Doğal Sistemler
12. Sınıf Coğrafya Doğal Sistemler Testi
Ekstrem doğa olayları, doğal sistemlerdeki değişimler ve geleceğe yönelik çıkarımlar. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
Doğal Sistemler
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
30 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Bir bölgede uzun yıllar ortalamasının çok dışına çıkan doğa olayları görülmektedir. Bu olaylara verilen ad sorulmaktadır. Buna göre kavram nedir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Bir bölgede uzun yıllar ortalamasının çok dışına çıkan doğa olayları görülmektedir. Bu olaylara verilen ad sorulmaktadır. Buna göre kavram nedir?
Ekstrem doğa olayı
- A) Ekstrem doğa olayı
- B) Mevsim normali
- C) Günlük hava durumu
- D) İklim kuşağı
- E) Yerel rüzgâr
Doğru cevap: A — Uzun yıllar ortalamasından belirgin biçimde sapan doğa olaylarına ekstrem doğa olayı denir.
- Soru bir karşılaştırma ölçütü veriyor: uzun yıllar ortalaması. Olay bu ölçütün "çok dışına" çıkıyor.
- Mevsim normali tam da bu ortalamanın kendisidir; yani olağan olanı anlatır, olağandışını değil.
- Günlük hava durumu anlık koşuldur, iklim kuşağı ve yerel rüzgâr ise sürekli özelliklerdir; hiçbiri "ortalamadan sapma" anlamı taşımaz.
- Denetleyelim: rekor sıcaklık, olağandışı sağanak ya da uzun kuraklık ortalamanın çok dışındadır ✓ — bunların ortak adı ekstrem doğa olayıdır.
-
2. Ekstrem doğa olaylarına örnek istenmektedir. Örnek, olağan mevsim koşullarından ayrılmalıdır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi ekstrem bir olaydır?
Ekstrem olaya örnek
- A) Kışın kar yağması
- B) Yaz aylarında rekor kıran sıcak dalgası
- C) İlkbaharda yağmur yağması
- D) Sonbaharda yaprakların dökülmesi
- E) Gece sıcaklığının gündüzden düşük olması
Doğru cevap: B — Rekor kıran sıcak dalgası uzun yıllar ortalamasının çok üstüne çıktığı için ekstrem bir olaydır.
- Ölçüt: olay olağan mevsim koşullarından ayrılmalı, yani mevsim normalinin çok dışında kalmalı.
- Kışın kar, ilkbaharda yağmur, sonbaharda yaprak dökümü mevsimin beklenen olaylarıdır; gecenin gündüzden serin olması da her gün yaşanan günlük sıcaklık farkıdır.
- "Rekor kıran" ifadesi ölçüm geçmişindeki en yüksek değerin aşıldığını söyler; bu, ortalamadan büyük bir sapmadır.
- Denetleyelim: rekor sıcaklık uzun yıllar serisinde benzeri görülmemiş bir değerdir ✓ — ekstrem olay tanımına uyar.
-
3. Bir bölgede yağışlar birkaç yıl üst üste ortalamanın altında kalmıştır. Bu durumun tarım üzerindeki etkisi sorulmaktadır. Buna göre beklenen sonuç nedir?
Uzun süreli kuraklık
- A) Ürün veriminin artması
- B) Toprak neminin artması
- C) Ürün veriminin düşmesi ve sulama gereksiniminin artması
- D) Yer altı su düzeyinin yükselmesi
- E) Erozyonun tümüyle durması
Doğru cevap: C — Birkaç yıl süren yağış açığı toprak nemini düşürür; ürün verimi azalır ve sulama gereksinimi artar.
- Yağış birkaç yıl üst üste ortalamanın altında: bu tek bir kurak yaz değil, uzun süreli kuraklıktır.
- Yağış azalınca toprağa sızan su azalır, toprak nemi düşer; yer altı suyu da beslenemediği için zamanla alçalır.
- Bitkiler yeterli su bulamaz, su stresine girer ve verim düşer; çiftçi açığı kapatmak için sulamaya yönelir.
- Denetleyelim: az yağış → az nem → düşük verim → daha çok sulama zinciri tutarlı ✓.
-
4. Bir kentte birkaç saat içinde aylık ortalamaya yakın yağış düşmüştür. Bu durumun yol açtığı afet aranmaktadır. Buna göre hangi afet beklenir?
