sıvı ve baskın kuvvet, sağda menisküs biçimi. Dolu satır: su (camda), adezyon baskın → içbükey.
    2. Dolu satırın mantığını okuyalım: adezyon baskınsa sıvı çepere tırmanır ve kenarlar yükselir; yüzey çukurlaşır.
    3. Cıvada baskın kuvvet kohezyon olarak verilmiş. Cıva atomları birbirini metalik bağla çok güçlü çeker, cama ise zayıf tutunur. Kenardaki cıva çepere tırmanmak yerine kendi kütlesine doğru büzülür; kenarlar alçalır ve yüzey tümsek, yani dışbükey olur.
    4. Denetleyelim: cıva cam yüzeyi ıslatmıyor ✓ — döküldüğünde damla hâlinde toplanması aynı nedenden.
  8. 8. İnce bir cam boru suya daldırıldığında suyun boru içinde yükseldiği gözlenmektedir. Bu olayın adı nedir?

    kılcallık: adezyon > kohezyon

    • A) Buharlaşma
    • B) Yoğunlaşma
    • C) Kılcallık
    • D) Süblimleşme
    • E) Difüzyon

    Doğru cevap: C — Adezyonun kohezyondan güçlü olduğu dar borularda sıvının kendiliğinden yükselmesine kılcallık denir.

    1. Olayı tanımlayalım: sıvı, dışarıdan hiçbir kuvvet uygulanmadan dar bir boruda yukarı çıkıyor. Yer çekimine karşı bir hareket söz konusu.
    2. Bunu sağlayan şey adezyondur: sıvı çepere tutunup tırmanır. Kohezyon ise tırmanan sütunun kopmadan arkasından gelmesini sağlar.
    3. Boru dar olduğunda çeperin etkisi sıvının ağırlığına göre baskın hâle gelir ve sıvı gözle görülür biçimde yükselir. Bu olaya kılcallık denir; buharlaşma, yoğunlaşma, süblimleşme ve difüzyonun hiçbiri böyle bir yükselmeyi anlatmaz.
    4. Denetleyelim: cıvada tersi oluyor ✓ — kohezyon baskın olduğu için cıva dar boruda yükselmeyip alçalıyor.
  9. 9. Farklı çaplarda kılcal borular aynı sıvıya daldırılmaktadır. Sıvının en çok yükseldiği boru hangisidir?

    • A) En geniş olan
    • B) En dar olan
    • C) Yükselme olmaz
    • D) Çap fark etmez
    • E) Belirlenemez

    Doğru cevap: B — Yükselmeyi çeperdeki adezyon sağlar; dar boruda taşınacak sıvı ağırlığı azaldığı için sıvı daha yükseğe çıkar.

    1. Yükselmeyi neyin sağladığını ve neyin sınırladığını ayıralım. Sağlayan: çepere tutunan sıvının adezyon kuvveti. Sınırlayan: yükselen sıvı sütununun ağırlığı.
    2. Boru daraldığında bu iki büyüklük aynı oranda değişmez. Çeperle temas çizgisi çapla orantılı azalırken, taşınacak sıvının hacmi çapın KARESİYLE azalır.
    3. Yani ağırlık, tutunma kuvvetinden daha hızlı küçülür. Aynı adezyon daha hafif bir sütunu daha yükseğe çıkarabilir. Öyleyse sıvı en dar boruda en yükseğe çıkar.
    4. Denetleyelim: bitkilerdeki iletim boruları çok ince ✓ — suyu metrelerce yükseğe taşıyabilmesinin bir nedeni bu.
  10. 10. Bitkilerde suyun kökten yapraklara doğru taşınmasında kılcallığın rol oynadığı bilinmektedir. Bu taşınmayı mümkün kılan kuvvetler hangileridir?

    • A) Yalnız yer çekimi
    • B) Su moleküllerinin birbirini tutması ve iletim borularının çeperine yapışması
    • C) Yalnız rüzgâr
    • D) Yalnız güneş ışığı
    • E) Yalnız toprağın basıncı

    Doğru cevap: B — Kohezyon su sütununu koparmadan bir arada tutar, adezyon onu boru çeperine tutundurup yukarı çeker; ikisi birlikte çalışır.