Kısa sürede çok yağış
- A) Deprem
- B) Sel ve su baskını
- C) Çığ
- D) Kuraklık
- E) Hortum
Doğru cevap: B — Kısa sürede düşen yoğun yağış toprağın ve drenajın kapasitesini aşar; sonuç sel ve su baskınıdır.
- Veri: birkaç saatte aylık ortalamaya yakın yağış. Belirleyici olan toplam miktardan çok yağışın şiddetidir.
- Toprak suyu belirli bir hızla emebilir; kentte asfalt ve beton bu emilimi neredeyse sıfıra indirir.
- Emilemeyen su yüzeyde akışa geçer, yağmur suyu kanalları taşar, alçak alanlar su altında kalır.
- Denetleyelim: sel, şiddetli yağışla doğrudan bağlantılı hidrometeorolojik bir afettir ✓; deprem ise yer kabuğundaki kırılmayla ilgilidir.
-
5. Yukarıdaki koşulların bir arada bulunduğu bir yamaç incelenmektedir. Bu koşulların hazırladığı afet sorulmaktadır. Buna göre hangi afet beklenir?
Eğimli yamaç, killi toprak, yoğun yağış
- A) Kuraklık
- B) Hortum
- C) Heyelan
- D) Çığ
- E) Orman yangını
Doğru cevap: C — Eğimli yamaç, suyu geçirmeyen kil ve suya doygunluk bir araya gelince heyelan beklenir.
- Eğim, yamaçtaki kütleyi yerçekimi etkisiyle aşağı çeker.
- Kil suyu geçirmez; üstündeki katman suya doyunca kil yüzeyi kaygan bir kayma düzlemi gibi davranır.
- Yoğun yağış kütleyi ağırlaştırır ve taneler arasındaki tutunmayı azaltır; kütle kayma yüzeyi üzerinden aşağı hareket eder.
- Denetleyelim: üç koşulun üçü de toprak kütlesinin kaymasına hizmet ediyor ✓ — bu hareketin adı heyelandır.
-
6. Yüksek dağlık bir alanda dik yamaçlarda kalın kar örtüsü birikmiştir. Bu koşullarda oluşabilecek afet aranmaktadır. Buna göre hangi afet beklenir?
Dik yamaç, kalın kar örtüsü
- A) Sel
- B) Heyelan
- C) Deprem
- D) Çığ
- E) Kuraklık
Doğru cevap: D — Dik yamaçta biriken kalın kar kütlesinin dengesi bozulup hızla kaymasına çığ denir.
- Koşullar: yüksek dağlık alan, dik yamaç, kalın kar örtüsü. Kayabilecek malzeme kardır.
- Kar katmanları farklı zamanlarda yağdığı için aralarındaki bağ zayıf olabilir; ağırlık artınca ya da sıcaklık değişince bu bağ kopar.
- Dik eğim, kopan kar kütlesinin durmadan ve hızla aşağı inmesine yol açar.
- Denetleyelim: afetin malzemesi kar, sürükleyicisi eğim ✓ — tanım çığa uyar.
-
7. Akdeniz ikliminin egemen olduğu bir kıyı bölgesinde yaz ayları sıcak, kuru ve rüzgârlı geçmektedir. Bu koşulların artırdığı risk sorulmaktadır. Buna göre hangi risk yükselir?
Sıcak, kuru ve rüzgârlı hava
- A) Çığ riski
- B) Don riski
- C) Sis riski
- D) Su baskını riski
- E) Orman yangını riski
Doğru cevap: E — Sıcak, kuru ve rüzgârlı yaz koşulları bitki örtüsünü kurutup ateşi yaydığı için orman yangını riskini artırır.
- Yüksek sıcaklık ve düşük nem bitkilerdeki ve toprak yüzeyindeki suyu azaltır; kuru ot, yaprak ve dal kolay tutuşan yakıta dönüşür.
- Rüzgâr hem ateşe oksijen taşır hem de kıvılcımları uzağa savurarak yangının hızla yayılmasını sağlar.
- Akdeniz ikliminde yazlar kurak geçtiği için bu üç koşul her yıl aynı mevsimde bir araya gelir.
- Denetleyelim: sıcaklık + kuraklık + rüzgâr üçlüsü yangın için klasik koşuldur ✓.
-
8. Son yüzyılda dağ buzullarının belirgin biçimde küçüldüğü ölçülmüştür. Bu değişimin akarsular üzerindeki etkisi aranmaktadır. Buna göre uzun vadede ne beklenir?
Dağ buzullarının küçülmesi
- A) Buzulla beslenen akarsuların yaz akımlarının azalması
- B) Bütün akarsuların kuruması
- C) Akarsu akımlarının hiç değişmemesi
- D) Kar yağışının artması
- E) Deniz düzeyinin düşmesi
Doğru cevap: A — Buzullar yazın eriyerek akarsuları besler; buzul küçüldükçe bu akarsuların yaz akımları uzun vadede azalır.
- Buzul, suyu katı hâlde depolayan bir su deposudur; kış yağışını saklar, yazın eriyerek akarsuya verir.
- Kısa vadede hızlanan erime akımı geçici olarak artırabilir; ama depo küçüldükçe yazın verilebilecek su da azalır.
- Bu etki yalnız buzulla beslenen akarsularda görülür; yağmurla ya da kaynak suyuyla beslenen akarsular aynı ölçüde etkilenmez.
- Denetleyelim: küçülen depo → azalan yaz beslenmesi → azalan yaz akımı ✓.
-
9. Kara üzerindeki buzulların erimesi okyanuslara su eklemektedir. Bu eklemenin kıyılara etkisi sorulmaktadır. Buna göre beklenen sonuç nedir?
Kutup buzullarının erimesi
- A) Kıyı çizgisinin denize doğru ilerlemesi
- B) Deniz düzeyinin yükselerek alçak kıyıları tehdit etmesi
- C) Okyanus tuzluluğunun artması
- D) Gelgitlerin durması
- E) Kıyı ovalarının genişlemesi
Doğru cevap: B — Kara üzerindeki buzulların erimesi okyanuslara yeni su ekler; deniz düzeyi yükselir ve alçak kıyılar tehdit altına girer.
- Önemli ayrım: denizde yüzen buz eridiğinde deniz düzeyini pek değiştirmez, ama karadaki buz eriyip denize ulaşınca okyanusa yeni hacim ekler.
- Okyanus hacmi artınca deniz düzeyi yükselir; ısınan suyun genleşmesi de bu yükselmeye katkıda bulunur.
- Deniz düzeyine yakın delta ovaları, alçak adalar ve kıyı kentleri su basması ve tuzlu su girişi riskiyle karşılaşır.
- Denetleyelim: daha çok su → daha yüksek deniz → daralan alçak kıyılar ✓.
-
10. Yarı kurak bir bölgede aşırı otlatma ve yanlış tarım uygulanmaktadır. Uzun vadede toprakta beklenen değişim aranmaktadır. Buna göre hangi süreç işler?
Çölleşme
- A) Toprak veriminin artması
- B) Bitki örtüsünün gürleşmesi
- C) Yağışların artması
- D) Bitki örtüsünün ve toprağın yitirilmesiyle çölleşme
- E) Yer altı suyunun yükselmesi
Doğru cevap: D — Aşırı otlatma ve yanlış tarım bitki örtüsünü yok eder, toprağı erozyona açar; yarı kurak alanda süreç çölleşmedir.
- Yarı kurak bölgede bitki örtüsü zaten seyrektir ve kendini yenilemesi yavaştır.
- Aşırı otlatma bitkilerin yenilenmesine fırsat vermez; yanlış sürüm toprağı çıplak bırakır.
- Korumasız toprak rüzgârla ve sağanaklarla taşınır, verimli üst katman yitirilir; toprak gittikçe çöle benzeyen bir yüzeye dönüşür.
- Denetleyelim: yağışın azalmasına gerek kalmadan insan etkisiyle arazi bozuluyor ✓ — bu çölleşmenin tanımıdır.
-
11. Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey suyu sıcaklığının değişmesi uzak bölgelerin yağış düzenini etkilemektedir. Bu durumun gösterdiği ilke sorulmaktadır. Buna göre hangisi doğrudur?