    1. Bitkideki sorunu koyalım: su kökten yapraklara, yani yer çekimine karşı metrelerce yukarı taşınmalı. Tek bir kuvvet bunu yapamaz.
    2. Adezyonun işini görelim: su molekülleri iletim borularının çeperine tutunur ve tırmanır. Bu, sütunu yukarı çeken kuvvettir.
    3. Kohezyonun işi ise sütunu ayakta tutmaktır: su molekülleri birbirini hidrojen bağlarıyla güçlü biçimde çektiği için sütun kopmaz, en üstteki molekül çekildiğinde altındakiler de birlikte gelir. Yaprakta buharlaşan her molekül, aşağıdakileri yukarı çeker. İki kuvvet birlikte çalışmadan taşınma olmaz.
    4. Denetleyelim: sütun koparsa hava kabarcığı oluşuyor ve iletim duruyor ✓ — kohezyonun ne kadar kritik olduğunu bu gösteriyor.
  11. 11. Kâğıt havlunun dökülen suyu hızla emmesi gözlenmektedir. Bu davranışın kimyasal açıklaması nedir?

    • A) Havlunun ağırlaşması
    • B) Liflerin arasındaki dar boşluklarda kılcallığın işlemesi
    • C) Havlunun ısınması
    • D) Suyun donması
    • E) Suyun buharlaşması

    Doğru cevap: B — Kâğıt lifleri arasında sayısız dar kanal vardır; her biri kılcal boru gibi davranarak suyu içine çeker.

    1. Havlunun yapısına bakalım: gözle görünmese de kâğıt, üst üste binmiş liflerden oluşur ve lifler arasında çok sayıda çok dar boşluk kalır.
    2. Bu boşlukların her biri bir kılcal boru gibi davranır. Su molekülleri selüloz liflerine güçlü biçimde tutunur; yani adezyon güçlüdür.
    3. Adezyon kohezyondan baskın olduğu ve kanallar çok dar olduğu için su bu boşluklara kendiliğinden çekilir. Milyonlarca kanal aynı anda çalıştığı için havlu suyu hızla emer.
    4. Denetleyelim: mumlanmış kâğıt emmiyor ✓ — yüzey su tutmaz hâle geldiğinde adezyon kalmıyor.
  12. 12. Bir sıvının sıcaklığı artırıldığında yüzey geriliminin azaldığı ölçülmüştür. Bu azalmanın nedeni nedir?

    • A) Sıcaklığın moleküllerin hareketini artırıp aralarındaki çekimi zayıflatması
    • B) Yüzey alanının küçülmesi
    • C) Sıvının yoğunlaşması
    • D) Sıvının donması
    • E) Buharlaşmanın durması

    Doğru cevap: A — Yüzey geriliminin kaynağı kohezyondur; ısınan moleküller daha hızlı hareket eder ve birbirini daha zayıf tutar.

    1. Yüzey geriliminin nereden geldiğini hatırlayalım: yüzeydeki moleküllerin içeri doğru çekilmesinden, yani kohezyondan. Gerilimin büyüklüğü bu çekimin gücüne bağlıdır.
    2. Sıcaklık artırıldığında moleküllerin hareket enerjisi büyür. Hızlı hareket eden moleküller komşularının çekiminden daha kolay kurtulur; aralarındaki bağ etkin olarak zayıflar.
    3. Kohezyon zayıfladığına göre yüzey gerilimi de azalır. Sıcak suyun bulaşığı daha iyi ıslatmasının ve daha kolay temizlemesinin bir nedeni budur.
    4. Denetleyelim: deterjan da aynı sonucu veriyor ✓ — biri sıcaklıkla, öteki araya girerek kohezyonu zayıflatıyor.
  13. 13. Suyun cam yüzeye yayılırken mumlu bir yüzeyde damlalar hâlinde toplandığı gözlenmektedir. Bu farkın açıklaması nedir?

    • A) Suyun sıcaklığının değişmesi
    • B) Suyun yoğunluğunun değişmesi
    • C) Mumun suyu emmesi
    • D) Mumlu yüzeyde adezyonun zayıf olması ve kohezyonun baskın gelmesi
    • E) Camın suyu itmesi

    Doğru cevap: D — Camda adezyon güçlü olduğu için su yayılır; mum apolar olduğundan adezyon zayıftır ve kohezyon baskın gelerek damla oluşturur.