Okyanus yüzey sıcaklığındaki değişim
- A) Doğal sistemler birbirinden bağımsızdır
- B) Okyanuslar iklimi etkilemez
- C) Doğal sistemler birbirine bağlıdır; bir bölgedeki değişim uzak bölgeleri etkileyebilir
- D) Yağış yalnız yerel etkenlerle belirlenir
- E) Sıcaklık değişimi yalnız okyanusu ilgilendirir
Doğru cevap: C — Pasifik’teki yüzey suyu sıcaklığının uzak bölgelerin yağışını değiştirmesi, doğal sistemlerin birbirine bağlı olduğunu gösterir.
- Okyanus ile atmosfer sürekli ısı ve nem alışverişi yapar; yüzey suyu ısınınca üstündeki hava da ısınır ve buharlaşma artar.
- Bu değişim büyük ölçekli hava dolaşımını, dolayısıyla alçak ve yüksek basınç alanlarının yerini etkiler.
- Dolaşım değişince binlerce kilometre ötedeki bölgelerde kuraklık ya da aşırı yağış görülebilir; El Niño bunun bilinen örneğidir.
- Denetleyelim: bir sistemdeki (okyanus) değişim başka sistemi (atmosfer) ve uzak bölgeleri etkiliyor ✓.
-
12. Eğimli tarım arazilerinde toprak kaybı azaltılmak istenmektedir. Uygun bir önlem aranmaktadır. Buna göre hangi uygulama etkilidir?
Erozyonu önleyen uygulama
- A) Eğim yönünde sürüm yapmak
- B) Bitki örtüsünü kaldırmak
- C) Aşırı otlatmayı artırmak
- D) Eş yükselti eğrilerine paralel sürüm ve teraslama yapmak
- E) Toprağı sürekli çıplak bırakmak
Doğru cevap: D — Eş yükselti eğrilerine paralel sürüm ve teraslama yüzey akışını yavaşlatarak eğimli arazide toprak kaybını azaltır.
- Toprak kaybının asıl nedeni yamaç boyunca hızla akan yağmur suyudur; su hızlandıkça daha çok toprak taşır.
- Eş yükselti eğrilerine paralel sürümde her saban izi küçük bir set gibi suyu tutar; teraslama ise eğimi basamaklara bölerek akışı keser.
- Akış yavaşlayınca su toprağa sızar ve taşıdığı toprak da basamakta birikir.
- Denetleyelim: önlem akışı yavaşlatıyor ✓; bitki örtüsünü kaldırmak ya da toprağı çıplak bırakmak ise akışı hızlandırırdı.
-
13. Tabloda bir istasyonun uzun yıllar yağış ortalaması ile son iki yılın yağışı verilmiştir. Verilerden çıkarılabilecek sonuç sorulmaktadır. Buna göre hangisi doğrudur?
- A) Bölgede iki yıldır belirgin bir yağış açığı vardır
- B) Bölgede sel riski artmıştır
- C) Yağış ortalamanın üstündedir
- D) Veriler bir sonuç vermez
- E) Bölge nemli iklime geçmiştir
Doğru cevap: A — Son iki yılın yağışı (310 ve 295 mm) uzun yıllar ortalamasının (620 mm) yarısı kadar olduğu için belirgin bir yağış açığı vardır.
- Tablodan değerleri okuyalım: ortalama 620 mm; 2024 yılı 310 mm; 2025 yılı 295 mm.
- Oranları hesaplayalım: $310 \div 620 = 0{,}50$ ve $295 \div 620 \approx 0{,}48$. İki yıl da ortalamanın yaklaşık yarısında.
- İki yıl üst üste yarı yarıya düşüş rastlantısal bir sapma değil, belirgin bir yağış açığıdır.
- Denetleyelim: 310 ve 295, 620’nin altında ✓ — "ortalamanın üstünde" ya da "sel riski arttı" yorumu verilerle çelişir.
-
14. Bir bölgede meyve ağaçları son yıllarda alışılandan erken çiçek açmaktadır. Bu gözlemin gösterdiği durum aranmaktadır. Buna göre hangisi söylenebilir?
Ağaçların erken çiçek açması
- A) Bölgede yağış artmıştır
- B) Bölgede ilkbahar sıcaklıkları yükselmiştir
- C) Ağaçların türü değişmiştir
- D) Toprak tuzlanmıştır
- E) Gündüz süresi kısalmıştır
Doğru cevap: B — Meyve ağaçlarının çiçeklenmesi sıcaklığa bağlı olduğundan erken çiçeklenme ilkbahar sıcaklıklarının yükseldiğini gösterir.
- Ağaçlar kış uykusundan sıcaklık belirli bir eşiği geçince uyanır ve çiçek açar.
- Çiçeklenme her yıl daha erken oluyorsa bu eşik takvimde daha erken aşılıyor demektir.
- Gündüz süresi takvime göre her yıl aynıdır, ağaç türü de değişmemiştir; değişen tek etken sıcaklıktır.
- Denetleyelim: daha sıcak ilkbahar → eşiğin erken aşılması → erken çiçek ✓.
-
15. Erken çiçek açan meyve bahçelerinde nisan ayında don olayı görülmüştür. Üreticinin karşılaşacağı sonuç sorulmaktadır. Buna göre ne beklenir?
Erken çiçeklenme + geç don
- A) Verimin artması
- B) Ağaçların daha hızlı büyümesi
- C) Toprak neminin artması
- D) Meyve tutumunun düşmesi ve ürün kaybı
- E) Hasat zamanının gecikmemesi
Doğru cevap: D — Erken açan çiçekler nisan donunda zarar görür; meyve tutumu düşer ve üretici ürün kaybı yaşar.
- Önceki durumu hatırlayalım: ısınan ilkbahar ağaçları erken çiçeklendirdi.
- Çiçek dokusu yaprak ve daldan çok daha narindir; donma noktasının altındaki sıcaklık çiçeğin üreme organlarını öldürür.
- Döllenme olamayınca çiçek meyveye dönüşemez; meyve tutumu düşer, hasat azalır.
- Denetleyelim: erken çiçek + geç don = korumasız çiçeğin donması ✓ — iklimdeki kaymanın risk yarattığı tipik durum.
-
16. Doğal sistemlerdeki değişimi anlamak için meteoroloji istasyonlarının uzun yıllara ait verileri kullanılmaktadır. Bu verinin gerekliliği sorulmaktadır. Buna göre uzun süreli veri neden gereklidir?
Uzun süreli gözlem verisi
- A) Ölçüm aletleri pahalı olduğu için
- B) Tek yılın verisi yalnız hava durumunu gösterir; eğilim ancak uzun seride görülür
- C) İstasyon sayısı az olduğu için
- D) Veriler yalnız yaz aylarında toplanabildiği için
- E) Kısa veri daha güvenilir olduğu için
Doğru cevap: B — Tek yılın verisi yalnız o yılın hava koşullarını gösterir; iklimdeki eğilim ancak uzun süreli gözlem serisinde görülebilir.
- Hava durumu kısa süreli ve değişkendir; iklim ise uzun yılların ortalamasıyla tanımlanır.
- Tek bir yıl olağandışı sıcak ya da yağışlı geçebilir; bu tek değer bir değişimi mi yoksa rastlantıyı mı gösteriyor, ayırt edilemez.
- Onlarca yıllık seride düzenli bir artış ya da azalış varsa bu artık gerçek bir eğilimdir.
- Denetleyelim: değişimi anlamak için karşılaştırılacak bir ortalamaya, ortalama için de uzun seriye gerek var ✓.
-
17. Sel riski yüksek bir havzada erken uyarı sistemi kurulmuştur. Sistemin sağladığı asıl yarar aranmaktadır. Buna göre sistem ne sağlar?
Erken uyarı sistemi
- A) Yağışı durdurur
- B) Akarsuyun debisini azaltır
- C) Can kaybını ve zararı azaltacak zamanında tahliye olanağı sağlar
- D) Zemini geçirimli hâle getirir
- E) Yer altı suyunu yükseltir
Doğru cevap: C — Erken uyarı sistemi seli durdurmaz; tahliye ve hazırlık için zaman kazandırarak can kaybını ve zararı azaltır.
- Sistem yağışı, akarsu düzeyini ve hava tahminini izleyerek tehlikeyi önceden saptar ve halka duyurur.
- Doğa olayının kendisine müdahale etmez: yağış yine düşer, akarsu yine yükselir.
- Kazanılan birkaç saat ya da gün, insanların güvenli alana geçmesine ve malların korunmasına yeter.
- Denetleyelim: olay aynı, sonuç farklı ✓ — erken uyarının değeri afetin zararını azaltmasındadır.