    1. Aynı sıvının iki farklı davranışını karşılaştıralım: camda yayılıyor, mumda toplanıyor. Su değişmediğine göre farkı yüzey yaratıyor.
    2. Cam yüzeyi polardır; oksijen atomları su molekülleriyle hidrojen bağı kurabilir. Adezyon güçlüdür, su yüzeye tutunup yayılır, yani yüzeyi ıslatır.
    3. Mum ise apolar bir hidrokarbondur; su molekülleriyle hemen hiç etkileşemez ve adezyon çok zayıf kalır. Bu durumda kohezyon baskın gelir: su molekülleri birbirine tutunup en küçük yüzeyli biçime, damlaya büzülür.
    4. Denetleyelim: damlaların küresel olması ✓ — kohezyon baskın olduğunda yüzey gerilimi biçimi belirliyor.
  14. 14. Su geçirmez kumaşların yüzeyi özel bir kaplamayla işlenmektedir. Bu kaplamanın çalışma ilkesi nedir?

    • A) Kumaşı ısıtması
    • B) Su ile kumaş arasındaki adezyonu düşürüp suyun damla hâlinde akmasını sağlaması
    • C) Suyu buharlaştırması
    • D) Kumaşı ağırlaştırması
    • E) Suyu dondurması

    Doğru cevap: B — Kaplama yüzeyi apolar hâle getirip adezyonu düşürür; kohezyon baskın geldiği için su damla hâlinde akıp gider.

    1. İstenen sonucu yazalım: suyun kumaşa nüfuz etmemesi, yüzeyde toplanıp akıp gitmesi. Öyleyse su ile kumaş arasındaki çekim azaltılmalı.
    2. İşlenmemiş kumaş liflerine su güçlü biçimde tutunur; adezyon baskındır ve kılcallıkla lifler arasına çekilir, kumaş ıslanır.
    3. Kaplama, lif yüzeylerini apolar bir tabakayla örter. Su bu yüzeye tutunamaz, adezyon düşer ve kohezyon baskın hâle gelir. Su molekülleri birbirine tutunup damla oluşturur ve eğimli yüzeyden akar. Kumaş su geçirmez hâle gelir.
    4. Denetleyelim: kumaş hâlâ hava geçiriyor ✓ — kaplama gözenekleri kapatmıyor, yalnız yüzeyin su ile ilişkisini değiştiriyor.
  15. 15. Mezürle su hacmi ölçülürken göz hizasının menisküsün alt çizgisine getirilmesi öğretilmektedir. Bu kuralın nedeni nedir?

    • A) Suyun içbükey menisküs oluşturması ve gerçek hacmin o çizgide okunması
    • B) Mezürün eğik durması
    • C) Suyun buharlaşması
    • D) Camın kalın olması
    • E) Işığın kırılması

    Doğru cevap: A — Su camda içbükey menisküs oluşturur; kenarlardaki yükselme gerçek hacmi yansıtmaz, ölçüm çukurun en alt çizgisinden yapılır.

    1. Mezürdeki su yüzeyinin neden düz olmadığını hatırlayalım: suyun cama olan adezyonu kohezyonundan güçlüdür, kenarlar çepere tırmanır ve içbükey bir menisküs oluşur.
    2. Bu tırmanma yerel bir etkidir; kenardaki suyun yükselmesi kaptaki su miktarının fazla olduğu anlamına gelmez. Kenar çizgisinden okumak hacmi olduğundan büyük gösterir.
    3. Sıvının gerçek düzeyini gösteren yer, çukurun en alt noktasıdır. Bu yüzden göz hizası menisküsün alt çizgisine getirilir ve okuma oradan yapılır. Göz hizasının ayarlanması ayrıca bakış açısından doğan hatayı da önler.
    4. Denetleyelim: cıvada kural tersine dönerdi ✓ — orada menisküs dışbükey olduğu için üst çizgiden okunur.
  16. 16. Saf suyla kabarcık üflemenin zor, sabunlu suyla kolay olduğu gözlenmektedir. Bu farkın nedeni nedir?