-
18. Bir akarsu havzasında sel sorunu yalnız kent içinde değil, havzanın tamamında ele alınmaktadır. Bu yaklaşımın gerekçesi sorulmaktadır. Buna göre neden havza ölçeğinde çalışılır?
Havza ölçeğinde planlama
- A) Yukarı havzadaki arazi kullanımı aşağı havzadaki akışı belirlediği için
- B) Kent sınırları belirsiz olduğu için
- C) Havza sınırları idari sınırlarla aynı olduğu için
- D) Yağış yalnız yukarı havzaya düştüğü için
- E) Akarsular yalnız yukarı havzada aktığı için
Doğru cevap: A — Yukarı havzadaki arazi kullanımı aşağıya ulaşan suyun miktarını ve hızını belirlediği için sel sorunu havza ölçeğinde ele alınır.
- Havza, yağışın toplanıp aynı akarsuya aktığı alanın bütünüdür; su yukarıdan aşağıya akar.
- Yukarı havzada orman kesilir, yamaçlar çıplak kalırsa su toprağa sızmadan hızla akarsuya ulaşır.
- Bu yüzden kent içinde alınan önlemler, yukarıda değişen akışı tek başına karşılayamaz.
- Denetleyelim: selin kaynağı kent sınırının dışında, havzanın üst kesiminde de olabilir ✓ — çözüm de havzanın tamamını kapsamalıdır.
-
19. Sıcaklıkların yükselmesiyle bazı ürünlerin yetişme alanları kuzeye doğru genişlemektedir. Bu durumun tarımsal karşılığı aranmaktadır. Buna göre hangisi beklenir?
Tarım kuşaklarının kayması
- A) Bütün ürünlerin veriminin artması
- B) Ürün desenlerinin değişmesi ve bazı bölgelerde yeni ürünlerin yetişebilmesi
- C) Tarımın tümüyle bitmesi
- D) Sulama gereksiniminin ortadan kalkması
- E) Toprak kalitesinin kendiliğinden artması
Doğru cevap: B — Sıcaklık kuşakları kuzeye kaydıkça ürünlerin yetişme alanları değişir; ürün deseni yeniden düzenlenir ve bazı bölgelerde yeni ürünler yetişebilir.
- Her ürünün yetişebilmesi için belirli bir sıcaklık aralığı ve yetişme süresi gerekir.
- Isınmayla bu aralıklar coğrafyada kayar: eskiden soğuk olan kuzey alanlar sıcağı seven ürünlere uygun hâle gelir.
- Aynı kayma güneydeki bazı alanları o ürün için fazla sıcak ya da kurak yapabilir; yani kazanç ve kayıp birlikte oluşur.
- Denetleyelim: değişen şey ürünün nerede yetiştiğidir ✓ — bu, ürün deseninin değişmesi demektir.
-
20. İklim değişikliğiyle baş etmede iki yol izlenmektedir: azaltım ve uyum. Uyum önlemine örnek sorulmaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi uyum önlemidir?
Uyum (adaptasyon) önlemleri
- A) Fosil yakıt kullanımını azaltmak
- B) Sanayide karbon salımını düşürmek
- C) Yenilenebilir enerjiye geçmek
- D) Ormanları genişleterek karbon tutmak
- E) Kuraklığa dayanıklı tohum kullanmak
Doğru cevap: E — Uyum önlemi değişen koşullarla yaşamayı hedefler; kuraklığa dayanıklı tohum kullanmak bu nedenle bir uyum önlemidir.
- İki yolu ayıralım: azaltım, sera gazının atmosferdeki birikimini düşürmeye çalışır; uyum, zaten gerçekleşen değişikliğin zararını azaltmaya çalışır.
- Fosil yakıtı azaltmak, sanayide salımı düşürmek ve yenilenebilir enerjiye geçmek salımı hedefler; üçü de azaltımdır.
- Kuraklığa dayanıklı tohum iklimi değiştirmez; çiftçinin daha kurak koşulda da ürün alabilmesini sağlar.
- Denetleyelim: önlem sera gazını değil, değişen koşula dayanıklılığı hedefliyor ✓ — uyumdur.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- 12.1.1 Doğa olaylarının ekstrem durumlarını ve etkilerini açıklar
- 12.1.2 Doğal sistemlerdeki değişimlerle ilgili geleceğe yönelik çıkarımlarda bulunur
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.