    • A) Sabunun suyu ağırlaştırması
    • B) Sabunun suyu ısıtması
    • C) Saf suyun yüzey geriliminin çok yüksek olup zarın hemen büzülmesi
    • D) Sabunun suyu dondurması
    • E) Saf suyun buharlaşmaması

    Doğru cevap: C — Saf suyun yüzey gerilimi çok yüksektir; zar hemen büzülüp patlar, sabun gerilimi düşürerek zarın kalıcı olmasını sağlar.

    1. Kabarcığın ne olduğunu belirleyelim: iki yüzeyi olan çok ince bir sıvı zarı. Zarın var olabilmesi için genişletilmiş bir yüzeyin ayakta kalması gerekir.
    2. Yüzey gerilimi ise tam tersini ister: yüzeyi en küçüğe indirmeye çalışır. Saf suda hidrojen bağları çok güçlü olduğu için bu büzülme eğilimi çok kuvvetlidir; üflenen zar hemen toparlanıp patlar.
    3. Sabun molekülleri yüzeye yerleşip su moleküllerinin arasına girer ve kohezyonu zayıflatır. Yüzey gerilimi düştüğü için zar büzülmeye daha az zorlanır, esneyebilir ve bir süre ayakta kalabilir. Yüksek yüzey gerilimi burada bir üstünlük değil, engeldir.
    4. Denetleyelim: sabun ayrıca zarın kalınlığını da dengeliyor ✓ — bu yüzden kabarcık bir süre dayanabiliyor.
  17. 17. Akciğerdeki hava keseciklerinin iç yüzeyi, yüzey gerilimini düşüren bir madde ile kaplıdır. Bu maddenin işlevi nedir?

    • A) Keseciklerin ısınmasını sağlamak
    • B) Havayı temizlemek
    • C) Keseciği ağırlaştırmak
    • D) Havayı ısıtmak
    • E) Keseciklerin nefes verirken tümüyle büzülüp yapışmasını engellemek

    Doğru cevap: E — Islak yüzeyler yüzey gerilimiyle büzülür; gerilimi düşüren madde keseciklerin nefes verirken tümüyle kapanmasını engeller.

    1. Hava keseciğinin durumunu yazalım: iç yüzeyi ıslaktır ve küçük bir küre gibidir. Islak bir yüzey her zaman büzülmeye, yani alanını küçültmeye çalışır.
    2. Nefes verirken kesecik zaten küçülür. Yüzey gerilimi engellenmezse büzülme sürer, kesecik tümüyle kapanır ve karşılıklı ıslak yüzeyler birbirine yapışır.
    3. Bu durumda her nefes alışta keseciği yeniden açmak gerekirdi ve bu çok büyük bir kuvvet ister. Kesecikleri kaplayan madde yüzey gerilimini düşürerek bu tam kapanmayı önler; solunum az bir çabayla sürdürülebilir hâle gelir.
    4. Denetleyelim: erken doğan bebeklerde bu madde eksik olabiliyor ✓ — solunum güçlüğünün bilinen nedenlerinden biri.
  18. 18. Bir sıvının bir yüzeyi ıslatıp ıslatmayacağı tahmin edilmektedir. Bu tahmin hangi karşılaştırmayla yapılır?

    adezyon > kohezyon -> ıslatır

    • A) Sıvının yoğunluğu ile yüzeyin yoğunluğu
    • B) Sıvının kütlesi ile yüzeyin kütlesi
    • C) Sıvının sıcaklığı ile yüzeyin sıcaklığı
    • D) Adezyon ile kohezyon kuvvetlerinin karşılaştırılması
    • E) Sıvının rengi ile yüzeyin rengi

    Doğru cevap: D — Adezyon baskınsa sıvı yüzeye tutunup yayılır ve ıslatır; kohezyon baskınsa kendi içine büzülüp damla oluşturur.

    1. Islatmanın ne demek olduğunu tanımlayalım: sıvının yüzeye tutunup üzerine yayılması. Islatmama ise sıvının damla hâlinde toplanmasıdır.
    2. İki davranışı da iki kuvvet belirler: sıvıyı yüzeye çeken adezyon ve sıvıyı kendi içinde toplayan kohezyon. Ölçüt bu ikisinin karşılaştırılmasıdır.
    3. Adezyon kohezyondan büyükse sıvı yüzeye yayılır, yani ıslatır; su-cam çifti böyledir. Kohezyon baskınsa sıvı büzülüp damla oluşturur; su-mum ve cıva-cam çiftleri böyledir. Yoğunluk, kütle, sıcaklık ya da renk bu tahmini vermez.
    4. Denetleyelim: aynı sıvı farklı yüzeylerde farklı davranıyor ✓ — ölçütün sıvı ile yüzeyin ÇİFTİ hakkında olduğunu bu gösteriyor.
  19. 19. Bir öğrenci deterjanın yüzey gerilimini düşürdüğünü göstermek istemektedir. Bu amaçla kurabileceği en uygun deney hangisidir?

    • A) Su yüzeyinde duran bir ataşa deterjan damlatıp batıp batmadığını gözlemek
    • B) Suyun kütlesini tartmak
    • C) Suyun sıcaklığını ölçmek
    • D) Suyun rengini incelemek
    • E) Suyun hacmini ölçmek

    Doğru cevap: A — Ataşı taşıyan şey yüzey gerilimidir; deterjan eklendiğinde batması, gerilimin düştüğünün doğrudan gözlenebilir kanıtıdır.

    1. Gösterilmek istenen iddiayı yazalım: deterjan suyun yüzey gerilimini düşürüyor. Öyleyse deney, yüzey geriliminin varlığına bağlı bir olay kurmalı ve deterjan eklenince o olayın bozulduğunu göstermeli.
    2. Yüzey gerilimine bağlı en açık gözlem, yoğunluğu sudan büyük bir cismin yüzeyde durabilmesidir. Ataç dikkatlice bırakıldığında yüzey zarı üzerinde kalır.
    3. Şimdi deterjan damlatılır. Ataç batıyorsa, onu taşıyan zarın zayıfladığı, yani yüzey geriliminin düştüğü doğrudan gösterilmiş olur. Kütle, sıcaklık, renk ve hacim ölçümleri yüzey gerilimi hakkında hiçbir bilgi vermez.
    4. Denetleyelim: deney tek değişkenli ✓ — yalnız deterjan ekleniyor, ataç ve su aynı kalıyor.
  20. 20. Kohezyon aynı tür tanecikler, adezyon farklı tür tanecikler arasındadır; yüzey gerilimi kohezyondan doğar ve sıcaklık artınca azalır. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Sıcak suda yüzey gerilimi daha düşüktür.
    • B) Damlanın küresel olması kohezyonla ilgilidir.
    • C) Adezyon farklı maddeler arasında etkilidir.
    • D) Kılcallıkta iki kuvvet birlikte rol oynar.
    • E) Yüzey gerilimi adezyondan kaynaklanır.

    Doğru cevap: E — Verilen bilgi yüzey geriliminin kohezyondan doğduğunu açıkça söyler; onu adezyona bağlamak bununla çelişir.

    1. Verilen bilgiyi üç yargıya ayıralım: kohezyon aynı tür tanecikler arasındadır, adezyon farklı tür tanecikler arasındadır; yüzey gerilimi KOHEZYONDAN doğar; sıcaklık artınca azalır.
    2. Seçenekleri bunlarla karşılaştıralım. Sıcak suda gerilimin düşük olması üçüncü yargıdan, damlanın küresel biçiminin kohezyonla ilgili olması ikinciden, adezyonun farklı maddeler arasında etkili olması birinciden çıkıyor. Kılcallıkta iki kuvvetin birlikte rol oynaması da ilk yargının doğrudan sonucu.
    3. Geriye kalan yargı, yüzey geriliminin adezyondan kaynaklandığını söylüyor. Bilgi kaynağı açıkça kohezyon olarak veriyor; adezyon ise sıvının BAŞKA bir maddeye tutunmasıdır ve yüzey gerilimini doğurmaz. Bu yargı söylenemez.
    4. Denetleyelim: serbest bir damlada hiç yüzey yokken bile gerilim var ✓ — çevresinde tutunacak bir madde olmadığı hâlde damla küresel kalıyor.

Bu testin konusundaki MEB kazanımları

Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.

  • KİM.9.2.12 Adezyon ve kohezyon kuvvetlerinin sıvıların özellikleri üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel çıkarım yapabilme
  • KİM.9.2.13 Sıvıların yüzey gerilimini etkileyen faktörlere ilişkin bilimsel sorgulama yapabilme
9. Sınıf Kimya kazanımlarının tamamı →

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.